<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebiyat | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/bizim-kalemimizden/edebiyat-2/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 May 2016 15:17:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Ölmeme Günü &#8220;26 Mart&#8221;</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/olmeme-gunu-26-mart/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/olmeme-gunu-26-mart/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 May 2016 06:45:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=104610</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şairlerin bir icadıdır 26 Mart Ölmeme Günü!  Şairler mısraları ile herkesin yüreğinde yer edinmiş ve söze dökülememiş duyguları, yaşamımızın her anına anlam yükleyerek yansıtan sanatkarlardır. Mart baharın başlangıcı yüreklerin kıpırdadığı, aşkın en derinden hissedildiği baharın ilk ayıdır. 26 Mart Ölmeme Günü Nedir? Şairlerin kendi dünyalarından icat ettikleri bir gündür Ölmeme Günü. 26 Mart Ölmeme Günü Türk [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/olmeme-gunu-26-mart/">Ölmeme Günü “26 Mart”</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şairlerin bir icadıdır <strong>26 Mart Ölmeme Günü</strong>!  Şairler mısraları ile herkesin yüreğinde yer edinmiş ve söze dökülememiş duyguları, yaşamımızın her anına anlam yükleyerek yansıtan sanatkarlardır. Mart baharın başlangıcı yüreklerin kıpırdadığı, aşkın en derinden hissedildiği baharın ilk ayıdır.</p>
<h2>26 Mart Ölmeme Günü Nedir?</h2>
<p>Şairlerin kendi dünyalarından icat ettikleri bir gündür Ölmeme Günü. 26 Mart Ölmeme Günü Türk Edebiyatının birbirinden müstesna şairlerinin bir araya gelmesi ile ortaya çıkan özel bir gündür. Edebiyat ile iç içe olanların bildiği normalde bir çok kişini bilmediği anlamlı bir gündür. Ölmeme Günü, şairlerin hep bir arada şiiri, aşkı tüm güzelliği ile tattıkları bir gün olup, tadından hiçbir şey kaybetmedikleri yaşama dileğini kutladıkları gündür.</p>
<p><img class="alignnone wp-image-104613 lazy" alt="26-mart-olmeme-gunu" width="600" height="312" data-original="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2016/05/26-mart-olmeme-gunu.jpg" /></p>
<p>Ölmeme Günü hikayesi ile ilgili birçok hikaye mevcut olsa da en güvenilir olanı o gün ve o mekanın müdavimlerinden biri olan İsa Çelik&#8217;in anlattım şeklidir. İsa Çelik&#8217;in ifadesine göre; Bir çoğunun tarihçi ve edebiyatçı olduğu &#8220;ikinci yeniciler&#8221; olarak tarif edilen şairlerin oluşturduğu bir gruptur. Bu grup Eski Rumelihisarı Avcılar Lokantasında her yıl düzenli olarak bir araya gelip edebiyat-sanat muhabbetlerinin rakı eşliğinde yapıldığı bir gündür.</p>
<p>Muhabbetin yapıldığı gün masada yer alan kişilerin siyasi baskılar ve darbe etkisi ile gerilmişken rakı ve şiirlerin etkisi ile keyfin doruğunu yaşadıkları anda ortamın havasını rakı ve şiirin coşkunluğu ile birleştirmek istemiş ve bu günü &#8220;Rakı ve Özgürlük&#8221; ilan edelim demiştir Tomris Uyar. Takvimde o gün <strong>26 Mart</strong> idi. Masa müdavimlerinin de çok iyi tanıdığı İsmet bey diğer adı ile Tombalacı İsmet ortama gelir.</p>
<p><img class="alignnone wp-image-104611 lazy" alt="olmeme-gunu" width="601" height="429" data-original="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2016/05/olmeme-gunu.jpg" /></p>
<p>Turgut Uyar Tombalacı İsmet&#8217;i solgun ve üzgün görmesi üzerine ölümden yakınan Tombalacı İsmet içim garsondan bir rakı şişesi ister. Getirilen şişeyi muhafaza etmesini isteyip seneye bugün bu şişeyi getirip bugünü kutlamalarını ister. Tam o sırada Tombalacı İsmet&#8217;in rakıya düşkünlüğünü bilen <strong>İsa Çelik</strong>, şi,şeyi kağıda sarıp üzerine masada bulunan herkesin imzasını attırır ve bantlar. Bu şekilde gelecek yıla kadar şişenin muhafaza edilmesini sağlamış olmuştur. İşte o günden sonra <strong>&#8220;26 Mart Ölmeme Günü&#8221;</strong> olarak kalmıştır.</p>
<p><img class="alignnone wp-image-104612 lazy" alt="olmeme-gunu-isa-celik" width="600" height="422" data-original="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2016/05/olmeme-gunu-isa-celik.jpg" /></p>
<p>Edebiyatın önemli isimleri Can Yücel, Edip Cansever, Cemal Süreya, Salim Şengil, İsa Çelik, Mehmetcan Köksal, Dürnev Tunaseli, Turgut Uyar, Tomris Uyar, Ömer Uluç, Muhteşem Sünter, Behzat Ay, Nezihe Meriç gibi yazarlar o gün masa da yer alan kişilerdir.</p>
<p><strong>Ölmeme Günü</strong> 70&#8217;li yıllardan beri bugünün anlam kazanmasında önemli isimlerden Turgut Uyar ve eşi Tomris Uyar, Edip Cansever eşliğinde Turgut Uyar&#8217;ın hayatını kaybettiği 1985 yılına kadar düzenli bir şekilde kutlanmıştır. Son yıllar da ise 26 Mart Ölmeme Günü geleneği bazı sanat çevreleri tarafından devam ettirilmeye çalışılmaktadır.</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/olmeme-gunu-26-mart/">Ölmeme Günü “26 Mart”</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/olmeme-gunu-26-mart/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Divan Tertibi &#8211; Kasideler &#8211; Tarihi Manzumeler &#8211; Küçük Mesneviler</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-tertibi-kasideler-tarihi-manzumeler-kucuk-mesneviler/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-tertibi-kasideler-tarihi-manzumeler-kucuk-mesneviler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Mar 2013 08:18:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[divan dertibi]]></category>
		<category><![CDATA[kasideler]]></category>
		<category><![CDATA[küçük mesneviler]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi manzumeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29391</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİVAN TERTİBİ Divan, eski şairlerimizin uzun mesneviler dışındaki bütün şiirlerini ihtiva eden, çoğunlukla özel bir adı bulunmayan kitaplara verilen isimdir. Şairler divanlarını gelişigüzel bir tarzda tertip edemezlerdi. Zira geleneğin getirdiği katı protokollere uymak mecburiyetindeydiler. Eski edebiyatımızda divan tertibinde esas olan kronolojik sıra değil, şiirlerin şekil bakımından teşkil ettikleri kategorilerdir. Şairler şiirlerini nazım şekli ve türlerinin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-tertibi-kasideler-tarihi-manzumeler-kucuk-mesneviler/">Divan Tertibi – Kasideler – Tarihi Manzumeler – Küçük Mesneviler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY"><a name="_Toc310378904"></a><a name="_Toc282596699"></a><a name="_Toc298347858"></a><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29392" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', 'Bitstream Charter', Times, serif; font-size: 13px;" alt="divan tertibi" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/divan-tertibi-300x210.jpg" width="300" height="210" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/divan-tertibi-300x210.jpg 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/divan-tertibi.jpg 357w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>DİVAN TERTİBİ</b></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Divan, eski şairlerimizin uzun mesneviler dışındaki bütün şiirlerini ihtiva eden, çoğunlukla özel bir adı bulunmayan kitaplara verilen isimdir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Şairler divanlarını gelişigüzel bir tarzda tertip edemezlerdi. Zira geleneğin getirdiği katı protokollere uymak mecburiyetindeydiler.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Eski edebiyatımızda divan tertibinde esas olan kronolojik sıra değil, şiirlerin şekil bakımından teşkil ettikleri kategorilerdir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Şairler şiirlerini nazım şekli ve türlerinin yanında bir kısmını öncelik tanınan muhtevalarına göre de sınıflayarak eserlerini oluştururlar.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY">
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Mukaddime /Dîbâce (Önsöz):</b> Şair bu bölümde şiir anlayışından bahseder. Genellikle ağır bir dili vardır. Çünkü şair düz yazı türünde bir örnek vermiştir ve şiir kadar düz yazıda da etkili olduğunu göstermek ister. Bilindik 40 kadar dîbâce vardır.</span></span></p>
<ol>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Kasideler</b> (Tevhid, münâcât, naat, dört halifeye övgü, ehl-i beyte övgü, devrin büyüğüne övgü, din ve tarikat büyüğüne övgü)</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Tarihi manzumeler</b></span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Küçük mesneviler</b></span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Musammatlar</b>(Terkib-i bent, terci-i bent, muhammes, muaşşer)</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Gazeller</b> (Gazeller divanlarda kafiye harfine göre (revi) sıralanırlar.)</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Mukattaat(Kıtalar)</b>: (Rubâî, tuyug, kıt’a, nazım…)</span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">İyi bir şairin divanında her harften redifli olan en az bir örnek olmalıdır. Bu ölçütün yerleşmesini gelenek sağlamıştır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Eğer bir divan bu altı bölümü bulunduruyorsa bu divana ‘ <i><b>mürettep divan</b></i> ’ denir. Eğer bu şekilde düzenlenmemişse ‘ <i><b>gayrı mürettep divan</b></i> ’ denir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Şairlerin divanları hususi bir ad taşımazlar. Eski edebiyatımızda divanlar umumiyetle şairlerin isimleriyle anılırlar -&gt; Divan-ı Fuzûlî, Divan-ı Nâbî</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Bazı şairler verimli olmadığı ya da ömrü çok şiir yazmaya yetmediği için daha az hacimli divanlar oluşturmuşlardır. Buna da ‘<i><b>divançe</b></i>’ adı verilmektedir. En meşhur divançe Figânî’nin divançesidir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Alî Şîr Nevâyî’nin arkadaşı olan <i><b>Hüseyin Baykara</b></i>’nın divanı sadece gazellerden oluşmaktadır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Bâkî’nin divanında hiç tevhid ve münacat bulunmamaktadır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Divan edebiyatının en hacimli eseri <i><b>Edirneli Nazmî</b></i>’nin divanıdır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Osmanlı edebiyatında sayısı az olmayan ölçüde Türkçe divan yanı sıra Arapça ve Farsça divanı bulunan şairler de vardır. Fuzûlî’nin Türkçe divanı yanı sıra Arapça ve Farsça, Nef’î’nin ise Farsça divanı vardır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Mevcut bilgilere göre varlığından haberdar olabildiğimiz en eski divan bugün elde nüshası mevcut olmayan 13. asır sonu 14. asır başlarında yaşayan Âzerî şairi <i><b>Hasanoğlu</b></i>’nun divanıdır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Osmanlı sahasında varlığından haberdar olduğumuz ilk divan <i><b>Ahmedî</b></i>’ye aittir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Bütün Türk coğrafyasında elimizde nüshaları bulunan ilk tekmil divanlar <i><b>Nesîmî</b></i> ve <i><b>Kadı Burhaneddin</b></i>’e aittir.