<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tarih Ygs-Lys Hazırlık | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/tarih-ygs-lys-hazirlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Dec 2024 06:39:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Osmanlı Devleti’nin Büyümesi ve Cihan Devleti Hâline Gelmesi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-devletinin-buyumesi-ve-cihan-devleti-haline-gelmesi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-devletinin-buyumesi-ve-cihan-devleti-haline-gelmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 06:39:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=115605</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti’nin büyümesi ve bir cihan devleti hâline gelmesi, kuruluşundan itibaren izlenen stratejiler, güçlü bir devlet yapısı ve coğrafi konumu sayesinde gerçekleşmiştir. Osmanlılar, Balkanlar ve Anadolu’da gerçekleştirdikleri fetihlerle geniş bir toprak bütünlüğü sağlamış, aynı zamanda farklı din, dil ve kültürlere hoşgörüyle yaklaşarak halkın desteğini kazanmıştır. Merkeziyetçi bir idare sistemiyle güçlü bir yönetim kuran Osmanlılar, özellikle [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-devletinin-buyumesi-ve-cihan-devleti-haline-gelmesi/">Osmanlı Devleti’nin Büyümesi ve Cihan Devleti Hâline Gelmesi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti’nin büyümesi ve bir cihan devleti hâline gelmesi, kuruluşundan itibaren izlenen stratejiler, güçlü bir devlet yapısı ve coğrafi konumu sayesinde gerçekleşmiştir. Osmanlılar, Balkanlar ve Anadolu’da gerçekleştirdikleri fetihlerle geniş bir toprak bütünlüğü sağlamış, aynı zamanda farklı din, dil ve kültürlere hoşgörüyle yaklaşarak halkın desteğini kazanmıştır. Merkeziyetçi bir idare sistemiyle güçlü bir yönetim kuran Osmanlılar, özellikle Yıldırım Bayezid, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman gibi padişahlar döneminde askeri, siyasi ve ekonomik açıdan büyük başarılar elde etmiştir. İstanbul’un fethiyle Doğu Roma İmparatorluğu’na son veren Osmanlı Devleti, bu zaferle birlikte hem Avrupa’da hem de İslam dünyasında büyük bir güç hâline gelmiştir. Ayrıca, denizcilik faaliyetleriyle Akdeniz ve Hint Okyanusu’nda hakimiyet kurarak küresel ticaret yollarını kontrol altına almış, bu sayede bir dünya devleti olma yolunda önemli adımlar atmıştır. Bu süreçte ilmi, sanatsal ve kültürel alanlarda da büyük gelişmeler gösteren Osmanlı, sadece bir askeri güç değil, aynı zamanda bir medeniyetin temsilcisi olarak da tarih sahnesindeki yerini almıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Osmanlı Devleti&#8217;nin büyümesi ve Cihan Devleti hâline gelmesi, birçok etkileyici gelişmeyle açıklanabilir. İşte bu süreçte önemli olan bazı gelişmeler:</p>
<ol start="1">
<li><strong>Coğrafi Konumun Özelliği</strong>: Osmanlılar, Anadolu&#8217;nun ve Balkanlar&#8217;ın stratejik konumu sayesinde Bizans İmparatorluğu&#8217;nun zayıflamasıyla fırsat buldular.</li>
<li class="ps-2"><strong>Bizans&#8217;ın Durumu</strong>: Bizans İmparatorluğu&#8217;nun ekonomik ve askeri zayıflığı, Osmanlıların bölgedeki güçlenmesine ve Bizans topraklarını ele geçirmesine olanak tanıdı.</li>
<li class="ps-2"><strong>Komşu Beyliklerle İlişkiler</strong>: Osmanlılar, diplomatik ve askeri ittifaklar kurarak güçlerini artırdılar.</li>
<li class="ps-2"><strong>Gaza ve Cihat Anlayışı</strong>: Osmanlılar, İslam dinini korumak ve yaymak amacıyla cihat anlayışını benimsemişlerdir.</li>
<li class="ps-2"><strong>İskan (Yerleştirme) Politikası</strong>: Osmanlılar, fethedilen bölgelerde iskan politikası uygulayarak bu bölgeleri daha kolay kontrol altına alabilmişlerdir.</li>
<li class="ps-2"><strong>Ahi Teşkilatı</strong>: Osmanlılar, Ahi Teşkilatı gibi geleneksel örgütleri kullanarak toplumsal ve ekonomik yapıları güçlendirmişlerdir.</li>
<li class="ps-2"><strong>Osmanlı Egemenliğinin Bölünmemesi</strong>: Osmanlılar, egemenliğini bölünmemiş bir şekilde yönetmişlerdi</li>
</ol>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-devletinin-buyumesi-ve-cihan-devleti-haline-gelmesi/">Osmanlı Devleti’nin Büyümesi ve Cihan Devleti Hâline Gelmesi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-devletinin-buyumesi-ve-cihan-devleti-haline-gelmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Dünya Savaşı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ii-dunya-savasi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ii-dunya-savasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2013 14:18:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Milli Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Alman-Rus savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bağdat Paktı]]></category>
		<category><![CDATA[Helsinki Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[İran-Irak savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kore Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Körfez Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Küba Bunalımı]]></category>
		<category><![CDATA[Sovyetler Birliği’nin Dağılması]]></category>
		<category><![CDATA[Varşova Paktı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=38347</guid>

					<description><![CDATA[<p>II. Dünya Savaşı (1939-1945) Nedenler I.Dünya Savaşı&#8217;nın bıraktığı sorunlar ve bu sorunların çıkardığı yeni gelişmeler II.Dünya savaşı&#8217;nın başlamasında etkili olmuştur.1930 yıllarından sonra Avrupa&#8217;da statükocu devletlerle, statükonun değişmesini isteyenler arasında siyasi, ekonomik ve askerî gerginlikler başlamış ve bunlar devletler arasında çatışmalara neden olmuştur. Savaşın Başlaması II. Dünya Savaşı Almanya&#8217;nın Polonyo&#8217;ya saldırmasıyla başlamıştır. Ancak, savaşın temel nedeni olarak Avrupa&#8217;nın en büyük denizci ve sömürgeci devletiyle [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ii-dunya-savasi/">II. Dünya Savaşı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>II. Dünya Savaşı (1939-1945)</h2>
<p><strong>Nedenler</strong><br />
I.Dünya Savaşı&#8217;nın bıraktığı sorunlar ve bu sorunların çıkardığı yeni gelişmeler II.Dünya savaşı&#8217;nın başlamasında etkili olmuştur.1930 yıllarından sonra Avrupa&#8217;da statükocu devletlerle, statükonun değişmesini isteyenler arasında siyasi, ekonomik ve askerî gerginlikler başlamış ve bunlar devletler arasında çatışmalara neden olmuştur.<br />
<strong>Savaşın Başlaması</strong><br />
II. Dünya Savaşı Almanya&#8217;nın Polonyo&#8217;ya saldırmasıyla başlamıştır. Ancak, savaşın temel nedeni olarak Avrupa&#8217;nın en büyük denizci ve sömürgeci devletiyle (İngiltere) en güçlü kanal devleti (Almanya) arasında doğrudan anlaşmaya varılamamış olması ve Almanya&#8217;nın askerî ve ekonomik olarak diğer devletler için tehlikeli olması gösterilebilir.<br />
<strong>Batı Cephesi</strong><br />
Batı Cephesi Almanya Polonya&#8217;ya saldırınca İngiltere ve Fransa Polonya&#8217;ya yardım etmek için anlaştılar. Bu arada Sovyet Rusya da Polonya&#8217;yı işgal etti. Almanya ve Sovyet Rusya Polonya&#8217;yı kendi aralarında paylaştılar. Sovyet Rusya Baltık toprakları için harekete geçti. Estonya, Letonya, Litvanya Sovyet Rusya&#8217;ya üs verdiler. Finlandiya barış görüşmelerini kabul etmek zorunda kaldı ve bağımsızlığını korudu; ancak Sovyet Rusya&#8217;ya toprak ve üs verdi.Böylece Sovyet Rusya Baltık kıyılarına yerleşti.</p>
<p>Almanya, Danimarka, Norveç, Hollanda ve Belçika topraklarını işgal etti. İtalya da Fransa ve İngiltere&#8217;ye savaş açtı. Almanlar Paris&#8217;e girdiler. Öte yandan Almanya, Japonya ve İtalya sürekli barışın sağlanması amacıyla 27 Eylül 1940&#8217;da Üçlü Pakt&#8217;ı imzaladılar.<br />
<strong>NOT</strong>: Üçlü Pakt İngiltere&#8217;nin dünyadaki istekleri ve Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin ekonomik yayılmacılığına karşı kurulmuştur.<br />
<strong>Kuzey Afrika Cephesi</strong><br />
Ingiltere denizlerde çok güçlü bir devletti. Avrupa&#8217;da Ingi- O« lizlerin bu hâkimiyeti&#8217;nin kırılamayacağı anlaşılınca İtalya ve Almanya stratejik açıdan önemli olan Süveyş Kanalının bulunduğu Afrika cephesini açtılar. Ancak Müteffik Devletler karşısında Mihver Devletleri yenildiler.<br />
<strong> Balkanlar&#8217;da Almanya&#8217;nın Yayılması</strong><br />
Almanya Balkanlarda ilerlemeye başladı.Balkan devletlerini zorla Üçlü Pakt&#8217;a üye yapıp Yunanistan&#8217;a kadar ilerledi. Bu dönemde Irak&#8217;ta hükümet darbesi olmuştu. Almanya<br />
Irak asillerine Fransa&#8217;nın mandası olan Suriye üzerinden yardım göndermeye başladı. Almanya, bu arada Irak petrollerinden yararlanabilmek için Türkiye üzerinden geçebilmek amacıyla Ankara Hükümeti&#8217;ne de baskı yapmaya başlamıştı.</p>
<h3>II.Dünya Savaş&#8217;ında Türk Dış Politikası</h3>
<p>Almanya&#8217;nın Türkiye sınırlarında yayılması üzerine İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye&#8217;yi savaşa sokmaya çalışmıştır. Ancak Türkiye denge politikası adı verilen bir politikayla savaşa girmemiş, Mihver ve Mütefik Devletler arasında tarafsız davranmış, iki tarafı da karşısına almayarak dünya politikasında yerini almıştır. Almanya-Türkiye arasında 1941&#8217;de saldırmazlık paktı imzalanması da bunun açık örneğidir.<br />
<strong>ÖRNEK:</strong> Türkiye, ikinci Dünya Savaşı&#8217;nda 1939 yılında İngiltere ve Fransa ile ittifak, 1941 yılında Almanya ile dostluk antlaşması imzalamıştır. Yalnız bu bilgiyle, Türkiye&#8217;nin İkinci Dünya Savaşındaki bu tutumunun,<br />
I. savaşın değişen koşullarına göre hareket ettiği,<br />
II. Savaş dışı kalmaya çalıştığı.<br />
III. Milletler Cemiyetine üye olduğu<br />
durumlarından hangilerini gösterdiği savunulabilir?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III<br />
<strong>2009 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> II. Dünya Savaşı&#8217;nda Türkiye&#8217;nin önce İngiltere ve Fransa ile ittifak ardından da Almanya ile dostluk antlaşması imzalaması ülkemizin değişen savaş koşullarına göre<br />
hareket ettiğini ve savaş dışı kalmaya çalıştığını gösterir.<br />
<strong>Yanıt D</strong></p>
<h3>Alman-Rus savaşı</h3>
<p>Almanya &#8220;Yıldırım Harbi&#8221; ile Avrupa, Kuzey Afrika ve Balkanlar&#8217;da ilerlemiş ancak başarılı olamamıştır. Bu sırada ingiltereve Rusya arasında antlaşma imzalanmış, bunu Rusya&#8217;nın Polonya ile imzaladığı dostluk antlaşması izlemiştir. Bu arada Sovyet &#8211; Rusya ve Polonya arasında dostluk anlaşması da imzalanmıştır. Müttefik Devletler&#8217;in bu faaliyetlerine karşılık Almanya Anti-Komintern Paktı&#8217;nı yenilemiştir (Kominist Enteryoneline karşı). Kış mevsiminin gelmesiyle Ruslar, Almanlara karşı hücuma geçtiler ve Doğu cephesinde Almanları gerilettiler.</p>
<h3>Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin Savaşa Girmesi</h3>
<p>Amerika savaşın başında tarafsız kalmıştır. Ancak Amerikan başkanının müttefiklere yardım ifadeleri Almanya ve İtalya tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Japonya, Uzak Doğu&#8217;da yayılmacı bir politika izlemeye başlamış bu ülkenin Pasifik&#8217;te Amerika ve Sovyet Rusya ile çıkarları çatışmaya başlamıştır. Bu arada Sovyetler Birliği ve Japonya arasında saldırmazlık ve tarafsızlık antlaşması imzalanmıştır. Uzak Doğu&#8217;da Japonya, 1941&#8217;de Pearl Harbour&#8217;daki Amerikan üslerini bombalamaya başlamış, ardında da İngiltere ve Amerika&#8217;ya resmen savaş açmıştır. Ancak Amerika Pasifik&#8217;te üstünlüğü çok geçmeden ele geçirmiştir.  Amerika&#8217;nın savaşa katılmasıyla Almanya&#8217;ya karşı savaşa katılan 26 ülke &#8220;Atlantik Bildirisi&#8221; ve &#8220;Birleşmiş Milletler&#8221; bildirisi yayınlamıştır. Birleşmiş Milletler Bildirisi, Birleşmiş Milletler Örgütü&#8217;nün temellerini oluşturmuştur. İtalya Müttefik Devletler tarafından işgal edildi ve Musolli&#8217;ni<br />
iktidardan düştü, ardında da ateşkesle savaştan çekildi. Almanya doğu ve batıdan Müttefik Devletler tarafından sıkıştırıldı ve 8 Mayıs1945&#8217;te bütün Alman kuvvetleri teslim oldular.<br />
Japonya&#8217;nın teslim olmaması üzerine Amerika 6 Ağustos 1945&#8217;te Hiroşima&#8217;ya ardından Nagazaki&#8217;ye atom bombaları attı. Bu saldırılar üzerine Japonya teslim oldu. Böylece savaş müttefiklerin galibiyetiyle sona erdi.<br />
II. Dünya Savaşı&#8217;na 58 ülke katılmış, 25 .173000&#8217;i asker, 41 .830.600 &#8216;ü sivil olmak üzere 67.004.300 kişi hayatını kaybetmiştir.<br />
<strong>Savaşın Sonuçları</strong></p>
<ul>
<li>Savaş tekniği ve teknolojisi, insan ve savaş malzemesi çok geniş alanları kapsamış bu durum savaşın uzun, şiddetli ve yıpratıcı olmasına neden olmuştur.</li>
<li>Müttefikler, Sovyetler Birliği ve diğer müttefikler olarak yeni bloklar oluşmasını sağlamıştır.</li>
<li>I.Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra oluşan güçler dengesi bozulmuş ve siyasi haritadaki değişiklikler güçler dengesinde boşluk oluşmasına neden olmuştur.</li>
</ul>
<h3>Türkiye&#8217;nin Almanya ve Japonya&#8217;ya Savaş İlan Etmesi (23 Şubat 1945)</h3>
<p>Almanya Türkiye&#8217;ye savaşa katılması için baskı yapmış; ancak Türkiye savaşa katılmamıştır. İngiltere de Türkiye&#8217;den Almanya ile ilişkilerini kesmesini istemiştir.Bu arada Sovyetler Birliği Türkiye&#8217;nin Almanya ile ilişkisini kesmediğini bu yüzden müttefiklerden ayrı bir politika izleyeceğini bildirmiştir. Sovyet Rusya&#8217;nın bu tutumu üzerine Türkiye, Almanya ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini kesti.<br />
II. Dünya Savaşı Sonrası Güçler Dengesi ve Bloklaşma<br />
II. Dünya Savaşı sonunda Avrupa ve Asya kıtalarında güçler dengesinde boşluk oluştu. İngiltere ve Fransa kazanmış olmalarına rağmen her açıdan çok yıpranmışlardı ve bu devletlerin toparlanmaları uzun sürecekti. Savaştan Amerika ve SovyetRusya güçlü çıkmıştı. Sovyet &#8211; Rusya yayılmacı emellerini sürdürürken Amerika yeniden &#8221; Yalnızlık politikası&#8221;na dönme niyetindeydi. Sovyetler Birliği II.Dünya Savaşı&#8217;nda Avrupa&#8217;nın büyük bir bölümünde Polonya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan, Doğu Almanya, Arnavutluk, Yugoslavya&#8217;da etkili olmuştur. Kominist rejimler Moskova tarafından yönetilmeye başlamış ve &#8220;Demir Perde Bloku&#8221; oluşmuştur. Bu arada ABD tarafından Marshall Planı hazırlandı ve Avrupa Ekonomik işbirliği Örgütü kuruldu. Buna karşılık Sovyetler Birliği Bulgaristan, Çekoslavakya, Macaristan, Polonya ve Romanya arasında Ekonomik Yardımlaşma Konseyi (COMECON) kuruldu. Yine NATO&#8217;ya karşı Doğu Bloku ülkeleri, Varşova Paktı&#8217;nı kurdular.</p>
<h3><span style="font-size: 1.17em;">Varşova Paktı (14 M ayıs 1955)</span></h3>
<p>Bölgesel, kollektif savunma ve yardımlaşma örgütüdür. Sovyetler Birliği, Arnavutluk, Demokratik Alman Cumhuriyeti, Bulgaristan, Macaristan, Polonya ve Çekoslavakya katılmıştır.<br />
Batı Bloku Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Truman 12 Mart 1947&#8217;de komünizmi durdurma amacıyla özgürlük ve bağımsızlığı korumak için mücadele eden uluslara askerî ve ekonomik yardım yapılmasını söylemiştir. &#8220;Truman Doktrini&#8221; de Türkiye&#8217;ye 100 milyon dolarlık yardım yapılmasını kabul etmiştir. Bu doktrinle dünyada &#8220;Soğuk Savaş&#8221; adımları da atılmış oldu.<br />
Sovyetler Birliği&#8217;nin yayılmacı tehditlerine karşı NATO kuruldu. 1950&#8217;lerde Sovyet Rusya&#8217;ya karşı Batı Bloku oluşturulmuş oldu.</p>
