Kaşgarlı Mahmud’un Dünya Haritası
(Divan-i Lügat’it Türk’te Geçen Harita)

Resmi büyütmek için, resmin üzerine dokunun!

|» “Divan-ı Lügati’t Türk” Sayfasına Dön! « |

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir.

Divan, Türk, Divanı Lügatit Türk, Kaşgarlı Mahmut, Divan-u Lügati’t Türk


Divan-ı Lügati’t Türk
(İnceleme)

Çağının Türk dili, Türk kültürü, sosyal hayatî ve toplumun özellikleri bakımlarından eşsiz bir eseri olan Divanü Lügati’t-Türk: büyük ve çok yararlı bir sözlük niteliğindedir. Bu dil ve kültür kay­nağının, bu Türklük bilgisi hazinesinin tanıtılmasına geçmeden ön­ce, onun yazan hakkında, kısaca da olsa —eldeki bilgilerin verdiği imkân ölçüsünde— açıklamada bulunmak yerinde ve gereklidir.

 

Divanü Lügati’t-Türk‘ü kendisine borçlu bulunduğumuz K â ş -garlı Mahmud, XI. Yüzyılda yaşamış büyük düşünce adamı, dilci, bir bakıma çağının sosyal ve tarihî bilgilerine hakkıyla vâkıf, folklor ve edebiyatta üstad, geniş kültürlü ve ileri görüşlü, millî duyguları sağlam ve milletine bağlı bir aydındır.

 

Fakat bütün bun­ları, ancak onun eserine dayanarak söyleyebilmekteyiz. Hayatı ve şahsiyeti hakkında da, eserindeki bazı dağınık bilgi kırıntıları ve ipuçları dışında, fazla bir bilgimiz olduğu da ileri sürülemez. Gerçi Kâtip Çelebi (1609-1658) Keşfü’z-Zunûn (Keşf-el-Zunûn)’da bu eserden ve sahibinden birkaç kelime ile söz açmakta: M a h m u d’un babasının Hüseyin ve dedesinin de Muhammed (İstanbul, 1941, C. St. 808) olduğunu kaydetmektedir. Ancak böyle işaret­lerin yetersizliği apaçıktır. Kendisi, eserinde, Barsganlı olduğunu belirtir. Yine Kâşgarlı Mahmud: “Türklerin en fasih ko­nuşanlarından, en açık anlayanlarından ve nesepçe de en ileri bulu­nanlardan biri” olduğuna da değinir.


Divan-ı Lügati’t Türk’ten Beyitler
(Aşkla İlgili Beyitler)

 


Üdik otı tutunup öpke yürek kagrulur
Özüm mening budursın otı anıng çaklanur
Aşk ateşi tutuşunca ciğer yürek kavrulur;
Benim özüm bıldırcın, onun aşk ateşinde döner.

Köngli köyüp kanı kurıp ağzı açıp katgurar
Sızgurgalır üdikler essiz yüzi burkurar

Gönlü yanar, kanı kurur; ağzını açıp güler;
Aşktan erimek üzredir, vah yazık, yüzü solar.

Kizlep tutar sevüglüg adrış küni belgürer
Başlıg közüg yapsama yaşı anıng savrukar

Gizleyip durduğu aşk, ayrılış günü anlaşılır;
Yaralı gözü kapama, onun yaşı savrulur.

(Hikemî Beyitler)

 

Erdi uza erenler erdem begi bilig tag
Aydı öküş öğütler könglüm bolur angar sag

Geçmişte vardı erenler, erdem beyi, bilgi dağdı;
Söylediler çok öğütler, andıkça gönlüm sağaldı.

Bardı eren konuk körüp kutka sakar
Kaldı yavuz oyuk körüp evni yıkar

Gitti misafiri uğur sayan erler Kaldı
kötüler, hayal görse evin yıkar.

Algıl öğüt mendin oğul erdem tile
Boyda ulug bilge bolup bilging ula

Ey oğul, benden öğüt al, erdem dile;
Halk içinde ulu bilge ol, bilgin yayıla.

Öç kek kamug kişining yalmguk üze alım bil
Edgülüküg ugança eliging bile telim kil

Öç, herkesin insan üzerindeki borcudur, bil;
İyiliği elin yettiği ölçüde çok kıl.

Körklüg tonug özüngke tatlıg aşıg adınka
Tutgıl konuk agırlıg yadsun çavmg budunka

Güzel giyimi kendine, tatlı aşı başkasına;
Konuğa itibar et, yayılsın ünün buduna.

Kışka itin kelse kah kutlug yay
Tün kün keçe alkmur ödlek bile ay

Kışa hazırlan gelse de kutlu yaz,
Tükenir zaman ve aylar geçmekle gece gündüz.

Erdem tile ögrenüpen bolma küvez
Erdemsizin ögünse engmegüde enger

Erdem dile, öğrenerek olma mağrur,
Erdemsiz ögünse de imtihanda şaşar.

Kut kıvıg birse idim kulmga
Künde ışı yüksepen yokar ağar

Kut devlet verse Tanrım kuluna,
Her gün işi yükselip yukarı çıkar.

 

|» “Divan-ı Lügati’t Türk” Sayfasına Dön! « |

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir.

