<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>S | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/kim-kimdir/s-kim-kimdir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Mon, 28 May 2018 16:44:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Samiha Ayverdi Kimdir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/samiha-ayverdi-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/samiha-ayverdi-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 May 2018 12:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=113672</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yirminci asrın en bilinen mütefekkir, yazar ve şairlerinden olan Samiha Ayverdi, 1905 yılının 25 Kasımında İstanbul&#8217;da doğmuştur. Babası İsmail Hakkı Bey, annesi Fatma Meliha Hanım’dır. Samiha Ayverdi&#8217;nin nesli Orta Asya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya göç etmiş olan Ramazanoğulları Beyliğine kadar dayanır. İlköğrenimini Aile içerisinde tamamlayan Ayverdi ilk tarih ve kültür şuurunu anneannesi Halet Hanım’dan almıştır. Dedesi ise Ayverdi’ye [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samiha-ayverdi-kimdir/">Samiha Ayverdi Kimdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yirminci asrın en bilinen mütefekkir, yazar ve şairlerinden olan Samiha Ayverdi, 1905 yılının 25 Kasımında İstanbul&#8217;da doğmuştur. Babası İsmail Hakkı Bey, annesi Fatma Meliha Hanım’dır. Samiha Ayverdi&#8217;nin nesli Orta Asya&#8217;dan Anadolu&#8217;ya göç etmiş olan Ramazanoğulları Beyliğine kadar dayanır. İlköğrenimini Aile içerisinde tamamlayan Ayverdi ilk tarih ve kültür şuurunu anneannesi Halet Hanım’dan almıştır. Dedesi ise Ayverdi’ye yaşantı şekli ile örnek olmuştur. Ayverdi çevre ve aile itibariyle seçkin bir kesimin içerisinde yetişmiş, anne ve babasından ahlaki, fikri, imani ve şahsi olarak etkilenmiştir. İlk karakterini ailesinin bu yaşantı ve çevresinden almıştır.</p>
<p>Aile terbiyesi ile birlikte ilk tahsilini 5 yaşında gittiği mahalle mektebinde yapmıştır. Buradan sonra Süleymaniye Kız Numune Mektebi’ni 1921 yılında bitirmiştir. Daha sonra aldığı eğitim ve terbiye, resmi kurumlar haricinde olmuş; edebiyat, felsefe, tarih ve tasavvuf konularında özel öğrenim görmüş, güzel sanatlarla yakından ilgilenerek keman çalmayı öğrenmiş ve Fransızca dersleri almıştır.</p>
<p>Bütün bu eğitimden sonra Samiha Ayverdi’nin esas fikri ve ruhi olgunlaşması ve şahsiyetinin teşekkül etmesi, Fatih&#8217;teki Ümmi Kenan Dergâhının şeyhi Kenan Rıfai’ye intisap etmesiyle olmuştur.</p>
<p>Bu dergâhta eğitimini 1927 yılında tamamladı. Ömrünün kalan kısmında dergâhta aldığı terbiye etrafında vaktini okumak düşünmek ve yazmakla geçirdi. Yüksek mimar ağabeyi Ekrem Hakkı Ayverdi’nin yanında kızı ile birlikte büyük bir mütefekkir olma yolunda faaliyetlerini sürdürdü. İslami kaynakları ve Doğu edebiyatında yakından inceledi. Doğu edebiyatındaki büyük düşünürler Mevlana, Muhiddin-i Arabi, Hafız, Sadi-i Şiraz; onun etkisinde kaldığı bazı isimler olmuştur. Batı edebiyatında ve dünya düşünce akımlarını da bir yandan sürekli takip etti.</p>
<p>[ad1]</p>
<p>İlk eserini 1938&#8217;de Aşk Budur adlı romanı ile vermiştir. Bu roman büyük bir ilgiyle karşılanınca çeşitli mecmualarda yazı yazmaya başladı. İlk yazılarını Necip Fazıl&#8217;ın çıkardığı Büyük Doğu’da daha sonra Resimli İstanbul Haftası, Fatih ve İstanbul, Türk Yurdu, Havadis, Ölçü, Bir Adam, Tercüman, Kubbealtı Akademi Mecmuası ve Türk Edebiyatı gibi büyük dergilerde yayınlamaya başladı. Giderek külliyatını oluşturan eserleri yazmaya başladı.</p>
<p>Hayatında resmi bir görev almamakla birlikte İstanbul Belediyesi ve Kültür Bakanlığı&#8217;nın bazı komisyonlarında görevler yaptı. 1968-1980 yılları arasında İspanya, Macaristan, İsviçre, İtalya, Fransa gibi ülkelerde tetkikler yapmak amacıyla bulundu.</p>
<p>Kitap, dergi, gazete çalışmalarına kuruculuğunu yaptığı Kubbealtı Akademisinde devam etti. Fetih Cemiyeti , Ev Kadınları Derneği , İstanbul ve Yahya Kemal Enstitüsü gibi kuruluşlarda vazife yaptı . Gençlerin ve ev hanımlarının eğitimi ile yakından ilgilendi. Bu açıdan hem hocalık hem de yazarlık görevi yürüttü.</p>
<p>Samiha Ayverdi yaptığı çalışmalar ve eserleri dolayısıyla Milli Kültür Vakfı, Aydınlar Ocağı, Boğaziçi Yayınları, Türk edebiyatı Vakfı, Türkiye Yazarlar Birliği ve Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu tarafından çeşitli ödüllerle taltif edildi. Ömrünü Türk İslam medeniyetinin yeniden inşasına adayan Samiha Ayverdi 22 Mart 1993&#8217;te hakkın rahmetne kavuşmuştur.</p>
<h2>Samiha Ayverdi&#8217;nin Fikir ve Düşünce Yönü</h2>
<p>Samiha Ayverdi Türk edebiyatında roman türünde eserler verirken dahi, eserlerini edebi bir kaygıyla değil bir tefekkür insanı olarak vermiştir. Sanatı ile fikirleri paralel bir çizgide devam etmiştir. Onun asıl endişesi edebi eser vermek değil fikir ve düşünce eserleri ortaya çıkararak Türk İslam âlemini aydınlatmaktır.</p>
<p>Samiha Ayverdi eserlerini derin bir tasavvuf anlayışı içerisinde şekillendirmiştir. Ona göre ekonomide, siyasette, kültürde ve birçok alanda Allah ile insan arasındaki samimiyet önemlidir. Tasavvuf anlayışını benimseyen bir insanın bütün bu meseleleri halledeceğini eserlerinde sürekli dile getirmiştir.</p>
<p>Doğu ve Batı kültürünün yakından inceleyen Ayverdi; Doğu kültüründe kurtuluşun reçetesi olarak İslam anlayışına sıkı sıkıya bağlı olmanın ve tarihimizden bize devredilen mirası korumanın önemini dile getirmiştir. <strong><em>Türk Tarihinde Osmanlı Asırları </em></strong>isimli eserinde medeniyetimizin hangi basamaklar üzerinde yükseldiğini, bizi yükselten ve alçaltan bütün unsurların neler olduğunu izah etmiştir. <strong><em>Kölelikten Efendiliğe</em></strong> adlı eserinde bütün dünya Müslümanlarının tevhide çağırmakta ve İslam idarecilerini İslam medeniyetinin çatısı altında buluşmaya davet etmektedir. Ancak bu şekilde Müslümanların ihya olabileceği fikrini savunmaktadır. Samiha Ayverdi Bu fikir ve düşünceleri ile sadece kendi devrinde değil, geleceğe yönelik İslami devirlere atıfta bulunarak, gerçek kurtuluşun İslam birliğinde ve İslam tefekküründe olduğunu vurgulamış ve bu fikirleri onlarca yıl boyunca yaşamaya devam etmektedir.</p>
<h2>Samiha Ayverdi’nin Edebi Kişiliği</h2>
<p>Samiha Ayverdi eserleri ve edebi anlayışını almış olduğu tarih, felsefe, tasavvuf, din ve güzel sanatlar etrafında olgunlaştırmıştır. Edebi eserlerinin merkezinde ve fikirlerinin odağında Kenan Rıfai Hazretleri’ne bağlılığı yer almaktadır. Bu sebeple Ayverdi eserlerini tasavvuf kültürü ile oluşturulmuştur.</p>
<p>[ad2]</p>
<p>Samiha Ayverdi aynı zamanda İstanbul&#8217;da bir konakta yetişmiştir. Konak bir yazar için ve İstanbul kültürü için başlı başına bir ilham kaynağı ve kültür iklimi arz etmektedir. Konak kültüründe almış olduğu disiplin eğitim ve terbiye onun ve edebiyata bakış açısını ve edebi kişiliğini şekillendirmiştir. Bu konakta sanat, kültür ve siyasi çevrelerle içli dışlı olmuş, ailesi ve çevresi yönünden edebi kişiliğine katkılar sunmuştur.</p>
<p>Edebi kişiliğini ve sanata bakış açısını şekillendiren diğer hususlardan biri de Samiha Ayverdi&#8217;nin İkinci Abdülhamid devrinden başlayarak 2. Meşrutiyet, İttihat ve Terakki Cemiyeti, mütareke yılları ve Cumhuriyet devirlerinin hepsini bir arada görmüş olmasıdır. Samiha Ayverdi İstanbul sevgisi ile yetişmiş, İstanbul&#8217;da hem Osmanlı hayatı hem Batılılaşma hem de tasavvuf gibi geniş bir kültürün altyapısını almıştır. Bu sebeple Samiha Ayverdi sadece İslam dünyasının meselelerini öğrenmemiş, Batının ve topyekûn insanlığın meselelerine de ışık tutacak fikirleri, edebi mahareti ile birleştirerek eserlerinde okuyucuya sunmuştur.</p>
<p>Samiha Ayverdi edebi kişiliği itibariyle evvela romancıdır. O edebiyat adına romanı tercih etmekle birlikte diğer türlerde de eserler vermiştir. Ona göre ne sanat ve sanat içindir, ne de toplum içindir. Samiha Ayverdi ye göre “sanat İslama hizmet içindir .” diğer bir ifade ile sanat İslam tasavvufunun ve İslam âlemine hizmet etmelidir.</p>
<p>Samiha Ayverdi Türk ve Müslüman âleminin milli, siyasi, ekonomik ve en önemlisi de dini bir buhran ve kimlik arayışı içerisinde iken, topluma fikirleriyle önder olmaya çalışmış, Müslümanları bu yönde aydınlatmayı bir ideal edinmiştir. Cemiyetteki maddecilik ve pozitivizm anlayışının etkisindeki cereyanlara karşı İslam tasavvufunu, kanaati, İslami değerleri öne taşıyarak toplumdaki yozlaşmanın önüne geçmeye çalışmış, Bu yönüyle cemiyete rehberlik faaliyetinde bulunmuştur. Eserlerinde hem geleneğin hem de geleceğin izlerini görmek mümkündür.</p>
<p>1951 yılında yayınlamış olduğu <strong>Kenan Rıfai ve Yirminci Asırda Müslümanlık</strong> adlı eseri ile 20. yüzyıl Müslümanının nerede durması gerektiğini müşahhas örneklerle dile getirmiştir. Maddeci cereyanlara karşı Müslümanların nasıl bir tavır göstermesi gerektiğini de bu eserinde anlatmıştır.</p>
<p>Romanın yanında tarihi meselelere de değinen ve tarih üzerinde fikir ve düşünce beyan eden Samiha Ayverdi 20. yüzyıl insanının buhranını tarihte arayıp, Osmanlı asırlarında ve saadet devirlerinde bulmuştur. Bizi biz yapan, özümüzden gelen değerleri yeniden canlandırmanın bir kurtuluş reçetesi olacağını ifade etmiştir. İstanbul&#8217;un şahsında büyük bir Osmanlı tetkikine girişmiş, fethin 500. seneyi devriyesinde <strong><em>Edebi ve Manevi Dünyası İçinde Fatih</em></strong> adlı kitabı yayımlanmıştır. Bunların dışında hatıra, makale, mektup, mensur şiir gibi türlerde de eserler yazan Ayverdi, bu eserlerinde de İslam ışığını topluma yansıtmaya çalışmıştır. Tasavvufu ve İslam&#8217;ın derin insan anlayışını topluma nakşetmeye çalışan yazar, şiirin imkânlarını kullanarak mensur şiir tarzında ve sembolik bir anlatımla düşüncelerini ifade etmiştir.</p>
<p>Fikri ve düşünce ağırlıklı eserlerini genellikle makale ve deneme şeklinde oluşturmuştur. Bu tür eserlerinde İslam anlayışını, kültür, siyaset, sanatçı ve toplum yapısını incelemiştir. Hatıraları ile İstanbul’u bir sahne gibi gözümüzde canlandırmış ve İstanbul&#8217;un şahsiyetinde tarihi işlemiştir.</p>
<p>Gezi yazılarında ise kendine has yorumları ile Balkanlardaki ve Avrupa&#8217;daki ibretlik ve örnek alınabilecek durumlar eserine yansıtmıştır. Mektuplarında hususi düşüncelerine ve dünyasına ait duyguları göze çarpmaktadır. Mektuplarında bir anne şefkati ile ve anne duyguları ile içten gelen samimiyetini yansıtmıştır. Yaşamış olduğu dönemde çıkan bütün önemli ve büyük dergilerde yazar olarak bulunmuştur.</p>
<p>Samiha Ayverdi yazın hayatı boyunca Türkçeden tasfiye edilen Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçeye zarar verdiğini, İslamiyeti unutturmak için böyle bir plan yapıldığını anlatmaya çalışmıştır. Türkçeye yüzyıllar boyunca mal olmuş, Türkçenin bir parçası olmuş, Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçeden atılmasının ve yerlerine Batı kökenli kelimelerin getirilmesinin art niyetli bir hareket olduğunu vurgulamıştır. Bu sebeple Öz Türkçe, Sade Türkçe gibi akımlara şiddetle karşı çıkmıştır. Türkçe&#8217;nin bu zengin anlatımı Samiha Ayverdi’ye göre yüzyıllar boyunca çeşitli kaynaklardan beslenen Türkçe&#8217;nin bir özelliğidir. Son olarak Samiha Ayverdi Türkçeyi yani dili bir milletinin şuurlu bir şekilde kullanması gerektiğini, bunun en az din, kültür, sanat kadar önemli olduğunu belirtmiştir.</p>
<p><strong>Samiha Ayverdi’nin Eserleri </strong></p>
<p><strong>Roman </strong></p>
<p>Aşk Budur</p>
<p>Batmayan Gün</p>
<p>Ateş Ağacı</p>
<p>Yaşayan Ölü</p>
<p>İnsan ve Şeytan</p>
<p>Son Menzil</p>
<p>Yolcu Nereye Gidiyorsun</p>
<p>Mesihpaşa İmamı</p>
<p><strong>Hikâye </strong></p>
<p>Mabedde Bir Gece</p>
<p><strong>Mensur Şiir </strong></p>
<p>Yusufçuk</p>
<p>Hancı</p>
<p>Dile Gelen Taş</p>
<p><strong>Hatırat </strong></p>
<p>İbrahim Efendi Konağı</p>