<h3>Kore Savaşı (1950-1953)</h3>
<p>1910&#8217;da Japonya Kore&#8217;yi egemenliği altına almıştı. Kore&#8217;yi bu durumdan kurtarmak için Amerika ve Sovyetler Birliği bu ülkenin kuzeyini ve güneyini işgal ettiler. Amerika güneyde askerî yönetim; Sovyetler Birliği kuzeyde Kuzey Kore Halk Cumhuriyeti&#8217;ni kurdu ve ülke ikiye bölündü. Bundan sonra Amerika ve Sovyet &#8211; Rusya&#8217;nın anlaşamaması üzerine iki Kore arasında savaş başladı. Türkiye Birleşmiş Milletler&#8217;e üye olarak Güney Kore&#8217;ye yardım edilmesini kabul etmiş, bölgeye asker göndermiştir.</p>
<h3><span style="font-size: 1.17em;">Bağdat Paktı-CENTO (24 Şubat 1925)</span></h3>
<p>Amerika Birleşik Devletleri Orta Doğu&#8217;yu kuşatacak bir savunma tasarısı hazırladı. Bu arada Arap-israil gerginliği devam ediyordu. Türkiye bu dönemde Irak ile politik yakınlaşmaya girmiş ve 1955&#8217;te Türkiye ve Irak arasında Bağdat Paktı imzalanmış, İngiltere de çıkarlarına uygun olduğu için pakta katılmıştır. Daha sonra pakta Pakistan ve İran da üye olmuştur.<br />
Bu gelişmeler üzerine paktın adı, CENTO olarak değiştirilmiştir. Yumuşama (Detant) Politikası ve Gelişmeler Soğuk Savaş döneminde Doğu ve Batı bloku ülkelerinin özellikle Sovyet &#8211; Rusya ve Amerika Birleşik Devletlerinin silahlanma yarışına girmeleri, nükleer silahların kullanılmasının dünyada oluşturacağı tahribatlar endişelere yol açmış ve Paris&#8217;te zirve konferansı yapılmasına karar verilmiş; ancak Sovyet-Amerika gerginliği (Casus uçak olayından dolayı) yumuşamamış, konferans yapılaması mış ve yeni bir bunalım ortaya çıkmıştır.</p>
<h3>Küba Bunalımı</h3>
<p>Küba&#8217;nın Sovyetler Birliği ile sıkı ilişkiler kurması Amerika ile Sovyetlerin karşı karşıya gelmesine neden olmuş iki ülke nükleer savaş eşiğine gelmiştir. Bu olaylar sonunda Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ve İngiltere arasında atmosfer ve uzayda nükleer deneme yapılmasını yasaklayan antlaşma imzalanmış ve ortam yumuşatılmıştır.</p>
<h3>Helsinki Konferansı (1 Ağustos 1975)</h3>
<p>Avrupa ülkelerinin egemenlik yönünden birbirlerine eşitliği, birbirlerinin sınırlarını ihlal etmeyecekleri, anlaşmazlıkların barış yoluyla çözüleceği gibi kararlar alınmıştır. Bu konferans Avrupa&#8217;da yumuşama (detant) politikasını gösteren en geniş devletler arası toplantıdır.<br />
<strong>Orta Doğu&#8217;da Yaşanan Gelişmeler Arap-İsrail Çatışması</strong><br />
İsrail&#8217;in kurulmasından sonra bölgede çatışmalar başlamış ve Filistin Devleti kurulmuş; ancak Orta Doğu&#8217;da barış hâlâ sağlanamamıştır.</p>
<h3>İran-Irak savaşı</h3>
<p>İngiltere 1970 yılında bölgeden çekilmiş, bölgede iki ülke rejimlerinin birbirlerine karşı oluşturdukları tutum ve politikalarla gerginlik artmıştır. Savaş petrol dış satımını geriletince Amerika ve İngiltere gibi Avrupa devletleri Basra Körfezi&#8217;ne gemi gönderme yoluna gitmişlerdir. Amerika savaşta tarafsız kalmaya çalışsa da İran&#8217;a karşı bir tutum içine girmekten kendini alamamıştır. Nihayet Birleşmiş Milletler&#8217;in çağrısıyla 20 Ağustos 1988&#8217;de sekiz yıl süren savaş sona ermiştir.</p>
<h3>Körfez Savaşı</h3>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Korfez-savasi.png"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38348" alt="Korfez savasi" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Korfez-savasi-300x160.png" width="300" height="160" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Korfez-savasi-300x160.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Korfez-savasi.png 558w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Körfez Savaşı Orta Doğu coğrafyasında köklü değişikliklere yol açmıştır. Irak Basra Körfezi&#8217;nde yayılma ve petrol kaynaklarına sahip olma politikası ile Kuveyt&#8217;i işgal etti. Petrol dengelerini bozan bu işgal bütün dünyayı etkiledi. &#8220;Körfez Krizi&#8221; büyük devletleri harekete geçirdi. Irak&#8217;a karşı &#8220;Uluslararası Güç&#8221; oluşturdu ve bu ülke füze saldırıları ile ateşkes yapmaya zorlandı.<br />
<strong>NOT</strong>: İncirlik&#8217;te Uluslararası Çevik Güç kurulmuş ve İncirlik&#8217;teki bu üs Irak&#8217;a karşı kullanılmıştır. Irak&#8217;la yaşanan kriz tam am en sona erm emiş ambargollarla devam etmiştir. Günümüzde Körfez Krizi hâlâ sürmektedir.</p>
<h3><span style="font-size: 1.17em;">Sovyetler Birliği’nin Dağılması</span></h3>
<p>Sovyetler Birliği&#8217;nde Gorbaçov&#8217;un iktidara gelmesiyle Kominist Parti&#8217;nin devlet üzerindeki vesayeti kaldırıldı ve bu ülkede başkanlık sistemi kabul edildi. Gorbavoç döneminde Amerika ile silahsızlanma antlaşması imzalanmış, iki Almanya&#8217;nın birleşmiş, birleşik Almanya NATO&#8217;ya üye olmuştur. Bu dönemde Glasnost (açıklık) ve perestroyka (yeniden yapılanma) politikalarının ardından SSCB yıkılmıştır. SSCB yıkıldıktan sonra ilk bağımsız olan devlet Gürcistan&#8217;dır.<br />
Gürcistan&#8217;ı diğer federasyon üyeleri ve Türk Cumhuriyetleri izlemiştir.<br />
Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan bağımsızlıklarını ilan etmişler. Alma-Ata zirvesinde Bağımsız Devletler Topluluğu kurulmuştur. Yeni birliğin dünya devletleri tarafından tanınmasıyla da Sovyet Rusya hukuken sona ermiştir.</p>
<h2>Türkiye-AB ilişkileri</h2>
<p>Türkiye 1964 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğuyla ortaklık antlaşması imzalamış, bu süreç Türkiye&#8217;nin 1987&#8217;de tam üyelik için başvurmasıyla hız kazanmıştır. 1999&#8217;da aday olarak kabul edilen Türkiye 2005 yılında tam üyelik müzakerelerine başlamıştır. Türkiye AB sürecinde hukuki, sosyal, siyasi ve ekonomik alanlarda değişim yaşanmaktadır. Müzakerelerde Türkiye&#8217;nin insan hakları ve sosyo-kültürel yapısı gündeme gelmektedir. Türkiye-AB entegrasyon sürecinde çeşitli organizasyonlar yapılmaktadır.<br />
<strong>ÖRNEK:</strong> Aşağıdakilerden hangisi Orta Doğu coğrafyasında köklü değişiklere yol açmıştır?<br />
A) Bağdat Paktı B) Sadabad Paktı C) Körfez Savaşı D) İran &#8211; Irak Savaşı E) Petrol Krizi<br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> Irak&#8217;ın Kuveyt&#8217;i işgali körfezde köklü değişikliklere yol açacak, ABD&#8217;nin olaya müdahalesiyle Orta Doğu coğrafyası değişmelere uğrayacaktır.<br />
<strong>Yanıt C</strong></p>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ii-dunya-savasi/">II. Dünya Savaşı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ii-dunya-savasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Barışı Korumak İçin Verilen Savaşlar</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-barisi-korumak-icin-verilen-savaslar/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-barisi-korumak-icin-verilen-savaslar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2013 13:46:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Milli Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[1929 Dünya Ekonomik Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Perşembe]]></category>
		<category><![CDATA[Locarna Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Monröe Doktrini]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyalist Demokrasi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=38342</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Barışı Korumak İçin Verilen Savaşlar CEMİYET-İ AKVAM (Milliyetler Cemiyeti) 18 Ocak 1919&#8217;da Paris Barış Konferansı&#8217;nda,uluslararası barışı ve güvenliği korumak amacıyla Milletller Cemiyeti kurulması kararlaştırıldı. Cemiyet-i Akvam resmen 10 Ocak 1920&#8217;de kuruldu. Cemiyetin asli üyeleri I.Dünya Savaşı&#8217;nı kazanan devletlerdi. Türkiye 1932&#8217;de Milletler Cemiyeti&#8217;ne katılmıştır. Cemiyete bağlı olarak La Haye Milletlerarası Adalet Divanı kurulmuştur. Cemiyet 1946&#8217;da aldığı bir kararla görevini Birleşmiş Milletler&#8217;e devretmiş ve [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-barisi-korumak-icin-verilen-savaslar/">Uluslararası Barışı Korumak İçin Verilen Savaşlar</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Uluslararası Barışı Korumak İçin Verilen Savaşlar</h2>
<h3>CEMİYET-İ AKVAM (Milliyetler Cemiyeti)</h3>
<p>18 Ocak 1919&#8217;da Paris Barış Konferansı&#8217;nda,uluslararası barışı ve güvenliği korumak amacıyla Milletller Cemiyeti kurulması kararlaştırıldı. Cemiyet-i Akvam resmen 10 Ocak 1920&#8217;de kuruldu. Cemiyetin asli üyeleri I.Dünya Savaşı&#8217;nı kazanan devletlerdi. Türkiye 1932&#8217;de Milletler Cemiyeti&#8217;ne katılmıştır. Cemiyete bağlı olarak La Haye Milletlerarası Adalet Divanı kurulmuştur. Cemiyet 1946&#8217;da aldığı bir kararla görevini Birleşmiş Milletler&#8217;e devretmiş ve hukuken 1931&#8217;de cemiyetin görevi sona ermiştir.</p>
<h3>Birleşmiş Milletler Teşkilatı</h3>
<p>Son Fransisco konferansı sonunda Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanarak 24 Ekim 1945&#8217;te yürürlüğe girmiştir. Teşkilatın amaçları</p>
<ul>
<li> insanlığı savaş tehlikesinden koruma</li>
<li>insan haklarını, küçük-büyük bütün milletlerin haklarının eşit olduğunu vurgulama</li>
<li>Devletler arası hukuka saygı gösterme</li>
<li>Ekonomik ve sosyal kalkınmayı sağlama ve hava şartlarını iyileştirme</li>
</ul>
<h3>Birleşmiş Milletler Teşkilatı Organları</h3>
<p><strong>Genel Kurul</strong><br />
Teşkilata üye olan bütün devletlerin temsil olunduğu en geniş organdır. Üye devletler bir oy hakkına sahiptir.<br />
<strong>Güvenlik Konseyi</strong><br />
15 üyesi vardır, bunların beş tanesi sürekli üyedir. (Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa ve Sovyetler Birliği) diğer üyeler ise iki yıl için seçilirler.<br />
Güvenlik Konseyi&#8217;nin sürekli üyelerine olumsuz oy kullanarak bir kararın alınmasını engelleme yetkisi(veto) tanınmıştır. Milletlerarası barış ve güvenliğin korunması sorumluluğu,<br />
Güvenlik Konseyi&#8217;ne görev olarak verilmiştir.<br />
<strong>Ekonomik ve Sosyal Konsey</strong><br />
Genel Kurul&#8217;un denetimi altında çalışır ve Genel Kurul tarafından üç yıl süre için seçilir. 54 üyeden oluşan konsey; sosyal, düşünsel, eğitim ve sağlık alanlarında uluslararası sorunlar üzerinde incelemeler yapar, konseye önerilerde bulunur ve bunlarla ilgili konferanslar düzenler.<br />
<strong>Vesayet Konseyi</strong><br />
Günümüzde önemi kalmamıştır. Milletlerarası Adalet Yetkisi Birleşmiş Milletler&#8217;in yargı organıdır. Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi&#8217;nce seçilen 15 bağımsız yargıçtan oluşmaktadır.<br />
<strong>Sekreterlik</strong><br />
Genel sekreter başkanlığında, milletlerarası memur statüsünde personelden oluşur. Milletlerarası barış ve güvenliğin korunmasını tehlikeye sokacak durumlarda Güvenlik Konseyi&#8217;nin dikkatini çekebilir.</p>
<h3>Avrupa Birliği (AB-EU)</h3>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/AB.png"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38343" alt="AB" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/AB-300x179.png" width="300" height="179" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/AB-300x179.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/AB.png 369w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>İkinci Dünya Savaşı&#8217;nın tahrip ettiği Avrupa&#8217;da Batılı devlerden birkaçının ekonomik, siyasal bütünleşmeyi amaçladıkları bir kuruluştur.</p>
<ul>
<li>AT ilk olarak 18 Nisan 1951&#8217;de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kuruldu.</li>
<li>Avrupa Topluluğu Belçika, Federal, Almanya, Fransa, İtalya, Lüksemburg, Hollanda ülkeleri tarafından kurulmuştur.</li>
<li>25 Mart 1957&#8217;de Roma Anlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluluğu ve Atom Enerjisi Topluluğu kuruldu.</li>
<li>AT ülkelerine daha sonra İngiltere, Danimarka, İrlanda Yunanistan, İspanya ve Portekiz de katıldı.</li>
<li>Türkiye Cumhuriyeti, 14 Nisan 1987&#8217;de Avrupa Topluluğu&#8217;na tam üyelik için başvurdu.</li>
</ul>
<p>AB şu alt birimlerden oluşur.</p>
<ul>
<li>Topluluk Komisyonu</li>
<li>Bakanlar Konseyi</li>
<li>Avrupa Parlementosu</li>
<li>Adalet Divanı</li>
</ul>
<p><strong> ÖRNEK</strong>: I. Üye devletlerin ekonomi politikalarını giderek birbirlerine yaklaştırmak<br />
II. Üye devletler arasında, siyasi birliği sağlanmış bir Avrupa devleti meydana getirmek<br />
III. Karadeniz&#8217;de kıyısı olan devletler arasında iş birliği sağlamak<br />
Yukarıdakilerden hangileri, Avrupa Birliği&#8217;nin amaçları arasındadır?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III<br />
<strong>2009 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> Avrupa Birliği Avrupa ülkelerinin kurduğu bir örgüttür. Bu örgütün amaçları arasında üye devletlerin ekonomik politikalarını birbirine yaklaştırmak, üye ülkeler arasında siyasi birliği sağlamak ve Birleşik bir Avrupa devleti meydana getirmek vardır. Ama Karadeniz&#8217;e kıyısı olan devletler arasında işbirliğini sağlamak AB&#8217;nin değil, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü&#8217;nün amaçları arasındadır ve bu örgüt Türkiye&#8217;nin başkanlığında kurulmuştur.<br />
<strong>Yanıt C</strong></p>
<h3>NATO</h3>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Nato.png"><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38344" alt="Nato" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Nato-300x246.png" width="300" height="246" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Nato-300x246.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Nato.png 308w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<ul>
<li>Sovyet tehdidine karşı Batılı ülkelerin bir araya gelmesiyle koruma amaçlı kurulan bir kuruluştur.</li>
<li>İlk kez 1948&#8217;de kuruldu.</li>
<li>Lüksemburg, Ingiltere, Hollanda, Fransa, Belçika arasında imzalanan Brüksel Antlaşması ile kuruldu.</li>
<li>Türkiye Nato&#8217;ya 1952&#8217;de katıldı.</li>
</ul>
<p><strong> NATO Organları</strong></p>
<ul>
<li>Nato Sekreterliği</li>
<li>Nato Konseyi</li>
<li>Savunma-Planlama Konseyi</li>
<li>Askeri Komite</li>
</ul>
<p><strong> AGİK</strong><br />
AGİK&#8217;in, insan hakları ve ekonomik dayanışma gibi alanlarda işbirliğini geliştirmek, savaşları önlemek; barışı sağlama görevleri vardır.</p>
<h3>Avrupa Konseyi</h3>
<p>Kişisel hak ve özgürlüklerin teknolojik gelişmelerden zarar görmediği bir Avrupa&#8217;yı oluşturmaktır.<br />
Üyeleri şunlardır: Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda, İngiltere, İrlanda, ispanya İsveç.<br />
İsviçre, İzlanda, Malta, Norveç, Portekiz, Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs, Lehtenstayn, Lüksemburg.<br />
<strong>ÖRNEK:</strong> NATO, 1949 Washington Antlaşması ile kurulmuştur. Başlangıçta Sovyetler Birliği tehlikesine karşı kurulan NATO siyasi, ekonomik ve kültürel işbirliğini de amaçlamıştır.<br />
NATO&#8217;nun en yüksek karar organı Kuzey Atlantik Konseyi&#8217;dir. Bu konsey NATO Genel Sekreteri ve üye ülkelerin Dışişleri Bakanlarından oluşur. Askeri komite ise Genelkurmay Başkanları&#8217;ndan meydana gelir.<br />
Buna göre,<br />
I. NATO yalnızca askeri bir örgüttür.<br />
II. En yüksek karar organı Kuzey Atlantik Konseyi&#8217;dir.<br />
III. Sovyetler Birliği tehdidi NATO için hâlâ devam etmektedir.<br />
yargılarından hangilerine ulaşNabilir?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I ve III<br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> NATO yalnızca askeri bir örgüttür ve Sovyetler Birliği tehdidi hâlâ devam etmektedir yargıları yanlıştır. Doğru olan II numaralı seçenektir.<br />
