<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deneme | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/sizin-yazilariniz/deneme-sizin-yazilariniz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2018 13:17:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Milli Kalecini Yuhalamak Nasıl Bir Zihniyettir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-kalecini-yuhalamak-nasil-bir-zihniyettir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-kalecini-yuhalamak-nasil-bir-zihniyettir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 Nov 2011 19:48:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[milli maç]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[yuhalamak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=9133</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Kalecini Yuhalamak Nasıl Bir Zihniyettir? &#160; Hayır anlamıyorum&#8230; Ve böyle bir zihniyeti anlamak da istemiyorum&#8230; Senin milli kalecin orda file bekçiliği yaparken sen onu yuhalıyorsun. Yetmezmiş gibi bir de küfür ediyorsun Milli Kalecine&#8230; Senin rakibinin yapmadığını yapıyorsun&#8230;Sonra da ben milliyetçiyim, diye gezinmeyi biliyorsun. Biz milli bilincimizi mi kaybettik? İşlerine gelince iyi günde kötü günde [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-kalecini-yuhalamak-nasil-bir-zihniyettir/">Milli Kalecini Yuhalamak Nasıl Bir Zihniyettir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Milli Kalecini Yuhalamak Nasıl Bir Zihniyettir?</h1>
<p>&nbsp;</p>
<h3><span style="color: #ff0000"><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/milli_mac1.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/milli_mac1-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" align="left" /></a></span></h3>
<p>Hayır anlamıyorum&#8230; Ve böyle bir zihniyeti anlamak da istemiyorum&#8230; Senin milli kalecin orda file bekçiliği yaparken sen onu yuhalıyorsun. Yetmezmiş gibi bir de küfür ediyorsun Milli Kalecine&#8230; Senin rakibinin yapmadığını yapıyorsun&#8230;Sonra da ben milliyetçiyim, diye gezinmeyi biliyorsun. <em>Biz milli bilincimizi mi kaybettik?</em></p>
<p>İşlerine gelince iyi günde kötü günde derler ama o gün gördük kötü günde nasıl yanlarında olduklarını.</p>
<p>Her şeyin bir yeri ve zamanı vardır değil mi?<br />
3-0 mağlupken Milli Kalecini yuhalayamazsın sen! 3-0 mağlupken küfür edemezsin! Hatta o sırada &#8216;Hiddink istifa&#8217;da diyemezsin!<br />
Onlara tezahürat yapman gerekirken, onları arkalarından vuramazsın!<br />
Maç sırasında sen Türkiye&#8217;yi tutuyorsan yapamazsın bunları&#8230;</p>
<p>Neden yapıldı peki?<br />
Neden yuhalandı?<br />
Bir pozisyonda Modric&#8217;in şutunu çıkarınca alaycı şekilde alkışklandı. Volkan&#8217;da sinirlendi. Taraftarları alkışla protesto edince de tepkileri bu oldu. Ya sen kendi milli kalecinle alay ederken iyi, adam seni alkışla protesto edince mi kötü?<br />
Volkan&#8217;ın yaptığı doğru değildi ama taraftarın yaptığı hiç doğru değildi&#8230;</p>
<p>Alay edeceksen Milli Kalecinle <em>gelme maça!</em> O sana tepki verince de kızamazsın! Sırf bu yüzden küfür edeceksen, yuhalayacaksan Milli Kalecini gelme maça! Onu küçük duruma düşüreceksen, onu hatalarıyla kabul edemeyeceksen, her ne olursa olsun taraftar destek, diye bağıramayacaksan, ülkenin temsilcilerine rakibinden daha kötü davranacaksan, <em>gelme maça!</em><br />
Git evinde izle!<br />
Evinde izle ki milyonların siniri bozma!<br />
Evinde izle ki milli takımın moralini bozma!<br />
Evinde izle ki ülkene böyle zararın dokunmasın&#8230;</p>
<p>Biz maç sırasındaki taraftarcılığı bilmiyoruz&#8230;</p>
<p>Taraftarcılık, sinirin bozulunca sahaya yabancı madde atmak değil!<br />
Taraftarcılık, gol yiyen kalecini yuhalamak değil!<br />
Taraftarcılık, yanlış yapan oyuncuna küfürler yağdırmak değil!<br />
Taraftarcılık, teknik direktörünü istifaya davet etmek değil&#8230;</p>
<p>Bunları yapamazsın maç sırasında!</p>
<p>Taraftarcılık, sahiplenmektir, korumaktır.<br />
Taraftarcılık, eğer orada senin takımının formasını giyen varsa onlara destek olmaktır her koşulda.<br />
Taraftarcılık, moralleri bozulduğunda en yüksek sesinle bağırmaktır.<br />
Taraftarcılık, destekleyicilikken sen köstek olamazsın maç sırasında!</p>
<p>Hadi madem Volkan&#8217;ı yuhaladın, diyelim, Arda&#8217;ya karşı neden sustun?<br />
Bilinçli olarak sarı kart görüp milli takımını yalnız bırakan adama karşı neden sustun? Evet Arda protesto edilmemeliydi maç sırasında ama milli maç sırasında Fenerli, Galatasaraylı ayrımı yapamazsın&#8230;<br />
İkisini de sahiplenmelisin&#8230; O maça onları desteklemek, onların yanında olmak için geldin çünkü&#8230; Milli takımını desteklemek için geldin&#8230;</p>
<p>Bir Galatasaraylı olarak söylüyorum bunu: Volkan&#8217;ı yuhalayanlar, Milli Maçta bunu yaptıkları için kendilerini yuhalamalılar&#8230;<br />
<em>Gerçekten yazık!</em></p>
<p>Tekrarlanmaması dileğiyle&#8230;<br />
Kendinize iyi bakın&#8230;</p>
