<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bizim Kalemimizden | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/bizim-kalemimizden/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Jan 2022 15:09:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Doğal Denge Nedir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/dogal-denge-nedir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/dogal-denge-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jan 2022 15:09:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=114686</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evrende, dünyada ve insan doğasında kuvvet ile korunan kusursuz mükemmel bir denge gözlemliyoruz. Hareket, konum, yapı ve meyillerde en ufak sapmaların bulunduğu gün; dünyanın altını üstüne çevirecek derecede öylesine hassas bir denge. Ki bunların doğal mecralarında çıkmaları nitelediği zerrelerin kıyametini getirecek. Her noktanın (bir atom, su damlası, bir çiçek, kuş, dağ, yıldız vesaire) . Dengede [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dogal-denge-nedir/">Doğal Denge Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Evrende, dünyada ve insan doğasında kuvvet ile korunan kusursuz mükemmel bir denge gözlemliyoruz. Hareket, konum, yapı ve meyillerde en ufak sapmaların bulunduğu gün; dünyanın altını üstüne çevirecek derecede öylesine hassas bir denge. Ki bunların doğal mecralarında çıkmaları nitelediği zerrelerin kıyametini getirecek.</p>
<p>Her noktanın (bir atom, su damlası, bir çiçek, kuş, dağ, yıldız vesaire) . Dengede olmazsa olmaz bir görevi var ve biz de bu denge sayesinde yaşarız. Denge varlığın nefesidir. Noktaların görevleri dengenin aklıdır. Bu da doğallık ile mecrasını buluyor. Arının bal yapmasından bir yıldızın bulunduğu yörüngede ve hızda seyretmesine kadar. Mecrasından çıkan doğallıktan çıkar, dengeyi bozar ve dengeye bir düşman kesiliverir. Halbuki içlerindeki en büyük mucize olan insan olduğu halde dengeyi bozan ve evren orkestrasında tek çatlak ses çıkaran yine o. bundan en çok etkilenen de o.</p>
<p>Girdilerdeki ufak farklar oyunun kurallarını alt üst etmekte, çıktılarda akıl almaz büyüklükteki farklara neden olabilmektedir. Kelebek etkisi denilen Paris üzerinde uçan bir kelebeğin havada kanat çırpışları ile oluşturduğu dalgaların birkaç hafta sonra Yozgat&#8217;ta kasırgalara neden olabileceği etki bize, âleme, dünyaya, evrene ne arz ettiğimize bakmamızı, onun bünyesinin kaldıramayacağı tekliflerde bulunmamamızı tavsiye eder.<strong> </strong></p>
<h2>Doğa ve İnsan</h2>
<p>Doğa ile aramızda öylesine sıkı bir ilişki var ki ne ayrıyız ne gayrı. Ve onun dilini öğrenmek yabancı bir dil öğrenmekten çok daha kolaydır. Neden okullarda bu dili öğretmezler de hayatta hiç kullanılmayacak bir kısım kuru malumatlar verirler. Bu sıkı ilişki her bir noktada evrenin tamamını gösterecek keyfiyettedir.</p>
<p>Ciltler, tenler içerisindeki hastalığı açığa vuran birer aynadır. Doktorlar numune aldıradursun, onun yüzüne bakabilirsen her şeyini tetkik edebilirsin. Edebilirsen! Gözün kalbin aynası olup düşünceleri ele verdiği gibi. ODTÜ parmak izinden insan simasını resmeden bir teknolojiyi bu yakınlarda buldu ve genelkurmay geliştirmesi için ondan beklenti içerisinde.<strong> </strong></p>
<h2>Doğa ve Evren</h2>
<p>Hep evreni siyah ve karanlık sanadurduk. Son yıllarda evrenin, yeşilin koyu bir tonunda olduğu keşfedildi. Renk terapistleri bunun gözü dinlendirip dinginlik verdiğini söylerler. Yıldızlara bakmanın aklı artırdığı değneklerle ve EFG taramaları ile kanıtlandı. Ben de neden eskiden âşıklara gökyüzüne bakmaları tavsiye edilir diye düşünürdüm. Hele bir gece perdeleri açıp yere sırtüstü uzanarak karanlıkta yıldızları seyrederken dans eden veya halay çekenlere alternatif bir topluluk gördüğümde hayretimi gizleyememiştim. Doğal olmayanı tüketmekle tüketenler bu zevki sorgulaya dursunlar isterse. Hamuru gözyaşı ile yoğrulmuş gönüller onu ister. Sineler onu özler. Gerisi hiç.</p>
<p>İnsanı oluşturan zerrelerin birbirleriyle haberleşmede kullandıkları manyetik alanın sinyalleri birbiriyle uyum içindedir. Bu sinyaller dünyayı kafes gibi saran manyetik alan ile de uyum içinde. Astronotlarda görülen adale ağrısı, baş ağrısı ve baş dönmesinin sebebi de dünya manyetik alanının eksikliği. Bu alanı tahrip eden yine biziz.</p>
<p>Manyetosferin dengesi bozulursa kuşlar yönünü bulamaz, fay hatları dünyayı başımıza yıkar. Ele avuca sığmayan görünmez bir tavan. Bu manyetik alan ile yerçekimi ve miktarları ile havadaki gazların oranı ile güneş ışınları geniş açı ve miktarlarıyla, suyun yoğunlaşma ve buharlaşma denge ve zamanları, toprağın doğurganlık zamanı ve şartları, bünyelerdeki su miktarıyla ayın çekimleri, 300.000 çeşit bitki ve bir milyondan fazla hayvanın eşsiz ve harikulade yapılarına kadar öyle bir uyum, denge ve ölçü bulunur. Allah&#8217;ım bu kadar mı olur? Bu kadar olur.</p>