<p>Bir Dünyadan Bir Dünyaya</p>
<p>Hatıralarla Başbaşa</p>
<p>Rahmet Kapısı</p>
<p>Hey Gidi Günler Hey</p>
<p>Küplüce’deki Köşk</p>
<p>Ah Tuna Vah Tuna</p>
<p>Ne İdik Ne Olduk</p>
<p>Bağbozumu</p>
<p>Ratibe</p>
<p>Ezeli Dostlar</p>
<p>İki Aşina</p>
<p><strong>Fikir Eserleri </strong></p>
<p>Boğaziçi&#8217;nde Tarih</p>
<p>Türk Tarihinde Osmanlı Asırları</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Ermeni Meselesi</p>
<p>Türk-Rus Münasebetleri ve Muharebeleri</p>
<p><strong>Biyografi </strong></p>
<p>Kenan Rıfai ve Yirminci Asrın Işığında Müslümanlık</p>
<p>Edebi ve Manevi Dünyası İçinde Fatih</p>
<p><strong>Otobiyografi </strong></p>
<p>Dost</p>
<p>Seyahat</p>
<p>Yeryüzünde Birkaç Adım</p>
<p><strong>Portre </strong></p>
<p>Abide Şahsiyetler</p>
<p><strong>Makale </strong></p>
<p>Milli Kültür Meseleleri Ve Maarif Davamız</p>
<p><strong>Mektup </strong></p>
<p>Misyonerlik Karşısında Türkiye</p>
<p>Mektuplardan Gelen Ses</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/samiha-ayverdi-kimdir/">Samiha Ayverdi Kimdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/samiha-ayverdi-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabri Ülker &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/sabri-ulker-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/sabri-ulker-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 21:20:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Sabri Ülker]]></category>
		<category><![CDATA[Sabri Ülker Kimdir Hayatı Biyografi Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/sabri-ulker-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabri Ülker (Hayatı &#8211; Biyografisi) Ülker Grubu&#8217;nun kurucusu işadamı Sabri Ülker 92 yaşında hayatını kaybetti. 1920 yılında Kırım&#8217;da doğdu. 1929 Ağustos&#8217;unda ailesiyle birlikte Türkiye&#8217;ye göç etti. Sabri Ülker Kadırga İlkokulu&#8217;nu bitirdikten sonra sırasıyla İstanbul Erkek Lisesi, Bilecik Lisesi ve Kütahya Lisesi&#8217;nde okudu. Mühendis olmayı istedi ancak koşullar buna elvermedi. İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi&#8217;ni bitirdi. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sabri-ulker-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Sabri Ülker – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #0099cc;"><strong><span style="font-size: 22pt;"> Sabri Ülker<br />
</span></strong></span> <span style="color: #c0c0c0;"><span style="font-size: 8pt; font-weight: bold;">(Hayatı &#8211; Biyografisi)</span></span></span></p>
<p>Ülker Grubu&#8217;nun kurucusu işadamı Sabri Ülker 92 yaşında hayatını kaybetti.</p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">1920 yılında Kırım&#8217;da doğdu. 1929 Ağustos&#8217;unda ailesiyle birlikte Türkiye&#8217;ye göç etti. Sabri Ülker Kadırga İlkokulu&#8217;nu bitirdikten sonra sırasıyla İstanbul Erkek Lisesi, Bilecik Lisesi ve Kütahya Lisesi&#8217;nde okudu. Mühendis olmayı istedi ancak koşullar buna elvermedi. İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi&#8217;ni bitirdi. Yaz tatillerinde Besler Bisküvi Fabrikası&#8217;nda çalıştı. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">Bu hayatının en belirleyici olayı oldu. Okul bitince, işçilikten tanıdığı bir usta ile bisküvi yapmaya başladı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında bisküvi, çörek, börek gibi unlu maddelerin yasaklanan üretimi o yıllarda serbest bırakılıyordu. Eski bir fabrikayı satın aldı. Tamamen borç para ile işe başladı. Gece gündüz çalışarak gerçek bir hurdayı çalışır hale getirdi. Daha sonra bisküvilerini yurdun dört bir yanına dağıtma projesini gerçekleştirdi. Sabri Ülker böylece bisküvi lezzetini Türk insanı ile tanıştırmış oldu. Ülker grubunun temelini atan Sabri Ülker 80 yaşında ve 60 yıldır çalışıyor.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<table style="border-collapse: collapse;" border="0" width="250" cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">HAKKINDA YAZILANLAR</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">Çocukların Bisküvici Dedesi<br />
Ülker&#8217;in kurucusu ve bugünlere gelmesinde en büyük paya sahip olan Sabri Ülker, 1920 yılında Kırım&#8217;da doğdu. Aile, Balkan Harbi öncesi Çorlu&#8217;nun Karamehmet Köyü&#8217;nde yaşıyordu. Ancak Balkan Harbi&#8217;nin zor koşullarında, çocukları kucaklarında büyük göçmen seli ile İstanbul&#8217;a geldiler. Bir yıl İstanbul&#8217;da kaldıktan sonra baba memleketi olan Kırım&#8217;a döndüler. 1890&#8217;larda 16 yaşında İstanbul&#8217;a tahsile gelen Sabri Ülker&#8217;in babası, Fatih Medreseleri&#8217;nde öğretmen ve imam hatip olarak eğitim görmüş, komşu köyü Büyükyoncalı öğretmeninin kızı ile evlenmişti. Bu evlilikten 1920 yılı sonbaharında da Sabri Ülker doğdu. Ülker, 1929 yılı Ağustos&#8217;unda Türkiye&#8217;ye geldiğinde 9 yaşındaydı ve ilkokulun ikinci sınıfına gidiyordu. O yıllar zor yıllardı. Dünya büyük bir siyasi değişimden geçiyordu. Mahrumiyet ve sıkıntı yıllarında Ülker ailesinin hemen hepsi çalıştı. Sabri Ülker derslerden sonra satıcılık yapıyor, yaz tatillerinde Besler Bisküvi Fabrikası&#8217;nda çalışıyordu. İlkokulu Kadırga 3. İlkokulu&#8217;nda bitirdi. İstanbul Erkek Lisesi&#8217;ne kaydoldu. Orta ikinci sınıfta iken parasız yatılı sınavını kazanarak Bilecik Lisesi&#8217;ne gitti. Ortaokulu Bilecik&#8217;te, liseyi Kütahya&#8217;da okudu. Mühendis olmayı istedi, ancak koşullar buna elvermedi.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">Bu idealinden vazgeçmesini şöyle anlatıyor Sabri Ülker : &#8220;Mühendis olmaktan başka bir şey düşünmüyordum. Liseyi bitirdiğim yıl ağabeyim yedek askerliğe alındı, onun işlerine bakmak için bir yıl kaybettim. Ağabeyim ikinci yıl kayıtlar kapandıktan sonra döndü ancak. Bir yıl kaybetmemek için Sultanahmet İktisadi ve Ticari İlimler Mekteb-i Âli&#8217;sine kaydoldum.&#8221; 1943-1944 yıllarında mezun olduktan sonra, iş bulma konusunda hiçbir yakını hatta danışacak kimsesi bile olmayan Sabri Ülker için ekonomik hayat neredeyse okulla eşdeğer gibiydi. Çivi çakılmayan, taş üstüne taş konulmayan bir dönemdi ve rakamlar inanılmaz derecede küçüktü. Yaz tatillerinde Besler Bisküvi Fabrikası&#8217;nda çalışması hayatının en belirleyici olayı olmuştu. Ülker grubunun temelini atan, çocukların ona taktığı isimle &#8220;Bisküvici Dede&#8221; Sabri Ülker, bugün 80 yaşında ve 60 yıldır çalışıyor. Gençliğinde 16-17 saat çalışan Sabri Ülker, iki yıldan beri çalışmasını 8 saate indirmiş bulunuyor. Sabri Ülker hayatta en kuvvetli sermayenin çalışmak olduğuna inanıyor. En önemli özelliklerinden biri &#8216;iş takibi&#8217; olan Sabri Ülker, kalite ve araştırmayı en mütevazı koşullarda bile hep ön planda tuttu. Bu ilke onun dünyaya açılmasını sağladı. Ülker bugün 78 ülkeye 150 milyon dolar ihracatı ve 1 milyar doları aşan cirosuyla Türkiye&#8217;nin bisküvi ve çikolata pazarında bir numara olmayı sürdürüyor.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">GÜNDEM GÜNDEM GÜNDEM</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">Faisal, Family Finans oldu<br />
Milliyet 12 Mayıs 2001</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">Sabri Ülker ve bir ABD&#8217;li grubun aldığı Faisal Finans&#8217;ın adı değiştirildi</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">Faizsiz bankacılık alanında faaliyet gösteren Faisal Finans Kurumu&#8217;nun hem sahibi hem de adı değişti. Dün yapılan Olağanüstü Genel Kurulu&#8217;nda şirketin yeni sahiplerinin Ülker Grubu&#8217;nun sahibi Sabri Ülker ile adı belirtilmeyen bir ABD&#8217;li bir firma olduğu açıklandı. Kombassan Grubu&#8217;ndan satın alınan şirketin adı da &#8220;Family (aile) Finans&#8221; olarak değiştirildi.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">Yurtiçinde biri merkez, toplam 12 şubesi bulunan şirketin sermayesi de 2 trilyondan 20 trilyon liraya çıkarılacak. Faisal Finans Kurumu&#8217;ndan yapılan açıklamaya göre, şirketin dünkü genel kurulunda yeni ortaklık yapısı belli olurken, Sabri Ülker&#8217;in de tamamen kendi tasarruflarıyla ortak olduğu belirtildi. Ülker, genel kurulda yaptığı konuşmada, yapılacak sermaye artırımına önemli miktarda katılacağını ifade ederek, &#8220;Mudilerinin anlayış, güven ve desteklerini bir süre daha sabırla sürdürmeleri halinde, kurum sektörde önemli bir yere gelecek&#8221; dedi.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;">Yurtdışında 33 ülkede, 72 uluslararası banka ile muhabirlik anlaşması olan şirketin diğer ortağı ABD&#8217;li firmanın yetkilileri de alım izni için BDDK&#8217;ya başvuru hazırlıklarını bitirdiklerini kaydetti.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: x-small;"><br />
</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: bold;"><span style="color: #808080;">|</span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografi</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografiler</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Yaşam Öyküleri</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Kim Kimdir?</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografi</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sabri-ulker-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Sabri Ülker – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/sabri-ulker-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sabiha Gökçen &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/sabiha-gokcen-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/sabiha-gokcen-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 21:14:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Sabiha Gökçen]]></category>
		<category><![CDATA[Sabiha Gökçen Kimdir Hayatı Biyografi Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/sabiha-gokcen-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabiha Gökçen (Hayatı &#8211; Biyografisi) Atatürk&#8217;ün manevi kızı ve Türkiye&#8217;nin ilk kadın havacısı Sabiha Gökçen, 1913 yılında Bursa&#8217;da doğdu.Atatürk&#8217;ün 1925 yılında manevi evlat edindiği Gökçen, Çankaya İlkokulu ve İstanbul Üsküdar Kız Koleji&#8217;nde öğrenim gördü.1935 yılında Türk Hava Kurumu&#8217;nun Türk Kuşu Sivil Havacılık Okulu&#8217;na giren Gökçen, Ankara&#8217;da A.B. Yüksek Planörcülük brövelerini aldı. Gökçen, 7 erkek öğrenciyle [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sabiha-gokcen-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Sabiha Gökçen – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 22pt; color: #0099cc; font-family: 'Maiandra GD';">Sabiha Gökçen</span></strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #0099cc;"><strong><span style="font-size: 22pt;"><br />
</span></strong></span> <span style="color: #c0c0c0;"><span style="font-size: 8pt; font-weight: bold;">(Hayatı &#8211; Biyografisi)</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"> Atatürk&#8217;ün manevi kızı ve Türkiye&#8217;nin ilk kadın havacısı Sabiha Gökçen, 1913 yılında Bursa&#8217;da doğdu.Atatürk&#8217;ün 1925 yılında manevi evlat edindiği Gökçen, Çankaya İlkokulu ve İstanbul Üsküdar Kız Koleji&#8217;nde öğrenim gördü.1935 yılında Türk Hava Kurumu&#8217;nun Türk Kuşu Sivil Havacılık Okulu&#8217;na giren Gökçen, Ankara&#8217;da A.B. Yüksek Planörcülük brövelerini aldı. </span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"> Gökçen, 7 erkek öğrenciyle birlikte Rusya&#8217;ya gönderilerek yüksek planörcülük eğitimini tamamladı.1936 yılında Askeri Hava Okulu&#8217;na giren Gökçen, burada gördüğü özel eğitimden sonra askeri pilot oldu. Eskişehir&#8217;de 1. Tayyare alayında bir süre staj yapan Gökçen, avcı ve bombardıman uçaklarıyla uçtu. Gökçen 1937 yılındaki Trakya ve Ege manevralarında görev aldı, aynı yıl Dersim harekatına katıldı.1938 yılında Balkan devletlerinin davetlisi olarak uçağı ile bir Balkan turu yapan Gökçen, daha sonra Türk Hava Kurumu Türk kuşuna başöğretmen tayin edildi. Sabiha Gökçen, 1955 yılına kadar bu görevini sürdürdü. 22 Mart 2001 tarihinde Ankara Gata&#8217;da öldü.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<table style="border-collapse: collapse;" border="0" width="250" cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>HAKKINDA YAZILANLAR</strong></span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Sabiha Gökçen Öldü<br />