<strong>Yanıt B</strong><br />
<strong>I. Dünya Savaşı’nda Yaşanan Gelişmeler Sınırların Yeniden Belirlenmesi</strong></p>
<ul>
<li>imparatorluklar parçalandı ve yeni devletler ortaya çıktı. (Polonya, Yugoslavya, Çekoslovakya, Macaristan kuruldu.)</li>
<li> Osmanlı Devleti&#8217;nin yerine Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.</li>
<li>Suriye, Lübnan ve Irak Osmanlı Devleti&#8217;nden ayrılarak Şerif Hüseyin tarafından kuruldu.</li>
<li>Ermenistan, Gürcistan ,Estonya, Azerbaycan, Ukrayna ve Letonya Rusya&#8217;dan ayrıldılar.</li>
</ul>
<p><strong> Yeni Rejimler</strong></p>
<ul>
<li>Rusya&#8217;da 1917&#8217;de başlayan komünizm, 1953&#8217;e kadar devam etmiştir.</li>
<li>İtalya&#8217;da Musollini faşizmi başlattı.</li>
<li>Almanya&#8217;da ağır Versay Antlaşması&#8217;nın imzalanmasından dolayı ekonomi çok kötüleşti. Bu konular Hitler&#8217;in başbakan(şansölye) olarak iktidara gelmesine neden oldu. Alman faşizmi (nazizm)ortaya çıktı.</li>
<li>ispanya&#8217;da Faşist Franko iktidara geldi.</li>
</ul>
<p><strong> NOT:</strong>I. Dünya Savaşı sonundu imzalanan ağır antlaşmalar, II. Dünya Savaşı&#8217;nın başlamasına neden olmuştur.<br />
<strong>Büyük Hanedanlardan,</strong></p>
<ul>
<li>Rusya&#8217;da Romanof</li>
<li>Avusturya&#8217;da Habsburg</li>
<li>Almanya&#8217;da Hohenzol</li>
<li>Osmanlı&#8217;da Osmanoğulları ortadan kalkmıştır.</li>
</ul>
<h3>Monröe Doktrini (Yalnızlık Politikası)</h3>
<p>Amerika Cumhurbaşkanı Monroe&#8217;nin kongreye sunduğu doktrindir. Monroe Doktrini Amerikan politikasının değişmeyen anayasası olmuştur. I.Dünya Savaşı&#8217;na girme nedeni Almanya&#8217;nın ABD&#8217;nin güvenliğini tehlikeye sokmasından dolayıdır.Amerika savaşa ortak olarak değil, taraf olarak katılmış, savaştan çekilme hakkını korumuştur.<br />
Amerikan halkı bu doktrin politikalarını benimsemiş ve ihlaline izin vermemiştir. Milletler Cemiyeti&#8217;nin onaylanması ve Versay Antlaşması politikalarında halk Wilson&#8217;u değil, Monroe Doktrini&#8217;ni katı şekilde savunan Cumhuriyetçi Hording&#8217;i desteklemiştir.<br />
Amerika Versay Antlaşması&#8217;ndan sonra Milletller Cemiyeti ve Avrupa ülkeleri ile ilişkilerini tamamen kesmemiş, ancak Latin Amerika ve Uzak Doğu ile daha çok ilgilenmiştir.<br />
Japonya bu dönemde yeni bir güç olarak ortaya çıkmış, Amerika&#8217;ya rakip olmuştur.</p>
<h4><span style="font-size: 1em;">Locarna Antlaşması</span></h4>
<p>Fransa&#8217;nın Almanya&#8217;ya güvenememesi sonucu Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Belçika, Polonya, Çekoslovakya aralarında antlaşma imzaladılar (1 Aralık 1925).</p>
<ul>
<li>Almanya Locarna Antlaşması&#8217;yla yeniden uluslararası iş birliğine girmiş oldu.</li>
</ul>
<h4>Kellog Paktı</h4>
<p>Barışın sürekliliğini sağlamak, devletler arası illişkillerde zor kullanmayı ve askerî çatışmaları önlemek amacıyla 1925&#8217;te imzalandı. Savunmaya dayanmayan savaş, bu pakt ile kanun dışı<br />
sayılmıştır.</p>
<h4>Sovyetler Birliğinin Kuruluşu</h4>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Sovyetler-Birligi.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38345" alt="Sovyetler Birligi" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Sovyetler-Birligi-300x300.png" width="300" height="300" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Sovyetler-Birligi-300x300.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Sovyetler-Birligi-150x150.png 150w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Sovyetler-Birligi.png 314w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Rus Çarlığı&#8217;nın yıkılmasından sonra ayrı topraklar üzerinde kurulan ve 1991&#8217;e kadar varlığını devam ettiren devlettir. SSCB yüzölçümü itibariyle dünyanın en büyük ülkesi olmuştur. Ülkenin Başkenti Moskova, para birimi Sovyet Rublesi&#8217;dir. Soğuk savaş zamanı boyunca SSCB, Amerika&#8217;nın karşısındaki en güçlü rakip olmuştur.<br />
Sovyetler Birliği&#8217;nde; y 1917-1921&#8217;de savaş komünizmi dönemi yaşanmıştır. Bu dönemde bütün ekonomi ulusallaştırılmıştır.</p>
<ul>
<li>Almanya&#8217;nın yenilmesi ile Sovyetler Birliği ve Batılı bağlaşıkları arasındaki temel anlaşmazlıklar ortaya çıkmış ve bu durum soğuk savaş döneminin başlamasına neden olmuştur.</li>
</ul>
<ul>
<li>Stalin&#8217;in 1953&#8217;te ölümünün ardından Kruşcef&#8217;in iş başından uzaklaştırılması ve Gorbaçov dönemi Sovyetler Birliği&#8217;nin çöküş dönemi gelir.Sovyetler Birliği çok uluslu federal sisteme dayanan sosyalist demokrasi ile yönetilmiştir. SSCB, 13 bölümden oluşmaktadır:</li>
<li>Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Ermeni Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Kazak Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Kırgız Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Letonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Moldova Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Özbek Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Tacik Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Türkmen Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
<li>Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti</li>
</ul>
<h4>Sosyalist Demokrasi</h4>
<p>iktidarın temel kurumu iki meclisli Sovyet&#8217;ti. SSCB Sovyetler Birliği&#8217;ndeki bütün halkları temsil eden (Birlik Sovyeti) ve  Cumhuriyetleri temsil eden (Ulusal Topluluklar Sovyeti) meclisten oluşmuştur. Batı demokrasilerindeki güçler ayrılığı ya da görev paylaşımına benzeyen uygulama SSCB&#8217;de yoktu. SSCB&#8217;de güçler birliği ve dikey yetki paylaşımı bulunuyordu.</p>
<ul>
<li>Sovyetler Birliği&#8217;nde tek parti bulunuyordu.Sovyet Kominist Partisi&#8217;nde devletin kararları alınırdı.</li>
<li>Özgürlük anlayışı Batı&#8217;dakinden farklıydı. Özgürlük toplum yapısının yapılan düzenlemelerle değişmesiydi.</li>
<li>Sovyetler Birliği&#8217;nde sınıfsız toplum vardır.</li>
<li>Borsa, tahvil gibi kazanç yolları yoktu.Yine asgari ihtiyacın dışındaki ürünlerin fiyatları oldukça yüksektir.</li>
<li>Üretim araçlarında sosyalist mülkiyet vardır.</li>
<li>Eğitim tam anlamıyla laiktir ve okullarda din eğitimi yasaktır.ilköğretim öğrencilerinin giderleri devlet tarafından karşılanırdı.</li>
</ul>
<h4>Orta Doğu</h4>
<p>Akdeniz&#8217;den Pakistan&#8217;a kadar uzanan ve Arap Yarımadası&#8217;nı kapsayan bölgedir.Bu kavram 19. yüzyılda da ingilizler tarafından kullanılması ile dünya literatürüne girmiştir. Suriye, Ürdün, İsrail, Irak, Filistin, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, Umman, Yemen ve Mısır bu bölgededir. Orta Doğu zengin petrol yataklarına sahip olması ve doğu-batı ticaret yolları kavşağında bulunması ve ilk medeniyetlerinin doğduğu yer olması ile büyük dünya devletlerinin bu bölge üzerinde emellerinin oluşmasına neden olmuştur. Coğrafi Keşifler&#8217;den sonra ham madde kaynağı ve pazar alanı olarak görülen Orta Doğu devamlı etnik çatışmalara sahne olmuştur. Batılı devletler Orta Doğu&#8217;yu &#8220;Şark meselesi&#8221; ve &#8220;Oryantalizm&#8221; kavramlarıyla isimlendirmişlerdir. İngiltere Mısır ve Süveyş Kanalı&#8217;nın koruyuculuğunu üstüne almış ve Süveyş Kanalı&#8217;nda devamlı asker bulundurma hakkı elde etmiştir. Fransa Suriye&#8217;ye tam egemen olma emelini gerçekleştirmek için Suriye topraklarını parçalayarak federal bir düzen kurmuştur. Bu durum Arap ülkelerinin ve halkın tepkisine neden olmuştur.<br />
I.Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra İngiltere dünyanın lider ülkesi konumuna gelmiş ve Orta Doğu&#8217;da egemen olmuştur.</p>
<h4><span style="font-size: 1em;">Mısır</span></h4>
<p>Mısır&#8217;daki ulusçuluk ayaklanmaları İngiltere&#8217;yi zor durumda bıraktı. İngiltere 1922&#8217;de Mısır&#8217;ın bağımsızlığını kabul etti. Ancak Mısır halkı İngiltere&#8217;nin buradan tamamen çekilmesini<br />
istiyordu, İngiltere ise bunu kabul etmiyordu. 1935&#8217;te İtalya&#8217;nın Habeşistan&#8217;a saldırmasıyla Mısır&#8217;ın tehlikeye girmesi İngiltere&#8217;nin Mısır ile anlaşmasına neden oldu.Bu anlaşmayla İngiltere Süveyş Kanalı&#8217;nda sürekli asker bulundurma hakkı elde etmiştir.<br />
<strong>ÖRNEK</strong>: I. Mısır&#8217;ın Süveyş Kanalı&#8217;nı millileştirmesi<br />
II. İsrail Devletinin kurulması<br />
III. ingilizlerin Filistin&#8217;den çekilmesi<br />
XX. yüzyılda Orta Doğu&#8217;da görülen yukarıdaki gelişmelerden hangilerini Arap milliyetçileri tepkiyle karşılamıştır?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III<br />
<strong>2009 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM</strong>: 20. yüzyıl Orta Doğu&#8217;su yoğun sıcak çatışmalar yaşamıştır. İngiltere&#8217;nin ve ABD&#8217;nin İsrail&#8217;in yanında yer alması Arap milliyetçiliğini tetiklemiş, Filistin sorunu günümüze<br />
kadar kanayan bir yara halinde gelmiştir. Kısacası İsrail Devleti&#8217;nin kurulması Arap milliyetçiliği tarafından tepkiyle karşılanmıştır.<br />
<strong>Yanıt B</strong></p>
<h4><span style="font-size: 1em;">Arabistan Yarımadası</span></h4>
<p>İngiltere Arap emirlikleri arasındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak bölgede egemenliğini sağlamıştı.Ancak bölgede İtalya&#8217;nın da egemenlik mücadelesi İngiltere&#8217;nin Yemen&#8217;in bağımsızlığını tanımasını sağladı.</p>
<h4><span style="font-size: 1em;">Filistin</span></h4>
<p>San Remo Konferansı&#8217;nda Filistin İngiltere mandasına verildi. Yahudi yurdu kurma çalışmaları bölgede Araplarla Yahudiler arasında çekişmelere neden oldu. Mayıs 1939&#8217;da İngiltere 10 yıl içinde Filistin&#8217;e bağımsızlık verileceğini bildirdi. Yahudi göçünü sınırlandırdı. Ancak bu “ plan ne Arapları ne de Yahudileri memnun etti.</p>
<h4>Irak</h4>
<p>1930&#8217;da Irak&#8217;ın bağımsızlığı kabul edildi. İngiltere yeni gelen yönetime kendisini destekleyen bir iktidar getirdi.Böylece bölgede İngiliz nüfuzu devam etti.</p>
<h4><span style="font-size: 1em;">Ürdün</span></h4>
<p>1922&#8217;de İngiltere&#8217;nin mandasına verildi.1946&#8217;da bağımsızlığına kavuştu.</p>
<h4><span style="font-size: 1em;">İran</span></h4>
<p>İngiltere İran petrollerinden pay alıyordu. Ancak 1932&#8217;den sonra bu durum değişti ve İran Almanya ile yakınlaşmaya başladı.</p>
<h4><span style="font-size: 1em;">Japonya (Meji Dönemi)</span></h4>
<p>19. yüzyılda iktidar olan Meji Dönemi&#8217;nde Japonya modernleşme sürecine girmiş ve Batı örnek alınmıştır. Dış politikada saldırgan bir tutum izleyen Japonya Çin ve Rusya&#8217;ya karşı yaptığı savaşlarda başarılı olmuştur. İngiltere Uzak Doğu&#8217;daki olan yayılmacı politikasında başarılı olamayınca Japonya ile yakınlaşmaya başlamıştır. Japonya bütün imkanlarını kullanarak modernleşmiş ve Batı&#8217;ya yakınlaşmıştır. Ancak bu ülke Batı&#8217;ya yakınlaştıkça kendi bölgesine yabancılaşmıştır.</p>
<h3><span style="font-size: 1em;">1929 Dünya Ekonomik Krizi</span></h3>
<p>Amerikan borsasınan çöküşü ,50 milyon kişinin işsiz kalmasına, toplam üretimin %42 azalmasına neden olmuştur. Ekonomik krizin yaşanmasında;</p>
<ul>
<li>Amerikan şirketlerinin mali güçlerinin tek elde toplanması ve bu şirketlerin ülke ekonomisinin %50&#8217;sine sahip olması,</li>
<li>Bankaların kötü yapılanması,</li>
<li>Amerikan başkanının yönetimde beceriksiz olması etkili olmuştur.</li>
</ul>
<h3>Kara Perşembe</h3>
<p>New York Borsası&#8217;nın 24 Ekim 1929&#8217;da dibe vurmasıdır. Büyük holdinglerin hisse senetlerinin düşmesiyle yabancı yatırımcılar kağıtları elden çıkarmış ve Dow Jones bir yıl öncesinin kârını bile kaybetmiş. 4.000 banka batmış ve piyasada para olmadığı için ihtiyaçlar takas yolu ile sağlanmıştır.</p>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-barisi-korumak-icin-verilen-savaslar/">Uluslararası Barışı Korumak İçin Verilen Savaşlar</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/uluslararasi-barisi-korumak-icin-verilen-savaslar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Savunma</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/sivil-savunma/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/sivil-savunma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2013 13:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Milli Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hassas Bölge]]></category>
		<category><![CDATA[Merkez Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer — Biyolojik Silahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Savunma Teşkilatının Görevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Taşra Teşkilatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=38339</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Savunma Birinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra cephe gerisindeki halkın silahlardan korunmasını sağlamak amacıyla kurulmuş bir teşkilattır. Sivil Savunma; Savaş zamanında halkın can ve mal emniyetinin sağlanması, Doğal afetlerde can ve mal kurtarma, Büyük yangınlarda can ve mal kaybını en aza indirme, Savaş veya doğal afetlerde zarara uğramaları drumunda millî gücü büyük oranda etkileyecek olan resmî ve özel [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sivil-savunma/">Sivil Savunma</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Sivil Savunma</h2>
<p>Birinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra cephe gerisindeki halkın silahlardan korunmasını sağlamak amacıyla kurulmuş bir teşkilattır.<br />
Sivil Savunma;</p>
<ul>
<li>Savaş zamanında halkın can ve mal emniyetinin sağlanması,</li>
<li>Doğal afetlerde can ve mal kurtarma,</li>
<li>Büyük yangınlarda can ve mal kaybını en aza indirme,</li>
<li>Savaş veya doğal afetlerde zarara uğramaları drumunda millî gücü büyük oranda etkileyecek olan resmî ve özel kuruluşların(baraj,trafo,fabrika)korunması ve çalışır duruma getirilmesi,</li>
<li>Savaşta cephe gerisindeki halkın moralinin yüksek tutulması gibi misyonlara sahiptir.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/sivil-savunma.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38340" alt="sivil savunma" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/sivil-savunma-300x260.png" width="300" height="260" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/sivil-savunma-300x260.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/sivil-savunma.png 508w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Sivil Savunma Teşkilatı ve Görevleri</h3>
<p><strong>Merkez Teşkilatı</strong></p>
<ul>
<li>Sivil Savunma idaresi Başkanlığı</li>
<li>Sivil Savunma Koleji</li>
<li>Seyyar Kollar</li>
<li>İkaz-Alarm Merkezleri</li>
</ul>
<p><strong> Taşra Teşkilatı</strong></p>
<ul>
<li>Sivil savunma Müdürlükleri (il)</li>
<li>Sivil savunma mütehassıslıkları(ilçe)</li>
<li>Sivil savunma mahalli kuvvetleri (ilçe)</li>
</ul>
<p>Sivil Savunma idaresi Başkanlığı, yapılan hizmetlerin içişleri Bakanlığı adına aksamadan yürütülmesini ve olağanüstü durumlara hazır olunmasını sağlar.</p>
<h3><span style="font-size: 1.17em;">Sivil Savunma Teşkilatının Görevleri</span></h3>
<ul>
<li>Hava saldırılarına karşı bütün yurdu kapsayan haber alma ve yayma sistemi oluşturmak</li>
<li>Hassas bölgelerde kuvvetli diğer bölgelerde yeterli oranda sivil savunma mahalli kuvvetleri oluşturmak</li>
<li>Hassas bölgelerde nükleer saldırılara hedef olarak yerlerde yaşayanların emniyetli bölgelere boşaltılmasını sağlamak</li>
