<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Osmanlica | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/osmanlica/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2018 14:18:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Tartışılan &#8220;-sal / -sel&#8221; Ekleri Üzerine</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Sep 2010 08:06:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Arapça]]></category>
		<category><![CDATA[Eklerin Kökeni]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Farsça]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce sal sal eki]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Sal Sel Eki]]></category>
		<category><![CDATA[sal sel eklerinin kökeni]]></category>
		<category><![CDATA[Sala Bindirip Sele Vermek]]></category>
		<category><![CDATA[TDK]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dil Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Karşılıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcelestirme]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçeleştirme Karşıtları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçeyi sala bindirip sele verdiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Bülent Bakiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5922</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tartışılan &#8220;-sal / -sel&#8221; Ekleri Üzerine Yakın zamanda sıkça tartışılır hâle gelen &#8220;-sal / -sel&#8221; eklerinin kullanımı hakkında en az bilenler kadar konu hakkında hiç bilgisi olmayanların da yorum yapması nedeniyle ortada ciddi bir bilgi kirliliği var. Bu nedenle bu konuda bilgi edinmek isteyen araştırmacıların yararlanması için böyle bir yazı yazma gereği duydum. Türkçeleştirmeye karşı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/">Tartışılan “-sal / -sel” Ekleri Üzerine</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center">
<p align="center"><strong><span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff0066;">Tartışılan </span><span style="color: #c0c0c0;">&#8220;</span><span style="color: #00ccff;">-sal / -sel</span><span style="color: #c0c0c0;">&#8221; </span><span style="color: #00cc66;">Ekleri</span> <span style="color: #ff6600;">Üzerine</span></span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://farm3.static.flickr.com/2369/2277181132_072f6a393c.jpg?v=0" alt="Göktürk Kitabesi" align="right" />Yakın zamanda sıkça tartışılır hâle gelen &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8221; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cekim-ve-yapim-ekleri/"> <span style="color: #000000;">ekler</span></a>inin  kullanımı hakkında en az bilenler kadar konu hakkında hiç bilgisi olmayanların  da <a style="text-decoration: none;" href="#yorumyap"><span style="color: #000000;">yorum</span></a> yapması nedeniyle ortada ciddi bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgi/"> <span style="color: #000000;">bilgi</span></a> kirliliği var. Bu nedenle  bu konuda bilgi edinmek isteyen araştırmacıların yararlanması için böyle bir  yazı yazma gereği duydum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oz-turkcelestirme-calismalari/"> <span style="color: #000000;">Türkçeleştirme</span></a>ye karşı çıkan, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oz-turkce-adlar/"> <span style="color: #000000;">öz Türkçe</span></a> sözcüklerin kullanılmasını  sindiremeyen bazı kişiler <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazimi-karistirilan-sozcuklerin-dogru-yazimi-ve-yabanci-sozcuklere-turkce-karsiliklar/"> <span style="color: #000000;">yabancı sözcüklere</span></a> karşı önerilen <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">sözcük</span></a>lerde bir kusur aramaya  çalışıyorlar. Bu arayışta bulunan &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8221; ekleri hakkında <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yavuz-bulent-bakiler/"> <span style="color: #000000;">Yavuz Bülent Bakiler</span></a>&#8216;in &#8220;<em>Türkçeyi  -sal&#8217;a bindirip -sel&#8217;e vermeyin.</em>&#8221; (<span style="color: #000000;">*</span>)  sözü de Türkçeleştirme karşıtlarını pekiştirmiş oldu ve böylece <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tdk-turkce-sozluk/"> <span style="color: #000000;">TDK</span></a> hakkında karalama kampanyaları  başlatan kişilerin eline Türkçeyi yerden yere vurmak için malzeme geçti. Şimdi o  kişiler Türkçeleştirme yapmayıp, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanlica-nedir/"> <span style="color: #000000;">Osmanlıca</span></a> sözcükleri kullanmanın  kendilerince doğru olduğunu (!) sözde ispatlamak için hep bu ekleri örnek  gösterir oldular.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu konuyu bilimsel olarak ele almaya çalışırsak,  şöyle bir çözümleme yapabiliriz: Türkçede iki tane &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8221; eki  vardır. Bunlardan bir tanesi Türkçe kökenlidir ve çok eski <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazitlar-hakkinda-bilgi-1-bolum/"> <span style="color: #000000;">yazılı metinler</span></a>de bile geçer. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/divani-lugatit-turk/"> <span style="color: #000000;">Divan-u Lügati&#8217;t Türk</span></a>&#8216;te de &#8220;<strong>arsal</strong>&#8221;  (kumsal) sözcüğü geçmektedir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/eski-turkce/"> <span style="color: #000000;">Eski Türkçe</span></a>de &#8220;kumsal, uysal&#8221; gibi  örneklerde görebileceğimiz bu ekin İngilizceden veya başka bir batı dilinden  Türkçeye geçmiş olması imkânsızdır; çünkü bu örneklerin geçtiği metinlerin  çağında Türkçe ile bu dillerin etkileşimi söz konusu değildir.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Günümüzde yapılmaya çalışılan Türkçeleştirme  çabalarında Eski Türkçe örnek alındığı için, yakın zamanda birçok sözcükle  kullanılan &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8221; ekleri de büyük olasılıkla ekin aslı olan ve &#8220;<strong>uysal</strong>&#8221;  örneğinde görülen bu eke benzetilmeye çalışılmıştır. Fakat tesadüftür ki  İngilizcedeki &#8220;<strong>universal</strong> (evrensel), <strong>emotional</strong> (duygusal), <strong> traditional</strong> (geleneksel)&#8221; sözcüklerinde de görülen ve Türkçedeki kullanımla  sesteş &#8211; anlamdaş olan &#8220;<strong>-sal / -al</strong>&#8221; ekleri, Türkçeleştirmelerde işlek  olarak kullanılan bu eklerin yabancı kökenli olabileceğini düşündürmeye  başlamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #000000;">Özet</span></a> olarak; günümüzde &#8220;<strong>bilimsel,  içsel, dinsel, duygusal, karasal</strong>&#8221; gibi birçok sözcükte kullanılmaya başlanan  &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8221; ekinin, Eski Türkçede bulunan ekin işlek hâle getirilmiş  biçimi olduğunu söylemek mümkündür. İngilizcede ses ve anlam bakımından ortak  bir ekin bulunuşu ise ancak tesadüf olarak kabul edilebilir. Fakat Türkçenin  İngilizceden ciddi anlamda etkilendiği şu dönemde, batı dilinden geçen  sözcükleri kullanma meraklısı insanların, İngilizcedeki &#8220;<strong>continental</strong>&#8221;  (karasal) gibi sözcüklere benzediği için Türkçedeki &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8220;li  sözcükleri sıklıkla kullandıklarını söylemek, bu ekin kullanım alanının bu kadar  geniş olma nedenini aydınlatabilir. Böylece belki de yakın dönemde işlek bir ek  olarak kullanılmayacak bu ek, sıklıkla kullanılmaya başlanmış olabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tanrı TÜRK&#8217;ü korusun!</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><em>Orkun  KUTLU</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hakkimda/"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/orkun-kutlu.jpg" border="0" alt="Orkun Kutlu" /></a></span></p>
<p align="justify">The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/">Tartışılan “-sal / -sel” Ekleri Üzerine</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 18:47:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Lugat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkiye TÜrkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[OSmanlıca Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Soz]]></category>
		<category><![CDATA[Sozcuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (Görüntülemek istediğiniz başlığa dokunun.) (A-B Harfi) (C-D Harfi) (E Harfi) (F-G Harfi) (H Harfi) (I-İ Harfi) (K-L Harfi) (M Harfi) (N Harfi) (R Harfi) (S-Ş Harfi) (T Harfi) (U-Ü Harfi) (V-Y Harfi) (Z &#8211; Harfi) Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="color: #0099cc;"> <span style="font-size: 25pt; font-weight: bold;">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</span><br />
</span><span style="color: #ff9933;"><span style="font-size: 8pt; font-weight: bold;">(Görüntülemek istediğiniz başlığa dokunun.)</span></span></span></p>
<p align="center"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/osmanli.jpg?v=0" width="123" height="157" /></p>
<p align="center"><span style="font-size: 15pt; font-family: 'Maiandra GD';"> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(A-B Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-a-b-harfi/"> <span style="color: #ff0066;">(A-B Harfi)</span></a></strong><span style="color: #ff0066;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(C-D Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-c-d-harfi/"> <span style="color: #0099cc;">(C-D Harfi)</span></a></strong><span style="color: #0099cc;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(E Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-e-harfi/"> <span style="color: #00cc00;">(E Harfi)</span></a></strong><span style="color: #00cc00;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(F-G Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-f-g-harfi/"> <span style="color: #ff9933;">(F-G Harfi)</span></a></strong><span style="color: #ff9933;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(H Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-h-harfi/"> <span style="color: #ff66ff;">(H Harfi)</span></a></strong><span style="color: #ff66ff;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(I-İ Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-i-i-harfi/"> <span style="color: #c0c0c0;">(I-İ Harfi)</span></a></strong><span style="color: #c0c0c0;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(K-L Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-k-l-harfi/"> <span style="color: #ff0066;">(K-L Harfi)</span></a></strong><span style="color: #ff0066;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(M Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-m-harfi/"> <span style="color: #0099cc;">(M Harfi)</span></a></strong><span style="color: #0099cc;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(N Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-n-harfi/"> <span style="color: #00cc00;">(N Harfi)</span></a></strong><span style="color: #00cc00;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(R Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-r-harfi/"> <span style="color: #ff9933;">(R Harfi)</span></a></strong><span style="color: #ff9933;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(S-Ş Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-s-s-harfi/"> <span style="color: #ff66ff;">(S-Ş Harfi)</span></a></strong><span style="color: #ff66ff;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(T Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-t-harfi/"> <span style="color: #c0c0c0;">(T Harfi)</span></a></strong><span style="color: #c0c0c0;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(U-Ü Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-u-u-harfi/"> <span style="color: #ff0066;">(U-Ü Harfi)</span></a></strong><span style="color: #ff0066;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(V-Y Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-v-y-harfi/"> <span style="color: #0099cc;">(V-Y Harfi)</span></a></strong><span style="color: #0099cc;"><br />
</span> <strong> <a style="text-decoration: none;" title="(Z - Harfi)" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-z-harfi/"> <span style="color: #00cc00;">(Z &#8211; Harfi)</span></a></strong></span><span style="color: #00cc00;"><br />
</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: 15pt;"> <span lang="tr"><span style="color: #808080;"><br />
</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; color: #ff0000; font-family: 'Maiandra GD';">Not:</span><span style="font-size: 10pt; color: #808080; font-family: 'Maiandra GD';"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</span></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü &#8211; (A-B Harfi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-a-b-harfi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-a-b-harfi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 17:59:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Lugat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkiye TÜrkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[OSmanlıca Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Soz]]></category>
		<category><![CDATA[Sozcuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-a-b-harfi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (A-B Harfi) ÂBÂ VÜ ECDAD: Babalar, dedeler, atalar. ABÂ: Bazı dervişlerin ve ilmiye mensuplarının giydikleri yünden yapılmış bir giysi. ABD: Kul, köle, mahlûk. Tasavvufta kâmil Müslüman. ABD-İ MEMLUK: Kul, köle. ABES: Boş, saçma. ÂB-I HAYAT: Hayat suyu, içene ebedî hayat veren efsanevî su. ÂBİR-İ SEBÎL: Yolda giden yolcu. ACÂİB VE GARÂİB: Anlaşılmaz [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-a-b-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (A-B Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"> <span style="font-size: 25pt; font-weight: 700">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</span><br />
</font><font color="#ff9933"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700">(A-B Harfi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>ÂBÂ VÜ ECDAD:</strong> Babalar, dedeler,  atalar.<br />
<strong>ABÂ:</strong> Bazı dervişlerin ve ilmiye mensuplarının giydikleri yünden yapılmış  bir giysi.<br />
<strong>ABD:</strong> Kul, köle, mahlûk. Tasavvufta kâmil  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>.<br />
<strong>ABD-İ MEMLUK:</strong> Kul, köle.<br />
<strong>ABES:</strong> Boş, saçma.<br />
<strong>ÂB-I HAYAT:</strong> Hayat suyu, içene ebedî hayat veren efsanevî su.<br />
<strong>ÂBİR-İ SEBÎL:</strong> Yolda giden yolcu.<br />
<strong>ACÂİB VE GARÂİB:</strong> Anlaşılmaz ve tuhaf.<br />
<strong>ACÂİB-İ DEKÂİK:</strong> Anlaşılmaz hileler, ince oyunlar.<br />
<strong>A&#8217;CEMÎ:</strong> Arap olmayan.<br />
<strong>ACÎB:</strong> Şaşılacak ve hayret edilecek şey.<br />
<strong>ACÛZ:</strong> Âcizler, beceriksizler, yaşlı kadın.<br />
<strong>ACZ-I BEŞERÎ:</strong> İnsanın acizliği,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Guc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">güç</font></a>süzlüğü.<br />
<strong>ACZ-I KÜLLÎ:</strong> Tam  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Guc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">güç</font></a>süzlük.<br />
<strong>A&#8217;DÂ:</strong> 1. &#8220;Adüvv&#8221;ün çoğulu. Düşmanlar. 2. Pek zâlim, pek gaddar.<br />
<strong>A&#8217;DÂD:</strong> &#8220;Aded&#8221;in çoğulu. Sayılar.<br />
<strong>ÂDÂT-I CARİYE:</strong> Kullanılan âdetler, yaşayan sosyal  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kural/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kural</font></a>lar.<br />
<strong>ADÂVET:</strong> Düşmanlık, husumet. </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
<strong>ADEM:</strong> Yokluk.<br />
<strong>ADEM-İ KÜLLÎ:</strong> Tam yokluk.<br />
<strong>ADEM-İ MÜSÂVÂT:</strong> Eşitsizlik.<br />
<strong>ADEMÎ:</strong> Yokluğa ait.<br />
<strong>ÂDET-İ CÂHİLİYYE:</strong> İslâm&#8217;dan önceki putperestlik ve müşriklik devrine ait  âdet.<br />
<strong>ÂDETULLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın kâinatta câri olan usûl ve kanunu, sünneti.<br />
<strong>ÂDİL:</strong> Adalet sahibi, doğru adaletli.<br />
<strong>ADÎL:</strong> Benzer, eş, akran.<br />
<strong>ADL:</strong> Adalet, çok adaletli.<br />
<strong>ÂFÂK:</strong> &#8220;Ufuk&#8221;un çoğulu. Ufuk, yerle göğün birleştiği gibi görünen uzak  daire. Âfak, ufuklar, dış âlemler.<br />
<strong>ÂFÂKÎ:</strong> Havâî, herhangi bir dayanağı olmayan şey. Mekke&#8217;ye mikat sınırları  dışından gelenler.<br />
<strong>ÂFÂT:</strong> Âfetin çoğulu, musibetler, büyük felaketler.<br />
<strong>ÂFÎF:</strong> İffetli, namuslu, terbiyeli, haramdan sakınan, nezih.<br />
<strong>AFV Ü GUFRÂN:</strong> Bağışlama ve yarlığama.<br />
<strong>AFV:</strong> Affetme, suçu bağışlama.<br />
<strong>ÂGÂH:</strong> Uyanık, basiretli haberdar.<br />
<strong>AĞNAM:</strong> &#8220;Ganem&#8221;in çoğulu. Davarlar, koyunlar, keçiler.<br />
<strong>AĞNİYÂ:</strong> &#8220;Ganî&#8221;nin çoğulu. Zenginler.<br />
<strong>AĞRAZ:</strong> Maksatlar, arzular, amaçlar.<br />
<strong>AĞRAZ-I DÜNYEVİYYE:</strong> Dünyevî maksatlar, dünyevî niyetler, amaçlar.<br />
<strong>AĞRÂZ-I FÂSİDE:</strong> Bozuk maksatlar, bozguncu niyetler.<br />
<strong>AĞRAZ-I NEFSÂNİYYE:</strong> Nefsanî maksatlar, nefsî arzular.<br />
<strong>AĞRAZ-I ŞAHSİYYE:</strong> Şahsî maksatlar, ferdî niyetler.<br />
<strong>ÂĞÛŞ:</strong> Kucak, sığınılacak yer.<br />
<strong>AĞYÂR:</strong> Başkaları, düşmanlar, yabancılar.<br />
<strong>ÂHAD HABER:</strong> Bir kişi tarafından rivayet edilen hadis veya rivayetler.<br />
<strong>ÂHÂD:</strong> &#8220;Ehad&#8217;in çoğulu. Birler, birden dokuza kadar olan sayılar.<br />
<strong>ÂHAR:</strong> Başkası, diğeri, yabancı.<br />
<strong>AHBÂR:</strong> &#8220;Haber&#8221;in çoğulu. Haberler.<br />
<strong>AHBÂR-I SADIKA:</strong> Doğru haberler.<br />
<strong>AHD U EMÂN:</strong> And ve emniyet, korkusuzluk, güvenlik.<br />
<strong>AHD U MÎSÂK:</strong> Yemin ve anlaşma, kesin söz.<br />
<strong>AHD:</strong> 1. Söz verme. 2. Yemin, and. 3. Devir,   <font color="#000000">Zaman</font>, gün.<br />
<strong>AHD-İ HARİCÎ:</strong> Daha önceden ismi bilinen kişilere veya şeylere işaret eden  Lâm-ı tarif.<br />
<strong>ÂHENG:</strong> Uygunluk ve düzen.<br />
<strong>AHFÂ:</strong> Çok gizli, en gizli.<br />
<strong>AHFÂD:</strong> &#8220;Hafîd&#8221;in çoğulu. Torunlar.<br />
<strong>AHİD:</strong> (Bak: AHD).<br />
<strong>ÂHİR ZAMAN PEYGAMBERİ:</strong> Son   <font color="#000000">Zaman</font> Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.).<br />
<strong>ÂHİR ZAMAN:</strong> Son   <font color="#000000">Zaman</font>, dünyamızın son çağı.<br />
<strong>AHİZ:</strong> (Bak: AHZ)<br />
<strong>AHKÂM:</strong> Hükümler, kanunlar.<br />
<strong>AHKÂM-I AMELİYYE:</strong> Tatbikata ait hükümler, uygulanan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kural/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kural</font></a>lar.<br />
<strong>AHKÂM-I EZELİYYE:</strong> Ezelî hükümler, başlangıcı bilinmeyen hükümler.<br />
<strong>AHKÂM-I FER&#8217;İYYE:</strong> Asla ait olmayan, ikinci derecedeki hükümler.<br />
<strong>AHKÂM-I ULUHİYYET:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>lık hükümleri, ilâhlık hükümleri.<br />
<strong>AHKÂM-I UMÛMİYYE:</strong> Umûmî hükümler.<br />
<strong>AHKEMU&#8217;L-HÂKİMİN:</strong> Hükümdarların hükümdarı, hâkimlerin hâkimi olan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.<br />
<strong>AHLÂK-I ZEMÎME:</strong> Kötü huylar, çirkin davranışlar.<br />
<strong>AHLÂM:</strong> &#8220;Hulm&#8221;ün çoğulu, karışık rüyalar.<br />
<strong>AHRÂR:</strong> Hürler, esir ve köle olmayanlar.<br />
<strong>AHSEN:</strong> &#8220;Husn&#8221;den. En güzel, pek güzel, daha güzel.<br />
<strong>AHSEN-İ TAKVÎM:</strong> En güzel ve en iyi kıvamda en güzel biçimde.<br />
<strong>AHSENÜ&#8217;L-KASAS:</strong> 1. Kıssaların, hikâyelerin en güzeli. 2. Yusuf Sûresi.<br />
<strong>AHZ:</strong> 1. Alma, tutma, kabzetme, 2. Kabul etme. 3. Tessellüm. 4. Sorgulama.<br />
<strong>AKABE:</strong> 1. Sarp ve çıkılması zor yokuş, bâdire. 2. Tehlike. 3. Tehlikeli  geçit. 4. Bugün Ürdün sınırları içinde bulunan bir şehir.<br />
<strong>AKÂİD:</strong> Akîdeler, inançlar, dinin itikadî hükümleri.<br />
<strong>AKAR:</strong> Gelir, gelir getiren gayr-ı menkuller.<br />
<strong>AKD:</strong> 1. Anlaşma, sözleşme. 2. Bağlama, düğümleme.<br />
<strong>ÂKIBET:</strong> Nihayet, sonuç.<br />
<strong>ÂKIDEYN:</strong> Anlaşma veya sözleşme.<br />
<strong>ÂKIL BÂLİĞ:</strong> Ergenlik, olgunluk çağına gelen.<br />
<strong>ÂKILÂNE:</strong> Akıllıca.<br />
<strong>AKÎDE:</strong> İtikad,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/iman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">iman</font></a>.<br />
<strong>ÂKİF:</strong> 1. İbadette devamlı olan kimse. 2. Sebat eden.<br />
<strong>AKİKA:</strong> Yeni doğan çocuk için  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;a şükür maksadıyla kesilen kurban.<br />
<strong>AKÎM:</strong> 1. Beyhude, boş yere. 2. Kısır erkek veya kadın.<br />
<strong>AKL-I SELÎM:</strong> Doğru düşünen, doğru anlayan, doğru karar veren akıl.<br />
<strong>AKLÎ:</strong> Akla ait, akla uygun.<br />
<strong>AKRÂN:</strong> Birbirine benzeyenler, em-sâl, yaşıt, denk.<br />
<strong>AKRİBA:</strong> Akraba, aralarında soy veya sihriyetçe yakınlık olanlar.<br />
<strong>AKSÂ:</strong> En uzak, en son.<br />
<strong>AKSÜ&#8217;L-AMEL:</strong> Tepki, istenilen şeyin zıddının hâsıl olması.<br />
<strong>AKTAR:</strong> Baharatçı.<br />
<strong>AKTÂR:</strong> Kuturlar, çaplar, dairenin merkezinden geçen hatlar, bölgeler,  taraflar. Her taraf.<br />
<strong>AKVÂ ve AHZAR:</strong> Daha kuvvetli ve daha açık.<br />
<strong>AKVÂ:</strong> Daha kuvvetli, en kuvvetli.<br />
<strong>AKVÂL:</strong> &#8220;Kavl&#8221;in çoğulu. Kaviller, sözler.<br />
<strong>AKVÂM:</strong> Kavimler, milletler.<br />
<strong>AKVÂM-I SÂİRE:</strong> Diğer kavimler.<br />
<strong>A&#8217;LÂ:</strong> En yüce.<br />
<strong>ALADDERECÂT:</strong> Derecelere göre.<br />
<strong>ALÂK SÛRESİ:</strong> Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in 96. sûresi.<br />
<strong>ALAKA:</strong> &#8220;Alak&#8221;dan yapışkan sıvı, embriyo.<br />
<strong>ÂLÂM:</strong> Elemler, kederler, acılar.<br />
<strong>ALÂMET:</strong> İşaret, nişan.<br />
<strong>ALÂMET-İ FARİKA:</strong> Bir şeyi diğerinden ayırıcı işaret. Belirgin özellik.<br />
<strong>ÂLÂT:</strong> Âletler, vasıtalar.<br />
<strong>ÂLÂT-I CİSMANİYYE:</strong> Maddî âletler.<br />
<strong>A&#8217;LÂ-YI İLLİYYÎN:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cennet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cennet</font></a>te en yüksek derece, olgun kişilerin  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>  katındaki dereceleri.<br />
<strong>ALE&#8217;L-HUSÛS:</strong> Hususiyetle, özellikle.<br />
<strong>ALE&#8217;L-USÛL:</strong> Usûl üzere. Usûle göre, usulen.<br />
<strong>ÂLEM:</strong> Kâinat, dünya.<br />
<strong>ALEMDÂR:</strong> Bayraktar, sancaktar.<br />
<strong>ÂLEM-İ CİSMANİYYE:</strong> Maddî âlem, kâinat, dünya.<br />
<strong>ÂLEM-İ EŞBÂH:</strong> &#8220;Şebah&#8221;tan: 1. Cisimler âlemi, varlıklar âlemi. 2. Hayaller  âlemi.&#8221;Şibh ve şebih&#8221;den: Misaller âlemi.<br />
<strong>ÂLEM-İ KABİR:</strong> Kabir âlemi.<br />
<strong>ALESSEVİYYE:</strong> Aynı seviyede, eşit olarak.<br />
<strong>ÂL-İ FİRAVUN:</strong> Firavun ailesi. Firavun soyu.<br />
<strong>ÂLİŞÂN:</strong> Şan ve şerefi yüksek olan.<br />
<strong>ALİYYU&#8217;L-A&#8217;LÂ:</strong> Pek iyi. Fevkalâ-de.<br />
<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> BES BÂKÎ HEVES:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> yeter, başkası gelip geçici istektir,  hevestir.<br />
<strong>ALLÂME:</strong> Bilginlerin en bilgilisi.<br />
<strong>ALLÂMÜ&#8217;L-GUYÛB:</strong> Esmâ-i Hüs-nâ&#8217;dan biri, bütün gizlileri bilen  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.<br />
<strong>ÂMÂ:</strong> Kör.<br />
<strong>AMDEN:</strong> Kasten, bile bile, isteyerek.<br />
<strong>AMELDE İ&#8217;TİDÂL:</strong> Amelde aşırılıktan uzak, dengeli.<br />
<strong>AMEL-İ SALİH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın rızasına uygun olan her iş.<br />
<strong>AMELİKA:</strong> Eskiden Sîna yarımadasında yaşamış olan bir kavim.<br />
<strong>AMÎK:</strong> Derin. Bahr-i amîk: Derin deniz. Fikr-i amîk: Derin düşünce.<br />
<strong>ÂMİL:</strong> 1. Sebep. 2. İş yapan. 3. Zekat toplayan memur.<br />
<strong>ÂMM:</strong> Umumî, genel.<br />
<strong>AMR:</strong> Bir erkek ismi.<br />
<strong>AMÛD:</strong> Direkler, sütunlar.<br />
<strong>ANÂSIR-I MUHTELİFE:</strong> Çeşitli unsurlar.<br />
<strong>ANKA-YI MUĞRİB:</strong> İsmi var, cismi yok. Ankâ kuşu.<br />
<strong>ANVETEN:</strong> Cebren, kahren, zorla, sıkıntı ile.<br />
<strong>ANYEDİN:</strong> Elden.<br />
<strong>ÂRÂBÎ:</strong> Bedevî. Çölde yaşayan köylü.<br />