Hürriyet 22 Mart 2001</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Atatürk&#8217;ün manevi kızı Türkiye&#8217;nin ilk kadın havacısı Sabiha Gökçen, tedavi gördüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi&#8217;nde (GATA) vefat etti. Yaklaşık bir aydır rahatsızlıkları nedeniyle tedavi gören Sabiha Gökçen en son mide kanaması geçirmiş ve beyinde pıhtı oluşmuştu.<br />
Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığı&#8217;ndan yapılan açıklamada, 3 Mart 2001 tarihinden bu yana Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Hastanesi&#8217;nde tedavi görmekte olan Gökçen&#8217;in, bugün saat 08.15&#8217;te kalp ve solunum durması sonucu vefat ettiği belirtildi.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Sabiha Gökçen, yarın Ankara&#8217;da toprağa verilecek. Gökçen&#8217;in cenazesi yarın saat 12.30&#8217;da GATA&#8217;dan alınarak Türk HavaKurumu (THK) önüne getirilerek katafalka konulacak. Burada düzenlenecek törende saygı duruşunda bulunulmasının ardından Sabiha Gökçen&#8217;in biyografisi okunacak. Daha sonra Kocatepe Camii&#8217;ne götürülecek Gökçen&#8217;in cenazesi burada kılınacak namazın ardından Cebeci Şehitliği&#8217;nde toprağa verilecek.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>HAVAALANINDA ÜZÜNTÜ</strong></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Gökçen&#8217;in adı İstanbul Kurtköy&#8217;de yapılan havaalanına verilmişti. Gökçen&#8217;in vefatının öğrenilmesinden sonra, Pendik Kurtköy&#8217;deki Sabiha Gökçen Uluslararası Havaalanı&#8217;nın işletmeciliği yapan Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş&#8217;ye (HEAŞ) ait bayraklar yarıya indirildi. HEAŞ yetkilileri, Gökçen&#8217;in inşaat sürecinde havaalanını ziyarete geldiğini ve Mayıs ayında yapılacak resmi açılış törenini heyecanla beklediğini söylediğini anlattılar.</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>SEZER: ÇAĞDAŞ TÜRK KADINININ SİMGESİ</strong></span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, bu sabah vefat eden Sabiha Gökçen&#8217;in, Atatürk&#8217;ün manevi kızı olma onuruna erişmesinin yanı sıra Türk kadınının çağdaş kimlik kazanmasında etkin rol oynadığını belirtti. Sezer, Atatürk&#8217;ün manevi kızı ve Türkiye&#8217;nin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen&#8217;in vefatı nedeniyle bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Sezer&#8217;in mesajı şöyle: &#8221;Cumhuriyetimizin Kurucusu, Ulu Önderimiz Büyük Atatürk&#8217;ün manevikızı ve Türkiye&#8217;nin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen&#8217;in vefatından büyük üzüntü duydum. Sabiha Gökçen, Atatürk&#8217;ün manevi kızı olma onuruna erişmesinin yanı sıra Türk kadınının çağdaş kimlik kazanmasında etkin rol oynamıştır. Sabiha Gökçen örnek yaşamı, büyük ülküleri ve başarıları ile daima anımsanacak, çağdaş Türk kadınının simgesi olarak gönüllerimizde sonsuza kadar yaşayacaktır. Kendisine Tanrı&#8217;dan rahmet, ulusumuza başsağlığı diliyorum.&#8221;</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">MHP Genel Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Türk kadınının neleri başarabileceğinin Atatürk&#8217;ün manevi kızı, Türkiye&#8217;nin ilk kadın havacısı Sabiha Gökçen&#8217;in kişiliğinde görüldüğünü belirtti. Bahçeli, Gökçen&#8217;in vefatı dolayısıyla yayınladığı mesajda şunları kaydetti: &#8221;Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk&#8217;ün manevi kızı ve ülkemizin ilk kadın havacısı olan Sabiha Gökçen&#8217;in vefatından dolayı büyük üzüntü duydum, kendisine Cenab-ı Allah&#8217;tan rahmet diliyorum.&#8221;</span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><strong>ESERLERİ</strong></span></p>
<p align="justify">
<p align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;">1.Atatürk&#8217;le Bir Ömür<br />
Sabiha Gökçen<br />
Altın Kitaplar / Toplum ve İnsan Dizisi<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD'; font-size: small;"><br />
</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: bold;"><span style="color: #808080;">|</span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografi</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografiler</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Yaşam Öyküleri</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/"> <span style="color: #ffffff;">Kim Kimdir?</span></a><span style="color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/"> <span style="color: #ffffff;">Biyografi</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sabiha-gokcen-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Sabiha Gökçen – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/sabiha-gokcen-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>34</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sümmani &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/summani-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/summani-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 20:50:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sümmani]]></category>
		<category><![CDATA[Sümmani Biyografi Yaşamı Hayatı Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/summani-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sümmani (Hayatı &#8211; Biyografisi) Sümmani&#8217;nin gerçek adı Hüseyin olup, babası Kasımoğulları&#8217;ndan Hasan&#8217;dır 1861 yılında Erzurum ili, Narman ilçesi, Samikale Köyünde doğmuştur. Kendileri bu köye Kafkaslar&#8217; dan gelmişlerdir, Babası köyde çobanlıkla geçimini sağlamakta idi Hüseyin 10-11 yaşlarına geldiğinde, babasıyla birlikte çobanlık yapmaya başladı Hüseyin &#8216; in genellikle danalarını otlattığı yer Ablaktaş&#8217; tır: Bir gün Şekerli Düzü [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/summani-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Sümmani – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Sümmani</font></strong><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"><br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sümmani&#8217;nin gerçek adı  Hüseyin olup, babası Kasımoğulları&#8217;ndan Hasan&#8217;dır 1861 yılında Erzurum ili,  Narman ilçesi, Samikale Köyünde doğmuştur. Kendileri bu köye Kafkaslar&#8217; dan  gelmişlerdir, Babası köyde çobanlıkla geçimini sağlamakta idi Hüseyin 10-11  yaşlarına geldiğinde, babasıyla birlikte çobanlık yapmaya başladı Hüseyin &#8216; in  genellikle danalarını otlattığı yer Ablaktaş&#8217; tır: Bir gün Şekerli Düzü &#8216; ne  hayvanlarını otlatmaya tek başına gider. Hüseyin, kendisine doğru bir atlının  geldiğini görür. Atlı, Hüseyin&#8217;e selam verir ve adını öğrenmek ister. Çok aç  olduğunu söyleyip ondan ekmek ister. Köylerinde nerede misafir olabileceğini  sorar. Hüseyin üç arpa ekmeğinin yarısını atlıya verir. O&#8217; nun bu cömertliği  hoşuna gider ve der ki</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Oğul, sana bir dua öğreteyim. Bu duayı kırk gün okuyacaksın. Yalnız yüz tane  taş say, cebine koy. Her okuyuşta bir taş atarsın. Duayı kırk gün okur ve son  gün Ablaktaş&#8217;a gider. Babası ise Cuma namazını kılmak için köyde kalır.  Ablaktaş&#8217;taki çeşmenin yanında hayvanlarını otlatmaya bırakır. O da namaz  kılmaya niyetlenir. Daha önce babasıyla burada namaz kılarlarmış Namaz vaktini  anlamak için de kendilerine bir taş tespit etmişler. Güneş taşa isabet ettiği  zaman öğle vakti olduğunu anlarlarmış, O gün de babasıyla yaptığı gibi kendisine  taşı nişan eder ve Güneşe bakarken uykuya dalar.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Uykusunda, çeşmenin başında kırk yeşil güvercin görür Güvercinler birden  kaybolur ve karşısında üç derviş belirir. Dervişler Hüseyin&#8217;e abdest aldırırlar  ve birlikte namaza dururlar, Hatta bir dörtlüğünde der ki:</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Vardım saf saf olup durmuş divana<br />
Ben de el bağlayıp geçtim bir yana<br />
Meylimi bağladım gari sübhana<br />
O güzel Allah&#8217;ı gözler gözlerim</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Daha sonra Hüseyin&#8217;i ortalarına alıyorlar. Hüseyin bakıyor ki. dervişlerden  birinin elinde bir tabla, üç dolu bardak var. Derviş, bunları Hüseyin &#8216; in önüne  getiriyor ve</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Hüseyin, bu şerbetlerden bir tanesini iç bakalım.<br />
diyor. Hüseyin bardakların içindekileri şerbete benzetemiyor. Kendisini  kandırdıklarını. Ona içki içireceklerini sanıyor. Ne kadar zorluyorlarsa da  içmiyor Bunun üzerine birisi Hüseyin&#8217;in ellerini tutuyor. birisi de parmağını  bardağa batırıp Hüseyin&#8217;in ağzına sürüyor. Tam bu esnada Hüseyin uykudan  uyanıyor. Bakıyor ki. ne derviş var ne de şerbet. Fakat ağzında İnanılmaz bir  lezzet hissediyor- Öylece bir daha uykuya dalıyor. Uykuda yine karşısına  dervişler çıkıyor Tam eline bardağı alıp içmeye hazırlanıyor ki. dervişler şôyle  diyor:</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Oğul. buna aşk badesi derler. Sevdiğin kız aşkınadır. Kızın adı Gülperi&#8217;dir.  Bedahşan kentinde Şah Abbas&#8217;ın kızıdır. Sen Onun. O da senindir. Birbirinize  aşık maşuk &#8216; sunuz. Dervişlerden biri Gülperi&#8217;nin cemalini gösterir. Üç bardak  Hüseyin&#8217;e. üç bardak ta Gülperi &#8216;ye verirler. Yeşil mürekkeple yazılı bir kitap  okuturlar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Üç harf okuttular yeşil yapraktan<br />
Okudum harfini noktasın tek tek&#8230;..</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hüseyin uykudan uyanır ki, ne Gülperi Han var ne de dervişler. Danaları da  göremeyince köyün yolunu tutar. Köye varmaya yakın bir atlıyla karşılaşır,<br />
-Hüseyin, korkma oğlum, sen ereceğine erdin. Bundan sonra senin mahlasın Sümman,  dünyada kavuşmak senin için haram.<br />
der. Sümmani, anlam olarak &#8220;Sonuncu, sona ait&#8221; demektir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hüseyin köye varınca annesini,. babasını uyandırır. Babası da ertesi sabah.  köylülere, çobanlığı bıraktıklarını söyler. Aradan otuz kırk gün geçer, günler  geçtikçe aşkı da ziyadeleşir. Herkes. Onun hastalandığını. cin&#8217;e; peri&#8217;ye  karıştığını sanır. O zamanlar sıra geceleri düzenlenirmiş. Bir akşam babasına  yalvarır. gece!:e katılmak İstediğini söyler. Babası da dayanamayıp götürür.  Sıra Sümmani&#8217;ye gelince. bazı kimseler, O&#8217;nun çocuk olduğunu söyleyerek atlamak  İsterler. Köylülerin teklifini kabul etmeyerek, türkü söylemek istediğini  belirtir ve söze başlar:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Uyandım gafletten oldum perişan<br />
Bir nur doğdu alemler oldu ürüşan<br />
Selam verdi geldi üç-beş dervişan<br />
Lisanları bir hoş sedasın tek tek</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Lisanları bir hoş eyler avazı<br />
Onlarda mevcuttur ilm-ü el fazı<br />
Dediler: Vaktidir kılak namazı<br />
Aldılar abdestin edasın tek tek</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aldılar abdesti uyandım habran<br />
Aslımız yapılmış hak ü turabtan<br />
Üç harf okuttular yeşil yapraktan<br />
Okudum harfini noktasın tek tek</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Okudum harfini zihnim bu!andı<br />
Yalelerim göz göz oldu sulandı<br />
Baktım çar etrafa kadeh dolandı<br />
