<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tiyatro | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2017 08:58:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu &#8211; (Tiyatro Türleri)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-turleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-turleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 10:13:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Donemi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosunun Evreleri ve Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosunun Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tiyatrosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5546</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu (Tiyatro Tarihi) Cumhuriyet döneminin ilk yılları oyun yazarları daha çok tarihimize ve efsanelerimize yönelerek ulusçuluğu aşılayan düşünceler üzerinde durmuşlar, toplumsal sorunları, değer yargılarının değişmesini ve ruhsal çelişkileri vermeye çalışmışlardır. Bu konular arasında ruhsal çatışma ve çelişkilerin ağırlıkta olduğu göze çarpar. Duygulu sözler, heyecan verici şiirsel konuşmalarla bir acıklı oyun havasında yazılan [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-turleri/">Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu – (Tiyatro Türleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #33ccff;">Cumhuriyet  Dönemi Türk Tiyatrosu</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33ccff;"><strong><span style="font-size: 20pt;"><br />
</span></strong></span><span style="color: #ff6600;"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cumhuriyet döneminin ilk yılları  oyun yazarları daha çok tarihimize ve efsanelerimize yönelerek ulusçuluğu  aşılayan düşünceler üzerinde durmuşlar, toplumsal sorunları, değer yargılarının  değişmesini ve ruhsal çelişkileri vermeye çalışmışlardır. Bu konular arasında  ruhsal çatışma ve çelişkilerin ağırlıkta olduğu göze çarpar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Duygulu sözler, heyecan verici şiirsel konuşmalarla  bir acıklı oyun havasında yazılan bu oyunlarda, kişinin psikolojik durumu  yansıtılmaya çalışılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oyunlarında, kişilerdeki ruhsal çatışmayı ilk ele  alan yazarlarımızdan biri, bir önceki kuşaktan bu yıllara geçen Halit Fahri  Ozansoy&#8217;dur. Sönen Kandiller adlı oyununda aşırı duygulu, heyecanlı, bunalımları  olan kişileri incelerken bir yandan da bu durumda oluşlarının nedenlerini  psikolojik yönden açıklamaya çalışır. Halit Fahri&#8217;yle birlikte, Vedat Nedim Tör,  Necip Fazıl, Nazım Hikmet de kişilerdeki ruhsal bunalım ve çatışmaların değişik  nedenleri üzerinde durmuşlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu kuşağın yazarlarının ayrıca toplumumuzdaki değer  yargılarının değişmesi sonucu ortaya çıkan sorunlarla da ilgilendikleri  görülüyor. Üzerinde en çok durulan sorunlardan biri, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat</span></a> döneminden başlayarak aydınların  ve yazarların önemle üzerinde durdukları konu, yüzeyde kalan, taklitçilikten  öteye geçmeyen Batılılaşma, bu yüzden kişilerin bayağılaşması, ikincisi de  sermaye gücünün toplumun çeşitli kurumlarını ve insanları nasıl değiştirdiğidir.  Oyunların bir bölüğünde yanlış Batılılaşmanın ortaya çıkardığı sorunlar  sergilenirken, bir bölüğünde de gerçek Batı uygarlığının nasıl anlaşılması  gerektiği ortaya konmuştur. Daha önce adı geçen üç yazarımız bu konulara da  değinirken, onlara İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Reşat Nuri, Sabahattin Ali, Nahit  Sırrı eklenmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>2. 1950&#8217;ye Kadar Türk Tiyatrosu:</strong></span> Cumhuriyetin onuncu yılına değin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türk yurdu</span></a>nu, Türk ulusunu sevmek  biçiminde gelişen ülkücülük de oyunlara konu olmuş, yazarlar bu duyguları  aşılamak için kimi zaman efsanelere, kimi zamanda masallara yönelmişlerdir. Bu  oyunlardan Faruk Nafiz&#8217;in manzum olarak yazdığı Akın, Türklerdeki herşeyden  üstün olan yurt sevgisini verirken, Özyurt <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a>&#8216;lerinin adaletini, sanat sevgisini,  yerleştikleri yerleri bayındır bir duruma getirmek için gösterdikleri çabaları  ortaya koymaya çalışır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1930&#8217;lu yılların Türk Tiyatrosu&#8217;nun özellikleri  nelerdir?<br />
</strong><br />
Yaşar Nabi&#8217;nin Mete; Behçet Kemal&#8217;in Çoban ve Atilla; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/necip-fazil-kisakurek/"> <span style="color: #000000;">Necip Fazıl</span></a>&#8216;ın Sabır Taşı adlı oyunları  Türk&#8217;lerin erdemleri ve uygarlığını yansıtmak amacını taşırlar. Kardeş kavgaları  yüzünden yıkılan Osmanlı İmparatorluğunun acıklı durumu Yaşar Nabi&#8217;nin İnkılap  Çocukları&#8217;nda ele alınırken hareket noktası Anadolu olmak üzere</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk gücünün övülüşünü de Necip Fazıl&#8217;ın Tohum;  Faruk Nafiz&#8217;in manzum olarak yazdığı Kahraman adlı oyununda buluyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yılların yazarları arasında Selahattin Batu,  mitolojiye ve masala yönelişiyle dikkati çeker. Güzel Helena, Oğuzata, Kerem ile  Aslı onun mitolojiden yararlanarak yazdığı oyunlardır. Bu oyunlarda daha çok  evrensel değerler üzerinde durmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oyunlarda ele alınan konulara göre bir genelleme  yaparsak Cumhuriyetin ilk yirmi yılında, kişi ve toplumsal sorunları birlikte  ele alınmıştır diyebiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1940&#8217;lı yıllara geldiğimizde üzerinde durulabilecek  üç <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/eser-yazar-eslestirmeleri/"> <span style="color: #000000;">yazar</span></a> görüyoruz. Bunlar Ahmet Kutsi  Tecer, Cevat Fehmi Başkurt ve Ahmet Muhip Dıranas&#8217;tır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Çözülen aile yapısına çözüm olarak sağlam  temellere dayalı aile tezi savunulur.<br />
</strong><br />
Bu yazarların en çok ele aldıkları konunun aile yapısıyla ilgili olduğu göze  çarpıyor. Değer yargılarının değişmesinin ve ekonomik koşulların aileyi  etkileyişi üzerinde durulmuş, maddi değere önem verdikleri için yanlış yolda  giden aileler yanında, yoksul ancak sağlam temellere oturmuş, düzgün bir  yaşayışı olan aileler verilmiştir. Aile konusunun yanında yine Batılılaşmanın  yanlış anlaşılması konusunun da sürdürüldüğü görülüyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1940&#8217;lı y ıllarda Türk tiyatrosunda geleneksel Türk  Tiyatrosu&#8217;nun izleri görülür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ahmet Kutsi Tecer, bu konuları, geleneksel Türk  tiyatrosundan da yararlanarak, Köşebaşı, Bir Pazar Günü, Satılık Ev adlı  oyunlarında ele almıştır. Köroğlu ise, hak ve adalet kavramını bir Türk  efsanesinden yararlanarak ortaya koyduğu oyunudur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ahmet Muhip Dıranas, toplumumuzdaki geleneksel,  ataerkil ailenin, değişen ve modernleşen değerler karşısında ortadan kalktığını  ortaya koyduğu Gölgeler adlı oyunuyla tanınmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu üç yazar arasında en çok oyunu olan Cevat Fehmi  Başkurt&#8217;tur. Yazar, ahlâk yönünden ele alarak, değişen toplumumuzdaki paranın  gücü ve bu gücün bireylere yaptığı baskı üzerinde durmuştur. Bu sorunları daha  çok, büyük kentlerde ve taşra ilçelerindeki yaşam üzerinde durarak yansıtmıştır.  Konuyu ahlak yönünden ele alışı kişilerine de yansıyarak, ülkücü, meslek sahibi  olan kişilerle, bilgisiz ve çıkarcı olanlar karşılaştırılmıştır. Yer yer  fantaziden de yararlanan yazarın en çok tanınan oyunları arasında Büyük Şehir,  Küçük Şehir, Paydos, Sana Rey Veriyorum, Tablodaki Adam, Buzlar Çözülmeden,  Hepimiz Birimiz İçin ve Ölen Hangisi&#8217;ni sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>3. 1950-1970 Arasında Türk Tiyatrosu:</strong></span> 1950-60 yılları arasında  roman yazarlarında olduğu gibi oyun yazarlarının sayısında da büyük bir artış,  konularda çeşitlenme göze çarpıyor. Yine toplum sorunları ön planda olmakla  birlikte yazarların toplum sorunlarına değişik hareket noktalarından  yöneldikleri görülüyor. Kimi yazarlar bireyden toplum sorunlarına geçerken,  kimileri olaydan ve durumlardan hareket ederek toplumsal sorunlara yöneliyorlar.  Kimi yazarlar da evrensel sorunlar üzerinde durup, bu yoldan topluma gidiyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1950&#8217;li yılların tiyatrosunda köy sorunlarına  eğilme görülür.<br />
</strong><br />
Bireyden topluma giden yazarlar olarak Oktay Rifat, Melih Cevdet, Haldun Taner,  Nazım Kurşunlu, Orhan Asena, Çetin Altan, Refik Erduran, Turgut Özakman ve  Nezihe Meriç&#8217;i görüyoruz. Bu yazarlar oyunlarının çoğunda kişideki ruhsal  baskıları, tedirginlikleri, iç çatışma ve bunalımları toplumsal koşullara  bağlarlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oktay Rifat ilk oyunu olan Kadınlar Arasında da,  büyük kentleri ele alarak, bu kentlerdeki toplum düzensizliğinin, ahlak  çöküntüsünün aile üzerindeki etkisini gösterirken hareket noktası kişidir. Onu  izleyen oyunlarından Oyun İçinde Oyun, Birinci Dünya Savaşı başlamadan hemen  önce İstanbul&#8217;dan bir kesiti ele alarak değer yargılarındaki değişmeyi,  Batılılaşma çabasında olan ancak bir senteze ulaşamadığı için yüzeyde bir  Batılılaşmayla züppeleşen ve ona karşı yine senteze ulaşamadığı için kendisini  yenileyemeyen iki kişiyi karşılaştırarak verir. Çil Horoz ve Zabit Fatma&#8217;nın  Kuzusu&#8217;nda da kişilerden hareket eden yazar, Yağmur Sıkıntısı&#8217;nda aile yapısı  içinde, toplumdaki bozuk düzeni yansıtır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Sorunlar bireyden topluma yönelir.<br />
</strong><br />
Melih Cevdet&#8217;in bireyden topluma yönelen iki başarılı oyunu İçerdekiler ile  Mikadonun Çöpleri&#8217;dir. İçerdekiler, tutuklanmış bir öğretmenden hareket ederek  özgürlüğü kısıtlanmış, ancak kişiliğini özgürlüğe kavuşturmuş bir insanla  dışarıda dolaşmalarına karşın toplumun belli kalıplarından kurtulamayarak  özgülüklerini tadamayan insanları karşılaştırır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bireyi hareket noktası olarak alan Haldun Taner  Fazilet Eczanesi ve Huzur Çıkmazı adlı oyunlarında değişen toplum koşulları  karşısında bağnazca düşünceleri yüzünden yanlış bir ahlak düşüncesiyle yaşamdaki  değişikliklere karşı çıkanları verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Nazım Kurşunlu daha değişik konulara değinmiştir.  Branda Bezi adlı oyununda, kendilerine başlarını sokacak bir ev yapma çabasında  olan yoksul insanların karşılaştıkları güçlükleri yansıtırken, Çığ&#8217;da kız  kaçırma sorununa değinmiştir. Bu oyununda yine kişilerden hareket ederek,  töreler ve alışkanlıklar yüzünden hemen hemen yaşam hakkını yitirmiş olan genç  kız ve kadınların değişik sorunlarına bu arada evlenme sorununa değinir.  Merdiven&#8217;de yine bireyden, özellikle küçük memurdan hareket ederek toplumdaki  aksaklıkları yansıtmıştır. Dumanlıda Telaki Var&#8217;da ise yaşlı bir istasyon  şefinin genç bir kadına duyduğu kıskançlıktan hareket ederek, kişisel duyguları  işlemiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bireyden topluma yönelen yazarlardan biri olan Orhan  Asena&#8217;nın tarihten yararlandığını görüyoruz. Hürrem Sultan, Tohum ve Toprak,  Atçalı Kel Mehmet, Şeyh Bedrettin onun tarihsel olaylardan ve kişilerden hareket  ederek dönemini verdiği oyunlardır. Bunlarla birlikte tarihe yönelmeden toplum  gerçeklerine yöneldiği iki oyunu olarak da Kocaoğlan ve Öç&#8217;ü görüyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oyunlarında köy sorunlarını da ele alan Necati  Cumalı, Mine&#8217;de kadını bir mal gibi kullanan ve bunu doğal sayan bir çevrenin  yaşamını vermiştir. Bununla birlikte Yeni Çıkan Şarkılar, Aşk Duvarı, Zorla  İspanyol adlı oyunları ise toplum sorunlarından çok bireyin iç dünyasını verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Çetin Altan ilk iki oyununda aileden hareket  etmiştir. Çemberler&#8217;de ailenin yoksulluğun ve dar bir yaşayış çemberi yüzünden  aile bireyleri arasındaki çözülme, birbirinden kaçış üzerinde durulmuştur. Yazar  oyunda, bireyin direnme gücünü aşan yaşam koşulları karşısında kaçışa  yöneleceğini belirtir ve bireyin özgürlüğünü savunur. İkinci oyunu  Tahtaravalli&#8217;de ise insanın maddi değerler karşısındaki durumunu yine aile  sınırı içinde işler. Beybaba, Suçlular ve Mor Defter&#8217;de de insanın huzursuzluğa  ve yalnızlığa itilişinin çeşitli nedenleri üzerinde durmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Refik Erduran&#8217;ın bireyden çevreye ve topluma doğru  genişleyen oyunları arasında en tanınanı Cengiz Hanın Bisikleti&#8217;dir. Yazar bu  oyunda eski yaşayış biçiminden kurtulamadığı halde kurtulmak için çaba gösteren  bir erkeğin tutumundan hareket ederek Batılılaşmanın yanlış anlaşıldığını  savunur. Karayar Köprüsü, Büyük Jüstünyen, Uçurtmanın Zinciri adlı oyunlarında  ise üstün yetenekleri olan kişilerin topluma karşı olan sorumlulukları üzerinde  durur. Kendisinin de içinde bulunduğu konu olarak dürüst bir gazetecinin  patronunca sömürülmesini İkinci Baskı adlı oyununda ele almıştır. Tiyatromuz  için yeni bir konu olan gazeteciliğin oyuna yansımasını Sevgi Sanlı&#8217;nın  Dilsizlerin Dili ve Recep Bilginer&#8217;in Gazeteciden Dost adlı oyunlarında da  görüyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Toplum dışına sürülmüş kişilerin toplumla  uyuşmazlığını veren yazarlardan biri olan Turgut Özakman, bu kuşağın yazarları  arasında, aşağılık duygusunu toplumsal koşullar açısından inceleyişiyle dikkati  çeker. Güneşte On Kişi, Ocak, Paramparça, Komşularımız bu konuyu aile yaşayışı  çerçevesinde verdiği oyunlarıdır.İlk oyunu olan Penbe Evin Kaderi&#8217;nde ve  Kaneviçe&#8217;de kuşaklar arasındaki kopuşu, yabancılaşmayı ele alan yazar,  Duvarların Ötesinde adlı oyununda, toplumun suçlu insanları bir kenara itişini  eleştirerek onlara daha uygarca davranmak gerektiğini savunur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bireylerden toplum sorunlarına giden kimi yazarların  olaylar ve durumlardan da toplum sorunlarına eğildikleri görüldüğü gibi doğrudan  doğruya olaylardan toplum sorunlarına giden yazarların oyunlarıyla da  karşılaşıyoruz. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/su-cilgin-turkler-turgut-ozakman-roman-kitap-ozeti/"> <span style="color: #000000;">Turgut Özakman</span></a>, Haldun Taner, Orhan  Asena, Refik Erduran ve Çetin Altan bireylerden olaylara geçerken; Orhan Kemal,  Oktay Rifat, Rıfat Ilgaz, Recep Bilginer, Cahit Atay ile Oktay Arayıcı olaydan  hareket eden yazarlar olarak yer alıyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun yanlışları irdelenir.<br />
</strong><br />
Turgut Özakman&#8217;ın, Reşat Nuri Güntekin&#8217;in Değirmen adlı romanından  değişik-likler yaparak oyunlaştırdığı Sarıpınar 1914 bu konudaki en başarılı  oyunudur. Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda, İstanbul&#8217;da oturan yöneticilerle  Anadolu&#8217;daki kopukluğu ortaya koymaya çalıştığı bu oyunu izleyerek aynı  çizgideki ikinci oyunu da Ulusal Kolej Disiplin Kurulu&#8217;dur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Devlet kurumlarıyla halk arasındaki kopukluğu Orhan  Asena, Sağırlar Sövüşmesi adlı oyununda bu kopukluğu yansıtırken, Hacivat  Politikacı&#8217;da bu kopmuşluğu halkın kötüye kullanışını ve politikacının  çıkarcılığını vurgular. Fadik Kız adlı oyununda ise bir kızın toplumumuzun  çeşitli aşamalarında nasıl sömürüldüğünü ortaya koyar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Haldun Taner, Lütfen Dokunmayın adlı oyununda ilk  olarak bireyden olaylara geçmeye başlamıştır. Devlet otoritesinin güçsüzlüğü ve  politikacılar, Haldun Taner&#8217;i de ilgilendiren bir konu olmuştur. Günün  Adamı&#8217;nda, devlet adamlarına dayanarak büyük vurgunlar vuranların açık  gözlülüklerini belirtirken devletteki düzensizliği eleştirir. Keşanlı Ali  Destanı&#8217;nda da devlet otoritesi olmayan bir toplumda özellikle yoksul çevrenin  çektiği sıkıntıyı gözler önüne serer. Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım ile  Eşeğin Gölgesi olaylara daha değişik açıdan bakan iki oyunudur. Gözlerimi  Kaparım Vazifemi Yaparım&#8217;da Türkiye&#8217;de geçimini güçlükle sağlayan kişilerin  yıllar süren sömürülüşlerini güldürü havasında verirken, Eşeğin Gölgesi&#8217;nde  hayali bir ülkede sermaye patronlarının üstünlüğünü sergiler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Refik Erduran, Ayı Masalı ve Direkler Arasında&#8217;da  iki değişik konuyu ele almıştır. Ayı Masalı&#8217;nda sınıflanmış bir toplumun çeşitli  sorunlarını, Direkler Arasında adlı oyunuyla ise kadının çarşaflı gezdiği  zamanlardan günümüze değin gelen bir takım sorunlara ve alışkanlıklara değinir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Çetin Altan, yakından izlediği politikacıların  çalışmalarını Komisyon adlı oyununda eleştirir daha da ileri giderek taşlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Bu dönem tiyatrolarında olaydan hareketle toplum  sorunları incelenir.<br />
</strong><br />
<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #000000;">Romanlar</span></a>ında da toplumsal sorunlara  ağırlık veren Orhan Kemal, roman ve öykülerini oyunlaştırarak tiyatro alanına  girmiştir. Sanatçının toplumsal bir kaygı taşıması gerektiği düşüncesinde olan  Orhan Kemal, toplum sorunlarını, olayları ön plana alarak verme yoluna  gitmiştir. Üç ayrı konuyu ele aldığı oyunlarından İspinozlar, yoksul bir göçmen  ailesiyle, zengin ancak görgüsüz bir ailenin karşılaştırılmasıdır. 72. Koğuş,  bir cezaevi koğuşundan hareket ederek, insanları suça itenin toplum düzeni  olduğu düşüncesini ortaya koymaya çalışır. Kardeş Payı&#8217;nın konusu ise kimi  romanlarında da üzerinde durduğu Anadolu&#8217;dan büyük kentlere çalışmaya giden  işçilerin sömürülüşüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cahit Atay ve Oktay Arayıcı birer oyunlarında  birbirine yakın konulara değinmiş-lerdir. Cahit Atay Geristanda Var Bir Polis  adlı oyununda yönetimdeki yozlaşmaya ayak uyduramayan dürüst bir polisin içine  düştüğü, onun sürülmeye değin götüren durumları verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oktay Arayıcı ise Seferi Ramazan Beyin Nafile  Dünyası adlı oyununda bir başkomiserin kendi kendisini nasıl yok ettiğini  veriyor. Ele alınan başkomiser, sürekli olarak yasalara uyulmasından söz eden  ancak farkına varmadan kendisi yasaları çiğneyen, dar ahlak anlayışıyla hareket  eden ve çevresinde olanlarla ilgilenmeyen bir kişidir. Bu durumuna bilgisizliği  ve bilinçsizliği de eklenince yok olup gider.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Eğitimi eleştiren, yol gösterici oyunlar yazılır.<br />