<p>Esra KAYA</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-kalecini-yuhalamak-nasil-bir-zihniyettir/">Milli Kalecini Yuhalamak Nasıl Bir Zihniyettir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-kalecini-yuhalamak-nasil-bir-zihniyettir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>15</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ya Yalansa</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ya-yalansa/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ya-yalansa/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Nov 2011 12:25:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[pembe gözlük]]></category>
		<category><![CDATA[ya yalansa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=9134</guid>

					<description><![CDATA[<p>YA YALANSA Hayat yolunda pembe gözlükler takıp yürüyen insanlar yüzümde hep bir tebessüm oluşturur. Hayata karşı hiçbir olumsuzluk yoktur onlar için&#8230; İyi, güzel ama birazda kendini kandırmaktır bence&#8230; Mutlu olmak için kim kendini kandırmaz ki, diyebilirsiniz? Fakat bir gün biri o gözlükleri zorla çıkartır ve gerçeklerle karşılaşmanızı sağlarsa canınız yanar. İnsanların her hatalarına karşı bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ya-yalansa/">Ya Yalansa</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/pembe_gozluk-300x248.jpg" alt="" width="300" height="248" align="left" /><span style="color: #ff00ff">YA</span> <span style="color: #ffcc00">YALANSA</span></h1>
<p>Hayat yolunda pembe gözlükler takıp yürüyen insanlar yüzümde hep bir tebessüm oluşturur. Hayata karşı hiçbir olumsuzluk yoktur onlar için&#8230; İyi, güzel ama birazda kendini kandırmaktır bence&#8230;</p>
<p>Mutlu olmak için kim kendini kandırmaz ki, diyebilirsiniz? Fakat bir gün biri o gözlükleri zorla çıkartır ve gerçeklerle karşılaşmanızı sağlarsa canınız yanar. İnsanların her hatalarına karşı bir bahane üretir pembe gözlüklü hanımefendiler ya da beyefendiler. Ve insanlar hep iyidir onlar için&#8230; Sorsanız hayat çok güzel ama ben şöyle bir soru sorarım onlara:</p>
<p><em>Ya yalansa?</em></p>
<p>Pembe gözlükler insanı gerçeklerden uzaklaştırır&#8230; Oysa karşımıza çıkan olaylar tamamen gerçektir; hayal ürünü değil. Biz o acı gerçeklere sırtımızı dönüp yürümeye devam edersek ilerde mutsuzluk yoluna doğru giden bir yola gireriz. Olumlu düşünmek iyidir ama her şeye olumlu bakmak değildir. İnsanlar yaptıklarından dolayı keşke dememeli, olayları olduğu gibi kabullenmeli ve çözüm üretmeli.<br />
Bir yandanda her işte bir hayır vardır demeyi bilmeli insan&#8230; Ama insanlar her olayda şunu şu yüzden yapmıştır, aslında öyle demek istememiştir demeye başlarsa buyrun <em>cenaze namazına&#8230;</em></p>
<p>Keşkesiz bir hayat için, mutlu olmak için bize gereken şey <em>pembe gözlükler değil&#8230;</em> Kırın atın onları&#8230; Bize gereken şey <em>&#8216;kendimiziz&#8217;.</em> Olayları olduğu gibi kabullenip çözüm üreten kendimiz&#8230; Her işte bir hayır vardır, diyebilen kendimiz&#8230; İnsanlara ve olaylara karşı gerçekçi yaklaşan kendimiz&#8230;</p>
<p>Kendinize iyi bakın 🙂</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ESRA KAYA</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ya-yalansa/">Ya Yalansa</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ya-yalansa/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kağıttan Yalnızlıklar 3</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/kagittan-yalnizliklar-3/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/kagittan-yalnizliklar-3/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Aug 2011 09:07:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[Kağıttan Yalnızlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım kağıttan yalnızlıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6187</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kağıttan Yalnızlıklar 3... Dema, o günden sonra Ekini görmedi ve onun yüzünü anlamsız bir şekilde 3 yıl boyunca unutamadı. Bu sırada o yerleşkeye başka insanlar geliyor, başka kızlar türlü türlü bahaneler ile Dema&#8217;nın yanında olmak istiyordu. Dema bu durumdan bazen rahatsız oluyor, bazen hiç sesini çıkarmıyordu: halinden memnundu. Yaşamak için balık tutmak ve satmak zorundaydı. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kagittan-yalnizliklar-3/">Kağıttan Yalnızlıklar 3</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #800000;"><br />
Kağıttan <span style="color: #999999;"><span style="color: #339966;">Yalnızlıklar </span>3</span><span style="color: #ffcc00;">.</span><span style="color: #800000;">.</span><span style="color: #339966;">.</span></span></h1>
<table style="border-collapse: collapse; height: 211px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="262" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="254" height="200"><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-6173" title="Flying_Brain_by_Pixelnase" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/Mesut_YILDIRIM_KA%C4%9EITTAN_YALNIZLIKLAR.jpg" alt="Kağıttan Yalnızlıklar..." width="250" height="200" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dema, o günden sonra Ekini görmedi ve onun yüzünü anlamsız bir şekilde 3 yıl boyunca unutamadı. Bu sırada o yerleşkeye başka insanlar geliyor, başka kızlar türlü türlü bahaneler ile Dema&#8217;nın yanında olmak istiyordu. Dema bu durumdan bazen rahatsız oluyor, bazen hiç sesini çıkarmıyordu: halinden memnundu. Yaşamak için balık tutmak ve satmak zorundaydı. Balık tutmak için diğer zenginler gibi motorlu teknesi yoktu. Kürekleri aynı oranda çekmeliydi. Sabah saatlerinde şafak sökmeden balığa çıkması ve erken dönerek balıkları satması gerekiyordu. Dema, bu işi çok iyi biliyor, büyük balıkların hangi saatlerde genelde nerelerde olduğunu çok iyi tahmin ediyordu. Bu yüzden bazı kötü niyetli insanlar Dema&#8217;yı istemiyor, onun kazanmasını kendilerine hakaret olarak görüyor ve onu çok kıskanıyorlardı. </p>
