<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kim Kimdir? | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/kim-kimdir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 13 Mar 2025 19:54:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Yüzbaşı Nakiyüddin Bey</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/yuzbasi-nakiyuddin-bey/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/yuzbasi-nakiyuddin-bey/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2025 19:54:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Y]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=117524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fransızca Öğretmeni Yüzbaşı Nakiyüddin Bey, Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün eğitim hayatında önemli bir yere sahip olan öğretmenlerinden biridir. Atatürk’ün Selanik Askerî Rüştiyesinde öğrenim gördüğü dönemde Fransızca derslerine giren Nakiyüddin Bey, Mustafa Kemal’in Fransızcaya olan ilgisini artırmış ve ona bu dili öğrenme konusunda teşvik edici bir rol üstlenmiştir. Aynı zamanda Nakiyüddin Bey’in, Mustafa Kemal’in düşünce dünyasının şekillenmesine [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yuzbasi-nakiyuddin-bey/">Yüzbaşı Nakiyüddin Bey</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="flex max-w-full flex-col flex-grow">
<div class="min-h-8 text-message relative flex w-full flex-col items-end gap-2 whitespace-normal break-words text-start [.text-message+&amp;]:mt-5" dir="auto" data-message-author-role="assistant" data-message-id="ae76d269-9413-4841-9c0d-96842fb7e04e" data-message-model-slug="gpt-4o">
<div class="flex w-full flex-col gap-1 empty:hidden first:pt-[3px]">
<div class="markdown prose w-full break-words dark:prose-invert light">
<p data-start="0" data-end="144">Fransızca Öğretmeni Yüzbaşı Nakiyüddin Bey, <strong data-start="44" data-end="141">Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün eğitim hayatında önemli bir yere sahip olan öğretmenlerinden biridir</strong>.</p>
<p data-start="146" data-end="381">Atatürk’ün <strong data-start="157" data-end="185">Selanik Askerî Rüştiyesi</strong>nde öğrenim gördüğü dönemde Fransızca derslerine giren Nakiyüddin Bey, <strong data-start="256" data-end="378">Mustafa Kemal’in Fransızcaya olan ilgisini artırmış ve ona bu dili öğrenme konusunda teşvik edici bir rol üstlenmiştir</strong>.</p>
<p data-start="383" data-end="781" data-is-last-node="" data-is-only-node="">Aynı zamanda Nakiyüddin Bey’in, <strong data-start="415" data-end="540">Mustafa Kemal’in düşünce dünyasının şekillenmesine ve Batı kültürü ile tanışmasına katkıda bulunan isimlerden biri olduğu</strong> söylenebilir. O dönemde Fransızca, Osmanlı aydınları arasında yaygın bir dil olup, Mustafa Kemal’in ilerleyen yıllarda Fransızca kaynakları okuyarak çağdaş fikirleri benimsemesinde Nakiyüddin Bey’in desteğinin etkili olduğu düşünülmektedir.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="mb-2 flex gap-3 -ml-2" tabindex="0">
<div class="flex items-center justify-start rounded-xl p-1">
<div class="flex items-center"><button class="rounded-lg text-token-text-secondary hover:bg-token-main-surface-secondary" aria-label="Kopyala" data-testid="copy-turn-action-button"></button></p>
<div class="flex"></div>
<p><button class="rounded-lg text-token-text-secondary hover:bg-token-main-surface-secondary" aria-label="Sesli oku" data-testid="voice-play-turn-action-button"></button><button class="rounded-lg text-token-text-secondary hover:bg-token-main-surface-secondary" aria-label="Kanvasta düzenle"></button></p>
<div class="flex items-center pb-0"><span class="overflow-hidden text-clip whitespace-nowrap text-sm">4o</span></div>
</div>
</div>
</div>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yuzbasi-nakiyuddin-bey/">Yüzbaşı Nakiyüddin Bey</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/yuzbasi-nakiyuddin-bey/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Leonardo da Vinci: Rönesans&#8217;ın Dahi Sanatçısı ve Bilim İnsanı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/leonardo-da-vinci-ronesansin-dahi-sanatcisi-ve-bilim-insani/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/leonardo-da-vinci-ronesansin-dahi-sanatcisi-ve-bilim-insani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Feb 2025 06:17:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[L]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=117184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Elbette, Leonardo da Vinci&#8217;nin hayatını ve eserlerini daha akıcı bir şekilde sunabilirim: Leonardo da Vinci: Rönesans&#8217;ın Dahi Sanatçısı ve Bilim İnsanı Leonardo da Vinci, 14 Nisan 1452&#8217;de İtalya&#8217;nın Vinci kasabasında, noter Piero ve çiftçi kızı Caterina&#8217;nın evlilik dışı çocuğu olarak dünyaya geldi. Annesi hakkında farklı rivayetler olsa da, babasının başka bir kadınla evlenmesiyle Leonardo, büyükbabasının [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/leonardo-da-vinci-ronesansin-dahi-sanatcisi-ve-bilim-insani/">Leonardo da Vinci: Rönesans’ın Dahi Sanatçısı ve Bilim İnsanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p data-sourcepos="1:1-1:89">Elbette, Leonardo da Vinci&#8217;nin hayatını ve eserlerini daha akıcı bir şekilde sunabilirim:</p>
<p data-sourcepos="3:1-3:65"><strong>Leonardo da Vinci: Rönesans&#8217;ın Dahi Sanatçısı ve Bilim İnsanı</strong></p>
<p data-sourcepos="5:1-5:272">Leonardo da Vinci, 14 Nisan 1452&#8217;de İtalya&#8217;nın Vinci kasabasında, noter Piero ve çiftçi kızı Caterina&#8217;nın evlilik dışı çocuğu olarak dünyaya geldi. Annesi hakkında farklı rivayetler olsa da, babasının başka bir kadınla evlenmesiyle Leonardo, büyükbabasının yanında büyüdü.</p>
<p data-sourcepos="7:1-7:262">Üniversite eğitimi alamasa da, küçük yaşlardan itibaren çizim yeteneğiyle dikkat çekti. Babası, onun resimlerini dönemin ünlü ressamı Andrea del Verrocchio&#8217;ya gösterdi ve böylece Leonardo, Verrocchio&#8217;nun yanında çırak olarak kapsamlı bir sanat eğitimine başladı.</p>
<p data-sourcepos="9:1-9:252">Verrocchio&#8217;nun atölyesinde Botticelli gibi önemli isimlerle birlikte çalıştı ve resim, heykel, mimari, optik, botanik ve müzik gibi birçok alanda bilgi edindi. Verrocchio&#8217;nun &#8220;İsa&#8217;nın Vaftiz Edilmesi&#8221; tablosundaki bir meleğe yaptığı rötuşla ün kazandı.</p>
<p data-sourcepos="11:1-11:306">1472&#8217;de Floransa Ressamlar Loncası&#8217;na kabul edilen Leonardo, yaklaşık 10 yıl boyunca bağımsız olarak çalıştı. 1482&#8217;de Milano Dükü Ludovico Sforza&#8217;nın himayesine girdi ve 17 yıl boyunca onun için çalıştı. Bu dönemde resimler, heykeller yaptı, festivaller düzenledi, binalar, makineler ve silahlar tasarladı.</p>
<p data-sourcepos="13:1-13:254">Milano&#8217;daki ilk yıllarında &#8220;Erminli Kadın&#8221; tablosunu yaptı. 1485-1490 yılları arasında doğa, mekanik, geometri, uçan makineler, mimari ve anatomi gibi birçok alanda çalışmalar yaptı. 1490-1495 yılları arasında çalışmalarını defterlere kaydetmeye başladı.</p>
<p data-sourcepos="15:1-15:318">1495-1498 yılları arasında &#8220;Son Akşam Yemeği&#8221; freskini yaptı. 1503&#8217;te &#8220;Mona Lisa&#8221; tablosunu yapmaya başladı ve bu tabloyu yanından hiç ayırmadı. 1499&#8217;da Milano&#8217;dan ayrıldı ve 16 yıl boyunca İtalya&#8217;da seyahat etti. 1504&#8217;te babasının ölümü üzerine Floransa&#8217;ya döndü. 1513-1516 yılları arasında Roma&#8217;da Papa için çalıştı.</p>
<p data-sourcepos="17:1-17:318">Leonardo&#8217;nun genç erkeklere olan ilgisi, özellikle Salai ile olan ilişkisi, tartışma konusu oldu. İnsan anatomisi üzerine yaptığı çalışmalar, onu kadavralar üzerinde çalışmaya yöneltti. 1485&#8217;te Milano&#8217;da başlayan salgın, ona şehri yeniden kurma fikrini verdi. 1502&#8217;de II. Beyazıt&#8217;a Haliç için bir köprü tasarımı sundu.</p>
<p data-sourcepos="19:1-19:264">Venedik&#8217;te askeri danışman olarak çalıştı ve savaş makineleri tasarladı. Müzik yeteneği de olan Leonardo, &#8220;Viola Organista&#8221; adında bir müzik aleti tasarladı. 64 yaşında Fransa Kralı I. Francis&#8217;in davetiyle Fransa&#8217;ya gitti ve hayatının son yıllarını burada geçirdi.</p>
