acil kitap


Türk Gençliği, ‘TÜRK’çe Müzik Dinlemeli

Türk Çalgıları

Yaklaşık iki aydır ağelimizde konuklarımızın oyladığı sormacamızın sonuçları, Türk gençliğinin müzik zevki konusunda ne büyük bir yanılgı içinde olduğunu ortaya koydu. Yaşamın her alanında, özünden uzaklaşmanın marifet gibi gösterildiği bir dönemde, hepten batı özentisi olan Türk gençliği, dinlediği batı müzikleriyle yalnızca kulaklarını değil, zihniyetini de çürütüyor.

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki, burada neyi tartıştığımızı anlamadan “Müzik evrenseldir.” veya “Zevkler ve renkler tartışılmaz.” gibi kalıp ifadelerle kendine savunma mekanizması geliştirecek kişilerin, bu yazıyı okumamalarını öneriyorum. Çünkü böyle konuları ön yargılarınızı yıkarak değerlendirmeniz gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta elimizde 37 bin kişinin oyladığı bir sormacanın (anketin) sonuçları var ve bu sonuçlardan yararlanarak, bir çıkarımda bulunmaya çalışacağız.

Her insanın müzik zevki ayrı olabilir. Keman sesinden, kaval sesinden, saz sesinden, klarnet sesinden veya gitar sesinden hoşlanan, bu çalgıların ezgilerinde kendini bulan kişiler vardır. Kimi insanlar klarnet ezgilerini dinleyerek, kimi insanlar ise bas gitar sesiyle dinlenebilirler. Bunun için “Neden gitar dinliyorsun? Ayıp değil mi?” gibi sorularla, kişisel zevkleri eleştirmek, çok yanlış bir tutumdur. Fakat kültürel ve toplumsal değerlerimizi göz önünde bulundurduğumuz zaman, dinleyeceği müziği pek de bilinçli olarak seçmeyen Türk gençliğinin, ne tür yanlışlar yaptığını görebiliyoruz.


Türk Gençliğinin Geleceğini Nasıl Görüyorsunuz?

Çok Kötü % 40,9 (19193 kişi)
Kötü % 21,9 (10269 kişi)
Çok İyi % 16,9 (7943 kişi)
Normal % 12,5 (5869 kişi)
İyi % 7,7 (3634 kişi)
Toplam 46908 kişi


Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?

Daha önce yazmış olduğum yazılarda (*), toplumumuzda gerçekten okumaya pek önem verilmediğini ve özellikle gençlerin okuma kültüründen uzak yetiştiğini söylemiştim. Hem bizim ağ kümemizde yaptığımız sormaca, hem de resmi kayıtlara geçen araştırmalar gösteriyor ki, bugün Türkiye’de daha bir kitabı bile adamakıllı okumamış milyonlarca insan var. Hiç kitap okumayanların dışında kalanların ise çoğu, bütün yaşamı boyunca sadece 3-5 kitap okumuş. Tabii bu sayımlamalara “ders kitapları” falan ekli değil.

Durum böyle olunca, insan merak ediyor. Neden ülkemizde okumaya pek önem verilmiyor? Bunun çok çeşitli sebepleri var. Ekonomik sıkıntılar, kişisel özellikler, insan psikolojisi, baskıcı tutumlar, siyasi görüş, zaman sıkıntısı, eğlenmeye ayrılan vaktin artması, bilişsel gelişmeler, sözlü kültür… gibi sayılabilecek onlarca neden, insanları okuma kültüründen uzaklaştırıyor. Peki sizce bu sıralanan nedenler, aşılması güç nedenler midir? Bence hayır. Çünkü bu nedenler arasında “dışa bağlı” olanlar var olsa da, okuma alışkanlığı edinememenin belirleyicisi, yine kişinin kendisidir.

Okuma kültürü kazanamamanın nedenlerini, kısaca irdeleyip okuma alışkanlığı kazanmak için bazı ipuçları vereceğim.


Yarışma Hakkında

http://farm3.static.flickr.com/2238/2322586196_636057731c.jpg?v=0Uzun süredir bütün yaş gruplarının katılabileceği, ödüllü bir düz yazı / şiir yarışması düzenlemeyi planlıyorduk. Birçok arkadaşımız yorumlarıyla özellikle “şiir yarışması” yapılmasını istiyordu. Katılımın olup olmayacağı konusunda kuşkulu olduğum için, bir sormaca düzenleyip sormak istedik.

Sorduk, sormaz olaydık. Sonuçlar, yine acı bir gerçeği resmen yüzümüze çarptı. Gerçekten gençlerimizin bu kadar uyuşuk, eyvallahçı, edebiyat zevkinden mahrum olduğunu bilmiyordum., öğrenmiş oldum. Ben, en azından “Şiir yarışmasına katılırım.” seçeneğinin en üstte olacağını umuyordum; fakat beni yanılttınız. Sormacanın altında da belirttiğim üzere bir ay boyunca sizlerin sormacayı oylamasını bekledim. Verdiğiniz oylara göre dağılım şöyle:


Şimdiye Kadar Kaç Kitap Okudunuz?

Takip edenleriniz biliyordur, bu günceden daha eski tarihte kurulmuş olan “Türkçe Yaşam” adlı bir güncemiz var. Orada yaklaşık iki aydır bir sormaca (anket) yayımlıyordum. Aslında sormacayı oluştururken de şaşırtıcı bir sonuçla karşılaşmayacağımızı biliyordum. Fakat Türkiye’de gerçekten az kitap okunduğunu bir kere daha ortaya koyabilmek için, kişilerin yaşadıkları güne kadar kaç kitap okuduklarını soran bir sormaca hazırladım. İki ay boyunca toplamda 15.806 kişi, bu sormacayı oyladı ve beklenen içler acısı sonuç ortaya çıktı. Sormaca ve sonuçları şöyle:

Şimdiye kadar ortalama kaç kitap okudunuz?

0-25 % 29,6 (4676 kişi)
25-100 % 21,0 (3322 kişi)
2500+ % 18,8 (2968 kişi)
100-250 % 12,0 (1893 kişi)
250-500 % 7,7 (1215 kişi)
500-1000 % 6,6 (1041 kişi)
1000-2500 % 4,4 (691 kişi)
Toplam: 15.806 kişi

Türkçe Yaşam’ın her yaştan, eğitim seviyesinden… konuklarının olduğunu düşünürsek, yukarıdaki sonuçlar gösteriyor ki biz Türkler olarak çocuğundan gencine, gencinden yaşlısına, öğretmeninden öğrencisine, memurundan işçisine… pek kitap okumuyoruz. Düşünsenize, oy verenlerin % 30‘una yakını, yaşamı boyunca 25 kitap ya okumuş ya okumamış… Gerçekten içler acısı bir durum. Hele ki bu oylamaya katılan kişilerin tamamının eğitim seviyelerinin, internet kullanmaya yetebilecek seviyede olduğunu düşünürseniz, gerçekten acınacak durumdayız.


Sayfalar: 1 2 3 »