<p>Dema&#8217;ya kötü kötü bakıyor, sadece bununla kalmıyor kötü planlar düşünüyorlardı. O günün akşam vakti, diğer balıkçılar aralarında toplanarak sinsice bir plan yaptılar. O gece aralarından seçtiği bir balıkçı, Dema&#8217;nın ağını kesti ve gizlice uzaklaştı. Dema, bundan habersiz ihtiyacı olduğu parayı kazanmak için erkenden kalktı ve kürekleri çekmeye başladı. Dema, ağın kesildiğinden habersiz yoluna devam ediyordu. Ağı atmak üzere olan</p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="250" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="250" height="250"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dema, ağda bir kesilme meydana geldiğini fark etti. Üzülerek, evine doğru yola koyuldu. Yolda, bu işin kimin yaptığını düşünmedi. Düşündüğü tek şey nasıl yaşayacağıydı. Dema, asık bir surat ile teknesini bağladı. Dema, hemen başka bir iş aramaya koyuldu. Çarşıda gezdi ve iş ilanı aramaya başladı. Çarşıda Dema, uzun süredir adada kalmış ve yeni karaya ayak basmış birini andırıyordu. Garip bakışlara aldırmayan Dema, keskin bakışlarını güzel kızların gözlerine yöneltiyor, onları etkiliyordu. Dema, bakır işçiliği ile uğraşan yaşlı bir ustanın dükkanındaki camda asılı duran kağıtta yazan yazıyı uzun bir yazı varmışçasına okur gibi yaptı. İncelerken kağıdın hemen üstünde gözüken yaşlı usta, Demaya gülümseyerek baktı. Dema uzun bir süre burada çalıştı ve yaşlı ustanın kızı ile evlendi. Tatil zamanları denize kıyısı olan küçük evinde eşi ile kalıyordu. Mutlu bir yaşam süren Dema, güzel eşi ve iki çocuğu ile mutlu bir yaşam sürdüler&#8230; SON  / Mesut Yıldırım (bilgicik.com)</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kagittan-yalnizliklar-3/">Kağıttan Yalnızlıklar 3</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/kagittan-yalnizliklar-3/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kağıttan Yalnızlıklar 2</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-kagittan-yalnizliklar-2/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-kagittan-yalnizliklar-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jul 2011 07:23:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[Kağıttan Yalnızlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6180</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kağıttan Yalnızlıklar 2... Ardından bu öfkenin dinmesini tekrar bekledi. Bu sefer sonuç olumluydu. Ancak, her defasında sinirli olmayacağına, durgun ve suskun olacağına dair söz veriyor, bu sözünü bozuyordu. Bozduktan sonra üzüntü duyuyor, bazen ağlıyordu. Dema, çok yalnızdı. Kimsenin duyamayacağı kadar içinde bir şeyler yaşar ve onları gömerdi. Dema, duygusal biriydi, isminin anlamı &#8220;Durgun, Suskun&#8221; ancak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-kagittan-yalnizliklar-2/">Kağıttan Yalnızlıklar 2</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #800000;"><br />
Kağıttan <span style="color: #999999;">Yalnızlıklar 2</span><span style="color: #ffcc00;">.</span><span style="color: #800000;">.</span><span style="color: #339966;">.</span></span></h1>
<table style="border-collapse: collapse; height: 211px;" width="262" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="254" height="200"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-6173" title="Kağıttan Yalnızlıklar" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/Mesut_YILDIRIM_KA%C4%9EITTAN_YALNIZLIKLAR.jpg" alt="Kağıttan Yalnızlıklar..." width="250" height="200" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ardından bu öfkenin dinmesini tekrar bekledi. Bu sefer sonuç olumluydu. Ancak, her defasında sinirli olmayacağına, durgun ve suskun olacağına dair söz veriyor, bu sözünü bozuyordu. Bozduktan sonra üzüntü duyuyor, bazen ağlıyordu. Dema, çok yalnızdı. Kimsenin duyamayacağı kadar içinde bir şeyler yaşar ve onları gömerdi. Dema, duygusal biriydi, isminin anlamı &#8220;Durgun, Suskun&#8221; ancak bu bazen sadece anlamlarda kalıveriyordu. Durgun olamıyor, tatillerde bile sabah saatlerinde deniz kenarında yalnız kalmak istiyor, bunu emekli olup köpeğini gezdiren insanlar bozuyordu. Mutlaka bir kişi onunla konuşmak istiyor, Dema bu durumdan her defasında rahatsız oluyordu. Bir süre sonra insanlardan kaçamayacağını anladı ve artık iletişimden kaçmamaya karar verdi. Ertesi sabah, golden cinsi köpeği ile sabah saatlerinde gezen yaşlı adam ile diyalog kurdu. Ardından, balık avlamak için salyangoz topladığı öğle vakitlerinde kendisinin hayalinde doğup büyüttüğü o güzel kıza benzeyen bir kız ile muhabbeti oldu. Dema, salyangoz toplarken, beyaz tenli, simsiyah saçları ve güzel gözleri ile ilgi çeken kıza baktı. Su içinde aynı adımlar ile Dema&#8217;ya yaklaşarak gülümseyen bu güzel kız hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Omuzlarına kadar gelen suda duran Dema ile kız arasında bir karış mesafe vardı. Kız güzel gözleri ile Dema&#8217;yı etkiliyor, Dema ise kızın yüzünü ezberlemek istermişçesine bakıyordu. Yosun tutmuş kayalıklar üzerine basan kız dengesini kaybedince Dema, ani bir refleks ile kızı belinden sardı ve elinden tutarak dengesini korudu. Gözlerine hiç beklemediği anda yaklaşan Dema ile kız bu garip duruma gülmeye başladılar. Kız, Dema&#8217;ya küçük kız kardeşinin yüzüğünü denize attığını belirterek &#8220;Beraber arayabilir miyiz?