<p data-sourcepos="21:1-21:119">2 Mayıs 1519&#8217;da Fransa&#8217;da hayatını kaybeden Leonardo da Vinci, geride birçok eser ve çözülmeyi bekleyen sırlar bıraktı.</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/leonardo-da-vinci-ronesansin-dahi-sanatcisi-ve-bilim-insani/">Leonardo da Vinci: Rönesans’ın Dahi Sanatçısı ve Bilim İnsanı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/leonardo-da-vinci-ronesansin-dahi-sanatcisi-ve-bilim-insani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fuat Sezgin Kimdir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/fuat-sezgin-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/fuat-sezgin-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jan 2019 11:33:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[F]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=114658</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fuat Sezgin Hayatı (Fuat Sezgin ( 24 Ocak 1924 &#8211; 30 Haziran 2018 ) Bilimler Tarihi ve İslam Bilim Tarihçisi, Akademisyen Bitlis&#8217;te dünyaya gelen Fuat Sezgin, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Şarkiyat Enstitüsü&#8216;nden mezun olmuş ve aynı üniversitede İslam bilimleri ve oryantalizm alanında otorite olarak kabul edilen Alman Oryantalist Hellmut Ritter&#8217;in yanında yetişmiştir. Hellmut Ritter’in ilimlerin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/fuat-sezgin-kimdir/">Fuat Sezgin Kimdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;">Fuat Sezgin Hayatı (<strong>Fuat Sezgin ( 24 Ocak 1924 &#8211; 30 Haziran 2018 )</strong></span></h2>
<h3><span style="color: #0000ff;"><strong>Bilimler Tarihi ve İslam Bilim Tarihçisi, Akademisyen</strong></span></h3>
<p>Bitlis&#8217;te dünyaya gelen Fuat Sezgin, <strong>İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Şarkiyat Enstitüsü</strong>&#8216;nden mezun olmuş ve aynı üniversitede İslam bilimleri ve oryantalizm alanında otorite olarak kabul edilen Alman Oryantalist Hellmut Ritter&#8217;in yanında yetişmiştir. Hellmut Ritter’in <strong>ilimlerin temelinde İslam bilimleri olduğu</strong>nu söylemesi ile İslam bilimlerine yönelen Fuat Sezgin, 1951 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun olduktan sonra <strong>Arap dili ve edebiyatı üzerine doktora</strong>sını tamamlamıştır.</p>
<p>Buhari’nin kaynakları isimli doktora tezi ile 1954 yılında Arap dili ve edebiyatı bölümünde doçent unvanını aldı. Tamamladığı bu tez ile Hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yeri olan Buhari’nin, sözlü kaynaklarla değil yazılı kaynaklarla eserlerini oluşturduğu tezini savundu. Buhari&#8217;nin üzerinde çalıştığı bu yazılı kaynakların, İslam’ın ilk dönemlerine, hatta 7. asra kadar giderek çalışmalarını yaptığını ispat etti. Fuat Sezgin Hoca&#8217;nın ortaya attığı bu tez, Avrupa merkezli oryantalist çevrelerde sürekli tartışma konusu haline gelmiştir.</p>
<p>1960 yılında Fuat Sezgin Hoca askeri cuntacılar tarafından “Zararlı Profesör” yakıştırması ile üniversiteden ihraç edilmiştir. 36 yaşında yani 1961 yılında Türkiye topraklarını terk etmek durumunda kalmıştır. 1961 yılında Almanya yolculuğu için yanına sadece iki valiz dolusu fiş ve belge alabilmiş,<strong> Frankurt Üniversitesi&#8217;nde misafir doçent</strong> olarak derslere başlamıştır.</p>
<p>[ad1]</p>
<p><strong>1966 yılında profesör</strong> unvanını alan Fuat Sezgin, bilim çalışmalarını <strong>Arap &#8211; İslam kültürü</strong> ve tabii bilimler tarihi alanında yoğunlaştırmaya başlamıştır. 1961 yılında üzerinde çalıştığı fişler zamanla değerlenmeye başlamış ve Fuat Sezgin Hoca’nın adının duyulmasını sağlamıştır.</p>
<p><strong>Kral Faysal ödülü</strong>nü 1978 yılında alan Sezgin, bu ödül ile birlikte Arap dünyasının devlet büyükleri ile tanışma imkânı bulmuş ve üzerinde düşündüğü büyük projeyi devlet adamlarına</p>
<p>Üzerine 1982 yılında J. W. Geothe Üniversitesi&#8217;ne bağlı olarak çalışan <strong>Arap &#8211; İslam Bilimleri Tarih Enstitüsü’nü ve 1983 yılında da buraya ait müze</strong>yi kurmuştur. Ömrünün sonuna kadar bu enstitünün yöneticiliğini üstlenmiştir.</p>
<p>Arap &#8211; İslam Bilimleri Enstitüsü&#8217;ne bağlı olarak kurduğu müzede, <strong>Müslüman bilim adamları tarafından üretilmiş olan alet ve cihazlar ile bilimsel araç ve gereçler</strong>in, yazılı belgelere dayanarak yaptırmış olduğu örneklerini sergilemiştir. Fuat Sezgin Hoca İstanbul Gülhane Parkı müştemilatındaki Has Ahırlar Binasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılan <strong>İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi</strong> ile Türkiye&#8217;de tanınmıştır.</p>
<p>Müslüman bilim adamlarının buluşlarını sergilediği Gülhane Parkı&#8217;nda bulunan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi halen ziyaretçilere açıktır.</p>
<p>2018 yılında vefat eden Fuat Sezgin dünya bilimler tarihi alanında dünyanın sayılı otoritelerinden birisi olarak; bilim tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır. <strong>Fuat Sezgin Arapça, Latince, İbranice, Süryanice, Almanca, İngilizce de dâhil olmak üzere 27 dil</strong>i konuşacak ve anlayacak düzeyde iyi bilmektedir.</p>
<p>Türkiye’ de <strong>2019 yılı Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile Fuat Sezgin yılı olarak ilan edilmiştir.</strong> 2019 yılı boyunca Fuat Sezgin adına yapılacak olan çalışmalar <strong>Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı </strong>ile işbirliği içerisinde ülke ve dünya yüzeyinde gerçekleştirilmektedir.</p>
<h3><span style="color: #0000ff;">Fuat Sezgin&#8217;in Aldığı ödüller</span></h3>
<ul>
<li>Kral Faysal Ödülü &#8211; 1978</li>
<li>Frankfurt am Main Geothe Plaketi &#8211; 1980</li>
<li>Almanya Birinci Derece Federal Hizmet Madalyası &#8211; 1982</li>
<li>Almanya Üstün Hizmet Madalyası &#8211; 2001</li>
<li>İran İslami Bilimler Kitap Müdürlüğü 2004 Hessen Kültür Ödülü &#8211; 2009</li>
</ul>
<h3><span style="color: #0000ff;">Fuat Sezgin&#8217;in Eserleri</span></h3>
<ul>
<li>Cilt 1, Leiden 1967: Kur’an bilimleri, hadis, tarih, fıkıh, kelam ve tasavvuf. (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)</li>
<li>Cilt 2, Leiden 1975: Edebiyat / Şiir (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)</li>
<li>Cilt 3, Leiden 1970: Tıp, Farmakoloji, Zooloji, Veterinerlik (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)</li>
<li>Cilt 4, Leiden 1971: Simya, Kimya, Botanik, Ziraat (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)</li>
<li>Cilt 5, Leiden 1974: Matematik (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)</li>
<li>Cilt 6, Leiden 1978: Astronomi (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)</li>
<li>Cilt 7, Leiden 1979: Astroloji, Meteoroloji ve ilgili bilimler (yaklaşık 430/1038 yılına kadar) Cilt 8, Leiden 1982: Leksikografi (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)</li>
<li>Cilt 9, Leiden 1984: Gramer (yaklaşık 430/1038 yılına kadar)</li>
<li>Cilt 10, Frankfurt 2000: İslam’da matematiksel coğrafya ve haritacılık ve bu bilimlerin Avrupa’da devamı</li>
<li>Cilt 11, Frankfurt 2000: İslam’da matematiksel coğrafya ve haritacılık ve bu bilimlerin Avrupa’da devamı</li>
<li>Cilt 12, Frankfurt 2000: İslam’da matematiksel coğrafya ve haritacılık ve bu bilimlerin Avrupa’da devamı, haritalar,</li>
<li>1984 yılından beri yayınlanmakta olan Zeitschrift für Geschichte der arabisch-islamischen Wissenschaften isimli dergi,</li>
<li>Fuat Sezgin’in İslam bilimler tarihinde müstesna bir yere sahip olan diğer çalışması da Coğrafya, Avrupalı Seyyahların Seyahatnameleri, Matematik ve Astronomi, Tıp, Felsefe, Müzik, Nümizmatik, Tarih yazımcılığı ve Bilimler Tasnifi</li>
<li>Diğer konularda yazılmış orijinal eserlerin tıpkıbasımlarını ve bu konuda araştırmalarda bulunmuş Batılı bilim insanlarının çalışmalarının yeniden basımlarını kapsayan seriler olarak 1300 cilt civarındaki yayınları,</li>
<li>Enstitü Müzesi’nin objelerinin tanıtımını ve İslam kültür çevresindeki bilimsel geliştirmeyi göz önüne sermek için hazırlamış olduğu Wissenschaft und Technik im Islam (İslam’da Bilim ve Teknik) isimli katalog çalışması</li>