</strong><br />
Rıfat Ilgaz, değişik durumlarıyla filme de alınan Hababam Sınıfı&#8217;nda, bir okul  sınıfından hareket ederek, toplumdaki düzensizlikleri ve değer yargılarını  verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Recep Bilginer, devlet-vatandaş ilişkilerinde  devleti değil, vatandaşı sorumlu tutan bir yazar olarak karşımıza çıkıyor. Ben  Devletim adlı oyununda, yönetimde yüksek düzeydeki yöneticilerle kurulan  ilişkilerde, vatandaşın haksızlık yapmadan ve hakkını çiğnetmeden haksızlıkla  savaşması gerektiğini ortaya koymaya çalışır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Evrensel konular da ihmal edilmez.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Topluma yönelik oyunlar yazan yazarların üçüncü  grubunu oluşturanlar ise evrensel konulardan hareket ederek toplumu  değerlendirenlerdir. Bu grupta Orhan Asena dışında önceki gruplara girmeyen  yazarlarla karşılaşıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yazarların başında Aziz Nesin geliyor. Aziz Nesin  Biraz Gelir misiniz?, Bir Şey Yap Met, Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı, Tut  Elimden Rovni, Çiçu ve Hadi Öldürsene Canikom adlı oyunlarında evrensel konuları  işlemiştir. Değişik konuları ele alan yazarın birbirine benzer konulu iki  oyununu görüyoruz. Biraz Gelir misiniz? Ve Bir Şey Yap Met adlı oyunlarında,  toplumda küçük insan gözüyle bakılanların kendilerini kabul ettirip başkalarına  yararlı oluşlarını veriyor.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Aziz Nesin&#8217;i Şahap Sıtkı İlter, Behçet Necatigil,  Sabahattin Kudret Aksal ve Suat Taşer izlerler. Şahap Sıtkı ve Behçet Necatigil  sanatçı yaşamından kesitler vermişlerdir. Şahap Sıtkı Ayrı Dünyalar adlı  oyununda sanatçının evlilikle aile yaşamı ile bağdaşamayışı ve nedenleri  üzerinde dururken Behçet Necatigil ise Kutularda Sinek&#8217;te kafasını ve hayal  gücünü zorlamadan birşeyler yaratmaya çalışan bir sanatçıyla, sanata ticaret  hesaplarını karıştıran bir tüccar eleştiriciyi karşılaştırır. Yine Necatigil,  Arttırma Salonu adlı oyununda daha değişik bir konuya değinmiştir. Bu oyunda  satacak hiçbir şeyi olmayan bir öğrencinin &#8220;umut&#8221;unu açık arttırmaya çıkardığını  görüyoruz. Ancak &#8220;umut&#8221; bir genç kızın kendisinin &#8220;umut&#8221; olduğunu söylemesi  üzerine alıcı bulur. Alıcılar bir eşya olarak gördükleri genç kıza yüksek  fiyatlar verirler. Genç kızın, namuslu bir genç kız olduğunun anlaşılması açık  arttırmayı durdurur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Tiyatroda, aile sorunları da ele alınır.<br />
</strong><br />
Sabahattin Kudret Aksal&#8217;ın üç oyunu ise evlilik ve aile ile ilgilidir. Bunlardan  Bir Odada Üç Ayna bir aileyi kuruluşundan ele alarak, yeni kuşaklar  yetiştirmesini ve dağılıp yok oluşunu verir. Tersine Dönen Şemsiye evli bir  erkeğin, kendisini bekar olarak tanıttığı bir genç kıza yaklaşmasını, durumu  fark eden karısının boşanma davası açması üzerine tekrar evine dönüşünü, bir  ailenin geçirebileceği sarsıntılardan biri olarak verir. Kahvede Şenlik Var&#8217;da  ise evliliğin bir çıkar anlaşması durumuna getirilişini görüyoruz. Aksal&#8217;ın ilk  oyunu Şakacı aynı çevrede yaşayan bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini,  çatışmalarını verip, bu ilişki ve çatışmaların hangi koşullar altında çözülüp,  gevşeyebileceğini gösterir. Aksal&#8217;ın yönetime ilişkin bir oyun yazdığını da  görüyoruz. Kral Üşümesi adlı oyununda yöneten-yönetilen ilişkileri üzerinde  duruyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Suat Taşer, Turgut Özakman ve Tarık Buğra birer  oyunlarıyla bu yazarlara katılırlar. Suat Taşer, Aşk ve Barış&#8217;ta genel düzeyde  insanlar arasındaki barış ve sevgi ülküsünü ele alır. Özakman atom bombalarının  ve yok edici silahların insanları tehdit edişini Tufan adlı oyununda yansıtır.  Tarık Buğra&#8217;nın Ayakta Durmak İstiyorum&#8217;unda da özgürlükleri için savaşan  insanları buluyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1950-1970 yılları arasında romanlarda olduğu gibi  oyunlarda da çeşitli sorunlarıyla köyün konu olarak alındığını görüyoruz.  Ağaların köylüyü sömürüşü ve onlar üzerindeki baskıları, köy kadınlarının  durumu, kan davası, köy yaşayışındaki değer çatışmaları oyunlara konu oluyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Ağa-köylü ilişkisinde ağaların yanlış tutumları  eleştirilir.<br />
</strong><br />
Oyunlardaki ağalar, genellikle romanlarda olduğu gibi, köylünün elindekini  avucundakini alan, kötü niyetli, köylüye eziyet eden, devletle olan ilişkileri  kendi çıkarlarına göre ayarlayan kişiler olarak görülürler. Devlet gücünü  kendilerinden yana çekmeyi de başarırlar. Henüz bilinçlenmemiş olan köylü ise  yapılan baskıya ve sömürülüşüne karşı koymayı düşünmez. Kimi oyunlarda da yeni  yeni bilinçlenmeye ağaya, muhtara baş kaldırmaya başlamışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cahit Atay, Pusuda adlı bir perdelik oyununda, bir  köy ağasının göz koyduğu kızı, kızın öldürtülmesini, sevdiği gence kaptırmamak  için, o gencin saf bir köylüye verir. Ana Hanım Kız Hanım&#8217;da ise bilinçsiz ve  saf bir köylünün, ağa sözüne kanarak tek güvencesi olan ineği ile eşeğini elden  çıkarışının izliyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Necati Cumalı, Susuz Yaz&#8217;da ağa ile köylü arasındaki  su sorununu ortaya koyup, bu sorunu köylünün yararına çözümlemeye çalışanların  hapse bile girebileceklerini belirtiyor. Yine yaygın olan ağanın, köylünün  toprağını sömürüş teması Fakir Baykurt&#8217;un aynı adlı romanından oyunlaştırılan  Yılanların Öcü&#8217;nde ele alınıyor. Zeki Özturanlı&#8217;nın Batak Gölü adlı oyunu yine  romanlara da konu olan ağa ile köylü arasındaki balık avlama yüzünden çıkan  çatışmayı ve köylünün yenilgisini anlatır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ağa-köylü çatışmasını veren oyunlar arasında Nazım  Kurşunlu&#8217;nun Toprağın Kurbanları&#8217;nı, Hidayet Sayın&#8217;ın Küçük Devler ve Penbe  Kadın&#8217;ını sayabiliriz. Penbe Kadın&#8217;ı öbür oyunlardan ayıran özelliği, bir köylü  kadınının tek başına ağanın baskısına direnişini vermesidir. Yazar, aynı zamanda  köyde hükümetin temsilcisi olan muhtarın çıkarı için haksız, ancak güçlü olandan  yana olduğunu da ortaya koyuyor. Sabahattin Engin&#8217;in oyununda ise değişik bir  ağayla karşılaşıyoruz. Orda Bir Köy Var Uzakta&#8217;da, önceki oyunlarda gördüğümüz,  köylüye baskı yapan, onu sömüren ağa yerine, iyi yürekli, hemen hemen yazarın  idealinde yarattığı bir ağayla karşılaşıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Köy kadınının sorunları tiyatro aracılığı ile  topluma duyurulur.<br />
</strong><br />
Köy oyunlarının bir kısmı da, köy kadınının değişik sorunlarını yansıtıyorlar.  Üzerinde durulan sorunlar olarak, köy kadınının özgürlüğünün çok kısıtlı oluşu,  kadının bir mal gibi satılabildiği, genç kızların en iyi para verenle  evlendirilmesi, kuma, erkek çocuk anası olmadıkça kendisini çevreye kabul  ettiremeyişi, kadınların erkeklerden çok çalışmakla birlikte hiçbir konuda  düşüncelerinin alınmayışı göze çarpıyor. Değişik köy sorunlarıyla birlikte, köy  kadınlarının sorunları üzerinde de en çok Cahit Atay&#8217;ın durduğunu görüyoruz. Ana  Hanım Kız Hanım&#8217;la birlikte, Sultan Gelin, Yangın Memet, Kerpiç Memet adlı  oyunları genç kızların evlenme sorunlarıyla, yaşama hakkı hemen hemen elinden  alınan kadını konu edindiği oyunlarıdır. Necati Cumalı, Derya Gülü ve  Nalınlar&#8217;da, Recep Bilginer İsyancılar&#8217;da, Turan Oflazoğlu Keziban&#8217;da benzer  konuları ele almışlardır. Güngör Dilmen ise Kurban adlı oyununda kuma sorununa  değinir. Nazım Kurşunlu da Çığ&#8217;da kız kaçırma sorununu ele almıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Köylerde kimi zaman kuşaktan kuşağa geçen kan davası  da oyun yazarlarının üzerinde durdukları bir konu olmuştur. Bu konuyu ele alan  oyunlar olarak Necati Cumalı&#8217;nın Ezik Otlar&#8217;ını, Ali Yürük&#8217;ün Çatallı Köy&#8217;ünü  sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Dini yanlış anlama eleştirilir.<br />
</strong><br />
Köy yaşayışını ele alan oyunlarda konu ne olursa olsun köylünün bilgisizliğinden  kaynaklanan, dinde tutuculuğun yaygınlaşmasına dikkatlerin çekildiği görülüyor.  Bu oyunların bir bölüğünde köylülerdeki ermişliğe inanış yansıtılıyor. Cahit  Atay&#8217;ın Ermiş Memet&#8217;i, Yaşar Kemal&#8217;in Yer Demir Gök Bakır adlı romanından  uyarlanan Uzun Dere&#8217;si; Hidayet Sayın&#8217;ın Topuzlu&#8217;su ermişlik konusuna değinen  önemli oyunlar arasında yer alıyorlar. Turan Oflazoğlu&#8217;nun Allahın Dediği Olur;  Talip Apaydın&#8217;ın Bir Yol; Bekir Büyükarkın&#8217;ın da Keçiler adlı oyunları dinin  sömürülüşünü yansıtan oyunlar arasında görünüyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Fikret Otyam&#8217;ın Mayın; Yaşar Kemal&#8217;in Teneke; Sedat  Veyis Örnek&#8217;in Manda Gözü adlı oyunları da değişik yönden köylüdeki değer  yargılarının değişmesini verir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yılların politik eğilimli yazarları, genellikle  toplumdaki bozuklukların toplumun bilinçsiz oluşundan ve bireyin  sorumsuzluğundan ileri geldiği düşüncesindedirler. Bu yazarların bir bölüğü,  toplum düzensizlikleri, dünya siyaseti ve içine düşülen bunalımların nedenlerine  eğilirken bir bölüğü de insanlık sorunlarına genel bir yöneliş gösterirler. Kimi  yazarlar da efsane ya da tarihe dayanarak çağın eleştirisini yapmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Birinci gruptaki konulara eğilen yazarlar olarak  Güngör Dilmen, Sermet Çağan, Adalet Ağaoğlu, Kerim Korcan, Güner Sümer, Başar  Sabuncu ve Vasıf Öngören&#8217;i sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Güngör Dilmen, Ayak Parmakları, Canlı Maymun  Lokantası; Sermet Çağan, Ayak Bacak Fabrikası ve Öyle Bir Oyun; Adalet Ağaoğlu  Evcilik Oyunu, Çatıdaki Çatlak, Tombala, Bir Sessiz Adam; Kerim Korcan Linç;  Güner Sümer, Yarın Cumartesi, Bozuk Düzen; Başar Sabuncu, Şerefiye, Çark,  Zenberek; Vasıf Öngören Asiye Nasıl Kurtulur adlı oyunlarında bu konulara  değinmişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Efsane ya da tarihe dayanarak çağın eleştirisini  yapan yazarlara bir göz attığımızda yankılar uyandıran Midas&#8217;ın Kulakları,  Midas&#8217;ın Altınları, Akad&#8217;ın Yayı, İttihat ve Terakki oyunlarıyla Güngör Dilmen  başta geliyor. Onunla birlikte Turan Oflazoğlu&#8217;nun Deli İbrahim, Dördüncü Murat  ve Sokrates Savunuyor adlı oyunları önem taşıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yazarlara Erol Toy, Pir Sultan Abdal ve Parti  Pehlivanı; İsmet Küntay da Tozlu Çizmeler adlı oyunlarıyla katılmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1950-1970 yılları arasındaki yazarlardan Yıldırım  Keskin İnsansızlar, Sedat Veyis Örnek Pirinçler Yeşerecek, Başar Sabuncu  Kargalar&#8217;la, genel olarak insanlık sorunlarına değinenler olarak dikkati  çekmişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>4. 1970&#8217;ten Sonra Türk Tiyatrosu:</strong></span> 1970&#8217;ten sonra yayımlanan roman  ve öykü sayısında görülen artış, oyunda da kendini gösteriyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oyunlara konu olarak, önceki yıllardan gelenlere  Kurtuluş Savaşı, işçilerin sorunları, 12 Mart ve Türkiye dışındaki olaylar  ekleniyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Kurtuluş Savaşı&#8217;na değinen yazarlar ve oyunlar  olarak, Erol Toy&#8217;un, Parti Pehlivanı&#8217;nı, İsmet Küntay&#8217;ın Tozlu Çizmeleri&#8217;ni;  Ergin Orbey&#8217;in Birinci Kurtuluştan&#8217;ını; Erol Toy&#8217;un İpteki&#8217;ni; Lale Oraloğlu&#8217;nun  Yıl 1921&#8217;ini, Fazıl Hayati Çorbacıoğlu&#8217;nun Erkek Satı&#8217;sını sayabiliriz. Bu  oyunlarda Birinci Dünya Savaşı&#8217;ndan başlayarak, işgal altında İstanbul, Çerkez  Etem olayı, Kurtuluş Savaşı, Milli Mücadele sonrası durum, Kubilay olayı öncesi  artan konu olarak ele alınıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">12 Mart olayları da, Adalet Ağaoğlu&#8217;nun, Kendini  Yazan Şarkı,Cengiz Gündoğdu&#8217;nun, Karar 71; Necati Cumalı&#8217;nın, Yürüyen Geceyi  Dinle; Uğur Mumcu&#8217;nun anı kitabından uyarlanan Sakıncalı Piyade ve Macit  Koper&#8217;in Sabotaj adlı oyunlarında öncesi, sonrasıyla ele alınmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu yıllarda oyunlarda ele alınan değişik bir konu da  işçilerin sorunları oluyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Çoğu gerçek bir olaya dayanan, ayrıca belgesel  nitelik taşıyan oyunlar arasında Ömer Polat&#8217;ın, 1975&#8217;te 804 İşçi; Hüsamettin  Çetinkaya&#8217;nın Hatboyu Şantiye; İsmet Küntay&#8217;ın 403. Kilometre; Haşmet Zeybek&#8217;in,  Alpagut Olayı; Ali Taygun&#8217;un, Fabrikalardan&#8217;ı; Bilgesu Erenus&#8217;un Nereye Payidar  ile Ortak&#8217;ını sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cumhuriyet dönemi yazarlarının bir bölüğünün de  Türkiye dışındaki olaylarla ilgilenerek bu olayları konu alan oyunlar yazdıkları  görülüyor. Bu yazarlar arasında da, Şili&#8217;de Av ile Ölü Kentin Nabzı adlı  oyunlarıyla Orhan Asena; Gün<br />
Dönerken&#8217;le Yavuzer Çetinkaya; Şahları da Vururlar&#8217;la Ferhan Şensoy; Marangoz&#8217;la  Çetin Erginel önem taşıyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Konusunu tarihten alan oyunlar yazılır.<br />
</strong><br />
Bu yıllarda, daha önceki yıllardan gelen Turan Oflazoğlu&#8217;nun IV. Murat, Kösem  Sultan, Genç Osman, Orhan Asena&#8217;nın Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe oyunları,  tarihsel konulu oyunlar olarak önem taşırken Adnan Giz, Ömür Satan Hüsam Çelebi,  Küçük Esma Sultan, Sokullu Ne Yapmalıydı adlı oyunlarıyla dikkati çekmiştir. Bu  yılların tarihsel konulu oyunlar yazan yazarları arasında, Fazıl Hayati  Çorbacıoğlu ( Koca Sinan), Mehmet Akın (Hikaye-i Mahmut Bedrettin) yer alırlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tarihsel konulu oyunlar yazanlarla birlikte değişik  konulu oyunlarıyla dikkati çeken yazarlar olarak Oğuz Atay, Nezihe Araz, Sadık  Şendil, Oktay Arayıcı, Dinçer Sümer, Ülker Köksal, Başar Sabuncu, Tarık Buğra,  Vasfi Uçkan, Muzaffer İzgü, İsmet Küntay, Lale Oraloğlu, Sevgi Soysal, Refik  Erduran,<br />
Yıldırım Keskin, Murathan Mungan, Macit Koper, Mehmet Keskinoğlu &#8230; gibi adları  sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cumhuriyet döneminin ilk yıllarından başlayarak oyun  yazarlarının ele aldıkları konular gözden geçirilince <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #000000;">roman</span></a> ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oykuler-hikayeler/"> <span style="color: #000000;">öykü</span></a> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-yazarlar-ve-sairler/"> <span style="color: #000000;">yazarlar</span></a>ıyla aralarında bir koşutluk  dikkati çekiyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-edebi-turler/"> <span style="color: #000000;">Roman</span></a> yazarlarının üzerinde durdukları  konuları, sahneye koydukları oyunlarında ele alan yazarlar, iletilerini topluma  canlı olarak veriyorlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff6600;"><strong>Özet</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cumhuriyetin ilk yıllarında  ulusçuluk yönü ağır basan idealist oyunlar yazılır. 1930&#8217;lu yıllarda Osmanlı  İmparatorluğu&#8217;nun yıkılış nedenleri, Anadolu&#8217;daki uyanış, mitoloji ve evrensel  konular işlenir. 1940&#8217;lı yıllarda aile yapısı, idealizm ile paranın güçü  arasındaki çatışmalar ele alınır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1950-1970&#8217;li yıllarda yazar sayısı artar. Buna koşut  olarak konu çeşitlenir. Kimi yazarlar birey sorunlarından toplumsal sorunlara  geçiş yaparken; kimi yazarlar toplumsal sorunlardan kişiye inerler, bir üçüncü  küme evrensel sorunları ele alır. Eğitim ve sorunları ön plana çıkar. Kuşaklar  arası ve kentli köylü arası eğitim farkından doğan çatışmalar işlenir.  Ebeveyn-çocuk, kadın-erkek, ağaç-köylü, imam-muhtar-<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ogretmen-ve-ogrenci-tipleri/"><span style="color: #000000;">öğretmen</span></a> ilişkileri işlenir. Böylece toplumdaki bozuklukların temelinde; bireyin  bilinçsizliğinin, bilinçli olanların da sorumluluktan kaçmalarının yattığı  vurgulanır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1970&#8217;ten sonra 12 Mart olayı buna bağlı olarak <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">Türk tarihi</span></a>ni yeniden gözden geçirme,  işçi sorunları, Almanya&#8217;ya gidenlerin kültür çatışmaları, Almanya&#8217;da yetişmekte  olan birinci, ikinci kuşak sorunları işlenir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><em>Prof. Dr. Olcay ÖNERTOY</em></strong></span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-turleri/">Cumhuriyet Dönemi Türk Tiyatrosu – (Tiyatro Türleri)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-turleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Edebiyat Dönemi Türk Tiyatrosu &#8211; (Tiyatro Tarihi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 10:04:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi Türk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi Türk Tiyatrosunun Evreleri ve Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Dönemi Türk Tiyatrosunun Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Edebiyat Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tiyatrosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5543</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Edebiyat Dönemi Türk Tiyatrosu (Tiyatro Tarihi) Bu dönemde özel tiyatroların yanında Darülbedâyi&#8217;nin kuruluşu (1914), tiyatronun gelişmesi açısından önemli bir aşamadır. Darülbedâyi (Güzel Sanatlar Okulu); sanatçı yetiştirecek, tiyatro eğitimi verecek, tiyatroyu okullaştıracak bir kurumdur. Bu kurumun başına Fransız tiyatrosunun ünlü rejisörlerinden Andre Antoine (Andre Antuvan) getirilir. Burada okuma, telâffuz, dram, dans, edebiyat gibi dersler verilir, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Milli Edebiyat Dönemi Türk Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #33ccff;">Milli Edebiyat  Dönemi Türk Tiyatrosu</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33ccff;"><strong><span style="font-size: 20pt;"><br />