<strong>A&#8217;RÂF:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cennet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cennet</font></a>le  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cehennem</font></a> arasında bulunan bir yer.<br />
<strong>ARAFAT:</strong> Mekke&#8217;ye 12 mil yani takriben 20 km. uzaktaki bir yer. Hacca  gidenler Zilhicce&#8217;nin 9. günü buraya gelerek bir müddet vakfe yaparlar.<br />
<strong>ARASAT:</strong> Mahşer yeri, haşir ve neşir meydanı.<br />
<strong>ARAZ:</strong> 1. İşaret, alâmet. 2. Tesadüf. 3. Kaza, felaket. 4. Kendi kendine  vücut bulmayıp başka bir cevherle meydana gelen hal ve keyfiyet.<br />
<strong>AREFE:</strong> Kurban bayramından bir önceki gün.<br />
<strong>ARIZÎ:</strong> Sonradan hasıl olan şey. Geçici.<br />
<strong>ÂRÎ:</strong> Temiz, hür, uzak.<br />
<strong>ÂRİF:</strong> Anlayışlı, bilgili.<br />
<strong>ARŞ:</strong> 1. Taht. 2. Dokuzuncu gök. 3. Çardak. 4. Cenab-ı Hakk&#8217;ın kudret ve  azametinin tecelli ettiği yer.<br />
<strong>ARZ:</strong> yeryüzü, dünya, genişlik.<br />
<strong>ARZ-I MUKADDES:</strong> Kutsal ülke. Kudüs, Filistin.<br />
<strong>ASÂ:</strong> Değnek, sopa, baston.<br />
<strong>ASABÂT:</strong> 1. Baba tarafından olan akrabalar. 2. Şer&#8217;an miras alamayan  akrabalar.<br />
<strong>ASABE:</strong> Baba tarafından akraba olanlar.<br />
<strong>ASAHH-I RİVÂYET:</strong> En doğru olan rivayet.<br />
<strong>ÂSÂR:</strong> Eserler.<br />
<strong>ÂSÂR-I ATÎKA:</strong> Eski eserler.<br />
<strong>ASÂ-YI MÛSÂ:</strong> Hz. Musa&#8217;nın sopası.<br />
<strong>ASGARİ:</strong> En az, en küçük.<br />
<strong>ASHAB:</strong> Hz. Peygamber&#8217;i mümin olarak gören ve o  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/iman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">iman</font></a> üzere ölen kimseler.<br />
<strong>ASHÂB-I KEHF:</strong> Mağara arkadaşları. Bunlar,   <font color="#000000">Zaman</font>larındaki zalim  hükümdarlarının şerrinden mağaraya sığınan ve orada yıllarca uyutulduktan sonra  tekrar diriltilen, köpekleri ile birlikte, yedi sekiz kişiydiler.<br />
<strong>ASHAB-I MEŞ&#8217;EME:</strong> Uğursuz, şerli kişiler, kötüler.<br />
<strong>ASHAB-I MEYMENE:</strong> Uğurlu kişiler, iyi kimseler.<br />
<strong>ASHAB-I YEMİN:</strong> Uğurlu, meymenetli kimseler.<br />
<strong>ÂSIF:</strong> Şiddetli rüzgar, fırtına.<br />
<strong>ÂSİ:</strong> İsyan eden.<br />
<strong>ÂSİM:</strong> Günah işleyen, günahkâr.<br />
<strong>ASNÂM:</strong> &#8220;Sanem&#8221;in çoğulu. Putlar.<br />
<strong>ASR:</strong> 1. İkindi namazı. 2. İkindi vakti. 3. Yüzyıl, çağ.<br />
<strong>AŞR:</strong> Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;den on âyet miktarı okunan kısım.<br />
<strong>ATÂ:</strong> İhsan, lütuf, bağışlama.<br />
<strong>ATALET:</strong> Tembellik, hareketsizlik.<br />
<strong>ATF-I BEYAN:</strong> Kapalı bir sözü, açıklayan cümle.<br />
<strong>ATIF (ATF):</strong> 1. Eğme, meyletme, 2. Bağlama.<br />
<strong>ÂTİH:</strong> Bunak.<br />
<strong>ATİYYE:</strong> Hediyye, ihsan, bahşiş.<br />
<strong>ATTAR:</strong> (Bak: AKTAR)<br />
<strong>AVÂLÎ:</strong> Yüceler, büyükler. Medine etrafındaki semtler.<br />
<strong>AVAM:</strong> 1. Halk. 2. Soylu veya bilgin olmayanlar.<br />
<strong>AVÂMİL:</strong> 1. Âmiller, sebepler. 2. Arap nahvine ait ve bu isimdeki kitap.<br />
<strong>A&#8217;YÂN:</strong> 1. İleri gelenler. 2 Gözdeler.<br />
<strong>A&#8217;YÂN-I SABİTE:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın ilminde varlıkların değişmez suretleri, öz  mahiyetleri.<br />
<strong>ÂYÂT:</strong> Âyetler.<br />
<strong>ÂYÂT-I BEYYİNAT:</strong> Açık seçik âyetler.<br />
<strong>ÂYÂT-I TEKVİNİYYE VE TEŞRİİYYE:</strong> Yaratılışa ve şeriata ait âyetler.<br />
<strong>AYIN:</strong> Arap alfabesinin 21. harfi. Ebced hesabında sayı değeri 70&#8217;dir.<br />
<strong>ÂYİN:</strong> 1. Tören, âdet. 2. Dinî bazı gösteriler. Mevlevî âyini gibi.<br />
<strong>AYN:</strong> 1. Göz, 2. Pınar. 3. Eşyanın hakikatı.<br />
<strong>AYNE&#8217;L-YAKÎN:</strong> Müşahede ve keşif ile hâsıl olan ilim.<br />
<strong>A&#8217;ZÂ:</strong> Uzuvlar, organlar, üyeler.<br />
<strong>AZÂB:</strong> 1. Büyük sıkıntı, şiddetli elem. 2. Dünyada işlenen günahlara karşı  ahirette çekilecek ceza.<br />
<strong>AZÂB-I NÂR:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cehennem</font></a> azabı.<br />
<strong>ÂZÂDE:</strong> Serbest, hür, kayıtlardan kurtulmuş.<br />
<strong>AZ&#8217;AF-I MUZÂAF:</strong> Kat, kat, pekçok.<br />
<strong>AZAMET:</strong> Büyüklük, kibirlilik.<br />
<strong>AZDÂD (EZDÂD):</strong> Zıd olan şeyler.<br />
<strong>AZHAR:</strong> En açık:<br />
<strong>AZÎMÜ&#8217;Ş-ŞÂN:</strong> Şânı büyük.<br />
<strong>AZÎZ:</strong> 1.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın isimlerinden biri. Değerli. 2. Ermiş, velî.<br />
<strong>BAB:</strong> 1. Kapı. 2. Fasıl, bölüm.MİNE&#8217;L-BAB İLE&#8217;L-MİHRAB: Kapıdan mihraba  dek, baştan sona kadar.<br />
<strong>BÂDİYE:</strong> Kır, ova, sahra, çöl.<br />
<strong>BÂGÎ:</strong> Âsi, baş kaldırmış, haksızlık eden.<br />
<strong>BAĞÇE:</strong> Bahçe.<br />
<strong>BAĞTETEN:</strong> Ansızın, zulüm, isyan.<br />
<strong>BAĞY:</strong> Azgınlık, zulüm, isyan.<br />
<strong>BAHIYRE:</strong> Cahiliyye devrinde beş batın doğuran devenin beşinci yavrusu  erkek olursa kulağı yarılır ve salıverilirdi. Artık hiç bir işte kullanılmayan  bu deveye bu ad verilirdi.<br />
<strong>BÂHİL:</strong> 1. İşsiz, avare, başı boş. 2. Yularsız deve.<br />
<strong>BAHÎL:</strong> Cimri, tamahkâr.<br />
<strong>BÂHİR:</strong> 1. Yalancı, ahmak. 2. Ekin sulayıcı, sulayan. 3. Belli, açık. 4.  Işıklı, parlak, güzel.<br />
<strong>BÂHİRE:</strong> 1. Çok koşan cins deve. 2. Dikenli ağaç.<br />
<strong>BAHR Ü BERR:</strong> Deniz ve kara.<br />
<strong>BAHŞ:</strong> Bağış, ihsan.<br />
<strong>BÂİN:</strong> Dibi geniş kuyu, bostan kuyusu.<br />
<strong>BÂİS:</strong> 1. Sebep olan, gerektiren. 2. Gönderen. 3. Yeniden yaratan.<br />
<strong>BAKAR:</strong> Sığır, öküz, manda cinsleri.<br />
<strong>BAKARA:</strong> 1. Sığır, inek. 2. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in ikinci sûresi: Bu sûrede  yahudilere bir inek kurban etmeleri emredilip bu konuda geniş bilgi  verildiğinden, sûre bu adı almıştır.<br />
<strong>BAKİYYE:</strong> Artan, artık, geri kalan.<br />
<strong>BÂLİĞ:</strong> 1. Erişmiş, vâsıl olmuş, son mertebeyi bulan. 2. Yekûn.<br />
<strong>BÂP:</strong> (Bak: BÂB)<br />
<strong>BÂR:</strong> 1.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>. 2. Yemiş, meyva. 3. Yük, ağırlık. 4. Yağdıran, serpen,  döken.<br />
<strong>BÂRİD:</strong> 1. Soğuk. 2.Letafetten uzak nâhoş.<br />
<strong>BÂRİZ:</strong> Açık, belli, âşikâr, zâhir.<br />
<strong>BA&#8217;S:</strong> 1. Gönderme, yollama, gönderilme. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın bir peygamberi, Hak  dinine davete memur buyurması. 3. Dirilme veya diriltme.<br />
<strong>BASAR:</strong> 1. Görme, görüş, görme yeteneği. 2. Zihnî algı.<br />
<strong>BÂSİR:</strong> Gören, görüp anlayan, ferasetli, zeki.<br />
<strong>BASÎRET:</strong> Doğru görüş, gönül gözü ile görme, uyanıklık.<br />
<strong>BAST:</strong> 1. Yayma, açma. 2. Özellikle hurufilikte cezbe ve tefekkür içinde  kendinden geçmeyi ifade eder.<br />
<strong>BÂTIN:</strong> 1. İç, içyüz, gizli, sır, derunî. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın isimlerinden.<br />
<strong>BATN:</strong> Karın, kuşak, nesil.<br />
<strong>BÂYİN:</strong> Aralayıcı, ayıran, ayırıcı özellik.<br />
<strong>BA&#8217;Z:</strong> Bir şeyin bir bölümü,bir parçası, bazısı.<br />
<strong>BED NAZAR:</strong> Kötü bakış.<br />
<strong>BED:</strong> Kötü, çirkin, işe yaramaz.<br />
<strong>BEDÂ&#8217;-BEDA&#8217;AT:</strong> Güzellik, yenilik, bediilik.<br />
<strong>BEDÂHET:</strong> 1. Açıklık, bellilik. 2. Ansızın ortaya çıkma.<br />
<strong>BEDÂYİ&#8217;:</strong> İcat edilmiş güzel şeyler. Sanat eserleri.<br />
<strong>BEDBAHT:</strong> Talihi kötü olan, talihsiz.<br />
<strong>BED-BİN:</strong> Her şeyi kötü gören, karamsar.<br />
<strong>BEDEL:</strong> 1. Değer, kıymet. 2. Başkasının parası ile onun yerine hacca giden  kimse yerine geçen.<br />
<strong>BEDEL-İ BA&#8217;Z:</strong> Geniş anlamlı bir sözün bir kısmına yapılan açıklama.<br />
<strong>BEDEL-İ İŞTİM&#8217;ÂL:</strong> Geniş ve genel anlamlı bir sözün bir noktasını  açıklayan cümle.<br />
<strong>BEDEL-İ KÜLL:</strong> Kapalı bir söze bütün yönleriyle yapılan açıklama.<br />
<strong>BEDEVÎ:</strong> Çölde çadırda yaşayan göçebe, çöllü, Arap göçebesi.<br />
<strong>BEDİA:</strong> 1. Yaratma. 2. Estetik değeri yüksek, sanat eseri, eşine az  rastlanan güzel.<br />
<strong>BEDİHİ:</strong> 1. İspat gerekmeyecek şekilde açık. 2. Akla kendiliğinden gelen.<br />
<strong>BEDİÎ:</strong> Güzel, beğenilen, sanatlı söz.<br />
<strong>BEDR-BEDİR:</strong> 1. Dolunay, ayın ondördü. 2. Mekke ile Medine arasında  bulunan Bedir gazasının yapıldığı yer.<br />
<strong>BED-TAHRİR:</strong> Kötü yazı.<br />
<strong>BEHA-BAHA:</strong> 1. Güzellik, süs, pırıltı. 2. Kıymet, değer, bedel.<br />
<strong>BEHAİM:</strong> 1. Dört ayaklı hayvanlar. 2. Suriye&#8217;de bir sıradağ.<br />
<strong>BEHÇET:</strong> Güzellik, güleryüzlülük, sevinç.<br />
<strong>BEHİME-İ EN&#8217;AM:</strong> Deve, sığır, koyun gibi dört ayaklı hayvanlar.<br />
<strong>BEHİMÎ:</strong> Hayvana yakışır tarzda, hayvanlık.<br />
<strong>BEİS-BE&#8217;S:</strong> 1. Zarar, ziyan. 2. Korku, azap, sıkıntı, fenalık. 3. Kuvvet,  kudret.<br />
<strong>BEKA:</strong> Devam, sebat, evvelki hal üzere kalmak, ölmezlik, ebedilik.<br />
<strong>BEKA-YI ERVAH:</strong> Ruhların kalıcılığı, devamlılığı.<br />
<strong>BEKA-YI RUH:</strong> Ruhun kalıcılığı, ölmezliği.<br />
<strong>BELAGAT Ü FESAHAT:</strong> Tam yerinde açık ve güzel söz söyleme.<br />
<strong>BELAGAT:</strong> İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği ve sanatı, uzdillik.<br />
<strong>BELİĞ:</strong> 1. Açık, düzgün söz söyleyen. 2. Güzel, sanatlı söz. Belâ-gatli.<br />
<strong>BENÂM:</strong> Namlı, ünlü, meşhur.<br />
<strong>BENAN:</strong> Parmak ucu.<br />
<strong>BENÎ İSRAİL:</strong> İsrailoğulları, yahudiler.<br />
<strong>BERAAT:</strong> 1. Temizlik, arılık. 2. Olgunluk, güzellik.<br />
<strong>BERA&#8217;ÂT-I İSTİHLÂL:</strong> Söze güzel ve etkili başlangıç.<br />
<strong>BEREKÂT:</strong> Bolluklar, uğurlar, hayırlar.<br />
<strong>BEREKÂT-I KELÂMULLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> kelâmının verdiği feyizler, bolluklar,  uğurlar.<br />
<strong>BER-HAYAT:</strong> Sağ, diri, yaşayan.<br />
<strong>BERÎ:</strong> Sâlim, kurtulmuş, temiz arınmış.<br />
<strong>BERİ:</strong> Yakın mesafe, ötenin zıddı.<br />
<strong>BERK:</strong> 1. Şimşek, parıltı, kıvılcım. 2. Sert, katı.<br />
<strong>BERR:</strong> 1. Doğru sözlü, hayır işleyen kimse. 2. Kara, toprak.<br />
<strong>BER-TARAF:</strong> Bir yana atılan, ortadan kalkan. Bertaraf etmek: Ortadan  kaldırmak, yok etmek.<br />
<strong>BERZAH ÂLEMİ:</strong> Ruhlar âlemi.<br />
<strong>BERZAH:</strong> 1. İki şey arasındaki mesafe, aralık. 2. Can sıkıcı. 3. İnce uzun  kara parçası. 4. Dünya. 5. Ruhların kıyamete kadar bulunacakları yer.<br />
<strong>BES:</strong> Yeter, yetişir, tamam, kâfi, çok.<br />
<strong>BE&#8217;S:</strong> Zarar, ziyan, azap, şiddet, fenalık.<br />
<strong>BEŞÂRET:</strong> Müjde, muştu, iyi haber.<br />
<strong>BEŞÂRET-ÂVER:</strong> Müjdeci, iyi haber getiren.<br />
<strong>BEŞER:</strong> İnsan, bütün insanlar, Ebu&#8217;l-Beşer: İnsanlığın babası, Hz. Âdem.<br />
<strong>BEŞERİYYET:</strong> 1. İnsanlık. 2. İnsanın yaratılış özellikleri.<br />
<strong>BEŞİR:</strong> 1. Müjdeci, iyi haber getiren,güleryüzlü. 2. Hıristiyan Araplar&#8217;da  İncil yazan veya hıristiyanlık akidelerini telkin eden kimse. 3. Peygamberimizin  bir vasfı.<br />
<strong>BEY&#8217;:</strong> Satma, satılma, satış.<br />
<strong>BEYAN İLMİ:</strong> Belâgat ilminin,hakikat, mecaz, kinaye, teşbih ve istiare  gibi konularından bahseden bölümü.<br />
<strong>BEYÂN:</strong> Anlatma, açıklama sanatı.<br />
<strong>BEYN:</strong> Aralık, arasında, arada.<br />
<strong>BEYNÛNET:</strong> 1. İki şey arasındaki mesafe, aralık. 2. İhtilaf, anlaşmazlık,  ara açıklığı.<br />
<strong>BEYT:</strong> Ev, mesken, oda, oba.<br />
<strong>BEYT-İ ATİK:</strong> Eski ev, Kâbe.<br />
<strong>BEYT-İ MAMUR:</strong> Kâbe&#8217;nin tam üzerinde yedinci kat gökte bulunan ve melekler  tarafından tavaf edilen bir köşk.<br />
<strong>BEYTULLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın evi, Kâbe, insan kalbi.<br />
<strong>BEYTÛTET:</strong> Geceleme, bir yerde geceyi geçirme.<br />
<strong>BEYTÜ&#8217;L-MAKDİS:</strong> Mukaddes ev, Mescid-i Aksa, Kudüs&#8217;teki büyük camii.<br />
<strong>BEYYİN:</strong> Belli, açık, âşikar.<br />
<strong>BEYYİNÂT:</strong> Açık, belli şeyler.<br />
<strong>BEYYİNE:</strong> 1. Delil, şahit. 2. Kur&#8217;ân&#8217;ın 97. sûresi.<br />
<strong>BEYZÂ:</strong> 1. Çok beyaz. 2. Demirden savaşçı başlığı. 3. Yumurta.MİLLET-İ  BEYZÂ: Beyaz millet,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>lar.<br />
<strong>BEZL:</strong> Bol bol verme.<br />
<strong>BÎA-BİYAT:</strong> Birinin hakimiyetini kabul etmek, emirlerine uyacağına söz  vermek.<br />
<strong>BİAT OLUNMAK:</strong> Birine itaat edilmek, hükmüne girmek.<br />
<strong>BİD&#8217;AT:</strong> 1. Sonradan ortaya çıkan şey. 2. İslâm&#8217;da Peygamberimizden sonra  ortaya çıkan değişik âdetler.<br />
<strong>BİD&#8217;AT-I HASENE:</strong> Beğenilebilir, güzel yenilikler.<br />
<strong>BİD&#8217;AT-I SEYYİE:</strong> Kötü yenilikler.<br />
<strong>BİDÂYET:</strong> Başlama, başlangıç.<br />
<strong>BİDAYETEN:</strong> Başlangıçta, ilkin.<br />
<strong>BİİZN-İ HÜDA:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın izni ile.<br />
<strong>BÎKARAR:</strong> 1. Kararsız. 2. Rahatsız.<br />
<strong>BİKR:</strong> Dokunulmamış, bekâret, bâ-kire.<br />
<strong>BİKR-İ FİKR:</strong> Hiç söylenmemiş, yeni fikir.<br />
<strong>BİLÂ BEDEL:</strong> Bedelsiz, karşılıksız.<br />
<strong>BİLÂ KAYD Ü ŞART:</strong> Kayıtsız şartsız.<br />
<strong>BİLÂ:</strong> &#8230; sız.<br />
<strong>BİLAD:</strong> Beldeler, şehirler, memleketler, kasabalar.<br />
<strong>BİLÂD-İ ARAB:</strong> Arab ülkeleri.<br />
<strong>BİLAFASILA:</strong> Fasılasız, aralıksız.<br />
<strong>BİLÂH:</strong> Arkaları büyük olan kadınlar.<br />
<strong>BİLLUR:</strong> 1. Duru, kristal. 2. Necef taşı.<br />
<strong>BİN:</strong> Oğul.BİN MEHMED: Mehmed&#8217;in oğlu.<br />
<strong>BİNA:</strong> 1. Yapı, ev. 2. Yapma, kurma. 3. Göz, gören, görücü.<br />
<strong>BİNAEN ALA ZÂLİK:</strong> Bunun üzerine, bundan dolayı.<br />
<strong>BİNAEN:</strong> &#8230;den dolayı, &#8230;den ötürü.<br />
<strong>BİNÂENALEYH:</strong> Ondan dolayı, onun üzerine, şu halde.<br />
<strong>BİRR:</strong> İyilik, güzellik, hayır, anaya babaya itaat. 2. Dininde ibadetinde  kuvvetli olan. 3. Bağışta bulunma.<br />
<strong>Bİ&#8217;SET:</strong> Gönderme.<br />
<strong>Bİ&#8217;SET-İ MUHAMMEDİYE:</strong> Hz. Muhammed (s.a.v.)&#8217;in peygamberlikle  görevlendirilmesi.<br />
<strong>Bİ&#8217;SET-İ NEBEVİYYE:</strong> Peygamberin, peygamberlikle gönderilişi.<br />
<strong>BU&#8217;D:</strong> Uzaklık, aralık, boyut.<br />
<strong>BU&#8217;D-İ MESAFE:</strong> Gidilen yolun uzaklığı.<br />
<strong>BUĞZ:</strong> Düşmanlık duyma, nefret, kin.<br />
<strong>BUĞZETMEK:</strong> Kin gütmek, düşman olmak.<br />
<strong>BUHÛL:</strong> Cimrilik, tamahkârlık.<br />
<strong>BUK&#8217;A:</strong> 1. Ülke, yer. 2. Büyük bina. 3. Benek, leke.<br />
<strong>BURAK:</strong> Peygamberimizin mirac gecesi bindiği binek.<br />
<strong>BURC:</strong> 1. Kale, yüksek bina. 2. Herhangi bir şekli gösteren ve özel ad  alan sâbit yıldızlar topluluğu, galaksi. 3. Güneşin girip çıktığı on-iki burçtan  her biri: Yengeç, kova, akrep.<br />
<strong>BURC-İ ÂBÎ:</strong> Suya ait burçlar: Yengeç, akrep, balık.<br />
<strong>BURC-İ BÂDÎ:</strong> Havaya ait burçlar: İkizler, terazi kova.<br />
<strong>BÜHTAN ETMEK:</strong> İftira etmek.<br />
<strong>BÜHTAN:</strong> Yalan, iftira, birine işlemediği suçu yükleme.<br />
<strong>BÜLEGA:</strong> Belegat sahipleri, düzgün ve güzel konuşanlar, beliğ olanlar.<br />
<strong>BÜLEGA&#8217;-İ BEŞER:</strong> Belegat ilmi mütehassısları.<br />
<strong>BÜLEGÂ-İ ULEMÂ:</strong> Belagat bilginleri ve âlimler.<br />
<strong>BÜLÛĞ:</strong> 1. Erginlik, olgunluk çağına girme, yetişme. 2. Yaklaştırma.<br />
<strong>BÜNÜVVET:</strong> Oğulluk, evlatlık.<br />
<strong>BÜNYÂN:</strong> Yapı, bina, bir şeyin yapısı.<br />
<strong>BÜNYAN-I MERSUS:</strong> Birbirine lehimlenmiş, kenetlenmiş yapı.<br />
<strong>BÜRHAN:</strong> Kesin delil, hüccet. </font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/">»<span lang="tr">  &#8220;Osmanlı T. Sözlüğü&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-a-b-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (A-B Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-a-b-harfi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü &#8211; (C-D Harfi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-c-d-harfi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-c-d-harfi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 17:58:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Lugat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkiye TÜrkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[OSmanlıca Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Soz]]></category>
		<category><![CDATA[Sozcuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-c-d-harfi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (C-D Harfi) CÂFÎ: Cefâ çektiren, eziyet eden. CÂH: İtibar, makam, mevki. CÂHİLİYYE: Kelime olarak cahilliğe ait mânâsına gelir. Terim olarak İslâmiyetten önceki putperest dönemi ifade eder. CAHÎM: Cehennem. CÂİL: &#8220;Ceale&#8221; kökünden yaratıcı, yapıcı. CÂİLU&#8217;N-NÛR: Nûr&#8217;un yaratıcısı. CÂİZE: Armağan, övücü şiirleri için eskiden şairlere devlet büyükleri veya aşiret büyükleri tarafından verilen para veya [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-c-d-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (C-D Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"> <span style="font-size: 25pt; font-weight: 700">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</span><br />
</font><font color="#ff9933"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700">(C-D Harfi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <strong>CÂFÎ:</strong> Cefâ çektiren, eziyet eden.<br />
<strong>CÂH:</strong> İtibar, makam, mevki.<br />
<strong>CÂHİLİYYE:</strong> Kelime olarak cahilliğe ait mânâsına gelir. Terim olarak  İslâmiyetten önceki putperest dönemi ifade eder.<br />
<strong>CAHÎM:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cehennem</font></a>.<br />
<strong>CÂİL:</strong> &#8220;Ceale&#8221; kökünden yaratıcı, yapıcı.<br />
<strong>CÂİLU&#8217;N-NÛR:</strong> Nûr&#8217;un yaratıcısı.<br />
<strong>CÂİZE:</strong> Armağan, övücü şiirleri için eskiden  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sair/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">şair</font></a>lere devlet büyükleri  veya aşiret büyükleri tarafından verilen para veya mal.<br />
<strong>CA&#8217;L:</strong> Yapma, meydana getirme, yaratma.<br />
<strong>CA&#8217;LÎ:</strong> Sahte, yapmacıklı, düzme.<br />
<strong>CÂLİB-İ DİKKAT:</strong> Dikkat çekici.<br />
<strong>CÂMİ:</strong> 1. Toplayan, derleyen. 2. İçerisinde namaz kılınan ve mescidden  büyük olan ibadethane.<br />
<strong>CÂMİD:</strong> 1. Donmuş, hareketsiz. 2. Gelişmeyen, gelişme kabiliyeti olmayan.<br />
<strong>CÂNİB:</strong> Cihet, yön, taraf, yan.<br />
<strong>CÂRİYE:</strong> 1. Savaşta gayr-i müslimlerden esir olarak alınan kız ve  kadınlar. 2. Hizmetçi kız.<br />
<strong>CÂY-İ İŞKÂL:</strong> Güçlük, zorluk, müşkülât noktası.<br />
<strong>CÂZİBE:</strong> Cezbeden, çeken, yer çekimi.<br />
<strong>CÂZİBE-İ FÂNİYE:</strong> Geçici güzellik, fânî güzellik. </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
<strong>CÂZİBE-İ MUTLAKA:</strong> 1. Mutlak çekici kuvvet. 2. Yegane çekici kuvvet. 3.  Geçici güzelliğin zıddı olan ebedî güzellik.<br />
<strong>CÂZİBE-İ UMÛMİYYE KANUNU:</strong> Yerçekimi kanunu.<br />
<strong>CEBÂBİRE:</strong> Cebredenler, zorbalar, zâlimler.<br />
<strong>CEBBÂR:</strong> 1. İlâhî isimlerdendir. Dilediğini yapan, kudret ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Guc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">güç</font></a> sahibi  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>. 2. Zalim, müstebit kişi. 3. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir yıldız  kümesi.<br />
<strong>CEBBÂRÂNE:</strong> Cebbârcasına, zorbalıkla.<br />
<strong>CEBEL:</strong> Dağ.<br />
<strong>CEBR U İKRAH:</strong> Zorlama ve baskı yapma.<br />
<strong>CEBR-İ MAHZ:</strong> Sırf cebir, mutlak cebir.<br />
<strong>CEBRİYYE:</strong> Cüz&#8217;î iradeyi inkâr eden mezhep.<br />
<strong>CEDİD:</strong> Yeni.<br />
<strong>CEHD:</strong> Çalışma, çabalama.<br />
<strong>CEHELE:</strong> Cahiller.<br />
<strong>CEHL U DALÂLET:</strong> Cehalet ve sapıklık.<br />
<strong>CEHL:</strong> Bilmezlik, cehalet.<br />
<strong>CEHR:</strong> Açıktan söyleme, açık olarak okuma.<br />
<strong>CELÂDET:</strong> Kahramanlık, yiğitlik.<br />
<strong>CELÂL:</strong> Büyüklük, ululuk. Zü&#8217;l-celâl: Celâl sahibi  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.<br />
<strong>CELÂL-İ KİBRİYÂ:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın büyüklüğü.<br />
<strong>CELB-İ MASLAHAT:</strong> İyilik, dirlik ve düzeni sağlayıcı, fayda getirici.<br />
<strong>CELB-İ MENFAAT:</strong> Menfaat celbedici, çekici, fayda sağlayıcı.<br />
<strong>CELDE:</strong> Kamçı ile vücuda vuruşlardan her bir vuruş. (Fıkhî ıstılah)<br />
<strong>CELÎ:</strong> Aşikar, belli, parlak, açık.<br />
<strong>CEM U TEVFİK:</strong> Toplama ve uygunlaştırma, uzlaştırma.<br />
<strong>CEMAAT:</strong> Topluluk, imam arkasında namaz kılan topluluk.<br />
<strong>CEMAAT-I NÂCİYE:</strong> 1.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cehennem</font></a>den kurtulacak ehl-i sünnet cemaatı. 2.  Selâmete, kurtuluşa erecek cemaat.<br />
<strong>CEMÂDÂT:</strong> Cansızlar.<br />
<strong>CEMÂL:</strong> 1.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın lütf ve ihsan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sifat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">sıfat</font></a>ıyla tecellisi. 2. Yüz güzelliği.<br />
<strong>CEMÂL-İ HAK:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın güzelliği ki, müminler cennette onu temaşa  edeceklerdir.<br />
<strong>CEMÂLULLAH:</strong> 1.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın cemâlı,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın güzelliği. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın lütfu  ihsaniyle tecellisi.<br />
<strong>CEMEL:</strong> Deve.<br />
<strong>CEM&#8217;-İ KILLET:</strong> Arapça&#8217;da türlü vezinlerde cemileri olan isimlerin, bu  cemilerinden dokuzdan aşağı mahsus olanları.<br />
<strong>CEM&#8217;İ MAHLUKÂT:</strong> Bütün yaratıklar.<br />
<strong>CEMM-İ GAFÎR:</strong> Büyük cemaat, insan kalabalığı.<br />
<strong>CENÂBET:</strong> 1. Gusül abdesti almayı gerektiren durum. 2. Gusül gerektiği  halde henüz gusül yapmamış kimse.<br />
<strong>CENAH:</strong> 1. Yan taraf, cihet. 2. Kol, pazu. 3. Kanat, kuş kanadı.<br />
<strong>CENNATU&#8217;N-NAÎM:</strong> Naîm  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cennet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cennet</font></a>leri, nimetlerle dolu olan cennetler.<br />
<strong>CERAD:</strong> &#8220;Cerâde&#8221;nin çoğulu. 1. Çekirgeler. 2. Yağmacılar.<br />
<strong>CERH:</strong> Yaralama, yaralatma, çürütme.<br />
<strong>CERİME:</strong> &#8220;Cürm&#8221;ün çoğulu. Suçlar, günahlar.<br />
<strong>CESTE CESTE:</strong> Bölüm bölüm, yavaş yavaş.<br />
<strong>CEVAD-I MUTLAK:</strong> Şarta bağlı olmaksızın çok ihsanda bulunan, cömertlik  eden Cenab-ı  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.<br />
<strong>CEVAHİR:</strong> Cevherler, çok değerli olan şeyler.<br />
<strong>CEVÂMİU&#8217;L-KELİM:</strong> Kelimeler topluluğu.<br />
<strong>CEVÂRİH:</strong> &#8220;Cerh&#8221;den yaralayanlar, yırtıcı hayvanlar, yırtıcı kuşlar.<br />
<strong>CEVAZ:</strong> İzin, müsaade, caiz olma.<br />
<strong>CEVELAN:</strong> Dolaşma, gezme.<br />
<strong>CEVF:</strong> 1. Boşluk, oyuk, çukur. 2. Orta yarı.<br />
<strong>CEVHER:</strong> 1. Varlığı için başkasına muhtaç olmayan. 2. Bir şeyin özü.<br />
<strong>CEVR Ü ZULM:</strong> Ezâ ve zulüm.<br />
<strong>CEVR:</strong> Ezâ, eziyet, haksızlık, sitem.<br />
<strong>CEYB:</strong> Yakanın göğüs üzerindeki açık yeri.<br />
<strong>CEYŞ-İ USRET:</strong> Güçlük ordusu.<br />
<strong>CEYYİD:</strong> İyi, güzel, hoş.<br />
<strong>CEZÂLET:</strong> Rekaketsizlik, peltek kekeme veya pepe olmayış.<br />
<strong>CEZÎRETÜ&#8217;L-ARAB:</strong> Arap yarımadası.<br />
<strong>CEZM:</strong> 1. Kesin karar, niyet. 2. Kesme, katı.<br />