</ul>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/fuat-sezgin-kimdir/">Fuat Sezgin Kimdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/fuat-sezgin-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nuri Pakdil Hayatı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/nuri-pakdil-hayati/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/nuri-pakdil-hayati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 May 2018 14:53:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[N]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=114002</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nuri PAKDİL (1934 &#8211; ) Türk yazar, fikir adamı, deneme ve oyun yazarı Kahramanmaraş&#8217;ta Doğan Pakdil, Maraş Lisesi&#8217;nden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. Bakanlık düzeyinde hukuk müşavirliği, Devlet Planlama Teşkilatında DPT uzmanı olarak görev yapmıştır. 1973 yılında bu görevden ayrıldıktan sonra yazarlıkla ilgilenmeye başladı. 1969-1984 yılları arasında edebiyat Dergisi adıyla bir dergi çıkardı. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/nuri-pakdil-hayati/">Nuri Pakdil Hayatı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nuri PAKDİL (1934 &#8211; ) Türk yazar, fikir adamı, deneme ve oyun yazarı</p>
<p>Kahramanmaraş&#8217;ta Doğan Pakdil, Maraş Lisesi&#8217;nden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. Bakanlık düzeyinde hukuk müşavirliği, Devlet Planlama Teşkilatında DPT uzmanı olarak görev yapmıştır. 1973 yılında bu görevden ayrıldıktan sonra yazarlıkla ilgilenmeye başladı. 1969-1984 yılları arasında edebiyat Dergisi adıyla bir dergi çıkardı. Dergi kapatıldıktan sonra Devlet Planlama Teşkilatındaki görevine geri döndü. 1999 yılında emekli olana kadar bu görevini sürdürdü.</p>
<p>Lise yıllarında ilk şiir denemelerini yazdı. İlk şiirlerini Maraş&#8217;ta yayımlanan Demokrasiye Hizmet Gazetesi ve aynı yıllarda arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı Hamle dergisinde yayımladı. Üniversite yıllarında Yeni İstiklal gazetesinde kendine ait bir sanat sayfası düzenledi ve burada yazılar yazdı.</p>
<p>Nuri Pakdil&#8217;in edebiyat dünyasındaki ilk tanınması Edebiyat Dergisi ile başladı. Bu dergideki deneme, oyun ve eleştirileri ile edebiyat dünyasında dikkat çekti.  <strong><em>Edebiyat Dergisi Yayınları</em>’nı kurduğu 1972 yılından 1984 sonuna kadar 45 kitap yazdı ve 28 Şubat 1997 yılından itibaren kendi kitaplarını yayımlamaya başladı. </strong>Edebiyat Dergisi yayınlandığı dönemde Diriliş ve Büyük Doğu gibi önemli İslamcı dergilerden birisi oldu. Edebiyat Dergisi etrafında birçok şair, yazar ve edebiyatçı yetişti.</p>
<p>[ad1]</p>
<p>Nuri Pakdil Paris&#8217;e gittiği yıllarda yazmış olduğu ve izlenimlerinden oluşan <strong>Batı Notları</strong> adlı kitabıyla büyük ilgi gördü. Bu kitapta Batı insanına yeni bir yaklaşım ve söylem ile yaklaştı. Bu eserinden sonra <strong><em>Biat, Bir Yazarın Notları</em></strong> ve çıkarmış olduğu diğer kitaplarıyla deneme türünün en önemli ustaları arasında yerini aldı. <strong><em>Bağlanma</em></strong> adlı kitabı ile Edebiyat Dergisi’nin misyonunu anlattı.</p>
<p>Sadece kendine ait eserler ile yetinmeyip Orta Doğu ve Batı edebiyatından da şiir ve düşünce yazıları çevirdi. <strong><em>Hayatı boyunca 45 kitap yazan Nuri Pakdil </em></strong>edebiyat dergisinde 16 farklı müstear kullandı. Bunlardan en bilineni ise <strong>Ebubekir Sonumut </strong>adı oldu.</p>
<p>Nuri Pakdil 28 yaşında bir kadın ile nişanlanmış lakin onunla evlenmek nasip olmamıştır. Hayatının sonuna kadar hiç evlenmeyen Pakdil, bu kadının adının baş harflerini kolunda taşımaktadır.</p>
<p>Kendisini <strong>Kudüs Şairi</strong> olarak niteleyen ve edebiyat dünyasında da böyle bilinen Nuri Pakdil, Kudüs için kitap yazmış, şiirler yayınlamıştır. Kudüs ve Mescid-i Aksa Nuri Pakdil için bir tutkudur. Ve kendi ifadesiyle Filistinliler bizim ezeli ve ebedi kardeşlerimizdir.</p>
<p>Diğer yandan en sevdiği şehirler olarak Mekke, Medine, Kudüs, Şam, İstanbul, Bitlis ve Paris&#8217;i ifade etmiştir. Nuri Pakdil 2014 yılında Star Gazetesi tarafından düzenlenen “Uluslararası Necip Fazıl Kısakürek Ödül Töreninde Saygı Ödülüne layık görülmüş ve ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın elinden almıştır. Törende yaptığı konuşmada kendisini <strong><em>antikapitalist, antifaşist, antiemperyalist bir İslam devrimcisi</em></strong> olarak nitelemiştir.</p>
<p>Nuri Pakdil’i başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet erkânından ve tanınmış isimlerden birçok kişi evinde bizzat ziyaret etmiştir. Bunlar arasında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan da vardır.</p>
<h2><strong>Nuri Pakdil&#8217;in Eserleri </strong></h2>
<p>Sükût Sûretinde (Şiir)</p>
<p>Derviş Hüneri (Günlük/Deneme)</p>
<p>Batı Notları (Gezi-İzlenim/Deneme)</p>
<p>Arap Saati (Günlük/Deneme)</p>
<p>Umut (Oyun)</p>
<p>Ahid Kulesi (Şiir)</p>
<p>Korku (Oyun)</p>
<p>Klas Duruş (Günlük/Deneme)</p>
<p>Arap Şiiri (Güldeste) I-II (Şiir/Güldeste/Çeviri)</p>
<p>Kalem Kalesi (Günlük/Deneme)</p>
<p>Bir Yazarın Notları I (Günlük/Deneme)</p>
<p>Osmanlı Simitçiler Kasîdesi (Şiir)</p>
<p>Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler (Günlük/Deneme)</p>
<p>Otel Gören Defterler 2: Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada (Günlük/Deneme)</p>
<p>Otel Gören Defterler 3: Büyük Sorgu (Günlük/Deneme)</p>
<p>Otel Gören Defterler 4: Simsiyah (Günlük/Deneme)</p>
<p>Otel Gören Defterler 5: Ateş Hattında Harf Müfrezeleri (Günlük/Deneme)</p>
<p>Otel Gören Defterler 6: Yazmak Bir Mûcize (Günlük/Deneme)</p>
<p>Bağlanma (Deneme)</p>
<p>Edebiyat Kulesi (Günlük/Deneme)</p>
<p>Bir Yazarın Notları II (Günlük/Deneme)</p>
<p>Put Yapımevleri (Oyun)</p>
<p>Bir Yazarın Notları III (Günlük/Deneme)</p>
<p>Bir Yazarın Notları IV (Günlük/Deneme)</p>
<p>Biat I (Deneme)</p>
<p>Biat II (Deneme)</p>
<p>Biat III (Deneme)</p>
<p>Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş (Oyun)</p>
<p>Bakır Dönemi (Oyun)</p>
<p>Belge (Oyun)</p>
<p>Günlük (Günlük, Çeviri)</p>
<p>Günlükten (Günlük, Çeviri)</p>
<p>Harikalar Tablosu / Prevert (Oyun/Çeviri)</p>
<p>Ay Operası / Prevert (Şiir/Çeviri)</p>
<p>Kasırganın Çatırtıları / Guillevic (Şiir/Çeviri)</p>
<p>Bir Öldürme Töreni (Oyun)</p>
<p>Konuşmalar (Söyleşi)</p>
<p>Mektuplar I-II-III (Ciltli Ve Ciltsiz Takım) (Anı/Mektup)</p>
<p>Anneler Ve Kudüsler (Şiir)</p>
<p>Sınır Tanımayan Devrim Ateşi: Mektuplarım (Mektup)</p>
<p>Tüm Karanlığa Yiğit Direniş: Konuşmalar 2 (Röportaj)</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/nuri-pakdil-hayati/">Nuri Pakdil Hayatı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/nuri-pakdil-hayati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samiha Ayverdi Kimdir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samiha-ayverdi-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samiha-ayverdi-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 May 2018 12:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=113672</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yirminci asrın en bilinen mütefekkir, yazar ve şairlerinden olan Samiha Ayverdi, 1905 yılının 25 Kasımında İstanbul&#8217;da doğmuştur. Babası İsmail Hakkı Bey, annesi Fatma Meliha Hanım’dır. Samiha Ayverdi&#8217;nin nesli Orta Asya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya göç etmiş olan Ramazanoğulları Beyliğine kadar dayanır. İlköğrenimini Aile içerisinde tamamlayan Ayverdi ilk tarih ve kültür şuurunu anneannesi Halet Hanım’dan almıştır. Dedesi ise Ayverdi’ye [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samiha-ayverdi-kimdir/">Samiha Ayverdi Kimdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yirminci asrın en bilinen mütefekkir, yazar ve şairlerinden olan Samiha Ayverdi, 1905 yılının 25 Kasımında İstanbul&#8217;da doğmuştur. Babası İsmail Hakkı Bey, annesi Fatma Meliha Hanım’dır. Samiha Ayverdi&#8217;nin nesli Orta Asya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya göç etmiş olan Ramazanoğulları Beyliğine kadar dayanır. İlköğrenimini Aile içerisinde tamamlayan Ayverdi ilk tarih ve kültür şuurunu anneannesi Halet Hanım’dan almıştır. Dedesi ise Ayverdi’ye yaşantı şekli ile örnek olmuştur. Ayverdi çevre ve aile itibariyle seçkin bir kesimin içerisinde yetişmiş, anne ve babasından ahlaki, fikri, imani ve şahsi olarak etkilenmiştir. İlk karakterini ailesinin bu yaşantı ve çevresinden almıştır.</p>