</span></strong></span><span style="color: #ff6600;"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu dönemde özel tiyatroların yanında  Darülbedâyi&#8217;nin kuruluşu (1914), tiyatronun gelişmesi açısından önemli bir  aşamadır. Darülbedâyi (Güzel Sanatlar Okulu); sanatçı yetiştirecek, tiyatro  eğitimi verecek, tiyatroyu okullaştıracak bir kurumdur. Bu kurumun başına  Fransız tiyatrosunun ünlü rejisörlerinden Andre Antoine (Andre Antuvan)  getirilir. Burada okuma, telâffuz, dram, dans, edebiyat gibi dersler verilir,  önemli tiyatro adamları yetiştirilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ünlü tiyatro adamımız Muhsin Ertuğrul da  Darülbedâyi&#8217;de <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ogretmen-ve-ogrenci-tipleri/"> <span style="color: #000000;">öğretmenlik</span></a> yapar. Daha sonra (1927-1928)  Darülbedâyi&#8217;nin başına getirilir ve çağdaş tiyatronun kurulmasına büyük  katkıları olur. Bu döneme kadar kadın oyuncular azınlıklardan seçilmekteydi. İlk  defa Müslüman kadın oyuncu Afife Jale&#8217;nin sahneye çıkmasıyla Müslüman kadınlara  da sahne yolu açılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-donemi/"> <span style="color: #000000;">Millî Edebiyat</span></a> döneminde <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/"> <span style="color: #000000;">Türkçülük</span></a> akımı, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a>da daha fazla hissedilir. Ancak  savaş yıllarıdır. Ekonomik sorunlar, karamsarlık, yılgınlık da vardır. Bunlar  tiyatroya da yansır. Siyasal ve belgesel nitelikli oyunlar, istibdat dönemi  eleştirileri, saray yaşamı, sosyal dramlar ve aile dramları tiyatroda ilgi  görür. Yakın tarih, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Türk dünyası</span></a> idealleri tiyatro eserlerine  konu olur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci, Musahipzade Celâl,  bu dönemde sadece tiyatroyla uğraşan yazarlardır. Ayrıca Aka Gündüz, Reşat Nuri  Güntekin, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/faruk-nafiz-camlibel-biyografi-hayati-kim-kimdir/"> <span style="color: #000000;">Faruk Nafiz Çamlıbel</span></a>, Mithat Cemal  Kuntay, Refik Halit Karay, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/halide-edip-adivar-biyografi-hayati-kim-kimdir/"> <span style="color: #000000;">Halide Edip Adıvar</span></a>, Raif Necdet gibi  yazarlar da tiyatro <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/eser-yazar-eslestirmeleri/"> <span style="color: #000000;">eserler</span></a>i yazmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1839-1923 Dönemi TÜRK  TİYATROSU<br />
</strong><br />
Çağdaş Türk tiyatrosuna ilk öneli adım 1860&#8217;ta yapılan Gedikpaşa Tiyatrosu&#8217;yla  atılmıştır. 1861&#8217;de bu tiyatroyu kiralayan Güllü Agop, 1868&#8217;de Osmanlı Tiyatrosu  adlı bir topluluk kurarak Türk yazarlarına ve Türkçe oyunlara yöneldi. 1870&#8217;te  Sadrazam Ali Paşa&#8217;nın İstanbul&#8217;un çeşitli bölgelerinde <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> oyunlar sergileyen tiyatrolar  kurması koşuluyla kendisine sağladığı destekle, Türkçe oyunlar oynama imtiyazını  10 yıl elinde tutan Güllü Agop&#8217;un topluluğunda Ermeni oyuncular yanında Müslüman  Türk oyuncularda yetişti. Bu oyuncular içinde en ünlüsü Ahmed Fehim&#8217;dir. Osmanlı  Tiyatrosu&#8217;nda <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/namik-kemal-biyografi-hayati-kim-kimdir/"> <span style="color: #000000;">Namık Kemal</span></a>, Ahmed Mithat Efendi,  Abdülhak Hamid, Recaizade Mahmut Ekrem gibi ünlü şair ve yazarların yapıtları,  Ahmed Vefik Paşa&#8217;nın usta işi Moliere uyarlamaları, özellikle ünlü Fransız  melodram, güldürü ve vodvillerinin çevirileri, kantolar, müzikli oyunlar ve  operetler sahnelendi. Güllü Agop&#8217;un Osmanlı Tiyatrosuna yön verdiği 15 yılın en  önemli sonuçlarından biri de izleyicinin tiyatroya alışması oldu. Bu arada  padişahlarda tiyatroya büyük ilgi gösteriyordu. Abdülmecid 1858&#8217;de Dolmabahçe  sarayının yakınında bir saray tiyatrosu, tiyatroya baskı ve sansür koymasıyla  ünlü Abdülhamid de 1889&#8217;da Yıldız Sarayı&#8217;nın bahçesinde yabancı tiyatro ve opera  oyunlarının sahnelendiği bir tiyatro salonu yaptırdı.</span><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkiye&#8217;de Batılı anlamda tiyatronun kuramsallaşması  ve Türkçe oyun sergilenmesi yolunda Ermeni sanatçıların katkısı, melodrama  ağırlık veren Mardiros Mınakyan ve Ahmed Vefik Paşa&#8217;nın Moliere uyarlamalarına  ağırlık veren Tomas Fasulyeciyan&#8217;ın katkılarıyla sürdü. Bu dönemde halk  tiyatrosu sanatçılarının tuluat adı verilen yeni tür bir tiyatro geliştirdiği  görüldü. Batı tiyatrosunun konukları ve tipleriyle geleneksel tiyatronun  tiplerini ve oyunculuk biçimini birleştiren ve doğaçlamaya dayanan tuluat, bir  anlamda ortaoyunun sahne üstüne çıkarılmış biçimiydi. Ortaoyunu ustalarından  Kavuklu Hamdi&#8217;nin önderliğinde 1875&#8217;te ortaya çıkan bu tür, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Cumhuriyet</span></a>&#8216;in ilk yıllarına değin yaygın  bir biçimde yaşadı. Ayrılmaz öğesi olan kantoyla birlikte İstanbul&#8217;un  Şehzadebaşı semtinde ramazan ayında şenlenen Direklerarası&#8217;nın başlıca  gösterilerinden biri olmayı sürdürdü. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk oyuncuların eğitimi için  bir konservatuvar ve yerel yönetimce parasal açıdan desteklenen bir uygulama  sahnesi oluşturulması yolunda ilk adım ise 1914&#8217;te Darülbedayi&#8217;nin kurulmasıyla  atıldı; ilk Türk-Müslüman kadın sanatçı olan Afife Jale&#8217;de sahneye ilk kez  1920&#8217;de Darülbedayi&#8217;de çıktı. Tiyatroda Batı modelinin benimsendiği hazırlık  aşaması döneminde oyun yazarlığında patlak bir atılım görülmedi. Yazarlar, daha  önce hiç denemedikleri bir türde kalem oynatırken ister istemez Batılı ustalara  öykündüler. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-yazarlar-ve-sairler/"> <span style="color: #000000;">Türk yazarlar</span></a>ı en çok etkileyen yabancı  kaynaklar Victor Hugo&#8217;nun ,Shakespeare&#8217;nin, Moliere&#8217;nin oyunlarıyla yabancı  melodramlar oldu. Bu bakımdan Türk dram sanatının İbrahim Şinasi&#8217;nin yazdığı ve  ilk özgün Türk oyunu olan Şair Evlenmesi&#8217;yle (1860) başladığı kabul edilir. Bu  oyunu, özellikle romantik yurtsever duygularıyla yüklü oyunlar izledi. Bu  yapıtlar içinde en ünlüsü Namık Kemal&#8217;in Vatan Yahut Silistresi&#8217;ydi (1873). </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Meşrutiyet&#8217;ten sonra da  özgürlük konusunu işleyen romantik tarihsel oyunlar ağırlık kazandı. 1839- 1923  dönemi içinde yazılan oyunlar genel olarak komediler, tarihsel dramlar, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/romantizm/"> <span style="color: #000000;">romantik</span></a> dramlar, orta sınıf <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Trajedi/"> <span style="color: #000000;">trajedi</span></a>leri ve melodramlardı. Bu dönemde  yazılmış yüzlerce oyundan günümüzde de oynanabilir olanların sayısı çok azdır.  Bu tür oyunların başında Ahmed Vefik Paşa&#8217;nın Moliere&#8217;den yaptığı uyarlamalarla  oyun yazarlığını <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Cumhuriyet</span></a> döneminde de sürdüren  Musaphizade Celal&#8217;in Batı&#8217;nın töre komedisi geleniği içinde Osmanlı toplumunu  eleştirdiği oyunlar gelir.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Milli Edebiyat Dönemi Türk Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/milli-edebiyat-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tanzimat Dönemi Türk Tiyatrosu &#8211; (Tiyatro Tarihi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 09:52:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Dönemi Türk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Dönemi Türk Tiyatrosunun Evreleri ve Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Dönemi Türk Tiyatrosunun Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tiyatrosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5540</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tanzimat Dönemi Türk Tiyatrosu (Tiyatro Tarihi) Tanzimat dönemi Türk tiyatrosunun genel özellikleri aşağıda sıralanmıştır: -Tanzimat edebiyatı ile edebiyatımıza giren tiyatro, tıpkı Tanzimat romanında olduğu gibi tarihi ve sosyal konuları işlemiştir. -Bu dönem tiyatro çalışmaları telif, tercüme ve adaptasyon olmak üzere üç gurupta toplanabilir. -Daha ziyade komedi türünde eserler yazılmış ve oynanmıştır. -Tiyatro eserlerinde üç birlik [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Tanzimat Dönemi Türk Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD; color: #33ccff;">Tanzimat Dönemi Türk Tiyatrosu</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33ccff;"><strong><span style="font-size: 20pt;"><br />
</span></strong></span><span style="color: #ff6600;"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: bold;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tanzimat dönemi Türk tiyatrosunun genel özellikleri aşağıda sıralanmıştır:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">-Tanzimat edebiyatı ile edebiyatımıza giren tiyatro, tıpkı Tanzimat <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #000000;">roman</span></a>ında olduğu gibi tarihi ve sosyal konuları işlemiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">-Bu dönem tiyatro çalışmaları telif, tercüme ve adaptasyon olmak üzere üç gurupta toplanabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">-Daha ziyade komedi türünde eserler yazılmış ve oynanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">-Tiyatro eserlerinde üç birlik kuralına uyulur. Ancak Tanzimat&#8217;ın ikinci döneminde Abdülhak Hamit&#8217;in tiyatroları bu yargının dışındadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">-Tiyatro eserlerinde iyiler çok iyi, kötüler çok kötüdür. Eserler, öğütle biter. İyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">-Bu dönem tiyatrosu Batı tiyatrosunun etkisi altındadır. Özellikle Shakespeare ve Moliere, tiyatro yazarlarımızın taklit ettikleri büyük ustalardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>Tiyatro<br />
</strong></span><br />
Türkler sahne gereksinimlerini Tanzimat dönemine kadar Meddah, Karagöz ve Orta Oyunu ile karşılamışlardır. Ne taklide dayanan Meddah ne şahısları perde üzerine yansıtılarak hikâyesi canlandırılan Karagöz ne de olayı kişiler aracılığıyla halk arasında temsil eden Orta Oyunu, bugün tiyatro adına verdiğimiz seyirlik <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a> türünün karşılığıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Batılı anlayışa uygun bugünkü modern tiyatro, edebiyatımıza <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat</span></a>&#8216;tan sonra girmiştir. Tanzimat&#8217;ın daha ilk yıllarında tiyatro binaları yapılmaya başlanmış, önceleri rakipsiz yıllarında tiyatro binaları ve grupları zamanla yerlerini yerli topluluklara bırakmışlardır. Dönemin koşullarına göre tiyatronun seyircisi Batı kültürüyle yakından ilgilenen küçük bir gruptan ibarettir. Bunun yanında pahalı bir eğlence olması, Türk kadınının sahneye çıkamaması gibi sebeplerden dolayı Türk tiyatrosu kısa zamanda gelişememiş, uzun süre sanatçı olarak Türk yaşam biçimini benimsemiş olan Ermeni azınlıktan yararlanmıştır. Sahneye Afife Jale 1919 yılında Müslüman Türk kadını olarak ilk kez &#8220;Yamalar&#8221; oyununda çıkmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İlk tiyatrolar, İtalyan ve Fransız girişimciler tarafından kurulmuştur. Hoca Naum, Hasköy, Şark ve Ortaköy tiyatroları ilk yerli tiyatrolardır. Daha sonra ilk ciddi tiyatro 1867&#8217;de kurulan yarı resmi Osmanlı Tiyatrosu&#8217;dur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Uzun süre hizmet veren <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/"> <span style="color: #000000;">Osmanlı Tiyatrosu</span></a>, Ahmet Mithat&#8217;ın, Çerkez Özdenler adlı dramının hürriyet duygularını aşıladığı bahanesiyle 1884&#8217;te II. Abdülhamit tarafından kapatılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Basılı ilk <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a> eserimiz, İbrahim Şinasi&#8217;nin 1859&#8217;da yazıp 1860 yılında Tercüman-ı Ahval&#8217;de tefrika ettiği Şair Evlenmesi&#8217;dir. 1859&#8217;dan önce yazılan İskerleç adında bir yazara ait olan Vakayi-i Acibe ve Havadis-i Garibe-i Keşger Ahmet (Pabuççu Ahmet&#8217;in Garip Vak&#8217;alar ve Maceraları) adlı eser ile Hayrullah Efendi&#8217;nin Hikâye-i İbrahim Paşa ve İbrahim-i Gülşeni adlı eseri 1859&#8217;dan sonra basıldığı için ilk Türkçe piyes olarak kabul edilmemektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/namik-kemal-biyografi-hayati-kim-kimdir/"> <span style="color: #000000;">Namık Kemal</span></a>, tiyatroda eğlence ile toplumsal yararı birleştirir. Vatan yahut Silistre (1873) Celâlettin Harzemşah (1881) oyunlarında tarihsel konuları, Gülnihal (1875), Zavallı Çocuk (1873) ve Akif Bey (1874) adlı oyunlarında ise toplumsal konulan işler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ahmet Vefik Paşa, tercüme ve adaptasyon tarzında eserler vermiştir. Moliere&#8217;den çevirdiği ve Zor Nikâh, Zoraki Tabip adını verdiği Türkçeye adapte edilmiş eserleriyle büyük başarı sağlamıştır. Ali Bey, Kokana Yatıyor, Misafir-i İstiskal gibi birer perdelik komedileri yanında Moliere&#8217;den adapte ettiği Ayyar Hamza ile tiyatromuza katkıda bulunmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ebu-Ziya Tevfik, Ecel-i Kaza; Şemsettin Sami, Besa yahut Ahde Vefa, Gave, Şeydi Yahya adlı eserleri ile tiyatroya katkıda bulunmuştur. Ahmet Mithat Efendi de Eyvah adlı dramıyla tiyatro türünde eser vermiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1870&#8217;ten sonraki piyes yazarlarından biri de Recaizade Mahmut Ekrem&#8217;dir. Recaizade Mahmut Ekrem, Atala ve Amerika Vahşileri adlı eserlerinin, yazılan ilk eser olduğunu belirtir. Çok Bilen Çok Yanılır (1914) komedisi Batılı anlamda tiyatronun bütün özelliklerini taşır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat edebiyatı</span></a>nda tiyatro türünde çok sayıda eser veren bir diğer sanatçı da Abdülhak Hamit&#8217;tir. Eserlerinin bir kısmını mensur bir kısmını da manzum yazmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Abdülhak Hamit&#8217;in eserleri:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="text-decoration: underline;">Mensur olanlar:</span><br />
Macera-yı Aşk (1873)<br />
Sabr-ü Sebat (1874)<br />
İçli Kız (1874)<br />
Duhter-i Hindu (1875)<br />
Finten (1916)<br />
Yadigâr-ı Harb </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="text-decoration: underline;">Manzum olanlar:</span><br />
Nazife (1878)<br />
Nesteren (1877)<br />
Eşber (1880)<br />
Tarhan (1916)<br />
Sardanapal (1917)<br />
İlhan (1918)<br />