</span></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-tertibi-kasideler-tarihi-manzumeler-kucuk-mesneviler/">Divan Tertibi – Kasideler – Tarihi Manzumeler – Küçük Mesneviler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-tertibi-kasideler-tarihi-manzumeler-kucuk-mesneviler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Divan Edebiyatında Rubai</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-rubai/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-rubai/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Mar 2013 07:14:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[azmizade haleti]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[divan edebiyatı ibrahim hakkı]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Edebiyatında Rubai]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29389</guid>

					<description><![CDATA[<p>Divân Edebiyatında Rubâî: İranlılara ait bir nazım şeklidir. Rudegî isimli bir şair ile bu şeklin ortaya çıktığı düşünülmektedir. Araplar rubâî yerine Farsça dü-beyit (iki beyit) Farslar ise Arapça rubâî kavramını kullanırlar. Felsefî ve tasavvufî konular ele alınırken bu nazım şekli tercih edilmiştir. Yoğun fikir örgüsüne sahiptir. Bunun için keskin bir zekâya ihtiyaç vardır. Şairlerin insanı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-rubai/">Divan Edebiyatında Rubai</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY"><a name="_GoBack"></a><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Divân Edebiyatında Rubâî:</b></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">İ</span></span><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">ranlılara ait bir nazım şeklidir. Rudegî isimli bir şair ile bu şeklin ortaya çıktığı düşünülmektedir. Araplar rubâî yerine Farsça dü-beyit (iki beyit) Farslar ise Arapça rubâî kavramını kullanırlar. Felsefî ve tasavvufî konular ele alınırken bu nazım şekli tercih edilmiştir. Yoğun fikir örgüsüne sahiptir. Bunun için keskin bir zekâya ihtiyaç vardır. Şairlerin insanı zekâsıyla şaşırtması gerekir. İlk üç mısra fikrin hazırlayıcısıdır. Söylenmek istenen fikir dördüncü mısrada çarpıcı bir şekilde söylenir. En güzel örneklerini Ömer Hayyam</span></span><span style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;"> vermiştir. Eski Türk şiirine uygun olmasından dolayı bizde çok rağbet görmüştür. Türk edebiyatına Mevlânâ ile girmiştir.</span></p>
<p align="JUSTIFY">
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Rubâîlerde her mısranın aynı vezinle yazılması zorunlu değildir. Her mısra farklı bir vezinle yazılabildiği gibi, iki mısra aynı diğer iki mısra farklı bir vezinle kaleme alınabilir. Kıt’a, nazm ve tuyugdaki gibi mahlas kullanılmaz. Fakat bazı şairler mahlas kullanmıştır (Haletî, İbrahim Hakkı)</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Kafiyelenişi ‘aaxa’ şeklindedir. Bazen xaxa, aaaa şeklinde de kafiyelendiği olmaktadır. Bütün mısraları birbiriyle kafiyeli olan(aaaa) rubâîlere <i>rubâî-yi musarra</i> veya <i>terane</i> adı verilir. Terane zaman içinde bestelenmek için yazılmış rubâîlerin de adı olmuştur. Terane tarzı rubâîleri en fazla söyleyen şair Erzurumlu İbrahim Hakkı’dır. Rubâîler hezeç bahrinin özel rubâî kalıplarıyla yazılırlar. Rubâîyi tuyug ve nazmdan ayıran belli başlı hususiyetlerden biri de budur.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">16. yüzyılda Fuzûlî ve Kara Fazlî güzel örneklerini vermişlerdir. Kara Fazlî Türk edebiyatının en çok rubâî yazan şairi olmuştur. 17. yüzyılda Azmizâde Haletî büyük bir örnek teşkil etmiştir. Rubâîlerinin hem sayı hem değer bakımından özel bir yeri vardır. 18. yüzyılda ise Erzurumlu İbrahim Hakkı rubâî söylemiştir. 20. yüzyılda Yahya Kemal, Arif Nihat Asya ve Nazım Hikmet rubâî yazmıştır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Son büyük rubâî şairi ise Erzurum’da öğretim üyesi olan Tacettin Şimşek’tir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Edebiyatımızda sadece rubâî söylemekte kullanılan 24 aruz kalıbı bulunmaktadır. Bunlardan mef’ûlü ile başlayanlar ‘ahreb’, mef’ûlün ile başlayanlar ‘ahrem’ adını alırlar. En fazla ahreb kalıpları kullanılmıştır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY">
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Hakkî nice bin safa ki etdün düşdür</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: small;">Her ne ki görüb diyüb işitdün düşdür</span></p>
<p><span style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;">Etrâfa segirdüb başa gitdün düşdür        <span style="text-decoration: underline;"> Terane</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Bu kim oturub râhata yetdün düşdür</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><strong><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">İbrahim Hakkı</span></span></strong></p>
<p align="CENTER">
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Ahvâl-i cihânı her zaman söyleşelim</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Amma gam-ı aşkımız nihân söyleşelim</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Ey vâkıf-ı râz-ı aşk olan ârif-i cân</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Ney gibi seninle bî-zebân söyleşelim</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><strong><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Azmizâde Haletî</span></span></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-rubai/">Divan Edebiyatında Rubai</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-rubai/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Divan Edebiyatında Nazım Türleri</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-nazim-turleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-nazim-turleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Mar 2013 10:12:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Edebiyatinda Nazim Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Edebiyatı  Özellikleri Sıralı Maddeli Kısa Özet Ö]]></category>
		<category><![CDATA[divan edebiyatı manşeat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Divân Edebiyatında Nazım Türleri: Türlü nazım şekillerinin konu bakımından adlandırılması nazım türlerini oluşturur. Nazım türlerinin incelenmesinde mısra ve kafiye düzeninin hiçbir önemi yoktur. Nazım şekilleriyle türler arasında kesin bir ilgi kurulamaz. Bazı konuların sürekli aynı nazım şekilleriyle yazılmış olması sadece gelenekle izah edilebilir. Tevhid: Allahın varlığından ve birliğinden bahseden manzumelere verilen isimlerdir. Belli bir nazım [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-nazim-turleri/">Divan Edebiyatında Nazım Türleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY"><a name="_GoBack"></a> <a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/Divan-edebiyatında-nazım-türleri.jpg"></a></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Divân E</b></span></span><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>debiyatında Nazım Türleri:</b></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Türlü nazım şekillerinin konu bakımından adlandırılması nazım türlerini oluşturur. Nazım türlerinin incelenmesinde mısra ve kafiye düzeninin hiçbir önemi yoktur. Nazım şekilleriyle türler arasında kesin bir ilgi kurulamaz. Bazı konuların sürekli aynı nazım şekilleriyle yazılmış olması sadece gelenekle izah edilebilir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY">
<ol>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Tevhid:</b> Allahın varlığından ve birliğinden bahseden manzumelere verilen isimlerdir. Belli bir nazım şekliyle yazılmak zorunda değildir. İbn-i Haldun ‘Çok olan şeylerin güzeline az rastlanır. Zira güzel tevhid bulmak da zordur’ demiştir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Münâcât:</b> Allah’a yalvarma, yakarma demektir. Divan edebiyatında tevhidden sonra en fazla kullanılan nazım türüdür.<i> Tazarru-nâme</i> mensur bir biçimde yazılmış münâcâttır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Naat:</b> Hz. Peygamber (s.a.v.)i övmek, ondan şefaat talep etmek amacıyla yazılan şiirlerdir. Naat söyleyen kişilere <i>naat-gu</i> denir. Divan edebiyatında naat söylemesiyle tanınan şairlerin başında <i>Nazîm</i> gelir. Bir divanı dolduracak kadar naat söylemiştir. Çok fazla naat söyleyen kişilerin kullandığı mahlaslara da nâtî denilmektedir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Methiye:</b> Bir din veya devlet büyüğünü övmek için yazılan edebî türdür.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Fahriye:</b> Şairin kendi sanatını övdüğü türdür. Mübalağalı ifadelere çokça yer verilir. <i>Nef’î</i>’nin <i>Sözüm Kasidesi</i> tanınmış fahriyelerdendir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Hicviye:</b> Bir kişiyi yermek için söylenmiş şiirlere denir. <i>Nef’î</i> ve <i>Sururî</i> hicivleriyle tanınan şairlerdir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Mersiye:</b> Bir kimsenin ölümü üzerine söylenmiş şiirlere denir. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için yazılanlara ‘<i>maktel</i>’ adı verilmektedir. Mersiye okuyanlara <i>mersiye-han</i> denir. Lirik bir anlatımı vardır. Hayatın geçiciliğinden, dünyanın adaletsizliğinden dem vurulur.