<li>Sığınak yaptırmak ve hazırlamak</li>
<li>Yangınlara karşı önlem almak ,kurtarıcı tedbirler hazırlamak</li>
<li>Çeşitli kuruluşları ve halkı sivil savunma hakkında aydınlatmak (sergi, broşür)</li>
<li>Apartmanlara ve evlere sivil savunma ile ilgili tedbirler aldırmak</li>
</ul>
<h3>Hassas Bölge</h3>
<p>Taşıdıkları önem dolayısıyla düşman saldırılarına maruz kalabilecek yerleşim merkezleri, tesisler ve doğal afetlere uğrama ihtimali olan yerlere denir.</p>
<h4>Koruyucu (Pasif) ve Kurtarıcı Önlemler</h4>
<p>Tehlike haberlerinin alınma ve yayılma faaliyetlerine ikaz-alarm denir. Hava tehlikesinde; Sarı ikaz (Taaruz ihtimali) 15 saniye aralıklarla 13 dakika devam eden devamlı siren<br />
sesi sonrası gelecek alarma hazırlıklı olunmalıdır. Kırmızı ikaz (Taaruz tehlikesi) 15 saniye aralıklarla 3 dakika süren kesik siren sesi ve radyo ile duyurulur.Derhal sığınağa gidilmelidir.<br />
Radyoaktif serpinti ikazı 3 dakika süren kesik kesik siren sesi ve radyo ile duyurulur. Derhal sığınağa gidilmelidir Beyaz ikaz (Tehlike geçidi) Halk çeşitli yollardan haberdar edilerek sığınaklardan çıkartılır.<br />
<strong>ÖRNEK:</strong> Yüzyıllar öncesinde ilkel araçlarla dar alanlarda olan çatışmalar, bugün son derece karmaşık silah ve araçlarla geniş alanlarda ortaya çıkan; kapsamı geniş savaşlara dönüşmüştür.<br />
Buna göre,<br />
I. çatışmaların sorun olması,<br />
II. Sivil savunmanın önem kazanması,<br />
III. Savaş alanına ulaşımın kolaylaşması<br />
durumlarrnrn hangilerinde, bilim ve tekniğin gelişmesinin etkisi olduğu savunulabilir?<br />
A) Gönderene çabuk çekilir, yavaş indirilir.<br />
B) Gönderden genel olarak gün batarken indirilir.<br />
C) Evlere ve dükkânlara yalnız millî bayramlarda asılır.<br />
D) Okulllarda göndere her gün çekilir.<br />
E) Resmî yerlerde törenle çekilir.<br />
<strong>2009 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM</strong>: 20. yüzyıl savaşları geniş alanları kapsadığı ve daha çok can kaybına mal olduğu için sivil savunma önem kazanmış, savaş alanına ulaşım kolaylaşmıştır.<br />
<strong>Yanıt E</strong></p>
<h3>Nükleer — Biyolojik Silahlar ve Kimya Silahları</h3>
<p><strong>Atomik silahlar</strong></p>
<ul>
<li> Nükleer silahlar (Atom bombası)</li>
<li>Termonükler silahlar(Hidrojen bombası)</li>
</ul>
<p>Atom bombası ilk olarak II.Dünya Savaşı&#8217;nda Japonya&#8217;ya karşı kullanılmıştır. Hidrojen bombası II.Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra yapılmış ancak kullanılmamıştır.<br />
<strong>Nükleer Silahlar,</strong></p>
<ul>
<li>Işık</li>
<li>Isı</li>
<li>Basınç</li>
<li>Radyasyon</li>
<li>Psikolojik etkisi bulunmaktadır.</li>
</ul>
<p><strong> Kimyasal silahlar,</strong></p>
<ul>
<li>Öldürücü</li>
<li>Yakıcı</li>
<li>Göz yaşartıcı</li>
<li>Boğucu</li>
<li>Uyuşturucu etkileri bulunmaktadır.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Nükleer-Patlama.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38341" alt="Nükleer Patlama" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Nükleer-Patlama-260x300.png" width="260" height="300" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Nükleer-Patlama-260x300.png 260w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Nükleer-Patlama.png 488w" sizes="auto, (max-width: 260px) 100vw, 260px" /></a></p>
<p><strong>ÖRNEK:</strong> Atom bombası ilk olarak II. Dünya Savaşı&#8217;nda Japonya&#8217;nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine atılmştır. Günümüzde ise atom bombasından çok daha gelişmiş bir silah<br />
olan hidrojen bombası üretilmiştir. Fakat kullanılmamıştır.<br />
Buna göre,<br />
I. Hidrojen bombası atom bombasından daha etkilidir.<br />
II. Ülkeler hidrojen bombasının kullanıldığında vahim sonuçlar doğuracağını bildiği için bu silahı kullanmaya cesaret edememektedirler.<br />
III. Hidrojen bombası bugün birçok ülkenin elinde vardır.<br />
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I,II VE III<br />
<strong>ÇÖZÜM</strong>: Paragrafta verilen bilgiden yola çıktığımızda hidrojen bombasının atom bombasına göre çok daha gelişmiş ve öldürücü olduğu, bu bombayı ülkelerin kullanmaya cesaret<br />
edemedikleri yargılarına ulaşırız. Ama hidrojen bombası birçok ülkede vardır yargısı gerçeklerle çelişir. Çünkü bu silah sadece çok gelişmiş ülkelerde bulunmaktadır.<br />
<strong>Yanıt D</strong><br />
<strong>NOT</strong>:Hassas bölgelerde bütün sivil savunma teşkilatı ve servisleri kurulmasına rağm en hassas olmayan bölgelerde sadece itfaiye ve ilk yardım ambulans servisleri kurulur.</p>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sivil-savunma/">Sivil Savunma</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/sivil-savunma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Güvenlik (Savaş ve Muharebe)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-guvenlik-savas-ve-muharebe/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-guvenlik-savas-ve-muharebe/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2013 12:43:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Milli Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Muharebe]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Seferberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Silahlı Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Taarruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=38337</guid>

					<description><![CDATA[<p>Savaş ve Muharebe Savaş Barış yoluyla çözülemeyen sorunların helledilmesi için devlet veya devletlerin; diğer devlet veya devletlere karşı millî güçlerininin tamamını veya bir bölümünü kullanarak yaptığı mücadeledir. Muharebe Silahlı savaş sırasında belirli bir zamanda belli bir bölgede ortaya çıkan çatışma durumudur. a. Savaş   Soğuk Savaş ta Silahlı Savaş (Sıcak savaş) Soğuk Savaş  Millî gayelere ulaşmak amacıyla millî güç unsurlarının açık [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-guvenlik-savas-ve-muharebe/">Milli Güvenlik (Savaş ve Muharebe)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Savaş ve Muharebe</h2>
<h3>Savaş</h3>
<p>Barış yoluyla çözülemeyen sorunların helledilmesi için devlet veya devletlerin; diğer devlet veya devletlere karşı millî güçlerininin tamamını veya bir bölümünü kullanarak yaptığı mücadeledir.</p>
<h3>Muharebe</h3>
<p>Silahlı savaş sırasında belirli bir zamanda belli bir bölgede ortaya çıkan çatışma durumudur.<br />
<strong>a. Savaş </strong></p>
<ul>
<li> Soğuk Savaş ta</li>
<li>Silahlı Savaş (Sıcak savaş)</li>
</ul>
<p><strong> Soğuk Savaş </strong><br />
Millî gayelere ulaşmak amacıyla millî güç unsurlarının açık bir silahlı çatışma olmadan devletler arası çatışmalarda kullanılan gerginlik hâlidir.</p>
<ul>
<li>Psiko-sosyal güçler</li>
<li>Politik güçler</li>
<li>Ekonomik güçler</li>
<li>Teknoloji, soğuk savaşta kullanılan araç ve yöntemlerdir.</li>
</ul>
<p><strong> Silahlı Savaş</strong></p>
<ul>
<li>Sınırlı (Bölgesel)</li>
<li>Genel(Topyekün)</li>
</ul>
<p><strong> Özel Sınırlı(Bölgesel</strong>)<br />
iki veya daha fazla milletin silahlı kuvvetleri arasında politik ve askerî içerikte meydana gelen genel savaş durumu arz etmeyen silahlı çatışma.</p>
<p><strong>Genel (Topyekun)</strong><br />
Herhangi bir sınırlama olmadan bütün kaynakların ve yöntemlerin kullanılmasıdır.<br />
<strong>Özel</strong></p>
<ul>
<li>Gayri nizami savaş</li>
<li>Psikolojik savaş</li>
<li>Ayaklanmalara karşı koyma</li>
</ul>
<p>Özel harp tek başına da uygulanırabilir. Sıcak veya soğuk savaş döneminde silahlı kuvvetlerin harekatını kolaylaştırmak için koordineli de uygulanır.</p>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Soguk-savas.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38338" alt="Soguk savas" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Soguk-savas-300x235.png" width="300" height="235" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Soguk-savas-300x235.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Soguk-savas.png 487w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p><strong>b. Muharebe</strong></p>
<ul>
<li> Taarruz</li>
<li>Savunma</li>
<li>Çekilme</li>
</ul>
<p><strong> NOT:</strong> Savaş iki milletin maddi manevi bütün güçlerinin farklı alanlarda çarpışmasıdır. Savaş Millî amaçları temel alır.Muharebe ise yalnızca askerî hedeflere yöneliktir. Tek bir muharebenin kazanılması veya kaybedilmesi harbin kazanılmasına veya kaybedilmesine neden olmaz. Önemli olan savaşı kazanmaktır.<br />
<strong>Seferberlik</strong><br />
Ülkenin maddi manevi bütün kaynaklarının savaş ihtiyacını karşılayacak şekilde barışı durumundan savaşa hazır hâle getirilmesidir.<br />
Uygulama alanı olarak; Genel seferberlik Bütün ülkede uygulanır. Bölgesel seferberlik Yurdun herhangi bir bölgesinde uygulanır. Kapsam olarak; Millî seferberlik(topyekün seferberlik)<br />
Millî güvenliğin sürekliliği için millî gücü oluşturan bütün unsurların olağanüstü bir hâli en iyi şekilde karşılayabilmek için barış durumundan sefer hâline geçirilmesidir. Topyekün seferberlik silahlı kuvvetler dışında bütün kamu ve özel kuruluşları kapsar. Lojistik Seferberlik Savaş başladığında silahlı kuvvetlere gerekli olan ihtiyaçların (yiyecek, içecek, araç, gereç vb.) ne kadarının barış döneminde, ne kadarının seferberlik ilanında kullanılacağı, kaynaklara nasıl ulaşılacağı ve nerede nasıl kullanılacağı ile ilgili plan ve hazırlıklar lojistiğin temel konularıdır.<br />
<strong>NOT</strong>: Seferberlik, Millî Güvenlik Kurulunun önerisi ve Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilir.<br />
NOT: Sivil savunma bütün faaliyetlerini silahsız yapar. Seferberlik kararları,</p>
<ul>
<li>Muhtarlıklar yerel yayın aracılığıyla en küçük mülki ve askeri kuruluşlar da olmak üzere bütün yurda duyurulur.</li>
<li>Mülki idare emirliklerinde &#8220;Seferberlik Emri&#8221; ve &#8220;Silah Başı Levhası&#8221; görülecek yerlere astırılır.</li>
</ul>
<p>Seferberlik Kararlarmm ardından;</p>
<ul>
<li> Sefer emrini alan vatandaşlar çağrı bildirimini imzalayarak 6 saat içinde birliğine hareket ederler.</li>
<li>Sefer emri alan şoförler taşıtlarıyla Millî Savunma Yükümlülük Komisyonu&#8217;na başvururlar.</li>
<li>Muhtarlıklar, seferberlik emrine kimin katılacağını belirleyerek duyurur ve katılmayanları mülkü idare amirliklerine ve en yakın askerî makamlara bildirirler.</li>
<li>Birliğe kendi gidemeyecek olanlar valilik, kaymakamlık ve askerlik şubelerine müracaat ederler.</li>
</ul>
<p><strong>ÖRNEK:</strong> I.II. Dünya Savaşı<br />
II.Çanakkale Savaşı<br />
III. 30 Yıl Savaşları<br />
IV. Pön Savaşları<br />
Yukarıda verilen savaşlardan hangilerinin etki alanları daha geniş olmuş ve bu savaşlarda daha çok can kaybı yaşanmıştır?<br />
Yalnız I B) I ve II C) II ve III D) I ve IV E) I, II ve IV<br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> II. Dünya Savaşı çok daha geniş alanları etkilemiş ve can kaybına mal olmuştur. Pön Savaşları ilk çağda, 30 Yıl Savaşları Yeniçağ Avrupa&#8217;sında, Çankkale Savaşı da<br />
20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşanmış, ama hiçbiri II. Dünya Savaşı kadar etkili olmamıştır.<br />
<strong>Yanıt A</strong></p>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-guvenlik-savas-ve-muharebe/">Milli Güvenlik (Savaş ve Muharebe)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-guvenlik-savas-ve-muharebe/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Güvenlik</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-guvenlik/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-guvenlik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2013 12:05:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Milli Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[Millî Amaca Yönelik İç ve Dış Tehditler]]></category>
		<category><![CDATA[Millî Güç]]></category>
		<category><![CDATA[Silahli Kuvvetler]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Savunma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=38333</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Güvenlik Devletin, temel düzeni ve unsurları ile birilikte; varlığının ve bütünlüğünün, her türlü iç ve dış tehditllere karşı savunulması ve yükseltilmesine denir. Türkiyede millî güvenliğin sağlanmasından ve silahlı kuvvetlerin ülke korumasına hazırlanmasından TBMM&#8217;ye karşı Bakanlar Kurulu sorumludur. Millî Güvenlikte Üç Temel Konu; 1. Millî Güç Bir devletin ulusal çıkarlarını korumak ve ulusal hedeflerini elde etmek için kullanabileceği maddi ve manevi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-guvenlik/">Milli Güvenlik</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Milli Güvenlik</h2>
<p>Devletin, temel düzeni ve unsurları ile birilikte; varlığının ve bütünlüğünün, her türlü iç ve dış tehditllere karşı savunulması ve yükseltilmesine denir. Türkiyede millî güvenliğin sağlanmasından ve silahlı kuvvetlerin ülke korumasına hazırlanmasından TBMM&#8217;ye karşı Bakanlar Kurulu sorumludur.</p>
<h3>Millî Güvenlikte Üç Temel Konu;</h3>
<h4><span style="font-size: 1em;">1. Millî Güç</span></h4>
<p>Bir devletin ulusal çıkarlarını korumak ve ulusal hedeflerini elde etmek için kullanabileceği maddi ve manevi unsurların bütünüdür.</p>
<h5>Millî Gücü Oluşturan Unsurlar;</h5>
<p><strong>a. Politik Güç:</strong> Bir devletin yönetimde dayandığı esaslara denir.<br />
<strong>b. Ekonomik Güç:</strong> Bir ülkenin ekonomik kaynaklarının millî amaçlar doğrultusunda kullanılmasıdır.<br />
<strong>c. Askerî Güç:</strong> Ulusal politikaların uygulanması için silahlı askeri güç bulundurulmasıdır.<br />
<strong>d. Psikolojik (Manevi)Güç:</strong> Ülkenin örf ve kültüründen gelen millî gücün uygulanmasında etkili olan faktördür.<br />
<strong>e. Coğrafi Konum:</strong> Ülkenin bulunduğu yerin jeopolitik açıdan ülkeye kazandırdığı potansiyel güçtür. <strong>f. insan Gücü:</strong> Ülkede kullanılabilecek insan sayısıdır. </p>
<h4>2. Silahlı Kuvvetler</h4>
<p>Her türlü savaş durumunda,kendisine yönelik bir tehdidin bulunduğu herhangi bir bölgede belirlenen ülke politikasına uygun olarak savunmaya yetenekli olarak hazır bulundurulan kuvvettir. Türk Silahlı Kuvvetleri Teşkillatı Genel Kurmay Başkanlığı&#8217;na bağlı olarak;</p>
<ul>
<li>Kara Kuvvetleri Komutanlığı</li>
<li>Deniz Kuvvetleri Komutanlığı</li>
<li>Hava Kuvvetleri Komutanlığı</li>
<li>Jandarma Genel Komutanlığı</li>
<li>Harp Akademileri Komutanlığı şeklinde örgütlenmiştir.</li>
</ul>
<h4>3. Sivil Savunma</h4>
<p>Düşman saldırısına, doğal afetlere ve büyük yangınlara karşı halkın can ve mal kaybının en aza indirilmesi, sivil halkın desteklenmesi ve cephe gerisindeki halkın moralinin korunması amacıyla her türlü önlemin silahsız olarak alınmasıdır.Milli Güvenlik Kurulu Millî güvenlikle ilgilli karar alınması ve koordinasyonda Bakanlar Kurulu&#8217;na danışmanlık etmekle görevlidir.<br />
<strong>Görevi</strong><br />
Devletin millî güvenlik politikasının belirlenmesi ve uygulanmasına yönelik kararların alınarak, koordinasyonunun sağlanması ile ilgili görüşleri Bakanlar Kurulu&#8217;na bildirmektir.<br />
Millî Güvenlik Kurulu&#8217;nu Oluşturan Organlar Cumhurbaşkanının başkanlığında; başbakan, genel kurmay başkanı, millî savunma bakanı, içişleri ve dışişleri bakanları, kara-deniz ve hava kuvvetleri komutanları ve jandarma komutanının katılımıyla toplanır.<br />