Hakan (1935)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Eserlerini dram türüyle yazan Hamit; Finten&#8217;de Shakespeare; Nesteren ve Eşber&#8217;de Corneille&#8217;in etkisinde kalmıştır. İlk piyeslerinde tiyatro tekniğine (üç birlik kuralı) uyarken sonraları bu anlayışı bırakmış, 1880&#8217;den sonraki tiyatro eserlerini okunsun diye yazmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Piyeslerinde sosyal gerçeklere pek değinmemiştir. Bireyin iç dünyasına yönelerek daha bireysel konuları işlemiştir. Hâmit&#8217;in piyeslerindeki en büyük kusur dilde ve üsluptaki düzensizliktir. İlk piyeslerinde konuşma diline ve üslubuna yaklaşmış olmasına rağmen sonraki eserlerinde bu dil ve üsluptan uzaklaşmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu dönemin tiyatro yazarları arasında Manastırlı Rıfat, Hasan Bedrettin Paşa, Ali Haydar, Sami Paşazade Sezai, Muallim Naci, Mehmet Şakir gibi isimleri de sayabiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>A) HİKAYE-İ İBRAHİM PAŞA:</strong></span> Tanzimat devrinin ilk tiyatro eseridir. Konusunu Kanuni devrinden alan ve 4 perdeden 11 tablodan oluşan Hayrullah efendi tarafından yazılan küçük bir dramdır. Konusu, Kanuni&#8217;nin Bağdat seferi sırasında Ordu Defterdarı İskender Çelebiyi haksız yere idam ettirdiği ve saltanat hırsına kapıldığı için Kanuni tarafından 1536 da idam edilen sadrazam İbrahim Paşa ile aynı devirde Mısır da ün salmış mutasavvıf İbrahim Gülşeni ve Mısır valisinin oğlu İbrahim Paşa&#8217;lar birbirine karıştırılarak <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-imparatorlugu-1bolum/"> <span style="color: #000000;">Osmanlı imparatorluğu</span></a> için asıl tehlikenin son söylenen şahsiyetten geleceği söylenmek istenen piyeste, tarihi atmosferi tamamlamak için özellikle dil ve uslübun 16. yy uygun olması dikkat çekicidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>B) ŞAİR EVLENMESİ:</strong></span> Şinasi tarafından yazılan bir perdelik komedidir. 1860 yılında Tercüman-ı Ahval de sertifika şeklinde yayınlanmış ve aynı yıl <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/konularina-gore-kitaplar-guncel/"> <span style="color: #000000;">kitap</span></a> halinde basılmıştır.konu olarak görücü usulü evlenme adetini işlemiştir. Olay basittir fakat kuruluş sağlamdır. Vakanın başlıca iki tarafından yürütülmesi, değişik halk tabakalarından yerli karakterlerin bulunması orta oyununa ait özellikleri içerirken belli bir edebi metin halinde olması, vakanın gelişme tarzı bakımından batılı tarzda bir eserdir. Eserin böyle bir yapıda oluşu yazarın, orta oyuna alışık olan Türk seyircisini yadırgatmadan batılı tiyatroya ısındırmayı amaçlamıştır. Şinasi, tiyatroyu da düşünce ve bilgileri aktarma aracı olarak görmüştür. Türk tiyatrosunun <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Komedi/"> <span style="color: #000000;">komedi</span></a> türündeki ilk denemesi, drama türündeki Hayrullah Efendinin piyesine göre teknik bakımdan daha ileridedir. Şinasi kendinden sonrakiler için de teşvik edici olmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>C) İLK MANZUM PİYES: </strong></span>Türk tiyatrosunun ilk manzum piyesini 1866 da Ali Haydar yazmıştır. Üç adet piyesi vardır. Bunlar; 1- Sergüzeşt-i Perviz 2- Sasaniyan hükümdarlarında ıı. Ersaz&#8217;ın Sergüzeşti 3- Ruya Oyunu dur. Bunlardan ilk ikisi trajedidir. Yazar ilk piyesinin önsözünde Türk tiyatrosuna ilk trajediyi kazandırdığını söyler. Ancak kuruş ve teması daha çok dram karakteri taşır. Doğal olarak manzum tiyatro çeşidinin ilk deneme olması , yazarın nazım tekniğine hakimiyet zayıflığı dil ve uslübu cansızlaştırmıştır. Son piyesi ise iki perdelik komedidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>D)KARAKTER KOMEDİSİ: </strong></span>Bir yandan tiyatroda oynanmak üzre tercüme piyesleri hazırlayan diğer yandan da kendisi piyes yazan Ali Bey&#8217;in 1- Kokona Yatıyor,2- Misafir-i istiskal,3- Geveze Berber adlı üç komedisi ile Letafet isimli (1899) bir tane operatı vardır. Yazdığı komedyalar tamamen batılı tarzda kuruluşa sahiptır. Sosyal meselelere dokunmaz. Basit karakter komedisidir ki bu tarzın Türk tiyatrosundaki ilk örnekleridir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>E) RECAİZADE EKREM&#8217;İN VUSLAT&#8217;I: </strong></span>İlk denemesini Afife Anjelik ile 1870 de yapmıştır. İkinci denemesi Atala yahud Amerika Vahşileridir. Afife Anjelik, kocasının yokluğunda uşağının tecavüz teşebbüsüne karşı direnmiş genç bir kadının <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oyku-hikaye-edebi-turler/"> <span style="color: #000000;">hikaye</span></a>sini anlatır. 4 perdelik ve şahısları Fransızdır. Kitabın kapağında ve yayınlana gazetede telif diye gösterilmesi vakası Fransada geçmiş zabıta olayından alındığı ihtimalini güçlendirmektedir. 1872 yılların başında Fransız yazar Şatobriyan dan çevirdiği Atala romanını piyes haline getirip bastırmıştır. Önemli bir başka tiyatro eseri de Vuslattır(1874). Evlilikte anne- babanın değil çocukların karar vermesi gerektiği şeklindeki sosyal meseleyi ele olan dramın önsözünde , daha önceki denemelerinde yerli olay ve ifadelerin yer almayışından dolayı eleştirilmesine dikkat çekerek haklı olduklarını bunun için Milli bir piyes denemesi olarak Vuslat&#8217;ı yazdığını ifade eder. Vuslat daha önce Namık Kemal &#8216;in yayınlanan Zavallı Çocuk&#8217;taki temayı aynen tekrarlaması ve karakterler arasındaki benzerlikler nedeniyle değerini zayıflatmıştır.</span></p>
<p>[ad1]</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1914 yılında vefatından sonra basılan konusunu Binbir Gündüz Hikayeleri&#8217;nden alan Çok Bilen Çok Yanılır komedisi modern tiyatro türünün bütün özelliklerini taşır. Tanzimat döneminin en iyi tiyatro yazarları arasında yer alır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>F) ROMANTİK DRAM:</strong></span> Namık Kemal, Osmanlı Tiyatrosu&#8217;nun modernleşmesi için çaba harcarken bir tarafından da oynanmak üzre piyesler yazmıştır. 1867 yılında Avrupaya giden N. Kemal, orada da tiyatro ile ilgilendi ve burada tiyatronun sadece eğlence aracı olmadığını aynı zamanda seyircinin kültür seviyesini yükseltme görevi de olduğunu farketti. Binlerce insana hitap eden bu müessese, bir okuldu. Paris&#8217;ten yazdığı mektuplarda tiyatronun &#8220;ahlak ve lisan&#8221; mektebi olduğunu ifade etmiştir. Avrupadan dönünce Osmanlı Tiyatrosunun <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">edebi</span></a> heyetine girdi ve 1873 te &#8220;Vatan yahud Silistre&#8217;yi&#8221; yazdı. Oyun oynandıktan 1 hafta sonra Kıbrıs&#8217;a Magosa kasabasına kalebend olarak gönderildi.3 yıl içinde 600 defa oynandı. Bu sırada N. Kemal, Gülnihal&#8217;i (1875) yazıyordu. Kıbrıs da kaldığı 38 ay içinde 4 piyes yazmıştır. 1-Zavallı Çocuk (1873) 2-Akif Bey (74), 3-Kara Bela(1910), 4-Celalettin Harzemşah( 1875). Bu piyeslerin hepsi dramdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Vatan yahud Silistre ile Celalettin Harzemşah konuları arihi olaylardır. Teknik bakımdam enkuvvetli eseri Gülnihaldir ki vakanın geliştirilmesi, entrik unsurların çok iyi işlenmesi, canlı karakterler olması onun bu eserini güçlü kılar. Vatan yahud Silistre ise devrin yurtseverlik ve kahramanlık duygularını çok iyi işler. Celalettin Harzemşah ise romantik dramın etkisiyle yazılmıştır. Okunmak için yazılmış, vakası da orta çağ tarihinden alınmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Not:</strong> Tanzimat döneminin romantik dramın ilk örneğidir. Özellikle faydalı bir eğlence olarak tanımladığı tiyatro ile ilgili fikirlerini Celalettin Harzemşah&#8217;ın Mukaddemesinden öğrenmek mümkündür. Bu piyes, Abdülhak Hamid&#8217;in tarihi piyeslere yönelişini sağlamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Not:</strong> N. Kemal&#8211;&gt; Zavallı Çocuk, R. Ekrem&#8211;&gt;Vuslat, A.Hamid&#8211;&gt; İçli Kız piyesleri arasında yakın tema ve vaka benzerlikleri dikkat çeker.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>G) MİLLİ DRAM TERİMİ: </strong></span>Tiyatro alanındaki başka önemli şahsiyet ise Ahmet Mithat&#8217;tır. 1872 yılında Eyvah isimli dramı oynanmıştır. Bu oyunun teması, batılılaşmanın aile üzerindeki tesiri ve evlenmedeki eski adetlerin tenkidi şeklindedir. Burada birden fazla kadın ile evlenme tenkid edilmiştir. Bazı kesimlerce ağır tenkidlere maruz kalan A. Mithat, 1875 te Açık Baş adlı başka bir komedisi ile halkın dini duygularını kötüye kullanan din istismarcılarını eleştirmiştir. 12&#8217;ye yaklaşan eserlerinden 7 tanesi basılmıştır. 1875 te , Ahz-ı Sâr Yahut Avrupa&#8217;nın Eski Medeniyeti adlı dramı, insan hakları ve avrupadaki sınıf mücadelesini anlatmasına karşın başarısız bir dramdır. 1883 te Çerkez Özdenler adlı piyesin kapağında &#8220;Milli Dram&#8221; terimi ve &#8220;hem tiyatroda oynanmak hem de roman gibi okunmak için yazılmıştır&#8221; ifadesi yer alır.konusu Osmanlı İmparatorluğu azınlıklarından olan Çerkezlerin yaşayış tarzını anlatır. 1883 te yazılan Fürs-i Kadim&#8217;de Bir Facia yahut Siyavuş piyesi ise, konusunu eski İran tarihinden almıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu dönem II :Abdülhamit tarafından ciddi tiyatro içerikli oyunlara izin verilmediğinden dolayı, daha çok müzikal eğlence ağırlıklı eserler sahnelenmiş ve buna Hamid de uyarak Çengi yahut Daniş Çelebi (1883), Ziba (basılmamıştır.) adlı tiyatro eserleri yazmıştır. Haricinde Hükm-i Dil 1884, Zuhur-i Osmaniyan (1879) piyesler yazmıştır. Sosyal meselelere üzerindeki hakimiyetinin yanı sıra tiyatro tekniğini ikinci plana atmıştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>H) KURALSIZ ÜSTAD: </strong></span>Tanzimat tiyatrosu&#8217;nun en verimli ve en mühim şahsiyeti, şüphesiz Abdülhak Hamit&#8217;dir. İlk denemesi (1873) Macera-yı Aşk, Fransız ve İngiliz edebiyatlarından gelme tesir ile egzotik bir yapı dikkat çeker. 1874 te Sabr u Sebat ile İçli Kız &#8216;ı yazar ardından Duhter-i Hindu &#8216;yu (1875) yazar. Sabr u Sebat &#8216;ta, <a style="text-decoration: none;" href="http://atasozleri.bilgicik.com/"> <span style="color: #000000;">atasözleri</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/halk-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">halk</span></a> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tekerlemeler/"> <span style="color: #000000;">tekerlemeler</span></a>i ve cinaslı <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/anlatim-bicimleri-sekilleri/"> <span style="color: #000000;">anlatım</span></a> vardır. İçli Kız, Zavallı Çocuk piyesinin tesirindedir. Duhter-i Hindu &#8216;da tekrar egzotik anlatıma döner. Bunun sebebini de şöyle açıklar: Milli Tiyatro, herkese bildiği konuları aktarır oysa tanınmayan azınlıkların ve toplulukların hayatlarını , İslam veya Osmanlı tarihinin muhteşem olaylarını anlatmalıdır. 1916 da yazılan Finten , 19.yy sonundaki İngiltere&#8217;yi anlatır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Hamid, piyeslerinin bir kısmını nesir bir kısmını da manzum yazmıştır. Yadir -ı Harp (1917), Nazife(1878), Nesteren(1877), Eşber(1880), Tarhan (1916), İlhan(1918), Hakan(1953) v.b. Eserleri vardır. Yirmi biri bulan tiyatro eserlerinin hepsi dramdır. Genellikle romantik dramın tesirindedir. Hanid&#8217;in bütün piyeslerinde karakterler ön plandadır. Psikolojik tahlillerine büyük önem vermiştir. Özellikle ihtirasların tahlil ve tasvirinde güçlüdür. Elbette piyeslerinde tamamen sosyal konulardan uzaklaşmış değildir. Vatan ve yurtseverlik konuları Liberta&#8217;da dikkat çeker. İlk piyeslerinde teknik yapıya dikkat ederken sonraları bunu ihmal etmiştir. 1880 den sonraki piyeslerini okunmak için yazmıştır. Bunun için perde bölünüşleri düzensiz olmuştur. Perde sonlarına yaptığı ilaveler piyesin yapısını bozmuştur. Nesteren ve Liberta&#8217;yı <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/hece-olcusu/"> <span style="color: #000000;">hece vezni</span></a>yle yazarken diğerlerini aruz vezniyle yazmıştır. Onun eserlerindeki en büyük kusur dil ve uslüptadır. İlk piyesler konuşma diline yakınken sonraları uzaklaşmıştır. Zaman zaman bütün tiyatro kalıplarını hiçe saymıştır. O kurallar içinde kuralsız bir üstad olmuştur.</span></p>
<p>[m2]</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"> <strong>SONUÇ:</strong></span> Bütün gelişmeleri kısaca özetleyecek olursak;Batılı anlamıyla tiyatro da Tanzimat döneminde görülür. Bu dönemde geleneksel tiyatro içine giren türler (kukla, Karagöz, orta oyunu gibi) de varlığını sürdürmüştür.Tanzimat&#8217;ın ilk yıllarında İstanbul&#8217;un çeşitli yerlerinde tiyatro binaları yapılmaya başlandı. Önceleri özellikle İtalyan ve Fransız, daha sonra da Ermeni tiyatro toplulukları bu binalarda oyunlar sergiledi. Mihail Naum , Güllü Agop gibi Ermeniler&#8217;in Türkçe oyunları da sergilemeleri önemli bir gelişmeye sebep oldu. Güllü Agop 1868&#8242; de kurduğu Osmanlı Tiyatrosunda ilk kez düzenli olarak temsiller vermeye başladı; müzikli oyunlar dışında Türkçe oyunlar sergilemenin tekelini 10 yıl elinde tutmuştur. Birçok Türk erkek tiyatro sanatçısı ilk kez bu tiyatroda sahneye çıkmıştır. Müslüman Türk kadınının sahneye çıkması şeriat hükümlerine göre olanaksızdı. Bu yüzden bazı kadın rollerini bazı durumlarda yabancı kadınlar ya da erkekler oynamışlardır. Bu tiyatro 1884&#8217;te Ahmet Mithat&#8217;ın Çerkez Özdenler oyununu oynarken oyun özgürlük duyguları aşıladığı gerekçesi ile tiyatro kapatılmış, binası da yıktırılmıştır. Bundan dolayı bu tarihten 1908&#8217;e kadar kadar Türk tiyatrolarına tuluat oyunları egemen olmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Mardiros Mınakyan&#8217;ın kurduğu Osmanlı Dram Kumpanyası <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> oyunlar sahnelemeye devam etmiştir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">Türk edebiyatı</span></a>nda ilk tiyatro yapıtı olarak Hayrullah Efendi&#8217;nin(1817-66) Hikaye-i İbrahim Paşa ve İbrahim-i Gülşen&#8217;i (1844) adlı dramı gösterilmektedir.Şinasi&#8217;nin Şair Evlenmesi (1860) ilk güldürü olarak kabul edilmektedir. Ali Haydar (1836-1914) ilk trajedi , Direktör Ali Bey (1844-99) de karakter güldürü örnekleri vermiştir. Yazar, çevirmen, tiyatroya maddi ve manevi destek sağlayan devlet adamı olarak Ahmet Vefik Paşa(1823-91) &#8216;nın Tanzimat tiyatrosuna çok büyük katkısı olmuştur.Moliere&#8217;den yaptığı çeviri ve uyarlamaları çok önemlidir. Feraizcizade Mehmed Şakir (1853-1911) duru bir Türkçe ve başarılı bir teknikle yazdığı oyunlardan ötürü &#8220;Türk Moliere&#8217;i&#8221;olarak adlandırılmıştır.Bu dönem tiyatrolarında çoğunlukla toplumsal ve tarihsel konular işlenmiştir. Öbür türlere oranla Tanzimat döneminde tiyatro çok daha etkili olmuştur. Bu bakımdan bazı Tanzimat yazarları (Namık Kemal, Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit) tiyatro oyunları da yazmıştır.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Tanzimat Dönemi Türk Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-donemi-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Modern Türk Tiyatrosu &#8211; (Tiyatro Tarihi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/modern-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/modern-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 09:38:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Türk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Modern]]></category>
		<category><![CDATA[Modern Türk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Modern Türk Tiyatrosunun Evreleri ve Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Modern Türk Tiyatrosunun Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tiyatrosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5536</guid>

					<description><![CDATA[<p>Modern Türk Tiyatrosu (Tiyatro Tarihi) Geleneksel tiyatrodan ayrı olarak Batı Tiyatrosu üç döneme ayrılır: 1839&#8217;dan 1908&#8217;e kadar olan dönem; Tanzimat Tiyatrosu, 1908&#8217;den 1923&#8217;e kadar olan dönem; Meşrutiyet Tiyatrosu, 1923&#8217;ten sonraki dönem de; Cumhuriyet Tiyatrosu. Kazanılan kimi savaşların ardından ya da halkın coşkuyla karşıladığı bazı durumlarda 40 gün 40 gece süren şenlikler düzenlenmiş ve bu şenliklerde [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/modern-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Modern Türk Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 25pt; font-family: Maiandra GD; color: #33ccff;">Modern Türk Tiyatrosu</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33ccff;"><strong><span style="font-size: 25pt;"><br />
</span></strong></span><span style="color: #ff6600;"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: bold;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Geleneksel tiyatrodan ayrı olarak Batı Tiyatrosu üç döneme ayrılır: 1839&#8217;dan 1908&#8217;e kadar olan dönem; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat Tiyatrosu</span></a>, 1908&#8217;den 1923&#8217;e kadar olan dönem; Meşrutiyet Tiyatrosu, 1923&#8217;ten sonraki dönem de; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/"> <span style="color: #000000;">Cumhuriyet Tiyatrosu</span></a>.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Kazanılan kimi savaşların ardından ya da halkın coşkuyla karşıladığı bazı durumlarda 40 gün 40 gece süren şenlikler düzenlenmiş ve bu şenliklerde seyirlik oyunlar geniş ölçüde yer almış; böylece saray, esnaf, ordu ve halkın çeşitli kesimleri bir araya gelmişlerdir. Batı tiyatrosunun Türkiye&#8217; ye girmesiyle saray bununla da ilgilenmiş, dışarıdaki tiyatro topluluklarına imtiyazlar, fermanlar verilerek bunlar belirli ödeneklerle desteklendiği gibi, ayrıca; Çırağan, Dolmabahçe ve Yıldız saraylarında tiyatrolar kurulmuştur. Saray içinde de gerek yabancı, gerek yerli, kalıcı tiyatro toplulukları oluşturulmuş, bunlar asker gibi üniformalar giymişler, çalışmaları madalyalar, rütbelerle değerlendirilmiş, içlerinde paşa katına yükselenler bile olmuştur. Örneğin; Donizette Paşa, Guatelli Paşa. 1908&#8217;de Meşrutiyet Tiyatrosu ile Saray Tiyatrosu sona erdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sonuncu gelenek olan Batı Tiyatrosu da belli bir çevrenin, toplumsal kesimin tiyatrosu olmuştur. İstanbul, Bursa, İzmir, Edirne, Adana gibi kentlerde gelişen Batı tiyatrosunun, Türkiye Cumhuriyeti döneminde bile bütün yurt düzeyine yayıldığı söylenemez.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Batı tiyatrosunun ayrıldığı üç evreyle ilgili olarak da şunun bilinmesi gerekir: Her evre, hem tiyatro açısından hem de anayasal ve siyasal değişiklikler açısından şekillenmiştir. Şöyle ki: 1839, Gülhane Hattı Hümayûnu&#8217;nun okunduğu yıl olduğu gibi, İstanbul&#8217; da dört tiyatronun açıldığı yıldır. 1908 yılı hürriyetin ilânı ve Meşrutiyet&#8217;in kabulü olduğu kadar; tiyatro bakımından da önemli bir yıldır; çünkü, 1884 yılından başlayarak 1908&#8217;e kadar, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/2-abdulhamid-han-1-turk-kaganlari-ve-sultanlari/"> <span style="color: #000000;">II. Abdülhamit</span></a>&#8216;in sıkı denetimi altında tiyatro etkinliği ve onun gelişimi durmuş, oyun yazarları oyun yazamaz olmuşlardır. 1908&#8217;de, Hürriyet&#8217;in ilânının daha ilk haftalarında tiyatro etkinliği başlamış, yazarlar baş döndürücü bir çabuklukla oyunlar yazmışlardır. 1923 ise; aslında tam olarak Meşrutiyet&#8217; in bittiği yıl olarak kabul edilmeyebilir, fakat, bu tarihte anayasal düzende değişiklik olması ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cumhuriyet-donemi-turk-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Cumhuriyet</span></a>&#8216; in ilânı, bu tarihi, önemli bir başlangıç yapmaya da yetiyor. 1923, tiyatro bakımından bir dönüm noktasıdır. Tiyatromuzun en önemli sorunu olan, kadının sahneye çıkamamasının, Atatürk&#8217;ün yüreklendirmesi ve verdiği güvence ile ortadan kalkmış olduğu gibi, ayrıca, gene 1923 yılında Ankara Hükûmeti, tiyatroyu desteklemek konusunda ilk adımı atmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkiye&#8217; de tiyatronun gelişmesinde Büyük Elçiliklerin de katkıları fazladır. Devlet Erkânı&#8217; nın görevlendirmesiyle,gittikleri seyahatlerde, o bölgenin sanat yaklaşımını, yeni yazılmış eserlerin biçemini, türünü, yazarını ve tiyatro mimârîsini yakından takip etmiş ve yurda döndüklerinde bu bilgileri aktarmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ülkemize tiyatronun tam mânâsı ile kazandırılabilmesi için de; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazimi-karistirilan-sozcuklerin-dogru-yazimi-ve-yabanci-sozcuklere-turkce-karsiliklar/"> <span style="color: #000000;">yabancı</span></a> oyun yazarlarının eserleri tercüme ettirilmiş ve bu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/eser-yazar-eslestirmeleri/"> <span style="color: #000000;">eserler</span></a>, adaptasyon yoluyla, Türk Tiyatrosu arşivine katılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/2-mahmud-han-1-turk-kaganlari-ve-sultanlari/"> <span style="color: #000000;">II. Mahmut</span></a>&#8216;un, 1836&#8217;da Fransa&#8217;dan sipariş ettiği oyun sayısı 500&#8217;dür. Bunun 40&#8217;ı tragedya, 50&#8217;si dram, 30&#8217;u komedya ve 280&#8217;i vodvildir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkiye&#8217;de yazılan ve sahnelenen ilk eser; Şinâsi Efendi&#8217;nin &#8221; Şair Evlenmesi&#8221; adlı eseridir. Bu eserden 15 &#8211; 20 sene öncesinde yazıldığı anlaşılan bir başka eser daha vardır, fakat; o eserin hiçbir edebî yanı olmadığı da ortaya çıktığı için &#8221;Şair Evlenmesi&#8221; nin tahtı sallanmamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Tiyatronun-Gelisimi/"> <span style="color: #000000;">Tiyatronun gelişimi</span></a> için basın da destek veriyordu. Zirâ, &#8221;Şair Evlenmesi&#8221; nin gösterimleri bittikten sonra eserin metninin gazetede yayımlanması buna güzel bir örnektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İleriki yıllarda da tiyatronun gelişimi, Ankara Hükûmeti ve bilhassa Atatürk&#8217; ün çabalarıyla sürdürüldü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Devlet Konservatuarı kurulmasını gönülden isteyen Atatürk, bununla ilgili çalışmaları başlattı. İstanbul&#8217; da ilk Devlet Konservatuarı kuruldu. Başına, Muhsin Ertuğrul getirildi. Muhsin Ertuğrul, hem müdürlük hem rejisörlük hem de okutmanlık yapıyordu. Kendi öğrencilerinden oluşan bir oyuncu kadrosu da vardı. Tiyatroya oyuncu kazandırma ve oyun sahneleme konularında öcü ve başarılı bir tiyatrocu olduğu muhakkaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">1930&#8217;larda başlayıp 1950&#8217;lere ya da 1960&#8217;lara kadar devam eden bir süreçte; tiyatro, kent ve kasabalarda Halkevleri;köylerde ise, Köy Enstitüleri kurulmasıyla varlığını tabana yayarak ilerlemiştir. Hattâ; o yapılanmanın içinde diğer birçok sanat dalı daha bulunduğu için, halkımızın arasında sanat anlayışı iyi yerlere doğru gidiyordu. Ama, bu Halkevleri ve Köy Enstitüleri, nasıl olduysa olmuş, hızlı bir şekilde ortadan kaybolmuştur.<br />