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Mevlid:</b> Hz. Peygamber (s.a.v.)in doğumunu anlatan eserlerdir. Bununla birlikte mevlidler bir siyer tertibiyle de karşımıza çıkabilirler. Yani şair sadece Peygamber efendimizin doğumunu anlatmaz, mucizelerinden, hicretinden de bahseder. Daha sonra da vefat ettiğini kaleme alırlar. Mevlid Türk edebiyatında en fazla müstakil eser olarak ortaya konan türdür. Edebiyatımızda 200 civarında mevlid yazıldığı söylenmektedir. Ama bunlardan en kabul göreni ve günümüzde de okunanı <i>Süleyman Çelebi</i>’nin <i>Vesiletü’n- necât</i> eseridir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Hilye:</b> Yüz ve ruh güzelliği anlamına gelir. Bir edebî tür olarak Hz. Peygamber (s.a.v.)in iç ve dış özelliklerini, çoğunlukla fiziki özelliklerini anlatan eserlerdir. 16. yüzyılda <i>Hakanî Mehmet Bey</i> 712 beyitlik siyeriyle bu türün en tanınmış örneklerinden birini vermiştir. Hilyeler sadece Hz. Peygamber için yazılmamıştır. <i>Neşatî</i> örneğinde olduğu gibi diğer peygamberlerin yüz özelliklerinden bahseden hilyeler de kaleme alınmıştır. 4 halife için yazılan hilyeler vardır. En meşhuru <i>Cevrî Çelebi</i>’nin <i>Hilye-i Çehâr-yâr-ı Güzîn</i> eseridir. Edebiyatımızda bazı önemli tarikat büyükleri için de hilye yazıldığı olmuştur. <i>Hz. Mevlânâ</i> için yazılan hilyeler bu cümledendir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Şehrengiz:</b> Hem bir şehrin hem de o şehirde bulunan güzelliklerin kaleme alındığı eserlerdir. Edebiyatımızda bilinen ilk şehrengiz örneği Mesihî’nin Edirne Şehrengizi eseridir. Hakkında en fazla şehrengiz yazılan iller İstanbul, Bursa, Edirne’dir. Zatî, Hayalî Bey, Taşlıcalı Yahya, Usulî gibi şairler bu türün güzel örneklerini vermişlerdir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Sur-nâme:</b> Şehzâdelerin sünnet düğünlerini, hanım sultanların doğum ve evlenme törenlerini anlatan eserlerdir. Edebiyatımızda otuzdan fazla sur-nâme bulunmaktadır. En tanınmış sur-nâmelerden biri Sünbülzâde Vehbi’nin III. Ahmet’in şehzâdeleri sünnet ettirmek için 1719’da yaptığı töreni anlatan eserdir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Kırk Hadis:</b> Hz. Peygamber (s.a.v.)in hadislerini ezberletmek ve onların anlamlarını geniş kitlelere edebî bir mahiyette ulaştırmak maksadıyla yazılmış eserlerdir. Kimi hadislerden bahseden manzum eserlerin hadis sayısının bine ulaştığı görülür. Şairler 40 hadis eserlerini <i>gül-i sad-berg, armağan</i> şeklinde adlandırmışlardır. </span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Kıyafet-nâme:</b> Kişilerin dış görünüşünden hareketle onların ahlak ve karakter yazılarını çıkarmaya çalışan eserlerdir. Dış yapıdan içyapıyı anlamaya çalışan bu tür eserlerde insanın vücut yapısı ile ruh ve kişiliği arasında ilgi kurulmaya çalışılır. <i>İlm-i hutut</i>; insanın alın çizgilerine bakarak onun hayatı hakkında yorumlar yapar. <i>İlm-i Kef</i>; el falı bakarak kişi hakkında yorum yapmaktır.</span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Edebiyatımızda bilinen ilk kıyafet-nâme <i>Hamdullah Hamdî</i>’nin kıyafet-nâmesidir. <i>Lokman Çelebi, İbrahim Hakkı</i> da bu türe örnek eserler vermişlerdir.</span></span></p>
<ol start="14">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Menâkıb-nâme:</b> Hz. Peygamber(s.a.v.)in dışındaki kişilerin hayat hikâyelerini, mucizelerini ele alan eserlerdir. Bunlar, ele alınan kişinin faziletlerinden, kerametlerinden bahseder. Bu tür eserler didaktik tarzda yazılır. Menâkıb-nâmeler temel edebiyat kaynaklarımızdan olmuştur. Bu eserler bir anlamda edebiyat ve biyografi tarihi açısından önem taşımaktadır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Gazavat-nâme:</b> Din düşmanlarıyla yapılan savaşların anlatıldığı manzum ve mensur eserlere verilen isimdir. Edebiyatımızın tanınmış gazavat-nâmeleri <i>Gelibolulu Mehmet Zaifi</i>’nin gazavat-nâmesi, <i>Celalzâde Salih Çelebi</i>’nin eserleridir. 250 civarında gazavat-nâme vardır. Gazavat-nâmeler üslupları itibariyle edebiyat tarihimizin, muhtevaları bakımından genel tarihimizin kaynakları durumundadır. Bu eserler hem manzum hem mensur olarak isteğe bağlı kaleme alınmıştır. Bazen iki şekilde de yazılmıştır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Siyer:</b> Hz. Peygamber (s.a.v.)in hayatını ve seferlerini anlatan eserlerdir. Bu tarz eserlerde lirik bir söyleyiş hâkimdir ve sanatkâr tarihi gerçeklere dayalı bilgileri kullanmak durumundadır. Siyerlerin ana kaynakları hadisler, rivayetlerdir. Son tahlilde siyerleri Hz. Peygamber(s.a.v)in biyografisi olarak tanımlamak mümkündür. <i>Veysî</i>’nin <i>Siyer-i Nebî</i>’si önemli siyerlerdendir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Tezkîreler:</b> Anmaya vesile olacak şey; devletten alınan izin pusulasına verilen ad anlamlarına gelmektedir. Bir edebî tür olarak ise edebiyat alanındaki önemli kişilerin veya din ve tarikat büyüklerinin hayatlarından, eserlerinden ve şahsiyetlerinden bahseden eserlerdir. Tezkîre yazma geleneği siyer geleneğinden gelir. Tezkîreler, ele alınan kimselerin asıl isimlerini, doğdukları yeri, doğum tarihlerini, aile ve soy bilgilerini, mesleğini, eğitimini, eserlerini ve ölüm tarihini haber vermekle kalmaz eserlerinden alıntı yapıp tenkit de ederler. </span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Edebiyatımızda ilk tezkîre Alî Şîr Nevâyî’nin ‘<i>Mecâlisü’n-nefâis</i>’ adlı 1491 tarihli eseridir. Sehi Bey’in ‘<i>Heşt Behişt</i>’ (8 Cennet) eseri Anadolu sahasında ilk tezkîredir. Latifî’nin ‘<i>Tezkîretü’ş-şuara</i>’sı, Âşık Çelebi’nin ‘<i>Meşâirü-ş-şuara</i>’sı, Kınalızâde Hasan Çelebi’nin ‘<i>Tezkîretü’ş-şuara</i>’sı, Ahdî’nin ‘<i>Gülşen-i şuara</i>’sı, Faizî’nin <i>Rübdetü’l-eş’ar</i>’ı (ontoloji mahiyetinde), Guftî’nin <i>Tezkîretü’ş-şuara</i>’sı(tek manzum tezkîremiz) önemli tezkîrelerdendir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">18. yüzyılda Mucib’in, Safaî’nin, Salim’in ve Silahtarzâde’nin <i>Tezkîre-i şuara</i>’sı, Esrar Dede’nin <i>Tezkîre-yi Şuara-yı Mevleviye</i>’si, Beliğ’nin ‘<i>Nuhbetü’l Asâr Zeylü Zübdetü’l Eş’ar</i>’ı, Saffet’in ‘<i>Nuhbetü’l Asâr fi Fevâidi’l Eş’âr</i>’ı yüzyılın önemli tezkîreleridir. 19. yüzyılda Tevfik’in ‘<i>Mecmua-i Teracim</i>’i, Mehmet Tevfik’in <i>Kafile-i Şuara</i>’sı dönemin önemli tezkîreleridir. 20. yüzyılda Mahmut Kemal İnan’ın ‘<i>Son Asır Türk Şairi’</i>, Mehmet Nail Tuman’ın ‘<i>Tuhfe-i Nailî’</i> (bir şairin hangi tezkîrelerde yer aldığını yazmıştır) eseri önemli tezkîrelerimizdendir.</span></span></p>
<ol start="18">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Münşe’at</b>: Belli bir edebî niteliği olan mektupların ve küçük nesirlerin bir araya getirildiği mecmualara denir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Letaif-nâme:</b> İçerisinde mizaha, hicve ve tehzile yer veren manzumelerin toplandığı eserlerin genel adıdır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Seyahat-nâme:</b> Gezilip görülen yerler hakkında yazılan eserlerin genel adıdır. En tanınmış örneğini <i>Evliya Çelebi</i> yazmıştır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Sefaret-nâme:</b> Elçi olarak bir başka ülkeye gönderilen kimselerin ya da yanlarında giden kimsenin görevleri sırasında karşılaştıkları olayları, siyasi izlenimleri ve diğer müşahedelerini anlattıkları genel eserlerdir. <i>28. Çelebi Mehmet</i>’in Fransa sefaret-nâmesi türün önemli örneğidir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Esmâ-ül Hüsna:</b> Allah’ın isimlerini, bu isimlerin anlamlarını ve önemlerini anlatan mensur ya da manzum eserlerdir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Diğer Türler:</b> Iydiyye (bayram günlerini anlatır), ramazaniyye, hamam-nâme, fütüvvet-nâme, kahve-nâme, sakî-nâme, muamma ve lugaz, muhabbet-nâme, sahil-nâme, belde-nâme, selim-nâme, fal-nâme, bahariyye, nevruziyye, şitaiye, hasb-i hâl, sıhhat-nâme vs.</span></span></p>
</li>
</ol>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-nazim-turleri/">Divan Edebiyatında Nazım Türleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-nazim-turleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Divan Edebiyatında Mesnevi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-mesnevi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-mesnevi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Mar 2013 08:06:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[divan edebiyatında hamse]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Edebiyatında Mesnevi]]></category>
		<category><![CDATA[mesnevi bölümleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29385</guid>

					<description><![CDATA[<p>Divân Edebiyatında Mesnevî: Arapça bir kelime olan mesnevî ‘sny’ sülasi mastarından meydana gelen, ikişer ikişer anlamı taşıyan bir kelimedir. Kelime Arapça olmasına rağmen bu dilde nazım şekli anlamıyla hiç kullanılmamıştır. Araplar kendi aralarında kafiyeli beyitlerden meydana gelen bu nazım şekline ‘müzdevice, recez, urcüze’ adını vermişlerdir. Mesnevî ismini ise Farslar kullanmıştır. Nazım şekli olarak mesnevî iki beyitten [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-mesnevi/">Divan Edebiyatında Mesnevi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/divan-edebiyatinda-mesnevi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29386" alt="divan-edebiyatinda-mesnevi" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/divan-edebiyatinda-mesnevi.jpg" width="285" height="177" /></a></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Divân </b></span></span><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Edebiyatında Mesnevî:</b></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><a name="_GoBack"></a> <span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Arapça bir kelime olan mesnevî ‘sny’ sülasi mastarından meydana gelen, ikişer ikişer anlamı taşıyan bir kelimedir. Kelime Arapça olmasına rağmen bu dilde nazım şe</span></span><span style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;">kli anlamıyla hiç kullanılmamıştır. Araplar kendi aralarında kafiyeli beyitlerden meydana gelen bu nazım şekline ‘</span><i style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;"><b>müzdevice, recez, urcüze</b></i><span style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;">’ adını vermişlerdir. Mesnevî ismini ise Farslar kullanmıştır. Nazım şekli olarak mesnevî iki beyitten olaşabileceği gibi binlerce beyit uzunluğunda da olabilir.</span></p>