&#8221; dedi. Dema, hızlı bir çıkış ile &#8220;Tabii ki&#8221; dedi ve gülümsedi. Deniz içinde yürürlerken kız tekrar dengesini kaybedince Dema, kızın bileğinden sıkıca kavradı ve içtenlikle güzel kızın yüzüne baktı. Dema, suyun altında durma rekoru kırmaya çalıştığı zamanlardan geldiği tecrübe ile uzun zaman suyu altında durabiliyor, yüzüğü aramaya zamanı oluyordu.</p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" width="250" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="250" height="250"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kız da dalıyor, beraber yüzüğü arıyorlardı. Suyun altında durabilmek için kayalıklara tutunan kız, böyle kalmayı çok seviyordu. Suyun altında göz göze gelen Dema ile Kız, uzunca bakıştılar. ardından Dema&#8217;nın gözüne bir parıltı geldi. Parıltıya doğru giden Dema yüzüğü bulmuştu. Dema yüzüğü kıza verdikten sonra tekneye gitmesi gerektiğini hatırladı ve kızın uzattığı eli geri çevirmeyerek &#8220;Dema, ben hep buradayım&#8221; dedi. Kız ise &#8220;Ekin, sizi görmeye geleceğim, memnun oldum&#8221; dedi ve gitti. Dema bu garip olayı zihninde defalarca tekrarladı. Garip bir kızdı ve Dema, Ekin ile konuşurken ayağına batan kestanelerden habersizdi.</p>
<p>DEVAMI İÇİN, bilgicik.com&#8217;u takip ediniz:) Mesut Yıldırım</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-kagittan-yalnizliklar-2/">Kağıttan Yalnızlıklar 2</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-kagittan-yalnizliklar-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kağıttan Yalnızlıklar 1</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-kagittan-yalnizliklar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-kagittan-yalnizliklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Jul 2011 10:51:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[Kağıttan Yalnızlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6177</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kağıttan Yalnızlıklar... Dema, tozlu raflar arasında gördüğü kitabın kapağını çok beğenmişti. Haftada en az 3 kitap bitiriyor, gününün büyük bir bölümünü odasında (kütüphaneye benzer odasında) veya kütüphanede geçiriyordu. St. Petersburg’un sakin bir sokağında bir yaz akşam yağmur’un çiselemesini hayal eden Dema, hayalkırıklığına uğramıştı. Yüzünde tedirgin bir ifade vardı, evinden çıkarken.Her zaman böyle olmazdı ancak “O [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-kagittan-yalnizliklar/">Kağıttan Yalnızlıklar 1</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #800000;"><br />
Kağıttan <span style="color: #999999;">Yalnızlıklar</span><span style="color: #ffcc00;">.</span><span style="color: #800000;">.</span><span style="color: #339966;">.</span></span></h1>
<table style="border-collapse: collapse; height: 211px;" width="262" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="254" height="200"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-6173" title="bilgicik.com mesut yıldırım kağıttan yalnızlıklar" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/Mesut_YILDIRIM_bilgicik.com_kagittan_yalnizliklar-150x150.jpg" alt="Kağıttan Yalnızlıklar..." width="250" height="200" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Dema, tozlu raflar arasında gördüğü kitabın kapağını çok beğenmişti. Haftada en az 3 kitap bitiriyor, gününün büyük bir bölümünü odasında (kütüphaneye benzer odasında) veya kütüphanede geçiriyordu. St. Petersburg’un sakin bir sokağında bir yaz akşam yağmur’un çiselemesini hayal eden Dema, hayalkırıklığına uğramıştı. Yüzünde tedirgin bir ifade vardı, evinden çıkarken.Her zaman böyle olmazdı ancak “O An” geldiği zaman, ne yapacağını bilmez, insanlardan gözlerini kaçırırdı.</p>
<p>Bunun yanı sıra, kağıt ve kalem büyük dostuydu, kalemin ve kağıdın o sıcak yüzü her zaman kendini göstermezdi. Ani ve zamansız gelen o sıcaklık, yine aynı şekilde onu terk ediyordu. Onlara hiç bir zaman kızamazdı, bunu onlar da biliyordu. Ya onlar da Dema’yı terk ederse?&#8230; Dema bunu aklının</p>
<p>ucundan geçirdi, saçmaladığını düşündü, eve doğru yola koyuldu. Eve vardığında kütüphaneden aldığı kitabın yerini hatırlamaya çalıştı, sonunda buldu ve ağır hareketlerle sayfalara dokundu. Burada yapması gereken, kapağı açıp hemen okumaya başlamaktı ama içini yine zamansızca gelen ve tırnaklarına varıncaya kadar huzursuz eden his geldi.</p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" width="250" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="250" height="250"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu hissi, hemen kovmak istedi. Çünkü kitaba başlamak istiyordu. Ancak, kovamadı ve içindeki huzursuluk ile anlaşma yaparmışçasına durdu. Saçma bulduğu ama anlayamadığı bu huzursuzluğu bir süre dinledi.</p>