Cumhuriyet devri</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/modern-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/"> <span style="color: #000000;">Modern Türk Tiyatrosu</span></a>ndan kasıt Cumhuriyetin ilanından günümüze dek olan zamandır.Osmanlı imparatorluğunun çöküşü ve Cumhuriyetin ilanı ile tiyatro gibi kamusal görevini en yaygın biçimde gerçekleştirecek bir sanat dalının gelişmesi için olanaklar hazırlanmıştır.Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında bocalama,daha sonra ortaya çıkan bilinçlenme,sorunların tanınması ve çözümlenmesi bu döneminin getirdiği olgulardır.Devletin sanatı desteklemesi ile teknik kadrolar gelişmiştir.<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/halk-edebiyati/"><span style="color: #000000;">Halk</span></a> evleri yoluyla eğitim,ödenekli tiyatroların ve okulların kurulması Cumhuriyetin getirdiği değişikliklerdir.Ancak bu ilgi sonradan azalmış ve ortaya çıkan gevşeklik Devlet eliyle yönetilen sanat kurumlarına da yansımıştır.27 Mayıs hareketinin ardından değişen sadece siyasi <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cekim-ve-yapim-ekleri/"> <span style="color: #000000;">yapı</span></a> olmamıştır,tiyatro da etkilenmiştir.Zira <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a> toplumsal ve siyasal olaylardan etkilenen bir sanat dalıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cumhuriyetin ilk yıllarında Osmanlıda olduğu gibi oyunlar aynen Batıdan alınıp aktarılmıştır.Yazarlarımız oyunlarında genellikle toplumsal sorunlara değinmişlerdir.61 Anayasasından sonra yazarlarımız daha rahat çalışmışlardır.Çünkü istedikleri konulara yönelebilmişlerdir.Yasaklayıcı zihniyet eskiye oranla etkisini kaybetmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cumhuriyet dönemi kendi içinde çeşitli evrelerden oluşmuştur.Bunlar şöyledir:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1) Dünya Savaşı Kuşağı: </strong>Gerek ilk dünya savaşı gerekse Kurtuluş savaşı bu dönem tiyatrosunda iz bırakmıştır.Bu kuşağın en önemli tiyatro yazarı Musahipzade Celal&#8217;dir.Yazar oyunlarını geçmişin olaylarından alır.(Selma hariç)oyunlar günümüze de ışık tutmaktadır.Başlıca oyunları Balaban Ağa,Pazartesi-Perşembe,Fermanlı Deli Hazretleri,Atlı Ases Ve Gülsüm,Kafes Arkasındadır.Bu kuşağın başka bir önemli yazarı Reşat Nuri Gültekin&#8217;dir.Başlıca oyunları İstiklal,Yaprak Dökümü,Eski Şarkı&#8217;dır.Başka bir yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar&#8217;dır.Kadın Erkekleşince adlı oyunu yazmıştır.Anlaşılacağı üzere bu dönemde Atatürk Türkiyesi&#8217;nin devrimci niteliği,çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma isteği etkilidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>2) Cumhuriyet&#8217;in ilk 20 yılındaki yazar kuşağı:</strong> Bu evrenin yazarları genellikle ruhsal çelişkiler,değer yargılarının değişmesi,efsanelere yönelerek ulusçuluğu getiren düşüncelere yönelmişlerdir.Nazım Hikmet,<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/necip-fazil-kisakurek/"><span style="color: #000000;">Necip Fazıl Kısakürek</span></a> eserlerinde kişilerin ruh hallerini çok iyi belirtmişlerdir.Ayrıca Vedat Nedim Tör &#8220;Kör&#8221; adlı oyunu,Cevdet Kudret Tersine Akan Nehri,Halit Fahri hayaleti, Faruk Nafiz Çamlıbel Yayla Kartalı&#8217;nı yazmıştır.Cumhuriyetin ilanından sonra Nazım Hikmet ekonomik açıdan sömürü konusunu işlemiştir.Ayrıca bu dönemde ülkücülüğün de övüldüğü destanlardan yaralanılarak meydana getirilmiş eserler vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>3) 2. Dünya Savaşı Kuşağı:</strong> Bu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-yazarlar-ve-sairler/"> <span style="color: #000000;">yazarlar</span></a>ımız eserlerinde batılılaşma düşüncesinin nasıl yanlış anlaşıldığını işlemişlerdir.Aile teması sadece dar ahlak kuralları içerisinde değil,aynı zamanda ekonomik durumu içerisinde de ele alınır.Bu kuşağın belli başlı üç önemli yazarı vardır.Ahmet Kutsi Tecer,Cevat Fehmi Başkut ve Ahmet Muhip Dranas&#8217;tır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>4)1950 Kuşağı: </strong>Cumhuriyet döneminin hem oyun yazarlığı hem de çeşitli tiyatro yönelişleri açısından en yoğun kuşağıdır.Sorunları sadece belirtmeyen aynı zamanda çözüm de sunan bir anlayış hakimdir.Bu kuşağın dört önemli özelliği vardır.Bunlar bireyden topum sorunlarına yönelme,olaylardan ve durumlardan toplum sorunlarına yönelme,evrensel anlamda sorunlar ve bu yoldan toplumu irdeleme ve son olarak köy sorunlarını irdelemedir.Bu kuşağın önemli yazarları Melih Cevdet Anday,Haldun Taner,Nazım Kurşunlu,Çetin Altan,Turgut Özakman,Aziz Nesin,Orhan Asena,Necati Cumali,Recep Bilginer,Cahit Atay&#8217;dır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>5)1960 Kuşağı:</strong> Bu kuşak daha önceki kuşaktan politik eğilimleri ve daha sert olmalarıyla ayrılır.Bu dönemde sadece toplumsal sorunlar değil Türkiye&#8217;nin dış politikası da eleştirilir.yazarlar arasında bu dönemde üç farklı eğilim vardır.Bunlar toplum düzensizlikleri dünya siyaseti ve nedenlerine genellemesine yöneliş,efsane yada tarihe dayanarak çağın eleştirisi ve son olarak insanlık sorunları üzerine genellemesine yöneliştir.Önemli yazarlar Sermet Çağan,Adalet Ağaoğlu,Kerim Korcan,Vasıf Öngören,Turan Oflazoğlu&#8217;dur.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff6600;"><strong>Muhsin Ertuğrul</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk Tiyatrosunu gelişmesi için çalışmış ve Türk Tiyatrosunun babası diye anılan Muhsin Ertuğrul sahneye ilk 1909&#8217;da Burhanneddin Kumpanyası ile çıkmıştır.Yabancı ülkelerde ünlü sanatçıları tanımıştır,yanlarında çalışmıştır.Daha sonra arkadaşlarıyla kurduğu toplulukla Cumhuriyet tiyatrosunun ilk topluluğu olmuştur.Darülbedayi adlı tiyatro dergisini çıkarmıştır.Tiyatro Meslek Okulu açmıştır.Çeşitli şehir tiyatrolarında çalışmıştır.Bunlara başkanlık etmiştir.<br />
1970&#8217;den bu yana <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> Tiyatrosu</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bilindiği gibi yetmişli yıllar toplumsal huzursuzlukların yoğun olduğu dönemlerdir.12 Eylül harekatı ve 12 Mart muhtırası sanatı da etkilemiştir.Zaten tiyatroyu toplumsal yaşayıştan ayırmak mümkün değildir.Yetmişlerin başarında durmadan çoğalan özel tiyatrolar dikkatimizi çekmektedir.Belli oyunlarda ön plana çıkan oyuncular kendi tiyatroları kurmuşlardır.Ve önemli oyunları çok yeterli olmayan kadrolarla oynamışlardır.Kalite de bir düşüklük olmuştur.Özel tiyatrolar daha çok güldürülerle seyirci kazanmak isterken sloganist sol taktiğiyle de ticari kaygılarını karşılamaya çalışmışlardır.Dostlar Tiyatrosu ve Kent Oyuncuları bu dönemde kurulmuştur.Halk evlerinin kapatılması bir çok şeyde olduğu gibi tiyatroda da olumsuz etki yapmıştır.Oyun yasaklamaları bu dönemi ilginç bir duruma getirmiştir.60&#8217;lı yıllarda başlayan geleneksel tiyatrodan çıkarak çağdaş bir sentez yakalama yönelişi özellikle bu dönemde yoğunluk kazanmıştır.Sonradan özel tiyatrolar ekonomik nedenlerden dolayı kapanmaya başlamıştır.Tiyatro bunalıma girmiştir.Çünkü Cumhuriyet yıllarındaki desteklerden,çalışmalardan başka yeni çalışmalar yapılmamıştır.Bu bunalım zamanla iyice belirginleşmiştir.Ancak bu noktada yabancı ülkelerdeki bunalımla bizim ülkemizdeki bunalımı ayırmak gerekir.Bizim tiyatromuz batıyı taklit ettiği için bir sıradanlık yaşamaktadır.Batı ise teknolojik gelişmelerle değişen toplum düzenlerini anlatmak için kullanılan çok fazla tiyatro akımlarının yorgunluğunu yaşamaktadır.75&#8217;li yıllarda tiyatro üzerinde baskılar artmıştır.Ama gelişmeler yaşanmaktadır.Muhsin Ertuğrul&#8217;un çabasıyla çocuk tiyatroları kurulmuştur.77 dönemi tiyatrolar için bir soluk alma dönemi olmuştur.Yeni hükümet sanata önem verince bazı sorunlar çözümlenir gibi olmuştur.78 yılında Muhsin Ertuğrul hayata gözlerini yummuştur.Bu tiyatromuz için büyük bir kayıptır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">70&#8217;den bu yana oyun yazarlığında azalma görülür.Bunda baskılar ve yasaklamaların etkisi vardır.önemli oyunlar şunlardır.Turan Oflazoğlu&#8217;nun Genç Osman-Bizans Düştü-Kösem Sultan-3.selim,Özdemir Nutku&#8217;nun Söylevi tarihsel oyunlardır.Vasıf Öngören Asiye Nasıl Kurtulur ile toplumsal sorunları Almanya Defteriyle gurbetçi sorunlarını dile getirmiştir.Orhan Asena Seyişbaşı Konağıyla aile ilişkilerini,<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/aziz-nesin-biyografi-hayati-kim-kimdir/"><span style="color: #000000;">Aziz Nesin</span></a> ve Haldun Taner taşlamalı güldürüleriyle toplumsal sorunları anlatmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong> <span style="color: #ff6600;">Ödenekli Tiyatroya Bir Bakış<br />
</span></strong><br />
Bu tür tiyatrolar ülkemizde 19.yydan sonra başlamıştır.Cumhuriyetin ilanıyla düzenli bir ödeneğe kavuşmuşlardır.1931 yılında &#8216;Şehir Tiyatrosu&#8217; adını almıştır.Şehir tiyatrosu ülkenin iniş çıkışına göre bir gelişim göstermiştir.Çeşitli evrelerden geçmiştir.Bunlar Dağınıklık Dönemi,İlk düzenli dönem,Gelişim Dönemi,Savaş sonrası dönemi ve Yükselme dönemidir.1966&#8217;dan sonra da çeşitli evreler meydana gelmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1) Şaşkınlık dönemi: </strong> Muhsin Ertuğrul&#8217;un küsüp kitapları arasına gitmesiyle bu kurum bir tutarsızlık yaşamıştır.Dolayısıyla bir çok genç oyuncu şehir tiyatrosundan ayrılmıştır.Ertuğrul&#8217;un küsmesi siyasilerin kendisini şehir tiyatroları başkanlığından almalarındandır.Her ne kadar sonradan göreve çağrılsa da bunu kabul etmemiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>2) Canlanma Dönemi: </strong> Zobu&#8217;nun görevden ayrılması ile şehir tiyatrolarının başına tekrar Muhsin Ertuğrul getirilmiştir.Parlak tasarılarıyla tiyatroya canlılık katmıştır.Geniş yığınlara eserleri götürmüştür.Ayrıca çevresinde kendisini destekleyen bir de gençlik bulunmaktaydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>3) Atılım Dönemi: </strong> Dönemin belediye başkanın şehir tiyatrosuna el koyunca Ertuğrul görevine gelmemiş ve sonra görevinden ayrılmıştır.Hayati Asılyazıcı&#8217;nın göreve gelmesiyle tiyatronun kadrosuna genç oyuncular dahil edilmiş ve tiyatro gelişmiştir.Ve 1980 yılına dek atılımlar devam etmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>4) 1980&#8217;den sonra geriye düşüş:</strong> Değişen belediye başkanı Asılyazıcıyı görevden almış ve yerine Vasfi Rıza Zobu&#8217;yu atamıştır.Zobu kendi huyuna suyuna giden oyunların oynanmasına izin vermiştir.Bu da Tiyatromuza zarar vermiştir.Zobu semt tiyatrolarını teker teker kapatmaya başlamıştır. Anlaşılacağı üzere siyasi baskılar tiyatromuz üzerinde çok etkili olmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff6600;">Özel Tiyatrolar</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Özel tiyatrolar genel olarak ya sanatsal kaygı gütmüştür ya ticari kaygı gütmüştür.Ticari kaygı güdenler zamanla şovlara yönelmişlerdir ama devletin 1982 yılında özel tiyatrolara ödenek ayırmasıyla bir canlanma meydana gelmiştir.Yetmişli yıllarda çıkan sürekli tiyatrolar içerisinde Genco Erkal&#8217;ın yönettiği Dostlar tiyatrosu,Kenter kardeşlerin Kent Oyuncuları,Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu,Nejat Uygur Tiyatrosu vb tiyatrolardır.Ayrıca 80&#8217;li yılların başından başlayarak Anadolu&#8217;nun bazı amatör topluluklarının bir bölge tiyatrosu niteliğinde görev yaptıkları da izlenmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Çocuk Tiyatrosu</strong><br />
</span><br />
70&#8217;li yılların başlarından itibaren gelişme göstermiştir.Pedagoglar psikologlar ve eğitimciler ortak çalışmalar yapmışlardır ve çocuk tiyatrosuyla daha bilimsel ilgilenilmiştir.Haldun Taner ve M.Ertuğrul&#8217;un yönlendirmeleriyle AÇOK (Anadolu Çocuk Oyunları Kolu) kurulmuştur.Ayrıca çeşitli çocuk oyunları toplulukları kurulmuş ve oyunlar sergilenmiştir.AÇOK Hamburg&#8217;da düzenlenen festivalde başarı kazanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">AÇOK &#8216;tan başka üzerinde durulması gereken başka bir topluluk Salih Kalyon tarafından kurulmuş AÇT&#8217;dir.(Ankara Çocuk Tiyatrosu)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yılmaz Erdoğan,Genco Erkal,Ali Poyrazoğlu,Kenterler,Haldun Dormen Modern Türk Tiyatrosuna katkılarını günümüzde devam ettirmektedirler.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/modern-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Modern Türk Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/modern-turk-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Köy Seyirlik Oyunları &#8211; (Tiyatro Tarihi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/koy-seyirlik-oyunlari-tiyatro-tarihi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/koy-seyirlik-oyunlari-tiyatro-tarihi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 09:25:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Koy]]></category>
		<category><![CDATA[Köy Seyirlik Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Ortaoyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Seyirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Seyirlik Oyunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5533</guid>

					<description><![CDATA[<p>Köy Seyirlik Oyunları (Tiyatro Tarihi) Geleneksel Türk tiyatrosunun kaynakları içerisinde köy seyirlik oyunların özel bir önemi vardır. Halen özellikle Anadolu da ki pek çok köyde devam ettirilen köy seyirlik oyun geleneğinin tarihi binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Geçmişin tiyatrosundan geleceğin tiyatrosuna önemli bir kaynaktır bu oyunlar. Binlerce yıl önce Anadolu insanları, toplayıcılık kültüründen tarım kültürüne geçtiği [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/koy-seyirlik-oyunlari-tiyatro-tarihi/">Köy Seyirlik Oyunları – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #33ccff;"> <span style="font-size: 25pt;">Köy Seyirlik Oyunları<br />