<strong>CİBAYET:</strong> Câbîlik, vergi, gelir toplama.<br />
<strong>CİBİLLİYET:</strong> Huy, yaratılış.<br />
<strong>CİBRİL:</strong> Dört büyük melekten biri, vahiy meleği olan Cebrail.<br />
<strong>CİBT VE TAGUT:</strong> Haç ve put.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;tan başka canlı cansız mabut edinilmiş  şeyler.<br />
<strong>CÎD:</strong> Boyun.<br />
<strong>CİDD:</strong> 1. Bir işi gerçekten çalışıp işleme. 2. Ciddilik.<br />
<strong>CÎFE:</strong> Lâşe, leş.<br />
<strong>CİHAD:</strong> 1. İslâm için düşmanla yapılan maddî, manevî savaş. 2. Nefisle  yapılan her türlü mücadele.<br />
<strong>CİHAD-I EKBER:</strong> 1. Büyük savaş. 2. Benlikle savaş.<br />
<strong>CİHANŞÜMÛL:</strong> Cihânı içine alan.<br />
<strong>CİHAZ:</strong> 1. Çeyiz ve avadanlık. 2. Cenazenin kaldırılması için gerekli olan  eşya.<br />
<strong>CİHET:</strong> Yön, taraf.<br />
<strong>CİM SECÂVENDİ:</strong> Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;deki durma yerlerinden biri. Bu secâvendde  durmak veya geçmek caizdir.<br />
<strong>CİMA:</strong> İnsanların cinsî münasebetleri.<br />
<strong>CİNÂS:</strong> Münasebet, benzeyiş. Birçok mânâlara yorulabilen söz. İmalı,  telmihli söz. Telaffuzu aynı anlamı ayrı olan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kelime/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>lerin bir söz içinde  kullanılması.<br />
<strong>CİNNET:</strong> Delilik, çılgınlık.<br />
<strong>CİNS-İ KARÎB:</strong> Yakın cins.<br />
<strong>CİRM:</strong> 1. Cisim. 2. Büyüklük, hacim cirmi ne kadardır?<br />
<strong>CİSR:</strong> Köprü.<br />
<strong>CİSR-İ  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cehennem</font></a>:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cehennem</font></a> köprüsü.<br />
<strong>CİZYE:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a> olmayan teb&#8217;a-dan alınan vergi.<br />
<strong>CÛD:</strong> Cömertlik. Karşılık beklemeden yapılan cömertlik.<br />
<strong>CÛDİ:</strong> Şırnak şehrinin 6 kilometre güney doğusunda bulunan büyük bir dağ.<br />
<strong>CUHÛD:</strong> Çıfıt, yahudi.<br />
<strong>CUMHÛR:</strong> Halk, kalabalık, ahâlî, çoğunluk.<br />
<strong>CUMHÛR-İ MÜFESSİRÎN:</strong> Müfessirler topluluğu, müfessirlerin çoğunluğu.<br />
<strong>CUMHÛR-İ UKALÂ:</strong> Akıllılar topluluğu. Akıl sahiplerinin hepsi.<br />
<strong>CÜDERÎ:</strong> Çiçek hastalığı.<br />
<strong>CÜMLE-İ İSMİYYE:</strong> İsim cümlesi.<br />
<strong>CÜMLE-İ MU&#8217;TARIZA:</strong> Parantez içinde bulunan cümle, açıklayıcı mahiyetteki  cümle. Ara cümlecik.<br />
<strong>CÜMLE-İ VECÎZE:</strong> Kısa ve öz söz.<br />
<strong>CÜNAH:</strong> Günah.<br />
<strong>CÜND:</strong> Asker, asker topluluğu.<br />
<strong>CÜNÛD:</strong> Askerler.<br />
<strong>CÜNÜB:</strong> Gusül abdesti gerekmiş kimse.<br />
<strong>CÜZ-İ MAKSÛM:</strong> Bölünmüş parça.<br />
<strong>CÜZ&#8217;İ:</strong> Az miktar, bir parça.<br />
<strong>ÇÂK:</strong> 1. Yarık, yırtık. 2. Yırtmaç.<br />
<strong>DÂB:</strong> 1. Adalet, doğruluk, 2. İhsan, vergi.<br />
<strong>DÂBBE:</strong> Yük ve binek hayvanı.<br />
<strong>DÂBBETÜ&#8217;L-ARZ:</strong> Kıyâmet alametlerinden olup topraktan çıkan varlık.<br />
<strong>DÂD-I HAKK:</strong> 1.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> vergisi. 2. Veriş, satış.<br />
<strong>DÂFİ&#8217;:</strong> 1. Def&#8217; eden, savan, savuşturan, iten. 2. Cenab-ı Hak.<br />
<strong>DÂĞ-DÂR:</strong> 1. Kızgın demirle nişanlanmış, dağlanmış. 2. Pek müteessir, çok  üzgün.<br />
<strong>DÂİN (DÂYİN):</strong> Borç veren, alacaklı.<br />
<strong>DAKİK:</strong> 1. İnce, ufak, nâzik. 2. Toz haline getirilmiş şey, un. 3.  Dikkatli ölçülü davranan titiz kimse.<br />
<strong>DALÂLÂT-I BEŞERİYYE:</strong> İnsanlığın sapıklığı, beşerî sapıklık.<br />
<strong>DALÂLET:</strong> Hak yoldan sapma, sapıklık, azgınlık.<br />
<strong>DALÂL-İ MUBÎN:</strong> Apaçık sapıklık.<br />
<strong>DÂLL Bİ&#8217;L-İŞÂRE:</strong> İşaretle delâlet etme. Sözün işaretle mânâya delâlet  etmesi.<br />
<strong>DÂLL U MUDILLE :</strong> Doğru yoldan çıkanlar ve çıkaranlar, sapanlar ve  saptıranlar.<br />
<strong>DÂLLÎN GÜRÛHU:</strong> Sapıklar, azgınlar topluluğu.<br />
<strong>DÂLLİN:</strong> Doğru yoldan sapmış olanlar, azgınlar.<br />
<strong>DÂR:</strong> Ev, yer, yurt, dünya.<br />
<strong>DARBE-İ AZÂB:</strong> Azap darbesi, azap verici vuruş.<br />
<strong>DARB-I MESEL:</strong> Ata sözü.<br />
<strong>DÂREYN:</strong> İki dünya: Dünya ve ahiret.<br />
<strong>DÂR-I DÜNYA:</strong> Dünya.<br />
<strong>DÂR-I HARP:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>larla savaş halinde olan gayri müslim ülke.<br />
<strong>DÂR-I İSLÂM:</strong> İslâm ülkesi.<br />
<strong>DÂR-I KÜFÜR:</strong> Gayr-i müslimlerin ülkesi.<br />
<strong>DÂR-I SAADET:</strong> Mutluluk yeri.<br />
<strong>DÂR-I UHRA:</strong> Ahiret yurdu.<br />
<strong>DARÎRU&#8217;L-BASAR:</strong> Kör, âmâ.<br />
<strong>DÂRU&#8217;N-NEDVE:</strong> Mekke şehir meclisi.<br />
<strong>DÂRU&#8217;S-SELÂM:</strong> 1.Selamet yurdu, cennet. 2. Bağdat şehrinin ünvanı.<br />
<strong>DÂRÜ&#8217;L-HİLAFET:</strong> İstanbul.<br />
<strong>DE&#8217;B-İ KADÎM:</strong> Eski gelenek, eski usûl, eski âdet.<br />
<strong>DEBÛR:</strong> Batı rüzgarı, batı taraftan esen yel.<br />
<strong>DECCÂL:</strong> Kıyametten az önce çıkacak, insanlardan bir kısmını sapıtacak ve  daha sonra Hz. İsa tarafından öldürülecek olan şahıs.<br />
<strong>DEF&#8217;:</strong> Öteye itme, savma, savulma.<br />
<strong>DEF-İ İHTİYAÇ:</strong> İhtiyacın giderilmesi, ihtiyacın karşılanması.<br />
<strong>DEF-İ MAZARRAT:</strong> Zararı giderme.<br />
<strong>DEF-İ MEFSEDET:</strong> Fesadı ortadan kaldırma.<br />
<strong>DEFTER-İ A&#8217;MÂL:</strong> Amel defteri, insanların dünyadaki hayır ve kötülüklerin  kaydedildiği defter.<br />
<strong>DEHA:</strong> 1. Olağanüstü zeka ve anlayış kabiliyeti. 2. Olağanüstü zeka sahibi  kimse.<br />
<strong>DEHLİZ:</strong> Hol, koridor.<br />
<strong>DEHRİ:</strong> Dünyanın sonsuzluğuna inanıp ahireti inkâr eden kimse Materyalist.<br />
<strong>DELÂLET:</strong> Yol gösterme, kılavuzluk etme.<br />
<strong>DELÂLET-İ AKLİYYE VE MANTIKIYYE:</strong> Akıl ve mantık yardımıyla, akıl ve  mantığın yola göstermesiyle.<br />
<strong>DELİL:</strong> 1. Kılavuz, yol gösterme. 2. Kanıt.<br />
<strong>DELİL-İ NAKLÎ:</strong> Naklî delil, Kitabî delil. Kur&#8217;ân-ı Kerim ve Hadis-i  şeriflere istinad eden delil.<br />
<strong>DELÎL-İ ŞUÛDÎ:</strong> Görgüye dayanan delil.<br />
<strong>DEM:</strong> 1. Kan, 2. Soluk, nefes. 3.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Zaman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Zaman</font></a>, an.<br />
<strong>DEM&#8217;:</strong> Göz yaşı, göz yaşı dökme, ağlama.<br />
<strong>DEM-İ MESFUH:</strong> Dökülmüş kan.<br />
<strong>DENÂNET:</strong> Alçaklık, zillet.<br />
<strong>DENÎ:</strong> Alçak.<br />
<strong>DERMİYÂN:</strong> Ortada.<br />
<strong>DERPİŞ:</strong> Göz önünde, en önde.<br />
<strong>DERS-İ İNTİBAH:</strong> Uyandırma dersi.<br />
<strong>DERÛN:</strong> İç taraf, dahil, kalp.<br />
<strong>DEVR-İ CÂHİLİYYE:</strong> Cahiliyye devri, İslâm&#8217;dan önceki devir.<br />
<strong>DEVR-İ SABAVET:</strong> Çocukluk çağı.<br />
<strong>DEYN:</strong> Borç.<br />
<strong>DEYYÂN:</strong> Mükâfatlandıran veya cezalandıran, hâkim.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.<br />
<strong>DEYYÂR:</strong> 1. Manastır sahibi. 2. Biri, bir kimse, fert.<br />
<strong>DÎBÂCE:</strong> Başlangıç, önsöz, mukaddime.<br />
<strong>DİĞERGÂM:</strong> Başkalarını düşünen, bencil olmayan.<br />
<strong>DİL-ÂVÎZ:</strong> Gönül çeken, câzip.<br />
<strong>DİL-NİŞÎN:</strong> Hoşa giden, kalpte yerleşen.<br />
<strong>DÎN U DİYÂNET:</strong> Din dindarlık, din ve din duygusu.<br />
<strong>DÎNÂR:</strong> Bir altın liranın dörtte bir değerinde olan eski bir para.<br />
<strong>DÎN-İ HAK:</strong> Hak din İslâmiyet.<br />
<strong>DİRAYET:</strong> Zekâ, iktidar, beceriklilik. Akıl ve ilim yoluyla yapılan çözüm.<br />
<strong>DİRHEM:</strong> 1. Okkanın dörtyüzde biri olan eski ağırlık ölçüsü. 2. Gümüş  para.<br />
<strong>DİVAN:</strong> Arap şiiri, Divan-ı Arab, Arab&#8217;ın şiir külliyatı.<br />
<strong>DÛN:</strong> 1. Alçak, aşağılık. 2. Aşağı. 3. Altta.<br />
<strong>DÜBB-İ ASGAR:</strong> Küçük ayı (yedili yıldız grubu).<br />
<strong>DÜBB-İ EKBER:</strong> Büyük ayı (yedili yıldız grubu).<br />
<strong>DÜLDÜL:</strong> Hz. Muhammed (s.a.v.)&#8217;in Hz. Ali&#8217;ye verdiği beyaz at.<br />
<strong>DÜSTÛR:</strong> Kânun, kaide,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kural/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kural</font></a>, esas. </font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/">»<span lang="tr">  &#8220;Osmanlı T. Sözlüğü&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-c-d-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (C-D Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-c-d-harfi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü &#8211; (E Harfi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-e-harfi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-e-harfi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 17:55:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Lugat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkiye TÜrkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[OSmanlıca Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Soz]]></category>
		<category><![CDATA[Sozcuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-e-harfi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (E Harfi) EAMM: Daha geniş, pek şümullü, en umumî. EÂZIM: Büyükler, ulu kişiler. EB: Baba, ata. EBB: Kuru ot, taze ot. Mera, otlak, çayır. EBEDÂ: Ebedî olarak, ebediyyen. EBEDÎ: Devamı, sonu olmayan. Ezelînin zıddı. EBED-ŞÜMÛL: Ebedî içine alan. EBEVEYN: Ana-baba. EBRÂR: İyiler. EBSÂR: &#8220;Basar&#8221;ın çoğulu. Gözler, görme hassaları. EBTER: 1. Eksik, tamamlanmamış. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-e-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (E Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"> <span style="font-size: 25pt; font-weight: 700">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</span><br />
</font><font color="#ff9933"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700">(E Harfi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>EAMM:</strong> Daha geniş, pek şümullü, en  umumî.<br />
<strong>EÂZIM:</strong> Büyükler, ulu kişiler.<br />
<strong>EB:</strong> Baba, ata.<br />
<strong>EBB:</strong> Kuru ot, taze ot. Mera, otlak, çayır.<br />
<strong>EBEDÂ:</strong> Ebedî olarak, ebediyyen.<br />
<strong>EBEDÎ:</strong> Devamı, sonu olmayan. Ezelînin zıddı.<br />
<strong>EBED-ŞÜMÛL:</strong> Ebedî içine alan.<br />
<strong>EBEVEYN:</strong> Ana-baba.<br />
<strong>EBRÂR:</strong> İyiler.<br />
<strong>EBSÂR:</strong> &#8220;Basar&#8221;ın çoğulu. Gözler, görme hassaları.<br />
<strong>EBTER:</strong> 1. Eksik, tamamlanmamış. 2. Dölsüz, çocuğu olmayan kimse.<br />
<strong>EBU&#8217;L-BEŞER:</strong> İnsanlığın atası. Hz. Âdem.<br />
<strong>EBU&#8217;L-HAYR:</strong> İyilik babası.<br />
<strong>ECÂNÎB:</strong> Ecnebîler, yabancılar.<br />
<strong>ECEL-İ KAZÂ:</strong> Tehlikeye uğramak suretiyle gelen ecel. </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
<strong>ECEL-İ MÜSEMMÂ:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> tarafından tayin edilmiş ömrün sonunda gelen ecel.<br />
<strong>ECİR:</strong> 1. Karşılık, ücret. 2. İyi bir amelin karşılığı olarak verilen  manevî mükâfat.<br />
<strong>ECR U MESUBÂT:</strong> Karşılık ve mükâfat. İyi amele karşılık  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> tarafından  ahirette verilen sevap.<br />
<strong>ECR U SAVÂB:</strong> Yapılan bir şeyin karşılığı olarak verilen ücret ve sevab.<br />
<strong>ECR:</strong> Yapılan bir iş karşılığında verilen ücret.<br />
<strong>ECRÂM U ECSÂM:</strong> Cansız varlıklar ve cisimler.<br />
<strong>ECRÂM-I SEMÂVİYYE:</strong> Gök cisimleri, yıldızlar.<br />
<strong>ECSÂM-I MUHTELİFE:</strong> Muhtelif cisimler.<br />
<strong>ECSÂM-I SAKÎLE:</strong> Ağır cisimler.<br />
<strong>ECSÂM-I SELÂSE NAZARİYESİ:</strong> Üç cisim nazariyesi.<br />
<strong>ECZÂ:</strong> Cüzler. 1. Eczacılıkta kullanılan maddeler. 2. Bir kitabın  parçaları. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in cüzleri.<br />
<strong>EDÂ:</strong> 1. Ödeme, verme. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Zaman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Zaman</font></a>ında yerine getirme. 3. Tarz, üslûp.<br />
<strong>EDÂ-İ EMANET:</strong> Emaneti yerine getirme.<br />
<strong>EDAT:</strong> 1. Kendi kendine anlamı olmayıp isim ve fiillere katılarak anlam  gösteren  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kelime/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>. 2 Âlet.<br />
<strong>EDEB-İ KUTSÎ:</strong> Kutsî edeb, iyi ahlâk.<br />
<strong>EDEB-İ UBUDİYYET:</strong> Kulluk edebi.<br />
<strong>EDGÂS U AHLÂM:</strong> Karışık rüyalar.<br />
<strong>EDİLLE:</strong> Deliller.<br />
<strong>EDİLLE-İ AKLİYYE:</strong> Aklî deliller.<br />
<strong>EDİLLE-İ HAKK:</strong> Hak deliller, gerçek deliller.<br />
<strong>EDİLLE-İ KÂTIA:</strong> Kesin deliller.<br />
<strong>EDİLLE-İ ŞER&#8217;İYYE:</strong> Şer&#8217;î deliller; Kitap, sünnet, icma-ı ümmet ve kıyas-ı  fukahadan ibaret dört delil.<br />
<strong>EDİLLE-İİ İLMİYYE:</strong> İlmî deliler.<br />
<strong>EDNÂ:</strong> Pek aşağı, en alçak.<br />
<strong>EDVÂR:</strong> Devirler, çağlar.<br />
<strong>EDYÂN-I BÂTILA:</strong> Bâtıl dinler. Hak olmayan dinler.<br />
<strong>EDYÂN-I MÜNZELE:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> tarafından gösterilen dinler.<br />
<strong>EDYÂN-I SEMAVİYYE:</strong> Semavî dinler. Musevîlik, Hıristiyanlık ve İslâm  dinleri.<br />
<strong>EF&#8217;ÂL:</strong> Fiiller, işler.<br />
<strong>EF&#8217;ÂL-i İBÂD:</strong> Kulların işleri.<br />
<strong>EF&#8217;ÂL-İ KULÛB:</strong> Kalbin işleri, kalbe doğan çeşitli duygu ve düşünceler.  Arapça&#8217;da kalbî fiiller (bilmek, görmek gibi)<br />
<strong>EFDÂL:</strong> Daha faziletli, en faziletli.<br />
<strong>EFLÂK:</strong> 1. Felekler, gökler. 2. Her gezegene ait gök tabakaları.<br />
<strong>EFRADINI CÂMİ AĞYÂRINI MANİ:</strong> Kendisine ait olanları toplayan, olmayanları  dışarda bırakan.<br />
<strong>EFSANE:</strong> Masal, destan, mitoloji.<br />
<strong>EHAD:</strong> Bir, tek.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sifat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">sıfat</font></a>larından.<br />
<strong>EHÂDÎS-İ ŞERİFE:</strong> Hz. Muhammed (s.a.v.)&#8217;in söz, hareket ve ikrarlarından  meydana gelen hadis-i şerifler.<br />
<strong>EHADİYYET:</strong> Birlik.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın her bir şeyde kendilerine ait  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sifat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">sıfat</font></a>ı. Her  şeyde birliğinin tecellisi.<br />
<strong>EHAKK:</strong> Çok haklı, daha haklı.<br />
<strong>EHASS:</strong> 1. En has, en özel. 2. En bayağı.<br />
<strong>EHASS-I MAKSAT:</strong> En özel maksat.<br />
<strong>EHL U İYÂL:</strong> Bir kimsenin geçindirmek zorunda olduğu aile efradı ve diğer  kimseler.<br />
<strong>EHL:</strong> 1. Sahip, malik, 2. Maharetli, usta. 3. Bİr yerde oturan. 4.  Karıkocadan herbiri.<br />
<strong>EHL-İ BEYT:</strong> Hz. Muhammed (s.a.v)&#8217;in ailesi, hane halkı, (Hz. Ali, Hz.  Fatma, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin)<br />
<strong>EHL-İ BİD&#8217;AD:</strong> Dinde olmadığı halde sonradan çıkan şeylere uyanlar.<br />
<strong>EHL-İ DİRÂYET:</strong> Zeka, bilgi, tecrübe ehli.<br />
<strong>EHL-İ EHVÂ:</strong> Heva ehli, arzu ve isteklerine tabi olanlar.<br />
<strong>EHL-İ İCTİHAD:</strong> Müctehid olan kişi, içtihad ehli.<br />
<strong>EHL-İ İMAN:</strong> İman ehli.<br />
<strong>EHL-İ İNSÂF:</strong> Merhametli, adil olanlar.<br />
<strong>EHL-İ KARYE:</strong> Köylü, köy halkı.<br />
<strong>EHL-İ KİTAP:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın gönderdiği kitaplara inananlar. Terim olarak  yahudiler ve hıristiyanlar.<br />
<strong>EHL-İ KÜFR:</strong> İnkârcılar.<br />
<strong>EHL-İ SALİB:</strong> Haçlılar, hıristiyanlar.<br />
<strong>EHL-İ SUFFE:</strong> Suffe ehli ki bunlar, Medine&#8217;deki Mescid-i Nebevî&#8217;nin  sofasında kalırlar ve burada Hz. Peygamber&#8217;den dni öğrenirlerdi.<br />
<strong>EHL-İ SÜNNET:</strong> Hz Muhammed (s.a.v.)&#8217;in yolunda gidenler, sün-nîler.<br />
<strong>EHL-İ ZİMMET:</strong> İslâm devletinin himaye ve tabiiyyetinde bulunan  hıristiyanlar.<br />
<strong>EHLULLÂH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;a itaat eden,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın sevdiği kimse, velî.<br />
<strong>EHREMEN:</strong> Zerdüştîlerin inandıkları, kötülük ve karanlık tanrısı, şeytan,  dev.<br />
<strong>EHVEN-İ SIRREYN:</strong> İki gizliden en zararsızı.<br />
<strong>EHVEN-İ ŞERR:</strong> Şerrin en hafif olanı.<br />
<strong>EİMME:</strong> İmamlar.<br />
<strong>EKÂLİM:</strong> İklimler, memleketler, ülkeler.<br />
<strong>EKALLİYET:</strong> Azınlık, azlık.<br />
<strong>EKÂNİM-İ SELÂSE:</strong> Hıristiyanların baba, oğul ve Ruhu&#8217;l-Kudüs&#8217;ten  oluştuğuna inandıkları  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>, İsa, Ruhu&#8217;l-Kudüs üçlüsü.<br />
<strong>EKBER:</strong> En büyük.<br />
<strong>EKL:</strong> Yemek.<br />
<strong>EKMEL:</strong> En mükemmel, eksiği olmayan, en olgun.<br />
<strong>EKREMÜ&#8217;L-EKREMÎN:</strong> Cömertlerin en cömerdi. Çok kerim, çok cömert olan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.<br />
<strong>ELFÂZ:</strong> Sözler.<br />
<strong>ELFÂZ-I GARÎBE:</strong> Şaşılacak, tuhaf sözler.<br />
<strong>EL-FURKAN:</strong> Kur&#8217;ân-ı Kerim.<br />
<strong>EL-HAKK:</strong> 1. Gerçeğin ta kendisi, tam doğrusu. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.<br />
<strong>ELHÂN:</strong> Nağmeler, besteler.<br />
<strong>ELHÂN-I TAYYİBE:</strong> Güzel nağmeler, güzel sesler.<br />
<strong>EL-HÜDÂ:</strong> Hidayet, Kur&#8217;ân-ı Kerim.<br />
<strong>ELVÂH:</strong> Levhalar, tablolar.<br />
<strong>ELVÂN:</strong> Renkler, çeşitler.<br />
<strong>EL-YEVM:</strong> Bugün.<br />
<strong>EMÂN:</strong> 1. Eminlik, korkusuzluk. 2. Aman dileme. 3. Şikayet. 4. Rica.<br />
<strong>EMÂNET-İ İLÂHİYYE:</strong> İlâhî emanetler.<br />
<strong>EMİR, EMR:</strong> Buyruk.<br />
<strong>EMN:</strong> Eminlik, korkusuzluk.<br />
<strong>EMNİYYET-İ KÂMİLE:</strong> Tam güven, tam itimat.<br />
<strong>EMR-İ Bİ&#8217;L-MA&#8217;RÛF VE NEHY-İ ANİ&#8217;L-MÜNKER:</strong> Dinin iyi gördüğü şeyleri  emretmek ve kötü gördüğünden sakındırmak.<br />
<strong>EMR-İ Bİ&#8217;L-MA&#8217;RUF:</strong> İyiliği emretmek.<br />
<strong>EMSİLE:</strong> Misaller, örnekler.<br />
<strong>EN&#8217;ÂM:</strong> Davar, koyun, keçi, sığır ve deve gibi hayvanlar.<br />
<strong>ENBİYA:</strong> Peygamberler, nebîler.<br />
<strong>ENE:</strong> Ben, benlik.<br />
<strong>ENE&#8217;L-HAKK:</strong> &#8220;Ben hakkım&#8221; anlamına gelen ve ilk defa Hallac-ı Mansûr  tarafından söylenen söz.<br />
<strong>ENFÂL:</strong> &#8220;Nefel&#8221;in çoğulu. Harpte düşmandan alınan mallar, ganimetler.  Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in 8. Sûresi.<br />
<strong>ENFÜS:</strong> &#8220;Nefs&#8221;in çoğulu. Canlar, ruhlar.<br />
<strong>ENFÜSÎ:</strong> Nefsî, nefiste meydana gelen, ferdî zihne ait bulunan, subjektif.<br />
<strong>ENSÂR:</strong> Hz. Muhammed (s.a.v.)&#8217;in Medineli arkadaşlarından olan ve  muhacirlere yardım eden ashabı.<br />
<strong>ENVÂ:</strong> Türler, çeşitler.<br />
<strong>ENVÂ-I VÂHİDE:</strong> Bir çeşitten olma.<br />
<strong>ERBÂB-I HALL-U AKD:</strong> Halife seçmeye yetkili olan kişiler. Medine halkının  ileri gelenleri.<br />
<strong>ERBÂB-I HASENAT:</strong> İyilik sahipleri.<br />
<strong>ERCAH:</strong> Daha üstün, en üstün.<br />
<strong>ERDÂN:</strong> &#8220;Beden&#8221;in çoğulu. Cisimler, vücutlar, gövdeler.<br />
<strong>ERHÂM:</strong> 1. Kadınlardaki çocuk yatağı, rahimler. 2. Akrabalar.<br />
<strong>ERHAM:</strong> Çok merhametli, çok acıyan.<br />
<strong>ERKÂN:</strong> Rükunlar, esaslar, direkler, üniteler, bölümler.<br />
<strong>ERVÂH:</strong> Ruhlar.<br />
<strong>ERVÂH-I HABÎSE:</strong> Kötü ruhlar.<br />
<strong>ERZEL-İ ÖMÜR:</strong> İhtiyarlığın sonları, bunaklık günleri.<br />
<strong>ESAHH:</strong> Çok sahih, en doğru.<br />
<strong>ESÂTİR:</strong> Efsaneler, masallar.<br />
<strong>ESATÎR-İ EVVELÎN:</strong> Eskilerin masalları.<br />
<strong>ESBÂB:</strong> Sebepler.<br />
<strong>ESFEL-İ SÂFİLÎN:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cehennem</font></a>in en alt tabakası, aşağının aşağısı.<br />
<strong>ESHÂB VE ETBA:</strong> Sahabeler ve tabiin.<br />
<strong>ESHÂB:</strong> Mümin olarak Hz. Muhammed (s.a.v.)&#8217;i gören ve mümin olarak ölen  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>lar. (Bak: ASHAB)<br />
<strong>ESHÂB-I EYKE:</strong> Şuayb Peygamberin gönderildiği kavim.<br />
<strong>ESHÂB-I HİCR:</strong> Salih Peygamberin gönderildiği kavim.<br />
<strong>ESLÂF:</strong> &#8220;Selef&#8221;in çoğulu. Eskiler, yerlerine geçilmiş kimseler.<br />
<strong>ESLÂF-I MÜFESSİRÎN:</strong> Eski müfessirler, geçmiş müfessirler.<br />
<strong>ESLAH:</strong> En salih, en iyi, en uygun.<br />
<strong>ESMÂ:</strong> Adlar, isimler.<br />
<strong>ESMÂÜ&#8217;-HÜSNÂ:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın güzel isim ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sifat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">sıfat</font></a>ları.<br />
<strong>EŞBÂH:</strong> Benzeyenler, nazirler.<br />
<strong>EŞCÂR:</strong> &#8220;Şecer&#8221;in çoğulu. Ağaçlar.<br />
<strong>EŞHURU&#8217;L-HAC:</strong> Hac ayları. Şevval, Zilkade ve Zilhicce&#8217;nin ilk on gününden  ibaret olan cem&#8217;an 70 gün İslâm&#8217;dan önce de Araplar bu günlerde Kâbe&#8217;yi ziyaret  ederlerdi.<br />
<strong>EŞHURU&#8217;L-HURUM:</strong> Haram aylar. Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları.  İslâm&#8217;dan önce Araplar bu aylarda savaş yapmayı haram sayarlardı.<br />
<strong>EŞRÂF:</strong> Soylulular, şerefliler.<br />
<strong>EŞRÂR:</strong> Şerliler, kötüler.<br />
<strong>EŞRÂT-I SAAT:</strong> Kıyamet alâmet-leri.<br />
<strong>ETFÂL:</strong> Çocuklar.<br />
<strong>EVÂMİR U NEVÂHÎ:</strong> Emirler ve yasaklar.<br />
<strong>EVÂMİR-İ CİHÂD:</strong> Cihad emirleri.<br />
<strong>EVÂMİR-İ İLÂHİYYE:</strong> İlâhî emirler.<br />
<strong>EVÂMİR-İ SÂBIKA:</strong> Eski emirler.<br />
<strong>EVHÂM:</strong> Vehimler ve hayaller. Kuruntular ve gerçek dışı şeyler.<br />
<strong>EVLÂ VE EFDÂL:</strong> Daha iyi ve daha faziletli.<br />
<strong>EVLÂ VE ESLÂH:</strong> En iyi ve en uygun.<br />
<strong>EVLÂ:</strong> Birinci, başta gelen. En iyi.<br />
<strong>EVLİYA:</strong> &#8220;Velî&#8221;nin çoğulu.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın ermiş kulları.<br />
<strong>EVLİYÂ-YI UMÛR:</strong> İş başında olan kimseler.<br />
<strong>EVSÂF U ŞERÂİT:</strong> Vasıflar ve şartlar.<br />
<strong>EVSAF:</strong> Vasıflar, özellikler.<br />
<strong>EVSAT:</strong> Orta.<br />
<strong>EVVEL U ÂHİR:</strong> Önce ve sonra.<br />
<strong>EVVELEN:</strong> Evvelâ, birinci olarak.<br />
<strong>EYTÂM VE ERÂMİL:</strong> Yetimler ve dullar.<br />
<strong>EYYÂM EN MA&#8217;LÛMAT:</strong> Bilinen günler.<br />
<strong>EYYÂM:</strong> Günler.<br />
<strong>EYYÂM-I MA&#8217;DÛDÂT:</strong> Sayılı günler; Ramazan ayının bütün günleri.<br />
<strong>EYYÂM-I NAHR:</strong> Kurban Bayramı&#8217;nın ilk üç günü.<br />
<strong>EYYÂM-I TEŞRİK (Eyyâmü&#8217;t-teşrik):</strong> Kurban Bayramı&#8217;nın ilk gününden sonraki  üç gün.<br />
<strong>EZELİYET:</strong> Başlangıcı olmama. Ezeliyeti Müş&#8217;ir: Başlangıcı bildiren.<br />
<strong>EZMÂN:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Zaman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Zaman</font></a>lar, vakitler.<br />
<strong>EZMİNE:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Zaman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Zaman</font></a>lar, çağlar.<br />
<strong>EZ-ZİKR:</strong> Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in adlarından biri. </font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/">»<span lang="tr">  &#8220;Osmanlı T. Sözlüğü&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-e-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (E Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-e-harfi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü &#8211; (F-G Harfi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-f-g-harfi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-f-g-harfi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 17:54:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Lugat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkiye TÜrkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[OSmanlıca Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Soz]]></category>