<p>Bir şeyler söylüyordu: ayrılıktan, acıdan ve aşktan bahsediyordu.Zaten kaldığıramadığı ve yıllar önce gömmüş olduğu bu hisleri tekrer gün yüzüne çıkaran huzursuzluğa büyük bir öfke besledi.</p>
<p>DEVAMI YARIN&#8230;/<strong>bilgicik.com</strong>’u takip ediniz:) <strong>Mesut Yıldırım</strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-kagittan-yalnizliklar/">Kağıttan Yalnızlıklar 1</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-kagittan-yalnizliklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tecellilerimin mecali&#8230;</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-tecellilerimin-mecali/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-tecellilerimin-mecali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 07:23:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[en güzel denemeler]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[Tecellilerimin mecali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6174</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tecellilerimin mecali... İşte yine ağır bir yenilginin tecellisidir yalnızlığım. Kitapları ve kelimeleri geride bırakmışlığım yine zuhur eder ruhuma. Benim hep bir tarafım Dostoyevski’nin yalnızlığıdır. Binalar gözümde büyür, ben küçülürüm, ezilirim. Duvarlar beni iter, yüzümde alışkın bir korku ifadesi. Rüzgar sadece ben korkmadığım zamanlarda dostumdur. Ormia sineği, tek dostumdur yalnızlığıma, soğuk ama üşütmeyen gecemde. Ayın son [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-tecellilerimin-mecali/">Tecellilerimin mecali…</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #800000;"><br />
</span><span style="color: #99cc00;">Tecellilerimin </span><span style="color: #993366;">mecali</span><span style="color: #cc99ff;">.</span><span style="color: #808000;">.</span><span style="color: #993300;">.</span></h1>
<table style="border-collapse: collapse; height: 211px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="262" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="254" height="200"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-6173" title="Flying_Brain_by_Pixelnase" src="https://img.mynet.com/ha3/a/ay.jpg" alt="Tecellilerimin mecali..." width="250" height="200" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İşte yine ağır bir yenilginin tecellisidir yalnızlığım. Kitapları ve kelimeleri geride bırakmışlığım yine zuhur eder ruhuma. Benim hep bir tarafım Dostoyevski’nin yalnızlığıdır. Binalar gözümde büyür, ben küçülürüm, ezilirim. Duvarlar beni iter, yüzümde alışkın bir korku ifadesi. Rüzgar sadece ben korkmadığım zamanlarda dostumdur. Ormia sineği, tek dostumdur yalnızlığıma, soğuk ama üşütmeyen gecemde.<br />
Ayın son dördüne hiç yetişemem. Ben hep kendi yalnızlığıma çekilmişimdir. Ben kendi boşluğunda dönen bir dünyayım. Hüsran ve hicran çevremi saran ve beni iki ayağımı zor değdirebileceğim bir toprak, sesimi iç dünyamdan dış dünyama zor aktarabileceğim bir seviyeye indiren yoğun ve nefes kesen bulutlardır.<br />
Yaprakları yeşil ama kökleri kurumuş olan ağaçlarıma hep erken düşer yağmurlarım. Her zaman bir yerlerde köklerim kendini bir şekilde umutsuzca gösterir. Kurumuştur, inatla “Ben buradayım” demek ister gibi, yeryüzüne çıkmaya çalışır, ancak yaşaması için toprağın altına girmesi gerekmektedir, çok geçmeden yeryüzünden ayrılır. İşte benim hayatım da hep kararsızlıklarla ve yenilgilerle geçti. Tecellilerimin mecali, çok geride kaldı. İşte yine ağır bir yenilginin tecellisi, yalnızlığım.</p>
<p>Ruh gitti, ruhsuz bir bedeni, düzeltiyorum: beni de alıp gitti. Kitapları ve kelimeleri mecalimle birlikte geride bırakmış olduğumu söylemiş miydim? Ölü bir bedeninin omuzlarından silkeleyerek uyandırmaya çalışıyor gibi oluyorum, zor bir tebessüm sonrası cümlelerimde.</p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="250" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="250" height="250"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Titremek en candan zuhurdur, en gizli yapabildiğim bir fiildir ve tebessümlerime verdiğim en güzel hediyedir. Tebessümlerimi hiç yalnız bırakmadım. O beni, sebepsiz yere terk ediyor ve sonrası sebepsiz yere geri dönüyor olsa da (bazıları, düzeltiyorum birçoğunda olduğu gibi) aramızda çıkarlar doğrultusunda hep bir bağ vardı. O, benim yaşayabilmem için gerekli tebessümü veriyor, fazlasını vermekten kaçınıyordu. Ben, hep içten ve derin yaşamak için onun buralarda kalmasını istemiyordum. Sanırım, yeryüzüne alışmamamış olan köklerimin ve biraz da yeryüzünden ayrılmak zorunda kalan köklerimin kaderini paylaşıyordum. Bunu şu kısa ama her defasında uzunmuşçasına kendini göstermek isteyen hayata uyarlarsak, o sıcak ama soğuk olan bakımlı yüzlere artık hiç kanmıyordum&#8230; Mesut Yıldırım</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-tecellilerimin-mecali/">Tecellilerimin mecali…</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-tecellilerimin-mecali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Olgunluğa geçiş süreci&#8230;</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-olgunluga-gecis-sureci/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-olgunluga-gecis-sureci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jul 2011 12:13:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım Olgunluğa geçiş süreci...]]></category>