Nuş ettim kırkların mahlesin tek tek</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nuş ettim badesin gördüm rengini<br />
Tam on sekiz saat sürdüm cengini<br />
Yar yüzünde saydım üç beş bengini<br />
Halhalın altında hırdasın tek tek</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dediler: Sümmani gel etme meram<br />
Adamı çürütür dert ile verem<br />
Sen içün dünyada kavuşmak haram<br />
Hüdam böyle salmış kalemin tek tek</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Koşma bitince köylüler şaşırır. Onun badeli Aşık olduğu anlaşılır. Fakat henüz  saz çalmasını bilmemektedir. Babası ile bir gün Erzurum &#8216; a giderler. Burada  aşık kahvelerine devam eder. Sazın perdelerini ve tezene tutmasını öğrenir. Her  akşam köylüyü toplayıp saz çalar. Günler ayları, aylar yılları kovalar Sümmani  köyde duramaz ve sevdiğini aramaya karar verir. Önce KatKaslar&#8217;a. oradan İran&#8217;a  gider. İran- Turan illerini dolaşır. Bedahşah&#8217;ı tanıyan, Gülperi&#8217;nin adını duyan  bir Allah kuluna rastlayamaz Hint, Afgan topraklarına gider. Onun bir gurbeti  yaklaşık beş yıl sürmüştür. Günlerden bir gün rüyasında pirini görür. Piri O&#8217;na  Kırım&#8217;a bir geziye çıkmasını söyler. Sümmani yanına sofusunu alıp Kırım  yolculuğuna çıkar Kışı Kırımda geçirir. Yaz gelince tekrar köyüne döner. Artık  şair, hareket kabiliyetini yavaş yavaş kaybederek duraklama dönemine  girmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Devrin büyük şairlerinden Erbabi&#8217;yi mat eder. Başarıları Erzurum Valisinin  kulağına kadar gider. Bir süre sonra. Sümmani Pasof&#8217; a gider. Aşığı oradan  Suskap köyüne Zülali&#8217;nin yanına götürürler. O sırada ünü Kars&#8217;ı, Ardahan&#8217;ı,  Erzurum&#8217;u kaplamış olan Aşık Şenlik&#8217;te oradadır. Üçünden bir atışma İsterler.  İlk sözü Sümmani söyler:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Adem Sefiyullah makam-ı peder<br />
Cennet&#8217; te ihvan bir kere düştü<br />
&#8220;Sürün&#8221; dedi, mollam takdir-i kader<br />
Cennetten dünyaya bir kere düştü</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şenlik:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hışm-ı nar içinde gülüstan gözü<br />
İbrahim Safa&#8217;ya bir kere düştü<br />
İsmail&#8217; e gelen koç kurban kuzu<br />
Cennet&#8217;ten Mina &#8216;ya bir kere düştü</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Zülali:<br />
Türaptan bir avuç hak aldı kaddes<br />
Bu zemin Ierzeye bir kere düştü<br />
Beytullah yerine Beytü&#8217;l Mukaddes<br />
Kuruldu Kabe&#8217;ye bir yere düştü</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sümmani&#8217;nin esas amacı, Şenlik ile meydan edilmekti. Günün birinde yine Samikale  köyünden, Sefili isminde birisi, Aşık Şenlik&#8217;in yaşadığı. Kars&#8217;ın Çıldır  ilçesinin Suhara Köyü&#8217;ne gider. Kendisini Aşık Sümmani olarak tanıtır. Fakat mat  olup, sazını bırakarak köyüne geri döner. Bu olaydan hemen sonra Aşık Şenlik,  Ardahan&#8217;a gider. Aşık Sümmani ile Ahmet Onbaşı da Şenlik&#8217;İn köyüne gelirler  Orada. yöre İçinde önemli bir konuma sahip olan, Haşimoğulları &#8216;ndan Celal Bey  ve Şerif Bey&#8217;le karşılaşırlar. Her ikisi de, bir süre önce köye gelip kendisini  Sümmani olarak tanıtan aşıktan, Onun Şenlik&#8217;le yaptığı karşılaşmadan  bahsederler. 0 zaman, Sümmani, kendi şanını kurtarmak için Aşık Şenlik&#8217;le  karşılaşmak istediğini söyler. Şenlik, Ardahan &#8216; dan köye çağrılır. Neticede bir  araya gelirler. Hem tatlı tatlı sohbetler ederler hem de atışırlar. Sonunda  yenişemeyip, kardeş olduklarım ilan ederler. Birkaç gün sonra köyüne geri döner.  Fakat zaman Gülperi&#8217;yi unutturamamıştır. Köylüleri ona rastlayıp konuşturdukları  zaman, 0, şu şiirini söyler:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ervah-ı ezelden Ievh ü kalemden<br />
Bu benim bahtımı kara yazdılar<br />
Gönül perişandır alev-i alemde<br />
Bir günümü yüz bin zara yazdılar</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gönül gülşeninde har oldu deyu<br />
Hasretlik ismimde var oldu deyu<br />
Sevdiğim, sevdiğin pır oldu deyu<br />
Erbab-ı garezler yare yazdılar</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Dünyayı sevenler veli değildir<br />
Canı terk edenler deli değildir<br />
İnsanoğlu gamdan hali değildir<br />
Her birini bir efkara yazdılar</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Nedir bu sevdanın nihayetinde<br />
yadlar gezer yarin vilayetinde<br />
Herkes diyarında muhabbetinde<br />
Bilmem bizi ne civara yazdılar</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Döner mi kavlinden sıdk-ı adıklar<br />
Dost ile dost olur bağrı yanıklar<br />
Aşk kaydine geçti bunlar aşıklar<br />
Sümmani&#8217;yi &#8221;Derkenara&#8221; yazdılar</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Aşık artık gerileme dönemine girmiştir. Bir gece rüyasında Gülperi. işaret  almadan gurbete çıkmaması yolunda tembih eder. Bu duruma çok üzülür. Zaman zaman  Erzurum&#8217;a gidip gelmektedir. Erzurum. da bulunduğu günler kahvede otururken  arkadaş ve dostları sözü eski günlerden açıp. Sümmani&#8217;ye Gülperi ile olan aşkını  anlattırmak isterler. Artık ihtiyardır. Sazını eline alıp şu şiirini söyler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Tarih seksen dokuz on bir yaşımda<br />
Cem başımda iş birer birer<br />
On sekiz yıl sürdü yarin peşinde<br />
Akıttım gözümden yaş birer birer</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Görmedim dünyada bir şadlık demi<br />
Geçti civan ömrüm, gülmem encamı<br />
Her boyun sistemi, feleğin kahrı<br />
Vurdu her taraftan taş birer birer</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sümmani&#8217;yim hani benim otağım?<br />
Gün be gün, bulandı dalım, budağım<br />
Devroldu devranım, çevrildi çağım<br />
Döküldü dihenden diş birer birer</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bir gün gençliğini hatırlayıp aşk badesini içtiği Ablaktaş&#8217;a gider. Çobanlığı  bıraktığından beri buraya hiç gitmemiştir. Orada oturur, uzun uzun düşünür,  çalar, söyler. Artık, sadece kahvelerde çalıp söylemektedir. Bu sıralarda,  Gülperi de Sümmani&#8217;den haber alamadığına üzülmektedir. Bir gün Bedahşah &#8216;tan  tellal çağırttırır. Sümmani&#8217;yi aratmak için iki kardeş görevlendirir Sümmani&#8217;yi  bunlara iyice tarif eder. Aradan günler, ay!ar geçer İki kardeş Kafkas  taraflarına gelirler. Birden gözlerine bir adam ilişir. Adamlara Sümmani adında  birisi aradıklarını söylerler. Adamlar:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Biz Onun akrabalarındanız. Sümmani yakında öldü. Gülperi adında bir kızı  sevmişti. Bu kızın aşkı için pir elinden bade verilmişti. İşte o vakitten beri.  Sümmani Gülperi&#8217;nin aşığı olmuştur. Daha ölmeden bir kaç gün evvel rüyasını  görmüştü. Günlerce ağladı, son dakikasına kadar Gülperi&#8217;nin acılarını çekti.  Sonunda Ona hasret gitti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İki kardeş, Sümmani&#8217;nin ölümüne çok üzülürler. Köye dönerler ve doğruyu  Gülperi&#8217;ye söylemeye karar verirler. Şah&#8217;ın sarayına yaklaşırlar, bakarlar ki  bir cenaze kalkmaktadır. Bu Gülperi&#8217;nin cenazesidir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sümmani, Samikale Köyü&#8217;nde, 5 Şubat 1915 tarihinde vefat etmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Der Sümmani tamam oldu muhabbet<br />
Biz varalım, siz olasız selamet<br />
Kalktı bu karyeden çekildi kısmet<br />
Göründü gözüme yol yavaş yavaş</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">XXXXXXX</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">El ele vermiş de gelen güzeller<br />
Bir Tanrı selamı vermez misiniz?<br />
Mevlam sizi süs için mi yaratmış<br />
Biz gel demeyince gelmez misiniz?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Karadır kaşınız yaydan nic�olur,<br />
Bugün dünya yarın ahret nic�olur<br />
Bir gönül yapması yüzbin hac olur<br />
Siz gönül yapmasın bilmez misiniz?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sümmani�yem ey dilyare niderim<br />
Başım alıp diyar diyar giderim<br />
Yarın mahşer günü dava ederim<br />
Siz mahşer yerine gelmez misiniz?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">HAKKINDA YAZILANLAR<br />
Sümmani nin Hayatı ve Eserleri-Emsal Günaydın</font><br />
<font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/summani-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Sümmani – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/summani-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süyün Bike &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/suyun-bike-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/suyun-bike-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 20:47:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Süyün Bike]]></category>
		<category><![CDATA[Süyün Bike Kimdir Yaşamı Hayatı Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/suyun-bike-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Süyün Bike (Hayatı &#8211; Biyografisi) &#8216;Nıgıtkılar üstüne çıgıp Uruslarını kördü Süyün Bike özü dahi suguş içine kirdi Tatar topcularıga özü de kumanda birdi.&#8217; (Surlara çıkarak Rusları gördü Süyün Bike kendisi bile savaşa girdi. Tatar topçularına kendisi de kumanda etti.) Bundan 450 yıl kadar önce bir Şubat günüydü. 60.000 kişilik bir Rus ordusu Kazan kalesine karşı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/suyun-bike-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Süyün Bike – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Süyün Bike<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> &#8216;Nıgıtkılar üstüne çıgıp Uruslarını kördü Süyün Bike  özü dahi suguş içine kirdi Tatar topcularıga özü de kumanda birdi.&#8217;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">(Surlara çıkarak Rusları gördü Süyün Bike kendisi bile savaşa girdi. Tatar  topçularına kendisi de kumanda etti.)</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bundan 450 yıl kadar önce bir Şubat günüydü. 60.000 kişilik bir Rus ordusu Kazan  kalesine karşı hücuma geçmişti. Tarih, 1550 yılı Şubatının 13&#8217;ü idi. Kazanlılar  şehirlerini kahramanca müdafaa ettiler. Surların altı kapısı vardı. Han, Atalık,  Tümen, Kabak, Muralı ve Kırım kapıları diye anılan bu kapılarda kanlı savaşlar  oluyordu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">  </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kapıların her biri Mamay Bek, Nurali Mirza, Kuzıcak Oğlan (Oğlan Han neslinden  gelen prens han anlamında) Çora Batır, Ak Muhammed Oğlan, Kul Muhammed Seyyid,  Barbolsın Atalık Biybars Bek gibi kumandanlar tarafından korunuyordu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Süyün Bike de savaş yerinde diğer kahramanlardan geri kalmadan savaşıyordu.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Rusların da tarihlerinde uzun uzadıya bahsettiği, hakkında yazılan piyeslerin  Moskova&#8217;da yıllarca afişte kaldığı Süyün Bike, Nogay Mirzalarından Yusuf  Mirza&#8217;nın kızıydı. Nogaylar, Kazanlılar ve Ruslar arasında hem bilgisi hem  güzelliği ile tanınmıştı.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">1532 yılı yazında Kazanlılar, Safa Giray Han&#8217;ı Kazan Hanlığı&#8217;ndan ayırıp yerine  Can Ali Han&#8217;ı getirdiler. Can Ali, Kazan Hanı gibi görünüyordu. Fakat aslında  hanlık işlerinin çoğunu Vasili&#8217;nin buyruğuna göre yütürüyordu.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1533 yılında Can Ali Han, Süyün Bike ile evlendi. Bu olay iki yurt arasında  yakınlık meydana getirecekti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Can Ali Han, Rus Knezi&#8217;nin buyruğundan çıkmadığı için Kazanlılar ondan memnun  değildi. 