		<category><![CDATA[Sozcuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-f-g-harfi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (F-G Harfi) FÂCİR: 1. Fücûr sahibi, fena huylu. günahkâr. FÂDIL-FÂZIL: Faziletli, fazilet sahibi, erdemli. FADL-FAZL: İyilik, fazilet, erdem. FAHR: Övgü, şeref, böbürlenme. FAHR-İ KÂİNAT: Kâinatın övgüsü, şerefi; Hz. Peygamber (s.a.v.) FAHŞÂ: 1. Meşru olmayan cinsel ilişki, fuhuş. 2. Zekatı az verme, tamahkârlık. 3. Akla ve ahlâka uygun olmayan söz ve iş. FÂİL: [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-f-g-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (F-G Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"> <span style="font-size: 25pt; font-weight: 700">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</span><br />
</font><font color="#ff9933"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700">(F-G Harfi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <strong>FÂCİR:</strong> 1. Fücûr sahibi, fena huylu. günahkâr.<br />
<strong>FÂDIL-FÂZIL:</strong> Faziletli, fazilet sahibi, erdemli.<br />
<strong>FADL-FAZL:</strong> İyilik, fazilet, erdem.<br />
<strong>FAHR:</strong> Övgü, şeref, böbürlenme.<br />
<strong>FAHR-İ KÂİNAT:</strong> Kâinatın övgüsü, şerefi; Hz. Peygamber (s.a.v.)<br />
<strong>FAHŞÂ:</strong> 1. Meşru olmayan cinsel ilişki, fuhuş. 2. Zekatı az verme,  tamahkârlık. 3. Akla ve ahlâka uygun olmayan söz ve iş.<br />
<strong>FÂİL:</strong> 1. İşleyen, yapan. 2. Te&#8217;sirli, etkili.<br />
<strong>FÂİL-İ MUHTAR:</strong> İstediğini yapmakta serbest olan.<br />
<strong>FAKR:</strong> Fakirlik, yoksulluk, züğürtlük.<br />
<strong>FÂRİĞ:</strong> 1. Vazgeçmiş, çekilmiş. 2. Rahat, âsûde. 3. Boş, işini bitirmiş,  işsiz.<br />
<strong>FARÎZA:</strong> 1.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın emri, farz, vacip, gerek, vazife. 2. Mirasçılardan  her birine şer&#8217;an düşen hisse, pay.<br />
<strong>FART-I İZDİHAM:</strong> Fazla kalabalık.<br />
<strong>FÂRUK:</strong> Haklıyı haksızı ayırmakta pek mahir olan. Hz. Ömer&#8217;in  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sifat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">sıfat</font></a>larından biri.<br />
<strong>FARZ:</strong> 1. İslâmiyette mazeret olmadıkça yapılması mecburi olan,  terkedilmesi günah sayılan Tanrı buyruğu. 2. Zarurî, lüzumlu.<br />
<strong>FARZ-I AYN:</strong> Kişinin bizzat yapması gereken farz. Herkese farz olan.<br />
<strong>FARZ-I KİFÂYE:</strong> Bir kısım  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>ların yerine getirmesiyle diğerlerinden  sakıt olan farz. Cenaze namazı gibi.<br />
<strong>FASÂHAT:</strong> Güzel ve açık konuşma, uzdillilik, iyi söz söyleme kabiliyeti.<br />
<strong>FÂSIK:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın emirlerini tanımayan, günah işleyen.<br />
<strong>FÂSILA:</strong> 1. Aralık, ara, bölme. 2. Ayıran, bölen, Kur&#8217;ân-ı Kerim  âyetlerinin sonları. </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
<strong>FÂSİD-FÂSİDE:</strong> 1. Kötü, fena, yanlış, bozuk. 2. Münafık, fesad çıkaran.<br />
<strong>FASL:</strong> 1. Ayrıntı, ayırma, kesinti, bölüm. 2. Halletme, neticelendirme,  kesip atma.<br />
<strong>FÂTIR:</strong> Yaratan, yaratıcı.<br />
<strong>FAZÂİL:</strong> İnsanda iyilik etmeye ve fenalıktan çekinmeye karşı devamlı ve  değişmez istidatlar, güzel huylar.<br />
<strong>FAZİLET:</strong> İnsanda iyilik etmeye ve fenalıktan çekinmeye olan devamlı ve  değişmez istidat, güzel vasıf, iyi huy, erdem.<br />
<strong>FAZL U İHSÂN:</strong> Cömertlik ve bağışta bulunmak.<br />
<strong>FAZL U KEREM:</strong> Bilginlere, faziletli kişilere yaraşır olgunluk ve  cömertlik.<br />
<strong>FAZL U RAHMET:</strong> Faziletli kişinin lütfu, merhameti ve acıması.<br />
<strong>FAZL:</strong> 1. Fazla, ziyade, artık, bâki. 2. Fazlalık, üstünlük.<br />
<strong>FAZL-I AZÎM:</strong> Büyük değer, temelde var olan büyük meziyet.<br />
<strong>FEBİHÂ:</strong> Ne alâ, ne güzel.<br />
<strong>FECR:</strong> Fecir; sabaha karşı güneş doğmadan önce, ufkun aydınlığı, tan  yerinin ağarması.<br />
<strong>FECR-İ SADIK:</strong> (Hakiki fecir) şafak sökme.<br />
<strong>FEDA:</strong> 1. Gözden çıkarma, uğruna verme. 2. Kurban.<br />
<strong>FEHVÂ:</strong> Mânâ, anlam, mefhum, kavram, hüküm.<br />
<strong>FELÂH:</strong> Kurtuluş, selâmet, onma, mutluluk, kutluluk.<br />
<strong>FELÂK:</strong> 1. Tan   <font color="#000000">Zaman</font>ı. 2. Sabah aydınlığı.<br />
<strong>FELÂSİFE:</strong> Filozoflar, felsefe ile uğraşanlar, âlimler, bilginler.<br />
<strong>FELEK:</strong> 1. Gökyüzü, sema. 2. Âlem, dünya. 3. Talih, kader.<br />
<strong>FELEKİYYÂT:</strong> Gök ve heyet ilmine ait şeyler, astronomik.<br />
<strong>FENA:</strong> 1. Yok olma, yokluk. &#8220;Beka&#8221;nın zıddı. (Tasavvufta maddî varlıktan  sıyrılıp hakka ulaşma). 2. İyi olmayan, kötü.<br />
<strong>FERÂŞE:</strong> Pervane (gece kelebeği).<br />
<strong>FERC:</strong> 1. Aralık, yarık, çatlak. 2. Dişilerde üreme organı, avret.<br />
<strong>FERİK:</strong> 1. İnsan topluluğu, cemaat. 2. Askerî kolordu kumandanı. 3. Körpe,  buğday tanesinin yarı olgunu, firik.<br />
<strong>FERMAN:</strong> Emir, buyruk, padişah tarafından verilen yazılı emir.<br />
<strong>FERMAN-I İLÂHÎ:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> buyruğu.<br />
<strong>FERŞ:</strong> 1. Döşeme, yayma. 2. Yayılan şey. 3. Seccade, hasır, 4. Yeryüzü,  kır, sahra.<br />
<strong>FESAD:</strong> Fenalık, kötülük, arabozuculuk. Kargaşalık, karışıklık.<br />
<strong>FESH:</strong> Bozma, bozulma, dağıtma, dağılma, yürürlükten kalkma.<br />
<strong>FETÂNET:</strong> Fatinlik, zihin açıklığı, zihnin yaratılıştan bir şeyi çabuk ve  iyi anlamak hususundaki istidadı, zeyreklik.<br />
<strong>FETH:</strong> 1. Açma, açılma. 2. Bir yeri savaşla ele geçirme.<br />
<strong>FETH-İ MÜBİN:</strong> Açık ve parlak zafer.<br />
<strong>FETİŞ:</strong> Sahibine uğur getirdiğine ve tabiatüstü özellikler taşıdığına  inanılan nesne veya hayvan.<br />
<strong>FETRET:</strong> 1. İki peygamber veya padişah arasında peygambersiz veya  padişahsız geçen   <font color="#000000">Zaman</font>. 2. İki vakıa arasındaki   <font color="#000000">Zaman</font>.<br />
<strong>FETTAH:</strong> 1. Zafer kazanmış, üstün gelmiş. 2. Fetheden, açan. 3. Kullarının  kapalı işlerini açan, Cenab-ı Hakk.<br />
<strong>FETTAN:</strong> 1. Fitne ve fesada teşvik eden, ayartan. 2. Cazibeli, gönül  alıcı, oynak kadın.<br />
<strong>FEVÂHİŞ:</strong> 1. Kötülükler. 2. Fahişeler, kahpeler.<br />
<strong>FEVÂİD:</strong> Faydalar, menfaatler, kârlar, kazançlar.<br />
<strong>FEVC:</strong> Bölük, takım, cemaat.<br />
<strong>FEVERAN:</strong> 1. Kaynama, galeyân etme. 2. Damar, vurma, su fışkırtma.<br />
<strong>FEVK:</strong> Üst, üst taraf, yukarı (maddî-manevî)<br />
<strong>FEVKALÂDE:</strong> Âdetin üstünde, duyulmadık, görülmedik, olağanüstü.<br />
<strong>FEVKA&#8217;L-BEŞER:</strong> İnsanüstü.<br />
<strong>FEVKA&#8217;T-TABİA:</strong> Tabiatüstü.<br />
<strong>FEVREN:</strong> Çarçabuk, birden bire.<br />
<strong>FEVT:</strong> 1. Bir daha ele geçmemek üzere kaybetmek, elden çıkarma, kaçırma,  2. Ölüm.<br />
<strong>FEVZ:</strong> Galiplik, zafer, üstünlük, selamet, kurtuluş.<br />
<strong>FEVZ-İ AZÎM:</strong> Büyük kurtuluş, büyük selamet, büyük başarı.<br />
<strong>FEY&#8217;:</strong> Savaşta elde edilen mal ve ganimet.<br />
<strong>FEY&#8217;ÜZ GANÂİM:</strong> Savaşta elde edilen mallar ve ganimetler.<br />
<strong>FEYYAZ:</strong> Feyiz, bereket ve bolluk veren.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.<br />
<strong>FEYZ:</strong> 1. Suyun taşıp akması. 2. Bolluk, fazlalık, gürlük. 3. İlim, irfan.<br />
<strong>FEZÂ&#8217;:</strong> Korkma, dayanamama, ümitsizlik.<br />
<strong>FEZÂ:</strong> Uzay; ucu bucağı bulunmayan boşluk, kâinatın sonsuz genişliği.<br />
<strong>FEZÂİL:</strong> Faziletler, meziyetler, üstün özellikler.<br />
<strong>FEZÂİL-İ MÜTENEVVİA:</strong> Türlü hüner, marifet ve meziyetler.<br />
<strong>FEZLEKE:</strong> Hülâsa, netice, özet.<br />
<strong>FIKH-I HANEFİ:</strong> Hanefî fıkhı.<br />
<strong>FIKH-I İSLÂM:</strong> İslâm fıkhı.<br />
<strong>FIKIH-FIKH:</strong> 1. Bir şeyi anlayıp bilme, 2. Şeriat ilmi, şeriatın usül ve  hükümleri, amelî ve şer&#8217;î meseleler bilgisi. Hukuk bilgisi.<br />
<strong>FIRAK:</strong> 1. Tümenler, alaylar, bölükler. 2. Partiler. 3. Takımlar,  kalabalıklar, ehl-i sünnet ve cemaatten ayrılan mezhepler.<br />
<strong>FIRAK-I İSLÂMİYYE:</strong> İslâm fırkaları, mezhepleri.<br />
<strong>FIRKA:</strong> 1. İnsan kalabalığı grubu. 2. Tümen.<br />
<strong>FIRKA-İ NÂCİYYE:</strong> Selâmet yolunu bulmuş,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a> grubu.<br />
<strong>FISK U FÜCÛR:</strong> Sefahet ve günaha batma.<br />
<strong>FISK:</strong> 1. Hak yolundan çıkmak,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;a karşı isyan etmek. 2. Sefahete  dalma, ahlâksızlık, gü-nahkârlık.<br />
<strong>FITRA:</strong> Fitre: Ramazan&#8217;da bölünmeden verilmesi şer&#8217;ân vacip olan fıtr,  sadaka.<br />
<strong>FITRAT:</strong> Yaratılış, huy, tabiat, mizaç.<br />
<strong>FITRAT-I MUHAMMEDİYE:</strong> Hz. Muhammed (s.a.v.)&#8217;in huyu, yaratılışı.<br />
<strong>FÎ EMRİLLÂH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın emrinde.<br />
<strong>FÎ SEBİLİLLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> yolunda, karşılık beklemeksizin.<br />
<strong>FÎ:</strong> 1. İçinde &#8211; de. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tarih/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Tarih</font></a> bildirir.<br />
<strong>FİDÂ:</strong> Bir esiri kurtarmak için verilen şey, fidye.<br />
<strong>FİDYE:</strong> Can kurtarma karşılığı verilen akçe vesaire.<br />
<strong>FİİL-Fİ&#8217;L:</strong> 1. İş, kâr, amel,   <font color="#000000">Zaman</font>la ilgili olup mânâya yol açan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kelime/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>.  2. Eylem.<br />
<strong>FİKR:</strong> 1. Fikir, düşünce. 2. İdrak, 3. Zihin, akıl. 4. Hatır.<br />
<strong>Fİ&#8217;L-İ HAKİKİ:</strong> Gerçek eylem, hakiki fiil.<br />
<strong>Fİ&#8217;L-İ İHTİYÂRİ:</strong> Yapılıp yapılmaması insanın kendi seçimine bağlı olan  fiil.<br />
<strong>Fİ&#8217;L-İ KAVLÎ:</strong> Kavli fiil, sözle yapılan eylem.<br />
<strong>FİRÂK:</strong> 1. Ayrılık, ayrılma. 2. Hüzün, keder, sıkıntı.<br />
<strong>FİRÂSET:</strong> 1. Anlayışlı, çabuk seziş, 2. Binicilik, at yetiştirme bilgisi.  3. Yiğitlik, mertlik.<br />
<strong>FİRÂŞ:</strong> Döşek, yatak, şilte, hasır, halı.<br />
<strong>FİR&#8217;AVN:</strong> Firavun, eski Mısır hükümdarlarına verilen ünvan. 2. Tanrılık  iddiasında bulunduğu için Hz. Musa&#8217;nın mücadele ettiği Mısır hükümdarı. 3. Çok  kibirli, gururlu ve inat adam, Firavn.<br />
<strong>FUAD:</strong> Kalp, yürek, gönül.<br />
<strong>FUHŞ:</strong> 1. Haddini aşma. 2. Kötülük, namusa aykırı hareket.<br />
<strong>FUHŞ-U KELÂM:</strong> Edep ve terbiye dışı söz.<br />
<strong>FUKAHÂ (Fakih):</strong> Fakihler, İslâm hukukçuları, Fıkıh âlimleri.<br />
<strong>FUKARA:</strong> Fakirler, yoksullar.<br />
<strong>FUKARA-İ MÜSLİMÎN:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a> fakirler.<br />
<strong>FUKARA-İ SÂBİRİN:</strong> Sabreden, dayanan, oruç açmayan fakirler.<br />
<strong>FURKAN:</strong> 1. Hak ile batılı ayırmak, iyi ile kötüyü ayırd etmek. 2. Kur&#8217;ân-ı  Kerim&#8217;in adlarından biri.<br />
<strong>FUSÛL:</strong> 1. Fasıllar, mevsimler. 2. Bölümler, kısımlar.<br />
<strong>FÜLÂN:</strong> Belirsiz bir şey, filan.<br />
<strong>FÜNÛN:</strong> 1. Nev&#8217;iler, çeşitler, sınıflar, tabakalar. 2. Hünerler, sanatlar,  ilimler, fenler.<br />
<strong>FÜNÛN-I TABİİYYE:</strong> Tabiat ilminin çeşitleri.<br />
<strong>FÜRS Ü RÛM:</strong> İran ve Anadolu.<br />
<strong>FÜRS:</strong> 1. Farslılar, Fars milleti. 2. Eski İran.<br />
<strong>FÜRÛ&#8217;:</strong> Dallar, budaklar, ayrıntılar.<br />
<strong>FÜTUHÂT:</strong> Fetihler, zaferler.<br />
<strong>FÜTÛR:</strong> Zayıflık, gevşeklik, bezginlik, endişe.<br />
<strong>GADDÂR:</strong> Hain, zalim.<br />
<strong>GÂDİR:</strong> Gadreden, hıyanet eden, fenalık eden.<br />
<strong>GADR:</strong> Hainlik, vefasızlık, zulüm, merhametsizlik, haksızlık.<br />
<strong>GAFLET:</strong> Gafillik, boş bulunma, dalgınlık, ihtiyatsızlık.<br />
<strong>GAFÛR:</strong> Çok bağışlayan, çok affeden. (<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın adlarından biri)<br />
<strong>GAİT:</strong> 1. İnsan pisliği, necaset, 2. Çukur yer, düz ve geniş yer.<br />
<strong>GALAT:</strong> Yanlış, yanılma.<br />
<strong>GALEBE-İ İLMİYYE:</strong> İlmî üstünlük.<br />
<strong>GALÎZ:</strong> Çirkin, terbiye dışı, kaba, ağır.<br />
<strong>GALLE:</strong> 1. Gelir, varidat, küçük kasa. 2. Zahire, mahsul, ekin.<br />
<strong>GAMGÜSÂR:</strong> Gam ve kederi def eden, teselli veren.<br />
<strong>GAMMAZ:</strong> &#8220;Gamz&#8221;dan. İftiracı, fitne koğucu. Birine iftira ederek zarar  veren kimse.<br />
<strong>GAMZE:</strong> 1. Göz kırpma, gözle işaret, Nâz ile bakma, süzgün bakış. 2. Çene  veya yanak çukurluğu.<br />
<strong>GANÎ:</strong> 1. Zengin, 2. Muhtaç olmayan. 3. Bol, fazla.<br />
<strong>GANÎMET:</strong> Savaşta düşmandan alınan mal.<br />
<strong>GÂR:</strong> Mağara.<br />
<strong>GARAM:</strong> Aşk, sevda, şiddetli arzu.<br />
<strong>GARANİK OLAYI:</strong> (Bak: Necm Sûresi)<br />
<strong>GARAZ:</strong> Maksat, gaye, niyet.<br />
<strong>GÂR-İ HIRA:</strong> Hıra mağarası.<br />
<strong>GARÎZA:</strong> Yaratılıştan olan, huy.<br />
<strong>GARK:</strong> Batmak, suda boğulmak.<br />
<strong>GARÛR:</strong> Aldatan, aldatıcı.<br />
<strong>GÂSIK:</strong> Gece, karanlık.<br />
<strong>GAYB:</strong> 1. Gizli olan, gözle görülmeyen şey. 2. Belirsiz, bilinmeyen şey.<br />
<strong>GAYBET (Gıybet):</strong> 1. Kaybolma. 2. Aleyhinde bulunma, arkasından söyleme,  çekiştirme dedikodu yapma.<br />
<strong>GÂYETÜ&#8217;L-GÂYE:</strong> En son derecede, hedeflenen son amaç.<br />
<strong>GAYR-İ FITRÎ:</strong> Fıtrî olmayan. Doğuştan olmayan.<br />
<strong>GAYR-İ MUNSARİF:</strong> Cerr ve tenvin kabul etmeyen isim.<br />
<strong>GAYR-İ MÜSLİM:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a> olmayan.<br />
<strong>GAYZ U KÎN:</strong> Hiddet ve kin.<br />
<strong>GAYZ:</strong> Hiddet, öfke, hınç.<br />
<strong>GAZA:</strong> Din uğrunda kâfirlere karşı yapılan savaş, cihad.<br />
<strong>GILAF:</strong> Kılıç, kın, muhafaza.<br />
<strong>GILL U GIŞŞ:</strong> Şüphe ve tereddüt, kararsızlık. Kin ve hile. Hiyanet ve  düşmanlık.<br />
<strong>GILMÂN:</strong> Hizmet gören delikanlılar. Köleler, esirler.<br />
<strong>GITÂ:</strong> Örtü, örtülecek şey.<br />
<strong>GİL:</strong> Kil, çamur, balçık.<br />
<strong>GİRÂN:</strong> 1. Ağır, sakil. 2. Fenâ, kokmuş. 3. Bıktırıcı, usandırıcı.<br />
<strong>GİRİFTÂR:</strong> 1. Tutulmuş, esir, yakalanmış. 2. Düşkün.<br />
<strong>GİRİZGÂH:</strong> 1. Kaçacak yer, melce, 2. Giriş.<br />
<strong>GUBÂR:</strong> Toz.<br />
<strong>GUBÂR-ÂVER:</strong> Toz götüren. Tozkoparan.<br />
<strong>GUBÂR-I HÜZÜN:</strong> Üzüntü dalgası, üzüntü tozları.<br />
<strong>GUFRAN:</strong> Mağfiret, bağış.<br />
<strong>GULŞEN U GÜLZÂR:</strong> Gül bahçesi ve gül tarlası.<br />
<strong>GUNNE:</strong> Şeddeli &#8220;nun&#8221; ile şeddeli &#8220;mim&#8221;in teğanni ile okunması.<br />
<strong>GURBET:</strong> 1. Gariplik, yabancılık. 2. Yabancı memleket, yabancı diyar,  vatan dışı, yâdel.<br />
<strong>GURFE:</strong> Oda, çadır, çardak, cumba.<br />
<strong>GURRE:</strong> 1. Parlaklık, aklık. 2. Atın alnındaki beyazlık. 3. Arabi ayın ilk  günü.<br />
<strong>GURUB:</strong> Batma, batış.<br />
<strong>GURUB-İ ŞEMS:</strong> Güneşin batışı.<br />
<strong>GUZÂT:</strong> Gâziler. Düşmanla savaşmış İslâm askerleri.<br />
<strong>GÜRÛH:</strong> Cemaat, bölük, takım, topluluk, çete. </font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/">»<span lang="tr">  &#8220;Osmanlı T. Sözlüğü&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-f-g-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (F-G Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-f-g-harfi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü &#8211; (H Harfi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-h-harfi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-h-harfi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 17:52:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Lugat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkiye TÜrkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[OSmanlıca Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Soz]]></category>
		<category><![CDATA[Sozcuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-h-harfi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (H Harfi) HABÂİS: Kötülükler, kötü şeyler. HABÂSET: Kötülük, alçaklık, fenalık. HABB-HABBE: 1. Tane, tohum, 2. Parça. HABER-İ SÂDIK: 1. Doğru haber. 2. Peygamberimizin sözü, hadis. HABÎB: Sevgili, dost. HABİB-İ HÜDÂ: (Hüdâ&#8217;nın sevgilisi); Hz. Muhammed (s.a.v.). HABÎB-İ KİBRİYA: Kibriyanın sevgilisi. Hz. Muhammed (s.a.v.). HABİBULLAH: (Allah&#8216;ın sevgilisi); Hz. Muhammed (s.a.v.). HABÎS: Kötü, alçak, pis. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-h-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (H Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"> <span style="font-size: 25pt; font-weight: 700">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</span><br />
</font><font color="#ff9933"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700">(H Harfi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"> <strong>HABÂİS:</strong> Kötülükler, kötü şeyler.<br />
<strong>HABÂSET:</strong> Kötülük, alçaklık, fenalık.<br />
<strong>HABB-HABBE:</strong> 1. Tane, tohum, 2. Parça.<br />
<strong>HABER-İ SÂDIK:</strong> 1. Doğru haber. 2. Peygamberimizin sözü, hadis.<br />
<strong>HABÎB:</strong> Sevgili, dost.<br />
<strong>HABİB-İ HÜDÂ:</strong> (Hüdâ&#8217;nın sevgilisi); Hz. Muhammed (s.a.v.).<br />
<strong>HABÎB-İ KİBRİYA:</strong> Kibriyanın sevgilisi. Hz. Muhammed (s.a.v.).<br />
<strong>HABİBULLAH:</strong> (<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın sevgilisi); Hz. Muhammed (s.a.v.).<br />
<strong>HABÎS:</strong> Kötü, alçak, pis.<br />
<strong>HABL:</strong> İp, urgan, halat.<br />
<strong>HABLÜ&#8217;L-METİN:</strong> Sağlam ip. İslâ-miyet, Kur&#8217;ân-ı Kerim.<br />
<strong>HABT:</strong> İptal etme, bozma, bozulma.<br />
<strong>HACALET:</strong> Utanma, utangaçlıkla şaşırma.<br />
<strong>HACCAC:</strong> 1. Irak valisi olup,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a>lara zulmeden Yusuf bin Sakifî&#8217;nin  ünvanı. 2. Delil ile galip olan.<br />
<strong>HÂCET:</strong> İhtiyaç, gereklilik.DEF-İ HÂCET: Abdest bozma.ARZ-I HÂCET:  Eksiğini, isteğini bildirme.<br />
<strong>HACR:</strong> 1. Men etme, yasak etme. 2. Kucak, oğuş, himaye.<br />
<strong>HACR-I TAHRÎM:</strong> Haramı yasaklamak.<br />
<strong>HADD:</strong> 1. Sınır. 2. Gerçek değer. 3. Şeriatçe verilen ceza.<br />
<strong>HADD-İ TAM:</strong> Tam sınırında, derecesinde, kıvamında. </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
<strong>HADES:</strong> 1. Yeni olma, sonradan olma. 2. Abdesti tazelemeyi gerektiren şey,  manevî pislik.<br />
<strong>HÂDİ:</strong> 1. Hud&#8217;a yapan, hileci, aldatıcı. 2. Fena, bozuk.<br />
<strong>HÂDÎ:</strong> Hidayet eden, doğru yolu gösteren, mürşit.<br />
<strong>HADİS:</strong> Peygamberimizin sözü.<br />
<strong>HÂDİSÂT:</strong> Yeni olan şeyler, olaylar.<br />
<strong>HÂDİSÂT-I ACÎBE:</strong> Şaşılacak, garib olaylar.<br />
<strong>HÂDİSE:</strong> Yeni olan, sonradan olan şey, olay.<br />
<strong>HADİS-İ KUDSÎ:</strong> Mânâsı  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> tarafından vahyedilen, lafzı Peygamberimize  ait hadis.<br />
<strong>HAFA:</strong> Gizlilik, kapalılık.<br />
<strong>HAFAYA:</strong> Gizli şeyler, sırlar.<br />
<strong>HAFAZA:</strong> 1. Muhafızlar, koruyucular, bekçiler. 2. Koruyucu melekler.<br />
<strong>HÂK İLE YEKSAN:</strong> Toprakla bir yıkık, harap, yerle bir.<br />
<strong>HÂK:</strong> Toprak.<br />
<strong>HAKAİK:</strong> Hakikatler, gerçekler.<br />
<strong>HAKAİK-İ SÂBİTE:</strong> Değişmez hakikatler.<br />
<strong>HAKAMEYN:</strong> İki hakem: Sıffîn vak&#8217;asında Hz. Ali ile Hz. Muaviye arasında  hakem seçilen Amr b. Âs ile Ebu Musa el-Eş&#8217;arî.<br />
<strong>HAKAYIK:</strong> Hakikatler, gerçekler.<br />
<strong>HAKEM:</strong> Bir işte karar vermeye yetkili kişi.<br />
<strong>HAKÎKAT:</strong> 1. Bir şeyin aslı, mahiyeti. 2. Gerçek, doğru. 3. Sadakat  kadirbilirlik. Sözlük anlamıyla söylenen söz.<br />
<strong>HAKÎM:</strong> 1. Âlim, bilgin. 2. Doktor. 3. Hikmeti bilen, filozof. (<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın  isimlerinden)<br />
<strong>HÂKİM:</strong> Hakim, yargıç, hüküm veren, hükmeden, hükümran olan, üstün olan.<br />
<strong>HAKÎM-İ MUTLAK:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.KİTAB-I HAKÎM: Kur&#8217;ân.<br />
<strong>HÂKİMİYET:</strong> Hakimlik, üstünlük, egemenlik.<br />
<strong>HAKİR:</strong> İtibarsız, değersiz, önemsiz.<br />
<strong>HAKK:</strong> Doğruluk, insaf, hak. (<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın isimlerinden biri)<br />
<strong>HAKK-I MÜDAFAA:</strong> Savunma hakkı.<br />
<strong>HAKK-I MÜKTESEB:</strong> Elde edilmiş hak.<br />
<strong>HAKK-I ŞİRB:</strong> İçme, hayvan veya tarla için su olma hakkı.<br />
<strong>HAKKU&#8217;L-YAKÎN (HAKKE&#8217;L-YAKÎN):</strong> Bilgi ve marifet mertebelerinin en  yükseği, bizzat yaşayarak elde edilen bilgi, gerçeğin özünü kavramak.<br />
<strong>HAKŞİNASLIK:</strong> Doğruyu, hakkı tanımak.<br />
<strong>HALÂL:</strong> 1. Dostluk. 2. İki nesne arası açık olmak.<br />
<strong>HALÂS:</strong> Kurtulma, kurtuluş.<br />
<strong>HALASKÂR:</strong> Kurtarıcı.<br />
<strong>HALÂVET:</strong> 1. Tatlılık, şirinlik. 2. Zevk.<br />
<strong>HALEF:</strong> Birinden sonra gelip onun yerine geçen kimse, ardıl.<br />
<strong>HALET:</strong> Hal, suret, keyfiyet.<br />
<strong>HALET-İ İHTİZAR:</strong> Can çekişme hali, sakınılacak hal.<br />
<strong>HALET-İ NEZİ&#8217;:</strong> Ölüm hali, sekarat-ı mevt.<br />
<strong>HALF:</strong> Yemin etmek.<br />
<strong>HALHAL:</strong> Kadınların ayak bileklerine taktıkları altın veya gümüş halka,  ayak bileziği.<br />
<strong>HÂLIK:</strong> Yaratan, yaratıcı. (<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın isimlerinden)<br />
<strong>HALÎL:</strong> 1. Dost. 2. Zevc, koca.<br />
<strong>HALÎME:</strong> Yumuşak huylu kadın. (Peygamberimizin süt annesinin adı)<br />
<strong>HÂLİS:</strong> Hilesiz, katkısız, duru.<br />
<strong>HALK:</strong> Yaratma, yaratılma.<br />
<strong>HALK-I CEDÎD:</strong> Yeniden yaratılış.<br />
<strong>HALK-I DÜ CİHAN:</strong> İki cihanın halkı, ölüler ve diriler.<br />
<strong>HALT:</strong> 1. Karıştırma. 2. Uygunsuz söz söyleme.<br />
<strong>HALVET:</strong> 1. Yalnız kalma, tenhaya çekilme. 2. Tenha yer, ibadet için tenha  hücre.<br />
<strong>HÂM:</strong> Çiğ, olmamış.<br />
<strong>HAM:</strong> Eğri, bükülmüş.<br />
<strong>HAMD Ü ŞÜKRAN:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ı minnet ve şükranla övme.<br />
<strong>HAMD:</strong> 1. Övgü, medh. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;a şükran hislerini bildirmek.<br />
<strong>HAME:</strong> 1. Yük. 2. Ana karnındaki çocuk.<br />
<strong>HAME:</strong> Balçık, çamur<br />
<strong>HAMEİN MESNUN:</strong> Değişken balçık.<br />
<strong>HÂMÎ:</strong> Himaye eden, koruyucu.<br />
<strong>HAMÎD:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın adlarından.<br />
<strong>HÂMİD:</strong> Hamd eden, şükreden. (Hz. Muhammed (s.a.v.)&#8217;in lakabı.)<br />
<strong>HAMİE:</strong> Balçıklı, çamurlu.<br />
<strong>HÂMİL:</strong> 1. Yüklü. 2. Gebe.<br />
<strong>HÂMİLE:</strong> Gebe kadın.<br />
<strong>HÂMİŞ:</strong> Mektubun altına ilave edilen yazı, hâşiye, dipnot.<br />
<strong>HAMR:</strong> Şarap.<br />
<strong>HAMÛLE:</strong> 1. Yük. 2. Gemi yükü.<br />
<strong>HANEDAN:</strong> Kökten asîl ve büyük aile, ocak.<br />
<strong>HANİF:</strong> İslâmiyetten önce  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın birliğine inanan ve Hz. İbrahim dinine  bağlı olan kimse.<br />
<strong>HÂRÂBAT:</strong> Harabeler, viraneler, meyhaneler. (Ziya Paşa&#8217;nın meşhur  antolojisi).<br />
<strong>HARABE:</strong> Şehir ve ev yıkıntısı, virane.<br />
<strong>HARBÎ:</strong> 1. Harble ilgili. 2. Savaş yerinde bulunan ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a> olmayan  kimse. 3. Anlaşma yapılmamış düşman. 4. Tüfek doldurma âleti.<br />
<strong>HAREC:</strong> 1. Darlık, sıkıntı, zorluk. 2. Günah.<br />
<strong>HAREM:</strong> 1. Girilmesi serbest olmayan yer. 2. İhrama girilen yerden  itibaren Kâbe&#8217;ye doğru olan kısım.<br />
<strong>HAREM-İ ŞERİF:</strong> Kâbe ve civarı.<br />