</span></span></strong> <span style="color: #ff6600;"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Geleneksel <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> tiyatrosunun kaynakları içerisinde köy  seyirlik oyunların özel bir önemi vardır. Halen özellikle Anadolu da ki pek çok  köyde devam ettirilen köy seyirlik oyun geleneğinin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">tarihi</span></a> binlerce yıl öncesine dayanmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Geçmişin tiyatrosundan geleceğin tiyatrosuna önemli  bir kaynaktır bu oyunlar. Binlerce yıl önce Anadolu insanları, toplayıcılık  kültüründen tarım kültürüne geçtiği dönemlerden itibaren günümüze kadar mevsim  dönüşümlerine, ekim-dikim ve hasat zamanlarına özel bir önem vermiş, bu  zamanları oruç, ritüel ve şenliklerle kutsamıştır. Binlerce yıl önce Anadolu  insanları, geçimlerini günümüzde de olduğu gibi tarımdan sağlıyorlardı. Ekim  yapılmadığı kış ayları onlar için kıtlık zamanlarıydı. Yaz ayları ise tam bolluk  ve bereket dönemleri idi. Kıtlık, karanlıkla özdeşti, kara ile simgeleniyordu.  Bolluk ise beyazla özdeşti, beyaz ile simgeleniyordu. Mevsimler arasındaki bu  ak-kara çatışması köy seyirlik oyunların temel yapısını belirliyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Günümüze kadar gelen köy seyirlik oyunların büyük  bölümü işte bu ak-kara çatışması üzerine kuruludur. Özellikle Sivas köylerinde  karşılaştığımız &#8220;saya gezme&#8221; adı verilen ritüelde, yazı ve kışı simgeleyen aklar  giyinmiş genç kız ile yüzü karaya boyanmışa &#8220;Arap&#8221; ve onların peşine takılan  çoluk <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cocuk-tiyatrosu-bolum-1/"> <span style="color: #000000;">çocuk</span></a>la dolu bir alay, köyde kapı kapı  dolaşır, her evden geçen hasattan kalma hububatı toplar, köy meydanında bu  hububat pişirilerek tüm köylülerce yenir. Hemen arkasından oynanan köy seyirlik  oyunun da Arap, genç kızı kaçırır. Sonra da kızın yakınlarının genç kızı yeniden  bulmasıyla şenlik yapılır. Arap kovalanır, böylece kış ayı kovulur, yazın  gelmesi coşkuyla kutlanır, genç kız evlendirilerek düğünü yapılır. Az önce genç  kızın kaçırılmasına üzülen, yas tutan seyirciler, az sonra, genç kızın Arapın  elinden kurtulmasıyla sevinir, hep birlikte halay çekerek, dans ederek bu olayı  kutlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/koy-seyirlik-oyunlari/"> <span style="color: #000000;">Köy seyirlik oyunları</span></a>, adı üzerinde  seyirlik oyunlardır. Tıpkı ortaoyunumuzda olduğu gibi bu oyunlar da genellikle  köyün ortasında, köy meydanında oynanır. Seyirciler çepeçevre oyuncuları  çevreler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Oyuncu &#8211; seyirci ayrılığı hem vardır hem yoktur.  Oyuncuları oyuna seyirciler hep beraber hazırlar. Bir tas, bir şapka, bir  baston, bir deve, bir sopa, bir tüfek olabilir. Sırası gelen oyuncu seyirci  içinden çıkarak oyuna katılır, oyundaki görevi bittikten sonra yeniden  seyircilerin arasına karışır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Köy seyirlik oyunlarda da ortaoyununda ve meddahta  olduğu gibi doğaçlamaya büyük önem verilir. Genellikle yönetmenin görevini  üstlenen tecrübeli oyuncu kendi yaratıcılığını da katarak, o yıl ki oyunu, geçen  yıl aklında kalan kanava üzerinden yeniden yaratır. Yine de temel izlek olan ak  &#8211; kara çatışması, mevsim dönüşümünü simgeleyen kız kaçırma ve kızın kurtarılması  öğeleri olduğu gibi kalır. Köy seyirlik oyunlar da ortaoyunları gibi benzetmeci  değil göstermeci, özdeşleşmeci tiyatro gibi kapalı değil, epik <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a> gibi açık biçemdedir. Açık biçem,  yani anti illüzyonist bir üsluptur. Açık biçemde illüzyon yaratılmaz, diğer bir  deyişle seyirciye yalan söylenmez, seyirci kandırılmaz, konvansiyon anlamında da  olsa seyircide bir büyü yaratılmaz. Tam tersi, açık biçemde, her şey seyircinin  gözü önünde cereyan eder, oyuncular gizlenme gereği duymadan seyircinin gözü  önünde rollerine (kılığına) girerler.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Aksesuar çok önemlidir. Köy yerinde çokça bulunan  nesneler oyun içerisinde oyuncunun kullanımıyla bir başka anlam kazanırlar.  Örneğin kadın kılığına giren erkeklerin kadın giysisi içine yerleştirdiği iki  balkabağı, kadın göğüsleri oluverir seyircinin gözü önünde.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Köy seyirlik oyunlar konusunda bilimsel araştırma ve  yayınlar için Prof. Dr. Metin And&#8217; ın ve Nurhan Karadağ&#8217; ın eserlerine  bakılabilir. Köy seyirlik oyunları temel alan, esinlenen yerli yazarlar için  Haşmet Zeybek&#8217; in, Bilgesu Erenus&#8217; un oyunlarına, Nurhan Karadağ&#8217; ın reji  çalışmalarına bakılabilir. Örnek olarak, Haşmet Zeybek&#8217; in &#8220;Düğün ya da Davul&#8221;,  Bilgesu Erenus&#8217; un &#8220;Misafir&#8221;, Nurhan Karadağ&#8217; ın &#8220;Yazı Bağında Şenlik&#8221;, &#8220;Memiş  Dayı&#8221; rejileri verilebilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8220;Köylü Tiyatrosu&#8221; adı ile de bilinen köy seyirlik  oyunları düğünlerde, bayramlarda ya da yılın belirli günlerinde köylülerimizin  genellikle &#8220;oyun yapma&#8221;,&#8221;oyun çıkarma&#8221; adı altında bereket bolluk, sağlık ve  yeni yılı karşılamak amacıyla oynadığı törensel içerikli oyunlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu oyunlar meydanlarda oynandığı gibi kışın oda  içerisinde de oynanmaktadır.İlkel toplumlardan günümüze değişim göstererek  ulaşan bu oyunlar önceleri yaşantının daha verimli olabilmesi için doğaüstü  güçlere, tanrılara ya da tanrıya şükran belirten bilinçli olarak  gerçekleştirilen törenlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Çeşitli inanış ve mitlerin kaynaklık ettiği bu  oyunlar, eski Anadolu uygarlıklarının, Anadolu toprakları üzerinde yaşayan  halkımızın <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Orta Asya</span></a>&#8216;dan getirdiği kültürel öğeler  ve islamiyeti kabulünden sonraki islami öğelerle birleşen bir kültürel sentezin  izlerini taşır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Seyirlik oyunlar ilkel bir tiyatro örneğidir.Sanat  kaygısından çok toplumsal ve dinsel açıdan işlevseldir.Seyirlik oyunları günlük  yaşamı taklit eden (kalaycı, berber, çift sürme vb.),hayvanları taklit eden  (deve, ayı, tilki, kartal vb.),mevsim değişiklikleri,yıl değişimleri amacıyla  oynanan oyunlar (köse gelin) bolluk ve berekete dönük oynanan oyunlar (saya  gezme, koç katımı törenleri, cemal oyunu vb.) yağmur yağdırmak için oynanan  oyunlar (çömçe gelin vb.) oluşturur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Cemal Oyunu: Tohumun toprağa atıldığı ilk gün veya  hasat sonunda oynanır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Koç Katımı: Hayvan yavrularının,kışın soğuğa ve  açlığa dayanıksız oluşlarından dolayı yavrulama zamanlarının kontrol altına  alınmasıdır.Bir tür mevsimlik bayram niteliğindedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Deve yüzü, Koyun Yüzü:Hayvanın anne karnında  tüylenmeye başladığı gün oynanır.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/koy-seyirlik-oyunlari-tiyatro-tarihi/">Köy Seyirlik Oyunları – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/koy-seyirlik-oyunlari-tiyatro-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Tiyatrosu &#8211; (Tiyatro Tarihi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 01:48:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlıda Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Gelişmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osmanlı Tiyatrosu (Tiyatro Tarihi) Osmanlı Tiyatrosu günümüz tiyatrosunun birçok olumsuz yanlarına ışık tutabilir. 130 yıl önce Batı Tiyatrosu örneğinde bir tiyatro kurarken ne seyirci, ne tiyatro sanatçısı ve teknik adamı, ne yazar ne de yönetmen ve sahne tasarımcısı vardı. Osmanlı Tiyatrosu kısa zamanda bunların hepsini sağlamıştır. Ayrıca müslüman kadın seyirci, müslüman kadın oyuncu sorunlarına da [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Osmanlı Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #33ccff;"> <span style="font-size: 25pt;">Osmanlı Tiyatrosu<br />
</span></span></strong> <span style="color: #ff6600;"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Tiyatrosu günümüz  tiyatrosunun birçok olumsuz yanlarına ışık tutabilir. 130 yıl önce Batı  Tiyatrosu örneğinde bir tiyatro kurarken ne seyirci, ne tiyatro sanatçısı ve  teknik adamı, ne yazar ne de yönetmen ve sahne tasarımcısı vardı. Osmanlı  Tiyatrosu kısa zamanda bunların hepsini sağlamıştır. Ayrıca müslüman kadın  seyirci, müslüman kadın oyuncu sorunlarına da çözüm getirmiştir. Oyun  yazarlarını tiyatro içine çekmiştir. Bu kadar kısa sürede her bakımdan iyi  örgütlenmiş yerleşik bir repertuar tiyatrosunun kuruluşuna dünya <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a> tarihinin hiç bir döneminde  rastlanmamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Önce  <span style="color: #000000;">Osmanlı Tiyatrosu</span>nun çok çağdaş bir  tutumuna ilgiyi çekmek isterim. Osmanlı Tiyatrosu Namık Kemal, Ali Bey, Ahmet  Mithat Efendi gibi oyun yazarlarını tiyatro içine çekmiş, bu yazarların tiyatro  sanatçılarıyla elele birlikte çalışmalarına olanak sağlamıştır. Çoğunluğu Ermeni  olan sanatçıların bozuk teleffuzlarını düzeltmişlerdir. Ayrıca Güllü Agop,  tiyatro bilgisi ve deneyimiyle bir takım oyunları yazarlarıyla birlikte  yazmıştır. Böylece tiyatrocu eylemi ile edebiyatçı eylemi güç birliği yapmıştır.  Sahneye çıkan ilk Türk oyunu olan Mustafa Efendi&#8217;nin Leyla ve Mecnun oyunuda  böyle bir işbirliğinin sonucudur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Günümüzde ise yazarlar oyunlarını evlerinde yazıp  tiyatroya verdikten sonra yalnız ilk gösteriminde görürler. Osmanlı  Tiyatrosu&#8217;ndan günümüz tiyatrosuna ışık tutabilecek 2. Öğrenek oyuncular  bakımındandır.  <span style="color: #000000;">Osmanlı Tiyatrosu</span>&#8216;nun sanatçıları tam  anlamıyla profesyoneldi; kendilerini yanlızca sanatlarına adamışlardı. İçlerinde  Avrupa görmüş,bir kaç yabancı dil bilenler vardı. Kolaylıkla devlet kapısında  iyi aylıklı bir iş bulabilirlerdi. Kimininde iyi para getirebilecek bir zanaatı  vardı. Ancak onlar kendilerini tiyatroya adamışlardı. Çoğu da yaşlılıklarında  veremden, yoksulluktan ölmüşlerdi. Günümüzün tiyatrocularına gelince çoğu  reklamlara çıkar, tv dizi filmlerinde rol alır, sunucu olur. Çoğunlukla  Brezilya,Amerikan dizilerini seslendirir,Milyonların izlediği bu dizilerde de  bir ses olarak kalırlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Devleti&#8217;nin ilk padişahları sade ve  gösterişsiz bir hayat sürmüş olamakla beraber kısa bir zaman sonra saray,  Selçuklularınkine uygun bir gelenekle kurulmuştur. Selçuk Sarayı&#8217;nda büyük  ziyafetler verilir, çalgılar çalınıp şarkılar söylenir,şiirler okunur, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oykuler-hikayeler/"> <span style="color: #000000;">hikayeler</span></a> anlatılır, mudhik (güldürücü)  ve mukallid (taklid edici) ler tarafından eğlenceler düzenlenirdi. Osmanlı  Sarayı&#8217;nda da az zaman sonra böyle bir hayatın yerleşip kökleştiğini görüyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>TANZİMAT VE İSTİBDAT  DÖNEMİNDE TÜRK TİYATROSU (1839-1908)<br />
</strong><br />
1839 Tanzimat Dönemi&#8217;nin başlangıcı olarak benimsenirken aynı yıl tiyatro  bakımından da bir önem taşır. Bu yıl tiyatro binalarının yapımının yoğunlaştığı  yıldır.Türkler ilk bakışta kendi geleneksel tiyatrolarıyla Batı Tiyatrosu  arasında 2 önemli ayrılık görüyorlardı. Bunlardan ilki geleneksel tiyatromuzun  bir sahne üzerinde ve bir tiyatro binasında oynanmayışına karşı Batı  Tiyatrosunun sahne üzerinde ve tiyatroda oynanışıdır. Bu nedenle ayrımı  belirtmek için Ortaoyuncular sahne üzerinde oynadıklarında bunu &#8216;perdeliye  çıkmak&#8217; deyimiyle karşılıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Tiyatronun  Batılılaşmasına Neden Olan Etkenler</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>1- Saray ve Çevresi:</strong> Batılılaşmada girişim padişahlardan gelmiştir. Batı tiyatrosu içinde bu böyle  olmuştur. Ayrıca tiyatroya karşı dinden ve gerici çevrelerden gelecek  karşıcılıkta gene padişah-halife&#8217;nin tiyatroya gösterdiği yakın ilgi ile  sönmüştür. Saray daha baştan beri geleneksel tiyatromuz için uygun bir ortamdı.  Genel şenliklerde seyirlik oyunlara saray geniş ölçüde önem verdiği gibi ,saray  içinde de bu oyunların eğitimi ve gösterileri düzenlenmişti.Padişahların daha  önceki y.y.&#8217;lardaki ilgilerini bir yana bırakarak Batılılaşmanın bilinçleştiği  3.Selim çağını alırsak bu yenilikçi sultanın çağında Batı Tiyatrosunun artık  Türkiye&#8217;ye girdiğini söyleyebiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">2. Mahmut çağında tiyatroya  ilginin daha da çoğaldığını görüyoruz. 2 tane anfiteatr kurulmuştur. İlk  başlarda sarayda temsil veren sanatçılar daha çok gözbağcılar ve sirk  topluluklarıydı. Ancak ileride de görüleceği gibi bunların tiyatronun  gelişmesinde önemli yeri vardır. Saray içinde önce geçici tiyatrolar yapıldı.  (Çırağan Sarayı&#8217;nda,daha sonra 1856&#8217;da Dolmabahçe Sarayı&#8217;nda) Padişahların  dışarıdaki tiyatrolara ilgisi,bunları fermanla ve ödenekle desteklemesi tıpkı  Avrupa ülkelerinde olduğu gibi <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-kaganlari-ve-sultanlari/"> <span style="color: #000000;">sultan</span></a>ın ve yabancı konukların  gidebileceği bir tiyatronun olması, sarayın saygınlığı içindi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">2. Abdülhamid döneminde ya  saraydaki yerli ve yabancı sanatçılarla temsil düzenlenmiş, yada dışarıdan gelen  topluluklara ve sanatçılara saray tiyatrosunda temsiller verdirmiştir. Asıl  önemlisi sarayın kendi sanatçılarıyla düzenlediği  <span style="color: #000000;">Türkçe</span> temsillerdir. Unutmayalım ki ilk <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> oyunu olarak benimsediğimiz İbrahim  Şinasi Efendi&#8217;nin Şair Evlenmesi komedyası Dolmabahçe Saray tiyatrosunda  oynanmak üzere yazarına ısmarlanmıştı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Abdülaziz çağında saray ve çevresinin tiyatrosu  kısıtlanmış olmakla birlikte tersine dışarda Türk Tiyatrosu altın çağını  yaşamıştır. Bunu ise padişahtan çok, yüksek devlet görevlilerinin katkısı ve  çabasına borçluyuz. Abdülhamid çağında ise tam tersine saray dışı tiyatro can  çekişecek kadar kısıtlanmış, saray tiyatrosu ise saray içi ve saray dışından  yerli ve yabancı sanatçılarla güçlenmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>2- Yüksek Devlet  Görevlileri-<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"><span style="color: #000000;">Türk</span></a> Elçileri-Basın</strong>: Batı Tiyatrosu ile tanışıklığımızda ve bu tiyatronun  ülkemizde gelişmesinde saray ve çevresi ölçüsünde belki daha da önemli bir etken  olarak devlet görevlilerinin, dışarıya giden Türk elçilerinin ve yeni gelişmekte  olan basın ve yayınında önemli katkısı vardır. Saraya koşut olarak devlet  adamları da konaklarında Batı Tiyatrosu ve müziğine önem veriyorlardı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Avrupa Tiyatrosu&#8217;nun tanınmasında <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat</span></a> öncesi ve sonrası kurulan  elçiliklerimizinde önemli katkısı vardır. Asal görevleri diplomatik ilişkilerin  yanısıra, elçiliklerimizden gittikleri ülkede Türkiye&#8217;nin batılılaşmasına  katkısı olacak bilgileri vermeleri istenmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tiyatronun tanınmasında basının önemli yardımı  görülmüştür. Tiyatro duyurularına, haberlerine, eleştirilerine ve özellikle  Avrupa&#8217;daki tiyatro yaşamı üzerine verdiği bilgilerle halkı tiyatro konusunda  aydınlatıyorlardı. Hatta oyun metinlerine de yer veriyorlardı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>3- Yabancı Elçilikler: </strong> Kimi elçiler,elçilikleri içinde tiyatro yaptırıp, burada temsiller  verdirmişlerdir, bu temsillere <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a> seyirci olarak gelmiş, temsillere  Türk oyuncularının da kendi gösterileriyle katıldığı olmuştur. Elçiler ayrıca  dışarıdaki, özellikle kendi ülkelerini ilgilendiren temsilleri çeşitli yollardan  desteklemişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>4- Azınlıklar:</strong> Azınlıklar denilince ilk akla gelen Yahudiler,Rumlar ve Ermenilerdir. Ancak  özellikle Avrupa&#8217;dan gelen çeşitli nedenlerle Türkiye&#8217;ye yerleşmiş Levantin ve  Türkçe deyimiyle Tatlısu Frenkleri&#8217;ni anlamak gerekecektir. Bunlar arasında  özellikle İtalyan, Fransız ve Almanları düşünmemiz gerekir. Bu topluluklar için  tiyatro binaları yapılmış, düzenli temsiller verilmesi sağlanmıştı. Bunların  katkıları daha çok Türkiye&#8217;ye yerleşik azınlığın kendi olanaklarıyla ve kendi  aralarında sürdürdükleri tiyatro yaşamıdır. Türkiye&#8217;de Batı Tiyatrosu&#8217;nun  başlaması ve gelişmesinde Ermeni azınlığın katkısı çok önemlidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>5- Yabancı Topluluklar:</strong> Temsil için dışarıdan sık sık yabancı sahne sanatçıları ve toplulukları gelirdi.  Bunlar yanlız seyircinin yetişmesi ve sahne sanatlarını tanıması bakımından  değil, yerli sahne sanatçıları ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a> adamlarının görgü ve bilgi  kazanmaları, yerli toplulukların oyun dağarları,yerli yazarların Avrupa  Tiyatrosunu tanımaların bakımından önemli katkıları olmuştur. Tiyatro  binalarının yapılmasında da doğrudan doğruya yada dolaylı payları vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>6- İlk Türkçe Oyunlar: </strong> Geleneksel Tiyatromuz doğmaca olduğundan bir yazılı metin söz konusu değildi.  İlk Türkçe oyun sarayın ısmarlaması üzerine 1859&#8217;da Şinasi tarafından yazılan  Şair Evlenmesi&#8217;dir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkçe oyun yazılmasında veya  Türkçe&#8217;ye <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazimi-karistirilan-sozcuklerin-dogru-yazimi-ve-yabanci-sozcuklere-turkce-karsiliklar/"> <span style="color: #000000;">yabancı</span></a> oyunların çevrilmesinde katkısı  olan bir kurum Doğu Dilleri Okulu&#8217;dur.Bu okulda Fransız ve başka ülkelerden  gelen gençlere Türkiye&#8217;deki elçiliklerde görevlendirilmek üzere <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Arapca/"> <span style="color: #000000;">Arapça</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Farsca/"> <span style="color: #000000;">Farsça</span></a> ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> öğretiliyordu. Yabancı  elçiliklerde çevirmen olarak kullanılan Ermeni, Yahudi ve Rumların çeşitli  nedenlerle işe yaramadıkları görülünce bunlara tiyatro oyunu çevirileri işi  verildi.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Tiyatrosu&#8217;nun kuruluşunu ve sona erişini  kesin olarak saptamak güçtür.Bu kuruluştan ve sona erişten ne anladığımıza  bağlıdır.Güllü Agop&#8217;un bu sırada kurduğu topluluğun adı Asya kumpanyası idi.  Osmanlı Tiyatrosu adı altında ilk Türkçe Gösterimini verdiği yıl olan 1868&#8217;I  benimsemek daha uygun gözüküyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Tiyatrosu&#8217;na asıl  gücünü veren 1870 yılında devletin tanıdığı tekel imtiyazıydı. Nitekim bu  imtiyazı aldığı yıldan başlayarak tiyatro <a style="text-decoration: none;" href="http://hizliokumatesti.bilgicik.com/"> <span style="color: #000000;">hızlı</span></a> bir gelişme göstermiştir; daha  önemlisi Türk aydınları, yazarları ve devlet adamlarıyla sıkı ilşkisi bu yıldan  sonra artmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Sona erişe gelince burada da çeşitli <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">tarih</span></a>ler düşünülebilir. Eğer Osmanlı  Tiyatrosu adına bağlı kalacak olursak, bu adı Güllü Agop&#8217;tan sonrada kullananlar  olmuştur,öyleki Meşrutiyet döneminde de adı Osmanlı Tiyatrosu olan topluluklar  vardı. On yıl için verilen tekelin işlerlik gücü 1880&#8217;den daha önce azalmıştı.  Buna karşı, Güllü Agop tekelin sona erdiği yılda da , duyurularında imtiyaz  sahibi olduğunu gösteren başlıkları kullanagelmiştir. Kimi görüşe bakılırsa  Gedikpaşa Tiyatrosu&#8217;nun yıktırılış yılı olan 1884 tarihi önemlidir. Ancak bu  yıl, başka bakımlardan önemli olmakla birlikte Osmanlı Tiyatrosu&#8217;nun sona erişi  olarak kabul edilemez.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff0000;"> <strong>Güllü Agop<br />