<p>Aile terbiyesi ile birlikte ilk tahsilini 5 yaşında gittiği mahalle mektebinde yapmıştır. Buradan sonra Süleymaniye Kız Numune Mektebi’ni 1921 yılında bitirmiştir. Daha sonra aldığı eğitim ve terbiye, resmi kurumlar haricinde olmuş; edebiyat, felsefe, tarih ve tasavvuf konularında özel öğrenim görmüş, güzel sanatlarla yakından ilgilenerek keman çalmayı öğrenmiş ve Fransızca dersleri almıştır.</p>
<p>Bütün bu eğitimden sonra Samiha Ayverdi’nin esas fikri ve ruhi olgunlaşması ve şahsiyetinin teşekkül etmesi, Fatih&#8217;teki Ümmi Kenan Dergâhının şeyhi Kenan Rıfai’ye intisap etmesiyle olmuştur.</p>
<p>Bu dergâhta eğitimini 1927 yılında tamamladı. Ömrünün kalan kısmında dergâhta aldığı terbiye etrafında vaktini okumak düşünmek ve yazmakla geçirdi. Yüksek mimar ağabeyi Ekrem Hakkı Ayverdi’nin yanında kızı ile birlikte büyük bir mütefekkir olma yolunda faaliyetlerini sürdürdü. İslami kaynakları ve Doğu edebiyatında yakından inceledi. Doğu edebiyatındaki büyük düşünürler Mevlana, Muhiddin-i Arabi, Hafız, Sadi-i Şiraz; onun etkisinde kaldığı bazı isimler olmuştur. Batı edebiyatında ve dünya düşünce akımlarını da bir yandan sürekli takip etti.</p>
<p>[ad1]</p>
<p>İlk eserini 1938&#8217;de Aşk Budur adlı romanı ile vermiştir. Bu roman büyük bir ilgiyle karşılanınca çeşitli mecmualarda yazı yazmaya başladı. İlk yazılarını Necip Fazıl&#8217;ın çıkardığı Büyük Doğu’da daha sonra Resimli İstanbul Haftası, Fatih ve İstanbul, Türk Yurdu, Havadis, Ölçü, Bir Adam, Tercüman, Kubbealtı Akademi Mecmuası ve Türk Edebiyatı gibi büyük dergilerde yayınlamaya başladı. Giderek külliyatını oluşturan eserleri yazmaya başladı.</p>
<p>Hayatında resmi bir görev almamakla birlikte İstanbul Belediyesi ve Kültür Bakanlığı&#8217;nın bazı komisyonlarında görevler yaptı. 1968-1980 yılları arasında İspanya, Macaristan, İsviçre, İtalya, Fransa gibi ülkelerde tetkikler yapmak amacıyla bulundu.</p>
<p>Kitap, dergi, gazete çalışmalarına kuruculuğunu yaptığı Kubbealtı Akademisinde devam etti. Fetih Cemiyeti , Ev Kadınları Derneği , İstanbul ve Yahya Kemal Enstitüsü gibi kuruluşlarda vazife yaptı . Gençlerin ve ev hanımlarının eğitimi ile yakından ilgilendi. Bu açıdan hem hocalık hem de yazarlık görevi yürüttü.</p>
<p>Samiha Ayverdi yaptığı çalışmalar ve eserleri dolayısıyla Milli Kültür Vakfı, Aydınlar Ocağı, Boğaziçi Yayınları, Türk edebiyatı Vakfı, Türkiye Yazarlar Birliği ve Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu tarafından çeşitli ödüllerle taltif edildi. Ömrünü Türk İslam medeniyetinin yeniden inşasına adayan Samiha Ayverdi 22 Mart 1993&#8217;te hakkın rahmetne kavuşmuştur.</p>
<h2>Samiha Ayverdi&#8217;nin Fikir ve Düşünce Yönü</h2>
<p>Samiha Ayverdi Türk edebiyatında roman türünde eserler verirken dahi, eserlerini edebi bir kaygıyla değil bir tefekkür insanı olarak vermiştir. Sanatı ile fikirleri paralel bir çizgide devam etmiştir. Onun asıl endişesi edebi eser vermek değil fikir ve düşünce eserleri ortaya çıkararak Türk İslam âlemini aydınlatmaktır.</p>
<p>Samiha Ayverdi eserlerini derin bir tasavvuf anlayışı içerisinde şekillendirmiştir. Ona göre ekonomide, siyasette, kültürde ve birçok alanda Allah ile insan arasındaki samimiyet önemlidir. Tasavvuf anlayışını benimseyen bir insanın bütün bu meseleleri halledeceğini eserlerinde sürekli dile getirmiştir.</p>
<p>Doğu ve Batı kültürünün yakından inceleyen Ayverdi; Doğu kültüründe kurtuluşun reçetesi olarak İslam anlayışına sıkı sıkıya bağlı olmanın ve tarihimizden bize devredilen mirası korumanın önemini dile getirmiştir. <strong><em>Türk Tarihinde Osmanlı Asırları </em></strong>isimli eserinde medeniyetimizin hangi basamaklar üzerinde yükseldiğini, bizi yükselten ve alçaltan bütün unsurların neler olduğunu izah etmiştir. <strong><em>Kölelikten Efendiliğe</em></strong> adlı eserinde bütün dünya Müslümanlarının tevhide çağırmakta ve İslam idarecilerini İslam medeniyetinin çatısı altında buluşmaya davet etmektedir. Ancak bu şekilde Müslümanların ihya olabileceği fikrini savunmaktadır. Samiha Ayverdi Bu fikir ve düşünceleri ile sadece kendi devrinde değil, geleceğe yönelik İslami devirlere atıfta bulunarak, gerçek kurtuluşun İslam birliğinde ve İslam tefekküründe olduğunu vurgulamış ve bu fikirleri onlarca yıl boyunca yaşamaya devam etmektedir.</p>
<h2>Samiha Ayverdi’nin Edebi Kişiliği</h2>
<p>Samiha Ayverdi eserleri ve edebi anlayışını almış olduğu tarih, felsefe, tasavvuf, din ve güzel sanatlar etrafında olgunlaştırmıştır. Edebi eserlerinin merkezinde ve fikirlerinin odağında Kenan Rıfai Hazretleri’ne bağlılığı yer almaktadır. Bu sebeple Ayverdi eserlerini tasavvuf kültürü ile oluşturulmuştur.</p>
<p>[ad2]</p>
<p>Samiha Ayverdi aynı zamanda İstanbul&#8217;da bir konakta yetişmiştir. Konak bir yazar için ve İstanbul kültürü için başlı başına bir ilham kaynağı ve kültür iklimi arz etmektedir. Konak kültüründe almış olduğu disiplin eğitim ve terbiye onun ve edebiyata bakış açısını ve edebi kişiliğini şekillendirmiştir. Bu konakta sanat, kültür ve siyasi çevrelerle içli dışlı olmuş, ailesi ve çevresi yönünden edebi kişiliğine katkılar sunmuştur.</p>
<p>Edebi kişiliğini ve sanata bakış açısını şekillendiren diğer hususlardan biri de Samiha Ayverdi&#8217;nin İkinci Abdülhamid devrinden başlayarak 2. Meşrutiyet, İttihat ve Terakki Cemiyeti, mütareke yılları ve Cumhuriyet devirlerinin hepsini bir arada görmüş olmasıdır. Samiha Ayverdi İstanbul sevgisi ile yetişmiş, İstanbul&#8217;da hem Osmanlı hayatı hem Batılılaşma hem de tasavvuf gibi geniş bir kültürün altyapısını almıştır. Bu sebeple Samiha Ayverdi sadece İslam dünyasının meselelerini öğrenmemiş, Batının ve topyekûn insanlığın meselelerine de ışık tutacak fikirleri, edebi mahareti ile birleştirerek eserlerinde okuyucuya sunmuştur.</p>
<p>Samiha Ayverdi edebi kişiliği itibariyle evvela romancıdır. O edebiyat adına romanı tercih etmekle birlikte diğer türlerde de eserler vermiştir. Ona göre ne sanat ve sanat içindir, ne de toplum içindir. Samiha Ayverdi ye göre “sanat İslama hizmet içindir .” diğer bir ifade ile sanat İslam tasavvufunun ve İslam âlemine hizmet etmelidir.</p>
<p>Samiha Ayverdi Türk ve Müslüman âleminin milli, siyasi, ekonomik ve en önemlisi de dini bir buhran ve kimlik arayışı içerisinde iken, topluma fikirleriyle önder olmaya çalışmış, Müslümanları bu yönde aydınlatmayı bir ideal edinmiştir. Cemiyetteki maddecilik ve pozitivizm anlayışının etkisindeki cereyanlara karşı İslam tasavvufunu, kanaati, İslami değerleri öne taşıyarak toplumdaki yozlaşmanın önüne geçmeye çalışmış, Bu yönüyle cemiyete rehberlik faaliyetinde bulunmuştur. Eserlerinde hem geleneğin hem de geleceğin izlerini görmek mümkündür.</p>
<p>1951 yılında yayınlamış olduğu <strong>Kenan Rıfai ve Yirminci Asırda Müslümanlık</strong> adlı eseri ile 20. yüzyıl Müslümanının nerede durması gerektiğini müşahhas örneklerle dile getirmiştir. Maddeci cereyanlara karşı Müslümanların nasıl bir tavır göstermesi gerektiğini de bu eserinde anlatmıştır.</p>
<p>Romanın yanında tarihi meselelere de değinen ve tarih üzerinde fikir ve düşünce beyan eden Samiha Ayverdi 20. yüzyıl insanının buhranını tarihte arayıp, Osmanlı asırlarında ve saadet devirlerinde bulmuştur. Bizi biz yapan, özümüzden gelen değerleri yeniden canlandırmanın bir kurtuluş reçetesi olacağını ifade etmiştir. İstanbul&#8217;un şahsında büyük bir Osmanlı tetkikine girişmiş, fethin 500. seneyi devriyesinde <strong><em>Edebi ve Manevi Dünyası İçinde Fatih</em></strong> adlı kitabı yayımlanmıştır. Bunların dışında hatıra, makale, mektup, mensur şiir gibi türlerde de eserler yazan Ayverdi, bu eserlerinde de İslam ışığını topluma yansıtmaya çalışmıştır. Tasavvufu ve İslam&#8217;ın derin insan anlayışını topluma nakşetmeye çalışan yazar, şiirin imkânlarını kullanarak mensur şiir tarzında ve sembolik bir anlatımla düşüncelerini ifade etmiştir.</p>
<p>Fikri ve düşünce ağırlıklı eserlerini genellikle makale ve deneme şeklinde oluşturmuştur. Bu tür eserlerinde İslam anlayışını, kültür, siyaset, sanatçı ve toplum yapısını incelemiştir. Hatıraları ile İstanbul’u bir sahne gibi gözümüzde canlandırmış ve İstanbul&#8217;un şahsiyetinde tarihi işlemiştir.</p>
<p>Gezi yazılarında ise kendine has yorumları ile Balkanlardaki ve Avrupa&#8217;daki ibretlik ve örnek alınabilecek durumlar eserine yansıtmıştır. Mektuplarında hususi düşüncelerine ve dünyasına ait duyguları göze çarpmaktadır. Mektuplarında bir anne şefkati ile ve anne duyguları ile içten gelen samimiyetini yansıtmıştır. Yaşamış olduğu dönemde çıkan bütün önemli ve büyük dergilerde yazar olarak bulunmuştur.</p>