<p align="JUSTIFY">
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Şairlerin mesnevî yazarken dikkat ettikleri hususların başında kısa aruz kalıplarını kullanmak gelmiştir. Bu, mesnevî gibi uzun eserlerde ahengi sağlamanın pratik bir yolu olarak görülmüştür. Mesnevîde her beyitin ayrı kafiyeli olması (aa, bb, cc…) büyük bir yazma kolaylığını da temin etmektedir. Bu bakımdan bu nazım şekliyle birçok destan, uzun halk hikâyesi, şehrengizler, dinî-ahlâkî konular vs. kaleme alınmıştır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Türk edebiyatında tespit edebildiğimiz ilk büyük mesnevî Yusuf Has Hacip’in ‘<i><b>Kutadgu Bilig</b></i>’ adlı 6645 beyitten oluşan, şehname kalıbıyla yazdığı eseridir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">5 mesnevîden oluşan külliyata ise ‘<i><b>hamse</b></i>’ adı verilmektedir. Hamse geleneği 12. yüzyılda Farsça söyleyen Türk şairi Nizamî tarafından başlatılmıştır. Nizamî’nin hamsesi Mahsenü’l Esrâr, Hüsrev-i Şîrîn, Leylâ vü Mecnûn, İskender-nâme ve Heft Peyker isimli mesnevîlerden oluşmaktadır. Türk edebiyatında hamse sahibi diğer şairler şunlardır: Alî Şîr Nevâyî, Taşlıcalı Yahya, Ahmed-i Rıdvan, Hamdullah Hamdî, Nevizâde Atayî, Lamî’i Çelebi, Suphizâde Feyzî</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Bazı şairlerin beşten fazla mesnevîsi bulunabilir. Sayı altı olursa <i><b>‘sidde’</b></i> sahibi şair denilir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Divan şairleri içinde mesnevîye hiç iltifat etmeyenler de vardır (Bakî, Nef’î, Nedîm vs.)</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Mesnevîlerin Bölümleri:</b></span></span></p>
<ol>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Giriş Bölümü:</b></span></span></p>
</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<ol type="a">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Besmele (manzumesi)</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Tevhid</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Münâcât</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Naat</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Miraciyye</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Mucizat</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Dört halifeye övgü</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Ehl-i beyte övgü</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Din veya devlet büyüğüne övgü</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Sebeb-i telif</span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY">
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i><b>Sebeb-i telifin yazılmasındaki amaçlar şunlardır:</b></i></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Şair, sebeb-i telif bölümünde kendinden bahseder. Zira bütün mesnevî boyunca bunu yapabildiği tek yer burasıdır. Şair eseri yazma sebebi üzerinde durur. Bu bazen bir din ya da devlet büyüğünü övmek bazen de nazire yazmak olabilir. Eserini hangi amaçla kaleme aldığını burada öğreniriz. </span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Giriş bölümü 100-500 beyit arasında değişir.</span></span></p>
<ol start="2">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Asıl Konunun Ele Alındığı Bölüm:</b></span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Mesnevî’nin en uzun bölümüdür. Mesnevîler bu bölümde işlenen konuya göre isim alırlar. Leylâ ve Mecnûn’dan bahsediyorsa ‘Leylâ vü Mecnûn’ adını, Hz. Peygamber (s.a.v.)den bahsediyorsa ‘mevlid’ adını, onun miraç hadisesini anlatıyorsa ‘miraciyye’ adını, Kur’an ve hadislerden faydalanarak öğüt veriyorsa ‘pent-nâme’ adını alır. Eğer fetihlerden bahsediyorsa ‘fetih-nâme’ adını alır. Şair manzum sözlük yazmışsa ve Arapça-Türkçe kelimeler varsa ‘Nuhbe’ Farsça-Türkçe kelimeler varsa ‘Tuhfe’ ismini alır. Şair ilmihal bilgilerinden de söz edebilir. Namaz kılınışı, oruç tutuluşu vb. ibadetler hakkında bilgiler verebilir. Kendi devrine kadar olan şairlerin hayatlarını da anlatabilir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Kısacası konu sınırlaması olmayan mesnevîler genel olarak şu başlıklar altında toplanabilir:</span></span></p>
<ol type="a">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Dinî ve ahlâki konulu mesnevîler (mevlid, hilye, pent-nâme vs.)</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Konusunu menkıbelerden alan mesnevîler (battal-nâmeler, İskender-nâmeler)</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Sanat yönü ağır basan mesnevîler (Leylâ vü Mecnûn, Vamık u Azra)</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Şairlerin toplumsal olaylar karşısındaki tutumunu yansıtan mesnevîler</span></span></p>
</li>
</ol>
<ol start="3">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Hatime (Bitiş) Bölümü:</b></span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Şair sıkıntılı bir işe giriştiğini söyler. Ciğerinden gelen kan kalemiyle kâğıda yansır. Her şair kendisini okuyucusunun karşısında aciz hisseder. Okuyucudan kendisine dua etmesini ister. Eseri sunduğu kişiye dua eder. Eserin ismini zikreder ve eseri yazdığı tarihi belirtir. Bazıları bu tarihi ebced hesabıyla verir. Eserin vezni söylenir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Mesnevîlerin en kısa bölümüdür.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">13. yüzyılda Mevlânâ yazıldığı nazım şeklinin adıyla anıla 25.618 beyitlik ‘<i>Mesnevî-i Manevî</i>’siyle kendinden sonra gelen Türk şairleri derinden etkilemiş, bu nazım şeklinin Anadolu coğrafyasında gelişmesine çok önemli katkı yapmıştır. Bu yüzyılın diğer önemli mesnevî şairi ‘Şeyyâd Hamza’dır. Onun ‘<i>Yûsuf u Züleyhâ</i>’sı edebiyatımızın bilinen ilk aşk mesnevîsidir. Yine bu yüzyılda ‘Sule Fakih’in 4800 beyitlik ‘<i>Yûsuf u Züleyhâ</i>’sı da önemli mesnevîlerimizdendir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">14. yüzyılda Altın Ordu sahasında Kutb’un ‘<i>Hüsrev-i Şirin</i>’i, Yûnus Emre’nin ‘<i>Risâletü’n-Nushiyye</i>’si, Gülşehrî’nin ‘<i>Mantıku’t-tayr’ı</i>, Âşık Paşa’nın ‘<i>Garîb-nâme</i>’si bu yüzyılın önemli mesnevîlerindendir. Ayrıca Hoca Musut’un ‘<i>Süheyl ü Nev-bahâr</i>’ı, Erzurumlu Kadı Darîr’in ‘<i>Kıssas-u Yûsuf</i>’u, Ahmedî’nin ‘<i>İskender-nâme</i>’si ve Yûsuf-ı Meddahî’nin ‘<i>Varka vü Gülşah</i>’ı da bu yüzyıla ait diğer önemli mesnevîlerdir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">15. yüzyılda Süleyman Çelebi’nin ‘<i>Vesiletü’n-necât</i>’ı, Alî Şîr Nevâyî’nin hamsesindeki mesnevîleri, Germiyanlı Şeyhî’nin ‘<i>Hüsrev ü Şirin</i>’i ve 126 beyitlik ‘<i>Har-nâme</i>’si, Ahmedî Daî’nin ‘<i>Çeng-nâme</i>’si, Yazıcıoğlu Mehmet Bican’ın ‘<i>Muhammediyye</i>’si ve Hamdullah Hamdi’nin hamsesinde yer alan mesnevîler dönemin önemli mesnevîleridir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">16. yüzyılda Lamî-i Çelebi’nin hamsesi, Hakirî’nin ‘<i>Leylâ ile Mecnûn</i><i><b>’</b></i>u, Larendeli Hamdi’nin ‘<i>Leylâ ile Mecnûn</i>’u, Fuzûlî’nin <i>Beng ü Bade, Sohbetü’l-esmar</i>’ı Kara Fazlî’nin ‘<i>Gül ü bülbül, Hümâ ve Hümâyun</i>’u, Taşlıcalı Yahya’nın hamsesi, Hakanî Mehmet Bey’in ‘<i>Hilye</i>’si, Çelebizâde Salih’in ‘<i>Leylâ ve Mecnûn</i>’u, Azeri İbrahim Çelebi’nin ‘<i>Nakş-ı Hayal</i>’i önemli mesnevîlerdir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">17. yüzyılda Ganizâde Nadirî’nin ‘<i>Şeh-nâme</i>’si, Nevizâde Atâyi’nin hamsesi, Edirneli Gûfti’nin ‘<i>Teşrîfâtü’ş-şuara</i>’sı, Nâbî’nin ‘<i>Hayriyye, Hayrabat, Sûr-nâme</i>’si, Sâbit’in ‘<i>Zafer-nâme, Ethem ü Hûma, Berber-nâme, Dere-nâme</i>’si dönemin mesnevîleridir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">18. yüzyılda Nahifî’nin ‘<i>Mesnevi Tercümesi</i>’, Şeyh Gâlib’in 1783 yılında kaleme aldığı 2101 beyitlik ‘<i>Hüsn ü Aşk</i>’ı, Sümbülzâde Vehbi’nin ‘<i>Tuhfe, Nuhbe, Şevk-engiz, Lutfiyye</i>’si, Enderunlu Fazıl’ın ‘<i>Defter-i Aşk, Huban-nâme, Zenan-nâme</i>’si dönemin mesnevîleridir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">19. yüzyılda İzzet Molla’nın ‘<i>Mihnet-i Keşan, Gülşen-i Aşk</i>’ eserleri dönemin mesnevîleridir.</span></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-mesnevi/">Divan Edebiyatında Mesnevi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-mesnevi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Divân Edebiyatında Kaside</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-kaside/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-kaside/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Mar 2013 06:04:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Divân Edebiyatında Kaside]]></category>
		<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[farniye]]></category>
		<category><![CDATA[Kaside]]></category>
		<category><![CDATA[methiye]]></category>
		<category><![CDATA[tegazzül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29382</guid>