</strong></span><br />
Batı Tiyatrosu&#8217;nun gelişmesi, Türk yazarlarının dramatik sanatla ilgilenmesi,  profesyonel tiyatroculuğun gelişmesi kadar, her bakımdan örnek bir kültür  kuruluşu olan ve izleri günümüze kadar gelen Osmanlı Tiyatrosu&#8217;nu kuran,  geliştiren, ona yön veren Güllü Agop üzerine tiyatroculuğu dışında bilgimiz pek  azdır; doğum ve ölüm yılları bile kesin değildir. Güllü Agop hem Türk, hem  Ermeni olamak üzere iki toplumun ilişginiydi. Bizler her zamanki  değerbilmezliğimizle onunla ilgilenmemişiz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Güllü Agop&#8217;un tiyatroda adına ilk 1862&#8217;de  rastlıyoruz. Şark Tiyatrosu, dönemi 5 Mayıs 1862&#8217;de Hugo&#8217;nun Kral Eğleniyor&#8217;u  ile kapatmıştıAgop burada sahneye çıkmış ve herkes tarafından beğenilmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bundan sonra sahne koyucu ve oyuncu olarak katıldığı  İzmir&#8217;de Vaspuran Tiyatrosu&#8217;nda ve sonra başına geçtiği Asya Kumpanyası&#8217;nda  çalışmalarına devam etmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Güllü Agop tiyatroculuk yaşamında hep Türk ve Ermeni  toplumları arasında sıkışmış, bocalamış, iki yanı da hoşnut etmeye çaba  göstermiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Tiyatrosu günümüz tiyatrosunun birçok  olumsuz yanlarına ışık tutabilir. 130 yıl önce Batı Tiyatrosu örneğinde bir  tiyatro kurarken ne seyirci, ne tiyatro sanatçısı ve teknik adamı, ne yazar ne  de yönetmen ve sahne tasarımcısı vardı. Osmanlı Tiyatrosu kısa zamanda bunların  hepsini sağlamıştır. Ayrıca Müslüman kadın seyirci, müslüman kadın oyuncu  sorunlarına da çözüm getirmiştir. Oyun yazarlarını tiyatro içine çekmiştir. Bu  kadar kısa sürede her bakımdan iyi örgütlenmiş yerleşik bir repertuar  tiyatrosunun kuruluşuna dünya tiyatro tarihinin hiç bir döneminde  rastlanmamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Önce Osmanlı Tiyatrosunun çok çağdaş bir tutumuna  ilgiyi çekmek isterim. Osmanlı Tiyatrosu Namık Kemal, Ali Bey, Ahmet Mithat  Efendi gibi oyun yazarlarını tiyatro içine çekmiş, bu yazarların tiyatro  sanatçılarıyla elele birlikte çalışmalarına olanak sağlamıştır. Çoğunluğu Ermeni  olan sanatçıların bozuk teleffuzlarını düzeltmişlerdir. Ayrıca Güllü Agop,  tiyatro bilgisi ve deneyimiyle bir takım oyunları yazarlarıyla birlikte  yazmıştır. Böylece tiyatrocu eylemi ile <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a>çı eylemi güç birliği yapmıştır.  Sahneye çıkan ilk Türk oyunu olan Mustafa Efendi&#8217;nin Leyla ve Mecnun oyunuda  böyle bir işbirliğinin sonucudur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Günümüzde ise yazarlar oyunlarını evlerinde yazıp  tiyatroya verdikten sonra yalnız ilk gösteriminde görürler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Tiyatrosu&#8217;ndan günümüz tiyatrosuna ışık  tutabilecek 2. Öğrenek oyuncular bakımındandır. Osmanlı Tiyatrosu&#8217;nun  sanatçıları tam anlamıyla profesyoneldi; kendilerini yalnızca sanatlarına  adamışlardı. İçlerinde Avrupa görmüş,bir kaç yabancı dil bilenler vardı.  Kolaylıkla devlet kapısında iyi aylıklı bir iş bulabilirlerdi. Kiminin de iyi  para getirebilecek bir zanaatı vardı. Ancak onlar kendilerini tiyatroya  adamışlardı. Çoğu da yaşlılıklarında veremden, yoksulluktan ölmüşlerdi.  Günümüzün tiyatrocularına gelince çoğu reklamlara çıkar, tv dizi filmlerinde rol  alır, sunucu olur. Çoğunlukla Brezilya, Amerikan dizilerini  seslendirir,Milyonların izlediği bu dizilerde de bir ses olarak kalırlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Osmanlı Devleti&#8217;nin ilk padişahları sade ve  gösterişsiz bir hayat sürmüş olamakla beraber kısa bir zaman sonra saray,  Selçuklularınkine uygun bir gelenekle kurulmuştur. Selçuk Sarayı&#8217;nda büyük  ziyafetler verilir, çalgılar çalınıp şarkılar söylenir,şiirler okunur, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oykuler-hikayeler/"> <span style="color: #000000;">hikayeler</span></a> anlatılır, mudhik (güldürücü)  ve mukallid (taklid edici) ler tarafından eğlenceler düzenlenirdi. Osmanlı  Sarayı&#8217;nda da az zaman sonra böyle bir hayatın yerleşip kökleştiğini görüyoruz.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Osmanlı Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/osmanli-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tiyatro Türleri</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-turleri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-turleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Aug 2008 01:34:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bale]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi]]></category>
		<category><![CDATA[Opera]]></category>
		<category><![CDATA[Operet]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Tragedya]]></category>
		<category><![CDATA[Trajedi]]></category>
		<category><![CDATA[Vodvil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tiyatro Türleri Seyircide korku ve acıma hislerini uyandırarak onu kötü duygularından arındırmayı amaçlayan tiyatro türüdür. Başlıca özellikleri: &#8211; Konusunu seçkin kimselerin hayatından ya da mitolojiden yani tanrılar arasındaki ilişkilerden seçer. &#8211; Kahramanları tanrılar ya da soylu kimselerdir. İnsan müsveddesi sayılan sıradan insanlara yer verilmez. &#8211; İşlenmiş, kusursuz bîr üslubu vardır; kaba sayılan sözlere yer verilmez. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-turleri/">Tiyatro Türleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong> <span style="font-size: 25pt; font-family: Maiandra GD; color: #33ccff;">Tiyatro Türleri</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33ccff;"><strong><span style="font-size: 25pt;"><br />
</span></strong></span><span style="color: #ff6600;"> <span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;"><br />
</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Seyircide korku ve acıma hislerini  uyandırarak onu kötü duygularından arındırmayı amaçlayan <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a> türüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Başlıca özellikleri:<br />
</strong><br />
&#8211; Konusunu seçkin kimselerin hayatından ya da <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/mitoloji-sozlugu/"> <span style="color: #000000;">mitoloji</span></a>den yani tanrılar arasındaki  ilişkilerden seçer.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; <a style="text-decoration: none;" href="http://www.nihal-atsiz.com/yazi/kahramanlik-h-nihal-atsiz.html"> <span style="color: #000000;">Kahraman</span></a>ları <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gok-tanri-dini-huseyin-nihal-atsiz/"> <span style="color: #000000;">tanrı</span></a>lar ya da soylu kimselerdir. İnsan  müsveddesi sayılan sıradan insanlara yer verilmez.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; İşlenmiş, kusursuz bîr üslubu vardır; kaba sayılan  sözlere yer verilmez.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Çirkin olaylar (cinayet, kavga vs.) seyircinin  gözü önünde gerçekleştirilmez.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8211; Üç birlik kuralına uyar. Bu, yer, zaman ve olay  birliğidir. Yani oyun hep aynı yerde aynı dekorla oynanmalı, olay bir günlük  zaman dilimi içinde geçecek izlenimi vermeli, (Bu yüzden oyun, olayın sonundan  seçilir; önceki olaylar koro tarafından anlatılırdı.) aynı ana olay etrafında  geçmelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">En ünlü trajedi yazarları; Eski Yunan&#8217;da Aiskhylos,  Euripides. Sophokles; Klasik Fransız edebiyatında Corneille ve Racine&#8217;dir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Komedi</strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İnsanları güldürerek eğitmeyi amaçlayan tiyatro  türüdür. Her gülünç şeyin altında ders alınacak acı bir gerçeğin olduğuna  inanılır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Başlıca Özellikleri:<br />
</strong><br />
&#8211; Konusunu günlük hayattan, sosyal olaylardan seçer.<br />
&#8211; Kahramanları sıradan insanlar, eğitim görmemiş ya da sonradan görme  kişilerdir.<br />
&#8211; Üslupta kusursuzluk aranmaz, kaba sayılan hatta küfürlü sözlere yer verilir.<br />
&#8211; Çirkin, kaba olaylar seyircinin gözü önünde işlenir.<br />
&#8211; Üç birlik kuralına uyar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İnsan karakterinin gülünç ve eksik yanlarını  anlatanlara karakter komedyası, toplumun gülünçlüklerini anlatanlara töre  komedyası, olayların merak uyandıracak şekilde işlendiği eserlere entrika  komedyası adı verilir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Komedi/"> <span style="color: #000000;">Komedi</span></a> türü 17. yüzyıldan sonra  düzyazıyla yazılmaya başlanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">En ünlü komedi yazarları; Eski Yunan&#8217;da  Aristophanes, Klasik Fransız edebiyatında Moliere&#8217;dir.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Dram</strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">19. yüzyılda trajedinin sıkı kurallarını yıkmak  amacıyla meydana getirilen <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a> türüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Başlıca Özellikleri:<br />
</strong><br />
&#8211; Konusunu günlük hayattan ya da tarihin herhangi bir devrinden seçebilir.<br />
&#8211; Hem acıklı hem komik olaylar aynı oyunda iç içe bulunur.<br />
&#8211; Kahramanlar hem soylulardan hem sıradan insanlar arasından seçilir.<br />
&#8211; Üç birlik kuralına uymak zorunda değildir.<br />
&#8211; Her tür olay seyircinin karşısında gerçekleştirilebilir.<br />
&#8211; Şiir, düzyazı karışık halde bulunur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">En ünlü dram yazarları; İngiliz yazar Shakespeare  dramın ilk ürünlerini vermiştir. Ancak bu türün özelliklerini Victor Hugo  belirlemiştir. Şehitler, Geothe diğer ünlü dram yazarlarıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">Türk edebiyatı</span></a>nda: Türk edebiyatında  Batılı anlamda sahne tiyatrosu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat</span></a>&#8216;tan sonra görülür. Bundan önce <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/halk-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Halk</span></a> arasında yüzyıllar boyu sürmüş  seyirlik oyunlar vardı. Ortaoyunu, meddah, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/karagoz-oyunu-tiyatro/"> <span style="color: #000000;">Karagöz ile Hacivat</span></a> bunların  başlıcalarıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Müzikli Tiyatro:<br />
</strong></span><br />
<strong>a) Opera:</strong> Sözlerinin tümü ya da çoğu &#8220;koro, solo, düet&#8221; biçiminde şarkılı  olarak söylenen müzikli tiyatro eseridir. Oyunculara, orkestra eşlik eder.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>b) Operet: </strong>Eğlenceli, hafif konulu, içinde  bestesiz konuşmalar da bulunan müzikli tiyatrodur. Daha çok halk için yazılmış  eserlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>c) Opera Komik: </strong>Operetin, yüksek sınıf için  yazılmış, besteli biçimidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>ç) Vodvil:</strong> Hareketli, eğlenceli bir konuya  dayanan, içinde şarkılara da yer verilen hafif komedidir. Bu nedenle vodvil, bir  &#8220;komedi türü&#8221; olarak da gösterilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>d) Bale: Konusu;</strong> türlü dans ve davranışlarla  anlatılan müzikli, sözsüz tiyatro türüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Batılı anlamda tiyatro ilk defa <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat</span></a> döneminde görülmektedir.  Şinasi&#8217;nin &#8220;Şair Evlenmesi&#8221;, ilk yayımlanan tiyatro eseridir. Namık Kemal&#8217; in  &#8220;Vatan Yahut Silistre&#8221; ise, ilk defa sahneye konan tiyatro eseridir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu eserlerden önce ise çeviri ve uyarlama (adapte)  tiyatro eserleri görülmektedir. Sonraki dönemlerde ise, teknik açıdan daha  etkili tiyatro eserleri yazılmış ve sahneye konmuştur. Batılı özellikte tiyatro  ürünlerinin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">Türk edebiyatı</span></a>na girmesinden önceki  yüzyıllarda geleneksel <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">Türk tiyatrosu</span></a> vardı.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-turleri/">Tiyatro Türleri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-turleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağdaş Tiyatro &#8211; (Tiyatro Tarihi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-tiyatro-tiyatro-tarihi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-tiyatro-tiyatro-tarihi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 23:55:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Cagdas]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5520</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çağdaş Tiyatro (Tiyatro Tarihi) Batı tiyatrosu bugün de genel olarak Stanislavski&#8217;nin sahne düzeni ve oyunculuk anlayışına dayalı bir gerçekçiliği sürdürmekle birlikte, 20. yüzyılın ilk yarısında dışavurumculuk, gelecekçilik ve Bertolt Brecht&#8217;in epik tiyatrosu gibi gerçekçilik karşıtı akımlar da etkili oldu. Bu akımların hepsi farklı amaçlar ve yöntemlerle de olsa, sanatın gerçeği yansıttığı düşüncesine karşı çıktılar; doğallık [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-tiyatro-tiyatro-tarihi/">Çağdaş Tiyatro – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33ccff;"><strong> <span style="font-size: 25pt;">Çağdaş Tiyatro<br />
</span></strong></span> <span style="color: #ff6600;"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Batı tiyatrosu bugün de genel olarak  Stanislavski&#8217;nin sahne düzeni ve oyunculuk anlayışına dayalı bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/realizm-gercekcilik/"> <span style="color: #000000;">gerçekçiliği</span></a> sürdürmekle birlikte, 20. yüzyılın  ilk yarısında dışavurumculuk, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gelecekcilik-futurizm/"> <span style="color: #000000;">gelecekçilik</span></a> ve Bertolt Brecht&#8217;in epik  tiyatrosu gibi gerçekçilik karşıtı <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-akimlar/"> <span style="color: #000000;">akımlar</span></a> da etkili oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu akımların hepsi farklı amaçlar ve yöntemlerle de  olsa, sanatın gerçeği yansıttığı düşüncesine karşı çıktılar; doğallık  yanılsamasını kırarak sanatın doğal değil yapılmış bir şey olduğunu savundular.  Geliştirdikleri deneysel teknikler <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">tiyatro</span></a>yu bir vakit geçirme ve eğlenme  aracı olmaktan çıkardığı için de çoğu zaman seyirci çekemedi, hatta skandallara  yol açtı. Bu yeni akımların bir başka özelliği de, oyun yazarları kadar sahne  tasarımcıları ve yönetmenlerin de öne çıkması, kuramcı kimliğini kazanmalarıydı.  Deneysel tiyatro üzerinde etkili olmuş kuramcıların başında, İsveçli tasarımcı  Adolphe Appia gelir. Appia, sahnenin bir gerçeklik atmosferi veren &#8220;sahici&#8221;  dekor öğeleriyle doldurulmasına karşı çıkıyor, bunun yerine yapıtın &#8220;ruhunu&#8221;  ortaya koyacak yalın bir sahne düzeni öneriyordu. Doğalcı ayrıntıların yerine,  dikkati oyuncunun jestleri üzerinde toplayacak ve dramatik gerilimi çıplak bir  biçimde dışa vuracak basit bir dekor gerekliydi. Appia&#8217;nın dışavurumcu görüş  leri, İngiliz yönetmen Gordon Craig tarafından daha da geliştirildi. Craig,  sahnede soyutlamayı uç noktasına götürdü; duygusal ve görsel değil, tinsel ya da  zihinsel bir etki yaratmak için son derece öznel bir ışıklandırma yöntemi  yarattı. Tek bir gotik sütunun, sahneye bir kilise havası vermekte ayrıntılı bir  mukavva kilise dekorundan çok daha etkili olacağını düşünüyordu. Craig&#8217;e göre,  tiyatro ve oyunculuk simgesel düzeni bozmamalıydı. Craig ve Appia&#8217;nın görüşleri,  çok geniş bir uygulama alanı bulamadı. Yalnızca Avusturyalı yönetmen Max  Reinhardt, Craig&#8217;in soyutlamaya dayalı dışavurum anlatımıyla canlı ve renkli bir  oyun anlayışı arasında bir uzlaşma noktası yakalayabildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Rusya&#8217;da da 1917 Devrimi&#8217;nden sonra, kısa bir süre  için, Stanislavski&#8217;nin doğalcı anlatımına karşı olan deneysel anlayışlar  tiyatroya egemen oldu. Bu dönemde en etkili yönetmen, daha önce Stanislavski&#8217;nin  yanında oyunculuk yapan Vsevolod Meyerhold&#8217;du. Craig&#8217;in izinden giden Meyerhold,  dekorda soyutluğu daha işlevselci bir yöne çekti. Biyomekanik oyunculuk adını  verdiği yöntemle oyuncuların özel kişiliklerini silmeye ve oynuculuğu bir dizi  kimliksiz fiziksel harekete indirgemeye çalıştı. Sahnenin doğal bir ortam değil,  tiyatro amacıyla kurulmuş yapma bir düzen olduğunu açıkça belirtmek için, vida  ve çivileri gizlenmemiş dekor öğeleri kullandı. 1918&#8217;de, ilk Sovyet oyunu olan,  gelecekçi şair Mayakovski&#8217;nin Misteriya-buff&#8217;uru (Kutsal Güldürü) sahneleyen de  Meyerhold&#8217;du. Gelecekçilik, Rusya&#8217;dakinin tam karşıtı bir siyasal görüşü  savunmakla birlikte, İtalya&#8217;da da ektiliydi. İtalyan gelecekçileri, makine  çağının hızını, şiddetini, mekanikliğini kutsayan ve seyirciyle oyun arasındaki  görünmez duvarı yıkmaya yönelen kışkırtıcı gösteriler düzenlediler. 1921&#8217;de  Bağımsız Deneysel Tiyatro&#8217;yu kuran Anton Giulio Bragaglia deneysellikle  izlenebilirlik arasında bir denge oluşturmaya çalıştı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Modernizmin Almanya&#8217;daki biçimi, dışavurumculuktu.  Bu akım ilk örneklerini Strindberg&#8217;in son oyunlarında, Frank Wedekind&#8217;in sahne  ve kabare için yazdığı ve bestelediği şarkılı oyunlarda vermişti.  Dışavurumculuk, hem bireyin kendi ruhsal potansiyelini topluma karşı  gerçekleştirmesini önerdiği, hem de bunun olanaksız olduğunu söylediği için,  sahnede gerilimi, çatışmayı ifade eden öğelere önem veriyordu. Sanatın  gösterdiği gerçeklik, dış dünyanın değişmez yüzü değil, insanın gerilen ve  kaynaşan iç dünyasıydı. Bu akımın daha siyasal bir kolu da vardı; 1918  ayaklanmasına aktif olarak katılan sosyalist şair Ernst Toller&#8217;in Die  Maschinenstürmer (1922; Makine Kırıcıları) bu eğilimin en tipik örneğiydi.  Dışavurumcu tiyatro, yazarlardan çok, yönetmenlerle etkili oldu. Daha sonra  Brecht&#8217;le birlikte epik tiyatro deneyine katılan Erwin Piscator, 1920&#8217;lerde,  makineleri hem birer dekor öğesi hem de sahne teknolojisi olarak kullandığı  oyunlarda, insanın artık yaşamadığını, ama mekanik dünyanın bir tür insani (daha  doğrusu, şeytani) canlılık kazandığını gösterebilmişti.</span></p>