1535 yılında isyan ettiler. İsyan, Can Ali Hanın ölümü ile sonuçlandı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kazanlılar tekrar Safa Giray&#8217;ı han yaptılar. Can Ali&#8217;nin dul eşi Süyün Bike, hem  nüfuzlu hem de çok güzel bir hanımdı. İkisinin evliliği ülkeye politik yönden  faydalı olacaktı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Safa Giray Han zamanında Kazan&#8217;ı işgal etmeye niyetlenen Rus orduları 3-4 defa  büyük yenilgiye uğratıldılar. Kendisinin Ulu Yurd Hanı olduğunu bilen Safa  Giray, Rus Knezlerinin buyruğunca yürümeyip diğer hanlarla birlikte hareket  ediyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Süyün Bike ile Safa Giray 1547&#8217;de dünyaya gelen oğullarına Ödemiş Giray adını  koydular.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1549 yılında Safa Giray Han öldü. O sırada iki yaşında olan küçük oğlu Ödemiş  Giray, Han ilan edildi. Safa Giray&#8217;ın birinci hanımından Bölek Giray isimli bir  oğlu daha vardı. Ama Kırım vilâyetinde olduğundan küçük oğlu han seçilmişti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ödemiş Giray Han küçük, vasisi de bir kadın olduğundan Moskova Knezi İvan&#8217;ın  Kazan&#8217;ı alma zamanı geldi diye hazırlanmaya başlayacağını bilen Kazanlılar, iş  başında muktedir bir er bulunmasını lüzumlu gördüler. Safa Giray&#8217;ın büyük  oğlunun hanlık işlerine bakmasını temin için Kırım&#8217;a elçi gönderdiler. Ruslar  elçilerin üzerine hücum edince mektup Rusların eline geçti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ödemiş Giray henüz bebek denecek yaşta olduğu için hanlığının bütün işlerine  Süyün Bike bakıyordu. Bu sırada Kazanlıların Ruslarla arası iyi değildi. 1549  yılı Mart ayında Kazanlılar Morum üstüne baskın yaptılar.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Safa Giray Han&#8217;dan kaçıp Nogay yurduna sığınmış olan beyler İvan&#8217;a mektup yazıp  Kazan&#8217;a hücum etmeye teşvik ediyorlardı. İvan&#8217;ın istediği de buydu. Her iki  taraf hazırlanıp buluşarak 13 Şubat 1550&#8217;de Kazan önlerine geldiler. Çetin  savaşlar oldu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kazan halkının kahramanca müdafaası karşısında 25 Şubat&#8217;ta İvan, Kazan  kuşatmasını kaldırıp Moskova&#8217;ya dönmek zorunda kaldı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1551&#8217;de Ruslar Kazan&#8217;ı yeniden muhasara etti. O sırada Kazan halkı arasında  rekabet çoğalmış, dıştan yollar tutulmuş, içerdeki asker miktarı azalmıştı.  Ödemiş Giray Han, beşikte hiç bir şeyden habersiz yatıyordu. Süyün Bike hem  oğlunun hem Kazan halkının harap olmasından korkuyor, her türlü çareye  başvuruyordu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kazan Mirzaları teslim olmayı düşündükleri halde Kırım mirzaları savaş taraftarı  idiler. Halka Kırım, Nogay ve Asterhan&#8217;dan yardım geleceğini vaad ediyorlardı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kırım Mirzalarının Kazan halkından tamamiyle ümitleri kesildikten sonra kendi  aralarında belki Osmanlılardan yardım temin edebiliriz diyerek anlaşıp Kazan&#8217;dan  ayrıldılar. Lakin onlara kurtuluş nasip olmadı. Kahramanca savaşmalarına rağmen  yolda pusu kuran Ruslar tarafından öldürüldüler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kırımlılar gittikten sonra artık tamamıyle ümitleri kırılan Kazanlılar İvan&#8217;a  elçi gönderip sulh istediler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İvan&#8217;ın Kazan elçilerine bildirdiği şartların en önemlisi, &#8216;Süyün Bike, Ödemiş  Giray Han ve bunların tarafını tutan Kırımlılarla, onların çocuklarının esir  sıfatı ile Moskova&#8217;ya gönderilmesi&#8217; dileğiydi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Anlaşma gereğince Ruslar, Süyün Bike&#8217;yi almaya geldiği zaman Süyün Bike Kazan  Beylerine bir şey söylemedi. Madem ki Kazan halkının rahat yaşaması için başka  çare yoktu, öyleyse Moskova&#8217;ya gidecekti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Süyün Bike&#8217;nin üzüntüsü herkese tesir etti. Bütün şehir halkı ağlıyordu. Süyün  Bike Kazan&#8217;dan ayrılmadan Safa Giray Han&#8217;ın mezarını ziyaret edip helallaşmak  istedi. Kabrin yanına varınca başındaki altın başlığı yere bıraktı. Büyük bir  üzüntü içinde onunla güzel ve ikballi günler geçirdiğini, şimdi Moskova&#8217;ya esir  gitmekte olduğunu söyleyip ağladı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Süyün Bike kendisi için hazırlanmış olan araba ile nehir kıyısına kadar gitti.  Kıyıda Süyün Bike&#8217;yi alıp gidecek olan gemi bekliyordu. Geminin ortasında Süyün  Bike&#8217;nin oturmasına ayrılmış süslü bir bölüm vardı. Süyün Bike kendisi ile  gemiye kadar gelenlerle gönülden helallaştı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Esirleri götüren gemiler hareket edince halk da nehrin iki yanından ilerlemeye  başladı. Süyün Bike&#8217;nin gidişi Kazan halkına çok dokunmuştu. Onu şimdiden  özlemişlerdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Süyün Bike şu sözlerle Kazan&#8217;a veda etti:</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8216;Kazan&#8230; Ey, kanlı, kaygulu şehir, başından tacın düştü, şimdi kul oldun, senin  büyüklüğün mazide kaldı. Her ülke iyi bir padişah ile idare edilir ve asker ile  saklanırsa o memleketi senden kim alabilir. Senin güçlü Hanın öldü. Beylerin  güçsüzleşti. Sana yardım etmedi. Bu yüzden sen çekildin. Nerede senin sevinçli  günlerin? Nerede senin oğlanların, beylerin, mirzaların, sana bağlı olanlar,  büyükler? Nerede senin iyi hatunların, güzel kızların? Onların şarkıları nerede?  Hepsi yok oldu. Yalnız onların ağlaması ve öksüzlüğü kaldı. Sende bal ağaçları  ve soğuk pınarlar vardı. Onun yerine şimdi kanlar ve göz yaşları akıyor.&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">11 Ağustos 1551&#8217;de Kazan&#8217;dan ayrılan kafile, 5 Eylül&#8217;de Moskova&#8217;ya ulaştı. İvan  onu büyük bir hürmetle karşıladı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Mağlup olan Kazanlıların başına yeniden Şeyh Ali Han tayin edildi. Kazan, artık  İvan&#8217;ın isteklerine göre idare ediliyordu. Kazanlılar Şeyh Ali&#8217;den memnun  değildi. İvan&#8217;a elçiler gönderip onun yerine bir kalgay (han naibi)  gönderilmesini istediler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hiç bir zaman sakin duramayan Kazan, Şeyh Ali gittikten sonra da sakin duramadı.  Buna çok kızan İvan, intikam fikri ile Kazan&#8217;a yürümeye karar verdi. Kısa bir  müddet içinde asker hazırlayıp Kazan&#8217;a hücum etti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">10 Ekim 1552&#8217;de Kazan&#8217;ı aldı. Şeyh Ali&#8217;nin Kazan&#8217;ı istilası konusunda İvan&#8217;a çok  yardımı olmuştu. İvan onu memnun etmek istiyordu. Bu sebeple onu Süyün Bike ile  evlendirdi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şeyh Ali, hem Rus taraftarı hem de çok sevimsiz biri olduğundan Süyün Bike onu  beğenmiyordu. Bu hal Şeyh Ali&#8217;yi çok kızdırmıştı. Onun için Süyün Bike&#8217;ye karşı  çok sert hareket etti.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1553 yılı yazında Şeyh Ali&#8217;nin Süyün Bike&#8217;yi işkence ederek öldürdüğüne dair  şayia çıktı. Ailesi çok meraklandı. Araştırma için Kasım şehrine gittiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şeyh Ali&#8217;nin Süyün Bike&#8217;ye kötü muamele ettiği doğru ise de öldürdüğü doğru  değildir. Giden elçiler onu sağ salim olarak görmüşlerdi. Bu tarihten sonra  Süyün Bike hakkında hiç bir haber alınamadı.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Onun nerede ve hangi sene öldüğü kesin olarak bilinmiyor. 1554 yılından sonra  Kasım şehrinde vefat ettiği tahmin edilmektedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8216;Süyün Bike belki de Şeyh Ali&#8217;ye varmamış, zevci Safa Giray&#8217;ın yokluğu ve oğlu  Ödemiş Giray&#8217;ın hasretine dayanamayarak vefat etmiştir&#8217; diyenler de vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Diğer bir görüşe göre ise, 1558 yılında 58 yaşında iken vefat etmiş olması  kuvvetle muhtemeldir.</font></p>
<p align="justify"> <font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/suyun-bike-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Süyün Bike – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/suyun-bike-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sadık Tural &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/sadik-tural-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/sadik-tural-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 16:54:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Sadık Tural]]></category>
		<category><![CDATA[Sadık Tural Kimdir Hayatı Biyografi Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/sadik-tural-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sadık Tural (Hayatı &#8211; Biyografisi) SÖYLEŞİ &#160; Prof. Dr. Sadık TURAL Betül EYÖVGE YILMAZ&#8217;un Sadık TURAL ile yaptığı bir söyleşiden&#8217; www.bilgicik.com &#160; -Sayın Hocam, bize kendinizden söz eder misiniz? &#160; 7 Temmuz 1946 yılında Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin yarattığı bir sanayi şehri olan Kırıkkale&#8217;de Kemal Beyin çocuğu ve beş kardeşin en büyüğü olarak dünyaya geldim. Hacettepe Üniversitesinde [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sadik-tural-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Sadık Tural – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Sadık Tural<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">SÖYLEŞİ</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Prof. Dr. Sadık TURAL<br />
Betül EYÖVGE YILMAZ&#8217;un Sadık TURAL ile yaptığı bir söyleşiden&#8217;<br />
www.bilgicik.com</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Sayın Hocam, bize kendinizden söz eder misiniz?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">7 Temmuz 1946 yılında Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin yarattığı bir sanayi şehri olan  Kırıkkale&#8217;de Kemal Beyin çocuğu ve beş kardeşin en büyüğü olarak dünyaya geldim.  Hacettepe Üniversitesinde bilim hayatına başladım. Doktora, doçentlik ve  profesörlük işlemleri ile unvanlarını da Hacettepe Üniversitesinde aldım. 1989  Aralıktan itibaren Almanya&#8217;da görev yaptım. Almanya dönüşünde Ağustos 1989  itibarıyla Gazi Üniversitesine geçtim. 1993 yılında Atatürk Yüksek Kurumunun  bağlı kuruluşlarından Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığına getirildim. 14 Ağustos  2000&#8217;den beri de Atatürk Yüksek Kurumu Başkanlığını yürütüyorum. Evli, bir  çocukluyum.</font></p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2"></font></strong></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">-Kitap ve dergi yayınlarınızdan bahseder misiniz?</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kendi imzamla yirmi bir, ortak çalışma hâlinde imzayla yirmi bir olmak üzere bir  öbek kitabın sahibiyim. Divan, Yeni Divan, Erdem dergilerini bir süre yönettim;  Arış ve Bilge dergilerini kurup yaşattım. Elliye yakın farklı dergide imzamı  taşıyan fikirlerim ve yorumlarım ile biçimlenen yazılar yer aldı. Geniş bir  yayınlar listesi bu sohbetin konusu olmamalı&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">-UNESCO dâhil olmak üzere birçok kuruluşta da göreviniz var. Onlardan değil de  aldığınız ödüllerden söz eder misiniz?</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Gerek ülkemde gerek başka ülkelerde, yaptığımız çalışmaları ve hizmetleri  yeterli bulan kadirbilir tutumların sonucunda, ödüller, armağanlar, üyelikler,  teşekkür belge ve plaketleri aldım; ancak, bunları milletimin öz malı sayarım ve  bunun listelenmesinden de hoşlanmadığımı ifade etmek isterim. Şöyle söylesem  daha mı doğru olur, yoksa bir haset sağanağına muhatap mı olurum, bilmem; ama,  içimden bu cümle geçer: Yaptıklarım ve yaşadıklarım başkaları tarafından  araştırılmalı ve değerlendirilmeli. Bunların ifadesi benden çok, kadirbilir,  insaf sahibi, kıskançlığa yenik düşmeyecek gelecek kuşaklarındır.</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Türk aydınlarının bir kavram kargaşası içerisinde olduğu bilinmektedir. Sizce  Türk aydınının kavramlara yüklediği anlam kendi kültür birikimimize mi yoksa  evrensel kültür değerlerine göre mi şekillenmelidir?<br />