					<description><![CDATA[<p>Divân Edebiyatında Kaside &#160; Belli amaçla yazılmış şiir anlamına gelen kaside Divan edebiyatının nazım şekillerinden olup genellikle din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla kaleme alınmıştır. Kab bin Züheyr Peygamber efendimizin (s.a.v.) huzurunda bir kaside okuyunca Allah’ın resulü ona hırkasını vermiştir. Okuduğu  kaside de buna bağlı olarak ‘Hırka Kasidesi’ ismini almıştır. Yıllar sonra kasidenin sunulduğu kişinin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-kaside/">Divân Edebiyatında Kaside</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY"><a name="_GoBack"></a></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Divân Edebiyatında Kaside</b></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Belli amaçla yazılmış şiir anlamına gelen kaside Divan edebiyatının nazım şekillerinden olup genellikle din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla kaleme alınmıştır. Kab bin Züheyr Peygamber efendimizin (s.a.v.) huzurunda bir kaside okuyunca Allah’ın resulü ona hırkasını vermiştir. Okuduğu </span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">kaside de buna bağlı olarak ‘Hırka Kasidesi’ ismini almıştır. Yıllar sonra kasidenin sunulduğu kişinin kaside sunana para, mal, mülk vermesi peygamber sünnetinden sayılmıştır. Kaside sunma geleneği bunun üzerine kurulmuştur.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Kaside Arap edebiyatından İran edebiyatına geçmiştir ve burada çok olgun örneklerini vermiştir. Daha sonra ise Türk edebiyatına geçen bu nazım şeklinin ilk örneklerini Sultan Veled ve Âşık Paşa gibi şairler verirken en güzel şekilde kaleme alan ise ilk Şeyhî’dir. Kasidenin üstadı ise Nef’î’dir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Şekil olarak kaside gazelle benzerlik gösterir. Gazelden ayrıldığı tek nokta ondan daha uzun oluşudur. Genel itibariyle 9-99 beyit arasında olur. Bu sayılardan daha çok ya da daha az olarak meydana getirilmiş kasidelerimiz de vardır. Kasidenin en güzel beyitine ‘<i><b>taç beyit</b></i>’ adı verilmektedir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Kaside bölümlere şunlardır:</b></span></span></p>
<ol>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i><b>Nesib-Teşbib:</b></i> İlk bölümdür. Eğer aşk, sevgi tasviri yapılırsa nesib, tabiat tasviri yapılırsa teşbib adını alır. Zamanla iki kavramda birbirinin yerine kullanılmaya başlanmıştır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i><b>Girizgâh:</b></i> Genellikle tek beyi</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">ttir. Şair methiyeye geçeceğini bildirir. Girizgâh konuya uygun, nükteli ve başarıyla söylenmiş olmalıdır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i><b>Methiye:</b></i> Ana bölümdür. Kasidenin sunulacağı kişi övülür. Kimi zaman bir padişah kimi zaman peygamber övülür. Övülen kişinin üstün özellikleri vurgulanır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i><b>Tegazzül:</b></i> Kaside içinde gazel söylemektir. Her kasidede bu bölüm bulunmak zorunda değildir. Şair kasidenin istediği bölümüne bunu yerleştirebilir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i><b>Fahriye:</b></i> Şairin kendini övdüğü bölümdür. Bazen acizliğinden bahseder. İhtiyaç duyduğu şeyleri anlatır ve talep edeceği şeyi talep eder.</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i><b>Dua:</b></i> Şair kendisi ve övdüğü kişi için dua eder. Naat yazdıysa Hz. Peygamber (s.a.v)den şefaat diler. Allah’ın varlığından ve birliğinden bahsettiyse(tevhid) bağışlanmayı ister ve şiiri neticelendirir.</span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Bir kaside revisi, redifiyle(su, sünbüliye) yahut nesib-teşbib(bahariye, şitaiye) bölümü düşünülerek adlandırılır.</span></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-kaside/">Divân Edebiyatında Kaside</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-kaside/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Divanu Lugati’t &#8211; Türk</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/divanu-lugatit-turk/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/divanu-lugatit-turk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Mar 2013 16:25:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[divan edebiyatı türk]]></category>
		<category><![CDATA[Divanu Lugati’t]]></category>
		<category><![CDATA[Divanu Lügatit Türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29394</guid>

					<description><![CDATA[<p>Divânu Lugati’t-Türk: Karahanlı devri Türk edebiyatının ilk örneklerindendir. Aynı zamanda Türk dilinin bilinen ilk numunesi ve ilk sözlüğü olma özelliğini taşır. Kaşgarlı Mahmut tarafından 1072 yılında yazılmaya başlayıp 1077 tarihinde tamamlanmıştır. Eser Abbasi halifesinin oğlu Ebu’l Kasım Abdullah’a Bağdat’ta sunulmuştur. Lügatin elimizdeki yegâne nüshası 1266 tarihinde istinsah edilmiştir. Ali Emiri tarafından bulunan eser Türk dilinin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divanu-lugatit-turk/">Divanu Lugati’t – Türk</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY"><a name="_Toc283214105"></a><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-29395 alignleft" style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', 'Bitstream Charter', Times, serif; font-size: 13px;" alt="divanu lugatit türk" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/03/divanu-lugatit-türk.jpg" width="250" height="226" /><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Divânu Lugati’t-Türk:</b></span></span></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Karahanlı devri Türk edebiyatının ilk örneklerindendir. Aynı zamanda Türk dilinin bilinen ilk numunesi ve ilk sözlüğü olma özelliğini taşır. Kaşgarlı Mahmut tarafından 1072 yılında yazılmaya başlayıp 1077 tarihinde tamamlanmıştır. Eser Abbasi halifesinin oğlu Ebu’l Kasım Abdullah’a Bağdat’ta sunulmuştur.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Lügatin elimizdeki yegâne nüshası 1266 tarihinde istinsah edilmiştir. Ali Emiri tarafından bulunan eser Türk dilinin Arapçadan geri kalmadığını göstermek ve Araplara Türkçeyi öğretmek için kaleme alındığından kelimelere yapılan izahlar Arapçadır. Lakin bu kelimeler için verilen örnekler Türkçedir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY">
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Eserde yer alan kelimelerin 7500’den fazla olduğu tespit edilmiştir. Kitapta yer alan örnek şiir parçaları 300 civarındadır. Şiirlerin haricinde sözlükte yer alan atasözleri de ayrıca kayda değerdir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Yazar eserinde kendisinden ve kitabından şöyle bahsetmiştir: ‘Ben Türklerin en fasih konuşanlarından, en iyi anlatanlarından, en iyi anlayanlarından, soyca en ileri bulunanlarından ve en iyi kargı kullanan savaşçılarındanım. Hemen hemen bütün Türk beldelerini dolaştım. Çölleri boydan boya geçtim. Türkün, Türkmen’in, Oğuzun, Çiğil’in, Yağma’nın, Kırgız’ın dillerini ve kafiyelerini öğrenip faydalandım. O kadar ki bu dilleri en iyi şekilde öğrendim. Bu kitabımı da en beliğ bir şekilde yazdım. Muradım adımı dünyanın sonuna kadar yaşatmak ve ahirette türlü nimetlere sahip olmaktır. Allah(c.c.)tan yardım dileyerek yazdığım bu kitaba Divânu Lugati’t-Türk adını koymayı uygun buldum.’</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Kaşgarlı Mahmut, bu eserinde <i>Cevâhirü’n-nahv fi Lügati’t- Türk </i>(Türk sözlüğündeki söz cevherleri) isimli Türkçenin gramerini ele aldığı bir kitap daha yazdığını söylemektedir. Ancak bu eser henüz bulunamamıştır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Divânu Lugati’t-Türk’teki en ilginç hususiyetlerden biri Kaşgarlı Mahmut’un Türkçeyi Doğu ve Batı Türkçesi şeklinde ikiye ayırmasıdır. Kaşgarlı Mahmut Doğu Türkçesine Hakaniye lehçesi, Batı Türkçesine ise Oğuz lehçesi demektedir. Hakaniye lehçesi Kaşgar ve Balasagun gibi önemli kültür merkezlerinde konuşulan Türkçedir. Oğuz Türkçesi ise Uygur, Peçenek, Oğuz, Yağma, Çiğil ve Karluk Türklerinin konuştuğu Türkçedir. Oğuz Türkçesini Hakaniye Türkçesinden farklı kılan en önemli keyfiyet Farslarla temastan dolayı daha fazla Farsça ihtiva etmesidir.</span></span></p>
<ul>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Kar buz kamug</i><a href="#sdfootnote1sym" name="sdfootnote1anc"><sup>1</sup></a><i> erüşdi</i></span></span></p>
</li>
</ul>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Tağlar suvı akışdı</i></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Kökşin</i><a href="#sdfootnote2sym" name="sdfootnote2anc"><sup>2</sup></a><i> bulıt örüşdi</i><a href="#sdfootnote3sym" name="sdfootnote3anc"><sup>3</sup></a></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Kayguk bolup egrişür</i></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Kızıl sarıg</i><a href="#sdfootnote4sym" name="sdfootnote4anc"><sup>4</sup></a><i> arkaşıp</i></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Yipkin</i><a href="#sdfootnote5sym" name="sdfootnote5anc"><sup>5</sup></a><i> yaşıl</i><a href="#sdfootnote6sym" name="sdfootnote6anc"><sup>6</sup></a><i> yüzkeşip</i><a href="#sdfootnote7sym" name="sdfootnote7anc"><sup>7</sup></a></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Bir bir gerü yörkeşip</i><a href="#sdfootnote8sym" name="sdfootnote8anc"><sup>8</sup></a></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Yalnguk</i><a href="#sdfootnote9sym" name="sdfootnote9anc"><sup>9</sup></a><i> anı</i><a href="#sdfootnote10sym" name="sdfootnote10anc"><sup>10</sup></a><i> tanglaşur</i><a href="#sdfootnote11sym" name="sdfootnote11anc"><sup>11</sup></a></span></span></p>
<div id="sdfootnote1">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote1anc" name="sdfootnote1sym">1</a><sup></sup> Bütün</span></p>
</div>
<div id="sdfootnote2">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote2anc" name="sdfootnote2sym">2</a><sup></sup> Mavi</span></p>
</div>
<div id="sdfootnote3">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote3anc" name="sdfootnote3sym">3</a><sup></sup> Yükselmek</span></p>
</div>
<div id="sdfootnote4">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote4anc" name="sdfootnote4sym">4</a><sup></sup> Sarı</span></p>
</div>
<div id="sdfootnote5">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote5anc" name="sdfootnote5sym">5</a><sup></sup> Mor</span></p>
</div>
<div id="sdfootnote6">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote6anc" name="sdfootnote6sym">6</a><sup></sup> Yeşil</span></p>
</div>
<div id="sdfootnote7">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote7anc" name="sdfootnote7sym">7</a><sup></sup> Bakmak</span></p>
</div>
<div id="sdfootnote8">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote8anc" name="sdfootnote8sym">8</a><sup></sup> Kucaklaşmak</span></p>
</div>
<div id="sdfootnote9">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote9anc" name="sdfootnote9sym">9</a><sup></sup> İnsan</span></p>