		<category><![CDATA[Olgunluğa geçiş süreci...]]></category>
		<category><![CDATA[Olgunluğa geçiş süreci... mesut yıldırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6170</guid>

					<description><![CDATA[<p>Olgunluğa geçiş süreci ... Babasının kendisini sevdiğini hiç görmemiş, bir başkasını sevdiğine hiç şahit olmamıştı. Öyle ki onun için “asık suratlı olmak” olgun olmaktı. Çünkü tanıdığı tüm olgun insanların kaşları çatıktı. Toplumda böyle bir yargı vardı.  Olgun musun? O zaman asıt suratlı olacaksın, sert konuşacaksın. İnsanların yüzüne bakmayacak ve sürekli sert cevap vermeye hazır biri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-olgunluga-gecis-sureci/">Olgunluğa geçiş süreci…</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #800000;"><br />
Olgunluğa <span style="color: #ff6600;">geçiş </span><span style="color: #ff0000;">süreci </span><span style="color: #ffcc00;">.</span><span style="color: #800000;">.</span><span style="color: #339966;">.</span></p>
<p></span></h1>
<table style="border-collapse: collapse; height: 211px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="262" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="254" height="200"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-6173" title="Flying_Brain_by_Pixelnase" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/Flying_Brain_by_Pixelnase-300x244.jpg" alt="Olgunluğa geçiş süreci..." width="250" height="200" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="font-weight: normal;">Babasının kendisini sevdiğini hiç görmemiş, bir başkasını sevdiğine hiç şahit olmamıştı. Öyle ki onun için “asık suratlı olmak” olgun olmaktı. Çünkü tanıdığı tüm olgun insanların kaşları çatıktı. Toplumda böyle bir yargı vardı.  Olgun musun? O zaman asıt suratlı olacaksın, sert konuşacaksın. İnsanların yüzüne bakmayacak ve sürekli sert cevap vermeye hazır biri olarak duracaksın. Olgunluk bu mu? Böyle olmakla, gergin ve sinirli bir insan olma karakterini kendilerinde oturtup, hayatları boyunca sinirli bir insan oluyorlar. Olgun olmak aslında, olaylara ağırbaşlılık ile yaklaşmak, sorunları yine ağırbaşlılık ile çözmektir. Bunu yaparken usta bir hakem gibi davranmalı, var olan sorunu en sorunsuz bir şekilde çözüme ulaştırmalıdır. Annesinden, Babasından, Ailesinden ve çevresinden gördüğü tüm karakter tiplemelerini bir kenara bırakmalı, kendi karakterini oluşturmalıdır.  Kendi karakterini kendi ruhunda oluşturmak, oturtmak ve geliştirmek insanın kendi elindedir. Ancak bu, sabır ve metanet ile gerçekleştirilebilir. Bu huzura ve özgüvene ulaştıktan sonra insanlar resmen çağ atlarlar, kültür ve medeniyet çağına geçerler. Okumak onlar için en büyük zenginlik olur. Okumak, Allah tarafından verilmiş ve insanı yücelten en büyük hediyedir&#8230;</span></p>
<p>Peki burada sormamız gereken bir soru vardır: “Ne Okumak?” Kişisel bir savaş içinde olan ve bir iç savaş halinde olan insan için “Martin Eden”, Felsefe’yi anlamak için “Sofie’nin Dünyası” ve daha bir çok örnek verilebilecek olan kitaplar var.</p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="250" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="250" height="250"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kitaplar,  bir ilaç kadar etkili olabilir. Sizin yaşadıklarınızı herhangi bir “Mizah” olmadan, anlatan yazarlar var, üstelik bunu öyle bir ustalıkla anlatıyorlar ki, okurken nefesiniz kesiliyor ve aynı durumu “Yaşadım!” diye haykırıyorsunuz. Kitap okumak, yaşanılan veya yaşanması mümkün olan / olmayan hikayelerden, olaylardan ve karakterlerin üzerinden gidilen bir eser olabilir. Ne olursa olsun “Okumak” fiili’ni dolu dolu yaşamak için, okunacak kitapları iyi seçmek gerekir. Bilgicik.com’u takip ederseniz, usta yazarların tavsiye ettiği 100 Roman’ı yayınlayabilirim. Bu liste herhangi bir yerde bulunmamaktadır, teşekkürlerimle;</p>
<p>Mesut Yıldırım</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-olgunluga-gecis-sureci/">Olgunluğa geçiş süreci…</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-olgunluga-gecis-sureci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taşınmak&#8230;</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-tasinmak/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-tasinmak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Jul 2011 13:28:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım taşınmak]]></category>
		<category><![CDATA[taşınmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6167</guid>