İnsan düşüncesi nasıl işleyişe geçiyor? Hafızanın desteğini alarak, duygu,  düşünce ve hayalin bir davranış, bir tepki oluşturacak biçimde işleyişe  dönüşmesi nasıl oluşuyor? Bunun üzerinde zaman zaman düşünürüm. Zihninizdeki  milyarlarca odacığı açabilen anahtarlar var. Bu anahtarlardan bir kısmı,  isimler, bir kısmı fiiller. İşleyişi asıl sağlayan, büyük kapıları açma gücüne  sahip olan anahtarlar ise, kavramlar. Duygu, düşünce ve hayal dünyamızdaki büyük  kapıların açılmasını, davranış ve tepkiye yol açan anlamlı işlemesini sağlayan  da, kavramlar. Kavramlar, daha önce beyin denilen büyük sisteme kayıtlanmış  bulunan bilgileri uyararak, yeni bilgilere, yeni yorumlara, yeni tepkilere, yeni  davranışlara yol açıcı işlem ve işleyişleri sağlayan özel kelimeler. Bir  kültürün göstergesi olan dilin en önemli yanı veya göstergesi, kavramlara  yüklediğimiz anlamlardır. Beş tane kavramı örnek vererek fikrimizi  delillendirelim: Anne, vatan, bağımsızlık, cumhuriyet ve şehit. Bu kavramların  öncelikle Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan Türkler arasında, sonra  da Türk dünyası olarak bilinen cumhuriyet ve topluluklar içinde kutsal sayılacak  anlamları var. Bu kavramların tanımları veya kabul gören anlamları tarihî  birikime dayanır, dayanmalı&#8217; Zihni bulaşıklı birtakım kimseler çıkıp, düşüncesi  kirletilmiş bazıları bilim adına gürültü edip bu kavramların öz duyarlılığınıza,  acı tecrübelere dayanan tanımlarını reddedebilir. Haydi bunlara iki kelime daha  ilave edeyim: Namus ve aile. Bu iki kavram Türkler için, kültürümüzü  derinlemesine ve genişlemesine yapılandıran ve sürdüren, belirleyici işlev  taşıyan, gücü ve kuvveti hemen hissedilen kavramlar idi.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Son elli yıl içinde en önde bu yedi kavram olmak üzere temel kavramlar ve  onların bağlı olduğu toplumluk işlevler, gözle görülür ölçüde yara aldı. Ortak  bilincin, ortak aklın oluştuğu ve bir kültür belirleyicisine dönüştüğü  toplumlarda, kavramların tanımları da, zihinde ortaya çıkan işleyiş gücü de,  yüksek bir benzeşme gösterir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">Kültür ise, benzeştirme yoluyla çözülmeleri önleme gücünü işletebilme sonucunda  bir bütünlük yaratmak değil midir?</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kültürün temeli, kavramlar ve kavramlara yüklenen anlamlardır. Bu tanımlanmış  kavramların üzerine bilim, sanat, siyaset ve idare ile ticaret yaşantıları bina  edilir. Bilim, sanat, siyaset, idare ve ticaretimizde bir çıkmaz varsa, onun  temeli veya ana sebebi bağlı olduğu kavramlara verilen karşılıklardaki  bulanıklıktır. Benzemeyi ve benzeştirmeyi sağlayan değer ve davranışlar, kültür  koruyucusu şahsiyetlerin ve kurumların desteğinde yaşayabilir. Bizim toplumumuz  ferdiyetten çok, şahsiyeti esas alan, toplumluk denetimin koruyuculuğunu bir  taraftan örfe, bir taraftan şahsiyete bırakan özel bir yapıdır. Türk kültürü,  gerek kırlık, gerek kentlik alanlardaki yerleşimde, son elli yılı bir kenara  bırakırsanız, örfün ve şahsiyetlerin kurduğu bir zengin dünya idi. &#8216;Her şey  mahvoldu&#8217; anlamında kötümser bir tavır ile değil, elimizdekilerin değerini  bilerek, zenginliğimize sahip çıkarak, bize kaybettirilenlerin yerlerine  yenilerini koyabilme başarısı göstererek, bağımsız Türk varlığının devamını  sağlayalım demek istiyorum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk kültürü gerek kavramları, gerek davranışları bakımından şahsiyetlere ve  tarih içinden süzülüp gelen kendi birikimine dayanmalıdır. Bu birikim gerçek bir  hazinedir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Şahsiyet kavramı size göre nasıl tanımlanabilir? Zamanın elinden tutan adam  veya ufuk adam sözlerini şahsiyet kavramıyla aynı anlamda kullanabilir miyiz?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Kendi içerisinde ahenkli bir bütün oluşturacak biçimde bütünleşmiş ve ne  yapabileceğini yahut ne yapmayacağını kestirebileceğiniz kadar kendi değerler  bütününün uyumlu bir temsilcisine dönüşmüş insana şahsiyet demeliyiz. Şahsiyet  sahibi insan, bir alana ait temsil yeteneğiyle öne çıkabilir ve en sonunda da  diğer insanların ufkunda bir nirengi noktasına dönüşebilir. Ancak böyle bir  ifadeden, toplumun içerisinde şahsiyetlerin çok az olduğu türünden bir anlam  çıkarılmasından da korkarım. Din, edebiyat, siyaset, askerlik, ticaret, bilim,  idare alanlarından birine ait şahsiyetler, bir toplumun içerisinde yan yana ve  iç içe yaşarlar. Kendi içerisindeki bütünlüğü çok belirgin olanlar ise öne  çıkarlar. Bazen de tarih onların toplumun önüne atılmasını ister, önder olurlar.  Türk kültürü bu anlamda bayrak şahsiyetlerle devletleşmiş, bağımsızlık sahibi  olmuş, kültürünü korumuş, varlığını sürdürmüş bir özel yapıdır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">Betül Hanım, şahsiyetler hem zamanın elinden tutan insanlardır, hem de bir  yerin, bölgenin, hatta ülkenin ufkuna yerleşen kişilerdir. Benden izin  istemediğinize göre her türlü kullanıma herkesin hakkı vardır.<br />
-Şahsiyetin değerler bütünü içerisinde Türk dilinin yeri nedir?</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Bu halka mensup olduğunu herkesin bildiği, gerçek şahsiyetlerin, Türk dili  konusunda da duyarlı oldukları görülür. Yeni bir tanım yapayım ister misiniz?  Şahsiyet, tarihin ruhunu, toprağın ruhunu ve ataların ruhunu duyarak, o  ruhlardan aldığı söylemlerin biçimlendirdiği bir sorumluluk ve görev anlayışını  benimseyen insandır. (Yeri gelmişken mübarek insan Atatürk&#8217;ün &#8216;Atalarımızın ruhu  beni göreve çağırıyordu.&#8217; sözünü hatırlatayım). Böyle bir sorumluluk ve görev  anlayışı içinde, bağımsız bir siyasi cumhuriyet kurmak veya korumak önemli bir  yer tutar. Gerçek şahsiyetler için, siyasi cumhuriyetin bağımsızlığını kurmak ve  korumak görev ile sorumluluğu kadar düşünce cumhuriyetinin, kültür  cumhuriyetinin, kısacası Türkçe cumhuriyetinin bağımsızlığının korunarak dil  devletine dönüştürülmesi de, bir görev ve sorumluluk alanıdır. Türk diline karşı  duyarlılığını bilince dönüştürmemiş olan kimselerin ve Türkçe cumhuriyetinin  bağımsız ve güçlü bir düşünce ve ifade devletine dönüşmesinde görev ve  sorumluluk üstlenmeyen kişilerin sayıca artması kadar tehlikeli bir şey yoktur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Türk dili, Türk aydınının zihninde, muhayyilesinde ve eserinde hangi dönemlerde  bir problem olarak yerini almıştır?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Komşu kültürlere aşırı saygı duyanların veya öz kültürüne karşı saygısını  yitirmiş olanların sayıca arttığı, yönetime büyük etkide bulunduğu dönemlerde&#8217;  Şair adını verdiğimiz özel insanların, Türk dilini, ana sütüne dönüştürme  yönünde, Türkçeyi duyarlılığımızın bayrağı yapma yönünde bir bilinç  göstermedikleri zaman&#8217; Bilim adına konuşanların, bilim dilinin Türkçe olmasını  istemedikleri veya Türkçeyi bu konuda yetersiz bulduklarını ifade etmekten  utanmadıkları zaman&#8217; Eğitim ve öğretimin Türkçe ile temellen¬dirilmiş bir  dünyaya dönüşmesinin devlet amaçlarından biri olmaktan çıkarıldığı zaman&#8217; Dilin  &#8211; ve dinin &#8211; cemaatleşmeye, ideolojik ayrışmaya kurban edildiği zaman&#8217; Kısaca  söylemek de mümkün: Aydın olanların, dil bilincini, dilin tarih içinden gelip  gitmekte olan işlevini unuttukları, bu konudaki duyarlılıklarını yitirdikleri  zaman, Türk dili dertlere düçar oluyor. Aydınımız Türkçeci olmak, Türkçe  cumhuriyetini korumak zorundadır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">-15. yüzyılda &#8216;Türkçe söyleyeceğim diye dilimde tüy bitti&#8217; diyen şairle,  hikâyelerinde Türkçeyi bir çatışma alanı olarak ele alan Ömer Seyfettin ve yine  bu yönde eserler veren Ziya Gökalp&#8217;i dikkate aldığınızda neler söylersiniz?</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Toplumun geniş kitleleri Türkçenin korunmasından, incelenmesinden ve  zenginleştirilmesinden sorumlu değildir. Sorumlu olanlar, öncelikle dil  bilginleri ile edebiyat eseri veren büyük sanatçılardır. Sonra da, insan  eğitimini veya bir bilim dalını seçenler, en sonra da siyasetçi ve idareci  olanlardır&#8217; İşaret ettiğiniz bu büyük şahsiyetler, Türkçe bilincinin kendilerini  göreve ve sorumluluğa davet ettiği andan itibaren, gereğini yapmış olanlardır;  bu yüzden de, onlar kültür tarihimizdeki, milletimizin hafızasındaki şerefli  yerlerini almışlardır. Bugünün sanatçısı açısından ise, durum sanıldığı kadar  kötü değildir. Şiir kitaplarındaki kelime/tür sayısı 20.000&#8217;den aşağı düşmeyen,  romanlarındaki kelime/tür sayısı 40.000&#8217;den yukarı olan edebî şahsiyetlerin ve  eserlerinin sayısı arttıkça Türkçenin sıkıntısı azalır. Tabiidir ki,  sanatçıların şiir, roman, hikâye, tiyatro ve senaryo dillerinde zenginliği  dikkatle kullanıp Türkçe Sözlük&#8217;ümüzü yeni baştan fethederek eserlerine taşıyıp,  bir Türkçe cumhuriyeti kurmalarını isteriz; Eğitim Bakanlığımızın da, Kültür  Bakanlığımızın da bu konudaki çalışma ve hizmetlere aykırı düşmeyecek türden  zenginleştirici, güçlendirici, alkışlayıcı, yüreklendirici destekler vermesini  ister ve bekleriz.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">-Son dönemlerde bazı kişiler gerek çocuklarına gerek iş yerlerine ad koyarken  yabancı kökenli kelimeleri tercih ediyorlar. Kendilerine bu durumun yanlış  olduğu söylenince de &#8216;dünyayla bütünleşme, evrensellik bunu gerektiriyor&#8217;  şeklinde açıklama yoluna gidiyorlar. Bu düşüncelerin altında kendi kültürüne  karşı iman zayıflığı, kanaat ve bilgi eksikliğinin yattığı söylenebilir mi?</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Her kültür, mensuplarını tarih içinde devam edebilen bağımsız bir varlık sahibi  kılmaya uğraşır. Her kültürün insanlara verdiği değerler ve davranışların  arkasında, başka kültürlerle ezilip yok olmamak, başkalaşmamak hedefi var.  Yabancılaşma, özüne aykırı düşme, yaradılış sebebi ve işleviyle ahenksiz, hatta  aykırı konuma gelme, kendi olmama durumudur. Kendi olmama yönündeki çözülmenin  başladığı yerde, hastalanma ortaya çıkmış olur.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sağlıklı bir bedenin her organı, diğerini benimser ve onunla ahenkli bir  bütünlük oluşturma yönünde kendine düşeni yapar. Toplumun içinde kendi dilini  koruma yönündeki bilinç kırılması, bir duyarlılık çözülmesi, bilgisizlikten  kaynaklanabileceği gibi, züppelikten de doğabilir. Toplumun kültür sağlığı, dil  sağlığıyla temellenmiş bir dünyadır. İnsanlar ayrı bir dünya, maymunlar ayrı bir  dünyadır. İnsanları çok başarılı biçimde taklit ettikleri noktada bile onların  maymun oldukları gerçeği ortadan kalkmaz. Maymunluğu benimsemiş marjinal  grupları ciddiye almayabilirsiniz. Nasıl söylüyor olurlarsa olsunlar&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Ad bilgisi önemli bir dil bağımsızlığı göstergesidir. Türk kültüründe insan  isimleri için üç kaynak var: İslam kültüründen doğan Hz. Peygamberin, sahabenin  önde gelen ve azami kırk kişisinin adları; dinler tarihinden gelen ve Arapça  telaffuzuyla bize yansıyan isimler&#8217; Bu iki kaynaktan gelen kişi adları yanında;  Türkçe veya Türk tarihinden gelen isimler&#8217; Yeni doğanlara isim koyarken çok  dikkatli olunmalı&#8217; İnsan isimlerinde temiz Türkçenin, güzel Türkçenin  imkânlarından yararlanılmalı, Türk Dil Kurumunun Genel Ağ (İnternet)&#8217;a yüklediği  Türk ad bilgisi listelerine bakılmalı&#8217; İş yeri adları ve özellikle yer adları  ise, ülkeye vurduğumuz kültür mührüdür, Türk damgasıdır. Bunu başaramazsak,  başkaları damgasını ve mührünü iş yerine, mekân dünyamıza vurursa, bizim kültür  bağımsızlığımız tartışmalı hâle gelir, siyasi cumhuriyetimiz sözden ibaret  kalır, siyasi bağımsızlığımız tehlikeye düşer&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">-Türk dili günümüz yazar ve şairleri tarafından dilin sosyolojik, psikolojik ve  felsefi yönü dikkate alınarak etkin bir biçimde işlenebiliyor mu? Sizce Millî  Edebiyat Dönemindeki bu heyecan bugün de varlığını sürdürüyor mu?