MGK cumhurbaşkanı katılamadığında başbakanın başkanlığında toplanır. Millî Güvenlik Kurulu Sekreterliği kurulun çalışabilmesi için gereken planları, koordinasyon ve idari faaliyetlleri yürütebilmesi için kurulmuştur.</p>
<h2>Millî Amaca Yönelik İç ve Dış Tehditler</h2>
<h3>İç Tehditler</h3>
<ul>
<li>Millet ve vatanın bölünmezliğini tehlikeye sokabilecek düşünce ve hareketler</li>
<li>Irk, din ve mezhep ayrılıkları oluşturmak</li>
<li>Cumhuriyeti ve hukuk devletini cebren değiştirmek için teşkilatlanarak terör faalliyetlerinde bulunmak</li>
<li>Ekonomik ve sosyal olayları ve halkı devlete karşı kullanmak</li>
</ul>
<h3>Dış tehditler</h3>
<ul>
<li>Boğazlara sahip olmasından ve Orta Doğu petrollerine yakın bulunmasından kaynaklanan tehlikeler(jeopolotik konum)</li>
<li>Dünyadaki zengin ülkelerin Orta Doğu&#8217;ya yönelik emelleri</li>
<li>Komşu ülkelerde yaşanan sorunlar ve bu sorunların Türkiye&#8217;ye yansımaları</li>
</ul>
<h3>Jeopolitik Konum</h3>
<p>Bir ülkenin bulunduğu coğrafi konumun o ülkenin politikası açısından taşıdığı önemdir. Ülkenin askerî, ekonomik ve sosyal değerleri zaman içerisinde<br />
değişir veya yenilenir; ancak bulunduğu yer ve coğrafi yapısı değişmez.<br />
<strong>NOT</strong>:Türkiye&#8217;nin Boğazlara sahip olması ve O rta Doğu&#8217;ya yakın olması dünya politikassında Türkiye&#8217;nin vazgeçilmez ülkeler arasında yer almasını sağlamaktadır. Askerlik Hakkında Temel Bilgiler Askerlik Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni korumak amacıyla savaş sanatını öğrenmek ve gerektiğinde uygulama sorumluluğudur. Askeri Personellerİ;</p>
<p>Er:Rütbesiz asker.<br />
Erbaş: Onbaşı veya çavuş rütbesinde olanlar.<br />
Astsubay: Silahlı kuvvetlere katıllan astsubaydan kıdemli başçavuşa kadar olanlar.<br />
Askerî öğrenci: Subay veya astsubay ihtiyacını karşılamak oı3* için okul ve- ya üniversitede okuyan öğrencilerdir.<br />
Subay:Asteğmenden mareşale kadar olanlar.</p>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/MGK-Toplantisi.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38334" alt="MGK Toplantisi" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/MGK-Toplantisi-300x165.png" width="300" height="165" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/MGK-Toplantisi-300x165.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/MGK-Toplantisi-1024x566.png 1024w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/MGK-Toplantisi.png 1054w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<h2>Silahlı Kuvvetler</h2>
<p><strong>Silahlı kuvvetler,  Muharip sınıflar</strong></p>
<ul>
<li>Muharip</li>
<li>Yardımcı olarak ikiye ayrılmıştır.</li>
</ul>
<h3>a. Kara Kuvvetleri</h3>
<h4>Muharip Sınıflar</h4>
<p>Piyade, süvari, tank, topçu, istihkâm, muharebe, jandarma.</p>
<h4><span style="font-size: 1em;">Yardımcı Sınıflar</span></h4>
<p>Ulaştırma, levazım, harita, ordu donatım, personel, tabip, eczacı, diş tabibi, kimyager, veteriner, askerî hâkim, maliye, bando, öğretmen, teknisyen, sağlık, din işleri, sıhhiye teknisyeni.</p>
<h3>b. Deniz Kuvvetleri</h3>
<p><strong>Muharip Sınıflar</strong><br />
Deniz piyade, deniz istihkâm, güverte, makine.<br />
<strong>Yardımcı sınıflar</strong><br />
ikmal, hidrografi, ordu donatımı, tabip, eczacı, diş tabibi, kimyager, yüksek mühendis, mühendis, askerî hâkim, maliye, öğretmen, bando, teknisyen, sağlık, sıhhiye teknisyeni, din işleri.</p>
<h3>c. Hava Kuvvetleri</h3>
<p><strong>Muharip sınıflar</strong><br />
Pilot, seyrüsefer, hava, yer, piyade, istihkâm, muharebe, füze.<br />
<strong>Yardımcı sınıflar</strong><br />
Ulaştırma, levazm, ordu donatım, personel, tabip, eczacı, diş tabibi, kimyager, veteriner, yüksek mühendis, mühendis, askeri hâkim, maliye, öğretmen, bando, teknisyen, sağlık , sıhhiyye teknisyen, din işleri.</p>
<h2>Polis</h2>
<p>Emniyet Genel Müdürlüğü içişleri Bakanlığına bağlı olarak çalışır.<br />
<strong>1. Siyasi görevi</strong><br />
Devletin ve milletin bölünmezliğine yönelik tehlikelere karşı önlem almak, istihbarat yapmak, bilgi toplamak, bu bilgileri yetkililere ulaştırmak, devlete yönelik bireysel ve örgütsel saldırılarda bulunanları yakalamak.<br />
<strong>2. Adli görevi</strong><br />
işlenen suça yönelik kanıtları toplamak, suçluyu yakalamak, delilleri ve suçluyu yargı organlarına teslim etmek.<br />
<strong>3. İdari görevi</strong><br />
Vatandaşların can, mal ve ırzını korumak, yardıma muhtaç olanlara yardım etmek, resmî geçit ve törenlerin güvenliğini sağlamak, yasal toplantı ve gösterilerin güvenliğini sağlamak, doğal afetlerde ve yangınlarda olay yerinde tedbir almak.<br />
<strong>4. Trafikle ilgili görevi</strong></p>
<ul>
<li>Sürücü taşıtlarına tescil belgesi vermek</li>
<li>Trafik kazalarında yaralananlara yardım etmek</li>
<li>Şehiriçi ve şehirlerarası trafiği düzenlemek</li>
<li>Sürücülerin trafik kurallarına uyup uymadığını kontrol etmek</li>
</ul>
<p><strong> ÖRNEK:</strong> Aşağıdakilerden hangisi Türk ordusu ile ilgili doğru bir yargı değildir?<br />
A) Kurucusu Büyük Hun Devleti Hakanı Tanrıkut Mete&#8217;dir.<br />
B) Zaman içinde bazı değişikliklere uğrasa da özünü kaybetmemiştir.<br />
C) Rütbeler bakımından dünyaya örnek olmuştur.<br />
D) Günümüzde yürütmenin emrinde çalışmaktadır.<br />
E) Sadece savaşçılığı ile ön plandadır.<br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> A, B, C ve D seçenekleri ordumuz ile ilgili doğru yargılardır. Fakat Türk ordusu sadece savaşçılığı ile ilgili değil, teşkilatçılığı ve barışa önem vermesi ile de tanınır. Türk ordusunun barşa verdiği önem Bosna Hersek, Somali, Lübnan olgularında kendini belli etmektedir.<br />
<strong>Yanıt E</strong></p>
<h3><span style="font-size: 1.17em;">Polisin Yetkileri</span></h3>
<ul>
<li>Suçluyu yakalama, suçlunun ilk ifadesini alma</li>
<li>Kişilerin üstünü ve eşyalarını arama</li>
<li>Halka açık yerleri gerektiğinde kapatma</li>
<li>Parmak izi ve fotoğraf alma</li>
<li>Film ve senaryoları kontrol etme</li>
</ul>
<h3>Bayrak — Sancak — Fors — Madalya</h3>
<h4>Bayrak</h4>
<p>Milleti temsil eder. Şekli ve kullanılacağı yerler yasalarla belirtilmiştir.</p>
<ul>
<li>Sabah 8&#8217;de göndere çekillir, güneş batarken indirilir.</li>
<li>Millî bayramlarda evlere ve dükkanlara asılabilir.</li>
</ul>
<p>Bayrak çekilen yerler,</p>
<ul>
<li>TBMM</li>
<li>Polis karakolları</li>
<li>Jandarma karakolları</li>
<li>Deniz araçları</li>
</ul>
<p><strong> Bayrak çekilirken ve indirilirken;</strong></p>
<ul>
<li> Bayrak çabuk çekilir ve ağır indirilir.</li>
<li>Devlet yas ilan ettiğinde bayrak gönderin yarısına çekilir.</li>
<li>Türk bayrağı, diğer flama, özel bayraklar ve yabancı bandıralarla çekilirken daima sağda bulunur.</li>
<li>Özel yerlerde bayrağı çeken kişi, önce bayrağı selamlar sonra indirir.</li>
<li>Bayrak sökük, yırtık kirli bir hâlde bırakılamaz ve oturulacak yere serilemez.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Turk-bayragi.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38335" alt="Turk bayragi" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Turk-bayragi-300x257.png" width="300" height="257" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Turk-bayragi-300x257.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Turk-bayragi.png 485w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<h4>Sancak</h4>
<p>Sancak, silahlı kuvvetlerin onur timsalidir.</p>
<ul>
<li>Sancak, devlet başkanı ile yabancı devlet başkanından başka kimseyi selamlamaz.</li>
<li>Sancak, geçerken mutlaka herkes cephe olarak sancağı ayakta selamlar.</li>
<li>Harpte düşmanın eline geçme hâli belirince komutan sancağı yok eder.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Sancak.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38336" alt="Sancak" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Sancak-300x239.png" width="300" height="239" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Sancak-300x239.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Sancak.png 473w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Resimdeki sancak, Çanakkale Savaşı’nda son erine kadar şehit olan Kahraman 57&#8217;nci Alay&#8217;ın sancağıdır. Hâlen Melbourne-Avusturalya müzesinde sergilenmekte olan sancağın tanıtım plâketinde şöyle yazmaktadır:<br />
“Bu Alay Sancağı Gelibolu savaş alanından getirtilmiştir; ama esir edilmemiştir. Türk Ordusu’nun geleneklerine göre bir alayın sancağı, alayın son eri ölmeden teslim edilemez. Bu sancak, sonuncu muhafızın da altında ölü olarak yattığı bir ağacın dalına asılı olarak bulunmuştur. Kahramanlık timsali olarak karşınızda duran bu Türk Alayı Sancağını selamlamadan geçmeyin.&#8221;<br />
Bayrak v e Sancak A rasındaki Farklar y Bayrak; Türk Devleti&#8217;ni, sancak Silahlı Kuvvetleri temsil eder.</p>
<ul>
<li>Bayrak kanunla tespit edilen oranlara uyularak her ebatta yapılabilir, sancak standart büyüklüktedir.</li>
<li>Bayrak, hiç kimseyi selamlamaz; sancak ise devlet başkanını ve yabancı devlet başkanlarını selamlar.</li>
<li>Bayrağın yerinden alınıp konması özenle, sancağınki ise törenle olur.</li>
</ul>
<h4>Fors</h4>
<p>Kuruluşa göre tabi olduğu emir ve komuta kademelerini belirten ölçü, renk ve şekillerde yapılan sembollerdir. Forslar aşağıdaki durumlarda kullanılır:</p>
<ul>
<li>Bütün forslar yünlü kumaştan iki taraflı olarak, yönetmeliklerdeki ölçülerde, renk ve şekillerde yapılır. Forsun üzerinde yazı, rakam ve tarih bulunmaz.</li>
<li>Oto forsları, komutan araçta bulunduğu sürece asılı kalır.</li>
<li>Komutan olmayan general ve amirallerin araçlarında sadece rütbe plakası bulunur bu araçlara fors takılmaz.</li>
</ul>
<p><strong> ÖRNEK:</strong> Cumhurbaşkanlığı forsundaki yıldızlar aşağıdakilerden hangisini temsil eder?<br />
A) Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni<br />
B) Tarih boyunca Kurulan Türk devletlerini<br />
C) TBMM&#8217;yi<br />
D) Genelkurmay Başkanlığını<br />
E) Bakanlar Kurulunu<br />
<strong>ÇÖZÜM</strong>: Cumhurbaşkanlığı forsunda bulunan 16 yıldız tarih boyunca<br />
kurulan büyük Türk devletlerini simgeler.<br />
<strong>Yanıt B</strong><br />
<strong>ÖRNEK:</strong>Aşağıdakilerden hangisi Türk bayrağının kullanışını belirleyen esaslardan biri değildir?<br />
A) Gönderene çabuk çekilir, yavaş indirilir.<br />
B) Gönderden genel olarak gün batarken indirilir.<br />
C) Evlere ve dükkânlara yalnız millî bayramlarda asılır.<br />
D) Okulllarda göndere her gün çekilir.<br />
E) Resmî yerlerde törenle çekilir.<br />
<strong>1987 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> Türk bayrağı okullarda her gün değil, sadece cuma günleri<br />
göndere çekilir.<br />
<strong>Yanıt D</strong></p>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-guvenlik/">Milli Güvenlik</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-guvenlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Dünya Savaşı ve Sonrası Dış Politika</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ii-dunya-savasi-ve-sonrasi-dis-politika/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ii-dunya-savasi-ve-sonrasi-dis-politika/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2013 11:13:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türk Devletinin Dış Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[II. Dünya Savaşı’nın Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[II. Dünya Savaşı’nın Sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Kellog Paktı]]></category>
		<category><![CDATA[Küçük Antant]]></category>
		<category><![CDATA[Lokarno Antlaşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=38332</guid>

					<description><![CDATA[<p>II. Dünya Savaşı ve Sonrası Dış Politika (1939-1945) I. Dünya Savaşı sonunda Wilson ilkeleri doğrultusunda Dünya barışını sağlamak amacıyla Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kurulmuştu. Milletler Cemiyeti&#8217;nin I. Dünya Savaşı’ndan galip çıkan devletler çıkarına kararlar alması bu cemiyetin dünya barışını sağlamaktan uzak olduğu gerçeğini ortaya koydu. Dünya devletleri güvenliklerini sağlamak ve barışı korumak amacıyla birçok antlaşmalar [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ii-dunya-savasi-ve-sonrasi-dis-politika/">II. Dünya Savaşı ve Sonrası Dış Politika</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>II. Dünya Savaşı ve Sonrası Dış Politika (1939-1945)</h2>
<ul>
<li>I. Dünya Savaşı sonunda Wilson ilkeleri doğrultusunda Dünya barışını sağlamak amacıyla Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kurulmuştu.</li>
<li>Milletler Cemiyeti&#8217;nin I. Dünya Savaşı’ndan galip çıkan devletler çıkarına kararlar alması bu cemiyetin dünya barışını sağlamaktan uzak olduğu gerçeğini ortaya koydu.</li>
<li>Dünya devletleri güvenliklerini sağlamak ve barışı korumak amacıyla birçok antlaşmalar yaptılar. Ancak yine de II. Dünya Savaşı engellenemedi.</li>
</ul>
<h3>a. Dünya Barışı İçin Yapılan Antlaşmalar</h3>
<h4>Küçük Antant (1921):</h4>
<p>Çekoslovakya, Romanya ve Yugoslavya arasında kuruldu. Orta Avrupa’daki düzeni ve üye devletlerin birbirlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla ortaya çıktı.</p>
<h4>Lokarno Antlaşması:</h4>
<p>(1929) Fransa ve Almanya kendi aralarındaki problemleri çözmek için bu antlaşmayı yaptılar.</p>
<h4><span style="font-size: 1em;">Kellog Paktı:</span></h4>
<p>(1928) Fransa ve ABD arasında genel antlaşmazlıkları çözmek için imza edildi.</p>
<h3> b. II. Dünya Savaşı’nın Nedenleri</h3>
<ul>
<li>Birinci Dünya Savaşı sonunda ortaya çıkan ekonomik dengesizlikler</li>
<li>Almanya ile İngiltere arasında rekabet yaşanması</li>
<li>Gelişmiş devletler arasında pazar ve ham madde yarışının bulunması</li>
<li>Almanya’da nazizm; İtalya’da faşizm ve Sovyetler Birliği&#8217;nde komünizm rejimlerinin tehdit edici yapış lanması</li>
<li>Almanya’nın imzaladığı Versay Antlaşması’nın problemler getirmesi</li>
<li>İtalya’nın Habeşistan&#8217;ı ve Arnavutluk&#8217;u işgal etmesi</li>
<li>Japonya’nın Mançurya’yı işgal etmesi ve Milletler Cemiyeti&#8217;nden ayrılması</li>
</ul>
<p><strong> UYARI:</strong> Almanya&#8217;nın Belçika&#8217;da, Sovyetler Birliği&#8217;nin Orta Asya ve Kuzey Kafkasya&#8217;da, İtalya&#8217;nın Balkanlar&#8217;da, Japonya&#8217;nın Kore ve Çin&#8217;de izledikleri saldırgan politikalar II. Dünya Savaşı&#8217;nın çıkmasında önemli olmuştur.<br />
<strong>Mihver Grubu:</strong> Almanya, İtalya, Japonya Müttefik Grubu: İngiltere, Fransa, Rusya, ABD y 1 Eylül 1939’da Almanya Polonya’yı işgal etti. Polonya toprakları Rusya ile Almanya arasında paylaşıldı. Bu gelişmeler üzerine İngiltere ve Fransa; Almanya’ya karşı savaş açtılar (3 Eylül 1939).</p>
<ul>
<li>1941 tarihinde Almanya; Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan’ı işgal etti. Alman ordularının bu ilerlemesi Türkiye’yi tedirgin edince Türkiye ile Almanya arasında Ankara’da bir saldırmazlık antlaşması imzalandı (1941).</li>
<li>Türkiye, İngiltere ve Fransa ile de benzer antlaşmalar imzalayarak savaşın dışında kalmıştır. Ancak Almanya’nın yenilgisi kesinleşince 1945 yılında Almanya’ya göstermelik olarak savaş ilan edilmiştir.</li>
<li>1943’te İtalya, Mussolini’nin iktidardan düşmesi ile Mihver grubundan ayrıldı. 1944’te Fransa, Normandiya çıkartması ile Berlin’e girdi. II. Dünya Savaşı’nın kaderini ABD belirledi. Japonya’nın ABD’nin deniz üslerine saldırması üzerine ABD, Japonya’ya atom bombası atarak bu ülkeyi savaş dışı bıraktı. Amerika’nın Almanya’ya çıkartma yapması da Almanya’nın yenilgisi ile sonuçlandı. Hitler intihar etti ve Almanya barış istedi. Almanya 7 Mayıs 1945 tarihinde teslim oldu.</li>