<strong>HARİKULÂDE:</strong> Olağanüstü, eşi görülmemiş.<br />
<strong>HARS:</strong> 1. Tarla sürmek. 2. Yarmak. 3. Ekin, kültür.<br />
<strong>HASÂNET:</strong> Bir bina veya yapının sağlamlığı.<br />
<strong>HASB:</strong> Göre, nazaran, gereğince.<br />
<strong>HASBE:</strong> Kızamık hastalığı.<br />
<strong>HASBE&#8217;L-ÂDE:</strong> Âdet gereği, alışıldığı gibi.<br />
<strong>HASBE&#8217;L-BEŞERİYE:</strong> İnsanlık gereği.<br />
<strong>HASBETEN LİLLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> rızası için.<br />
<strong>HASEB:</strong> Baba tarafından gelen soyluluk, asalet.<br />
<strong>HASED:</strong> Haset, kıskançlık, çekememezlik.<br />
<strong>HASENÂT:</strong> İyilikler, güzel işler.<br />
<strong>HASENE:</strong> İyilik, güzel iş.<br />
<strong>HASF:</strong> Yere batma, ışığı sönme.<br />
<strong>HÂSIL:</strong> Husûle gelen, peyda olan, çıkan, üreyen.<br />
<strong>HÂSILA:</strong> Bir işten elde edilen sonuç.<br />
<strong>HÂSIL-I KELAM:</strong> Sözün özeti.<br />
<strong>HÂSİD:</strong> Haset edilen, kıskanç.<br />
<strong>HÂSİR:</strong> 1. Hasret çeken, meramına kavuşamayan. 2. Zarar görmüş.<br />
<strong>HASÎS:</strong> 1. Nekes, cimri. 2. Alçak, değersiz.<br />
<strong>HASLET:</strong> Tabiat, huy, yaratılış.<br />
<strong>HASR:</strong> 1. Sıkıştırma. 2. Etrafını çevirme, mahsus kılma, tahsis etme.<br />
<strong>HASR-I EVKAT:</strong> Bütün vakitlerini o işe verme.<br />
<strong>HASR-I NEFS:</strong> Kendini o işe adama.<br />
<strong>HASSA ORDUSU:</strong> Hükümdarın kendine mahsus ordusu.<br />
<strong>HÂSSE:</strong> Bir şeye mahsus olan kuvvet, duygu.<br />
<strong>HAŞERAT:</strong> 1. Küçük böcekler; Karınca, akrep, yılan gibi hayvancıklar. 2.  Değersiz ve zararlı adamlar.<br />
<strong>HAŞÎN:</strong> Katı, sert, kırıcı, kaba.<br />
<strong>HÂŞİR:</strong> Toplayan, bir araya getiren.<br />
<strong>HAŞİYE:</strong> Dipnot.<br />
<strong>HAŞR Ü NEŞR:</strong> Toplayıp dağılma, haşir neşir.<br />
<strong>HAŞR:</strong> 1. Toplama. 2. Ölüleri diriltip mahşere çıkarma. 3. Kur&#8217;ân&#8217;-ın 59.  sûresi.<br />
<strong>HAŞYETULLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> korkusu.<br />
<strong>HATA:</strong> 1. Yanlış, yanılma. 2. Günah.<br />
<strong>HÂTEM:</strong> Mühür.<br />
<strong>HATEMÜ&#8217;L-ENBİYA:</strong> Peygamberlerin sonuncusu: Hz. Muhammed (s.a.v.).<br />
<strong>HÂTİM:</strong> 1. Mühürleyen, mühürleyici. 2. Bitiren, sona erdiren.<br />
<strong>HÂTİME:</strong> Son, nihayet.<br />
<strong>HATT:</strong> 1. Çizgi. 2. Satır. 3. Yazı.<br />
<strong>HATT-I KUR&#8217;ÂN:</strong> Kur&#8217;ân yazısı.<br />
<strong>HAVÂİC:</strong> İhtiyaçlar.<br />
<strong>HAVÂRİYYÛN:</strong> Hz. İsa&#8217;nın oniki kişiden ibaret olan ashabı.<br />
<strong>HAVASS:</strong> 1. Hasseler, duyular. 2. Muhterem ve seçkin kişiler.<br />
<strong>HAVASS-I HAMSE:</strong> Beş duyu. (Görme, tatma, işitme, dokunma, koklama)<br />
<strong>HAVÂYİC-İ ASLİYE:</strong> Aslî ihtiyaçlar.<br />
<strong>HAVF VE RECA:</strong> Korku ve ümit.<br />
<strong>HAVF:</strong> Korku, korkma.<br />
<strong>HÂVİ:</strong> İhtiva eden, içine alan, şâmil, içeren.<br />
<strong>HÂVİYE:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cehennem</font></a>in yedinci katı, en şiddetli yeri.<br />
<strong>HAVL:</strong> 1. Sene, yıl. 2. Etraf, çevre. 3. Kuvvet, kudret.<br />
<strong>HAYA:</strong> 1. Utanma, sıkılma. 2. Ar, namus, edeb. 3. Günahtan kaçınma.<br />
<strong>HAYAT:</strong> Dirilik, canlılık.<br />
<strong>HAYAT-I BÂKİYE:</strong> Ölümsüz hayat.<br />
<strong>HAYAT-I BEŞER:</strong> İnsan hayatı.<br />
<strong>HAYAT-I FÂNİYE:</strong> Geçici hayat.<br />
<strong>HAYLİ:</strong> Oldukça. Epeyce.<br />
<strong>HAYR Ü ŞER:</strong> İyilik ve kötülük.<br />
<strong>HAYR:</strong> İyi, faydalı, hayırlı.<br />
<strong>HAYRET:</strong> Şaşma, şaşırma, ne yapacağını bilmeme.<br />
<strong>HAYRHAH:</strong> Hayır sahibi.<br />
<strong>HAYRÜ&#8217;L-BEŞER:</strong> İnsanların hayırlısı Hz. Muhammed.<br />
<strong>HAYRÜ&#8217;N-NÂS:</strong> İnsanların hayırlısı.<br />
<strong>HAYSİYYET:</strong> Şeref, onur, itibar, değer.<br />
<strong>HAYSİYYET-İ EBEDİYYE:</strong> Edebî itibar.<br />
<strong>HAYT:</strong> İplik, lif, tel.<br />
<strong>HAYT-İ ESVED:</strong> Siyah iplik, fecir   <font color="#000000">Zaman</font>ı yavaş yavaş silinen gecenin  karanlığı.<br />
<strong>HAYTÜ&#8217;L-EBYAZ:</strong> Beyaz iplik, fecir   <font color="#000000">Zaman</font>ı, ufukta bir çizgi şeklinde  beliren ve giderek artan sabah ağartısı.<br />
<strong>HAYY:</strong> 1. Diri, canlı. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın isimlerinden.<br />
<strong>HAYYE ALE&#8217;L-FELÂH:</strong> Toplanıp felaha gelin, haydin felaha.<br />
<strong>HAYYE ALE&#8217;S-SALAH:</strong> Toplanıp namaza gelin, haydin namaza.<br />
<strong>HAYYÜ&#8217;L-KAYYÜM:</strong> Her an diri olan, yöneten, düzenleyen.<br />
<strong>HAYZ VE NİFAS:</strong> Aybaşı hali ve lohusalık.<br />
<strong>HAYZ:</strong> Kadınlarda aybaşı hali akıntısı.<br />
<strong>HAZER:</strong> Sakınma, kaçınma, korunma, çekinme.<br />
<strong>HAZF:</strong> Aradan çıkarma, kaldırma, giderme, silme, gizli tutma.<br />
<strong>HÂZIRA:</strong> 1. Şehirli. 2. Bir yere yerleşmiş. 3. Medeni.<br />
<strong>HÂZIRÛN:</strong> 1. Meydanda, gözönünde olanlar. 2. Hazır olanlar.<br />
<strong>HAZÎNE:</strong> Hazine, devlet malının saklandığı yer.<br />
<strong>HEBA:</strong> 1. Toz, zerre. 2. Boş, nafile.<br />
<strong>HEBÂEN MENSÛRA:</strong> Boşuna harcanarak.<br />
<strong>HEDEF:</strong> Maksat, amaç.<br />
<strong>HEDER OLAN:</strong> Boşa giden.<br />
<strong>HEDER:</strong> Boşa gitme, yok yere giden şey.<br />
<strong>HEDİY:</strong> Beytullah için getirilen kurbanlar.<br />
<strong>HEDY:</strong> Harem-i şerife götürülen kurban.<br />
<strong>HELÂK:</strong> 1. Mahvolma, ölme. 2. Harcanma. 3. Çok yorulma.<br />
<strong>HEMŞİRE:</strong> Kız kardeş.<br />
<strong>HENDESE:</strong> Geometri.<br />
<strong>HERC Ü MERC:</strong> Alt üst, karmakarışık, allak bullak.<br />
<strong>HERDEM:</strong> Her   <font color="#000000">Zaman</font>, daima.<br />
<strong>HEREM:</strong> 1. İhtiyarlama, kocama. 2. Mısır ehramlarından biri.<br />
<strong>HETK-İ HÜRMET:</strong> Saygının ortadan kalkması. Şer&#8217;an haram olanın bozulması.<br />
<strong>HEVÂ:</strong> 1. Heves, istek, arzu, sevgi, hoşlanma. 2. Nefsanî zevklere uyma.<br />
<strong>HEVÂ-İ NESÎM:</strong> Latif hava. Mâne-vî gıda.<br />
<strong>HEVAMM:</strong> 1. Böcekler, haşereler. 2. Yılan, pire, akrep gizli zararlı  hayvanlar.<br />
<strong>HEVÂPEREST:</strong> Meşru olmayan lezzet ve heves peşinde olan.<br />
<strong>HEVDEC:</strong> Kadınların binmesi için deve üzerine yapılan küçük mahfel.<br />
<strong>HEY&#8217;ET:</strong> 1. Şekil, suret. 2. Görünüş. 3. Durum.<br />
<strong>HEY&#8217;ET-İ İCTİMAİYYE:</strong> Toplantı heyeti, sosyal durum.<br />
<strong>HEZL:</strong> 1. Eğlence, alay, şaka. 2. Latife. 3. Mizah.<br />
<strong>HIDK:</strong> Öç almak için kin besleme.<br />
<strong>HIFZ:</strong> Saklama, koruma, ezberleme.<br />
<strong>HIFZISSIHHA:</strong> Sağlığı koruma.<br />
<strong>HIKD:</strong> Kin tutma, öç almak için fırsat bekleme.<br />
<strong>HINZIR:</strong> 1. Domuz 2. Pis ve katı yürekli kimse.<br />
<strong>HIRMAN:</strong> Mahrumluk, ümitsizlik.<br />
<strong>HIRZ:</strong> 1. Sığınak. 2. Nazar boncuğu, nazar duası. 3. Tılsım.<br />
<strong>HISÂL:</strong> Huylar, mizaçlar, karekterler.<br />
<strong>HIŞM:</strong> Kızgınlık, öfke, gazap.<br />
<strong>HITBE:</strong> 1. Okunmuş. 2. Söz kesilmiş, nişanlı kız veya kadın.<br />
<strong>HIYAR:</strong> 1. Bir işi yapıp yapmamakta serbestlik, İslâm hukukunda alış-veriş  hususunda muhayyerlik. 2. Hayırlılar, iyiler.<br />
<strong>HİBE:</strong> Bağışlama bağış.<br />
<strong>HİCAB:</strong> 1. Utanma, sıkılma. 2. Perde, hail, engel.<br />
<strong>HİCRÂN:</strong> 1. Ayrılık. 2. Unutulmaz acı keder.<br />
<strong>HİCRET:</strong> 1. Memleketten memlekete göç. 2. Hz. Muhammed&#8217;in Mekke&#8217;den  Medine&#8217;ye hicreti, Miladın 622. senesi.<br />
<strong>HİCRET-İ SENİYYE-HİCRET-İ NEBEVİYYE:</strong> Peygamberimizin Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye  göçü.<br />
<strong>HİCV:</strong> Birini şiirle yermek, gülünç hale koymak, alay etmek.<br />
<strong>HİCVİYYE:</strong> Hicv sözü veya yazısı, taşlama.<br />
<strong>HİDAYET:</strong> Hak yola, doğru yola erme.<br />
<strong>HİDAYET-İ İLÂHİYYE:</strong> İlâhî hidayet,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın doğru yola erdirmesi.<br />
<strong>HİKMET:</strong> 1. Hakimlik, bilgelik. 2. Sebep. 3. Felsefe.<br />
<strong>HİKMET-İ İLÂHİYYE:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın hikmeti, yalnız O&#8217;nun bileceği iş.<br />
<strong>HİKMET-İ TEŞRİ:</strong> Kanun yapma hikmeti.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın emir ve yasaklarında  gözetilen Rabbanî incelikler.<br />
<strong>HİLAF:</strong> 1. Karşı, zıt. 2. Yalan.<br />
<strong>HİLÂFET:</strong> 1. Birinin yerini tutma. 2. Peygamberin vekilliği, halifelik.<br />
<strong>HİLÂFETEN:</strong> 1. Birinin yerine geçerek. 2. Halife olarak.<br />
<strong>HİLAF-I EDEB:</strong> Terbiye ve ahlâka aykırı.<br />
<strong>HİLÂL:</strong> Yeni ay.<br />
<strong>HİL&#8217;AT:</strong> Elbise, kaftan.<br />
<strong>HİL&#8217;AT-İ RİSALET:</strong> Peygamberlik elbisesi.<br />
<strong>HİLF:</strong> Yardımlaşma, ittifak, sözleşme.<br />
<strong>HİLKAT:</strong> 1. Yaratılış. 2. Tabiat.<br />
<strong>HİLKAT-İ ÂDEM:</strong> İlk insanın yaratılışı.<br />
<strong>HİLKAT-İ ARZ:</strong> Dünyanın yaratılışı.<br />
<strong>HİLL:</strong> 1. Hilal. 2. Hac   <font color="#000000">Zaman</font>ında ihrama girilen yerin dışında kalan saha,  haremin dışı.<br />
<strong>HİLM Ü HAYÂ:</strong> Yumuşaklık ve utanma duygusu.<br />
<strong>HİLM:</strong> Yumuşaklık, insanın tabiatında olan yumuşaklık duygusu.<br />
<strong>HÎN:</strong> An,   <font color="#000000">Zaman</font>, vakit, sıra.<br />
<strong>HİRFET:</strong> Sanat, meslek.<br />
<strong>HİSAB:</strong> Hesap, saymak, aritmatik.<br />
<strong>HİSAL-HISAL:</strong> Huylar, tabiatlar.<br />
<strong>HİSAR:</strong> 1. Kuşatma, etrafını alma. 2. Etrafı istihkamlı kale, bent.<br />
<strong>HİSS:</strong> Duyma kuvveti, duygu.<br />
<strong>HİSSE:</strong> Pay, nasip.<br />
<strong>HİSSEDÂR:</strong> Pay, hisse sahibi.<br />
<strong>HİSS-İ KABLELVUKU:</strong> Önsezi.<br />
<strong>HİSSÎ:</strong> His ile, duygu ile ilgili, duygusal.<br />
<strong>HİSSİYYAT:</strong> Duygular, sezişler.<br />
<strong>HİTAB:</strong> Bir veya daha fazla kimselere söz söyleme, nutuk.<br />
<strong>HİTAB-I ÂM:</strong> Umuma hitap, bir topluluğa söyleme.<br />
<strong>HİTAB-I EZELÎ:</strong> Başlangıçsız, çok eski söz.<br />
<strong>HİTÂM:</strong> 1. Son, nihayet. 2. Bitme, tükenme.<br />
<strong>HİTÂN:</strong> 1. Sünnet, sünnet etme. 2. Duvarlar, engeller.<br />
<strong>HİZB-HİZİB:</strong> 1. Kısım, bölük. 2. Taraftar. 3. Kur&#8217;ân cüzünün dörtte biri.<br />
<strong>HOD BE HOD:</strong> Kendi kendine, kendi başına.<br />
<strong>HOD:</strong> 1. Kendi. 2. Baş zırhı.<br />
<strong>HODGÂM:</strong> Bencil, egoist, kendini beğenmiş.<br />
<strong>HUB:</strong> Güzel, hoş, iyi.<br />
<strong>HUBB:</strong> Sevgi, muhabbet.<br />
<strong>HUBB-İ DÜNYA:</strong> Dünya sevgisi.<br />
<strong>HUBS:</strong> 1. Pislik. 2. Kötülük.<br />
<strong>HUCCÂC:</strong> Hacılar.<br />
<strong>HUCCET-HÜCCET:</strong> 1. Vesika, delil, senet. 2. Tanınmış bilginlere verilen  ünvan.<br />
<strong>HUD&#8217;A:</strong> Aldatma, oyun hile.<br />
<strong>HUDÂ:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>, yaratıcı.<br />
<strong>HUDDAM:</strong> Hizmetçiler.<br />
<strong>HUDUD:</strong> Sınırlar, hudutlar.<br />
<strong>HUDÛS:</strong> Sonradan olma.<br />
<strong>HUFFAZ:</strong> Ezberleyiciler, Kur&#8217;ân&#8217;ı ezbere bilenler.<br />
<strong>HUKUK:</strong> 1. Haklar. 2. Hakikatler. 3. Kanunların verdiği hak.<br />
<strong>HULASA:</strong> Bir şeyin, bir sözün özü, özeti.<br />
<strong>HULÂSA-İ KELÂM:</strong> Sözün özeti.<br />
<strong>HULD AZABI:</strong> Ahiratteki ebedî azab.<br />
<strong>HULD:</strong> 1. Sonu olmayan. 2. Ebedî devamlı.<br />
<strong>HULF:</strong> Verdiği sözü tutmama, yemininde durmama.<br />
<strong>HULK:</strong> Huy, tabiat.<br />
<strong>HULKUM:</strong> Boğaz, gırtlak, ağızdan mideye giden yol.<br />
<strong>HULÛD:</strong> Ölmezlik, süreklilik, devamlılık.YEVM-İ HULÛD: Kıyamet günü.<br />
<strong>HULÛM:</strong> 1. Rüyalar, hülyalar. 2. Düş azması.<br />
<strong>HULÛS:</strong> Halislik, saflık, gönül temizliği.<br />
<strong>HULÛS-İ NİYET:</strong> Halis, samimi niyet.<br />
<strong>HUMS:</strong> Beşte bir.<br />
<strong>HÛN:</strong> 1. Kan, dem. 2. Öldürme, öc.<br />
<strong>HUNEFA&#8217;:</strong> &#8220;Hanif&#8221;in çoğulu.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın birliğine inananlar, Hz. İbrahim  dininden olanlar.<br />
<strong>HURAFAT:</strong> Aslı, esası olmayan sözler ve rivayetler, hurafeler.<br />
<strong>HURAFE:</strong> Uydurma hikâye ve rivayet.<br />
<strong>HURDE:</strong> Değersiz şey, kırıntı.<br />
<strong>HUREMAT &#8211; HURMÂT &#8211; HURUMAT:</strong> Haram olan şeyler, dince yasak olan şeyler.<br />
<strong>HURÎ:</strong> 1.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cennet/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cennet</font></a> kızı. 2. Sevgili.<br />
<strong>HURÛC:</strong> Çıkma, çıkış, dışarı çıkma.YEVM-İ HURÛC: Kıyamet günü.<br />
<strong>HURÛF:</strong> Harfler.<br />
<strong>HURÛF-İ HECA:</strong> Alfabe harfleri.<br />
<strong>HURUF-İ MUKATTAA:</strong> Bazı surelerin başında bulunan ve ayrı ayrı okunan  harfler.<br />
<strong>HURUM:</strong> Haramlar, dince yasak ,olanlar.<br />
<strong>HUSUS:</strong> İş, şekil, yol, konu.<br />
<strong>HUŞÛ:</strong> 1. Gönül alçaklığı, tevazu. 2. Korku ile sevgi arası durum, saygı.<br />
<strong>HUTAME:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cehennem</font></a>in adlarından biri,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Cehennem/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Cehennem</font></a>in beşinci tabakası.<br />
<strong>HUTUT:</strong> 1. Çizgiler. 2. Yazılar. 3. Yollar.<br />
<strong>HUZUR:</strong> 1. Hazır bulunma. 2. Rahat.<br />
<strong>HÜCCET:</strong> 1. Vesika, delil. 2. Seçkin âlimlere verilen ünvan.<br />
<strong>HÜCCETÜ&#8217;L-İSLÂM:</strong> İmam Gazali&#8217;nin lakabı.<br />
<strong>HÜCEYRE:</strong> 1. Küçük delik, oyuk. 2. Odacık, hücrecik.<br />
<strong>HÜCRE:</strong> 1. Odacık, göz. 2. Dokuların, organların en küçük parçası, hücre.<br />
<strong>HÜDA:</strong> 1. Doğru yol gösterme. 2. Hidayet etme. 3. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in  adlarından biri.<br />
<strong>HÜKEMA:</strong> Hakîmler, bilginler, filozoflar.<br />
<strong>HÜKM-HÜKÜM:</strong> Yargı, emir, komuta.<br />
<strong>HÜNSA:</strong> 1. Kendisinde hem erkeklik hem dişilik alâmeti bulunan kimse. 2.  Aynı çiçekte erkeklik ve dişiliğin bulunması.<br />
<strong>HÜRRE:</strong> Cariye veya esir olmayan kadın.<br />
<strong>HÜSN Ü KUBUH:</strong> Güzellik ve çirkinlik.<br />
<strong>HÜSN:</strong> Güzel, iyi, güzellik, iyilik.<br />
<strong>HÜSNA:</strong> En güzel.<br />
<strong>HÜSN-İ AKİBET:</strong> Netice güzelliği.<br />
<strong>HÜSN-İ DİLÂRÂ:</strong> Gönül alıcı güzellik.<br />
<strong>HÜSRAN:</strong> 1. Zarar, ziyan. 2. Beklenilenin elde edilememesinden duyulan  acı, mahrumiyet acısı.<br />
<strong>HÜVE:</strong> 1. O. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.<br />
<strong>HÜVE&#8217;L-BÂKÎ:</strong> Bâkî kalan  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;tır.<br />
<strong>HÜZN-HÜZÜN:</strong> Gam, keder, sıkıntı. </font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/">»<span lang="tr">  &#8220;Osmanlı T. Sözlüğü&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-h-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (H Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-h-harfi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü &#8211; (I-İ Harfi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-i-i-harfi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-i-i-harfi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 17:51:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Lugat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkiye TÜrkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[OSmanlıca Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Soz]]></category>
		<category><![CDATA[Sozcuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-i-i-harfi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (I-İ Harfi) ICL: Dana, sığır yavrusu. IDLÂL: Saptırma, azıtma. ISLAH: Düzeltme ve imâr etme. ISLAHAT: Düzeltmeler, tashihler, iyi hale getirme, mükemmelleştirme. ISTIFÂ: Seçme, ayıklama, süzme. ITLÂK: 1. Salıverme. 2. Boşama. 3. Soyutlama, söyleme, kullanma. ITNÂB: Konuşurken fazla tafsilât vermek, sözü gereğinden fazla uzatmak. IYÂN: Âşikâr, belli. IZTIRÂRÎ: Mecburiyet altında olan. İBÂD: Kullar. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-i-i-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (I-İ Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"> <span style="font-size: 25pt; font-weight: 700">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</span><br />
</font><font color="#ff9933"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700">(I-İ Harfi)</span></font></font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>ICL:</strong> Dana, sığır yavrusu.<br />
<strong>IDLÂL:</strong> Saptırma, azıtma.<br />
<strong>ISLAH:</strong> Düzeltme ve imâr etme.<br />
<strong>ISLAHAT:</strong> Düzeltmeler, tashihler, iyi hale getirme, mükemmelleştirme.<br />
<strong>ISTIFÂ:</strong> Seçme, ayıklama, süzme.<br />
<strong>ITLÂK:</strong> 1. Salıverme. 2. Boşama. 3. Soyutlama, söyleme, kullanma.<br />
<strong>ITNÂB:</strong> Konuşurken fazla tafsilât vermek, sözü gereğinden fazla uzatmak.<br />
<strong>IYÂN:</strong> Âşikâr, belli.<br />
<strong>IZTIRÂRÎ:</strong> Mecburiyet altında olan.<br />
<strong>İBÂD:</strong> Kullar.<br />
<strong>İBÂDÜ&#8217;R-RAHMÂN:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın kulları.<br />
<strong>İBÂHE:</strong> 1. Mübah olmak. 2. Ateş söndürme.<br />
<strong>İBDÂ:</strong> 1. Meydana getirme. 2. Yaratma.<br />
<strong>İBKÂ:</strong> &#8220;Bekâ&#8221;dan: Devamlı kılmak.<br />
<strong>İBKÂM:</strong> Susturma, bir tartışmada ağız açamıyacak hale getirme.<br />
<strong>İBN:</strong> Oğul. </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
<strong>İBNULLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın oğlu. Hıristiyanlar Hz. İsa&#8217;ya İbnullah derler.<br />
<strong>İBRÂ:</strong> Bağışlanma, temize çıkma, aklanma.<br />
<strong>İBRET-ENGİZ:</strong> İbret verici.<br />
<strong>İBTİDÂ:</strong> Başlangıç, baş taraf.<br />
<strong>İBTİDÂ-İ KIRAAT:</strong> İlk okuma. Okumaya başlama.<br />
<strong>İBTİLÂ:</strong> Belaya uğramak, musibete düşmek, kötü şeye düşkünlük.<br />
<strong>İCÂBET:</strong> 1. Kabul etme. 2. Muvafakat etme.<br />
<strong>İCÂD U İBDÂ:</strong> Yapma ve yaratma.<br />
<strong>İ&#8217;CÂZ:</strong> 1. Aciz bırakma. 2. Mucize göstererek muhatabı cevap veremez  duruma düşürme. 3. Aciz bırakma.<br />
<strong>İCÂZ:</strong> 1. Sözü kısa söyleme. 2. Az sözle çok mânâ anlatma.<br />
<strong>İCBÂR:</strong> Zorlama, cebretme.<br />
<strong>İCL:</strong> Dana, buzağı.<br />
<strong>İCMÂ:</strong> Dağınık şeyleri bir araya getirme, toplama.<br />
<strong>İCMÂ-I ÜMMET:</strong> Büyük fakihlerin dinle ilgili bir konuda görüş birliğinde  olmaları.<br />
<strong>İCMÂL:</strong> Kısaltma, ihtisar, özet.<br />
<strong>İCTİMAGÂH:</strong> Toplantı yeri.<br />
<strong>İCTİNÂB:</strong> Çekinme, sakınma.<br />
<strong>İDÂRE-İ KELÂM:</strong> Sözü mümkün mertebe yürütmek, işi idare etmek.<br />
<strong>İDDET:</strong> Bekleme süresi. İslâm hukukunda kocasından boşanan bir kadının 100  gün, kocası ölen bir kadının 130 gün bekleme müddeti. Bu müddet geçmeden  başkasıyla evlenemez.<br />
<strong>İDGÂM:</strong> Birbirine benzeyen iki harfi bir yazıp şeddeli okuma.<br />
<strong>İDHÂL:</strong> Dâhil etme, içine alma.<br />
<strong>İDLÂL:</strong> Dalâlete sokma, sapıtma.<br />
<strong>İDLÂL-İ İLÂHÎ:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın kulu saptırması.<br />
<strong>İDRÂK:</strong> 1. Anlayış, akıl edinme. 2. Yetişmek, erişmek. 3. Olgunlaşma  çağını bulma.<br />
<strong>ÎFÂ:</strong> 1. Ödeme, yerine getirme. 2. Bir işi yapma. 3. İş görme.<br />
<strong>İFK:</strong> İftira, iftira ekmek, Hz. Aişe&#8217;ye yapılan iftira.<br />
<strong>İFLÂH:</strong> Felâha, selâmete kavuşmak.<br />
<strong>İFNÂ:</strong>: Mahvetmek, yok etmek.<br />
<strong>İFRÂT:</strong> Haddi aşma, pek ileri gitme.<br />
<strong>İFRÂZ:</strong> Bütünden parça ayırma. Bölme.<br />
<strong>İFRÎT:</strong> Çetin cin, öfkeli insan.<br />
<strong>İFTİTAH TEKBİRİ:</strong> Namaza başlama tekbiri.<br />
<strong>İGÂSE:</strong> İmdada yetişmek, yardım etmek.<br />
<strong>İĞFÂL:</strong> Yanıltma ve aldatma.<br />
<strong>İĞTİSÂL:</strong> Gusletme.<br />
<strong>İĞVÂ:</strong> Ayartma, baştan çıkarma.<br />
<strong>İHÂTA:</strong> 1. Kuşatma, etrafını çevirme. 2. Geniş tam bilgi ve ihtisas.<br />
<strong>İHDÂS:</strong> Ortaya çıkarma.<br />
<strong>İHFÂ:</strong> Gizleme, saklama.<br />
<strong>İHLÂL:</strong> &#8220;Halel&#8221;den bozma, sakatlama, kusurlu hale getirme.<br />
<strong>İHLÂS:</strong> Samimiyet, doğruluk, riyasızlık. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in 112. Sûresi.<br />
<strong>İHMÂL:</strong> Mühlet verme.<br />
<strong>İHRÂC:</strong> Çıkarmak.<br />
<strong>İHRÂM:</strong> Hacıların giydikleri dikişsiz elbise.<br />
<strong>İHRÂZ:</strong> Nail olmak, kazanmak, almak.<br />
<strong>İHSÂN:</strong> 1. İyilik etme. 2. Bağış, bağışlama. 3. Sağlamlaştırma.<br />
<strong>İHTİCÂC:</strong> Hüccet, delil göstermek.<br />
<strong>İHTİDÂ:</strong> Hidayete ermek, İslâm olmak.<br />
<strong>İHTİKÂR:</strong> 1. Haksız kazanç, aşırı kâr, vurgunculuk. 2. Hakarete katlanmak.<br />
<strong>İHTİLAF:</strong> Ayrılma, ayrışma, çözülme.<br />
<strong>İHTİLAF-I EDYÂN:</strong> Dinlerin ayrılıkları, farklı farklı oluşları.<br />
<strong>İHTİLÂM:</strong> Düş azması, uyurken cenabet olma.<br />
<strong>İHTİLÂT:</strong> Karışma, karışıp görüşme komplikasyon.<br />
<strong>İHTİRAS:</strong> Bir şeyi fazla arzulama ve ona fazla düşkünlük.<br />
<strong>İHTİRAZ:</strong> Sakınma, çekinme.<br />
<strong>İHTİRÂZÎ:</strong> Çekinme, sakınma ile ilgili.<br />
<strong>İHTİSAR:</strong> Kısaltma, icmâl etme.<br />
<strong>İHTİSAS:</strong> Özellik kazanma, uzmanlaşma.<br />
<strong>İHTİVA:</strong> İçine alma, içinde bulundurma, içerme.<br />
<strong>İHTİYAR:</strong> Seçme, seçilme.<br />
<strong>İHTİZÂZ:</strong> 1. Haz duymak, ferahlanmak. 2. Titreşim.<br />
<strong>İHVAN:</strong> Kardeşler, arkadaşlar, aynı tarikata mensup olanlar.<br />
<strong>İHYÂ:</strong> Diriltme, hayat verme.<br />
<strong>İKÂB:</strong> Ceza, azap, cezalandırma.<br />
<strong>İKAL:</strong> 1. Bağ. 2. Ayak bağı.<br />
<strong>İKÂLE:</strong> 1. İki tarafın isteğiyle alışverişi bozmak. 2. Dememiş iken  &#8220;dedim&#8221; diye iddia etmek.<br />
<strong>İKÂME:</strong> Yerleştirmek, iskan etmek, vücuda getirmek.<br />
<strong>İKÂMET:</strong> İmamlık, halifelik, önderlik.<br />
<strong>İKÂNİYYE:</strong> Yakînî bilgiye tabi olanlar. Din ve bilginlerce ileri sürülen  şeyleri delil aramaksızın doğru sayan anlayış.<br />
<strong>İKLÂB:</strong> Çevirme, bir halden başka bir hale döndürme.<br />
<strong>İKTİBAS:</strong> 1. Ödünç almak. 2. Bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kelime/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>yi, bir cümleyi veya bunların  mânâlarını olduğu gibi alma, aktarma.<br />
<strong>İKTİDÂ:</strong> Uymak, tabi olmak.<br />
<strong>İKTİSAB:</strong> 1. Kazanma. 2. Tahsil etme. 3. Elde etme.<br />
<strong>İKTİSÂD:</strong> Ekonomi. Toplumun tutumluluğu.<br />
<strong>İKTİZA:</strong> 1. Lazım gelme, gerekme. 2. İşe yarama, yararlık.<br />
<strong>ÎLÂ:</strong> 1. Yemin etmek. 2. Erkeğin, bir müddet karısına yaklaşmaması. için  yemin etmesi. 3. Sıkıntı ve derde uğrama.<br />
<strong>İLÂF:</strong> Ülfet ettirme, ülfet ettirilme, alıştırma, uzlaştırma.<br />
<strong>İLÂH:</strong> Mabud, tanrı.<br />
<strong>İ&#8217;LÂ-YI KELİMETULLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın adını yüce tutmak.<br />
<strong>İLHÂD:</strong> 1. Dinsizlik, inanç bozukluğu. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> inancından ayrılış, tevhid  inancından ayrılma.<br />
<strong>İLLET:</strong> Hastalık, sebep, gaye, hedef.<br />
<strong>İLLET-İ ÛLÂ:</strong> Birinci sebep, ilk sebep.<br />
<strong>İLLET-İ VÜCÛD:</strong> Varlık sebebi.<br />
<strong>İLLİYYET:</strong> Sebep ile ilgili, sebeplilik.<br />
<strong>İLME&#8217;L-YAKÎN:</strong> İlmî bilgi. Kesin bilgi.<br />
<strong>İLM-İ FERÂİZ:</strong> İslâm hukukunda miras taksimi ile ilgili bilim dalı.<br />