</div>
<div id="sdfootnote10">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote10anc" name="sdfootnote10sym">10</a><sup></sup> Onu</span></p>
</div>
<div id="sdfootnote11">
<p><span style="font-size: small;"><a href="#sdfootnote11anc" name="sdfootnote11sym">11</a><sup></sup> Şaşırır</span></p>
</div>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divanu-lugatit-turk/">Divanu Lugati’t – Türk</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/divanu-lugatit-turk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Divân Edebiyatında Kafiye ve Redif</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-kafiye-ve-redif/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-kafiye-ve-redif/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Mar 2013 15:47:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[divan edebiyatında kafiye]]></category>
		<category><![CDATA[divan edebiyatında redif]]></category>
		<category><![CDATA[revi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Sezai Karakoç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29379</guid>

					<description><![CDATA[<p>Divân Edebiyatında Kafiye ve Redif Kafiye: Başın arka tarafı, en se demektir. Edebiyatımızda ise; en az iki mısranın sonunda tekrarlanan, yazılışları aynı anlam ve görevleri farklı ses benzerlikleridir. Redif: Arkadan gelen anlamındadır. Revi: Bir beyitin son harfine denilmektedir. Mürde cismim iltifâtından bulur her dem hayât Ölürem ger kılmasan her dem b ana bir iltifât Revi: [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-kafiye-ve-redif/">Divân Edebiyatında Kafiye ve Redif</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="JUSTIFY">
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Divân Edebiyatında Ka</b></span></span><b style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;">fiye ve Redif</b></p>
<p align="JUSTIFY"><a name="_GoBack"></a></p>
<p align="JUSTIFY"><b style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;">Kafiye:</b><span style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;"> Başın arka tarafı, en</span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;">se demektir. Edebiyatımızda ise; en az iki mısranın sonunda tekrarlanan, yazılışları aynı anlam ve görevleri farklı ses benzerlikleridir.</span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Redif:</b> Arkadan gelen anlamındadır.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Revi:</b> Bir beyitin son harfine denilmektedir.</span></span></p>
<ul>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Mürde cismim iltifâtından bulur her dem hayâ<b>t</b></span></span></p>
</li>
</ul>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Ölürem ger kılmasan her dem b</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;">ana bir iltifâ</span><b style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;">t</b></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Revi</span>: t</span></span></li>
</ul>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Asıl Kafiye Revisi</b>: Bir beyitte kafiyeyi teşkil eden kelimelerin son harfidir.</span></span></p>
<ul>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Gittin ammâ ki kodun hasret ile câ<b>n</b>ı bil<b>e</b></span></span></p>
</li>
</ul>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">İstemem sensiz olan sohbet-i yârâ<b>n</b>ı bil<b>e</b></span></span></p>
<ul>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Revi</span>: h (Sondaki e harfi güzel h harfi ile yazıldığı için)</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><a name="_Toc298347860"></a><a name="_Toc282596701"></a> <span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Asıl kafiye revisi</span>:<i> </i>n</span></span></p>
</li>
</ul>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Divan Edebiyatında Revi Türleri:</b></span></span></p>
<ol>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Reviyy-i Mukayyed:</b> Kafiye harfinin tek bir sessiz harften oluşmasıdır.</span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">baha<b>r</b><br />
ezhâ<b>r</b></span></span></p>
<ol start="2">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Reviyy-i Mutlak:</b> Kafiye</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;"> harfinin tek bir ünlüden oluşmasıdır.</span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">hayâl<b>e</b><br />
kemâl<b>e</b></span></span></p>
<ol start="3">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>İltizam (Lüzum mâlâ yelzem):</b> Revinin birden fazla olmasıdır.</span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">ha<b>s</b>e<b>b</b><br />
ne<b>s</b>e<b>b</b></span></span></p>
<ul>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Zerre-i nûrından iken muktebe<b>s(</b></span></span><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">ﺱ</span></span><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>)</b></span></span></p>
</li>
</ul>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Mihr ü mehe etmek işâret abe<b>s(</b></span></span><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">ﺙ</span></span><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>)</b></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Böyle bir kullanımda eski alfabeye göre iki farklı ‘s’ kullanıldığı için kafiye kabul edilemez.</span></span></p>
<p><a name="_Toc298347861"></a><a name="_Toc282596702"></a> <span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Divan Edebiyatında Kafiye Çeşitleri:</b></span></span></p>
<ol>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Mücerred Kafiye:</b> Tek ses benzerliği olan kafiyedir.</span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">____se<b>r</b></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">____sehe<b>r</b></span></span></p>
<ol start="2">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Mürekkep Kafiye:</b> Birden fazla ses benzerliği olan kafiyelerdir. Üçe ayrılır.</span></span></p>
</li>
</ol>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Müreddef kafiye, müesses kafiye, mukayyed kafiye</span></span></p>
<ol type="A">
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Müreddef Kafiye:</b> Revi harfinden önce hurûf-u imlâdan ( </span></span><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">ﺍ ﻮ ﻯ </span></span><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">) bir harf gelirse böyle kafiyelere müreddef(ridfli) kafiye denir.</span></span></p>
</li>
</ol>
<ul>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Dost bî-pervâ felek bî-rahm devrân bî-sük</i><i><b>û</b></i><i>n</i></span></span></p>
</li>
</ul>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Derd çoh dem yoh düşman kavî tâli’ zeb</i><i><b>û</b></i><i>n</i></span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Revi</span>: n</span></span></li>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Asıl kafiye revisi</span>: n</span></span></li>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Hurûf-ı imlâ</span>: û </span></span></li>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Kafiye çeşidi</span>: müreddef</span></span>
<p align="JUSTIFY">
</li>
</ul>
<ol start="2" type="A">
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Müesses Kafiye:</b> Revi ile ridf arasına başka bir harfin girmesiyle (bu harfe <i>dâhil</i> ismi verilmektedir) meydana gelen kafiye çeşididir.</span></span></li>
</ol>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Geldimse n’ola ben şuarâ bezmine </i><i><b>â</b></i><i>hir</i></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Âdet budur âhir gelir bezme ek</i><i><b>â</b></i><i>bir</i></span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Revi:</span> r</span></span></li>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Asıl kafiye revisi</span>: r</span></span></li>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Ridf veya te’sis</span>: â</span></span>
<p align="JUSTIFY">
</li>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Dâhil</span>: h ve b</span></span></li>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Kafiye çeşidi</span>: müesses</span></span></li>
</ul>
<ol start="3" type="A">
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Mukayyed Kafiye:</b> Asıl kafiye harfi olan revinin evvelinde ridflerden başka sessiz bir harf benzeşiyorsa o harfe ‘kayd’ böyle kafiyelere de mukayyed kafiye denir.</span></span></li>
</ol>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Rûyını meydir meyi rûyun dil-â</i><i><b>r</b></i><i>â gösteren</i></span></span></li>
</ul>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Gülşeni güldür gülü gülşen mutar</i><i><b>r</b></i><i>â gösteren</i></span></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Revi</span>: n</span></span></li>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Asıl kafiye revisi</span>: â</span></span></li>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Kayd</span>: r</span></span></li>
<li><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Kafiye çeşidi</span>: mukayy</span></span>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;">ed</span></p>
</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Aslî Kafiye: </b>Asıl kafiye her zaman mısranın sonunda olmasına denir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Zu Kafiyeteyn: </b>İki kafiye demektir. Mısranın başında veya ortasında da kafiye olabilir.</span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Redif:</b> Asıl kafiye revisinden sonra gelir. Sırasıyla redif harflerine ‘ vasl, hurûç, mezîd, naire’ isimleri verilir.</span></span></p>
<ul>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Şaşmada hûş yârlar mestînize</i></span></span></p>
</li>
</ul>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Kendiniz düşmensiniz hestînize</i></span></span></p>
<ul>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Revi</span>: e (güzel h)</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Asıl kafiye revisi</span>: t</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Kayd</span>: s </span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Kafiye çeşidi</span>: mukayyed</span></span></p>