<p>Samiha Ayverdi yazın hayatı boyunca Türkçeden tasfiye edilen Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçeye zarar verdiğini, İslamiyeti unutturmak için böyle bir plan yapıldığını anlatmaya çalışmıştır. Türkçeye yüzyıllar boyunca mal olmuş, Türkçenin bir parçası olmuş, Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçeden atılmasının ve yerlerine Batı kökenli kelimelerin getirilmesinin art niyetli bir hareket olduğunu vurgulamıştır. Bu sebeple Öz Türkçe, Sade Türkçe gibi akımlara şiddetle karşı çıkmıştır. Türkçe&#8217;nin bu zengin anlatımı Samiha Ayverdi’ye göre yüzyıllar boyunca çeşitli kaynaklardan beslenen Türkçe&#8217;nin bir özelliğidir. Son olarak Samiha Ayverdi Türkçeyi yani dili bir milletinin şuurlu bir şekilde kullanması gerektiğini, bunun en az din, kültür, sanat kadar önemli olduğunu belirtmiştir.</p>
<p><strong>Samiha Ayverdi’nin Eserleri </strong></p>
<p><strong>Roman </strong></p>
<p>Aşk Budur</p>
<p>Batmayan Gün</p>
<p>Ateş Ağacı</p>
<p>Yaşayan Ölü</p>
<p>İnsan ve Şeytan</p>
<p>Son Menzil</p>
<p>Yolcu Nereye Gidiyorsun</p>
<p>Mesihpaşa İmamı</p>
<p><strong>Hikâye </strong></p>
<p>Mabedde Bir Gece</p>
<p><strong>Mensur Şiir </strong></p>
<p>Yusufçuk</p>
<p>Hancı</p>
<p>Dile Gelen Taş</p>
<p><strong>Hatırat </strong></p>
<p>İbrahim Efendi Konağı</p>
<p>Bir Dünyadan Bir Dünyaya</p>
<p>Hatıralarla Başbaşa</p>
<p>Rahmet Kapısı</p>
<p>Hey Gidi Günler Hey</p>
<p>Küplüce’deki Köşk</p>
<p>Ah Tuna Vah Tuna</p>
<p>Ne İdik Ne Olduk</p>
<p>Bağbozumu</p>
<p>Ratibe</p>
<p>Ezeli Dostlar</p>
<p>İki Aşina</p>
<p><strong>Fikir Eserleri </strong></p>
<p>Boğaziçi&#8217;nde Tarih</p>
<p>Türk Tarihinde Osmanlı Asırları</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Ermeni Meselesi</p>
<p>Türk-Rus Münasebetleri ve Muharebeleri</p>
<p><strong>Biyografi </strong></p>
<p>Kenan Rıfai ve Yirminci Asrın Işığında Müslümanlık</p>
<p>Edebi ve Manevi Dünyası İçinde Fatih</p>
<p><strong>Otobiyografi </strong></p>
<p>Dost</p>
<p>Seyahat</p>
<p>Yeryüzünde Birkaç Adım</p>
<p><strong>Portre </strong></p>
<p>Abide Şahsiyetler</p>
<p><strong>Makale </strong></p>
<p>Milli Kültür Meseleleri Ve Maarif Davamız</p>
<p><strong>Mektup </strong></p>
<p>Misyonerlik Karşısında Türkiye</p>
<p>Mektuplardan Gelen Ses</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samiha-ayverdi-kimdir/">Samiha Ayverdi Kimdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samiha-ayverdi-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>50 TL&#8217;nin üzerinde Resmi Bulunan Fatma Aliye Kimdir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/50-tlnin-uzerinde-resmi-bulunan-fatma-aliye-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/50-tlnin-uzerinde-resmi-bulunan-fatma-aliye-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Apr 2018 09:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[F]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=112829</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fatma Aliye Topuz’un Türk Edebiyatındaki Yeri Ve Önemi Nedir Türk edebiyatının ilk kadın romancısı olarak tanınan Fatma Aliye Topuz, 1862 yılında İstanbul&#8217;da doğmuştur.Tarihçi Ahmet Cevdet Paşa ve Kadriye Hanım’ın kızı olan Fatma Aliye Hanım çocukluğunda ağabeyinden özel dersler almıştır. Fransızcadan da özel dersler alan yazar, ileri düzeyde Fransızca bilmektedir.Tahsilinin ardından 17 yaşında Kolağası Faik Bey [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/50-tlnin-uzerinde-resmi-bulunan-fatma-aliye-kimdir/">50 TL’nin üzerinde Resmi Bulunan Fatma Aliye Kimdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fatma Aliye Topuz’un Türk Edebiyatındaki Yeri Ve Önemi Nedir </strong></p>
<p>Türk edebiyatının ilk kadın romancısı olarak tanınan Fatma Aliye Topuz, 1862 yılında İstanbul&#8217;da doğmuştur.Tarihçi Ahmet Cevdet Paşa ve Kadriye Hanım’ın kızı olan Fatma Aliye Hanım çocukluğunda ağabeyinden özel dersler almıştır. Fransızcadan da özel dersler alan yazar, ileri düzeyde Fransızca bilmektedir.Tahsilinin ardından 17 yaşında Kolağası Faik Bey ile evlenen Fatma Aliye Hanım dört kız çocuğu sahibidir. Kolağası Faik Bey, 1877-78 Osmanlı Rus Harbi&#8217;nde Plevne savunması ile ünlü olan Gazi Osman Paşa&#8217;nın yeğenidir.Eşinin kitap ve eğitim konusundaki baskıcı ve mutaassıp tutumu nedeniyle evliliğin ilk on yılı içerisinde eşinden gizli olarak kitap okumuştur. Daha sonra eşinin bu konudaki tutumu ve kararının değişmesiyle tercümeler yapmaya başlamıştır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-112830 alignnone" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/04/50-TL-Fatma-Aliye-Hanım.jpg" alt="" width="620" height="282" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/04/50-TL-Fatma-Aliye-Hanım.jpg 620w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/04/50-TL-Fatma-Aliye-Hanım-300x136.jpg 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/04/50-TL-Fatma-Aliye-Hanım-435x198.jpg 435w" sizes="(max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p>ilk çevirisi 1889 yılında yaptığı  <strong><em>Georges Ohnet</em></strong><strong><em>&#8216;inVolonté</em></strong> adlı romanını<strong><em>Meram</em></strong> adıyla Türkçeye çevirmiştir. <strong><em>Bir Hanım</em></strong> imzası ile tercüme ettiği roman sayesinde Ahmet Mithat Efendi’nin dikkatini çekmiş ve Eser Tercüman-ı Hakikat gazetesinde konu edilmiştir. Ahmet Mithat Efendi tarafından manevi kızı olarak kabul edilen Fatma Aliye Hanım, Tercüman-ı Hakikat gazetesinde bu tercümeyi <strong><em>Meram</em></strong> takma adıyla yazılar yazmaya başlamıştır.</p>
<p>[ad1]</p>
<p>1991 yılında <strong><em>Hayal Ve Hakikat</em></strong>adlı romanı Ahmet Mithat Efendi ile birlikte yazmıştır.Daha sonra Ahmet Mithat Efendi ile uzun süre mektuplaşmış ve bu mektuplaşmalar Tercüman-ı Hakikat gazetesinde edebi mektup türünde yayımlanmıştır. Fatma Aliye Hanım kendi adına çıkarmış olduğu ilk romanını 1892 yılında <strong><em>Muhaberat</em></strong> adıyla yayınlamıştır. Romanda bir kadının ilk yaşadığı aşkı unutamayacağı inancını çürütmeye çalışmıştır. 1899 yılında yayımladığı<strong><em>Ûdî</em></strong> adlı romanda ise Halep&#8217;te yaşamını gözlemlediği bir ûdîyi anlatmıştır. Reşat Nuri Güntekin kendisini etkileyen eserler arasında bu eseri de gösterir.</p>
<p>Eserlerinde kadın gözünden evlilik, eşler arasındaki uyum, aşk ve sevgi kavramlarını edebi bir şekilde işleyen Fatma Aliye Hanım,<strong><em>Ref’et, Enin, Levayih-i Hayat</em></strong> adlarında romanlar yazmıştır. Bu romanlarda da bireyin kendi ayakları üzerinde durma çabası, çalışan ve erkeğe ihtiyaç duymayan kadın kahramanları anlatmıştır.bu eserlerinin yanı sıra <strong><em>Kadınlara Mahsus Gazete</em></strong>adlı mecmuada kadın sorunlarına ve muhafazakar görüşlerden ayrılmadan kadın haklarını savunma konularına yer vermiştir.1892&#8217;de yazmış olduğu <strong><em>Nisvan-ı İslam</em></strong> adlı kitabında Avrupalı ve Müslüman kadınları karşılaştırılmıştır.Romanlarında modern kadına; bu kitabında ise muhafazakâr ve gelenekçi kadınlara yer vermiştir.</p>
<p>Ahmet Mithat Efendi, Fatma Aliye Hanım hakkında bir <strong><em>Osmanlı Kadın Yazarın Doğuşu</em></strong>adlı kitabı ile Fatma Aliye Hanım&#8217;ın ününü arttırmıştır.Kitapta Fatma Aliye Hanım ile yapmış olduğu mektuplaşmaları anlatmıştır.Fatma Aliye Hanım <strong><em>Nisvan-ıOsmaniye İmdat Cemiyeti</em></strong> adıyla bir dernek kurup bu dernekte savaştan etkilenen insanların ailelerine yardım etmeyi amaçlamıştır.</p>
<p>Bugünkü<strong><em>Hilal-i Ahmer</em></strong> yani <strong><em>Kızılay Cemiyeti</em></strong>&#8216;nin de ilk kadın üyesidir.son eseri 1914 yılında yazmış olduğu <strong><em>Ahmet Cevdet Paşa ve Zamanı</em></strong> adlı eseridir.Bu eserde siyasal yaşama temas etmiş, resmi tarih tezlerine muhalefetle edebiyat dünyasından dışlanmıştır.</p>
<p>[ad2]</p>
<p>İlk kadın Türk romancı özelliği ile Avrupa ve Amerika basınında daha kendisinden söz edilmiştir.Ûdî adlı romanı Fransızcaya çevrilmiştir. İkinci Meşrutiyet ve sonrasında çok meşhur olan Fatma Aliye Hanım, zamanla unutulmuştur.Soyadı Yasası ile birlikte Topuz soyadını alan Fatma Aliye Hanım, 1936 yılında İstanbul&#8217;da vefat etmiştir.Mezarı Feriköy Mezarlığı’nda bulunmaktadır.</p>