Divan, Türk, Divanı Lügatit Türk, Kaşgarlı Mahmut, Divan-u Lügati’t Türk


Divan-ı Lügati’t Türk’ten Dörtlükler
(Savaş)

 

Karahanlı Türkçesiyle

Türkiye Türkçesiyle

 

vı çuvaş kuruldı
Tuğum tikip uruldı
Süsi otun uruldı
Kançuk kaçak ol tutar
Hakan otağı kuruldu
Tuğ dikildi kös vuruldu,
Düşman ot gibi biçildi
Beği benden nasıl kaçar?
Eren arıg örpeşür
Öçin kekin irteşür
Sakal tutup tartışur
Köksi ara ot tüter
Erler yaman kabarır,
Öçle kinle bakışır
Sakal tutup çekişir
Göğüsler ateş tüter.
Alplar arıg alkışur
Küç bir bir üze alkaşur
Bir bir üze alkaşur
Edgermedip ok atar
Alplar yaman vuruşur,
Sırt verilir, güç birleşir,
Övgü övgüye karışır,
Ölümü unutur, ok atar.
Öpkem kelip ogradım
Arslanlayu kürkredim
Alplar başın togradım
Emdi meni kim tutar
Öfkem gelip uğradım,
Arslan gibi kükredim,
Alplar başın doğradım,
Şimdi beni kim tutar?
Tokış içre urıştım
Ulug birle karıştım
Tüküz atın yarıştım
Aydım emdi al Utar
Savaş içre vuruştum,
Ulularla karıştım,
Akıtmalı atla giriştim,
Bağırdım: Al! Utar!
Alp erenni ödürdüm
Boynm arung kadirdim
Altun kümüş yüdürdüm
Süsi kaim kim öter
Düşman erini dağıttım,
Onların boynunu kırdım,
Altın gümüş yağma ettim,
Askeri çok, kim geçer?
Küçi tengi tokıştı
Oguş konum okuştı
Çerig tapa yakıştı
Bizge kelip öç öter
Son gücüne dek vuruştu,
Evi obayı çağırdı,
Askere doğru yaklaştı.
Bize gelip öç ister.
Tıgraklamp seğirtti
Erin atm yügürti
Bizni kamug angıttı
Andag süge kim yeter
Yiğitlenip seğirtti,
Er atını koşturdu,
Hepimizi şaşırttı,
Bu orduya kim yeter?
Tını yeme öçükti
Eri atı içikti
Işı takı çölükti
Sözin anmg kim tutar
En sonuda yoruldu,
Er atı esir alındı,
Hali perperişan oldu,
Artık sözünün kim tutar?
Kanı akıp yuşuldı
Kabı kamug teşildi
Ölüg bile koşıldı
Togmış küni üş batar
Kanı akıp fışkırdı,
Yücudu hep deşildi,
Ölülerle koşuldu,
Doğmuş güneşi batar.
Yabaku’larla Savaş
Budraç yeme kudurdı
Alpagutm adırdı
Süsin yana kadirdi
Kelgeli met irkeşür
Budraç yine kudurdu,
Alpların ayırdı,
Ordusunu yine döndürdü,
Gelmek üzre toplaşır.
Usıtgan kuyaş kapsadı
Umunçlug adaş tepsedi
Ertiş suvın keçsedi
Budun anın ürküşü
Bunaltıcı güneş bastırdı,
Umulan dost bizi kıskandı,
Düşman İrtiş’i geçmeğe kalktı,
Millet onun için ürküşür.
Ertiş suvı Yemigi
Sıtgap tutar bileği
Kür met anmg yüreği
Kelgeli met irkişür
İrtiş suyu Yimeği,
Sıvadılar bileği,
Pektir onun yüreği,
Gelmek için toplaşır.
Kelse apang terkenim
İtilge met Türkünim
Yadılmagay terkinim
Emdi çerig çergeşür
Gelse eğer hakanım,
Tamamlanır birliğim,
Dağılmaz obam evim,
Şimdi asker dizilir.
Bıçgas bitig kılurlar
And key yeme birürler
Handın basut tiler
Basmıl Çomul tirkeşür
Ant bitiği yazıyorlar,
Bağlılık andı içiyorlar,
Handan yardım diliyorlar,
Basmıl Çomul toplaşır.
Basmıl süsin komıttı
Barca kelip yumıttı
Arslan tapa emitti
Korkup başı tezginür
Basmıl ordusu coştu,
Hepsi gelip toplaştı,
Arslan’a doğru koşuştu,
Korkup başları dolanır.
Tünle bile köçelim
Yamar suvın keçelim
Terngük suvın içelim
Yuvka yağı ovulsun
Geceleyin göçelim,
Yamar suyunu geçelim,
Kaynak sudan içelim,
Yufka düşman didilsin.
Tang ata yortalım
Budruç kanın irtelim
Basmıl begin örtelim
Emdi yiğit yuvulsun
Tan atanda yürüyelim,
Budruç kanın isteyelim,
Basmıl beyini yakalım,
Haydi yiğitler toplansın.
Kıkrıp atıp kemşelim
Kalkan süngün çumşalım
Kaynap yan yumşalım
Katgı yağı yuvılsun
Haykmp atı sürelim,
Kalkan süngü vuralım,
Kaynayıp yine duralım,
Katı düşman yumşasm.
Tegre alıp egrelim
Attm tüşüp yügrelim
Arslanlayu kükrelim
Küçi anıng kevüsün.
Çepe çevre kuşatalım,
Attan inip koşuşalım,
Arslan gibi kükreyelim,
Gücü onun gevşesin

…Diğer Şiirler…

 

Kış ile Yaz

Alp Er Tonga Bahar Geldi Dedim Dedi
Ağıt Bilgi Aşk Savaş
Kurt Peşinde Türk Gece  

|» “Divan-ı Lügati’t Türk” Sayfasına Dön! « |

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir.

Divan, Türk, Divanı Lügatit Türk, Kaşgarlı Mahmut, Divan-u Lügati’t Türk


Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 »