</ul>
<h3>c. II. Dünya Savaşı’nın Sonuçları</h3>
<ul>
<li> Savaş sonunda Amerika Birleşik Devletleri etkili bir dünya devleti olarak ortaya çıktı.</li>
<li>Devletlerarası bloklaşma başladı.</li>
<li>Nazizm, Faşizm etkinliğini kaybetti. Aşırı milliyetçi akımlar amacına ulaşamadı.</li>
<li>Sömürgeci devletler, sömürgelerini kaybettiler. Sömürge altındaki toplumlar bağımsız devletler kurdular (Hindistan, Mısır, Pakistan, Cezayir vs.).</li>
<li>Amerika ve Birleşmiş Milletler kararı ile Orta Doğu’da İsrail Devleti kuruldu. (1948)</li>
<li>Almanya ikiye bölündü.</li>
<li>Türkiye 1946 tarihinden sonra çok partili hayata geçti.</li>
<li>Türk-ABD ilişkileri gelişti.</li>
<li>Yalta Konferansı, Rusya Komünist rejimini Çin ve Orta Avrupa’ya taşıdı.</li>
<li>Soğuk Savaş Dönemi başladı.</li>
</ul>
<p><strong> ÖRNEK</strong>: ikinci Dünya Savaşı’nın bitiminden bu yana geçen süre içinde teknolojide meydana gelen gelişmenin, ikinci Dünya Savaşı öncesiyle karşılaştırıldığında çok hızlı olduğu<br />
görülmüştür. Teknolojik gelişme hızındaki bu atıfta,<br />
I. Ham madde gereksiniminin azalması<br />
II. Bilimin ilerlemesi ve bilgi birikiminin artması<br />
III. Sanayileşmenin hızlanması<br />
durumlar&gt;ndan hangilerinin etkili olduğu savunulabilir?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III<br />
<strong>2007 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> II. Dünya Savaşı&#8217;nın ardından bilimin baş döndürücü şekilde gelişme göstermesi (II) ve sanayileşmenin hız kazanması (III) teknolojideki hızlı gelişmenin göstergelermiş<br />
den olmuştur.<br />
Yanıt E</p>
<h3><span style="font-size: 1.17em;">II. </span><span style="color: #333333;"><span>Dünya Savaşından Sonra Kurulan Örgütler</span></span></h3>
<h4>a. Birleşmiş Milletler Teşkilatı (1946)</h4>
<ul>
<li>İngiltere, Fransa, ABD, Rusya ve Çin sürekli üye seçildiler. Bu üyelerin veto hakları vardı.</li>
<li>Birleşmiş Milletler&#8217;in en temel görevi barışı sağlamak ve sürekli kılabilmektir.</li>
</ul>
<h4>b. Birleşmiş Milletler&#8217;in Çeşitli Organları</h4>
<p>Genel Kurul, Güvenlik Konseyi, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Lahey Adalet Divanı, Vesayet Konseyi ve Genel Sekreterlik</p>
<h4><span style="font-size: 1em;">c. NATO (Kuzey Atlantik Paktı) (1948)</span></h4>
<ul>
<li>Merkezi Brüksel’de olan kurul Sovyet Rusya’nın yayılmacı politikası sonucu ortaya çıktı.</li>
<li>İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Norverç, Danimarka, Portekiz, İtalya, ABD ve Kanada bu paktın ilk üyeleridir.</li>
<li>Türkiye 1952 tarihinde NATO’ya katılmıştır.</li>
</ul>
<p>ÖRNEK: Türkiye 24 Ekim 1945 tarihinde Birleşmiş Milletlere üye olmuş ve Atatürk&#8217;ün &#8220;Yurtta barış, dünyada barış&#8221; ilkesi doğrultusunda Birleşmiş Milletlerin aldığı kararlara uymuştur.<br />
Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye&#8217;nin Birleşmiş milletlerin kararma uyarak asker gönderdiği ülkelerden biri değildir?<br />
A) Afganistan B) Somali C) Kore D) Bosna Hersek E) Vietnam<br />
<strong>2009 ÖSS</strong><br />
<strong> ÇÖZÜM: </strong>Türkiye Birleşmiş Milletler&#8217;in bir üyesi olarak bu örgütün müdahale ettiği her yere asker göndermiştir ve göndermektedir. Afganistan, Somali, Kore ve Bosna Hersek&#8217;te as<br />
Türkiye hep barışın korunması için elinden geleni yapmıştır. Fakat Vietnam bunun dışındadır. Vietnam&#8217;a sadece Amerika müdahale etmiştir.<br />
<strong>Yanıt E</strong></p>
<h4><span style="font-size: 1em;">d. Varşova Paktı (14 Mayıs 1955)</span></h4>
<ul>
<li>Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ile Doğu Avrupa ülkelerinin katılımı ile kurulmuştur. Sovyetler Birliği&#8217;nin 1991 tarihinde dağılmasından sonra Varşova Paktı bozulmuştur.</li>
<li>Varşova Paktı; Sovyetler Birliği, Arnavut, Demokratik Almanya Cumhuriyeti, Bulgaristan, Macaristan, Polonya, Romanya, Çekoslovakya gibi devletlerden oluşmaktaydı. Şimdi bu üyeler NATO’ya girmeye çalışmaktadırlar.</li>
<li>II. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyada soğuk savaş döneminin başlamasında Kuzey Atlantik ve Varşova paktları etkili olmuştur.</li>
</ul>
<h4>e. Avrupa Konseyi</h4>
<p><strong>ÖRNEK:</strong> 1949 yılında Avrupa devletlerinin katılımı ile oluşturulmuştur. Bu Konseye Türkiye Cumhuriyeti de katılmıştır.<br />
I. Almanya ile İngiltere arasındaki ekonomik rekabet<br />
II. Gelişmiş ülkeler arasında pazar ve ham madde yarışının yaşanması<br />
III. İtalya&#8217;nın Habeşistan&#8217;ı ve Arnavutluk&#8217;u işgal etmesi<br />
Yukarıda verilen gelişmelerden hangileri iki dünya savaşmm da temel sebeplerindendir?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III<br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> Ekonomik rekabet ve ham madde yarışı iki dünya savaşının da temel sebeplerindendir. Ama İtalya&#8217;nın saldırgan tutumu sadece II. Dünya Savaşı için geçerlidir.<br />
<strong>Yanıt C</strong><br />
<strong>ÖRNEK</strong>: I.Üçlü ittifak<br />
II. Küçük Antant<br />
III. Kellog Paktı<br />
IV. Üç imparatorlar Birliği<br />
Yukarıda verilen gelişmelerden hangileri II. Dünya savaşı öncesi devletlerin barışı korumak için yaptığı antlaşmalardandı?<br />
A) I ve II B) II ve III C) III ve IV D) I ve IV E) II ve IV<br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> Küçük Antant Doğu Avrupa devletlerinin, Kellog Paktı Fransa ve ABD&#8217;nin II. Dünya savaşı öncesi imzaladığı barış antlaşmalarındandır.<br />
<strong>Yanıt B</strong><br />
<strong>ÖRNEK:</strong> Aşağıdaki devletlerden hangisi saldırgan tutumuyla II.Dünya Savaş&gt;&#8217;n&gt; tetikleyen ülkelerdendir?<br />
A) Türkiye B) ABD C) Çin D) Fransa E)Japonya<br />
<strong>ÇÖZÜM</strong>: Japonya II. Dünya Savaşı öncesi Milletler Cemiyeti&#8217;nden ayrılmış, Mançurya&#8217;yı işgal ederek savaş öncesinde ortamı gerginleştiren ülkedir<br />
<strong>Yanıt E</strong></p>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ii-dunya-savasi-ve-sonrasi-dis-politika/">II. Dünya Savaşı ve Sonrası Dış Politika</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ii-dunya-savasi-ve-sonrasi-dis-politika/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk Dönemi Türkiye Cumhuriyetinin Dış Politikası</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk-donemi-turkiye-cumhuriyetinin-dis-politikasi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk-donemi-turkiye-cumhuriyetinin-dis-politikasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2013 10:48:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türk Devletinin Dış Politikası]]></category>
		<category><![CDATA[Montrö Boğazlar Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Musul Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Nüfus Mübadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne Girişi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=38331</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Dış Politikasının Genel Özellikleri Barışçılık: Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı ve stratejik konumu dış politikaya belirli bir dünya görüşü ile bakmayı, ilişkilerde, sağlam dayanaklar ve antlaşmalara bağlı bir politika takip etmeyi gerekli kılmaktaydı. Bu sebeple Lozan Antlaşması&#8217;ndan sonra, barışçı bir politikanın takibi öngörülmüştü. Girişilen inkılâpların başarılması, kalkınma hamlesinin gerçekleştirilmesi yurt ve dünyadaki barış ortamıyla yakından ilgiliydi. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk-donemi-turkiye-cumhuriyetinin-dis-politikasi/">Atatürk Dönemi Türkiye Cumhuriyetinin Dış Politikası</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #333333;"><span style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', 'Bitstream Charter', Times, serif;">Türk Dış Politikasının Genel Özellikleri</span></span></h2>
<ul>
<li>Barışçılık: Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısı ve stratejik konumu dış politikaya belirli bir dünya görüşü ile bakmayı, ilişkilerde, sağlam dayanaklar ve antlaşmalara bağlı bir politika takip etmeyi gerekli kılmaktaydı. Bu sebeple Lozan Antlaşması&#8217;ndan sonra, barışçı bir politikanın takibi öngörülmüştü.</li>
<li>Girişilen inkılâpların başarılması, kalkınma hamlesinin gerçekleştirilmesi yurt ve dünyadaki barış ortamıyla yakından ilgiliydi.</li>
<li>Atatürk, bunun bilinciyle bütün devletlerle iyi ilişkiler kurmaya çalışmış, dostluk antlaşmaları imzalamıştı. Onun barışçılık konusundaki şu sözleri çok önemlidir: “Dünya uluslarının mutluluğuna çalışmak, başka bir yoldan kendi esenlik ve mutluluğuna çalışmak demektir. Dünyanın şu yerinde bir rahatsızlık varsa, bana ne dememeliyiz. Onunla ilgilenmeliyiz.”</li>
<li>Atatürk’ün barışçı politikası yalnızca sözde kalmamış barış yolunda Milletler Cemiyeti, Balkan, Sadabat vb. paktlara katılmak devletin başlıca politikalarından olmuştur.</li>
</ul>
<ul>
<li>Savaşın söz konusu olduğu anlarda ise Türkiye Cumhuriyeti, bir taraftan önleyici tedbirlere katılırken, diğer taraftan bizim dışımızdaki bir ülkeye karşı savaşı başlatan ülke ile bile dost olmanın yollarını aramaktan geri durmamıştı. Örneğin 30 Ekim 1935’te İtalya, Habeşistan’a saldırmış ve 9 Mayıs 1936’da bu bahtsız ülkeyi ilhak etmiştir. Türkiye, İtalya’ya karşı o zamanki Milletler Cemiyeti’nin üyesi olarak zorlama tedbirlerinin uygulanmasına katılmıştır.</li>
</ul>
<h3>1. 1923 — 1930 Dönemi Olayları</h3>
<ul>
<li>1923 &#8211; 1930 yılları arasında Türkiye’nin dış politikası, Lozan&#8217;da görüşülmesine rağmen halledilemeyen konuların çözülmesine ve Lozan’da alınan kararların uygulanmasına yönelik olmuştur.</li>
<li>Komşu devletlerle iyi ilişkiler kurmak, meydana gelen pürüzleri barışçı yollarla çözmek, büyük devletlerle olan ilişkileri normalleştirmek Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin dış politikasının kilometre taşları niteliğindedir, y Türkiye bu dönemde Musul, Borçlar, ve Nüfus Mübadelesi sorunları ile uğraşmıştır.</li>
</ul>
<h4>a. Nüfus Mübadelesi ( Nüfus Değişimi )</h4>
<ul>
<li>Lozan Antlaşması’nda, İstanbul’daki Rumlarla Batı Trakya’daki Türkler dışında, Türkiye’deki Rumlar ile Yunanistan’daki Türklerin karşılıklı değiştirilmeleri kararlaştırıldı. 30 Ocak 1923’te imzalanan protokolle değişime tabi tutulacak kişilere ait şartlar belirlendi.</li>
<li>Tarafsız devletlerin temsilcilerinin de katıldığı mübadele komisyonu kuruldu. Ancak Yunanistan’ın sürekli anlaşmazlık çıkarması yüzünden bir sonuç alınamadı. 1829’da Yunanistan kurulduktan sonra izlenen büyük Yunanistan (Megola idea) ideali bu dönemde de kendini belli etmişti. Buna göre kurulması planlanan Büyük Yunan Devleti’nin başkenti de İstanbul olarak düşünülüyordu. Bundan dolayı Yunanistan, İstanbul’da daha fazla Rum bırakmak istiyordu. Ayrıca Yunanistan, ticari alanda ilerleyen İstanbul’daki Rumları da kendi amaçları doğrultusunda kullanmak istiyordu. Bu amaçlara yönelik olarak 30 Ekim 1918’den önce İstanbul’da bulunan Rumların mübadele dışında tutulmasını istedi. Türkiye ise, İstanbul’daki yerleşmenin Türk yasalarına göre belirleneceğini bildirdi.</li>
<li>Anlaşma sağlanamayınca, Milletler Cemiyeti’ne başvuruldu. Milletler Cemiyeti, meselenin hukuki niteliğinden dolayı Milletlerarası Adalet Divanı’nın görüşünü istedi. Ancak Divan’ın yaptığı yorum da anlaşmazlığı çözümleyemedi. Bir süre sonra Türk -Yunan ilişkileri gerginleşti. Anlaşmazlık silahlı bir çatışmaya yol açmadan gergin hava yumuşadı ve 30 Ekim 1930 tarihinde imzalanan Türk &#8211; Yunan Dostluk Antlaşması ile barış ortamı sağlandı. Bu antlaşma ile yerleşme tarihlerine ve doğum yerlerine bakılmaksızın İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türklerinin hepsi etabli ( yerleşik ) sayıldı.</li>
<li>Türk &#8211; Yunan dostluğu ikinci Dünya Savaşı sonuna kadar sürdü. 1950 yılından sonra ise sağlanan bu barış ortamı Kıbrıs sorunu yüzünden tekrar bozuldu.</li>
</ul>
<h4>b. Irak Sınırı ve Musul Sorunu</h4>
<ul>
<li>Musul Sorunu Lozan’da çözümlenemedi. Konferansın çalışmalarını çıkmaza sokması üzerine bu sorun Lozan Antlaşması’ndan sonraya bırakıldı. Buna göre Türkiye &#8211; Irak sınırı,  Dokuz ay içinde Türkiye ile İngiltere arasında barışçı yollarla çözülecek, çözülemezse anlaşmazlık Milletler Cemiyeti&#8217;ne sunulacaktı.</li>
<li>ikili görüşmeler sonunda çözümlenemeyen Musul Meselesi, Milletler Cemiyeti’ne götürüldü. Musul Meselesi’ni incelemek amacıyla oluşturulan komisyonun önerisiyle Milletler Cemiyeti, Musul’un Irak’a katılması gerektiğini belirtti.</li>
<li>Türk kamuoyunca tepkiyle karşılanan bu karara göre, Musul kaybediliyordu. Milletler Cemiyeti’nin bu kararında siyasi sebepler ağır bastı. Çünkü bu sırada İngiltere, cemiyetin en güçlü üyesiydi. Buna karşılık Türkiye, cemiyete üye değildi. Bu karar karşısında Türkiye Musul’u geri alma girişiminde de bulunamadı. Çünkü devlet içerde önemli ve büyük bir isyan olan Şeyh Sait isyanı&#8217;yla uğraşıyordu.</li>
<li>Türkiye, sonunda Milletler Cemiyeti’nin kararına uyarak İngiltere ile Ankara Antlaşmasını yaptı (5 Haziran 1924).</li>
</ul>
<p>Bu antlaşmayla;</p>
<ul>
<li>Musul ve Kerkük Irak’ a bırakıldı.</li>
<li>Irak Hükümeti, Musul’a karşılık petrol üzerine konan verginin % 10’unu 25 yıl süreyle Türkiye’ye vermeyi kabul etti.</li>
</ul>
<h3>2. 1931 — 1939 Dönemi Dış Politika Olayları</h3>
<ul>
<li>Türkiye’nin bu dönemde karşılaştığı önemli olaylar; Milletler Cemiyeti’ne giriş, Balkan Antantı’nın kurulması, Türkiye &#8211; İtalya ilişkileri, Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Hatay Meselesi ve Sadabat Paktı’nın kurulması olmuştur.</li>
</ul>
<h4>a. Türkiye’nin Milletler Cemiyeti’ne Girişi (18 T emm uz 1932 )</h4>
<ul>
<li>Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasının temeli barışçı esaslara dayanıyordu. Bu nedenle Atatürk Türk dış siyasetinde “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh“ ilkesini benimsemiştir. Türkiye böylece komşu ülkelerle dostluk ve yakın ilişkiler kurmuştur.</li>
<li>Türkiye’nin barışçı girişimleri diğer ülkeler tarafından memnuniyetle karşılanmış; 1930’dan sonra milletlerarası işbirliğinin önem kazanması, Milletler Cemiyeti’ne ilgiyi arttırmıştır. 1932 yılı temmuz ayında Türkiye Milletler Cemiyeti’ne üye olmuştur.</li>
</ul>
<h4>c. Balkan A ntantı (9 Şubat 1934)</h4>
<ul>
<li>Türkiye bir yandan bölgesindeki güvenliği sağlayabilmek için, bir yandan da batıda ve doğuda önder bir rol oynayarak bölgede kalıcı bir barış temin etmeye çalışıyordu.</li>
<li>Balkanlarda gözü olan İtalya’nın saldırgan tutumuna karşı bir Balkan Antantı (Antlaşması) yapıldı. Bu ittifakta Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya yer almaktaydı.</li>
<li>Atatürk’ün kişisel çabası ile dört Balkan devletinin birleşmesi Türkiye’nin barış siyasetinin en somut örneğidir.</li>
</ul>
<h4> Montrö Boğazlar Sözleşmesi (10 Nisan 1936)</h4>
<ul>
<li>Lozan Konferansı’nda imzalanan Boğazlar Sözleşmesi’ne göre, “Boğazlardan geçiş serbest olacak, Çanakkale ve İstanbul boğazlarının her iki kıyısıyla Marmara Denizi’ndeki adalar askerden arındırılacaktı. Boğazların 20 kilometrelik çevresi askersiz hale getirilecekti. Bu bölgenin kontrolü ve güvenliği de Milletler Cemiyeti’nin garantisi altında olacaktı.”</li>