<p>Fatma Aliye Topuz günümüz tiyatro ve sinema oyuncusu Suna Selen&#8217;in anneannesidir. Fatma Aliye Topuz ismi Beyoğlu ve Çankaya’da sokak adlarına verilmiş. Aynı zamanda 2009 yılında tedavüle giren 50 Türk lirası banknotlarının arka yüzünde portresi bulunmaktadır.</p>
<h2><strong>Fatma Aliye Topuz’un Hayatı Ve Eserleri Nelerdir?</strong></h2>
<p><strong>Roman</strong></p>
<ul>
<li><em>Ref&#8217;et</em> (1898),</li>
<li><em>Udi</em> (1899),</li>
<li><em>Enin</em> (1910),</li>
<li><em>Muhadarat</em> (1892),</li>
<li><em>Hayal ve Hakikat</em> (1892).</li>
</ul>
<p><strong>Çeviri:</strong></p>
<ul>
<li><em>Meram</em> (1890)</li>
</ul>
<h3><strong>Yaşam öyküsü, tarih ve Düşünce Alanındaki Yapıtları</strong></h3>
<ul>
<li><em>Namdaran-ı Zenan-ı İslamiyan</em> (Ünlü İslam Kadınları) (1892)</li>
<li><em>Teracim-i Ahval-ı Felasife</em> (Felsefecilerin Yaşamları) (1900)</li>
<li>Hayattan Sahneler (Levayih-i Hayat)</li>
<li>Osmanlıda Kadın: &#8220;Cariyelik, Çokeşlilik, Moda&#8221;</li>
<li>Fatma Aliye-Mahmud Esad. Çok Eşlilik: Taaddüd-i Zevcat.</li>
<li>Kosova Zaferi / Ankara Hezimeti: Tarih-i Osmaninin Bir Devre-i Mühimmesi (1915)</li>
<li>Ahmed Cevdet Paşa ve Zamanı (1913)</li>
<li>Teracim-i Ahval-i Felasife: Filozofların Biyografileri (1900)</li>
<li>Tedkik-i Ecsam ([901)</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/50-tlnin-uzerinde-resmi-bulunan-fatma-aliye-kimdir/">50 TL’nin üzerinde Resmi Bulunan Fatma Aliye Kimdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/50-tlnin-uzerinde-resmi-bulunan-fatma-aliye-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>21. Yüzyılın Postmodern Şairi Hüseyin ATLANSOY Kimdir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/21-yuzyilin-postmodern-sairi-huseyin-atlansoy-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/21-yuzyilin-postmodern-sairi-huseyin-atlansoy-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Apr 2018 06:02:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[H]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=112824</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eskişehir&#8217;in Mihalıççık ilçesinde 1962 yılında doğan şair, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Boğaziçi Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesinde bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünden mezun oldu. Hüseyin Atlansoy’un Şairliği İlk şiirlerini 1982&#8217;den itibaren Yedi İklim, Yönelişler, Şiir Atı, İkindi Yazıları,Bürde, Albatros Hece veDergâhdergilerinde yayınladı.“Şehir Konuşmaları” adlı eser ile 1990 yılında Türkiye [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/21-yuzyilin-postmodern-sairi-huseyin-atlansoy-kimdir/">21. Yüzyılın Postmodern Şairi Hüseyin ATLANSOY Kimdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir&#8217;in Mihalıççık ilçesinde 1962 yılında doğan şair, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Boğaziçi Üniversitesi Temel Bilimler Fakültesinde bir süre öğrenim gördükten sonra İstanbul Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünden mezun oldu.</p>
<h2><strong>Hüseyin Atlansoy’un Şairliği</strong></h2>
<p>İlk şiirlerini 1982&#8217;den itibaren Yedi İklim, Yönelişler, Şiir Atı, İkindi Yazıları,Bürde, Albatros Hece veDergâhdergilerinde yayınladı.“<strong><em>Şehir Konuşmaları” adlı eser ile 1990 yılında Türkiye Yazarlar Birliği tarafından yılın şairi olmaya layık görüldü.</em></strong> Aşk, ölüm, çocuk, medeniyet, ben, şehir; Hüseyin Atlansoy şiirlerinde öne çıkan temalar olarak gözümüze çarpar.Bunların dışında çok daha zengin temalara sahip olan <strong><em>Atlansoy, hem 20 hem de 21 yüzyılın postmodern şairlerinden sayılmaktadır.</em></strong></p>
<p>[ad1]</p>
<p>Mehmet Solak Hüseyin Atlansoy’u;<strong><em>“ölünün, dirinin ve aşkın şairi”</em></strong> olarak tarif etmektedir. Bunlar içerisinde Atlansoy’un en belirgin yönü aşk temasını işlemesidir. Necip Fazıl Kısakürek gibi mistik ve metafizik konular içerisine de giren Atlansoy, kendine has bir üsluba sahiptir.Atlansoy’da derinden gelen bir lirizm yahut sürprizlerle dolu bir ironi şiirlerinde okuyucuya kendisini hissettirir. Görünen olayların yahut dış dünyanın arkasındaki perdeyi, görünmeyeni ve asıl olanı anlatmaya çalışır.Asıl olan, dış görünüşte olan, beden değildir; ruhtur, kalptir.</p>
<h2><strong>Hüseyin Atlansoy Hangi Ödülü Almıştır?</strong></h2>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-112825 alignnone" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/04/huseyin-atlansoy-odulu.jpg" alt="" width="600" height="340" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/04/huseyin-atlansoy-odulu.jpg 600w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/04/huseyin-atlansoy-odulu-300x170.jpg 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/04/huseyin-atlansoy-odulu-349x198.jpg 349w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/04/huseyin-atlansoy-odulu-201x114.jpg 201w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>İkinci Yeni şiirinin etkisinde ve etrafındaki imge ve çağrışımlarla şiirlerini yazan Atlansoy, günümüzün yaşayan en büyük şehirlerinden birisidir.<strong><em>Hüseyin Atlansoy2015 yılında Necip Fazıl Kısakürek Şiir Ödülüne layık görülmüştür.</em></strong>Halen bir lisede felsefe grubu öğretmenliği yapmaktadır.</p>
<h2><strong>Hüseyin Atlansoy </strong><strong>Eserleri </strong></h2>
<ul>
<li>Şehir</li>
<li>İntihar İlacı</li>
<li>Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi</li>
<li>Şehir Konuşmaları</li>
<li>Kaçak Yolcu</li>
<li>İlk Sözler</li>
<li>Karşılama Töreni</li>
<li>SuBurcu</li>
<li>Güldeste</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/21-yuzyilin-postmodern-sairi-huseyin-atlansoy-kimdir/">21. Yüzyılın Postmodern Şairi Hüseyin ATLANSOY Kimdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/21-yuzyilin-postmodern-sairi-huseyin-atlansoy-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alan Turing ve İcatları</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/alan-turing-ve-icatlari/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/alan-turing-ve-icatlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Dec 2017 14:21:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=112600</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tam ismi Alan Mathison Turing olan İngiliz matematikçi, bilgisayar bilimcisi ve kriptolog. Bilgisayar biliminin kurucusu sayılan Turing, geliştirdiği “Turing Testi” sayesinde makinelerin ve bilgisayarların düşünme kabiliyetine sahip olup olmayacakları konusunda bir kriter öne sürmüştür. İkinci Dünya Savaşında Alman şifrelerinin kırılmasında büyük bir rolü olduğu için savaş kahramanı olarak anılmıştır. Ayrıca Manchester Üniversitesinde çalıştığı sırada modern [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/alan-turing-ve-icatlari/">Alan Turing ve İcatları</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Tam ismi Alan Mathison Turing olan İngiliz matematikçi, bilgisayar bilimcisi ve kriptolog. Bilgisayar biliminin kurucusu sayılan Turing, geliştirdiği “Turing Testi” sayesinde makinelerin ve bilgisayarların düşünme kabiliyetine sahip olup olmayacakları konusunda bir kriter öne sürmüştür. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci Dünya Savaşında Alman şifrelerinin kırılmasında büyük bir rolü olduğu için savaş kahramanı olarak anılmıştır. Ayrıca Manchester Üniversitesinde çalıştığı sırada modern bilgisayarların kavramsal temelini attığı, Turing makinesi denilen algoritma tanımını gerçekleştirmiştir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Princeton’da birlikte çalıştığı Alonzo Church isimli tez hocası ile geliştirmiş olduğu Church-Turing hipotezi ile de matematik tarihine ismini yazdırmayı başarmıştır. Bu bir matematiksel teorem olmaktan çok matematik felsefesiyle ilgili çürütülemeyen bir hipotez niteliği taşır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1952 senesinde şantaja maruz kaldığı gerekçesiyle polise giden Turing eşcinsel olduğunu açıklamıştır. Bunun sonucunda eşcinsellik suçlamasıyla yargılanıp bir yıl süren kimyasal hadım etme yöntemine mahkum edilmiştir. 1954 senesinde potasyum siyanür zehirlenmesinden hayatını kaybetmiştir. Polisin araştırması sonucunda Turing’in yediği elmadan siyanür zehri alarak intihar ettiğini tespit etmiştir. Fakat İngiliz polisi, Turing’in zehirlenmesinin bir komplo sonucu gerçekleştiğini, bunun bir intihar olmadığını ve bu olayda başka şüphelilerin parmağının olduğunu iddia etmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İsmi anısına verilen Turing Ödülü, bilgisayar biliminin Nobel Ödülü olarak görülür ve Turing bu ödülle, akademik bilişim dünyasının bir parçası haline gelmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Reaksiyon-difüzyon modeli olarak isimlendirilen gelişim biyolojisinde karşımıza çıkan en önemli matematiksel modellerden biri de yine Turing tarafından oluşturulmuştur.</span></p>