</li>
<li>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><span style="text-decoration: underline;">Vasl</span>: î <span style="text-decoration: underline;">Huruç</span>: n <span style="text-decoration: underline;">Mezîd</span>: z <span style="text-decoration: underline;">Naire</span>: e (güzel he)</span></span></p>
</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Kafiyeler Çeşitleri:</b></span></span></p>
<p align="JUSTIFY"><b style="font-size: small; font-family: Verdana, sans-serif;">Düz Kafiye:</b></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="JUSTIFY">Uyan yârim sesler geldi derinden   &#8212;-  a  derinden</p>
<p align="JUSTIFY">Karanlık oynadı koptu yerinden     &#8212;-  a yerinden</p>
<p align="JUSTIFY">İlk ışık kapının eşiklerinden       &#8212;&#8211;  a</p>
<p align="JUSTIFY">Şimdi bir gölgeyi kovmak üzredir   &#8212;&#8212; üzredir</p>
<p align="JUSTIFY"><strong><i>Necip Fazıl KISAKÜREK</i></strong></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Çapraz Kafiye:</b></span></span></p>
<p><span style="color: #0000ee;"> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Mona Roza siyah güller ak güller   &#8212;  a &#8211;güller</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak   &#8212; b &#8212; yatak</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Kanadı kırık kuş merhamet ister   &#8212; a &#8212; ister</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Ah senin yüzünden kana batacak &#8212; b &#8212; batacak</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Mona Roza siyah güller ak güller  &#8212; a &#8212; güller</span></span><br />
<span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><b>Sarma Kafiye:</b></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Şafakta çöktü sapsarı karanlık  &#8212; a &#8212; karanlık</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Gün bana verimli ten gibi ölgün  &#8212; b &#8212; ölgün</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Muzdarip münzevi geçen günün &#8212; b &#8212; günün</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Ardından ağarır muhayyel ışık &#8212; a &#8212;   ışık</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;"><i>Rıfat KÜTÜK</i></span></span></strong></p>
<p align="JUSTIFY"><span style="font-family: Verdana, sans-serif;"><span style="font-size: small;">Tek ses benzerliğine(i<b>ç</b>tim-u<b>ç</b>tum) yarım kafiye, iki ses benzerliğine(ask<b>er</b>-değ<b>er</b>) tam kafiye, ikiden fazla ses benzerliğine(Anad<b>olu</b>-y<b>olu</b>) zengin kafiye denir. Birinci mısradaki kelimenin ikinci mısrada başka bir kelimede aynen yer almasına (<b>kara</b>&#8211; An<b>kara</b>) tunç kafiye ve yazılışı aynı anlamları farklı iki kelime(asma ‘meyve’ – asma ‘idam’)den oluşan kafiyeye ise cinaslı kafiye denilmektedir.</span></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-kafiye-ve-redif/">Divân Edebiyatında Kafiye ve Redif</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/divan-edebiyatinda-kafiye-ve-redif/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>15. yüzyıl Divân Edebiyatına Genel Bir Bakış</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/15-yuzyil-divan-edebiyatina-genel-bir-bakis/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/15-yuzyil-divan-edebiyatina-genel-bir-bakis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Mar 2013 10:50:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[15. yy Divân Edebiyatına Genel Bir Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Divan Edebiyati]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=29360</guid>

					<description><![CDATA[<p>15. YÜZYIL DİVAN EDEBİYATINA GENEL BAKIŞ 14. yy. da temelleri sağlamlaşan Divan edebiyatı hem mesnevî sahasında hem de diğer nazım şekillerinde kuvvetli eserler vermeye başlamıştır. 15. yüzyılın önemli bir şairi Fatih Sultan Mehmet’tir. Avnî mahlasıyla şiirler yazan Fatih’in ‘divançe’ hacminde bir eseri vardır. Hakeza oğlu II. Bâyezîd de Adlî mahlasıyla şiirler yazan bir şairdir. Bu [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/15-yuzyil-divan-edebiyatina-genel-bir-bakis/">15. yüzyıl Divân Edebiyatına Genel Bir Bakış</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>15. YÜZYIL DİVAN EDEBİYATINA GENEL BAKIŞ</strong></p>
<p><strong></strong>14. yy. da temelleri sağlamlaşan Divan edebiyatı hem mesnevî sahasında hem de diğer nazım şekillerinde kuvvetli eserler vermeye başlamıştır. 15. yüzyılın önemli bir şairi Fatih Sultan Mehmet’tir. Avnî mahlasıyla şiirler yazan Fatih’in ‘divançe’ hacminde bir eseri vardır. Hakeza oğlu II. Bâyezîd de Adlî mahlasıyla şiirler yazan bir şairdir.<br />
Bu dönemin padişah sülalesine mensup en velud kalemi Fatih’in küçük oğlu Cem’dir. Türkçe ve Farsça divanları ile Cemşîd ü Hûrşid Cem Sultan’ın bilinen eserlerindendir. Dönemin bir diğer şairi Halimî mahlasıyla şiirler yazan Şehzâde Korkut’tur. Şeyhî’nin yeğeni Cemâlî de yüzyılın divan sahibi şairlerindendir. Hüma vü Hümayun, Miftahü’l- ferec Cemâlî’nin eserleri cümlesindendir.<br />
Karamanlı Nizamî, Melihî, Mesihî bu yüzyılın şairleri arasında zikredilmektedir. Mesihî’nin Edirne Şehrengizi türün bildiğimiz ilk örneğidir.<br />
Bu dönemde kadın divan şairlerimiz de ortaya çıkmıştır. Zeynep Hanım ve Amasyalı Mihrî Hatun bunlardandır.<br />
Bu yüzyılın önemli mutasavvıf şairlerinden biri Eşrefoğlu Rûmî’dir. Hacı Bayramı Velî’nin müridi ve damadı olan şair Yunus Emre ve Âşık Paşa tarzında hece ve aruzla şiirler söylemiştir. Yüzyılın bir diğer mutasavvıf şairi Ümmî Kemâl’dir.</p>
<p>15. yy. mesnevî sahasında da velud bir yüzyıldır. Halilî’nin Firkat-nâme’si, Tacizade Cafer Çelebi’nin Heves-nâme’si, Yazıcıoğlu Mehmet Bîcân’ın Muhammediye’si, Abdulvasi Çelebi’nin Halil-nâme’si, Kemal Ümmî’nin 40 Armağan’ı dikkate değer mesnevîlerdir. Ümmî’nin 40 Armağan’ı 40 hadis geleneğinin edebiyatımızda bilinen ilk örneğidir.<br />
Hatipoğlu’nun Ferah-nâme’si, Elvân-ı Şirâzî’nin (Âşık Paşa’nın oğlu) Gülşen-i Râz tercümesi, Abdurrahim Karahisari’nin Vahdet-nâme’si, Dede Ömer Ruşenî’nin Külliyat’ı İbrahim Tennûrî’nin Gülzâr-ı manevi’si dönemin önemli mesnevîleri arasında yer alır. Ayrıca Kaygusuz Abdal’ın Gevher-nâme’si, Müridi’nin Pend-nâme’si, Ahmed-i Rıdvan’ın Hüsrev ü Şirin’i, Bekâyî’nin Yusuf u Züleyhâ’sı, Edirneli Şahidi’nin Gülşen-i Uşşak (Leylâ ile Mecnûn)’ı yine dönemin önemli mesnevîleridir.<br />
Şahidi’nin Leylâ ile Mecnûn’u Anadolu edebiyatında tespit edebildiğimiz ilk Leylâ ile Mecnûn’dur. Eser bütün Leylâ ile Mecnûn’lar arasında da en hacimli eser olarak tanınır. 4 nüshası vardır.<br />
15. yy Divan edebiyatının en karakteristik tarafı padişahlar ve şehzâdeler etrafında toplanmış olmasıdır. Fatih’in etrafında 185 civarında şairin bulunduğu ve bunların bir kısmının maaşa bağlandığı bilinmektedir. İkinci halka II. Bâyezîd’in etrafında oluşmuştur. Cafer Çelebi, Sinoplu Seyfi, Mihrî Hatun gibi şairler bu halkada yer almışlardır. Şehzâde Cem’in etrafında kümelenen şairler ise (Kandî, Sadî, Lal’î, Türabî ve Şahidi) Cem Şairleri olarak tanınırlar. Dördüncü grup ise Sadrazam Mahmut Paşa etrafında teşekkül etmiştir. Adnî mahlasıyla şiirler söyleyen bu sadrazam Tursun Bey, Sarıca Kemâl ve lügatiyle tanınan Halimî’yi çevresinde toplamıştır.<br />
15. yy. dil, estetik zevk, mazmunlar, nazım şekilleri bakımından 16. yüzyılı hazırlamış ve Türkçe bu yüzyılda Divan edebiyatına intibak sürecini tamamlamıştır.</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/15-yuzyil-divan-edebiyatina-genel-bir-bakis/">15. yüzyıl Divân Edebiyatına Genel Bir Bakış</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/15-yuzyil-divan-edebiyatina-genel-bir-bakis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkçe ve Edebiyat Dersi Çalışma Teknikleri &#8211; 1</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-ve-edebiyat-dersi-calisma-teknikleri-1/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-ve-edebiyat-dersi-calisma-teknikleri-1/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 May 2011 21:54:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[dil bilgisine nasıl çalışılır]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyata nasıl çalışılır]]></category>
		<category><![CDATA[ezberlemek]]></category>
		<category><![CDATA[sözel ders nasıl çalışılır]]></category>
		<category><![CDATA[sözel derslere çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[Teknik]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe nasıl çalışılır]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe ve edebiyat çalışma örneği]]></category>
		<category><![CDATA[türkçe ve edebiyat çalışma teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yöntem]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkçe ve Edebiyat Dersi Çalışma Teknikleri &#8211; 1 İlköğretimde Türkçe dersine; ortaöğretimde Türk edebiyatı ile dil ve anlatım dersine; yükseköğretimde ise Türk dil bilgisi ve edebiyatı ile ilgili onlarca derse çalışmak, bazı kişiler için çekilmez ve anlaşılmazdır. Bunun tam tersi biçimde, edebiyat ve dil derslerini dört gözle bekleyen, dil bilgisi konularıyla uğraşmayı bir zevk olarak [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-ve-edebiyat-dersi-calisma-teknikleri-1/">Türkçe ve Edebiyat Dersi Çalışma Teknikleri – 1</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #00ccff;"><span style="font-size: 25pt;">Türkçe </span></span><span style="font-size: 25pt;"><span style="color: #c0c0c0;">ve</span> <span style="color: #ff0066;">Edebiyat </span><span style="color: #00cc66;">Dersi</span><br />