					<description><![CDATA[<p>Taşınmak... Belki de bu yazıyı okuyan çoğu değerli arkadaşımız bu olayı yaşamadı. Ancak, bir ailenin başka bir eve gitme fiili aslında çok zordur; sizlere bu zorluğu anlatmaya çalışacağım, biraz duygusal&#8230; 1 Eylül 1997 Tarihinde, ben 3 yaşındayken İstanbul&#8217;a taşındık&#8230; Teyzemler&#8217;in oturmuş olduğu sokağa taşınmamız bizi bu yabancılık hissinden bir nebze olsun uzaklaştırdı. 1 Eylül benim [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-tasinmak/">Taşınmak…</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #ff6600;">Taşınmak<span style="color: #800000;">.</span><span style="color: #333300;">.</span><span style="color: #ff0000;">.</span> </span></h1>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-thumbnail wp-image-6168" title="kolay-tasinabilmenin-puf-noktalari-7642[1]" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/kolay-tasinabilmenin-puf-noktalari-76421-150x150.jpg" alt="Taşınmak... " width="183" height="183" align="right" />Belki de bu yazıyı okuyan çoğu değerli arkadaşımız bu olayı yaşamadı. Ancak, bir ailenin başka bir eve gitme fiili aslında çok zordur; sizlere bu zorluğu anlatmaya çalışacağım, biraz duygusal&#8230; 1 Eylül 1997 Tarihinde, ben 3 yaşındayken İstanbul&#8217;a taşındık&#8230; Teyzemler&#8217;in oturmuş olduğu sokağa taşınmamız bizi bu yabancılık hissinden bir nebze olsun uzaklaştırdı. 1 Eylül benim doğum günüm, o gün çok güzel geçmişti&#8230;   İlk arkadaşım olan Eyüp ve Yunus ile dostluğumuz hala devam etmekte. İlk arkadaşlarım onlar benim, İstanbulda&#8230; Doğrusu bu duruma bilimsel olarak yaklaşırsak İnsan Beyni 3 yaşından sonra hafıza&#8217;ya kaydediyor bilgileri. Bu anlamda da olsa ilk arkadaşlarımdır onlar. Şahin ve Mehmet Emin&#8217;de sırası ile gelmiştir. Hüseyin, Süleyman hepsi benim için çok değerlidir. Sokağımız her zaman renklidir, mahallenin en kalabalık sokaklarından biridir. Çocuklar ile aram çok iyidir aynı zamanda. Yaşlı insanlarla da muhabbetim vardır, 5 yaşındaki çocuklarla da&#8230;</p>
<p>Tüm günün yorgunluğunu bir çocuğun gözlerinin içini gülümsetmek ile atabilirim. 14 yıldır aynı evde yaşıyorduk, taşınma &#8220;muhabbeti&#8221; canımı iyice sıkmıştı, arkadaşlarıma bahsettiğimde de onların gözlerindeki hüznü ve sonraki benzer soruları hala an ve an hatırlıyorum. &#8220;Uzak mı?&#8221; diye sorulan ve bir süre soğuk bir yüz ile beklenilen o yüzlerin tamamı benim dostumdur&#8230; Başka bir ilçe&#8217;de arayışlara giren ailem&#8217;e sitemkâr dolu cümlelerim sonuç vermişti, yan sokağa taşınmıştık. Taşınırken yine o günkü gibi arabayı izlemeye koyuldum&#8230;</p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="250" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İçimde acı bir his vardı ama yakın olmamız bunu azaltıyordu. Artık o yokuşu daha sık çıkıyor ve eski sokağımdan geçiyordum, yeni evimize giderken. Farkettiğim bir şey daha var ki; arkadaşlarım ile daha sık görüşmeye başladım. Sanırım bu biraz olsa da uzak kalışımdaki o az olan hissi bastırmaktı, taşınmak çok ağır bir yüktür, onca anıyı onca sevinci de taşımak istersin, yolda dökülür&#8230;</p>
<p>Sevdiklerinizin değerini &#8220;yakınken&#8221; de biliniz, gülümseyin!</p>
<p>Mesut Yıldırım</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-tasinmak/">Taşınmak…</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-tasinmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Okumak ve Yazmak</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-okumak-ve-yazmak/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-okumak-ve-yazmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2011 14:48:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım okumak ve yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[Okumak]]></category>
		<category><![CDATA[okumak ve yazmak]]></category>
		<category><![CDATA[yazmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6154</guid>

					<description><![CDATA[<p>Okumak ve Yazmak Kitap okumak, insanı sürükleyen tatlı bir bağımlılık. Kitap okumak ne kadar zevkli ise, yazmak da o kadar acı verebilir bir yazara. Yazar’ın aktarmak istediği bir cümleyi okuyucu kavrayamayabilir ancak yazar o cümlede derin mevzulardan bahsetmiş olabilir. Yazar aslında sır dolu cümleler yazarak okuyucunun kafasını bulandıran ve bir gizem yaratarak üç noktaya sığınan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-okumak-ve-yazmak/">Okumak ve Yazmak</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #333399;"><img loading="lazy" decoding="async" style="border: 1px solid black; margin: 8px 5px;" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/turkiyede-kitap-okumak1-150x150.jpg" alt="Okumak ve Yazmak  " width="216" height="171" align="right" />Okumak</span> <span style="color: #993300;">ve</span> <span style="color: #99cc00;">Yazmak</span></h1>
<p>Kitap okumak, insanı sürükleyen tatlı bir bağımlılık. Kitap okumak ne kadar zevkli ise, yazmak da o kadar acı verebilir bir yazara. Yazar’ın aktarmak istediği bir cümleyi okuyucu kavrayamayabilir ancak yazar o cümlede derin mevzulardan bahsetmiş olabilir. Yazar aslında sır dolu cümleler yazarak  okuyucunun kafasını bulandıran ve bir gizem yaratarak üç noktaya sığınan bir birey değildir. Gerçekten yazan ve okuyucuyu için bunu yapmayan, yazmanın kendisinde bir gereklilik olduğunu bilmeden veya bilinçlice bu fiili gerçekleştiren topluma yararlı bir bireydir.</p>