<strong>İLM-İ HÂL:</strong> İslâm dininin her  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Musluman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Müslüman</font></a> için bilinmesi gereken temel  bilgileri.<br />
<strong>İLM-İ HEY&#8217;ET:</strong> Astronomi ilmi.<br />
<strong>İLM-İ HİKMET:</strong> Düşünce bilgisi, felsefe.<br />
<strong>İLM-İ LEDÜNN:</strong> Gayb ilmi,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın sırlarına ait ilim.<br />
<strong>İLM-İ MEÂNÎ:</strong> Meânî ilmi, belagat.<br />
<strong>İLM-İ TEVHİD:</strong> İlm-i kelâm.<br />
<strong>İLM-İ USÛL ve AKÂİD:</strong> Usûl ve akâid ilmi.<br />
<strong>İLM-İ VEHBÎ:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> tarafından verilen ilim.<br />
<strong>İLTİBAS:</strong> Benzeyen şeyleri birbirine karıştırma. Şaşırıp yanılma.<br />
<strong>İLTİCA:</strong> Sığınma.<br />
<strong>İLTİZAM:</strong> 1. Kendisi için gerekli sayma. 2. Bilerek, isteyerek taraf  tutma.<br />
<strong>İLZAM:</strong> Delil göstererek muhalifi susturmak.<br />
<strong>İ&#8217;MÂL:</strong> Yapma, işleme, iş yapma.<br />
<strong>İMÂLE:</strong> 1. Bir tarafa meylettirmek, bir tarafa eğmek. 2. Bir heceyi vezne  uydurmak için uzatarak okumak.<br />
<strong>İMDÎ:</strong> Artık, bu halde, böyle olduğu halde.<br />
<strong>İMKÂN VE CÜNÛB:</strong> Mümkün ve gereklilik.<br />
<strong>İMLÂ:</strong> Doldurma, yazdırma.<br />
<strong>İMSÂK:</strong> 1. Oruca başlama   <font color="#000000">Zaman</font>ı. 2. Kendini tutmak, bir şeyden el çekmek.<br />
<strong>İMTİNA:</strong> Çekinme, vazgeçip geri durma.<br />
<strong>İMTİSÂL:</strong> Örnek kabul etme.<br />
<strong>İNÂBE:</strong> 1. Günahlardan vazgeçip Hak yola dönmek. 2. Bir mürşidden el alıp  yerine geçme.<br />
<strong>İNADİYYE:</strong> Eşyanın hakikatini inkâr etme felsefesine bağlılık.<br />
<strong>İN&#8217;ÂM:</strong> İhsan, nimet verme.<br />
<strong>İNÂS:</strong> Kadınlar, kızlar.<br />
<strong>İNÂYET:</strong> 1. Dikkat, gayret, özenme. 2. Lütuf, ihsan, iyilik.<br />
<strong>İND<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Allah</font></a>:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> yanında.<br />
<strong>İNDE&#8217;L-CUMHUR:</strong> Çoğunluğun yanında, çoğunluğun nazarında.<br />
<strong>İNDE&#8217;L-HÂCE:</strong> İhtiyaç   <font color="#000000">Zaman</font>ında.<br />
<strong>İNDİRAC:</strong> İçine konma, arasına sıkışma. Derecelenme.<br />
<strong>İNDİYYE:</strong> Kendi görüşüne tabi olan.<br />
<strong>İNFAK:</strong> Nafaka verme, besleme, geçindirme.<br />
<strong>İNFİSÂL:</strong> 1. Ayrılma, 2. Azledilme, işinden uzaklaşma.<br />
<strong>İNFİTÂR:</strong> Yarılma, açılma.<br />
<strong>İNHİRÂF:</strong> Doğru yoldan sapma.<br />
<strong>İN&#8217;İKÂS:</strong> Bir yere çarpıp geri dönme, aksetme.<br />
<strong>İNKÂR:</strong> Tanımama.<br />
<strong>İNKIBÂZ:</strong> 1. Büzülüp toplanma, çekilme. 2. Kasvet, keder, sıkıntı. 3.  Kabızlık, peklik.<br />
<strong>İNKILÂB:</strong> Bir halden başka bir hale dönme.<br />
<strong>İNKIRAZ:</strong> Tükenme, blitme, kırılıp yok olma.<br />
<strong>İNKITÂ:</strong> Kesilme.<br />
<strong>İNKIYÂD:</strong> Boyun eğme, mutî olma, itaat etme.<br />
<strong>İNKİŞÂF:</strong> Gelişme, ilerleme.<br />
<strong>İNS U CİN:</strong> İnsan ve cin.<br />
<strong>İNS:</strong> İnsan.<br />
<strong>İNŞÂ:</strong> Yapma, vücuda getirme.<br />
<strong>İNŞİKÂK:</strong> İkiye ayrılma, yarılma.<br />
<strong>İNŞİRAH:</strong> Ferahlamak, sevinç duymak.<br />
<strong>İNŞİRAH-I SADR:</strong> Vicdan ferahlığı,vicdan huzuru.<br />
<strong>İNTAK:</strong> Nutka getirmek, söyleme yeteneği olmayanı söyletmek.<br />
<strong>İNTİBAK:</strong> Uyma, uygun hale gelme. Edebiyatta iki zıd şeyin ortak  özelliğini bulup birleştirme.<br />
<strong>İNTİFÂ:</strong> Fayda sağlama, menfaatlanma.<br />
<strong>İNTİŞÂR:</strong> Yayılma.<br />
<strong>İNZÂL:</strong> İndirme, indirilme.<br />
<strong>İNZÂL-İ MENÎ:</strong> Üreme organından meni çıkması.<br />
<strong>İNZÂR:</strong> Korkutmak, sakındırmak.<br />
<strong>İ&#8217;RÂB:</strong> 1. Düzgün konuşma ve hakikatı belirtme. 2. Arapça  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kelime/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>lerin  sonundaki harf veya harekenin değişmesi.<br />
<strong>İRÂDE-İ CÜZ&#8217;İYYE:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> tarafından insanın yetkisine bırakılan cüz&#8217;î  irade. İnsan iradesi.<br />
<strong>İRÂE:</strong> &#8220;Rü&#8217;yet&#8221;ten: Gösterme, tayin etme.<br />
<strong>İ&#8217;RÂZ:</strong> Yüz çevirme, başka tarafa dönme.<br />
<strong>İRBE:</strong> Kadına ihtiyaç duymayan erkek.<br />
<strong>İRCA&#8217;:</strong> Döndürme, geri çevirme.<br />
<strong>İRS:</strong> 1. Ölen kişinin mirasçılarına kalan mal veya para. 2. Veraset, soya  çekim.<br />
<strong>İRŞAD:</strong> Doğru yolu gösterme.<br />
<strong>İRTİCÂ&#8217;:</strong> Gerilik, geriye gitme, eskiyi isteme.<br />
<strong>İRTİDÂD:</strong> Din değiştirme, dinden çıkma, dinden dönme.<br />
<strong>İRTİFÂ&#8217;:</strong> Yükseklik, yükselme.<br />
<strong>İRTİHÂL:</strong> Vefat etmek, ölmek.<br />
<strong>İRTİKÂB:</strong> 1. Kötü bir iş işleme. 2. Rüşvet yeme.<br />
<strong>İS&#8217;ÂF:</strong> Birinin isteğini kabul edip yerine getirme.<br />
<strong>ÎSÂL:</strong> Ulaştırma, vardırma.<br />
<strong>İSKÂT:</strong> (Sükut&#8217;tan) Susturma.<br />
<strong>İSKAT:</strong> 1. Düşürme, aşağı alma. 2. Hükümsüz bırakma, iptal etme.<br />
<strong>İSKAT-I CENİN:</strong> Çocuk düşürme.<br />
<strong>İSM-İ ÂZAM:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> Teâlâ&#8217;nın en büyük adı.<br />
<strong>İSM-İ FAİL:</strong> İş yapan kimse.<br />
<strong>İSM-İ HÂS:</strong> Özel isim.<br />
<strong>İSNAD-I MECAZÎ:</strong> Mecazî isnad, bir sözün mecaz anlamını tercih etmek.<br />
<strong>İSNEYN:</strong> 1. Pazartesi günü. 2. İki.<br />
<strong>İSRA:</strong> Gece yürüyüşü, yürütme.<br />
<strong>İSTİÂB:</strong> İçine alma, kaplama.<br />
<strong>İSTİÂRE:</strong> 1. Ödünç alma. 2. Bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kelime/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a>nin mânâsını muvakkaten başka bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kelime/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kelime</font></a> hakkında kullanma.<br />
<strong>İSTİÂRE-İ TEMSİLİYYE:</strong> Teşbihin esas unsurlarından biri ile yapılan  benzetme.<br />
<strong>İSTİÂZE:</strong> &#8220;Eûzü billâhi mineşşeyta-nirracîm&#8221; sözünü söyleyerek  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;a  sığınma, eûzü çekme.<br />
<strong>İSTİB&#8217;ÂD:</strong> Uzaklaşma, uzaklaştırma, akıl dışı sayma.<br />
<strong>İSTİ&#8217;DÂD:</strong> 1. Alışma, ünsiyet. 2. Kabiliyet.<br />
<strong>İSTİDLÂL:</strong> Bir delile dayanarak bir şeyden netice çıkarmak. Delil  getirerek anlamak.<br />
<strong>İSTİDRÂC:</strong> 1. Derece derece yükselmeyi istemek. 2. Fâsık veya kâfir olduğu  belli bir şahsın gösterdiği harika.<br />
<strong>İSTİDRÂK:</strong> Yetişme, nail olma.<br />
<strong>İSTİFA:</strong> Memuriyetten azlini istemek.<br />
<strong>İSTİFHAM:</strong> Anlamaya çalışmak, soru sormak, soru.<br />
<strong>İSTİFHAM-I İNKÂRÎ:</strong> Olumsuzu pekiştiren soru şekli. &#8220;Hiç yapar mı?&#8221;  ifadesindeki gibi.<br />
<strong>İSTİGÂSE:</strong> 1. Yağmur isteme, yağmur duası etme. 2. Yardım ve imdad isteme.<br />
<strong>İSTİĞFÂR:</strong> Af talep etme.<br />
<strong>İSTİĞNA:</strong> Gönül tokluğu.<br />
<strong>İSTİĞRAK:</strong> Bir şeyi baştan aşağı kaplamak. Tasavvuf erbabının vecde gelip  kendinden geçmesi. İstiğrak lâmı: Bir cinsin bütün bireylerini içine alan  belirtme edatı, lâm-ı tarif, diğer adıyla harfi tarif.<br />
<strong>İSTİHBÂR:</strong> Haber ve bilgi alma.<br />
<strong>İSTİHFÂF:</strong> Hafife alma, önem vermeme, hor görme.<br />
<strong>İSTİHLÂK:</strong> Tüketme, kullanarak yok etme.<br />
<strong>İSTİHSÂL:</strong> Üretmek, hâsıl etmek, çoğaltmak.<br />
<strong>İSTİHSÂN:</strong> Beğenme, iyi ve güzel bulma.<br />
<strong>İSTİHZÂ:</strong> Alay etmek.<br />
<strong>İSTİKBÂL:</strong> 1. Gelecek   <font color="#000000">Zaman</font>. 2. Gelen bir kimseyi karşılamak.<br />
<strong>İSTİKRÂ:</strong> 1. Gezme, dolaşma, âvârelik, konuklama. 2. Bir şey hakkında  etraflı bilgi edinme.<br />
<strong>İSTİKRÂH:</strong> Kerih ve kötü görmek, tiksinmek bir şeyi beğenmemek, bir şeyi  zorla yapma.<br />
<strong>İSTİLÂ:</strong> Bir yeri kuvvet kullanarak ele geçirmek.<br />
<strong>İSTİ&#8217;LÂM:</strong> 1. Selâm vermeyi isteme. 2. Kâbe&#8217;yi tavaf esnasında Hacerü&#8217;l-Esved&#8217;i  selâmlamak.<br />
<strong>İSTİ&#8217;MÂL:</strong> Kullanma.<br />
<strong>İSTİMDÂD:</strong> Yardım isteme.<br />
<strong>İSTİMRÂR:</strong> Devamlılık.<br />
<strong>İSTÎNÂF:</strong> 1. Yeniden başlama. 2. Bidayet mahkemesinde verilen bir hükmün  bir üst mahkemeye başvurarak feshini isteme.<br />
<strong>İSTİNÂFİYYE:</strong> 1. Yeniden başlamaya ait. 2. İstinaf mahkemesine ait. 3.  Arapça&#8217;da bir soruya cevap anlamında bulunan cümle.<br />
<strong>İSTİNBÂT:</strong> Bir iş veya sözden gizli bir anlam çıkarmak, tahmin etmek.<br />
<strong>İSTİNBÂT:</strong> Bir söz veya işten gizli bir mânâ çıkarma, zımnen, açık  olmayarak, dolayısıyla anlama.<br />
<strong>İSTİNKÂF:</strong> Kabul etmeme, yüz çevirme, çekimser kalma, reddetme.<br />
<strong>İSTİNSÂH:</strong> Nüshasını çıkarma, bir sûretini çıkarma, kopye etme.<br />
<strong>İSTİSÂL:</strong> Kökünden sökmek.<br />
<strong>İSTİSHÂB:</strong> &#8220;Sohbet&#8221;den: Yanına alma, yanına alınma.<br />
<strong>İSTİSKÂ:</strong> 1. Su isteme. 2. Yağmur duasına çıkma. 3. Vücudun bir yerinde su  toplanması.<br />
<strong>İSTİŞÂRE:</strong> Müşavere etme, danışma.<br />
<strong>İSTİŞHÂD:</strong> 1. Şahid gösterme. Delil getirme, belge. 2. Şehid olma.<br />
<strong>İSTİTÂAT:</strong> Güç yetirme, kudret.<br />
<strong>İSTİTÂR:</strong> Örtünmek, kapanmak.<br />
<strong>İSTİVÂ:</strong> 1. Müsavî olma, denk olma. 2. Düz olma, düzlük. 3. Kaplama,  örtme. 4. Ortada ve tam bir derecede bulunma.<br />
<strong>İSTÎZÂN:</strong> İzin isteme.<br />
<strong>İŞ&#8217;ÂR:</strong> 1. Yazı ile haber verme. 2. Anlatmak, bildirmek.<br />
<strong>İŞKİL:</strong> Kuşku, zan.<br />
<strong>İŞMÂM:</strong> &#8220;Şemm&#8221;den. 1. Koklatma, koklatılma. 2. Tecvid ıstılâhında harfin  zamme harekesine işaret etme.<br />
<strong>İŞRÂK:</strong> &#8220;Şark&#8221;tan: 1. Güneşin doğması ve etrafı ışıklandırması. 2.  Parlama, ışıklandırma.<br />
<strong>İŞTİÂL:</strong> Alevlenme, tutuşma.<br />
<strong>İŞTİBÂH:</strong> Şüphelenme, şüpheye düşme.<br />
<strong>İŞTİGÂL:</strong> Meşguliyet, uğraşma.<br />
<strong>İŞTİHÂR:</strong> Şöhret bulma, ün kazanma.<br />
<strong>İŞTİKÂK:</strong> Bir kökten parçalara ayrılmak. Türeme.<br />
<strong>İŞTİRA:</strong> Satın alma.<br />
<strong>İŞTİYAK:</strong> Fazla arzu ve şevk. Hasret çekmek, özlemek.<br />
<strong>İTÂB:</strong> Azarlama, tekdir etme.<br />
<strong>İ&#8217;TİKÂF:</strong> Bir yere çekilip tek başına ibadetle meşgul olmak.<br />
<strong>İ&#8217;TİNÂ:</strong> Çok dikkat etme, özenme.<br />
<strong>İ&#8217;TİZÂL:</strong> 1. Bir tarafa çekilme. 2. İşten çekilme. 3. Vâsıl b. Ata&#8217;nın  kurduğu Mutezile mezhebini benimseme. 4. Takımdan ayrılma.<br />
<strong>İ&#8217;TİZÂR:</strong> Özür dileme.<br />
<strong>İTKAN:</strong> 1. Muhkem, sağlam kalma. 2. İnanma, emin olma.<br />
<strong>İTLÂF:</strong> Telef etmek, ziyan etmek.<br />
<strong>İTMÂM:</strong> Tamamlama, ikmâl etme.<br />
<strong>İTMİ&#8217;NÂN:</strong> Emin olma, güvenme. Kalbin mutmain olması. Gönülden inanma.<br />
<strong>İTTİBÂ:</strong> Tâbi olma, uyma, ardısıra gitme.<br />
<strong>İTTİHAD:</strong> Birlik, beraberlik.<br />
<strong>İTTİKÂ:</strong> Sakınma. Takva ehlinden olma.<br />
<strong>İTTİRAD:</strong> Düzenli, uygun biçimde sıra ile birbirini izleyen. Biteviye.<br />
<strong>İTTİSÂF:</strong> Vasıflanmak, bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Sifat/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">sıfat</font></a> sahibi olmak.<br />
<strong>İVAZ:</strong> Karşılık olarak verilen şey, bedel.<br />
<strong>İVME:</strong> Acele etme, koşma.<br />
<strong>İZÂFET:</strong> 1. İki şey arasındaki ilgi, bağ. 2. İsim tamlaması, isim takımı.<br />
<strong>İZÂHÂT:</strong> Açıklamalar.<br />
<strong>İZÂLE:</strong> Giderme, def etme, yok etme.<br />
<strong>İZÂN:</strong> Zekâ, anlayış.<br />
<strong>İZÂR:</strong> Belden yukarıya mahsus örtü, peştemal, futa.<br />
<strong>İZMÂR:</strong> Gizleme, saklama.<br />
<strong>İZMİHLÂL:</strong> Yok olma, mahvolma.<br />
<strong>İZZET:</strong> Değer, şeref, saygınlık. </font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/">»<span lang="tr">  &#8220;Osmanlı T. Sözlüğü&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-i-i-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (I-İ Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-i-i-harfi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü &#8211; (K-L Harfi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-k-l-harfi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-k-l-harfi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 17:50:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Lugat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkiye TÜrkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[OSmanlıca Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Soz]]></category>
		<category><![CDATA[Sozcuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-k-l-harfi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (K-L Harfi) KABİH-KABİHA: Çirkin, yakışıksız, fena, ayıp. KÂBİL: 1. Kabul eden, kabul edici. 2. Olan, olabilir. KABİLİYET: Anlama, anlayış, kabul edebilirlik, alabilirlik. KABİR: Mezar, ölünün gömüldüğü yer. KABZ: 1. El ile tutma, avuç içine alma, kavrama. 2. Bir malı teslim alma. 3. Peklik, kabız. KABZA: 1. Tutacak, tutanak yeri, sap. 2. Bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-k-l-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (K-L Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"> <span style="font-size: 25pt; font-weight: 700">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</span><br />
</font><font color="#ff9933"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700">(K-L Harfi)</span></font></font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"> <strong>KABİH-KABİHA:</strong> Çirkin, yakışıksız, fena, ayıp.<br />
<strong>KÂBİL:</strong> 1. Kabul eden, kabul edici. 2. Olan, olabilir.<br />
<strong>KABİLİYET:</strong> Anlama, anlayış, kabul edebilirlik, alabilirlik.<br />
<strong>KABİR:</strong> Mezar, ölünün gömüldüğü yer.<br />
<strong>KABZ:</strong> 1. El ile tutma, avuç içine alma, kavrama. 2. Bir malı teslim alma.  3. Peklik, kabız.<br />
<strong>KABZA:</strong> 1. Tutacak, tutanak yeri, sap. 2. Bir avuç, bir tutam, bir el  dolusu şey. 3. Pençe.<br />
<strong>KADEM:</strong> 1. Ayak, adım. 2. Yarım arşın uzunluğunda bir ölçü. 3. Uğur.<br />
<strong>KADER:</strong> Cenab-ı Hakk&#8217;ın kâinatta mevcut her şeyin bütün özelliklerini  ezelden bilip takdir etmesidir.<br />
<strong>KADÎM:</strong> 1. Eski. 2. Öncesini bilir kimse bulunmayan, öncesi bilinmeyen  şey. Başlangıcı olmayan, ötedenberi mevcut bulunan.<br />
<strong>KADİR-İ MUTLAK:</strong> Mutlak  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Guc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">güç</font></a>lü (<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Allah</font></a>).<br />
<strong>KADİR-U KAYYUM:</strong> Kadir ve Kayyum (<a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"><font color="#000000">Allah</font></a>).<br />
<strong>KADR:</strong> 1. Değer, itibar, onur, haysiyet, meziyet. 2. Rütbe, derece. </font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><br />
<strong>KÂFÎ:</strong> Elveren, yetişen, yeter.<br />
<strong>KÂFİR:</strong> 1. Hakk&#8217;ı tanımayan, bilmeyen, 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın varlığına ve birliğine  inanmayan. 3. Küfreden, küfredici. 4. İyilik bilmeyen, nankör.<br />
<strong>KAHHÂR:</strong> 1. Ziyadesiyle kahreden, kahredici, yok edici, batırıcı. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın isimlerinden biri.<br />
<strong>KAHIR:</strong> 1. Aşırı üzüntü, acı, keder. 2. Ezici davranış, zulüm. 3. Baskı  ile iş gördürme, zorlama.<br />
<strong>KÂHİN:</strong> 1. Gaipden haber verme iddiasında bulunan kimse, falcı. 2. İlkel  dinlerin ruhani reisleri.<br />
<strong>KÂHİR:</strong> 1. Kahreden, zorlayan. 2. Üstün gelen, ezen, ezici. 3. Yok eden,  ortadan kaldıran.<br />
<strong>KAHR:</strong> 1. Zorlama, zorla bir iş gördürme. 2. Üstün gelerek mahvetme,  batırma, ezme. 3. Çok kederlenme, çok üzüntü duyma.<br />
<strong>KAİDE:</strong> 1. Esas, temel. 2. Usul, nizam,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kural/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kural</font></a>. 3. Taban. 4. Ayaklık. 5.  Yaprakların köke birleştiği yer.<br />
<strong>KAİDE-İ KÜLLİYYE:</strong> Açık, sarih olan hükümler, genel  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kural/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kural</font></a>lar.<br />
<strong>KAİL:</strong> 1. Söyleyen, diyen. 2. Razı olmuş, boyun eğmiş.<br />
<strong>KAL&#8217;:</strong> Koparma, koparılma, sökme, sökülme, çıkarılma, temelinden çekip  atma.<br />
<strong>KALBEDEN:</strong> Değiştiren, çeviren.<br />
<strong>KALP:</strong> 1. Yürek. 2. Yürek hastalığı. 3. Gönül. 4. Her şeyin ortası,  ehemmiyetli, alıcı noktası, değiştirme, çevirme.<br />
<strong>KÂM:</strong> 1. Meram, arzu, istek, amel. 2. Lezzet, zevk.<br />
<strong>KAMER:</strong> Ay.<br />
<strong>KÂMİL:</strong> 1. Bütün, eksiksiz, tam. 2. Kemale ermiş, olgun. 3. Geniş bilgili,  kültürlü, bilgin.<br />
<strong>KANÛN:</strong> Devletin yasama kuvveti tarafından herkesçe uyulmak üzere konulan  her türlü nizam, kaide.<br />
<strong>KARÂBET:</strong> Soyca yakınlık, hısımlık, akrabalık.<br />
<strong>KÂRBÂN:</strong> Kervan.<br />
<strong>KÂRHÂNE:</strong> 1. İş yeri, iş yapılan yer, dükkan.<br />
<strong>KÂRİ&#8217;:</strong> 1. Kıraat eden, okuyan, okuyucu. 2. Kur&#8217;ân&#8217;ı usulünce okuyan.<br />
<strong>KÂRİA:</strong> 1. Pek şiddetli rüzgâr, 2. Ansızın gelen büyük belâ. 3. Kıyamet.  4. Belâdan kurtulmak üzere okunan &#8220;el-Kariâtü&#8221; sûresi.<br />
<strong>KARÎB:</strong> Yakın, yakın olan, uzak olmayan, soyca yakın.<br />
<strong>KARÎN:</strong> 1. Yakın. 2. Bir şeye sahip olan, bir şeye nail olan. 3. Hısım,  komşu, arkadaş gibi yakın.<br />
<strong>KARÎNE:</strong> Karışık bir iş veya meselenin anlaşılmasına yarayan hal, ipucu.<br />
<strong>KARÎNE-İ MANİA:</strong> Kelimenin gerçek anlamında alınmasına engel olan ipucu.<br />
<strong>KARN:</strong> 1. Boynuz. 2. Yüz yıllık   <font color="#000000">Zaman</font>. 3. Vakit,   <font color="#000000">Zaman</font>. 4. Yaşıt, bir  yaşta olan.<br />
<strong>KARÛN:</strong> 1. İsrailoğullarında zenginliği ile meşhur olan bir insan. Krezüs.  2. Çok zengin.<br />
<strong>KARYE:</strong> Köy.<br />
<strong>KARZ:</strong> 1. Ödünç verme, ödünç alma. 2. Ödünç verilen veya alınan şey, borç.<br />
<strong>KARZ-I HASEN:</strong> Faizsiz verilen borç.<br />
<strong>KASEM:</strong> Yemin, and.<br />
<strong>KASIR:</strong> 1. Kısa. 2. Küsur.<br />
<strong>KÂSİB:</strong> Kesbeden, kazanan, kazanmak için çalışan, kazanç sahibi.<br />
<strong>KASÎDE:</strong> Onbeş beyitten aşağı olmamak, bütün beyitlerin ikinci mısraları  en başta bulunan mısra ile kafiyeli bulunmak ve daha çok büyükleri övmek üzere  yazılan nazım. Koçaklama.<br />
<strong>KASR:</strong> 1. Kısa kesme, kısaltma, kısma. 2. Azaltma, kesme, eksiklik. 3.  Köşk, saray, 4. Tahsis. 5. Kıraatte uzatmadan okumak.<br />
<strong>KASR-I SALÂT:</strong> Seferde olan bir kimsenin dört rekatlı namazı ikişer rekat  kılmakla namazı kısaltması.<br />
<strong>KASVET:</strong> 1. Katılık, sertlik. 2. Merhametsizlik, acımasızlık. 3. Sıkıntı,  gönül darlığı.<br />
<strong>KÂŞİF:</strong> Keşfeden, bulan, meydana çıkaran.<br />
<strong>KAT&#8217;:</strong> 1. Kesme, biçme. 2. Halletme, karar verme, sona erdirme, bitirme.<br />
<strong>KATİL:</strong> 1. Katleden, öldüren. 2. Adam öldüren kimse.<br />
<strong>KATL:</strong> Öldürme.<br />
<strong>KATL-İ ÂM:</strong> Halkı bütünüyle kılıçtan geçirme.<br />
<strong>KAVÂİD:</strong> Kaideler, usüller,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kural/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kural</font></a>lar.<br />
<strong>KAVÂİD-İ KÜLLİYYE:</strong> Genel kaideler,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kural/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kural</font></a>lar.<br />
<strong>KAVÎ:</strong> 1. Kuvvetli,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Guc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">güç</font></a>lü. 2. Güvenilir, sağlam.<br />
<strong>KAVL (Kavil):</strong> Lakırdı, söz, söz atma.<br />
<strong>KAVL-İ İLÂHÎ:</strong> İlâhî söz.<br />
<strong>KAVLÎ:</strong> Söz ile ilgili, söz olarak, sözde.<br />
<strong>KAVM:</strong> 1. İnsan topluluğu. 2. Bir peygamberin gönderildiği topluluk.<br />
<strong>KAYD:</strong> 1. Bağlanma, bağlayacak şey. 2. Bir yere yazma. 3. Sınırlama,  belirtme. 4. Önem verme, unsurlama.<br />
<strong>KAYD-İ HAYAT:</strong> Yaşadığı sürece, ölene dek.<br />
<strong>KAYLULE:</strong> Öğle uykusu.<br />
<strong>KAYSER:</strong> Eski Roma ve Bizans imparatorlarının lakabı, hükümdar.<br />
<strong>KAYYUMİYET:</strong> Kendiliğinden eze-lî ve ebedî olarak var olmak.<br />
<strong>KAZÂ:</strong> 1.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın ezeldeki hükmü 2. Kadılık (ilçe) merkezi. 3. Kadılık  etme işi, mahkemenin kararı, hükmü. 4. Yapma, yapılma, işleme. 5. İstemeden  yapılmış bir kötülük.<br />
<strong>KAZAYA:</strong> Kaziyeler, önermeler, işler, meseleler.<br />
<strong>KAZF:</strong> İftira etmek, isnat etmek, kadına zina isnat etmek.<br />
<strong>KÂZİF:</strong> Bir kadına zina suçu isnat eden.<br />
<strong>KAZİYYE:</strong> 1. İş, mesele, dava. 2. Önerme.<br />
<strong>KAZİYYE-İ BEDİHİYYE:</strong> Bedîhî kaziyye, isbata muhtaç olmayan açık hüküm.<br />
<strong>KAZİYYE-İ MUHKEME:</strong> Kesin hüküm, değişmez ilke.<br />
<strong>KEBAİR:</strong> Büyük günahlar.<br />
<strong>KEBÎRE:</strong> Büyük günah.<br />
<strong>KEBÎRU&#8217;L-MÜTEÂL:</strong> Açık ve gizli her şeyi bilen, büyük ve yüce olan.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>  Teâlâ.<br />
<strong>KEF:</strong> Köpük.<br />
<strong>KEFARET-KEFFARET:</strong> İşlenen bir günaha, bir yeminin bozulmasına karşılık  verilen sadaka.<br />
<strong>KEFERE:</strong> Kâfirler, inanmayanlar.<br />
<strong>KEHANET:</strong> Kâhinlik, gaipten haber verme, falcılık.<br />
<strong>KEHLE:</strong> Bit.<br />
<strong>KELÂLE:</strong> 1. Akrabalığı uzaktan olma. 2. Yorulma, tükenme. 3. Bıçak kör  olma.<br />
<strong>KELAM:</strong> 1. Söz, söyleyiş, nutuk. 2. Dil, lehçe. 3. Kelâm ilmi, İslâmî  inanç meselelerinden bahseden ilim.<br />
<strong>KELÂM-I NEFSÎ:</strong> İçten kendi kendine konuşma. Cenab-ı Hakk&#8217;ın harf, ses ve  söz olmaksızın zatî kelamı.<br />
<strong>KELÂMÎ:</strong> 1. Sözle ilgili, söze ait. 2. Kelamcılar yolu.<br />
<strong>KELAMULLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> sözü, Kur&#8217;-ân-ı Kerim.<br />
<strong>KELB:</strong> Köpek.<br />
<strong>KELB-İ AKUR:</strong> Salar, azgın, ısırıcı köpek.<br />
<strong>KELB-İ MUALLEM:</strong> Ava alıştırılmış köpek.<br />
<strong>KELEPİR:</strong> Zahmetsiz, ücretsiz, çok ucuz ele geçen.<br />
<strong>KEMAL:</strong> 1. Olgunluk, olma. 2. Eksiksizlik, tamlık. 3. Değer, baha. 4.  Bilgi, fazilet.<br />
<strong>KEMALAT:</strong> Faziletler, olgunluklar, insanın bilgi ve güzel ahlâkça tam ve  olgun olması.<br />
<strong>KEMMİYET:</strong> 1. Sayı. 2. Nicelik. 3. Tekillik veya çoğulluk.<br />
<strong>KERAHET:</strong> 1. İğrenme, istemeyerek zor altında yapma. 2. Şeriatin  yasaklamadığı fakat harama yakın olma ihtimali olan ve çekinilmesi gereken  husus.<br />
<strong>KERAMAT:</strong> Kerametler, velilerin olağanüstü işleri.<br />
<strong>KERH:</strong> İğrenme, tiksinme, istemeyerek zor altında yapma.<br />
<strong>KERHEN:</strong> İstemeyerek, tiksinerek, zor altında kalarak yapma.<br />
<strong>KERİH:</strong> İğrenç, tiksindirici, pis kokan.<br />
<strong>KERÎM:</strong> Kerem sahibi, cömert, ulu, büyük.<br />
<strong>KERR Ü FER:</strong> Muharebede geri çekilerek tekrar hücuma geçme.<br />
<strong>KERR:</strong> Çekilme ve yeniden hücum etme.<br />
<strong>KESAD:</strong> 1. Kıtlık, yokluk. 2. Sürümsüzlük, alış-veriş durgunluğu.<br />
<strong>KESAFET:</strong> 1. Sıkılık, tokluk. 2. Kalınlık, yoğunluk. 3. Saydam olmama. 4.  Koyuluk. 5. Kalabalık.<br />
<strong>KESB:</strong> 1. Kazanma, kazanç, edinme. 2. Geçimi sağlama için kullanılan âlet  veya iş.<br />
<strong>KESBÎ:</strong> Sonradan, kazanılarak olan.<br />
<strong>KESRET:</strong> 1. Çokluk, bolluk, ziyadelik. 2. Kalabalık.<br />
<strong>KEŞF:</strong> 1. Açma, meydana çıkarma, gizli bir şeyi bulma, bir sırrı öğrenme.  2. <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> tarafından ermişlere ilham edilen gizliyi bilme yetisi.<br />