</span><span style="color: #ffcc00; font-size: large;">Çalışma</span></strong><span style="font-size: large;"><strong><span style="color: #ffcc00;"> Teknikleri </span><span style="color: #c0c0c0;">&#8211;</span> <span style="color: #c0c0c0;">1</span></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/turkce-edebiyat-calisma-teknikleri-1.jpg" alt="türkçe ve edebiyat" align="left" />İlköğretimde Türkçe dersine;  ortaöğretimde  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">Türk edebiyatı</span></a> ile dil ve anlatım dersine; yükseköğretimde ise  Türk dil bilgisi ve edebiyatı ile ilgili onlarca derse çalışmak, bazı kişiler  için çekilmez ve anlaşılmazdır. Bunun tam tersi biçimde, edebiyat ve dil  derslerini dört gözle bekleyen, dil bilgisi konularıyla uğraşmayı bir zevk  olarak algılayan kitap  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/bozkurt-resimleri/"> <span style="color: #000000;">kurt</span></a>ları da var. Bu durum, aslında kişilerin dil gelişimi  ve edebiyata olan ilgisi ile doğrudan ilgili olmakla birlikte, geliştirilebilir  bir beceriyi de dikkate almamız gerektiğini göstermektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Devamı gelecek birkaç yazı ile  sizlere, Türkçe ve  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Edebiyat/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a> derslerinde başarınızı arttırmak ve bu derslere  çalışırken artık mutlu olmanızı sağlamak için farklı çalışma yöntemleri  sunacağız. Kuşkusuz bu yöntemler, size sihirli bir çubuk vadetmeyecek. Burada  anlatılanlar, kendi çalışma yönteminizi daha iyi hâle getirmeniz için verimli  çalışma önerilerinden oluşacaktır. Böylece edebiyat ve Türkçe derslerine farklı  bir yön kazandırmış, onları bütüncül bakış açısıyla kavramış olacaksınız.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yazı serisinin her birinde, önce  genel hatırlatma yapılacak, sonra bir  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> konusu üzerinde örnekleme  yapılacak, sonra ise <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a> konularından biri üzerinde farklı çalışma yöntemi  örneklendirilecektir.</span></p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="250" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="justify"><b><font color="#00CCFF" style="font-size: 15pt" face="Maiandra GD">Genel Hatırlatma</font></b></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tüm derslerde olduğu gibi,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-dersi-testler-sorular-soru-bankalari/"> <span style="color: #000000;">Türkçe ve  edebiyat</span></a> derslerinde de bazı konularda parçadan bütüne, bazılarında ise bütünden  parçaya çalışmak gerekir. Bazen bu iki yöntemi de sırasıyla uygulamak yararlı  olacaktır. Bunu belirlemek için, çalışacağınız konunun ne kadar çok terim,  kavram veya kuramsal (teorik) bilgi içerdiğine bakmanız gerekir. Eğer konular  çok fazla ezber bilgi içeriyorsa, önce bunlar yeterince kavranmalı, daha sonra  bütün hakkında <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/coklu-zeka-kurami/"> <span style="color: #000000;">zihinsel</span></a> bir algı oluşturulmalıdır. Daha genel bir konu üzerinde  çalışılacaksa, parçanın tamamı içselleştirilmeli, daha sonra onun hakkında yorum  becerisi geliştirme yolu seçilmelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Başka birine öğretirmiş gibi yaparak  öğrenme, tüm derslerde olduğu gibi  <a href="https://www.bilgicik.com/?s=T%C3%BCrk%C3%A7e"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> ve  <a href="https://www.bilgicik.com/?s=edebiyat"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a> konularında da oldukça işe  yaramaktadır. Eğer çalışma ortamınız buna müsaitse, karşınızda biri varmış ve  siz ona bu konuyu öğretiyormuş gibi yaparak eksikliklerinizi tamamlayabilir ve  öğrenme düzeyinizi belirlemekle kalmaz çok yararlı bir tekrar ile konuyu  özümsemiş olursunuz. Bunun için konulara ayrıntısıyla çalıştıktan sonra, içten  veya dıştan sesli olarak, tıpkı bir  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozlesmeli-ogretmenlik-haksizligina-son-verilsin/"> <span style="color: #000000;">öğretmen</span></a> edasıyla konuşarak karşınızdaki  hayalî kişiye konuyu öğretmeye ve bu sırada mümkün olduğunca   <span style="color: #000000;">ders notları</span>nızdan  yararlanmamaya çalışmanızı tavsiye ediyorum.</span></p>
<p align="justify"><font color="#FF9933" style="font-size: 15pt" face="Maiandra GD"><b>Anlatım Bozuklukları Örneği</b></font></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Anlatım bozuklukları konusuna  çalışacak bir kişi, öncelikle bu konunun sözcüklerini parçalayarak &#8220;<strong>anlatım</strong>&#8221; ve  &#8220;<strong>bozukluk</strong>&#8221; kavramları üzerinde birkaç dakika düşünmelidir. Bunu hepimizin günlük  konuşma dilinde yaptığını düşünerek, bu örneklerin konu içinde daha sistemli  biçimde işleneceğini kavramalıdır. Konu başlıklarına ve birkaç anlatım bozukluğu  örneğine baktıktan sonra zihninde genel bir şema oluşturduktan sonra, konunun  parçaları olan alt başlıklara geçmeli ve tek tek öğrenmelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8220;<em>Cümlede gereksiz sözcük  kullanılması</em>&#8221; ile oluşan  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/anlatim-bozukluklari/"> <span style="color: #000000;">anlatım bozuklukları</span></a> konusunu, &#8220;<em>Karşıdan yaşlı ihtiyar  geliyordu.</em>&#8221; cümlesindeki gibi bir örnekle eşleştirmeli ve hem &#8220;<strong>yaşlı</strong>&#8221; hem de  &#8220;<strong>ihtiyar</strong>&#8221; sözcüğünü kullanmanın yanlış olduğunu bu başlık altında zihnine  yazmalıdır. Sonrasında örnekleri çoğaltmalı, kendi örneklerini listelemelidir.  Fakat en önemli adım, bu örneklerden birini konu başlığıyla birlikte &#8220;<strong>zihninize  kazımak</strong>&#8221; olacaktır. Şöyle ki dil bilgisi konularında örnek üzerinden yorum  yaparak öğrenme, öğretmenlerin bile kullandığı bir  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Yontem/"> <span style="color: #000000;">yöntem</span></a>dir. Herhangi bir yerde  &#8220;<strong>gereksiz sözcük kullanma</strong>&#8221; ifadesini görünce, hemen aklınıza &#8220;<strong>yaşlı ihtiyar</strong>&#8221;  tamlaması gelmeli ve buradaki çarpık anlatım size anlatım bozukluğunun nasıl  yapıldığı konusunda yönlendirmelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Daha sonra alt başlıkların tamamı  böyle bir önemli sözcükle eşleştirilmeli ve en sonda tüm başlıklar gözden  geçirilerek, konu bütünlüğü sağlanmalıdır.</span></p>
<p align="justify"><b><font color="#FF0066" style="font-size: 15pt" face="Maiandra GD">Halk Edebiyatı Temsilcileri Örneği</font></b></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/halk-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Halk edebiyatı</span></a>nın önemli  temsilcileri konusunu öğrenmeye çalışan bir kişi, öncelikle &#8220;<strong>halk edebiyatı</strong>&#8221;  döneminin  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">Türk edebiyatı</span></a>nda hangi aralığa denk geldiğini düşünmelidir. Bu tarih  aralığında hangi <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-yazarlar-ve-sairler/"> <span style="color: #000000;">yazar ve şairler</span></a>in yaşadığına dair önbilgilerini, hazırbulunuşluğunu sorgulamalıdır. Konuya çalışmaya başlamadan önce sahip olduğu  bilgileri gözden geçiren kişi, daha sonra bu konu boyunca neler öğreneceğine  şöyle genel anlamda bir göz atmalı ve sonra ayrıntılara geçmelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yunus Emre ve Karacaoğlan gibi  şairlerin hayatlarının birbirine paralel yönlerini, şiirlerindeki &#8220;<strong>ortaklıkları</strong>&#8221;  bir yanda biriktirip, diğer yanda şairleri birbirinden ayıran &#8220;<strong>farklılıkları  &#8211; özel yönleri</strong>&#8221; akılda tutmaya çalışmak en iyi yöntemdir. Örneğin; <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yunus-emre-hayati/"> <span style="color: #000000;">Yunus Emre</span></a> de <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/karacaoglan-biyografi-hayati-kim-kimdir/"> <span style="color: #000000;">Karacaoğlan</span></a> da hoşgörülü, ilahi aşk üzerine şiirler yazan, <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hece-olcusu/"> <span style="color: #000000;">hece ölçüsü</span></a>nü kullanan  ve sade bir dil kullanan kişilerdir. Fakat Yunus Emre 13. yüzyılda, Karacaoğlan  17. yüzyılda yaşamıştır. Ayrıca Yunus Emre aruz veznini de kullanmışken,  Karacaoğlan yalnızca hece ölçüsünü kullanmıştır. Yunus Emre&#8217;nin şiirlerinin  büyük çoğunluğu ilahi aşk iken, Karacaoğlan  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ilahi-nazim-bicimleri/"> <span style="color: #000000;">ilahi</span></a> aşkın yanında beşeri (insani)  aşkı da işlemiştir. Yunus Emre şiirlerini sazla söylememişken, Karacaoğlan  şiirlerini (koşmalarını) sazla dile getirmiş, koşmalarını  <span style="color: #000000;">türkü</span> gibi söylemiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yukarıdaki metni, bir öykünün  herhangi bir bölümü gibi algıladığınız zaman, Yunus Emre ve Karacaoğlan, sanki  hayatımızda bulunan gerçek kişilermiş gibi canlanırlar. Bu anlamda onları,  yaşamınızdaki arkadaşlarınıza, akrabalarınıza veya hocalarınıza da  benzetebilirsiniz. Mesela &#8220;<em><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/koroglu-destani/"><span style="color: #000000;">Köroğlu</span></a>, aynen benim amcama benziyor, ikisi de çok  isyankar.</em>&#8221; diye &#8220;<strong>gerçek hayattan bir benzetme</strong>&#8221; yaparak, onları  zihninizde hâli hazırda var olan bir şemaya da yerleştirebilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Örnek konular üzerinde yeni  teknikler sunacağımız bu yazının devamı gelecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İyi çalışmalar&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">TTK!</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><em>Orkun KUTLU</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: x-small;"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hakkimda/"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/orkun-kutlu.jpg" border="0" alt="Orkun Kutlu" /></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-ve-edebiyat-dersi-calisma-teknikleri-1/">Türkçe ve Edebiyat Dersi Çalışma Teknikleri – 1</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-ve-edebiyat-dersi-calisma-teknikleri-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