<p>Bu durumda okuyucu pastanın büyük bir dilimini alır. Okuyucu’nun önünde bir çok seçenek vardır. Kitaplar insanların deneyimlerinden akıtılarak gelir ve okuyucunun binlerce kitap arasından hangi kitabı okuyacağı seçimi büyük bir lütuftur.</p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="250" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Tüm yaşamını yazmaya adamış bir insan’ın bir çok kitabı olması olağanüstü bir durum değildir lakin gerçekten “değerler” taşıyan bir kitap olması için dayanması zor olan acılar çekmek gerekmektedir&#8230;Yazmak, insanı sürekli didikleyen bir gelişme sürecidir, okumak gibi&#8230; Okumak o derin hazineyi anlayanlar için bulunmaz bir lütuftur. Asosyalleşmemek şartı ile okumak en büyük zenginliktir&#8230;</p>
<p>Mesut Yıldırım</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-okumak-ve-yazmak/">Okumak ve Yazmak</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-okumak-ve-yazmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sendrom</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-sendrom/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-sendrom/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Jul 2011 09:20:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<category><![CDATA[Sizin Yazılarınız]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım]]></category>
		<category><![CDATA[mesut yıldırım sendrom]]></category>
		<category><![CDATA[sendrom]]></category>
		<category><![CDATA[sendrom yazısı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6151</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mevsime uymayan bir çorap giymişti yaşlı adam. Ayakkabısı en az iki numara büyüktü. Komşusunun çöpe atmayıp, ona verdiği ayakkabılar gibi bu da ayağına oturmamıştı. İyi ki bağcıklar vardı. Bu yaşlı adam deli falan değildi. Fakat o kadar güçlü bir hayal gücü vardı ki; çoğu zaman taşıyordu yüreği…Bu taşma ancak böyle açıklanabilir ; “Hemen şimdi birine [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-sendrom/">Sendrom</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mevsime uymayan bir çorap giymişti yaşlı adam. Ayakkabısı en az iki numara büyüktü. Komşusunun çöpe atmayıp, ona verdiği ayakkabılar gibi bu da ayağına oturmamıştı. İyi ki bağcıklar vardı. Bu yaşlı adam deli falan değildi. Fakat o kadar güçlü bir hayal gücü vardı ki; çoğu zaman taşıyordu yüreği…Bu taşma ancak böyle açıklanabilir ; “Hemen şimdi birine kızdığını düşün. Seni hayatında hiç kimse bu kadar sinirlendirmemiş olsun. İçinden küfürler savur, için içini yesin. Fakat bu kişiye hiçbir şey hissettirmemiş ol. Moralinin bozuk olduğunu bile anlamayacağı cinsten.. Bu sinirden hemen sonraki ilk yalnızlığında aklına düştüğü zaman o kişi, ne hayal edersin? En fazla ne kadar düşünebilirsin, ne kadar yaşayabilirsin o nefreti?” İşte o yaşlı adamın hayal gücü o kadar fazlaydı ki kendi yalnızlığının da vermiş olduğu güçsüzlük onu bu anormal tavırlara itiyordu. Bu hayal gücü sendromlarından birini yaşarken dalıp gitmiş olmalı ki yayaların girilmemesi gereken bir yola doğru koyuldu. Yürüyünce alt dudağını dişlerinin arasına alır hazmedemediği şeyleri derinlerde hatırlardı. Hatta o kadar kaptırıyordu ki kendini, dişlerinin arasındayken alt dudağı; küfür etmeye çalışıyordu. Sarhoş değildi. Sakallarının ucundaki sarılık kirden başka bir şey değildi. Uzun ve kirli paltosu ile dolaşmak zorundaydı, bir evi yoktu. Girmemesi gereken yola girmişti artık.</p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" width="250" cellspacing="5" cellpadding="5" align="left">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Emniyet şeridinden gidiyor, tek tük geçen arabaların arkasından baka kalıyordu. Karşıya geçmek istedi. Elleri cebindeydi, ayakkabılarının büyük oluşu onu yürürken rahatsız ediyordu. Yola girdi, birkaç adım attı, sağına soluna bakmadan, bir sarhoş ‘misali’… Başını aşağıya eğdiği zaman yerdeki kedi ölüsü gözüne çarptı, irkildi, titredi basmamak için elinden geleni yaptı. Bu olay, uzaktan gelen Peugeot 206 ‘yı görmemesine neden olacaktı. Etrafı kedi ölüsünün leşinden gelen pis bir koku sardı. Yaşlı adam ibresi sona dayanmış üstüne gelen arabadan kaçmak istiyordu. Duruşu ters V’yi andırıyordu. Sağa mı gitsem sola mı gitsem diye düşünecek vakti yoktu. Acele etmeliydi. Sağ ayağının altı kaşındı. Küçük sorunlar bozuyordu nedense her defasında kafasını… Attığı büyük adımı tamamlamak adına yarım adım ilerledi araba hızla yanından geçti fakat sağ aynası yaşlı adamın beline değmişti. Yaşlılığının vermiş olduğu zayıflık ile yere düştü. Sağ eli beline doğru gitmeye çalışıyordu fakat bu konuda hiç başarılı olamamıştı. Kedi ölüsü ve onun pis kokusu uzakta kalmıştı. Onun yanında böyle düşüp o kokunun ve pis görüntünün kahrını çekmemesine sevine dursun, belinin ağrısı yüzünde çirkin bir ifade oluşturdu. Bu çirkin ifadeyi yüzüne bakan birisi sakallarından anlayamazdı. Kimseler yoktu, fakat burası kalabalık bir cadde de olsaydı yaşlı adamın yüzüne bakmayacaklardı. Çünkü bunu daha önce yaşamıştı. Kalabalık ortamlarda ezilmişliği anımsadı ve kimsenin olmamasına sevindi. Dudağı mı? Kanıyordu… Mesut Yıldırım</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-sendrom/">Sendrom</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/mesut-yildirim-sendrom/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