<strong>KEŞİŞ:</strong> Karabaş, evlenmez rahip, manastır rahibi.<br />
<strong>KETM:</strong> Gizleme, sır tutma, söylememe.<br />
<strong>KEYFEMAYEŞA:</strong> Nasıl isterse.<br />
<strong>KEYFEMETTEFAK:</strong> Rastgele, her nasıl rastlarsa.<br />
<strong>KEYFİYET:</strong> 1. Nitelik, bir şeyin nasıl olması. 2. Bir olayın geçişi. 3.  Madde, iş.<br />
<strong>KEZA:</strong> Böyle, böylece, bu dahi böyle.<br />
<strong>KEZALİK:</strong> Keza, bu da öyle, böylece.<br />
<strong>KEZZAB:</strong> Çok yalancı, çok yalan söyleyen.<br />
<strong>KIBLE:</strong> Namazda yönelinen taraf, Kâbe&#8217;nin bulunduğu taraf.<br />
<strong>KILADE:</strong> Gerdanlık.<br />
<strong>KILLET:</strong> Azlık, kıtlık.<br />
<strong>KIRAAT-İ ÂSIM:</strong> Âsım kırâeti, bizim kırâetimiz.<br />
<strong>KIRÂET:</strong> Okuma, ibare sökme, düzgün ve sürekli okuma. Kur&#8217;ân okuma.<br />
<strong>KIRÂET-İ AŞERE:</strong> Kur&#8217;ân&#8217;ın on kırâet üzere okunması. Kırâet imamları  şunlardır: Nafi, İbn Kesir, Ebu Amr, İbn Amir, Asım, Hamza, Kisaî, Ebu Cafer,  Yakub ve Halef.<br />
<strong>KIRAN:</strong> 1. Yakınlık. 2. İki gezegenin bir burçta bulunması.<br />
<strong>KIRTAS:</strong> Kâğıt.<br />
<strong>KISAS:</strong> Kıssalar.<br />
<strong>KISAS:</strong> Öldürmenin öldürme, yaralamanın yaralama ile cezalandırılması:  Göze göz, dişe diş gibi.<br />
<strong>KISAS-I ENBİYA:</strong> Peygamberlerin kıssaları.<br />
<strong>KISM:</strong> Parçalara ayrılmış şeyin her parçası, çeşit.<br />
<strong>KISSA:</strong> Anlatılan gerçek veya uydurma olay, hikâye.<br />
<strong>KISSÎS:</strong> Keşiş.<br />
<strong>KIST:</strong> Ölçü ve tartıda doğru davranma. 2. Pay, parça. 3. Parça parça  verilen bir şeyin bir defada ödenmesi.<br />
<strong>KISTAS:</strong> Terazi, ölçü, ölçü birimi.<br />
<strong>KIT&#8217;A:</strong> En az iki beyitten meydana gelmiş olan nazım parçası.<br />
<strong>KITAL:</strong> Vuruşma, savaş.<br />
<strong>KIYAM:</strong> 1. Kalkma, ayakta durma, ayağa kalkma. 2. Namazın ayakta kılınan  kısmı. 3. Bir işe kalkışma. 4. Karşı koyma, ayaklanma.<br />
<strong>KIYAMET:</strong> Ölümden sonra dirilme, kıyamet günü.<br />
<strong>KIYAS MAA&#8217;L-FÂRIK:</strong> Birbirine benzemeyen şeyler arasında yapılan kıyas.<br />
<strong>KIYAS:</strong> 1. Bir şeyi bir şeye benzeterek veya ona göre tutarak hüküm verme.  2. Benzetme, genel  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Kural/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">kural</font></a>a uydurma. 3. Hakkında âyet ve hadis olan benzerlerine  göre hükmetme.<br />
<strong>KIYAS-I CELÎ:</strong> Açık ve belirli olan kıyas.<br />
<strong>KIYAS-I FÂSİDE:</strong> Yanlış, bozuk, geçersiz kıyas.<br />
<strong>KIYAS-I HAFİ:</strong> Gizli, belirsiz kıyam.<br />
<strong>KIYASÎ:</strong> Kıyasan uygun olan.<br />
<strong>KIYMET:</strong> Değer, tutar, bedel, itibar, onur.<br />
<strong>KİBR:</strong> Büyüklük, büyük olma, büyüklük taslama, yüksekten bakma.<br />
<strong>KİBRİYA:</strong> 1. Büyüklük, ululuk. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>.<br />
<strong>KİFAF-KEFAF:</strong> 1. Bir şeyin misli, miktarı. 2. İhtiyaca yetecek kadar  rızık, yiyecek.<br />
<strong>KİLAB:</strong> Köpekler.<br />
<strong>KİNÂYE:</strong> Doğrudan doğruya değil, dolaylı anlam taşıyan söz.<br />
<strong>KİSRA:</strong> Eski İran hükümdarlarının lakabı.<br />
<strong>KİSVE:</strong> Elbise, özel kıyafet, kisbet.<br />
<strong>KİTABET:</strong> Yazmak, kâtiplik.<br />
<strong>KİTAB-I EKMEL:</strong> En mükemmel kitap, Kur&#8217;ân.<br />
<strong>KİTAB-I MÜBİN:</strong> Açık, hak ile batılı ayıran kitap, Kur&#8217;ân-ı Kerim.<br />
<strong>KİTAB-I MÜNİR:</strong> Nurlu kitap, Kur&#8217;ân-ı Kerim.<br />
<strong>KİTABULLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> kitabı, Kur&#8217;-ân-ı Kerim.<br />
<strong>KİTMAN:</strong> Sır saklama, kimseye sır açmama hali, sır tutarlık.<br />
<strong>KUBH:</strong> Çirkinlik, çirkin iş.<br />
<strong>KUBUR:</strong> Mezarlar, kabirler.<br />
<strong>KUDRET:</strong> 1. Güç. 2.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın bütün varlıkları kuşatmış olan gücü. 3.  Varlık, zenginlik. 4. Ehliyet, becerebilme.<br />
<strong>KUDRET-İ BÂLİGA:</strong> Kemal bulmuş  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Guc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">güç</font></a>.<br />
<strong>KUDSÎ:</strong> Kutsal, melekut ve lâhut âlemine mahsus.<br />
<strong>KUDUM:</strong> 1. Uzak bir yerden, uzun bir yoldan gelme. 2. Ayak basma.Teşrif  etme.<br />
<strong>KULUB:</strong> Kalpler, gönüller.<br />
<strong>KURBET:</strong> 1. Yakınlık,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;a yakınlık. 2. Hısımlık, akrabalık.<br />
<strong>KURUN:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Zaman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Zaman</font></a>lar, devirler, büyük  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Tarih/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">tarih</font></a> bölümleri.<br />
<strong>KURUN-İ ÂHİRE:</strong> Son asırlar.<br />
<strong>KURUN-İ KADİME:</strong> Eski çağlar.<br />
<strong>KURUN-İ SÂLİFE:</strong> Geçmiş asırlar.<br />
<strong>KURUN-İ ULÂ:</strong> İlk çağlar.<br />
<strong>KURUN-İ VUSTA:</strong> Orta çağlar.<br />
<strong>KUUD:</strong> Oturma, namazın oturarak kılınan kısmı.<br />
<strong>KUVVE:</strong> 1. Kuvvet,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Guc/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">güç</font></a>. 2. Fikir, niyet. 3. Yeti. 4. Nitelik. 5. Duyu.<br />
<strong>KUVVET:</strong> Güç, takat, kudret.<br />
<strong>KÜFFAR:</strong> Kâfirler, inkârcılar.<br />
<strong>KÜFR:</strong> 1.  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;a inanmama ve ona ortak koşma. 2. Dinsizlik,  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/iman/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">iman</font></a>sızlık,  kâfirlik. 3. Nankörlük. 4. Kaba, ayıp söz söyleme, sövme.<br />
<strong>KÜFRAN:</strong> Görülen bir iyiliği unutma.<br />
<strong>KÜFRAN-I NİMET:</strong> Nankörlük.<br />
<strong>KÜHULET:</strong> Orta yaşlılık, olgunluk çağı.<br />
<strong>KÜLFET:</strong> Zahmet, zor iş.<br />
<strong>KÜLLÎ:</strong> Genel, bütün, çok, tümel.<br />
<strong>KÜLLİYAT:</strong> Bütün hepsi, bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Yazar/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">yazar</font></a>ın bütün eserleri.<br />
<strong>KÜLLİYET:</strong> Genellik, bütünlük, çokluk.<br />
<strong>KÜNH:</strong> Bir şeyin aslı, temeli, dip, kök, öz.<br />
<strong>KÜNYE:</strong> Künye, kişinin kimliğinin yazılı olduğu kâğıt veya levha.<br />
<strong>KÜRRE:</strong> Küre, yuvarlak, top.<br />
<strong>KÜRRE-İ ARZ:</strong> Yerküre, dünya, yeryüzü.<br />
<strong>KÜRSÎ:</strong> 1. Oturulacak yüksekçe yer, taht, makam. 2. Arş-ı a&#8217;lâ&#8217;nın altında  bulunan, yer ve gökleri kuşatan alan.<br />
<strong>KÜSUF:</strong> Güneş tutulması.<br />
<strong>KÜTÜB:</strong> Kitaplar.<br />
<strong>KÜTÜB-İ EHADİS:</strong> İlâhî kitaplar: Tevrat, Zebur, İncil, Kur&#8217;ân-ı Kerim.<br />
<strong>KÜTÜB-İ MÜNZELE:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> tarafından indirilmiş olan kutsal kitaplar.<br />
<strong>KÜTÜB-İ SÂLİFE:</strong> Geçmiş, eski kitaplar.<br />
<strong>KÜTÜB-İ SİTTE:</strong> Altı hadis kitabı: Buhârî, Müslim, İbn Mâce, Ebu Davud,  Tirmizî, Nesaî. </font></p>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>LÂBÜD:</strong> 1. Çok gerekli, mutlaka, 2.  Ayrılık yok.<br />
<strong>LÂEDRİYYE:</strong> Şüphecilerle alakalı. Şüphecilik üzerine kurulu felsefe ekolü.<br />
<strong>LAFZÎ:</strong> Sözlü.<br />
<strong>LAĞV:</strong> 1. Faydasız, boş şey. 2. İptal etmek. 3. Hata etmek. 4. Hükümsüz  kılmak.<br />
<strong>LÂHIK:</strong> 1. Yetişen, ulaşan, erişen. 2. Namaz başlangıcında imama uymuşken  ayrılarak tekrar namaz bitmeden imama uyan kimse.<br />
<strong>LÂHİN:</strong> Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;i okurken telaffuzunda yanlışlık yapan.<br />
<strong>LÂHUTÎ:</strong> Uluhiyet âlemiyle ilgili.<br />
<strong>LÂHÜT:</strong> İlâhî âlem, ulûhiyet âlemi.<br />
<strong>LAHZA:</strong> En kısa   <font color="#000000">Zaman</font>, an.<br />
<strong>LÂİN:</strong> Lânet eden.<br />
<strong>LAÎN:</strong> Lânetlenmiş.<br />
<strong>LÂMEKÂN:</strong> Yersiz, yurtsuz, mekansız.<br />
<strong>LÂM-I TARİF:</strong> İsimlerin başına getirilen belirleme edatı.<br />
<strong>LÂYEZÂL:</strong> Zevâl bulmaz, yok olmaz.<br />
<strong>LEBBEYK:</strong> Buyurunuz, emrediniz.<br />
<strong>LEDÜNNİYAT:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın sırlarına ait bilgi, mecazen bir şeyin iç yüzü.<br />
<strong>LEFF-Ü NEŞR:</strong> Sarıp bağlama ve çözüp yayma. Birkaç isim yazdıktan sonra  onların her birine ait özellik veya görevleri ayrıca sıralama. Bu sıralama  isimlerin sırasına uygun sırada olursa &#8220;mürettep&#8221; adını alır. Olmazsa &#8220;müşevveş&#8221;  adını alır.<br />
<strong>LEMYEZEL:</strong> Yok olmayan.<br />
<strong>LETÂİF:</strong> Lâtifeler, incelikler.<br />
<strong>LEVH-İ MAHFÛZ:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> yanında her şeyin yazılı bulunduğu manevî levha.<br />
<strong>LEVM:</strong> Çekiştirme, kötü söyleme, kınama.<br />
<strong>LEYL Ü NEHÂR:</strong> Gece ve gündüz.<br />
<strong>LEYL:</strong> Gece.<br />
<strong>LEYLE-İ AKABE:</strong> Nübüvvetin 11. yılında Mekke dışında Akabe denilen yerde  Medine halkından bir topluluğun Hz. Muhammed (s.a.v.) ile konuşup İslâm&#8217;ı kabul  ettikleri gece.<br />
<strong>LEYLE-İ Mİ&#8217;RÂC:</strong> Mi&#8217;râc gecesi.<br />
<strong>LİAN:</strong> Lânetleşmek. İki kişinin birbirini lânetlemesi.<br />
<strong>LİAYNİHÎ:</strong> Aynı, kendisi, bizzat, kendisinden dolayı.<br />
<strong>LİBAS:</strong> Elbise.<br />
<strong>LİVÂTA:</strong> Erkekler arasındaki cinsî münasebet, cinsel sapıklık.<br />
<strong>LİVÂÜ&#8217;L-HAMD:</strong> Hz. Muhammed (s.a.v.)&#8217;in ahiretteki sancağı.<br />
<strong>LİVECHİLLAH:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a> adına.<br />
<strong>LİZÂTİHÎ:</strong> Kendisi, bizzat.<br />
<strong>LUTF-İ İLÂHÎ:</strong>  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Allah/" style="text-decoration: none"> <font color="#000000">Allah</font></a>&#8216;ın ihsanı.<br />
<strong>LÜBB:</strong> 1. İç, öz. 2. Akıl. 3. İçli şeyin içi.<br />
<strong>LÜMEZE:</strong> Herkesi ayıplama. </font></p>
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span></font><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/">»<span lang="tr">  &#8220;Osmanlı T. Sözlüğü&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</font></span></span></font></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:</font><font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</font></strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-k-l-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (K-L Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-k-l-harfi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü &#8211; (M Harfi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-m-harfi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-m-harfi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Jan 2008 17:48:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Lugat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Dönemi Türkçesi Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkçesi Sözcükleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Türkiye TÜrkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[OSmanlıca Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Lügat]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıca Türkçe Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Soz]]></category>
		<category><![CDATA[Sozcuk]]></category>
		<category><![CDATA[Sözlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-m-harfi/</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Türkçesi Sözlüğü (M Harfi) &#160; MAA: Beraber, birlikte. MAAD: 1. Dönüp gidilecek yer. 2. Ahiret. 3. Dönüş, geri gidiş. 4.Dünya&#8217;dan sonraki hayat. 5. Gaye, amaç, ulaşılacak yer. MAA-HÂZA: Bununla beraber, bununla birlikte MAAMÂFİH: Bununla beraber. MAASÎ: Âsilikler, isyanlar, günahlar. MAAZALLAH: Allah korusun, Allah saklasın. MABA&#8217;D-TABİA: Fizikötesi, metafizik. MA&#8217;BUD: Kendine ibadet olunan, tapılan, Allah. MÂCİN: [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-m-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (M Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Maiandra GD"><font color="#0099cc"> <span style="font-size: 25pt; font-weight: 700">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü</span><br />
</font><font color="#ff9933"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700">(M Harfi)</span></font></font></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>MAA:</strong> Beraber, birlikte.<br />
<strong>MAAD:</strong> 1. Dönüp gidilecek yer. 2. Ahiret. 3. Dönüş, geri gidiş.  4.Dünya&#8217;dan sonraki hayat. 5. Gaye, amaç, ulaşılacak yer.<br />
<strong>MAA-HÂZA:</strong> Bununla beraber, bununla birlikte<br />
<strong>MAAMÂFİH:</strong> Bununla beraber.<br />
<strong>MAASÎ:</strong> Âsilikler, isyanlar, günahlar.<br />
<strong>MAAZALLAH:</strong> Allah korusun, Allah saklasın.<br />
<strong>MABA&#8217;D-TABİA:</strong> Fizikötesi, metafizik.<br />
<strong>MA&#8217;BUD:</strong> Kendine ibadet olunan, tapılan, Allah.<br />
<strong>MÂCİN:</strong> Hileyi, hile yolunu öğreten.<br />
<strong>MADDE:</strong> 1. Madde. 2. Maya, cevher. 3. Cisim.<br />
<strong>MADDE-İ ÛLÂ:</strong> İlk cevher.<br />
<strong>MADDİYET:</strong> Gözle görülür, elle tutulur şey.<br />
<strong>MADDİYYAT:</strong> Gözle görülür, elle tutulur şeyler.<br />
<strong>MADDİYYUN:</strong> Maddenin ezelî ve ebedî olduğuna inananlar, materyalistler.<br />
<strong>MA&#8217;DUM:</strong> Yok olan, mevcut olmayan.<br />
<strong>MÂDÛN:</strong> Alt, aşağı, alt derece, emir altında bulunan.<br />
<strong>MAFEVK:</strong> Üst, yukarı, üst derecede bulunan kimse, âmir.<br />
<strong>MA&#8217;FÜVV:</strong> 1. Suçu bağışlanmış, affolunmuş. 2. Muaf tutulan, istisna  edilen.<br />
<strong>MAĞFUR:</strong> Günahları bağışlanmış, ölmüş kimse, rahmetli olmuş.<br />
<strong>MAĞRİB:</strong> Batı, garb, batı tarafında olan yerler.<br />
<strong>MAĞRİBÎ:</strong> Batılı, mağribli.<br />
<strong>MAĞRİFET:</strong> Allah&#8217;ın kullarını bağışlaması, yarlıgaması.<br />
<strong>MAĞŞUŞ:</strong> Karışık, katışık, saf olmayan.SİKKE-İ MAĞŞUŞ: Karışık, hileli  madenî para.<br />
<strong>MAHALL:</strong> Yer.<br />
<strong>MAHARET:</strong> Ustalık, beceriklilik.<br />
<strong>MAHBUB:</strong> Sevilmiş, sevilen, sevgili.<br />
<strong>MAHFÎ:</strong> Gizli, saklı.<br />
<strong>MAHFUZ:</strong> 1. Saklanmış, korunmuş. 2. Ezberlenmiş.LEVHİ MAHFUZ: Allah  tarafından takdir edilenlerin ezelde yazılı bulunduğu levha.</font></p>
<table style="border-collapse: collapse" align="left" border="0" bordercolor="#111111" cellpadding="0" cellspacing="0" height="250" width="250">
<tr>
<td height="267" width="173"><center><!--adsense#reklam_250x250--></center></td>
</tr>
</table>
<p><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>MÂHİR:</strong> Maharetli, hünerli, becerikli.<br />
<strong>MAHİYET:</strong> Bir şeyin aslı, esası, içyüzü, özü.<br />
<strong>MAHKEME:</strong> Davaların görülüp karara bağlandığı yer.<br />
<strong>MAHKEME-İ KÜBRA:</strong> Âhirette Allah huzurunda kurulacak büyük mahkeme.<br />
<strong>MAHKÛM:</strong> 1. Hükmolunan, birinin hükmü altında bulunan 2. Hüküm giymiş. 3.  Katlanma, zorunda olma.<br />
<strong>MAHLAS:</strong> 1. Kurtulacak yer. 2. Bir kimsenin takma adı, mahlası.<br />
<strong>MAHLÛK:</strong> Yaratılmış, yaratık.<br />
<strong>MAHMUD:</strong> 1. Hamd olunmuş, övülmüş, övülmeye layık. 2. Ebrehe&#8217;nin Kâbe&#8217;yi  yıkmak için getirdiği filin adı.<br />
<strong>MAHMUL:</strong> 1. Yüklenmiş. 2. Bir şeyin üzerine kurulmuş.<br />
<strong>MAHREC:</strong> 1. Dışarı çıkacak, çıkılacak kapı. 2. Ağızdan harflerin çıktığı  yer.<br />
<strong>MAHREK:</strong> 1. Hareketli bir noktanın takip ettiği yol. 2. Bir gezegenin bir  devrede üzerinden gittiği farzolunan dairevî hat, yörünge.<br />
<strong>MAHSUSÂT:</strong> Gözle görülür şeyler.<br />
<strong>MA&#8217;HUD:</strong> 1. Ahdolunmuş, bilinen, sözleşilen. 2. Sözü geçen.<br />
</font></p>
<p align="justify"><font face="Maiandra GD" size="2"><strong>MAHV:</strong> 1. Yok etme, ortadan kaldırma. 2. Beşerî noksanlardan kurtulma  hali.<br />
 <strong>MAHZUF:</strong> Silinmiş, kaldırılmış, gizli tutulmuş.<br />
 <strong>MAHZUR:</strong> Sakınılacak, korkulacak şey, engel, sakınca.<br />
 <strong>MÂİ&#8217;:</strong> 1. Men eden, alıkoyan, engel olan. 2. Engel, özür.<br />
 <strong>MAİDE:</strong> 1. Yemek yenilen sofra, yemek, ziyafet. 2. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in 5.  sûresi.<br />
 <strong>MAİŞET:</strong> Yaşama, yaşayış, geçinme, geçinmek için lüzumlu şey.<br />
 <strong>MAİYYET:</strong> Beraberlik, arkadaşlık, bir büyük memurun emrinde bulunma.<br />
 <strong>MAKAM:</strong> 1. Durulan, durulacak yer. 2. Memuriyet, memurluk yeri.<br />
 <strong>MAKAM-I İBRAHİM:</strong> Kâbe&#8217;de bulunan ve Hz. İbrahim&#8217;in ayak izi olduğu  söylenen taş.<br />
 <strong>MAKAM-I MAHMUD:</strong> Peygamberimizin cennetteki makamı, şefaat makamı.<br />
 <strong>MAKARR:</strong> Durulan yer, karargâh,ocak, merkez, başkent, payitaht.<br />
 <strong>MAKBUZ:</strong> 1. Alınmış, alındı belgesi. 2. Sıkılmış, daraltılmış.<br />
 <strong>MAKLÛB:</strong> Altı üstüne getirilmiş, ters çevrilmiş, başka şekle sokulmuş.<br />
 <strong>MAKSUD:</strong> Kastolunan, istenilen şey, emel.<br />
 <strong>MAKSURE:</strong> Camilere etrafı parmaklıklı yüksekçe yer.<br />
 <strong>MAKTUL:</strong> Vurulmuş, öldürülmüş, katledilmiş.<br />
 <strong>MA&#8217;KUL:</strong> Akla uygun, akıllıca iş gören, anlayışlı, mantıklı.<br />
 <strong>MAL:</strong> Varlık, para, kıymetli eşya.<br />
 <strong>MÂLİK:</strong> Sahip, bir şeyi olan, bir şeye sahip olan.<br />
 <strong>MÂLİKÜ&#8217;L-MÜLK:</strong> Mülkün sahibi, Allah.<br />
 <strong>MA&#8217;LUL:</strong> İlletli, hastalıklı, sakat.<br />
 <strong>MA&#8217;LÛM:</strong> Bilinen, belli.<br />
 <strong>MA&#8217;LUMAT:</strong> Bilinen şeyler, biliş, bilgi.<br />
 <strong>MAMÛRE:</strong> İnsan bulunan, bayındır, şenlikli yer, şehir, kasaba.<br />
 <strong>MÂNÂ:</strong> 1. Anlam. 2. İçyüz. 3. Akla yakın sebep. 4. Rüya, düş.<br />
 <strong>MÂNEVİYE:</strong> İyilik ve kötülük ilâhı diye iki ilâha inanmaktan ibaret batıl  bir mezhep olup zerdüştlerden alınmıştır.<br />
 <strong>MANEVİYYAT:</strong> Maddî olmayan, manevî olan hususlar.<br />
 <strong>MANSUB:</strong> Nasbolunmuş, konmuş dikilmiş, nesne.<br />
 <strong>MANTIK:</strong> 1. Söz. 2. Mantık ilmi, vasıta ve delil arasında tutarlılık.<br />
 <strong>MANTIKU&#8217;T-TAYR:</strong> Kuş dili, Feridüddin Attar&#8217;ın meşhur eseri.<br />
 <strong>MANTUK:</strong> Söylenmiş, denilmiş, söz, kelam, nutuk, mefhum.<br />
 <strong>MARAZ:</strong> Hastalık, illet.<br />
 <strong>MA&#8217;RİFE:</strong> Mânâ ve mefhumu belirtilmiş olan söz, belirli.<br />
 <strong>MA&#8217;RİFET:</strong> 1. Herkesin yapamadığı ustalık, ustalıkla yapılmış olan şey. 2.  Bilme, biliş, bilgelik.<br />
 <strong>MA&#8217;RİFETULLAH:</strong> Allah&#8217;ı tanıma, bilme.<br />
 <strong>MARUF:</strong> 1. Bilinen, tanınan, meşhur ünlü. 2. Şeriatin emrettiği, uygun  gördüğü.<br />
 <strong>MASARİF:</strong> Sarfolunanlar, harcananlar.<br />
 <strong>MASDAR:</strong> 1. Bir şeyin çıktığı yer, temel, kaynak. 2. Fiil kökü.<br />
 <strong>MASHARA:</strong> Maskara, soytarı.<br />
 <strong>MÂSİVA:</strong> 1. Bir şeyden başka olanların hepsi. 2. Dünya ile ilgili olan  şeyler. 3. Allah&#8217;tan başka her şey.<br />
 <strong>MASİVALLAH:</strong> Allah&#8217;tan başka her şey.<br />
 <strong>MA&#8217;SİYET:</strong> İsyan, günah, âsilik.<br />
 <strong>MASLAHAT:</strong> 1. İş, emir, madde, keyfiyet, önemli iş. 2. Barış,  dirlik-düzenlik.<br />
 <strong>MASLAHAT-I ÂMME:</strong> Kamu işler.<br />
 <strong>MASRİF:</strong> Sarfetme, harcama mahalli.<br />
 <strong>MASRUF:</strong> 1. Sarfedilmiş, harcanmış. 2. Çevrilmiş, döndürülmüş.<br />
 <strong>MA&#8217;ŞUK:</strong> Sevilen, sevilmiş.<br />
 <strong>MATBU&#8217;:</strong> 1. Tabolunmuş, basılmış. 2. Hoş, latif, makbul.<br />
 <strong>MATBUAT:</strong> Matbaada basılmış şeyler.<br />
 <strong>MATLA&#8217;:</strong> Doğacak yer, güneş vasair yıldızların doğması, kaside veya  gazelin ilk beyti.<br />
 <strong>MATLAB:</strong> 1. İstenilen şey, istek. 2. Bahis, mesele, kazıyye, önerme.<br />
 <strong>MATLUB:</strong> İstenilen, aranılan şey.<br />
 <strong>MA&#8217;TUF:</strong> 1. Eğilmiş, bir tarafa doğru çevrilmiş. 2. Birine isnat olunmuş,  yöneltilmiş.<br />
 <strong>MÂUN:</strong> 1. Malın zekatı. 2. Kendisinden faydalanılacak şey, eve gerekli  olan şeyler.<br />
 <strong>MÂVERÂ:</strong> Art, geri, bir şeyin ötesinde bulunan.<br />
 <strong>MÂYE:</strong> 1. Maya, asıl, esas. 2. Para, mal. 3. İktidar, güç, 4. Bilgi. 5.  Dişi deve.<br />
 <strong>MÂYİ&#8217;:</strong> Sıvı, akıcı.<br />
 <strong>MAZÎ:</strong> Geçen, geçmiş olan, geçmiş zaman.<br />
 <strong>MEAL:</strong> Anlam, kavram.<br />
 <strong>MEBADİ:</strong> Başlangıçlar, ilkeler.<br />
 <strong>MEBAHİS:</strong> Arama, araştırma yerleri, araştırma veya münakaşa konuları.<br />
 <strong>MEBANÎ:</strong> Yapılar, binalar, temeller.<br />
 <strong>MEBDE ve MEAD:</strong> Başlangıç ve dönüş, ruhun dünyaya gelişi ve dönüşü, dünya  ve ahiret.<br />
 <strong>MEBDE&#8217;:</strong> 1. Başlangıç. 2. Kaynak, kök. 3. Bilgilerin ilk kısımları. 4.  İlke. 5. Tasavvufta sâlikin ilk başlangıcı.<br />
 <strong>MEBDE-İ KÜBRA:</strong> Büyük başlangıç.<br />
 <strong>MEBDE-İ ÜMİD:</strong> Ümidin kaynağı.<br />
 <strong>MEBİ&#8217;:</strong> Satılmış şey, satılan mal.<br />
 <strong>MEBNA:</strong> Yapı, bina, yapı yeri, bina yeri.<br />
 <strong>MEBNÎ:</strong> 1. Yapılmış kurulmuş. 2. Bir şeye dayanan. 3. &#8230;den dolayı.<br />
 <strong>MEB&#8217;US:</strong> 1. Gönderilmiş, 2. Peygamber olarak gönderilmiş kimse. 3.  Öldükten sonra diriltilmiş kimse. 4. Halk tarafından seçilerek parlementoda yer  alan kimse, millet vekili.<br />
 <strong>MECAZ:</strong> 1. Yol, geçecek yer. 2. Gerçeğin zıddı. 3. Kendi öz mânâsıyla  kullanılmayıp benzetme yolu ile başka mânâda kullanılan söz.<br />
 <strong>MECAZ-I AKLÎ:</strong> Akla uygun olan mecaz, akılla bilinen mecaz, bir şeyi asıl  sebebinin dışında başka bir sebebe isnad etmek.<br />
 <strong>MECAZ-I LÜGAVÎ:</strong> Mecaz-ı müsrseldir.<br />
 <strong>MECAZ-I MÜRSEL:</strong> Benzetme dışında başka bir ilişki sebebiyle kullanılan  mecaz: Meselâ: &#8220;O köye sor&#8221; demek, &#8220;o köyden birine sor&#8221; demektir.<br />
 <strong>MECRUR:</strong> çekilmiş, sürüklenmiş, sonu kesre olan isim.<br />
 <strong>MEC&#8217;ÛL:</strong> Meydana çıkarılmış, yapılmış olan, yapmacık, uydurma.<br />
 <strong>ME&#8217;CUR:</strong> 1. Ecir veya sevabı verilmiş olan. 2. Kiraya verilen.<br />
 <strong>MECUSİ:</strong> Ateşe tapanlara verilen ad.<br />
 <strong>MECZUM:</strong> Kesin karar verilmiş. Sonu cezimli olan kelime.<br />
 <strong>MEDAİN:</strong> Şehirler.<br />
 <strong>MEDAR:</strong> 1. Bir şeyin döneceği yer, etrafında hareket edilen nokta. 2.  Yörünge, gezegenin güneş etrafında dönerken çizdiği daire.<br />
 <strong>MEDAYİN:</strong> Şehirler.<br />
 <strong>MEDD:</strong> 1. Uzatma, çekme. 2. Yayma, döşeme.<br />
 <strong>MEDENÎ:</strong> 1. Şehirli. 2. Medine&#8217;li. 3. Terbiyeli, kibar, nazik, 4.  Medine&#8217;de nazil olan sûre veya âyet.<br />
 <strong>MEDHAL:</strong> 1. Girecek yer, kapı, giriş. 2. Başlangıç.<br />
 <strong>MEDİNE:</strong> 1. Şehir. 2. Eski adı Yesrib olan ve Peygamberimizin türbesi  bulunan Hicaz şehirlerinden.<br />
 <strong>MEDLUL:</strong> 1. Delil getirilmiş şey. 2. Delalet olunan, gösterilen. 3. Bir  kelimeden veya bir işaretten anlaşılan.<br />
 <strong>MEDYUN:</strong> Borçlu, verecekli.<br />
 <strong>MEFAZE:</strong> Çöl, sahra.<br />
 <strong>MEFHUM:</strong> 1. Anlaşılmış. 2. Sözden çıkarılan mânâ, kavram.<br />
 <strong>MEFHUM-İ MUHALİF:</strong> Bir sözden çıkarılan zıt mânâ.<br />
 <strong>MEFKUD:</strong> 1. Yok olmayan, bilinmeyen. 2. Ölü veya diri olduğu bilinmeyen  kayıp kimse.<br />
 <strong>MEFKURECİ:</strong> Ülkücü, idealist.<br />
 <strong>MEFTUH:</strong> 1. Fethedilmiş, açılmış, açık. 2. Zaptedilmiş, ele geçirilmiş.  Sonu üstün ile harekeli isim.<br />
 <strong>MEFTÛN:</strong> 1. Sihirlenmiş, fitneye düşmüş. 2. Gönül vermiş, tutkun, vurgun.  3. Hayran olmuş, şaşmış.<br />
 <strong>MEF&#8217;UL:</strong> 1. İşlenmiş, yapılmış, kılınmış. 2. Tümleç.<br />
 <strong>MEHABET:</strong> Azamet, ululuk, korkunçluk.<br />
 <strong>MEHÂFETULLAH:</strong> Allah korkusu.<br />
 <strong>ME&#8217;HAZ:</strong> Bir şeyin alındığı, çıkarıldığı yer, kaynak.<br />