<p><center><!--adsense#reklam_336x280--></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Fransa&#8217;da ise deneysel tiyatro fazla gelişmedi.  Bunun bir nedeni, modernizmin Fransa&#8217;ya özgü biçimi olan gerçeküstücülüğün  tiyatroya fazla önem vermemesi ve sanatını da zaten seyirlik bir gösteri  biçiminde gerçekleştirmesiydi. Öte yandan, yeni akımlardan etkilenen oyun  yazarları ve yönetmenler de, Almanya ve Rusya&#8217;da olduğu gibi oyunculuk sanatını  sarsmaya çalışmıyorlar, tam tersine oyuncuyu öne çıkaran eski commedia dell&#8217;arte  geleneğini sürdürüyorlardı. Fransa&#8217;da, 20. yüzyılın ilk yarısında Georges  Feydeau&#8217;nun bulvar komedileri popülerdi. Buna karşılık, Jacques Copeau, Louis  Jouvet, Charles Dullin ve Georges Pitoeff gibi yönetmenler, seyircisiz kalma  noktasına düşmeden, tiyatronun da bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">sanat</span></a> olduğu iddiasını elden  bırakmadılar. Özellikle Pitoeuff, Almanya&#8217;dakine koşut bir biçimde, dikkati  oyunun düşünsel içeriği üzerinde toplamak amacıyla dekor ve oyunculuğu süsleme  öğelerinden arındırdı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İngiliz tiyatrosu, kara Avrupa&#8217;sındaki deneylerden  uzak durdu. Yüzyıl başında, Bernard Shaw&#8217;un sahneyi bir felsefi ve siyasal  tartışma arenasına dönüştüren oyunları ilgi çekiyordu. Granville-Barker da  Shakespeare oyunlarını sadeleştirdi, geleneksel yorumlardaki tumturaklı ve ağır  havayı eledi. Amerikan tiyatrosu bu dönemde aslında bir eğlence endüstrisi  durumundaydı; gene de ülkenin ilk önemli oyun yazarı olan Eugene O&#8217;Neill&#8217;in  yapıtları 1920&#8217;lerde sahnelenmeye başladı. İrlanda&#8217;da da J. M. Synge ve Seah  O&#8217;Casey&#8217;in oyunları, yüzyıl başlarındaki toplumsal ve ruhsal çalkantıyı  yansıtıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">20. tiyatrosunun en etkili adı, hiç kuşkusuz Bertolt  Brecht&#8217;ti. Brecht&#8217;in epik tiyatro anlayışı ve ADC&#8217;de 1949&#8217;da kurduğu Berliner  Ensemble, John Arden ve Edward Bond gibi İngiliz yönetmenleri de etkiledi.  Tiyatroda yanılsamaya ve edebi anlatıma karşı tepkinin bir ifadesi de belgesel  tiyatro ya da olgu tiyatrosu adı verilen anlayıştı. Burada, yaşanmış bir olay  fazlaca değiştirilmeden ve belgelerle desteklenerek sahneye konuyordu. Peter  Weiss&#8217;ın Ermittlung&#8217;u (1965; Soruşturma, 1971) bu tarzın en başarılı örneğiydi.  1980&#8217;lerde de İskoçya&#8217;da John McGrath&#8217;ın 7:84 adlı topluluğu bu anlayışı  sürdürmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">20. yüzyıl tiyatrosundaki bir başka önemli eğilim  de, insanla dünya arasındaki uyumsuzluğu hem insanın, hem de dünyanın anlamının  silindiği noktaya kadar götüren uyumsuzluk tiyatrosuydu. Beckett&#8217;in sıkıntılı ve  hüzünlü kuklalara dönüşmüş insanların dünyasını anlatan tiyatrosu, Arthur Adamov  ve Eugene Ionesco&#8217;nun daha fantastik denemeleri, İngiltere&#8217;de Harold Pinter&#8217;ın  oyunları, eleştirmenlerce bu akım içinde değerlendirilir. Tarzın kökenleri,  Fransız yazarı Alfred Jarry&#8217;nin 15 yaşındayen yazdığı kukla oyunu Ubu roi&#8217;ya  (1896; Übü, 1963) değin götürülebilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Uyumsuzluk tiyatrosu sahnedeki bütün görsel ve  duyusal öğeleri en aza indirmişti. Buna karşılık, Antonin Artaud&#8217;nun vahşet  tiyatrosu bu duyusal etkileri insanların bastırılmış güdülerini ayaklandırmak  için kullanır. Bazı eleştirmenlerce uyumsuzluk tiyatrosu içinde değerlendirilen  Jean Genet ve Fernando Arrabal&#8217;ın oyunları da kamçılayıcı gerginlikleriyle  Artaud çizgisine daha yakındır. 1960&#8217;ladan sonra İngiltere ve ABD&#8217;de de  seyirciyle oyuncu arasındaki mesafeyi kaldırmaya, tiyatronun dokunulmazlığını  parçalamaya yönelen &#8220;alternatif tiyatro&#8221; hareketleri yaygınlaştı. Bunların en  etkilileri, ABD&#8217;de Julian Beck ve Judith Malina&#8217;nın Living Theatre&#8217;ı (Yaşayan  Tiyatro) ile İngiltere&#8217;de epik tiyatro uygulamasını sürdüren George Devine&#8217;in  İngiliz Sahne Topluluğuy&#8217;du. Arnold Wesker, John Osborne ve John Arden gibi yeni  oyun yazarlarının yapıtları Devine&#8217;in tiyatrosunda sahnelendi. Deneysel  tiyatronun Avrupa&#8217;daki öncülerinden biri ise, seyircinin oyuna katılmasını  savunarak hem Avrupa, hem de ABD&#8217;deki deneysel tiyatro topluluklarını etkileyen  Polonyalı yönetmen Jerzy Grotowski&#8217;ydi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">II. Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra İngiltere&#8217;de Laurence  Olivier ve John Gielgud gibi Shakespeare yorumcuları, geleneksel tiyatroyu  sürdürerek yeni bir klasik oyuncu kuşağının yetişmesini sağladılar. 1961&#8217;de  Kraliyet Shakespeare Topluluğu&#8217;nu kuran Peter Book da, deneycilikle seyirci  zevkini uzlaştırabilmiş yönetmenlerden biridir. Aynı dönemde Fransa&#8217;nın önemli  yönetmenleri arasında, yönetmenin yaratıcılığına ağırlık veren tümel tiyatro  anlayışını geliştiren oyuncu ve yönetmen Jean Vilar&#8217;ı anmak gerekir. Almanca  konuşan ülkelerde ise 1960&#8217;lar ve sonrasında Max Frisch, Friedrich Dürrenmatt,  Peter Weiss ve Peter Handke gibi yazarlar karamsar bir dünya görüşünü ilerici  bir siyaset anlayışıyla birleştirmeye çalıştılar.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-tiyatro-tiyatro-tarihi/">Çağdaş Tiyatro – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/cagdas-tiyatro-tiyatro-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>19. Yüzyıl ve Romantizm &#8211; (Tiyatro Tarihi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/19-yuzyil-ve-romantizm-tiyatro-tarihi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/19-yuzyil-ve-romantizm-tiyatro-tarihi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 23:35:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[19. Yüzyıl ve Romantizm]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Romantizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5518</guid>

					<description><![CDATA[<p>19. Yüzyıl ve Romantizm (Tiyatro Tarihi) 19. Yüzyıl romantizm çağıydı. Romantizmin başarılı olduğu edebiyat türü ise tiyatro değil, şiirdi. Bununla birlikte, Almanya&#8217;da daha 18. yüzyılın sonlarından başlayarak oldukça iddialı bir romantik tiyatro ortaya çıktı. Yeni tarzın en başarılı değilse bile en sevilen örneklerini Friedrich Schiller verdi. Goethe de başlangıçta bu akım içinde yer almış ve [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/19-yuzyil-ve-romantizm-tiyatro-tarihi/">19. Yüzyıl ve Romantizm – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #33ccff;"><strong> <span style="font-size: 25pt;">19. Yüzyıl ve Romantizm<br />
</span></strong></span> <span style="color: #ff6600;"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">19. Yüzyıl <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/romantizm/"> <span style="color: #000000;">romantizm</span></a> çağıydı. Romantizmin başarılı olduğu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebi-turler/"> <span style="color: #000000;">türü</span></a> ise tiyatro değil, şiirdi. Bununla  birlikte, Almanya&#8217;da daha 18. yüzyılın sonlarından başlayarak oldukça iddialı  bir romantik tiyatro ortaya çıktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yeni tarzın en başarılı değilse bile en sevilen  örneklerini Friedrich Schiller verdi. Goethe de başlangıçta bu akım içinde yer  almış ve ilk oyunu Götz von Berlichingen (1773; Demir Elli Şövalye von  Berlichingen, 1933) ile coşkunluk akımının, yeni ruh halini yansıtan en güçlü  belgelerden birini ortaya koymuştu. Kleist&#8217;in Prinz Fiedrich von Homburg&#8217;u da  Alman romantik tiyatrosunun tipik ürünlerinden biriydi. Romantizm, tiyatroda  güncel konuların, orta sınıf yaşamına özgü konuların yerini tarihin almasına yol  açtı. Fransa&#8217;da Hugo&#8217;nun Hermani&#8217;si ve Alfred de Musset&#8217;nin bazı oyunları, bu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">tarih</span></a>sel duyarlığı yansıtıyordu.  Almanya&#8217;da yüzyılın ikinci yarısında Wagner&#8217;in bütün sanatları birleştirmeyi  amaçlayan <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-dunyasi-turkuleri/"> <span style="color: #000000;">müzik</span></a> dramları da tarihselciliğin  atavizme doğru gerileme eğilimini temsil eder. Gerek Hugo&#8217;nun, gerekse Wagner&#8217;in  yapıtlarında, sahnelemeyi son derece güçleştiren bir &#8220;insanüstü hacimler  yaratma&#8221; tutkusu görülür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">19. yüzyılda tiyatroda daha hafif tarzlar da ortaya  çıktı. Bürlesk, burletta (şarkılı fars) ve vodvil bu dönemin en yaygın  türleriydi. Eugene Scribe karakter gelişiminden çok entrikaya uyarak yazdığı  için &#8220;iyi kurulu oyun&#8221; olarak adlandırılan 400&#8217;e yakın yapıtıyla Paris  sahnelerinde geniş bir seyirci kalabalığı toplayabildi. Eugene-Marin Labiche  aynı yöntemi fars türüne uyguladı, Scribe&#8217;in bir başka öğrencisi Victorien  Sardou da oyunlarının yüzeyselliğine karşın ünlü oyuncu Sarah Bernhardt&#8217;ın  oyunculuğundan yararlanabildi. </span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">19. yüzyılda tiyatro <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">sanat</span></a>ını sürdürenler yazarlardan çok,  oyuncu-yönetmenlerdi. Bernhardt&#8217;ın yanı sıra, Charles Kean ve &#8220;sir&#8221; unvanını  alan ilk oyuncu olan Henry Irving gibi oyuncular, yalnızca sıradan oyunlara  değil, Shakespeare ve Racine&#8217;in yapıtlarına kendi damgalarını basarak bir yorum  olduğunu kanıtladılar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">19. yüzyıl sonunda tiyatroda yeniden daha &#8220;ciddi&#8221;  eğilimler ortaya çıktı. Norveç&#8217;te Ibsen&#8217;in, İsveç&#8217;te Strindberg&#8217;in, Rusya&#8217;da  Çehov&#8217;un oyunlarıyla tiyatro edebi değerini yeniden kazandı. Her üç yazar da  edebiyata gerçeklik akımının içinde başlayıp daha sonra simgecilik, izlenimcilik  ve dışavurumculuk gibi modernist akımların ilk örnekleri sayılan yapıtlar  verdiler. Gene aynı dönemde Almanya&#8217;da Gerhart Hauptmann ile Rusya&#8217;da Maksim  Gorki, kapitalizmin insan yaşamında yol açtığı yıkımı gösteren oyunlarıyla  tiyatroda doğalcılığın başlıca temsilcisi oldular.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Varoluşun karanlık yüzüne işaret eden bu tür oyunlar  kolayca seyirci çekmediği için, 19. yüzyılda Fransa, Almanya ve İngiltere&#8217;de,  gişe hasılatını gözetmeyen bir &#8220;bağımsız tiyatro&#8221; hareketi doğdu. 1887&#8217;de  Fransa&#8217;da Andre Antoine&#8217;ın kurduğu Theatre-Libret (Özgür Tiyatro), Almanya&#8217;da  Otto Brahm&#8217;ın Frei Bühne&#8217;si (Özgür Sahne) ve İngiltere&#8217;de Jacob Grein&#8217;ın  Independent Theatre Club&#8217;ı (Bağımsız Tiyatro Kulübü) başta Ibsen olmak üzere,  Hauptmann, Strindberg, Lev Tolstoy ve George Bernard Shaw gibi eleştirel ve  karamsar yazarların oyunlarını sahnelemeyi üstlendi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #000000;">Tiyatro</span></a>da doğalcılığın bir başka önemli  ürünü de Rusya&#8217;da 1898&#8217;di kurulan Moskova Sanat Tiyatrosu&#8217;ydu. Çehov&#8217;un  oyunlarını sahnelemesiyle ünlenen bu tiyatronun kurucusu Konstantin  Stanislavski, son derece ayrıntılı ve planlı bir hazırlığa ve uzun prova  süresine dayalı yönetim anlayışıyla tiyatroda &#8220;<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/realizm-gercekcilik/"><span style="color: #000000;">gerçeklik</span></a> yanılsamasını&#8221; kusursuzlaştırdı.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/19-yuzyil-ve-romantizm-tiyatro-tarihi/">19. Yüzyıl ve Romantizm – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/19-yuzyil-ve-romantizm-tiyatro-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orta Sınıf Tiyatrosu &#8211; (Tiyatro Tarihi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/orta-sinif-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/orta-sinif-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Aug 2008 23:35:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Sınıf Tiyatrosu]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Sınıfta Tiyatro]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Metinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro Terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatronun Tarihi Gelişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5515</guid>

					<description><![CDATA[<p>Orta Sınıf Tiyatrosu (Tiyatro Tarihi) 18. yüzyılın Avrupa tiyatrosuna getirdiği en büyük yenilik, yükselmeye başlayan orta sınıf için üretilen burjuva oyunlarıydı. Bu türün öncülüğünü Fransa&#8217;da Diderot, Almanya&#8217;da da Lessing yaptı. Orta sınıf tiyatrosu, ahlakçılığıyla Rönesans öncesi dinsel tiyatroyu andırıyor, ama konularını aile yaşamından alması ve duygusallığı ile daha modern bir ruh halini yansıtıyordu. İngiltere&#8217;de Georg [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orta-sinif-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Orta Sınıf Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="color: #33ccff;"> <span style="font-size: 25pt;">Orta Sınıf Tiyatrosu<br />
</span></span></strong> <span style="color: #ff6600;"><span style="font-size: 15pt; font-weight: 700;">(Tiyatro Tarihi)</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">18. yüzyılın Avrupa tiyatrosuna  getirdiği en büyük yenilik, yükselmeye başlayan orta sınıf için üretilen burjuva  oyunlarıydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu türün öncülüğünü Fransa&#8217;da Diderot, Almanya&#8217;da da  Lessing yaptı. Orta sınıf tiyatrosu, ahlakçılığıyla <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ronesans-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/"> <span style="color: #000000;">Rönesans</span></a> öncesi dinsel tiyatroyu  andırıyor, ama konularını aile yaşamından alması ve duygusallığı ile daha modern  bir ruh halini yansıtıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İngiltere&#8217;de Georg Lillo, The London Merchant, The  History op George Barnwell (1731; Londralı Tüccar ya da George Barnwell&#8217;in  öyküsü) adlı yapıtında orta sınıftan kişilere yer vererek bir orta sınıf  trajedisi yaratmayı denemiş, İtalya&#8217;da da Vittorio Alfieri oyunlarında eski  Yunan öykülerinin içini güncel orta sınıf tutkularıyla doldurmuştu. Bu dönemde,  klasik <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Trajedi/"> <span style="color: #000000;">trajedi</span></a> ve komedi, varlıklarını daha çok  operada sürdürdüler. John Gay&#8217;in The Beggar&#8217;s Opera&#8217;sı (1728; Dilenci Operası)  popülerliğini daha sonra da koruyan bir şarkılı komediydi.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Komedi, 18. yüzyılın en başarılı tiyatro  yapıtlarının verildiği türdür. İngiltere&#8217;de Richard Steele&#8217;in, Nivelle de La  Chausee&#8217;nin acıklı komedileri bugün de bulvar tiyatrolarınca sürdürülen bir  türün ilk örnekleriydi. Buna karşılık, Oliver Goldsmith ve Richard Sheridan,  Elizabeth dönemi ve sonrasının töre komedisini geliştiridiler. Eski canlılığı  yitiren commedia dell&#8217;arte geleneği ise Fransa&#8217;da Marivaux, İtalya&#8217;da da Goldoni  ve Gozzi&#8217;nin oyunlarıyla daha edebi ve düşünsel bir yaşama kavuştu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">18. yüzyıldan günümüze kalan en popüler komediler,  Fransız oyun yazarı Beaumarchais&#8217;nin Le Barber de Seville&#8217;i (1775; Sevil  Berberi, 1944) ile Le Mariage de Figaro&#8217;sudur.</span></p>
<p align="center"><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"> <span style="font-size: 15pt;"><span style="color: #808080;"><span lang="tr">|</span></span><a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/">»<span lang="tr"> “Tiyatro” Sayfasına Dön! </span>«</a><span lang="tr"> <span style="color: #808080;">|</span></span></span></span></strong></p>
<p align="center"><span lang="tr"><strong> <span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #ff0000;">Not:</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #808080;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-nedir/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Nedir</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tiyatro-metinleri-tekstleri/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro Metinleri</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tiyatrosu/"> <span style="color: #ffffff;">Türk Tiyatrosu</span></a><span style="font-size: x-small; font-family: Maiandra GD; color: #ffffff;">, </span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/tiyatro/"> <span style="color: #ffffff;">Tiyatro</span></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orta-sinif-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/">Orta Sınıf Tiyatrosu – (Tiyatro Tarihi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/orta-sinif-tiyatrosu-tiyatro-tarihi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