<li>1933’ten sonra İtalya, Almanya ve Rusya silahlanmaya başladı. Milletler Cemiyeti barışı tehdit eden bu gelişmeleri önleyemedi. Bu gelişmeler üzerine kendi güvenliğini garanti altına almak isteyen Türkiye, 10 Nisan 1936’da Boğazlar üzerindeki sınırlamaları kaldırmak amacıyla Lozan Antlaşması’nı imzalayan devletlere bir nota gönderdi. Türkiye’nin bu isteği ilgili devletler tarafından mantığa uygun kabul edildi.</li>
<li>İsviçre’nin Montreux ( Montrö ) şehrinde bir konferans toplandı. Bu konferansa Türkiye, İngiltere, Fransa, Sovyetler Birliği, Japonya, Yunanistan ve Yugoslavya iştirak etti. Konferans sonunda Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalandı (20 Temmuz 1936). İtalya da iki yıl sonra bu sözleşmeyi tanıdı.</li>
<li>Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre Boğazlar Komisyonu kaldırıldı ve Boğazların yönetimi tamamen Türkiye’ye bırakıldı. Böylece egemenliğimizi kısıtlayan önemli bir sorun çözümlenmiş oldu.</li>
</ul>
<h4>d. Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937)</h4>
<ul>
<li>Türkiye, batısında olduğu gibi doğusunda da iyi ilişkiler kurmak çabası içindeydi. Bu amaçla 8 Temmuz 1937&#8217;de Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında Sadabat Paktı imzalandı.</li>
</ul>
<h4>e. Hatay’ın Türkiye’y e katılması ( 23 Haziran 1939 )</h4>
<ul>
<li>Mondros Ateşkesi’nden sonra Hatay ve İskenderun Fransızlar tarafından işgal edilmişti. 1921 yılında Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra Türkiye ile Fransa arasında yapılan Ankara Antlaşması&#8217;yla bu şehirler Misakımillî&#8217;ye ters düşmesine rağmen Fransa&#8217;da kalmıştı. Ancak Fransa bu illerde özel bir yönetim kurarak Türklerin kültürel özelliklerini korumasında yardımcı olmayı kabul etmişti.</li>
<li>II. Dünya Savaşı’nın yaklaşması üzerine Fransa 1936 yılında Suriye’yi boşaltma kararı aldı. Bu arada Fransa, Hatay’ı Suriye’ye bıraktı. Sorunları barışçı yollarla çözümlemek isteyen Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne başvurarak çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hatay’ın Türkiye’ye verilmesini istedi.</li>
<li>Türkiye, bu gelişmeler üzerine Fransa’ya bir nota vererek İskenderun’un bağımsızlığının tanınmasını istedi. Fransa bu teklifi reddetti. Milletler Cemiyeti ise, aldığı kararla, İskenderun’un iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Suriye’ye bağlı olmasını kabul etti. Dahası “Hatay” sancağının toprak bütünlüğü, Türkiye ve Fransa’nın garantisi altında olacaktı. Ancak bu antlaşma da uyuşmazlığı sona erdiremedi.</li>
<li>Bu dönemde uluslararası ilişkiler giderek gerginleşmeye başladı. Almanya’nın Avusturya’yı ilhakından sonra, Avrupa’da güçler dengesi bozulmaya başladı, bunun üzerine de Fransa, Hatay konusundaki tumunu yumuşatmak zorunda kaldı. Yapılan seçimler sonucunda bağımsız bir devlet olarak Hatay Cumhuriyeti kuruldu (2 Eylül 1938). Ardında da Hatay Cumhuriyeti ile Türkiye arasında yakın ilişkiler geliştirildi.</li>
<li>1939’da Avrupa’da yayılan savaş rüzgârları Fransa’nın Türkiye’nin isteklerini kabul etmesini sağladı. 23 Haziran 1939’da Fransa ile Türkiye arasındaki bir antlaşma ile Hatay’ın Türkiye’ye katılması kabul edildi. Böylece Atatürk’ün ölümünden sonra Hatay meselesi de Misakımillî doğrultusunda Türkiye’nin lehine çözümlendi.</li>
</ul>
<p><strong> NOT</strong>: Bağımsız Hatay Cumhuriyeti&#8217;nin ilk cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen&#8217;dir.<br />
<strong>ÖRNEK:</strong> Atatürk, “Bizi yok etmek gibi bir görüş karşısında varlığımızı silahla korumak ve savunmak pek tabiidir. Bundan daha haklı ve tabii bir hareket olamaz.” demiştir.<br />
Atatürk’ün bu sözü,<br />
I. Bölgesel ittifakları destekleme<br />
II. Ülke bütünlüğünü koruma<br />
III. Bağımsızlığı ilke edinme<br />
durumlarmm hangilerinden ödün verilmemesi gerektiğini<br />
gösterir?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III<br />
<strong>2008 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> Atatürk&#8217;ün sözünde geçen &#8220;Bizi yok etmek gibi bir görüş karşısında varlığımızı korumak pek tabidir.&#8221; ifadesi III. öncüle ulaşmamızı sağlar. Bu ifade ayrıca ülke bütünlüğünü<br />
koruma ile de ilgilidir. Bölgesel ittifakı destekleme ile ilgili bir bilgeye ise paragrafta yer verilmemiştir.Yanıt E</p>
<h3>3. 1938 —1950 Arası Türk Dış Politikası</h3>
<ul>
<li>I.Dünya Savaşı’ndan sonra imzalanan antlaşmaların oldukça ağır hükümler içermesi II. Dünya Savaşı’na giden sürecin başlangıcındaki en önemli sebep olmuştur. Çünkü I. Dünya Savaşı sonrası imzalanan antlaşmalarla uluslararası barış sağlanamamıştı.</li>
<li>Rusya, Almanya ve İtalya’da kurulan rejimler dünyayı tehdit etmeye başladılar. Almanya’da ve İtalya’da ırkçı idareler kuruldu. II. Dünya Savaşı başlamadan tarafsız kalan Türkiye her an savaşa girecekmiş gibi hazırlık yaparken mümkün olduğunca savaşın dışında kalmaya çalışmıştır. ikinci Dünya Savaşı çıkmadan önce Atatürk: “Bir dünya harbi olacaktır. Bu harp neticesinde dünyanın durumu ve dengesi baştan başa değişecektir. işte bu sırada doğru hareket etmesini bilmeyip en küçük bir hata yapmamız halinde, başımıza mütareke yıllarından daha çok felaketler gelmesi mümkündür.” demiştir.</li>
</ul>
<p><strong>ÖRNEK:</strong> Atatürk bu sözüyle,<br />
I. geçmişten ders alma,<br />
II. savaş ortamından çıkar sağlama,<br />
III. savaşların getirdiği sonuçları kabullenme<br />
yaklaş&gt;mlar&gt;ndan hangilerinin gerektiğini vurgulamştır?<br />
A) Yalnız I<br />
B) Yalnız II<br />
D) I ve II E) ve C) Yalnız III<br />
<strong>2006 OSS</strong><br />
Atatürk&#8217;ün paragraftaki sözünde geçmişten ders alınması<br />
gerektiği vurgulanmıştır. Eğer ders alınmazsa mütareke<br />
yıllarının acılı günlerinin tekrar yaşanabileceği hatırlatılmıştır.<br />
<strong>Yanıt A</strong></p>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk-donemi-turkiye-cumhuriyetinin-dis-politikasi/">Atatürk Dönemi Türkiye Cumhuriyetinin Dış Politikası</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk-donemi-turkiye-cumhuriyetinin-dis-politikasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk İlkeleri</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk-ilkeleri-2/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk-ilkeleri-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2013 09:43:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Döneminde İç Gelişmeler, İnkilaplar ve İlkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[devletcilik]]></category>
		<category><![CDATA[halkcilik]]></category>
		<category><![CDATA[İnkılapçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Millî Birlik ve Beraberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=38328</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atatürk İlkeleri 1. Cumhuriyetçilik Toplum, halk kelimelerinden türetilmiştir. Cumhuriyet, egemenliğin halka ait olduğu yönetim şekli veya devlet idaresi demektir. Bu sistemde devlet başkanlığı hayat boyu devam etmez. Halkın kendini doğrudan yönetmesine dayanan rejimdir. Demokrasinin en iyi şekilde uygulandığı yönetim biçimidir. Cumhuriyet ilkesi doğrultusunda yapılan başlıca inkılaplar şunlardır: TBMM’nin açılması, saltanatın kaldırılması, çok partili hayata geçme [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk-ilkeleri-2/">Atatürk İlkeleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #333333;"><span style="font-family: Georgia, 'Times New Roman', 'Bitstream Charter', Times, serif;"><span>Atatürk İlkeleri</span></span></span></h2>
<h3>1. Cumhuriyetçilik</h3>
<ul>
<li>Toplum, halk kelimelerinden türetilmiştir. Cumhuriyet, egemenliğin halka ait olduğu yönetim şekli veya devlet idaresi demektir. Bu sistemde devlet başkanlığı hayat boyu devam etmez.</li>
<li>Halkın kendini doğrudan yönetmesine dayanan rejimdir. Demokrasinin en iyi şekilde uygulandığı yönetim biçimidir.</li>
<li>Cumhuriyet ilkesi doğrultusunda yapılan başlıca inkılaplar şunlardır: TBMM’nin açılması, saltanatın kaldırılması, çok partili hayata geçme denemeleri, ordunun siyasetten ayrılması, kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi.</li>
</ul>
<p><strong>ÖRNEK</strong>: I. Saltanatın kaldırılarak cumhuriyetin ilan edilmesi II. Toplumsal ve siyasal hayatta cinsiyet farkının kaldırılması III. Gelen çağrı üzerine Türkiye’nin Milletler Cemiyeti&#8217;ne<br />
üye olması Yukarıdakilerden hangilerinin amacı demokrasinin sağlanmasıdır?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) I, II ve III<br />
<strong>2006 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> Saltanatın kaldırılarak cumhuriyetin ilan edilmesi ve kadınlara siyasal yaşam hakkı tanınması demokrasinin gelişmesi ile ilgilidir.<br />
<strong>Yanıt C</strong></p>
<ul>
<li>Mustafa Kemal Paşa cumhuriyet rejimini demokrasi olarak nitelendirmiştir: “Cumhuriyet milletin yüksek siyasî ve iktisadî müessesesidir. Asri (çağdaş) bir cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.”</li>
</ul>
<h3>2. Milliyetçilik</h3>
<ul>
<li>Zengin bir geçmiş mirasına sahip bulunan, insanlardan oluşan topluma millet denir. Ait olduğu milletin varlığını sürdürmesi ve yüceltmesi için diğer bireylerle beraber çalışmaya, bu çalışma bilincini de diğer kuşaklara aktarmaya Millîyetçilik denir.</li>
<li>Dini, mezhebi, soyu ve dili ne olursa olsun kendini Türk gören herkesi Türk olarak kabul eder. Millîyetçilik doğrultusunda TBMM’nin açılması, kapitülasyonların kaldırılması, Türk Tarih Kurumu&#8217;nun ve Türk Dil Kurumu&#8217;nun açılması gibi inkılâplar yapılmıştır.</li>
</ul>
<p><strong>ÖRNEK:</strong> Atatürkçü Millîyetçilik anlayışı, toplumu sadece ırk çizgileriyle değil din ve mezhep çizgileriyle bölmeyi de reddeder.  Bu duruma göre aşağıdakilerden hangisinin önemiminin vurgulandığı savunulabilir?<br />
A) Sınırları belli ve bölünmez vatan anlayışının<br />
B) Ulusal ve insani değerleri kaynaştırmanın<br />
C) Devletin ulusal ve bağımsız olmasının öngörüldüğünün<br />
D) Siyasi varlığının dışındaki Türklerin yönetimlerine saygılı olmanın<br />
E) Bir milletin mutluluğunun diğer milletlerin de mutluluğuna bağlı olduğuna inanmanın<br />
<strong>2008 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> Atatürk&#8217;ün toplumun ırk çizgisi dışında, din ve mezhep çizgisinde de bölmeyi reddetmesi ulusal ve insani değerlerin kaynaşması vurgulanmıştır.<br />
<strong>Yanıt B</strong></p>
<ul>
<li>Türk milletinin her konuda yücelmesini ve çağdaş medeniyet seviyesine yükselmesini isteyen Atatürk‘ün milliyetçiliği hiçbir zaman ırkçılığa dayanan bir milliyetçilik olmamıştır.</li>
</ul>
<h3>3. Halkçılık</h3>
<ul>
<li>Bir milleti oluşturan çeşitli mesleklerin ve toplumsal grupların içinde bulunan insanlara halk denir. Halkçılık ise, millet içindeki çeşitli insan gruplarının çıkarına ve yararına bir siyaset izlenmesi, halkın kendi kendini yönetmesini esas alır. Cumhuriyetçilik ve milliyetçiliğin doğru sonucudur.</li>
<li>Halkçıkta eşitlik ilkesi son derece önemlidir. Hiçbir toplumsal grubun ve zümrenin ayrıcalığı yoktur. Ayrıca Halkçılık sınıf mücadelesini reddeder ve toplumsal dayanışmayı öngörür.</li>
<li>Halkçılık ilkesi doğrultusunda yapılan çalışmalara soyadı kanunun çıkarılması ve medeni kanunun kabulü örnek verilebilir.</li>
<li>Atatürk’e göre Halkçılık siyasi bir mahiyet taşımaktadır</li>
<li>Atatürk’ün halkçılık anlayışı ayırıcı değil, bütünleştirici bir niteliğe sahiptir. Bu anlayış sadece sınıf ve mesleki farklılıkları değil, bölgesel ve inanç farklılıklarını da aynı amaçlar etrafında birleştirmeyi amaç edinmiştir. Türkiye içinde yaşayan halk, ümmetçilik aşamasından millet aşamasına eriştirilmiştir.</li>
<li>Halkçılık ilkesi, bütün toplum katmanlarını, birbirine eşit olarak kabul eder. Bu eşitlik, sosyalizmde savunulan iktisadi eşitlik anlamında değildir. Atatürk’ün halkçılık görüşlerinde teşebbüs hürriyetleri olacaktır ve çalışan daha çok kazanacaktır.</li>
</ul>
<h3>4. Devletçilik</h3>
<ul>
<li>Devletçilik, devlet yetkilerinin artması, genişlemesi, kamu hizmet ve faaliyetlerinin yaygınlaşması demektir.Devletçilik, bir tür devlet müdahalesi, daha önce devlet faaliyet alanına girmeyen konularda, kamu menfaati nedeni ile devletin bu alana karışması, katılması demektir. Türkiye devletçilik ilkesini 1930&#8217;lu yıllarda varolan ekonomik koşullar gereği uygulamıştır.</li>
<li>Özel sektör teşvik edilmiş, ancak teşebbüs sahibi sermayedar olmadığı için devletçilik politikası uygulanmıştır.</li>
<li>Atatürk, devletçiliğin ölçüsünü koymuştur: Yurttaşın gelişmesi ve yücelmesi için gerekli alanlarda devlet müdahale edecektir.</li>
<li>Atatürk geniş anlamıyla devletçidir. Devletçilik halkçılığın zorunlu bir sonucudur. Bu ilke doğrultusunda devlet halkın parasızlık nedeniyle üretimine katılamadığı şeker, dokuma demir-çelik sanayi gibi bazı yatırımları bizzat kendisi yapmıştır.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Devletçilik.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38329" alt="Devletçilik" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Devletçilik-300x248.png" width="300" height="248" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Devletçilik-300x248.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Devletçilik.png 482w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p><strong>ÖRNEK:</strong> Atatürk, 1 Mart 1922&#8217;de TBMM&#8217;nin üçüncü toplantısında, &#8220;Efendiler, milletimiz çiftçidir. milletin çiftçilikteki çabasını, çağdaş ekonomik önlemlerle azami haddine ulaştırmalıyız.<br />
Köylünün çalışmasının sonuçlarını ve ürünlerini kendi menfaati lehine azami haddine çıkarmak ekonomik siyasetimizin temel ruhudur.&#8221; demiştir. Atatürk&#8217;ün bu sözlerinin aşağ&gt;dakilerin hangisinde birlikte verilen ilkelerin doğrudan ilgili olduğu savunulabilir?<br />
A) inkılapçılık &#8211; Cumhuriyetkçilik<br />
B) Halkçılık &#8211; inkılapçılık<br />
C) Devletçilik &#8211; Laiklik<br />
D) Laiklik &#8211; Halkçılık<br />
E) Cumhuriyetçilik &#8211; Devletçilik<br />
<strong>2009 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM</strong>: Atatürk hep çağdaşlaşmaya, daha iyiyi aramaya çalışan bir liderdir. O bu yönüyle inkılapçı bir karaktere sahiptir. Atatürk&#8217;ün amaçlarından biri de hep halkı ile iç içe olmak<br />
ve halkının çıkarlarını düşünmektir. Paragrafta verilen bilgiler de bu doğrultudadır ve Atatürk&#8217;ün inkılapçı ve halkçı yönünü gözler önüne serer. <strong>Yanıt B</strong><br />
<strong>ÖRNEK:</strong> 1934 yılında uygulamaya konulan Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda temel tüketim mallarının üretimine önem verilmesi ve ham maddesi Türkiye’de bulunan sanayi işletmelerinin kurulması amaçlanmıştır.<br />
Yalnız bu bilgiye dayanarak,<br />
I. ithalatın azaltılması istenmektedir.<br />
II. Ticaret dengesinin korunması istenmektedir.<br />
III. Yabancı sermayeden yararlanmak istenmektedir.<br />
yorumlarından hangilerine ulaşılabilir?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II D) I ve III E) II ve III<br />
<strong>2006 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM</strong>: Devletçilik uygulamasına paralel olarak beş yıllık kalkınma<br />
planının uygulanması ile ithalat azaltılmış ve ticaret<br />
dengesi korunmak istenmiştir. <strong>Yanıt C</strong></p>
<h3><span style="font-size: 1.17em;">5. Laiklik</span></h3>
<ul>
<li>Devlet işlerinin ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılmasıdır. Bu ilkeyle devlet ve din işleri birbirinden ayrılmıştır.</li>