<p><b>King’s College (Cambridge Üniversitesi) Yılları</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Turing ikinci tercihi olan King’s College’deki (Cambridge Üniversitesi) eğitimine 1931 senesinde başlamıştır. Bu üniversiteyi tercih etmesinin sebebi matematik ve bilim gibi alanlarda çalışmayı tercih etmesinden kaynaklanmaktadır ve Turing bu üniversiteden 1934 senesinde matematik alanında onur ödülüne hak kazanarak mezun olmayı başarmıştır. Bu başarı Turing’in merkezi limit kuramını ispatlamasından dolayı okumuş olduğu üniversitede akademik üyeliğinin oy birliği ile kabul edilmesiyle daha da yükselmiştir.</span></p>
<p><b>Princeton Üniversitesi Yılları</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1936 senesi Alan Turing için hayatının dönümü sayılabilecek bir yıl olarak karşımıza çıkar. O dönemde yazdığı “Saptama problemi. Birlikte hesaplanabilir sayılar.” isimli makalesi Turing’in alanında çığır açan bir başarıya imza atmasına sebep olmuştur. Makalede geçen tez kısaca şunu öne sürmektedir: Turing makinesine (ilk bilgisayar olarak kabul edilebilir) doğru algoritmalar yüklenirse, bu makine tüm zorluklardaki problemleri çözmeyi başarabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Doktorasını 1938 tamamlayan Turing eğitimi boyunca, öğrencisi olduğu Alonzo Church’ün (teorik bilgisayar bilimine çok önemli katkıları bulunan yüksek matematiğin yaratıcısı, Amerikalı bilim insanı) matematik ve kriptoloji derslerini almış ve bu konularda çalışmalar yapmıştır.</span></p>
<p><b>Kriptoloji ve İkinci Dünya Savaşı</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci Dünya Savaşıyla ilgili bilinen genel bir bilgi olarak, Rusya’ya yeterli hazırlık ve teçhizatları tamamlanmadan ve üstelik kış mevsiminde giren Almanların savaşı kaybetmelerini hızlandırdığını söyleyebiliriz. Ama Turing ve kriptoloji çalışmaları Almanların savaşa hazırlıksız girmeleri kadar savaşı kaybetmelerinde etkili olmuştur. Bunu konunun uzmanları ve meraklıları dışında pek bilen bulunmamaktadır. Alan Turing çalışmış olduğu Polonya Şifre Bürosu ve İngiliz Kod ve Şifre Okulunda, Enigma isimli bir şifre kırıcı makine icat etmeyi başarmıştır. Bu makine savaşta Almanların şifrelerini kırmak amacıyla tasarlanmıştır. Turing savaş boyunca Almanların gizli mesajlarını ve şifrelerini bu makineyle çözmüş ve bunu yaparken ünlü matematikçi Gordon Welchman’ın tavsiyelerini de kulak ardı etmemiştir. Turing yaptığı bu çalışma sonucunda İkinci Dünya Savaşının daha erken ve Almanların aleyhinde bitmesini sağlamış ve yalnızca bunu yaparak bile daha fazla insanın ölmesini veya yaralanmasını büyük ölçülerde engelleyerek isimsiz bir savaş kahramanı haline gelmiştir.</span></p>
<p><b>İlk Bilgisayarlar ve Turing Testi</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Turing 1946 senesinde Ulusal Fizik Laboratuvarında geliştirdiği çalışmaları sonucunda ilk bilgisayarın tasarımını yapmayı başarmıştır. 1950 senesinde Manchester Mark I yazılımını ortaya koymuş ve bunu yapay zeka çalışmaları takip etmiştir. Bu yapay zeka çalışmaları sonucunda günümüzde Turing Testi ismi verilen, bir makinenin tıpkı insan gibi zeki olabileceğini saptama gibi bir deney ortaya koydu. Bu deney eğer soru soran kişiyi, karşıdakinin bir insan olduğu hakkında kandırabilirse bir bilgisayarın düşünme yeteneğinin olabileceği hakkındaydı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Turing 1948 yılında aynı sınıftan mezun olduğu D.G. Champernowne ile birlikte çalışmış ve aklına henüz var olmayan bir bilgisayar için satranç programı yazma fikri gelmiştir. Programı yazdıktan sonra 1952 yılında bu programı gerçekleştirmeye yetecek derecede güçlendirdiği bir bilgisayarla her hamlesi yaklaşık yarım saat kadar süren bir oyun oynadı ve bu oyun kaydedildi. Program Alan Turing’in meslektaşı olan Alick Gelennie’ye karşı kaybetmiştir fakat yine de Champernowne’nin karısına karşı kazandığı söylenmektedir.</span></p>
<p><b>Örnek Biçimlendirme ve Matematiksel Biyoloji</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Turing 1952 yılından 1954 yılındaki ölümüne kadar matematiksel biyoloji üzerine çalışmıştır. Bu çalışmaların odağı özellikle morfogenez olmuştur ve 1952 yılında Turing örnek biçimlendirme hipotezini ortaya atarak “Morfogenezin Kimyasal Temeli” isimli bir makaleye imza atmıştır. Bu makalenin odağı canlılarının yapısında var olan Fibonacci numaraları ve Fibonacci filotaksisini anlamlandırmak olarak karşımıza çıkar ve ayrıca günümüzde örnek biçimlendirme alanının merkezi olarak karşımıza çıkan reaksiyon-difüzyon denklemini kullanmıştır.</span></p>
<p><b>Vefatından Sonra Takdirle Anılma</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günümüzde bilgisayar dünyasının Nobel Ödülü olarak bilinen Turing Ödülü, 1966 yılından beri Bilgisayar Mekanizmaları Birliği tarafından her sene düzenli olarak, bilgisayar dünyasına teknik makaleler yazan bir kişiye verilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İngiltere’de önemli tarihi kişiliklerin yaşadığı evlere konan mavi plaka, Turing’in Londra’da doğum yeri olan (günümüzde Colonnade Hotel halini almıştır) binanın önüne ve Manchester’da yaşadığı ve hayatını kaybettiği evinin önüne de konmuştur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İngiltere’de ikisi üniversite bölgelerinde olmak üzere toplam üç Alan Turing heykelinin açılış töreni yapılmış ve üçüncü heykel Turing’in daha öncesinde çalıştığı Beltchley Park’ta Galler’den gelen ince kayrak taşları kullanılarak yapılmış ve toplamda 1,5 ton ağırlığındadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alan Turing’in ölümünden 50 yıl sonra yani 10 Eylül 2009 tarihinde, dönemin İngiltere Başbakanı olan Gordon Brown, Turing’e yapılanların korkunç olduğunu kabul etmiş ve 2013 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından kendisine kraliyet affı bahşedilip, eşsiz başarıları onurlandırılmıştır.</span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/alan-turing-ve-icatlari/">Alan Turing ve İcatları</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/alan-turing-ve-icatlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atabetü&#8217;l Hakayık ve Divân-ı Hikmet</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/atabetul-hakayik-ve-divan-i-hikmet/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/atabetul-hakayik-ve-divan-i-hikmet/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Mar 2013 10:16:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Atabetül Hakayık]]></category>
		<category><![CDATA[atabül hikmet kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[divanı hikmet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atabetü’l-Hakayık: 12. yüzyılın ilk yarısında Yüknekli Edip Ahmet Bin Mahmut tarafından kaleme alınmış manzum bir ahlak kitabıdır. Eser Muhammed Dâd Sipehsalar’a sunulmuştur. Müellif hakkında bilgi oldukça sınırlıdır. Onun 11. yüzyılın sonları 12. yüzyılın başlarında yaşadığı, Arapça ve Farsçaya hâkim olduğu, İslamî ilimleri tahsil ettiği ve gözleri görmeyen bir kimse olduğu bilgilerimiz arasındadır. Alî Şîr Nevâyî’nin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/atabetul-hakayik-ve-divan-i-hikmet/">Atabetü’l Hakayık ve Divân-ı Hikmet</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Atabetü’l-Hakayık:</strong><br />
12. yüzyılın ilk yarısında Yüknekli Edip Ahmet Bin Mahmut tarafından kaleme alınmış manzum bir ahlak kitabıdır. Eser Muhammed Dâd Sipehsalar’a sunulmuştur. Müellif hakkında bilgi oldukça sınırlıdır. Onun 11. yüzyılın sonları 12. yüzyılın başlarında yaşadığı, Arapça ve Farsçaya hâkim olduğu, İslamî ilimleri tahsil ettiği ve gözleri görmeyen bir kimse olduğu bilgilerimiz arasındadır. Alî Şîr Nevâyî’nin Edip Ahmet’i İmam-ı Azam’ın öğrencileri arasında göstermesi, şöhretini 15. yüzyıla kadar sürdürdüğünün bir işaretidir.</p>