</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Yazılı ve görüntülü iletişim araçlarının Türkçeye karşı çok özensiz, duyarsız,  hatta bilinçsiz bir yaklaşımla biraz zarar verdiğini, bu zararın 1980&#8217;li  yılların başından 21. yüzyıl başına kadar sürdüğünü söylesem şaşırır mısınız? Ne  zaman ki, yabancı strateji merkezleri, Türkiye ve Türk dünyasındaki  beklentilerinin bir kısmının Türkçe ve Türk alfabesi ile ilgili olduğunu,  bunları değiştirme yönünde bize emirler vermeye kalktığını açıkça ortaya koydu,  birtakım insanlarımız ayıldılar, uyandılar. Bugün şairlerimizin, yazarlarımızın  aralarındaki her türlü ayrılığı ve ayrışmayı bir kenara bırakarak,  bütünleştikleri tek konunun Türkçenin korunması olduğunu görmekten büyük bir  mutluluk duymalıyız. Türkçenin, hem kişi hem toplum hayatındaki yerini,  değerini, işlevini bir sorumluluk ve görev sayan edebiyat ve bilim adamları  üzerine düşenleri yapıyorlar. Türkçeden bilim dili olmaz diyen düşünce ve şeref  yoksulları ise artık ortada yoklar, yok olup gittiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türk Dil Kurumu, -2007&#8217;de- kuruluşunun 75. yılında 1923 ve sonrasında doğmuş ve  Türkçe cumhuriyetinin kurulmasına hizmet etmiş, eserlerinde en az 40.000 kelime  kullanmış nesir yazarı, edebiyat ve bilim adamlarıyla, en az 20.000 kelime  kullanmış şairlere büyük ödüller vermeli. Her vatandaşımız bu ödüllere aday  gösterilebilmeli. 2005 yılı aday gösterebilme yılı olmalı, 2006 yılı eserlerdeki  kelime/tür sayısının Türk Dil Kurumunca değerlendirme yılı olmalı, 2007 yılı ise  ödüllerin dağıtılma yılı. Atatürk&#8217;ümüzün ruhuna karşı Türk Dil Kurumu,  saygısını, sevgisini ve borcunu bir parça da olsa böylece ödemiş oluruz diye  düşünüyorum.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Şairin çığlığı geliyor kulaklarıma:<br />
Gezdim seyreyledim Frengistanı,<br />
İlleri var bizim ile benzemez,<br />
Levin tutmuş gonceleri açılmış,<br />
Gülleri var bizim güle bezemez.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Diyordum ya, kültür benzeştirmeyi sağlayan değerler, benimseyişler, reddedişler,  davranışlar toplamıdır diye; şair benzeşmenin göstergesinin öncelikle dil sonra  da güzellik anlayışımız olduğuna ne güzel işaret ediyor.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Millî Edebiyat Dönemine ait heyecan da, 1932-1938 yılına ait heyecan da yok&#8217;  Niye yok der iseniz, cevabım kolay&#8217; 1908-1933 yılları arasındaki atalarımızın  siyasi bağımsızlık, kültür bağımsızlığı konusundaki bilinçleri de dilimizi  edebiyatın bilimindeki yapma duyarlılığı da bugünden daha fazla idi.  Emperyalizmin oyunlarına gelmeyecek, tuzaklara düşmeyecek bir bilinç yaygındı.  Merkezî yönetim ve merkezî denetimi güçlendirerek siyasi bağımsız cumhuriyeti,  kültürel bağımsız cumhuriyet yapmak o aydınların vazgeçilmez hedefi idi&#8217; Şimdi  ise gürültüsü duyulan, uygarlık adına aykırılık, özgürlük adına azgınlık&#8217; Ah  Büyük Nutuk&#8217;un son üç sayfasını herkese tekrar tekrar okutma gücümüz ve  imkânımız olsa&#8217; Dili zenginleştirmek, işlemek ve bağımsızlaştırmak isteyip  istemeyenleri sonra sorsak&#8217;</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Estetik duyarlılığımızın, dil bilincimizin, Atatürk&#8217;ümüzün beklediği ve istediği  yönde bağımsız bir Türkçe cumhuriyetine dönüşmesi için, bestekârlarımızın  Türkçeye saygısını göstermede Münir Nurettin Selçuk, Saadettin Kaynak gibi,  Yıldırım Gürses, Barış Manço, Cem Karaca gibi besteci yorumcuların, Sezen Cumhur  Önal gibi melodiyi Türkçeyle taçlandırmaya ömür adayanların sayısını arttırmak  gerekir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><strong><font face="Maiandra GD" size="2">-Türk Dil Kurumunun çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?</font></strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Hiç şüphesiz alkışlanmaya değer buluyorum. Ancak Türkçe Sözlük&#8217;teki hataların  giderilmiş hâliyle hem Genel Ağ&#8217;da (İnternet&#8217;te), hem de yeni bir baskıyla  ortaya çıkmasını istiyor ve bekliyorum. Diğer taraftan bu baskıda, gerçeğimsi  kelimesi de dâhil yeni karşılıkların yer aldığı ve madde başında olmadığı hâlde  madde başına taşınması gerektiği türden eklemelerle 101.000 kelimelik bir  zenginliğin ortaya konulmasını bekleyenlerden biri de benim.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Önemle vurgulamak istediğim bir konu var. Türkçenin eğitim ve öğretiminin,  üniversitelerimizde kavram, terim, yöntem ve araçlar yönünden yeterince  incelenip, değerlendirilip öğretildiğinden şüphem var. Türk Dil Kurumunda  Türkçenin eğitimi ve öğretimi ile ilgili ayrı bir kol oluşturularak söz  varlığımızın anaokullarından üniversitelerin sonuna ve bilim yapan insanlara  kadar herkesin, duygu, düşünce, hayal ve davranış dünyasını nasıl  biçimlendirmesi gerektiği yönündeki değerlendirme ve önerilerin de bu koldan  ortaya çıkmasını bekleyenlerdenim. Bu seneki büyük kurultayımızın bir günlük  çalışmasının ise, bu alana ayrılmasını diliyorum. Hüseyin Ağca, Murat Özbay,  Nusret Alperen, Sani Adıgüzel, Mesiha Tosunoğlu, İdris Karakuş, Hayrettin  Parlakyıldız gibi Türkçenin eğitim ve öğretimine kendini adamış, doktora yapmış  insanlardan yararlanılması doğru olurdu diye düşünüyorum. Bu konulardaki  görüşlerimi Türk Dil Kurumunun sorumluluk bilinci yüksek değerli Başkanı Halûk  Akalın&#8217;a arz ettim. Yapılacak iş çok&#8217;<br />
-Sayın Hocam, değerli vaktinizi bize ayırdığınız için teşekkür ederim.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sadik-tural-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Sadık Tural – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/sadik-tural-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Salah Birsel &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/salah-birsel-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/salah-birsel-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 16:51:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Salah Birsel]]></category>
		<category><![CDATA[Salah Birsel Kimdir Hayatı Biyografi Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/salah-birsel-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Salah Birsel (Hayatı &#8211; Biyografisi) 1919 yılında Bandırma&#8217;da doğdu. Orta öğrenimini İzmir Erkek Lisesi&#8217;nde, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü&#8217;nde tamamladı. Salâh Birsel&#8217;in 1947 yılında çıkan ilk kitabı olan Dünya İşleri, Orhan Veli ve arkadaşlarının Garip yıllarındaki deneylerine uzak kalmayan bir şairden haber verir. Şairanelikten kaçınma özelliği, ince yergi eğilimleri ve yalın söylenmiş [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/salah-birsel-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Salah Birsel – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Salah Birsel<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1919 yılında Bandırma&#8217;da  doğdu. Orta öğrenimini İzmir Erkek Lisesi&#8217;nde, yüksek öğrenimini İstanbul  Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü&#8217;nde tamamladı. Salâh Birsel&#8217;in  1947 yılında çıkan ilk kitabı olan Dünya İşleri, Orhan Veli ve arkadaşlarının  Garip yıllarındaki deneylerine uzak kalmayan bir şairden haber verir.  Şairanelikten kaçınma özelliği, ince yergi eğilimleri ve yalın söylenmiş  dizelerle yansıtma çabasından gelen bir sadeliktir bu.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Özellikle Hacivat&#8217;ın Karısı&#8217;nda sözcüklerle şaka eder gibi rahatlayınca,  yergiciliği de iyice ortaya çıkar. Öfkesini dişlerinin arasına sıkıştırarak  bakarken vuracağı yeri arıyor gibidir. Geçmişle hesaplaşırken de tavrını  bırakmaz. Kendine özgüyü kişileştirme amacına çok bağlı olduğu için, yaman bir  simgeci olarak tanınmış ve aynı zamanda sözcük üreticisi olmuştur.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Toplum işlerini geçmiş dönemlerin kişi ve kavramlarını kullanarak çağrışım  yoluyla vermeye çalışırken duyarlılığını gizleyemediği de olur.Haydar Haydar&#8217;da  topladığı şiirlerde de görebiliriz bunu. Özellikle Yunus Emre, Ölüyoruz Siz  Güzelleşin, Kumrular Gibi Paralar&#8217;da, nükteden çok çelişkileri aramış, bu durum,  bir yanında birikmiş olan hüzünlerin, acıların ortaya çıkmasına yol açmıştır.  Salâh Birsel&#8217;in şiirimize, yeni bir estetik kazandırma uğraşında gösterdiği  çabaların değerinin yanı sıra, kendine özgü mizah öğeleriyle yarattığı şiirin  yeri ve önemi de yadsınamaz. 1999 yılında öldü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">ESERLERİ<br />
Şiir:<br />
Dünya İşleri (1941), Hacivatın Karısı (1955), Ases (1960), Kikirikhane (1961),  Haydar Haydar (1962), Köçekçeler (1980), Bütün Şiirleri (1986)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Roman:<br />
Dört Köşeli Üçgen (1961)</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">İnceleme / Araştırma:<br />
Şiirin İlkeleri (1952), Rüştü Onur (1956), Sen Beni Sev (1957), Fransız Resminde  İzlenimcilik (1967), Goethe (1972), Seyirci Sahneye Çıkıyor (1989)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Deneme:<br />
Kendimle Konuşmalar (1972), Seyirci Sahneye Çıkıyor (1975), Kurutulmuş Felsefe  Bahçesi (1979), Paf ve Puf (1981), Halley Kimi Kurtarır (1981), Amerikalı  Tolstoy (1982), Bir Zavallı Sarı At (1985), Yapıştırma Bıyık (1985), Şişedeki  Zenci (1986), Asansör (1987), Kediler (1988), Hafiyeler Önde Gider (1991),  Nezleli Karga (1991), Yalnızlığın Fırınlanmış Kokusu (1992), Tarih / Salâh Bey  Tarihi: Kahveler Kitabı (1976), Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu (1976), Boğaziçi Şıngır  Mıngır (1980), Sergüzeşt-i Nono Bey (1982), İstanbul &#8211; Paris (1983), Günlük  (1955), Kuşlar Örtünmek (1976), Hacivat Günlüğü (1982), Yaşlılık Günlüğü (1986),  Aynalar Günlüğü (1988), Bay Sessizlik (1990), Gece Yarısı Mektupları (1991)</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Birsel&#8217;in J. Janet (Hizmetçiler), M. Jacob (Genç Bir Şaire Öğütler), M. Duras  (Bütün Gün Ağaçlarda) gibi bir çok yazardan yaptığı çevirileri de bulunmaktadır.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/salah-birsel-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Salah Birsel – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/salah-birsel-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Safiye Ayla &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/safiye-ayla-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/safiye-ayla-biyografi-hayati-kim-kimdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 16:50:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Safiye Ayla]]></category>