<li>Kişilere Laiklik ilkesiyle din, vicdan ve ibadet özgürlüğü sağlanmıştır. Saltanatın kaldırılması din ve siyasetin birbirinden ayrılması anlamında atılan en önemli adımdır. Ardından halifeliğin kaldırılmasıyla Laiklik&#8217;te ileri bir aşamaya geçilmiştir.</li>
</ul>
<p><strong> ÖRNEK:</strong> Cumhuriyet döneminde,<br />
I. Tarih,<br />
II. Hukuk,<br />
III. Dil<br />
alanlarının hangilerinde yapılan inkilaplarda laiklik anlayışını yerleştirme amacı olduğu savunulabilir?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) II ve III<br />
<strong>2006 ÖSS</strong><br />
Medeni Kanun&#8217;un kabul edilmesi ile hukuk, laik temel üzerine oturtulmuştur. Tarih alanında yapılan inkılâplar milliyetçilik, dil alanında yapılanlar ise inkılâpçılık ve Milliyetçilikilkesiyle ilgilidir. <strong>Yanıt: B</strong></p>
<h3>6. İnkılâpçılık</h3>
<ul>
<li>Atatürk liderliğinde uygulanan Türk inkılabının gayesi öncelikle Türk devletini, toplumunu çağdaş seviyeye getirmektir. Bu çağdaşlaştırma hareketi evrensel değerlerin alınmasıyla birlikte millî değerlere de sahip çıkma anlamındadır.</li>
<li>Medeni Kanun&#8217;un kabulü, öğretimin birleştirilmesi, Latin harflerinin kabulü, mahkemelerin birleştirilmesi, Aşar vergisinin kaldırılması gibi inkılaplar çeşitli alanlarda yapılmış çağdaşlaştırma hareketleridir.</li>
</ul>
<h4>Bütünleyici İlkeler</h4>
<h5>Millî Egemenlik</h5>
<ul>
<li>23 Nisan 1920’de açılan TBMM’de &#8220;Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.&#8221; denilerek, millî hakimiyet ilkesi resmen yürürlüğe konulmuştur.</li>
<li>Millî egemenlik ilkesinden taviz verilmeyeceği kesin bir şekilde devletin anayasasında da yer almıştır.</li>
<li>Atatürk ulusal egemenliğin millet tarafından kullanılabilmesi için Halk fırkasını kurmuştur. Terakkiperver ve Serbest Fırka&#8217;nın kurulmasını destekleyerek çok partili rejimi kurmaya çalışmıştır.</li>
<li>Millî egemenlik ilkesi yalnız saltanata değil, her türlü tek partici sisteme, diktatörlüğe, toplumu bölen etnik ayrımcılığa, sınıf kavgasına dayanan anlayışa karşı olmayı gerektirir.</li>
</ul>
<h5>Millî Bağımsızlık</h5>
<p>Atatürk Türkiye&#8217;de tam bağımsızlığı savunmuş, Kurtuluş Savaşı&#8217;ndan itibaren himaye sistemine karşı çıkmış, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra da emperyalizme karşı olduğunu göstermiştir. Bağımsızlığı ekonomik alanda da savunmuş, kapitülasyonların kaldırılmasını sağlamıştır.</p>
<h5>Millî Birlik ve Beraberlik</h5>
<ul>
<li>Millî birlik, bir milletin içinde yaşayan farklı dil, din, düşünce, inanç kümelerinin ortak idealler ve menfaatler etrafında bir arada yaşaması ve bütünleşmesidir.</li>
<li>Milli birlik ve beraberlik anlayışı insanların sosyal, biyolojik, düşünce farklılıklarına bakmaz, onları bir milletin fertleri olarak görür. Yurtta Barış Dünyada Barış,</li>
</ul>
<h3>Bilimsellik ve Akılcılık</h3>
<p><strong>Çağdaşlık ve Batılaşma, İnsan v e İnsanlık Sevgisi Türk İnkılâbını Korumanın Yolları</strong></p>
<ul>
<li>Her şeyden önce devrim, onu yapanlar ve uygulayanlar tarafından sağlamlaştırılmalıdır.</li>
<li>inkılabın topluma kazandırdıkları duyurulmalıdır.</li>
</ul>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk-ilkeleri-2/">Atatürk İlkeleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk-ilkeleri-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatük İnkılâpları</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/atatuk-inkilaplari/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/atatuk-inkilaplari/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2013 09:19:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Döneminde İç Gelişmeler, İnkilaplar ve İlkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Ygs-Lys Hazırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Soyadı Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dil Kurumu’nun Açılması]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarih Kurumu’nun Açılması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=38322</guid>

					<description><![CDATA[<p>Atatük İnkılâpları a. Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan İnkılâplar Eğitim ve Öğretimin Birleştirilmesi Osmanlı Devleti, eğitimde birlik sağlayamamıştı. Tanzimat’tan sonra mektep-medrese olarak eğitimde ikilik ortaya çıktı. Eğitimde birliği sağlamak için 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarıldı. Tevhid-i Tedrisatla,  Medreseler kapatıldı, eğitimde birlik sağlandı. Millî Eğitim Bakanlığı kuruldu. Şeriyye ve Evkaf nezareti kaldırıldı. Diyanet işleri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/atatuk-inkilaplari/">Atatük İnkılâpları</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Atatük İnkılâpları</h2>
<h3>a. Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan İnkılâplar</h3>
<h4>Eğitim ve Öğretimin Birleştirilmesi</h4>
<ul>
<li>Osmanlı Devleti, eğitimde birlik sağlayamamıştı. Tanzimat’tan sonra mektep-medrese olarak eğitimde ikilik ortaya çıktı. Eğitimde birliği sağlamak için 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarıldı.</li>
</ul>
<p>Tevhid-i Tedrisatla,</p>
<ul>
<li> Medreseler kapatıldı, eğitimde birlik sağlandı.</li>
<li>Millî Eğitim Bakanlığı kuruldu.</li>
<li>Şeriyye ve Evkaf nezareti kaldırıldı.</li>
<li>Diyanet işleri Başkanlığı kuruldu.</li>
</ul>
<p><strong> Ders Programlarının Çağdaşlaştırılması</strong></p>
<ul>
<li>Ders programlarının çağın gereklerine göre hazırlanması için 2 Mart 1926’da Maarif Teşkilâtı Kanunu kabul edildi. Kanun ile ders kitaplarındaki gereksiz konular çıkarıldı, ilk ve orta öğrenimde temel esaslar belirlendi.</li>
<li>Devletin izni olmadan okul açılması yasaklandı.</li>
</ul>
<h4>Yeni Harflerin Kabulü</h4>
<p>1 Kasım 1928’de de Latin Alfabesi kabul edildi. Halkın yeni harfleri kolayca öğrenebilmesi için de Millet Mektepleri açıldı.<br />
<strong>ÖRNEK:</strong> Atatürk, Latin harflerinin kabul edileceğinden 1919 yılında Erzurum Kongresi’nin yapıldığı sıralarda, daha sonra da 1922 yılında söz etmiş; ancak Latin harfleri 1928 yılında<br />
çıkarılan bir yasayla kabul edilmiştir.<br />
Yalnız bu bilgiye dayanarak, Atatürk inkilaplarının,<br />
I. Geleneklere karşı çıkma<br />
II. Hukuki güvence altında olma<br />
III. Yeri ve zamanı geldiğinde yapılma<br />
özelliklerinden hangilerine sahip olduğu söylenebilir?<br />
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) II ve III<br />
<strong>2006 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> Harf inkılâbının yasa ile kabul edilmesi inkılâpların hukuk güvencesi altına alınması ile ilgilidir. inkılâpların aşama aşama yapılması da ortamın uygun olup olmamasıyla ilgilidir.<br />
<strong>Yanıt E</strong></p>
<h4><span style="font-size: 1.17em;">Türk Tarih Kurumu’nun Açılması</span></h4>
<ul>
<li>Ümmetçilik düşüncesinin hâkim olduğu Osmanlı Devleti’nde tarih, İslam tarihi olarak ele alınıyordu. Oysa Türkiye Cumhuriyeti, millîyetçilik esaslarına dayanıyordu.</li>
<li>Türk tarihini aydınlatarak Türk kültürünü dünya kamuoyuna gösterip yeni nesillere aktarmak için 1931’de Türk Tarih-i Tetkik Cemiyeti kuruldu.</li>
</ul>
<h4>Türk Dil Kurumu’nun Açılması</h4>
<p>Türkçeyi yabancı kelimelerden arındırmak ve ülkenin her kademesinde aynı dilin konuşulmasını sağlamak için 1932’de Türk Dil Tetkik Cemiyeti kuruldu.<br />
<strong>Üniversiteler</strong></p>
<ul>
<li>Osmanlı Devleti zamanında kurulan ve üniversite seviyesinde eğitim yapan Darülfunun kaldırıldı, yerine 1933’te İstanbul Üniversitesi açıldı. Ankara Hukuk Fakültesi eğitim ve öğretime başladı.</li>
<li>Güzel sanatlar alanında önce 1924’te Topkapı Sarayı müze hâline getirildi, ardından Etnografya Müzesi kuruldu.</li>
<li>Güzel Sanatlar Akademisi’ne mimarlık ve heykelcilik bölümleri eklendi.</li>
<li>1937’de ise Dolmabahçe Sarayı&#8217;nda resim ve heykel müzesi açıldı.</li>
</ul>
<h3>b. Toplumsal Alanda Yapılan İnkılâplar</h3>
<h4>Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması</h4>
<ul>
<li>Tarikat mensuplarının dinî eğitim ve toplantı yerleri tekke ve zaviyelerdi. Bu kuruluşlar yapılan yenilikleri benimsemedikleri gibi muhalifleri de destekliyorlardı.</li>
<li>30 Kasım 1925’te çıkarılan bir kanunla tekke, zaviye ve türbeler kapatılarak mal varlıklarına el kondu. Bunlarla ilgili törenler yasaklandı. Aynı kanun ile şeyhlik, dervişlik, seyitlik gibi unvanlar da kanuni yasak çerçevesine alındı.</li>
</ul>
<h4>Kıyafetin Düzenlenmesi</h4>
<p>25 Kasım 1925’te çıkarılan kanun ile şapka giyilmesi mecburi hâle getirildi. Aynı gün din adamları dışındaki kişilerin sarık sarması ve cübbe giymesi yasaklandı.</p>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Büyük-Önder-Mustafa-Kemal-Atatürk.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38323" alt="Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Büyük-Önder-Mustafa-Kemal-Atatürk-244x300.png" width="244" height="300" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Büyük-Önder-Mustafa-Kemal-Atatürk-244x300.png 244w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Büyük-Önder-Mustafa-Kemal-Atatürk.png 724w" sizes="auto, (max-width: 244px) 100vw, 244px" /></a></p>
<h4>Soyadı Kanunu (24 Haziran 1934)</h4>
<p>Aynı yıl kabul edilen başka bir kanun ile de hacı, hafız, hoca, hanımefendi, beyefendi, paşa, ağa, efendi gibi unvanlar ile Osmanlı Devleti tarafından verilen nişan, rütbe ve madalyaların kullanılması yasaklandı.</p>
<h4>Saatin, Takvimin, Ölçünün ve Çalışma Hayatının Düzenlenmesi</h4>
<ul>
<li>26 Aralık 1925’te Miladi Takvim kabul edilerek 1 Ocak 1926’dan itibaren uygulanmaya başladı. Bu arada günümüzdeki saat ölçüsü uygulamaya konuldu.</li>
<li>Devletler arası ilişkilerde kolaylık sağlaması için de pazar tatil günü olarak kabul edildi.</li>
<li>Ağırlık ve uzunluk birimleri için kullanılan ölçüler kaldırılarak 1 Nisan 1931’de uluslararası metrik ve ağırlık ölçüleri uygulamaya kondu. Bu alandaki yenilikler Avrupalı devletlerle olan ilişkilerimizi geliştirmek amacıyla yapılmıştır,</li>
<li>Medeni Kanun’un kabul edilmesi ile kadın ve erkekler yasalar önünde eşit hâle gelmiştir.</li>
<li>3 Nisan 1930’da da kadınlara belediye seçimlerine katılma, 5 Aralık 1934’te ise milletvekili seçme hakkı tanındı.</li>
<li>ilk kadın vekil 1935 seçimleri ile meclise girdi.</li>
</ul>
<p><strong> ÖRNEK:</strong> Aşağıdakilerden hangisinin Türk milletinin Batılı ülkelerle ortak yaşaması ve çalışmasında kolaylık sağladığı savunulamaz?<br />
A) Uluslararası rakamların kabul edilmesi<br />
B) Hafta tatilinin cuma gününden pazar gününe alınması<br />
C) Türk dilinin yabancı kelimelerden arındırılması<br />
D) Arşın, endaze yerine metre; okka yerine kilogram birimlerinin kullanılması<br />
E) Hicri takvim yerine miladi takvimin kullanılması<br />
<strong>2007 ÖSS</strong><br />
<strong>ÇÖZÜM:</strong> Türk dilinin yabancı dillerin etkisinden arındırılması Türk milletinin Batılı ülkelerle ortak yaşaması ve çalışmasında kolaylık sağladığı söylenemez. Bu durum Türk kültürünün<br />
gelişmesi, milliyetçilik ile ilgilidir.<br />
<strong>Yanıt C</strong></p>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Atatürk-Dönemi-İnkilaplar.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38324" alt="Atatürk Dönemi İnkilaplar" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Atat&uuml;rk-D&ouml;nemi-İnkilaplar-300x249.png" width="300" height="249" /></a><br />
<a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/atatürk-inkilapları.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38325" alt="atatürk inkilapları" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/atat&uuml;rk-inkilapları-300x48.png" width="300" height="48" /></a></p>
<h3>c. Hukuk Alanında Yapılan İnkılâplar</h3>
<ul>
<li> Hukukta yapılacak yeniliklerde temel alınan esas, yasaların laikleşmesini temin etmekti. 17 Şubat 1926’da İsviçre Medeni Kanunu Türkçeye çevrilerek Türk Medeni Kanunu olarak kabul edildi.</li>
<li>1926 yılında İtalyan ceza, 1927’de İsviçre hukuk mahkemeleri, 1929’da Alman ceza mahkemeleri, 1932’de İsviçre ceza ve iflas kanunları benimsendi.</li>
<li>10 Nisan 1928’de yapılan değişiklikler ile de anayasa laikleştirildi. Anayasada yer alan “Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin dini İslam’dır.” ifadesi yerine &#8220;Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlettir.” ifadesi konuldu.</li>
<li>5 Şubat 1937’de ise laiklik ilkesi anayasada yerini aldı.</li>
</ul>
<h3>d. Ekonomi Alanında Yapılan İnkılaplar</h3>
<ul>
<li>Kapitülasyonlar ve Sanayi inkılabı Osmanlı Devleti&#8217;ni Avrupa devletlerinin açık pazarı hâline getirmişti.</li>
<li>Cumhuriyet döneminde kamu yararına olan kuruluşlar millileştirilmiştir.</li>
<li>Madenciliği geliştirmek için Maden Tetkik Arama (MTA) ve ETİBANK kurulmuştur.</li>
<li>Tarım sektörünü desteklemek için 17 Şubat 1925’te üründen alınan aşar vergisi kaldırılmıştır. Çiftçiye kredi sağlamak için Ziraat Bankası desteklenerek tarım alanında teknik eleman yetiştirmek için okullar açılmış, tarım kredi kooperatifleri kurulmuştur. Tarımda makineleşme teşvik edilmiştir,</li>
<li>Özel sektörde yeterli sermaye olmadığı için ekonomide devletçilik politikası uygulanmıştır. Yine özel girişimi desteklemek amacıyla 1924&#8217;te iş Bankası kurulmuş, 1933&#8217;ten sonra planlı ekonomiye geçilmiştir.</li>
</ul>
<h4>Sanayi ve Ticaret</h4>
<ul>
<li>Yatırımları canlandırmak için devlet 1926’da Teşviki Sanayi Kanunu&#8217;nu çıkardı.</li>
<li>1929 Dünya ekonomi bunalımının etkisi ile 1933’te planlı Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı hazırlandı. Ülkede ilk fabrikalar bu dönemde kurulurken temel ihtiyaç maddelerinin karşılanmasına öncelik verildi.</li>
<li>Malatya, Kayseri ve Bursa’da dokuma fabrikası, Gemlik suni ipek, İzmit kâğıt işletmeleri, Paşabahçe cam, Beykoz deri fabrikası bu dönemin önemli yatırımlardandır.</li>
<li>Maden ve elektrik kaynaklarının işletilmesi için Etibank kuruldu. 1939’da Karabük’te ilk demir çelik işletmesi hizmete girdi. Hazırlanan ikinci Beş Yıllık Kalkınma planı ise II. Dünya Savaşı’nın başlaması yüzünden uygulamaya konamadı.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Atat%C3%BCrk-Sincek-K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BCn%C3%BCn-a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1n%C4%B1-yaparken.png"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-38326" alt="Atatürk Sincek Köprüsünün açılışını yaparken" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2013/06/Atat&uuml;rk-Sincek-K&ouml;pr&uuml;s&uuml;n&uuml;n-a&ccedil;ılışını-yaparken-300x177.png" width="300" height="177" /></a></p>
<h4>Ulaştırma ve Bayındırlık</h4>
<ul>
<li>Yabancıların denetiminde bulunan demiryolları millileştirildi. 1927’de Devlet Demiryolları idaresi kuruldu. Ankara &#8211; Kayseri &#8211; Erzurum &#8211; Zonguldak &#8211; Ankara</li>
</ul>
<p>&#8211; Sivas &#8211; Samsun &#8211; Sivas &#8211; Malatya demiryollarının yapımı ile önemli merkezler birbirine bağlandı. Karayolu yapımında ise istenilen seviyeye ulaşılamadı. Bu alandaki asıl gelişme 1950 yılından sonra görüldü.</p>
<ul>
<li>Türk karasularında Türk gemilerinin taşımacılık yapmasına imkân veren Kabotaj Kanunu kabul edildi (1926). Denizciliği geliştirilme amacıyla 1938’de Denizbank, 1939’da ise Devlet Denizyolları idaresi kuruldu.</li>
</ul>
<p>[tarih_ygs_lys]</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/atatuk-inkilaplari/">Atatük İnkılâpları</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/atatuk-inkilaplari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