 <strong>ME&#8217;HUZ:</strong> 1. Alınmış, çıkarılmış, tutulmuş. 2. Ödünç olarak başka bir  yerden alınmış.<br />
 <strong>MEKÂN:</strong> 1. Yer, mahal. 2. Ev, oturma yeri, konut.<br />
 <strong>MEKÂRİM:</strong> Cömertlikler, elaçıklıklar, iyilikler.<br />
 <strong>MEKÂRİM-İ AHLÂK:</strong> İyi huy, güzel ahlâk. Peygamberimizin ahlâ-kı.<br />
 <strong>MEKKÎ:</strong> Mekke ile ilgili, Mekkeli, Mekke&#8217;de nazil olmuş âyetler veya  sûreler.<br />
 <strong>MEKR:</strong> 1. Hile, oyun, düzen. 2. Hile ile aldatma, maksadından vazgeçirme.<br />
 <strong>MEKRUH:</strong> 1. İğrenç, tiksinti veren. 2. Haram olmayan ve zaruret olmadıkça  yapılması uygun görülmeyen iş.<br />
 <strong>MELÂİKE:</strong> Melekler.<br />
 <strong>MELÂİKE-İ MUKARREBÎN:</strong> Allah&#8217;a yakın olan melekler.<br />
 <strong>MELCE&#8217;:</strong> Sığınacak yer, sığınak.<br />
 <strong>MELE&#8217;:</strong> 1. Doldurma, dolma, doluluk. 2. Kalabalık, topluluk.<br />
 <strong>MELE&#8217;-İ A&#8217;LÂ:</strong> Büyük meleklerin toplandığı yer.<br />
 <strong>MELE&#8217;-İ FİRAVN:</strong> Firavun&#8217;un cemaati.<br />
 <strong>MELEKE:</strong> Alışkanlık, yetenek, maharet, iktidar.<br />
 <strong>MELEKÛT:</strong> 1. Hükümdarlık, azamet. 2. Alem-i melekût: Ruhlar ve melekler  âlemi.<br />
 <strong>MELHÛZ:</strong> Mülahaza edilen, düşünülebilen, hatıra gelen.<br />
 <strong>MELİK:</strong> 1. Padişah, hükümdar. 2. Allah&#8217;ın adlarından.<br />
 <strong>MEMAT:</strong> Ölüm.<br />
 <strong>MEMLÛK:</strong> 1. Birinin malı olan. 2. Kul, köle.<br />
 <strong>ME&#8217;MUR:</strong> Emir almış, bir işle vazifelendirilmiş kimse, emrolunan.<br />
 <strong>MENÂKIB:</strong> Menkıbeler, övünülecek vasıflar.<br />
 <strong>MENÂM:</strong> 1. Uyunacak yer, yatak odası. 2. Uyku, düş, rüya.<br />
 <strong>MENÂR:</strong> 1. Nur, ışık yeri. 2. Yol işaretleri. 3. Fener kulesi.<br />
 <strong>MENÂSİK:</strong> İbadet yerleri, görevleri.<br />
 <strong>MENÂSİK-İ HACC:</strong> Hac ibadeti için ziyaret edilecek yerler, görevler.<br />
 <strong>MENAT:</strong> Cahiliye devrinde Kâbe&#8217;de bulunan bir putun adı.<br />
 <strong>MENDUB:</strong> 1. İyilikleri sayılarak arkasından ağlanan ölü. 2. Şeriatçe  yapılıp yapılmamasında bir sakınca olmayan ama uygun görülen işler.<br />
 <strong>MENEND:</strong> Eş, benzer.<br />
 <strong>MENFİ:</strong> 1. Sürgün edilmiş, sürgün. 2. Bir şeyin tersini ileri süren. 3.  Olumsuz.<br />
 <strong>MENHİ:</strong> Yapılması şer&#8217;an yasaklanmış, haram olmuş.MENHİYYAT: Şeriatin  yasak ettiği şeyler.<br />
 <strong>MENKÛL:</strong> 1. Nakledilmiş, taşınmış. 2. Ağızdan ağıza geçmiş söz.<br />
 <strong>MENSUH:</strong> Hükmü kaldırılmış, nesholunmuş, yürürlükten kaldırılmış.<br />
 <strong>MENŞE&#8217;:</strong> 1. Bir şeyin çıktığı yer, esas, kök. 2. Yetişilen yer, bitirilen  mektep.<br />
 <strong>MENZİL:</strong> 1. Yollardaki konak yeri. 2. Ev. 3. Bir günlük yol, konak. 4.  Mesafe.<br />
 <strong>MERCİ:</strong> 1. Dönülecek yer. 2. Müracaat olunacak, baş vurulacak yer kimse.<br />
 <strong>MERCUH:</strong> 1. Başka bir şeyin kendisine üstün tutulduğu şey. 2. Hasmından  önce iddiasını ispata selahiyeti olmayan kişi.<br />
 <strong>MERFU&#8217;:</strong> 1. Kaldırılmış, yükseltilmiş. 2. Sonu ötre ile okunan kelime. 3.  Merfû Hadis; senedi kuvvetli olsun veya olmasın Hz. Peygamber&#8217;e isnad olunan  hadistir.<br />
 <strong>MER&#8217;Î:</strong> 1. Riayet edilen, saygı gösterilen. 2. Yürürlükte olan, gözle  görülen.<br />
 <strong>MERTEBE:</strong> 1. Derece, basamak. 2. Pâye, rütbe. 3. Miktar.<br />
 <strong>MERVÎ:</strong> Rivayet olunan, birinden işiterek söylenen.<br />
 <strong>MESABE:</strong> Derece, rütbe, kadar.<br />
 <strong>MESAFİH:</strong> 1. Sahife haline getirilmiş şeyler, kitaplar. 2. Mushaflar,  Kur&#8217;ânlar.<br />
 <strong>MESAĞ:</strong> İzin, ruhsat, cevaz, müsade.<br />
 <strong>MESAİ:</strong> Çalışmalar.<br />
 <strong>MESALİH:</strong> Maslahatlar, işler.<br />
 <strong>MESBÛK:</strong> 1. Geçmiş, arkada kalmış. 2. Önde bulunan, ondan evvel geçmiş. 3.  Önce namaza durmuş, sonra imama uymuş.<br />
 <strong>MESEL:</strong> 1. Örnek, benzer, nümune. 2. Dokunaklı ve mânâlı söz. 3. Yararlı  hikâye. 4. Delil, hüccet.<br />
 <strong>MESELE:</strong> 1. Sorulup karşılığı istenen problem. 2. Önemli iş.<br />
 <strong>MESH:</strong> 1. Silme, sığama. 2. Bir şeyi el ile sığama. 3. Abdest alırken  ıslak eti başın dörtte birine sürme, mest üzerine sürme.<br />
 <strong>MESH:</strong> Şeklini değiştirerek çirkin bir hale koyma.<br />
 <strong>MESKEN:</strong> Oturulacak yer, oturulan ev.<br />
 <strong>MESNEVÎ:</strong> 1. Her beyti kendi arasında kafiyeli ve baştan sona aynı vezinle  yazılmış manzume. 2. Mevlânâ&#8217;nın ünlü eseri.<br />
 <strong>MESNÛN:</strong> 1. Bilenmiş. 2. Sünnete uygun olan. 3. Yıllanmış şey.<br />
 <strong>MESRUR:</strong> Memnun, sevinçli, meramına ermiş.<br />
 <strong>ME&#8217;SÛR:</strong> Esir edilmiş, tutsak, yolu kesilmiş. Dinî geleneklere uygun olan,  rivayete dayanan.<br />
 <strong>MEŞÂİR:</strong> 1. Hacı olmadan önce durulması gereken önemli yerler. 2.  Hasseler, duygular.<br />
 <strong>MEŞAKKAT:</strong> Zahmet, güçlük, zorluk, sıkıntı.<br />
 <strong>MEŞ&#8217;AR:</strong> 1. Hacı olmadan önce durulması gereken yerlerden her biri. 2.  Duygu, hasse.<br />
 <strong>MEŞ&#8217;AR-İ HARAM:</strong> Müzdelife&#8217;de şimdi üzerinde mescit bulunan yer.<br />
 <strong>MEŞAYİH:</strong> Şeyhler, ihtiyarlar.<br />
 <strong>MEŞHED:</strong> 1. Şehit olunan veya şehidin gömüldüğü yer. 2. İran&#8217;da bir şehrin  adı. 3. Hz. Hüseyin&#8217;in Kerbela&#8217;da şehit düştüğü yer.<br />
 <strong>MEŞHUR:</strong> Şöhret kazanmış, tanınmış.<br />
 <strong>MEŞİYYET:</strong> 1. İrade, arzu, istek. 2. Yürüyüş, yürütme.<br />
 <strong>MEŞREB:</strong> 1. Mizaç, huy, ahlâk. 2. İçecek yer.<br />
 <strong>MEŞRIK:</strong> Doğu, güneşin doğduğu taraf.<br />
 <strong>MEŞRU:</strong> Şer&#8217;an caiz olan, şeriate ve kanuna uygun olan.<br />
 <strong>META:</strong> 1. Satılacak mal, eşya. 2. Sermaye.<br />
 <strong>METALİ:</strong> 1. Doğacak yerler. 2. Güneş ay ve yıldızların doğdukları yerler.<br />
 <strong>METBÛ:</strong> 1. Kendisine tabi olunan, uyulan. 2. Hükümdar.<br />
 <strong>METİN:</strong> Sağlam, dayanıklı.<br />
 <strong>METRUK:</strong> Terkedilmiş, bırakılmış, kullanılmaktan vazgeçilmiş, metruk  hadis; amel edilmeyecek derecede zayıf.<br />
 <strong>MEVÂŞİ:</strong> Davar ve mal gibi hayvanlar (koyun, keçi, öküz, inek&#8230;)<br />
 <strong>MEVEDDET:</strong> Sevme, sevgi, dostluk.<br />
 <strong>MEVHİBE:</strong> Bahşiş, ihsan, bağış.<br />
 <strong>MEV&#8217;İZA:</strong> Öğüt, nasihat, vaaz.<br />
 <strong>MEVKİ:</strong> Yer.<br />
 <strong>MEVLÂ:</strong> 1. Efendi, sahip. 2. Allah. 3. Kul, köle, azat eden. 4. Velî,  veliyeti olan. 5. Şanlı, şerefli. 6. Yardımcı. 7. Mürebbi, terbiye eden.<br />
 <strong>MEVRİD-İ NASS:</strong> Hakkında kesin delil olan husus.<br />
 <strong>MEVSUF:</strong> Vasfolunmuş, vasıflanan, belirtilen.<br />
 <strong>MEVT:</strong> Ölüm.<br />
 <strong>MEVTÂ:</strong> Ölüler, ölmüşler.<br />
 <strong>MEVZİ:</strong> Yer.<br />
 <strong>MEVZU:</strong> 1. Konulmuş. 2. Konu. 3. Doğru olmayan, uydurma.<br />
 <strong>MEYL:</strong> 1. Eğilme, eğiklik, akıntı. 2.Sevme, tutulma, gönül akışı.<br />
 <strong>MEYTE:</strong> Hayvan leşi, kendi kendine ölen hayvan.<br />
 <strong>MEYYİT:</strong> Ölmüş, ölü.<br />
 <strong>MEZAHİB:</strong> Mezhepler, tutulan yollar.<br />
 <strong>MEZAHİB-İ ERBAA:</strong> Dört mezhep: Hanefî, Şafiî Malikî, Hanbelî.<br />
 <strong>MEZC:</strong> Katma, karıştırma.<br />
 <strong>MEZHEB:</strong> 1. Gidilen, tutulan yol. 2. Mezhep.<br />
 <strong>MEZHEB-İ HANEFÎ:</strong> Hanefî mezhebi.<br />
 <strong>MEZİYY:</strong> Mezi, idrardan önce gelen beyazımsı sıvı.<br />
 <strong>MEZMUM:</strong> Yerilmiş, beğenilmemiş ayıplanmış.<br />
 <strong>MEZNİYYE:</strong> Zorla cinsî ilişkide bulunulan kadın.<br />
 <strong>MEZRAA:</strong> Ziraat olunacak, ekilecek tarla, yer, çiftlik.<br />
 <strong>ME&#8217;ZUN:</strong> İzinli, izin almış, bir işi yapmaya izin alan.<br />
 <strong>MISRÎ:</strong> Mısırlı, Mısır ülkesiyle ilgili.<br />
 <strong>MÎKAT:</strong> 1. Bir iş için belirtilen zaman veya yer. 2. Mekke yolu üzerinde  hacıların ihrama girdikleri yer.<br />
 <strong>MİLEL:</strong> 1. Milletler, uluslar. 2. Bir dinde veya mezhebde olan  topluluklar.<br />
 <strong>MİLK:</strong> Birinin tasarrufunda bulunan şey veya yer.<br />
 <strong>MİLK-İ YEMİN:</strong> Köle, cariye.<br />
 <strong>MİNVAL:</strong> Tarz, yol, suret, şekil, usül.<br />
 <strong>MÎRAC:</strong> 1. Merdiven. 2. Göğe çıkma.<br />
 <strong>MÎRAC-I NEBÎ:</strong> Peygamberimizin mirac mucizesi.<br />
 <strong>MİR&#8217;AT:</strong> 1. Ayna. 2. Bir cins lale.<br />
 <strong>MİSAK:</strong> Sözleşme, anlaşma.<br />
 <strong>MİSAL:</strong> 1. Örnek, benzer. 2. Masal. 3. Rüya, düş.<br />
 <strong>MİSKAL:</strong> Yirmidört kıratlık bir ağırlık ölçüsü. (Ondört kırat bir şer&#8217;î  dirhem karşılığıdır).<br />
 <strong>MİSKİN:</strong> 1. Aciz, zavallı, beceriksiz, hareketsiz. 2. Cüzzamlı. 3. Mal ve  mülkü olmayan, kendini idareden âciz, yoksul.<br />
 <strong>MİSL:</strong> 1. Benzer. 2. Misilleme. 3. Miktar. 4. Kat.<br />
 <strong>MİYAR:</strong> Ölçü, ayıraç, bir şeyin halislik derecesini anlamaya yarayan âlet.<br />
 <strong>MÎZAN:</strong> 1. Terazi, ölçü âleti, tartı, ölçü. 2. Mahşerde amellerin  tartılmasını yapacak olan şey.<br />
 <strong>MUADİL:</strong> Eşit, denk, eşdeğer.<br />
 <strong>MUÂHEDE:</strong> Karşılıklı and içme, antlaşma.<br />
 <strong>MUAHEZE:</strong> Azarlama, paylama, çıkışma, tenkit.<br />
 <strong>MUAHİD:</strong> 1. Antlaşma yapanlardan her biri. 2. İslâm hükümetine bir para  ödeyerek kendini himaye ettiren hıristiyan veya bir başka dinden kimse.<br />
 <strong>MUALLAKAT:</strong> İslâm&#8217;dan önce Arap şairlerinin Kâbe duvarına asılan meşhur  kasideleri.<br />
 <strong>MUALLİM:</strong> Öğreten, talim eden, öğretmen.<br />
 <strong>MUAMELAT:</strong> 1. İnsanların birbirine karşı tutum ve davranışları. 2. Resmî  dairelerde yapılan evrak kayıt ve işlemleri.<br />
 <strong>MUAMELE:</strong> 1. Davranma, davranış. 2. Yol, iz. 3. Dairede yapılan kayıt  vesaire. 4. Alışveriş, sarraflık, para işleri.<br />
 <strong>MUAMMA:</strong> Bilmece, anlaşılmaz ve karışık iş.<br />
 <strong>MUATTAL:</strong> 1. Kullanılmış, bırakılmış. 2. Boş, işsiz.<br />
 <strong>MUAYYEN:</strong> Belli, belirli, tayin edilmiş, kararlaştırılmış.<br />
 <strong>MUAZZEB:</strong> Azapta bulunan, çok sıkıntı gören, eziyet çeken.<br />
 <strong>MUCİD:</strong> İcat eden, yeni bir şey meydana getiren, fikir ve mânâ yaratan.<br />
 <strong>MUCİZE:</strong> Allah&#8217;ın izniyle peygamberler tarafından gösterilen ola-ğanüstü  şey.<br />
 <strong>MUDAREBE:</strong> 1. Dövüşme, vuruşma. 2. Sermaye ve emek konarak kurulan şirket.<br />
 <strong>MUFASSAL:</strong> Tafsilatla, uzun uzun anlatılan, ayrıntılı.<br />
 <strong>MUGALATA:</strong> Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme, demogoji.<br />
 <strong>MUGAYYEBAT:</strong> Gizli, görünmez şeyler.<br />
 <strong>MUHABBET:</strong> Sevgi, sohbet.<br />
 <strong>MUHABBETULLAH:</strong> Allah sevgisi.<br />
 <strong>MUHACİRİN:</strong> Hicret edenler.<br />
 <strong>MUHACİRİN-İ EVVELÎN:</strong> Mekke&#8217;den ilk hicret eden müslümanlar.<br />
 <strong>MUHAFIZ:</strong> Muhafaza eden, saklayan, koruyan, bekçi.<br />
 <strong>MUHAKKIKÎN:</strong> Hakikati, gerçeği bulup meydana çıkaranlar, araştırıcılar.<br />
 <strong>MUHAL:</strong> Mümkün olmayan, olamaz, imkansız, olanaksız.<br />
 <strong>MUHARREMAT:</strong> Haram ve yasak olan şeyler.<br />
 <strong>MUHARRER:</strong> Yazılmış, yazılı.<br />
 <strong>MUHAVVEL:</strong> 1. Değiştirilmiş. 2. Havale edilmiş, gönderilmiş, ısmarlanmış.<br />
 <strong>MUHAYYER:</strong> Seçilmesi serbest olan seçmece, beğenmece.<br />
 <strong>MUHBİR:</strong> 1. Haber veren, haberci. 2. Bir gazete için haber taşıyıp  ulaştıran.<br />
 <strong>MUHİT:</strong> 1. İhata eden, kuşatan. 2. Çevre. 3. Okyanus. 4. Allah&#8217;ın  isimlerinden.<br />
 <strong>MUHKEM ÂYET:</strong> Tevil ve tefsir gerektirmeyen mânâsı ve lafzı açık âyet.<br />
 <strong>MUHKEM:</strong> Sağlam, sağlamlaştırılmış, kuvvetli.<br />
 <strong>MUHKEMAT:</strong> İçinde hüküm bulunan, mânâsı açık olan âyetler.<br />
 <strong>MUHLİS:</strong> Halis, katkısız, dosdoğru, her hali içten ve gönülden olan, ihlâs  sahipleri, samimi ve doğru olanlar.<br />
 <strong>MUHSANE:</strong> Namuslu kadın.<br />
 <strong>MUHTAR:</strong> 1. Seçilmiş, seçkin. 2. Hareketinde serbest olan, istediği gibi  davranan. 3. Peygamberimizin isimlerinden.<br />
 <strong>MUHTEMEL:</strong> Umulur, olabilir, olası.<br />
 <strong>MUKADDER:</strong> 1. Kıymeti biçilmiş, kadri, değeri bilinmiş. 2. Alın yazısı.<br />
 <strong>MUKADDİME:</strong> Başlangıç, başlama, giriş.<br />
 <strong>MUKARENET:</strong> Bitişiklik, yaklaşma, kavuşma, uygunluk, cinsel yaklaşma.<br />
 <strong>MUKATELE:</strong> Birbirini öldürme, vuruşma, savaş.<br />
 <strong>MUKATTAA:</strong> Kesilmiş, kesik, ayrı.<br />
 <strong>MUKAVELE:</strong> Sözleşme, yazılı sözleşme.<br />
 <strong>MUKAYESE:</strong> Kıyas etme, karşılaştırma.<br />
 <strong>MUKAYYED:</strong> 1. Kayıtlı, bağlı, bağlanmış. 2. Bir işe önem veren. 3.  Kaybolmuş, deftere geçmiş.<br />
 <strong>MUKTEZA:</strong> 1. İktiza etmiş, lâzım gelmiş. 2. Kanun gereğince yazılmış yazı,  derkenar.<br />
 <strong>MULLAKAT-I SEB&#8217;A:</strong> İslâm&#8217;dan önce Kâbe duvarına asılmış olan yedi kaside.<br />
 <strong>MURAKIB:</strong> 1. Murakabe eden, koruyan. 2. Allah&#8217;a bağlanmış.<br />
 <strong>MUSALAHA:</strong> Barışma, uzlaşma, barış, güvenlik.<br />
 <strong>MUSALLA:</strong> Namaz kılmaya mahsus açık yer. Cami veya mezarlık civarında  cenaze namazı kılınan yer.<br />
 <strong>MUSHAF:</strong> 1. Sahife halinde yazılmış kitap. 2. Kur&#8217;ân.<br />
 <strong>MUSİBET:</strong> Felâket, ansızın gelen belâ, uğursuz.<br />
 <strong>MUT&#8217;A:</strong> 1. Geçici kazanç. 2. Şiilere mahsus süresi belirlenmiş nikah.<br />
 <strong>MUTABIK:</strong> Birbirine uyan, uygun.<br />
 <strong>MU&#8217;TAD:</strong> Âdet olunmuş, alışılmış.<br />
 <strong>MU&#8217;TEZİLE:</strong> Aklı ön plâna alan ve &#8220;kul kendi fiillerinin yaratıcısıdır&#8221;  diyerek, ehl-i sünnetten ayrılan fırka. Bunlara kaderiyeciler de denir,  önderleri Vâsıl b. Ata&#8217;dır.<br />
 <strong>MUTMAİN:</strong> Gönlü kanmış, içi rahat, emin.<br />
 <strong>MUTTALİ&#8217;:</strong> Öğrenmiş, haber almış, bilgili.<br />
 <strong>MUTTARİD:</strong> Bir düzeye giden, sıralı, düzgün, muntazam.<br />
 <strong>MUTTASIF:</strong> Vasıflanan, kendisinde bir hal, bir sıfat, bir vasıf bulunan.<br />
 <strong>MUTTASIL:</strong> Bitişik, istisna-i muttasıl, aynı cinsten alanlar arasında  yapılan istisnadır. Ayrı cinsten olursa &#8220;munkatı&#8221; denilir.<br />
 <strong>MUVAHHİD:</strong> Allah&#8217;ın birliğine inanan.<br />
 <strong>MUVALAT:</strong> Dostluk, karşılıklı sevgi, koruma, yardım.<br />
 <strong>MUZAF:</strong> Katılmış, bağlanmış, bağlı.<br />
 <strong>MUZAFÜN İLEYH:</strong> Muzafın bağlı bulunduğu isim.<br />
 <strong>MUZARİ:</strong> Şimdiki zaman veya geniş zaman kipi.<br />
 <strong>MUZMER:</strong> Gizli, örtülü, saklı, dışarıya vurulmamış, içte gizli.<br />
 <strong>MÜBADELE:</strong> Bir şeyin başka bir şeyle değiştirilmesi, değiş-tokuş, trampa,  takas.<br />
 <strong>MÜBAHELE:</strong> Birine beddua etme, ilenme, birinden nefret etme.<br />
 <strong>MÜBAH-MUBAH:</strong> Yapılıp yapılmamasında şer&#8217;an bir sakınca olmayan.<br />
 <strong>MÜBALAĞA:</strong> Bir şeyi çok büyütme, abartma, küçük bir şeyi büyük gösterme.<br />
 <strong>MÜBAREZE:</strong> Cenk, kavga, uğraşma.<br />
 <strong>MÜBİN:</strong> 1. Hayrı şerri, kötüyü iyiyi ayıran. 2. Açık, besbelli.DİN-İ MÜBİN:  İslâm dini.<br />
 <strong>MÜBTEDÂ:</strong> İsim cümlesinde özne.<br />
 <strong>MÜBTEDİ:</strong> Bir işe yeni başlayan, çaylak, acemi.<br />
 <strong>MÜCAMEAT:</strong> 1. Karşılıklı iyi ilişkiler kurmak. 2. Cinsî münasebette  bulunmak.<br />
 <strong>MÜCAZAT:</strong> 1. Karşılık. 2. Bir suça verilen ceza.<br />
 <strong>MÜCERRED:</strong> 1. Tecrit edilmiş, soyulmuş.. 2. Soyut.<br />
 <strong>MÜCMEL:</strong> Kısa ve az sözle anlatılmış, öz. Kapalı ifade. (Çoğulu) Mücmelat.<br />
 <strong>MÜDDET:</strong> Zaman, vakit, bir şeyin uzayıp sürdüğü zaman.<br />
 <strong>MÜDÎR:</strong> İdare eden, çeviren, idareden anlayan, direktör.<br />
 <strong>MÜECCEL:</strong> Tecil edilmiş, ileriye bırakılmış, ileride yapılmak üzere vakti  belirtilen, ertelenmiş.<br />
 <strong>MÜEKKED:</strong> 1. Sağlamlaştırılmış. 2. Tekrar edilmiş, pekiştirilmiş.<br />
 <strong>MÜELLEFE-İ KULÜB:</strong> Peygamberimiz zamanında kalpleri İslâm&#8217;a ısındırılmak  için iltifat görmüş olanlar.<br />
 <strong>MÜELLİF:</strong> 1. Telif eden, kitap yazan. 2. İmtizaç ettiren, kaynaştıran.<br />
 <strong>MÜENNES:</strong> 1. Dişi, 2. Hakiki itibarıyla ve söyleniş itibarıyla dişi olan  kelime.<br />
 <strong>MÜESSİR:</strong> 1. Tesir eden, etki, iz bırakan. 2. İşleyen, hükmünü yürüten. 3.  Çok hissedilen, içe işleyen. 4. Dokunan, dokunaklı. 5. Eser sahibi. Allah Teâlâ.<br />
 <strong>MÜFESSER:</strong> Tefsir edilmiş, açıklanmış.<br />
 <strong>MÜFRED:</strong> Tek, yalnız, basit, tekil.<br />
 <strong>MÜFREDAT:</strong> 1. Basit şeyler. 2. Toptan bilinen şeylerin ayrıntıları.<br />
 <strong>MÜFREZE:</strong> Ayrılmış, ordudan ayrılmış birkaç müfreze.<br />
 <strong>MÜFSİD:</strong> 1. İfsat eden, bozan. 2. Fesatlık eden, ara açan.<br />
 <strong>MÜKALEME:</strong> Konuşma, müzakere, muhavere.<br />
 <strong>MÜKÂTEBE:</strong> Yazışma, mektuplaşma, birbirine yazma, köle ile yapılan azatlık  sözleşmesi.<br />
 <strong>MÜKEVVENAT:</strong> Yaratıkların hepsi, kâinat mevcûdat.<br />
 <strong>MÜKREH:</strong> Zorlanan kimse.<br />
 <strong>MÜLAANE:</strong> Karşılıklı beddua etme, ilenme, lânet etme.<br />
 <strong>MÜLÂBESE:</strong> 1. Benzer şeylerin ayırt edilemiyerek birbirine karıştırılması.  2. Münasebet, yakınlık.<br />
 <strong>MÜLAHAZA:</strong> 1. Dikkatle bakma, 2. İyice düşünme, düşünce.<br />
 <strong>MÜMARESE:</strong> Alışma, alışıklık, yatkınlık, meleke.<br />
 <strong>MÜMEYYİZ:</strong> 1. Seçen, ayıran. 2. Dairedeki yazıları temize çeken kâtip. 3.  İmtihanda ayırtman.<br />
 <strong>MÜMTAZ:</strong> İmtiyazlı, seçkin, üstün tutulmuş.<br />
 <strong>MÜNÂCAT:</strong> 1. Dua etme, yalvarma. 2. Divan edebiyatında Allah&#8217;a dua için  yazılan manzume çeşidi.<br />
 <strong>MÜNADİ:</strong> Nida eden, müezzin, tellal.<br />
 <strong>MÜNAFIK:</strong> 1. Nifak sokan, iki yüzlü. 2. Kâfir olduğu halde kendisini  müslüman gösteren.<br />
 <strong>MÜNECCİM:</strong> Yıldız falına bakan, astroloji ile uğraşan.<br />
 <strong>MÜNEZZEH:</strong> Tenzih edilmiş, temiz, arı, noksanlıklardan uzak.<br />
 <strong>MÜNFERİD:</strong> Yalnız olan, tek, ayrı, kendi başına.<br />
 <strong>MÜNHASIRAN:</strong> Hususi olarak, sadece, yalnız olarak, özellikle.<br />
 <strong>MÜNKATİ&#8217;:</strong> Kesilen, kesik arkası gelmeyen, son bulan, süreksiz.<br />
 <strong>MÜNKERÂT:</strong> Şeriatçe yapılması yasaklanmış şeyler.<br />
 <strong>MÜNKİR:</strong> 1. İnkâr eden, kabul etmeyen. 2. Mezarda sual soracak iki  melekten biri. Münkir-Nekir.<br />
 <strong>MÜRAÎ:</strong> İki yüzlü kimse.<br />
 <strong>MÜREBBİ:</strong> 1. Terbiye eden, Pedegog, çocuk terbiye eden. 2. Besleyen.<br />
 <strong>MÜREKKEB:</strong> İki veya daha çok şeyin karışmasından meydana gelen, bileşik.<br />
 <strong>MÜRSEL HADİS:</strong> Tabiînin, sahabeyi atlayarak rivayet ettiği hadis, yani  sahabeden değil tabiînden gelen hadis.<br />
 <strong>MÜRTEDD:</strong> İslâm dininden dönen kimse.<br />
 <strong>MÜSAMAHA:</strong> Hoş görü, tolerans, görmemezlikten gelme, göz yumma.<br />
 <strong>MÜSAVAT:</strong> Eşitlik, aynı halde ve derecede olma.<br />
 <strong>MÜSAVÎ:</strong> Eşit, denk, aynı halde ve derecede bulunan.<br />
 <strong>MÜSBET:</strong> 1. Tesbit edilmiş, adil gösterilmiş. 2. Olumlu, pozitif.<br />
 <strong>MÜSEBBİB:</strong> 1. Sebep olan. 2. İcab eden.<br />
 <strong>MÜSELLEM:</strong> 1. Teslim edilmiş, verilmiş. 2. Doğruluğu herkesçe kabul  edilmiş.<br />
 <strong>MÜSEMMA:</strong> 1. Bir ismi olan, adlandırılmış, adlı. 2. Muayyen, belirli  zaman.<br />
 <strong>MÜSKİR:</strong> Sarhoş eden, sarhoşluk veren.<br />
 <strong>MÜSKİRÂT:</strong> Sarhoşluk veren şeyler.<br />
 <strong>MÜSNED:</strong> İsnad edilmiş, senede bağlanmış. &#8220;Müsned Hadis&#8221; senedi kesintisiz  olarak Hz. Peygamber&#8217;e ulaşan hadistir.<br />
 <strong>MÜSTAĞNÎ:</strong> 1. Doygun, yönlü, tek. 2. Çekingen, nazlı davranan. 3. Gerekli  bulmayan.<br />
 <strong>MÜSTAĞRAK:</strong> Batmış, dolmuş.<br />
 <strong>MÜSTAHSİL:</strong> Yetiştiren, yetiştirici, üretici.<br />
 <strong>MÜSTAMEL:</strong> Kullanılmış, eski, köhne.<br />
 <strong>MÜSTEAR:</strong> Takma ad, iğreti olarak duruş.<br />
 <strong>MÜSTECAB:</strong> Dileği, duası kabul olunmuş.<br />
 <strong>MÜSTEHABB:</strong> 1. Sevilen, beğenilen. 2. Farz ve vacip olmayıp da yapılması  sevap olan iş, hareket.<br />
 <strong>MÜSTEHAK:</strong> Hak edilmiş, yiyip içilerek bitirilmiş, bitirilen, tüketilen.<br />
 <strong>MÜSTETİR:</strong> Gizlenen, gizli, saklanan, saklı.<br />
 <strong>MÜŞAKELE:</strong> Benzeme, uygunluk, şekilce bir olma.<br />
 <strong>MÜŞÂREKET:</strong> Ortaklık, ortak olma.<br />
 <strong>MÜŞAVERE:</strong> Danışma, bir iş üzerinde konuşma.<br />
 <strong>MÜŞEBBEH:</strong> Benzeyen.<br />
 <strong>MÜŞEBBEHÜN BÎN:</strong> Kendisine benzetilen.<br />
 <strong>MÜŞKİL:</strong> Anlamı kapalı olan ve ancak bir ipucu sayesinde anlaşılabilen  âyet.<br />
 <strong>MÜŞKİLÂT:</strong> Güçlükler, zorluklar.<br />
 <strong>MÜŞRİF:</strong> 1. Yükselen, çıkan. 2. Ölüme pek yakın bulunan. 3. Etrafa bakan,  etrafı gören. 4. Vakıf malı koruyan kimse.<br />
 <strong>MÜŞRİK:</strong> Allah&#8217;a şirk koşan.<br />
 <strong>MÜŞTAKK:</strong> Başka bir kelimeden çıkmış, türemiş.<br />
 <strong>MÜŞTEREK LAFIZ:</strong> Sözlük anlamıyla birden fazla anlama gelen kelime.  Meselâ: &#8220;Yüz&#8221; gibi.<br />
 <strong>MÜTAREKE:</strong> İki tarafın geçici bir zaman için savaşı durdurması, ateşkes.<br />
 <strong>MÜTEADDİ:</strong> 1. Zulmeden, saldıran. 2. Geçişli fiil.<br />
 <strong>MÜTEADDİD:</strong> Bir çok, çoğalan, türlü türlü, tekrar.<br />
 <strong>MÜTEAHHİRÎN:</strong> Sonradan gelenler, yetişenler, son devir âlimleri.<br />
 <strong>MÜTEALLAK:</strong> Bağlanılan yer, taalluk edilen yer, harfi cerin dayandığı,  bağlandığı kelime.<br />
 <strong>MÜTEALLİK:</strong> 1. Asılı, bağlı. 2. Taalluk eden, ilgili, ilişiği olan.<br />
 <strong>MÜTEAZZİR:</strong> 1. Özürlü, özürü bulunan. 2. Mümkün olmayan, güç, zor.<br />
 <strong>MÜTEDEYYİN:</strong> Dindar, dinine bağlı.<br />
 <strong>MÜTEHASSIS:</strong> İhtisas sahibi, uzman.<br />
 <strong>MÜTEHASSİS:</strong> Çok hislenen, duygulanan.<br />
 <strong>MÜTEKELLİM:</strong> Kelamcılar.<br />
 <strong>MÜTENASİB:</strong> Münasib, birbirine uygun, benzer, denk.<br />
 <strong>MÜTENEVVİ:</strong> Çeşitlenen, türlü türlü olan, muhtelif olan.<br />
 <strong>MÜTESELSİL:</strong> Zincirleme, birbirini izleyen, zincir gibi birbirine bağlı  olan.<br />
 <strong>MÜTEŞABİH:</strong> 1. Birbirine benzeyen. 2. Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de mânâ ve lafız  bakımından tevile elverişli olan âyetler. Muhkem olmayan âyet.<br />
 <strong>MÜTEŞABİHAT:</strong> 1. Birbirine benzeyenler. 2. Lafız ve mânâ bakımından tevile  elverişli âyetler.<br />
 <strong>MÜTEVATİR:</strong> Yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan cemaatler tarafından  rivayet olunan haber.<br />
 <strong>MÜTEVECCİH:</strong> 1. Bir tarafa yönelen, bir tarafa gitmeye kalkan. 2. Birine  karşı sevgisi ve iyi düşünceleri olan.<br />
 <strong>MÜTEYAKKIZ:</strong> Uyanık bulunan,tetikte gözü açık olan.<br />
 <strong>MÜTTAKİ:</strong> Günahtan sakınan, çekinen, takva sahibi.<br />
 <strong>MÜVEKKİL:</strong> Vekil eden, vekil tayin eden.<br />
 <strong>MÜVERRİH:</strong> 1. Tarihçi, tarih yazan. 2. Ebced hesabına göre tarih düşüren  şair.<br />
 <strong>MÜZDELİFE:</strong> Arafat ile Mina arasında bulunan yer.<br />
 <strong>MÜZEKKER:</strong> 1. Erkek, er. 2. Eril, müzekker kelime.</font></p>
<p align="justify">
<p align="center"><strong><font face="Maiandra GD"><span style="font-size: 15pt"> <font color="#808080"><span lang="tr">|</span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu/">»<span lang="tr">  &#8220;Osmanlı T. Sözlüğü&#8221; Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <font color="#808080">|</span></span></strong></p>
<p align="center"> <span lang="tr"><strong> <font style="font-size: 10pt" color="#ff0000" face="Maiandra GD">Not:<font style="font-size: 10pt" color="#808080" face="Maiandra GD">  İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir&#8230;</strong></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-m-harfi/">Osmanlı Türkçesi Sözlüğü – (M Harfi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-turkcesi-sozlugu-m-harfi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