		<category><![CDATA[Safiye Ayla Kimdir Hayatı Biyografi Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/safiye-ayla-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Safiye Ayla (Hayatı &#8211; Biyografisi) Cumhuriyet döneminin en tanınmış kadın yorumcularındandır. İstanbul&#8217;da doğdu. Bursa kız Muallim Mektebi&#8217;ni bitirdi. Müziğe küçük yaşta piyano çalarak başladı. Önce besteci rebabi Mustafa Sunar&#8217;dan, sonar Yesari Asım Arsoy, Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Udi Nevras, Mesut Cemil, Refik Fersan gibi müzikçilerden yararlandı. İlk kez 1931&#8217;de, Darüttalim-i Musiki Heyeti&#8217;nin konserlerinde sahneye çıktı. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/safiye-ayla-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Safiye Ayla – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Safiye Ayla</font></strong><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"><br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Cumhuriyet döneminin en  tanınmış kadın yorumcularındandır. İstanbul&#8217;da doğdu. Bursa kız Muallim  Mektebi&#8217;ni bitirdi. Müziğe küçük yaşta piyano çalarak başladı. Önce besteci  rebabi Mustafa Sunar&#8217;dan, sonar Yesari Asım Arsoy, Sadettin Kaynak, Selahattin  Pınar, Udi Nevras, Mesut Cemil, Refik Fersan gibi müzikçilerden yararlandı. İlk  kez 1931&#8217;de, Darüttalim-i Musiki Heyeti&#8217;nin konserlerinde sahneye çıktı.  İstanbul, Ankara radyoları ile İstanbul Konservatuarı İcra Heyeti&#8217;nde çalıştı.  Uzun yılar gazinolarda şarkı söyledi. Mustafa Kemal Atatürk&#8217;te onu dinlemkten  çok hoşlanır, yapılan toplantılarda ona sık sık sevdiği şarkıları söyletirdi.  Özel solo konserler de verdi, pek çok plak doldurdu. Sesini geniş dinleyici  kitlelerine duyurabilen kadın okuyucuların en ünlüsü olan Safiye Ayla, udi ve  besteci Şerif Muhittin Targan&#8217;la evliydi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font><font face="Maiandra GD" size="2">Kendinden önceki ve kendi dönemindeki öbür kadın okuyucularınkinden ayrı,  kendine özgü bir okuyuş tarzı vardı. Okuyuşuna yansıyan Batı müziği beğenisi bu  tavrın belirgin bir özeliğidir. Ölçüye uyarak, iyi bir diksiyonla, düzgün, aynı  zamanda da coşkun, çekici bir tavırla okurdu. Sesindeki pürüzsüz akış en tiz  perdelerde bile kaybolmazdı. Zamanın gözde şarkılarıyla fantezilerini olduğu  kadar, Rumeli Türküleriyle klasik örnekleri de içine alan repertuarlarıyla geniş  bir dinleyici kesimince çok sevilmiş, beğenilmiştir.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">HAKKINDA YAZILANLAR</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1.Musalladan Şöhrete Safiye Ayla<br />
Nalan Seçkin<br />
Bilgi Yayınevi</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">&#8216;Gazeteci Nalan Seçkin, mesleğinin son otuz yılını özellikle yakın tarihimizi  araştırmakla geçirdi. Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet, (eski) Güneş ve Günaydın  gazetelerinde yayımlanan yazıları büyük ilgi topladı. &#8220;İlk Meclis&#8217;ten Kalanlar&#8221;  ve &#8220;Ajans Haberleri&#8221; adlı kitapların yazarı Seçkin, üçü &#8220;Yılın Gazetecisi&#8221; olmak  üzere 20&#8217;yi aşkın &#8220;Gazetecilik Başarı Ödülü&#8221; sahibi. Cumhuriyet tarihimizin 75  yılına Türk Sanat Musıkisi dalında damgasını vuran Safiye Abla, 90 yıllık  yaşamında yapayalnızlığın acısını yüreğinin orta yerinde sürekli taşımasına  karşın, acıyı bal eylemeyi hep başardı&#8230;</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/safiye-ayla-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Safiye Ayla – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/safiye-ayla-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Satuk Buğra Han &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 16:49:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Satuk Bugra Han]]></category>
		<category><![CDATA[Satuk Buğra Han Kimdir Hayatı Biyografi Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Satuk Buğra Han (Hayatı &#8211; Biyografisi) Abdülkerim Satuk Buğra Han ilk Müslüman-Türk hükümdarı. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Babası Karahanlı hükümdar ailesinden Bezir Han idi. Babasının ölümü üzerine amcası ve üvey babası Oğulcak Kadır Hanın himayesinde büyüdü. Satuk Buğra on iki yaşlarında iken Maveraünnehr ve Horasan bölgesine hakim olan Müslüman Samanlı Devleti şehzadeleri arasında anlaşmazlık [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Satuk Buğra Han – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"> Satuk Buğra Han<br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> Abdülkerim Satuk Buğra Han ilk Müslüman-Türk hükümdarı. Doğum tarihi kesin  olarak bilinmemektedir. Babası Karahanlı hükümdar ailesinden Bezir Han idi.  Babasının ölümü üzerine amcası ve üvey babası Oğulcak Kadır Hanın himayesinde  büyüdü. Satuk Buğra on iki yaşlarında iken Maveraünnehr ve Horasan bölgesine  hakim olan Müslüman Samanlı Devleti şehzadeleri arasında anlaşmazlık çıktı.  Bunlardan Nasır bin Ahmed, Oğulcak KadırHanın ülkesine sığındı. Ona iyi muamele  edip Artuç nahiyesinin idaresini verdi. </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Artuç Nasır bin Ahmed&#8217;in gayretleri ve gelip-giden Müslüman tüccarlar  sayesinde bir ticaret merkezi oldu. Satuk Buğra da Artuç&#8217;un ziyaretçileri  arasındaydı. Nasır bin Ahmed&#8217;le tanışıp ondan İslamiyeti öğrenerek Müslüman  oldu. Abdülkerim adını aldı. Yirmi beş yaşına gelince Müslüman olduğunu  açıklayıp, amcası ile mücadeleye başladı. Onunla Fergana Savaşını yaptı. İlk  olarak Atbaşı kalesini zaptetti. Daha sonra üç bin kişilik bir orduyla Kaşgar  üzerine yürüyüp fethetti. Amcası OğulcakKadırHanı öldürdü. Ülkede hakimiyeti  sağlayıp birliği temin etti. Türk ülkelerinde İslamiyeti hızla yaydı. Ebü&#8217;l-Hasan  Muhammed gibi İslam alimleri, Satuk BuğraHana yol gösterip teşvik ettiler.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Abdülkerim Satuk Buğra Han, daha sonra yaptığı savaşlarda; Yağma, Çiğil, Oğuz  kabilelerinin yerleşmiş bulunduğu Türkistan şehirlerini birer birer ele geçirdi.  Bu sırada Karahanlılar Devletinin doğu kısmına hakim olan Büyük Kağan Bazır  Arslan Han Çinlilerden yardım alarak 924 yılında Abdülkerim Satuk Buğra Hana  karşı savaş açtı. Satuk Buğra Han Müslümanların yardım ve desteğiyle, onunla  Balasagun Savaşını yaptı ve galib geldi.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2">Bundan sonra 31 yıl hüküm süren Satuk Buğra Han, güzel ve adil idaresi ile  binlerce kimsenin Müslüman olmasına vesile oldu. 955 (H.344) senesinde Kaşgar  civarında bulunan Artuç kasabasında vefat edip oraya defnedildi.Abdülkerim Satuk  Buğra Handan sonra, oğulları devrinde de ülkesine pekçok İslam alimi gelip,  İslamiyeti doğru olarak anlattılar ve yayılmasına çalıştılar. Kendisinden sonra  Musa Tunga adında bir oğlu yerine geçti. Bundan sonra da bunun oğlu Baytaş  Süleyman Arslan hükümdarlık yaptı. Başka oğulları ve kızları olduğu da rivayet  edilmiştir.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Satuk Buğra Han – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/satuk-bugra-han-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sedat Simavi &#8211; (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/sedat-simavi-biyografi-hayati-kim-kimdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/sedat-simavi-biyografi-hayati-kim-kimdir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 16:48:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kim Kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[S]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografiler]]></category>
		<category><![CDATA[Hayati]]></category>
		<category><![CDATA[Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Şairlerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sanatçıların Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Simavi]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Simavi Kimdir Hayatı Biyografi Yaşamı]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlülerin Biyografileri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Öyküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarların Biyografileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/sedat-simavi-biyografi-hayati-kim-kimdir/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sedat Simavi (Hayatı &#8211; Biyografisi) Türkiye&#8217;de yüksek tirajlı gazeteciliğin temellerini atan gazeteci, yazar ve karikatürist. 1898&#8217;de İstanbul&#8217;da doğan Simavi 1912&#8217;de Galatasaray Lisesi&#8217;ni bitirdi. 1916&#8217;da haftalık olarak yayımlamaya başladığı Hande dergisiyle basın hayatına başladı. 1917&#8217;de Pencere ve Casus isimli ilk konulu Türk filmlerini yönetti. 1920&#8217;de Dersaadet adıyla günlük bir gazete çıkardı; Kurtuluş Savaşı yıllarında yayınladığı Güleryüz [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sedat-simavi-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Sedat Simavi – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <font style="font-size: 22pt" color="#0099cc" face="Maiandra GD">Sedat Simavi</font></strong><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"><strong><span style="font-size: 22pt"><br />
</span></strong></font> <font color="#c0c0c0"><span style="font-size: 8pt; font-weight: 700">(Hayatı &#8211;  Biyografisi)</span></font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Türkiye&#8217;de yüksek tirajlı gazeteciliğin temellerini atan  gazeteci, yazar ve karikatürist.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"></font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1898&#8217;de İstanbul&#8217;da doğan Simavi 1912&#8217;de Galatasaray Lisesi&#8217;ni bitirdi. 1916&#8217;da  haftalık olarak yayımlamaya başladığı Hande dergisiyle basın hayatına başladı.  1917&#8217;de Pencere ve Casus isimli ilk konulu Türk filmlerini yönetti. 1920&#8217;de  Dersaadet adıyla günlük bir gazete çıkardı; Kurtuluş Savaşı yıllarında  yayınladığı Güleryüz isimli mizah dergisiyle Kuva-yı Milliyecileri destekledi.  1921-1930 yılları arasında Hanım, Hacıyatmaz, Yıldız, Meraklı Gazeteci, Yeni  Kitap, Arkadaş gibi çok sayıda dergi yayımladı. 1933&#8217;te çıkardığı haftalık  Yedigün ve 1935&#8217;te devraldığı Karagöz isimli dergilerin yayımını uzun yıllar  sürdürdü. 1946&#8217;da Gazeteciler Cemiyeti&#8217;nin kurucuları arasında yer aldı ve  1949&#8217;a kadar başkanlığını yürüttü.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">1 Mayıs 1948&#8217;de Hürriyet gazetesini kurdu ve baş yazarlığını yaptığı bu gazeteyi  Türkiye&#8217;nin en çok okunan gazetesi durumuna getirdi. Mizah alanında da eserler  veren Simavi&#8217;nin Yeni Zenginler (1918) ve Kadınlar Saltanatı (1920) isimli  karikatür albümleri vardır.</font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2">Sedat Semavi 11 Aralık 1953&#8217;te İstanbul&#8217;da öldü.</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
</font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> </font></p>
<p align="center"><font face="Maiandra GD" size="2"> </font> <font face="Maiandra GD"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700"><font color="#808080">|</font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> » Biyografiler &#8211; Kim Kimdir Sayfasına Dön! «</a><font color="#c0c0c0"> </font> <font color="#808080">|</font></span></font></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: 8pt"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografiler</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Yaşam Öyküleri</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/biyografiler-kim-kimdir/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Kim Kimdir?</font></a><font color="#ffffff">, </font> <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Biyografi/" style="text-decoration: none"> <font color="#ffffff">Biyografi</font></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sedat-simavi-biyografi-hayati-kim-kimdir/">Sedat Simavi – (Biyografi, Hayatı, Kim Kimdir?)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/sedat-simavi-biyografi-hayati-kim-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