<p>Bu eser Kutadgu Bilig gibi şehname vezniyle yazılmıştır. Asıl eser dörtlükler halindedir ve mani nazım şekli gibi (aaxa) kafiyelenmiştir. Atabetü’l-Hakayık’ı Kutadgu Bilig’ten ayıran en önemli fark Kutadgu Bilig’in mesnevî nazım şekliyle, Atabetü’l-Hakayık’ın ise dörtlükler şeklinde yazılmış olmasıdır.<br />
Bu eseri bulan ve ilim alemine tanıtan Necip Asım (Yazıksız)dır. Necip Asım, eseri 1906’da Ayasofya kütüphanesinde bulmuştur. Eserin bilinen 3 nüshası da İstanbul’dadır.<br />
İlâhî öküş hamd ayur men sanga<br />
Sening rahmetingden umar men onga<br />
Senâmu ayugay sezâ bu tilim<br />
Unarça ayayın yarı bir manga</p>
<p><strong>Divân-ı Hikmet:</strong><br />
Hoca Ahmet Yesevî 11. yüzyılın sonlarında Batı Türkistan’da Sayran(İsficap) da doğmuştur. Küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiştir. Ablasıyla birlikte Yesi’ye göç eder ve burada Arslan Baba’dan el alır. Ahmet Yesevî, Arslan babanın ölümü üzerine Şeyh Yusuf Hemedanî’ye bağlanır ve onun ölümü üzerine de irşat makamına geçer. Bir rivayete göre 63 yaşında geldiğinde Hz. Peygamber (s.a.v.)’e bağlılığından dolayı tek kişilik bir kuyu kazdırır ve ömrünün geri kalan kısmını bu hücrede geçirir.<br />
Ahmet Yesevî’nin şiirlerine ‘hikmet’ adı verilir. Onun şiirlerinin toplandığı kitabın adı da ‘Divân-ı Hikmet’tir. Ahmet Yesevî şiirlerini Karahanlı Türkçesiyle söylemiştir. Çoğu dörtlükler halinde olan hikmetler koşma tarzında kafiyelenmiştir.<br />
Divân-ı Hikmet’te Ahmet Yesevî’ye atfedilen şiirlerin bir kısmı gerçekten ona ait değildir. Zamanla başka şairlerin şiirleri de Ahmet Yesevî’nin şiirleriyle karışmıştır.</p>
<p>Işkıng kıldı Şeyda mini<br />
Cümle âlem bildi mini<br />
Kaygum sinsin tüni güni<br />
Minge sin ok kireksin sin</p>
<p>Âlimlere kitâb kirek<br />
Sofilerge mescid kirek<br />
Mecnûnlarga Leylâ kirek<br />
Minge sin ok kireksin sin</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/atabetul-hakayik-ve-divan-i-hikmet/">Atabetü’l Hakayık ve Divân-ı Hikmet</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/atabetul-hakayik-ve-divan-i-hikmet/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşık Paşa Hayatı ve Eserleri</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/asik-pasa-hayati-ve-eserleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/asik-pasa-hayati-ve-eserleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Mar 2013 08:11:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[A]]></category>
		<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Aşık Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Aşık Paşa eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşık Paşa Hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[garip name]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29371</guid>

					<description><![CDATA[<p>ÂŞIK PAŞA Âşık Paşa, 1272 yılında Kırşehir’in Asapgir beldesinde dünyaya gelmiştir. Babası Muhlis Paşa, dedesi Baba İlyas’tır. Şeyh İlyas da denilen bu kimse Horasan’dan Anadolu’ya göç etmiş önemli bir mutasavvıf ve din adamıdır. Âşık Paşa, dedesinin öğrencilerinden Şeyh Osman’a mürit olmuş ve onun kızıyla da evlenerek bir akrabalık tesis etmiştir. Âşık Paşa, Selçuklu devlet idaresinin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/asik-pasa-hayati-ve-eserleri/">Aşık Paşa Hayatı ve Eserleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-29372" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/Aşık-paşa-237x300.jpg" alt="Aşık paşa" width="237" height="300" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/Aşık-paşa-237x300.jpg 237w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/Aşık-paşa.jpg 317w" sizes="(max-width: 237px) 100vw, 237px" /></p>
<p><strong>ÂŞIK PAŞA</strong><br />
Âşık Paşa, 1272 yılında Kırşehir’in Asapgir beldesinde dünyaya gelmiştir. Babası Muhlis Paşa, dedesi Baba İlyas’tır. Şeyh İlyas da denilen bu kimse Horasan’dan Anadolu’ya göç etmiş önemli bir mutasavvıf ve din adamıdır. Âşık Paşa, dedesinin öğrencilerinden Şeyh Osman’a mürit olmuş ve onun kızıyla da evlenerek bir akrabalık tesis etmiştir.<br />
Âşık Paşa, Selçuklu devlet idaresinin zayıfladığı, Moğol zulmünün arttığı ve birtakım çekişmelerin yaşandığı bir zamanda doğmuş ve eserini bütün bu olumsuzluklar içinde vermiştir.<br />
Âşık Paşa’nın iyi bir eğitim aldığı bilinmektedir. Arapça, Farsça, Ermenice ve İbrânice bilmektedir. Kendisinin ifadesiyle onu yetiştiren Hz. Hızır’dır. Ledunnî (Allah sırlarının ilmi) ilmini de Hızır’dan öğrenmiştir. Kaynaklarımızda Âşık Paşa’ya dair teferruatlı bilgi bulunmamaktadır. Onun hakkında sahip olduğumuz bilgiler, eserinden ve oğlu Elvan Çelebi’nin ‘Menâkıbü’l Kudsiyye’ isimli eserinden öğrendiklerimizden ibarettir. Âşık Paşa’nın Hacı Bektaşî Velî ile görüştüğü hatta ona bağlandığı rivayetler arasındadır.<br />
Âşık Paşa, beş sultanın(3 Selçuklu 2 Osmanlı) saltanatını görmüş 3 Kasım 1322 tarihinde Kırşehir’de vefat etmiştir. Kırşehir’de kendi adıyla anılan türbesinde ailesiyle birlikte gömülüdür. Türbesindeki kitabeye göre eşinin adı Hacı Sultan, oğullarının isimleri Elvan Çelebi, Selman(Süleyman), Kızılcan, Hasancan, kızının ismi ise Melek’tir. Türbesinin yerini kendi vasiyet etmiştir.</p>
<p>Âşık Paşa, önemini Türk diline gösterdiği hassasiyet ve Osmanlı Devleti’nin bir ideologu olmaktan alır. O, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda fikrî bakımdan önemli görevler yerine getirmiştir.<br />
<strong>Âşık Paşa’nın Eserleri:</strong><br />
<strong>1. Garîb-nâme:</strong><br />
Dinî- tasavvufî didaktik tarzda bir eser olan Garîb-nâme, 1330 tarihinde kaleme alınmıştır. Değişik nüshalarında farklı beyit sayıları bulunmakla beraber en kuvvetli kanaat eserin 10.500 beyit civarında olduğudur. Garîb-nâme aruzun fâilâtün/ fâilâtün/ fâilün kalıbıyla nazmedilmiştir.<br />
Garîb-nâme Türkçenin Anadolu’da verdiği ilk hacimli eserlerden olmasının yanı sıra Türk tasavvuf edebiyatının en eski ve en tesirli eserlerinden olması bakımından da mühimdir. Âşık Paşa eserini 10 bâba ve her bâb da 10 destana ayırmıştır.<br />
Garîb-nâme’nin bir diğer önemi ise Türkçeye yaptığı vurgudur. Âşık Paşa bu eserinde Türkçenin ihmal edildiğini, Türklerin bile kendi dillerini yeterince bilmediğini, Farsçaya gereğinden fazla iltifat edildiğini söyleyerek Türkçeyi müdafaa eder.</p>
<p>Kamu dilde var idi zabt u usûl<br />
Bunlara düşmüş idi cümle ukul<br />
Türk diline kimsene bakmaz idi<br />
Türklere hergiz gönül akmaz idi</p>
<p>Türk dahi bilmez idi ol dilleri<br />
İnce yolu ol ulu menzilleri<br />
Bu Garîb-nâme anın geldi dile<br />
Kim bu dil ehli dahi mani bile<br />
Âşık Paşa, Türkçeye karşı gösterdiği bu hassasiyetle kendisinden sonra yazılacak metinlere de tesir etmiş, onların Türkçe söylenmesine önayak olmuştur.<br />
Garîb-nâme bir tasavvuf ansiklopedisi kabul edilebilecek bir eserdir. Meseleleri aşmak için anlatılan hikâyelerin gerçek hayattan alınmış olması halkı bu esere yönlendirmiş, sevilip okunmasını da beraberinde getirmiştir.<br />
Eser dönemin dil özelliklerini taşıması bakımından ayrıca önem taşır. Kullanılan dil sağlam olmakla beraber mükemmel değildir. Aruz vezni birtakım pürüzlerle doludur. Lakin bu o dönem eserlerinin müşterek vasfıdır.<br />
<strong>2. Fakr-nâme:</strong><br />
Dinî- tasavvufî bir metin olan Fakr-nâme 161 beyitten oluşmaktadır. Kullanılan vezin Garîb-nâme’nin vezniyle aynıdır. Eser alegorik bir mahiyet arz eder. Fakr, bir kuş şeklinde düşünülür. Bu kuş sırasıyla arşı kürsiyi cenneti ve yeri dolaşır. Oradan bütün peygamberleri ziyaret eder ve en sonunda gânî iken fakrı tercih eden Hz. Muhammed (s.a.v) de karar kılar.<br />
<strong>3. Vasf-ı Hal:</strong><br />
Dinî- tasavvufî bir eserdir. 39 beyitten ibarettir. Garîb-nâme ve Fakr-nâme ile aynı vezinde söylenmiştir. Şair bu mesnevîsinde hâlden, hâllerin çeşitlerinden kısaca bahsetmektedir.<br />
Âşık Paşa’nın şiir mecmualarında Yunus’u ve Ahmet Yesevî’yi hatırlatan 14 kadar da gazeli tespit edilmiştir. Ancak adına kayıtlı bir divan nüshası mevcut değildir.</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/asik-pasa-hayati-ve-eserleri/">Aşık Paşa Hayatı ve Eserleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/asik-pasa-hayati-ve-eserleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