<p>Doğallık dengeyi idame ettiği gibi tedaviyi de içerir. Avrupa&#8217;da yapılan bir araştırmada seslerin ve müzik aletlerinin insan üzerindeki etkileri incelenmiş ve neticede insana en çok tesir eden, onu rahatsız etmeyen tedavi görevi yapanın çıplak insan sesi olduğu tespit edilmiştir. Yine Kanada’da müziğin hafızaya etkisini test eden bir araştırma da bir lise öğrencisine okul çıkışı her gün 3 saat adrenalini yüksek müzikler tecrit bir ortamda dinletilmiş, iki ayın sonunda bir gün genç evinin yolunu unutmuştur. Doğal olmayanın yaptığı tahribat budur. Oysa Kayseri&#8217;nin meşhur Tarihi Gevher Nesibe Hastanesi&#8217;nde senelerce deliler su sesi ve kuş sesi gibi doğal seslerle tedavi edilmiştir.<strong> </strong></p>
<h2>Doğa ve Sağlık</h2>
<p>Reçete dört harfli bir kelime: doğa. Kara enerjiler yerine yeşil enerji. Doğal olan dengeyi korumanın olmazsa olmazıdır. Antibiyotiklerimiz yoğurt, bal ve soğan. Vitamin ilaçları meyvenin kendisidir. Her sebze olması gerektiği zamanda, olması gereken hızda ve ağırlıkta olması en yararlı halindedir. Kilo kaldırsın diye hormon sıkmanın, hızlı büyüsün diye kimyasal vermenin zararları&#8230; Suni gübre ile yetiştirilen patatesin zararları öyle oldu ki toprak yeniden tanımlanmalı. Kıyıya vuran balıklar, İlaç mümessillerine sağlığımızı satan doktorlar. Doğa ile oynayan kaç milyar insan ki doğa oyun oynamaz. Sentetik vitaminlerin yapımı aşamasında ortaya çıkan toksitlerin zararları, naylon ağırlıklı giysilerin, pet şişelerin, hazır sütlerin, jölelerin,  sezeryanla doğumun, prezervatif ya da hap kullanmanın, kablosuz bağlantı ve cep telefonlarının, kuru hava ile çalışan süpürgelerin zararları&#8230;</p>
<p>Gıdalardaki kaktı maddelerinin, kayısı kurutmada kükürt kullanmanın, muzu sarartmada samanın, pul biberde kiremit tozu sever miydiniz? Aspirin, novalgin birer uyuşturucu ve sinirleri iptal edici. Ozonu delen, astıma yol açan parfümler. Bağımlılık, nikotin, kafein, carmin, etil alkol. Hatta bıçakla kesip atma ve vitamin kaybı yerine dokunmalı, dokunabildiğini kullan.</p>
<p>Savaş yerine evrenle dans. Çünkü birbiri ile karşılaşan iki frekans birbirini yok eder. Üretilen teknoloji doğadan okey aldı mı, TSE, ISO 9001’e bakma. Merkezinde insan yerine para ve malın bulunduğu sistemlerden onay almak ne anlama gelir. Dünyanın en büyük tahripçileri, belki teröristleri, Kyoto kaçakları. Korku ve şekil devletlerinin emniyet ve özden uzak insanları daha ne kadar kendilerini aldatmaya devam edecekler. Eroin gibi bir kısım kötü alışkanlıkları olmasa bu noktada İskandinavya ülkeleri özenilecek durumda.</p>
<p>Yarısının obez, diğer yarısının açlıktan öldüğü bir dünyada nezaketen değil, aba altından sopa gösteren doğa ve artık doğal olana açılan savaşın süvarileri bir ucu insana dokunan yönüne karşın; nabzını tutup ona şöyle der dostum: Korkarım ölümüm yine kendi elinden olacak. Neden çünkü dengeyi bozdun, hakkında çıkarılan idam fermanı yolda mekâna ulaşmak üzere.</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dogal-denge-nedir/">Doğal Denge Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/dogal-denge-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’nin Milli Parkları Nelerdir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyenin-milli-parklari-nelerdir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyenin-milli-parklari-nelerdir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Feb 2019 07:21:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=114660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çamlık Milli Parkı (Yozgat) İç Anadolu Bölgesinde bulunan Yozgat il merkezindeki Çamlık Milli Parkı Türkiye&#8217;nin ilan edilen ilk milli parkıdır. Çok büyük bir bölümü bozkır ile çevrili olan Yozgat&#8217;ın merkezinde yükselen ve cins çam ağaçları ile dolu olan bu park, adeta bir vaha görünümündedir. Çamlık Milli Parkı 1958 yılında Milli Park olarak ilan edilmiştir. 264 [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyenin-milli-parklari-nelerdir/">Türkiye’nin Milli Parkları Nelerdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;">Çamlık Milli Parkı</span> (Yozgat)</h2>
<p>İç Anadolu Bölgesinde bulunan Yozgat il merkezindeki Çamlık Milli Parkı Türkiye&#8217;nin ilan edilen ilk milli parkıdır. Çok büyük bir bölümü bozkır ile çevrili olan Yozgat&#8217;ın merkezinde yükselen ve cins çam ağaçları ile dolu olan bu park, adeta bir vaha görünümündedir.</p>
<p>Çamlık Milli Parkı 1958 yılında Milli Park olarak ilan edilmiştir. 264 hektarlık alanı kaplayan Çamlık Milli Parkı bünyesinde Kafkas çamı, karaçam türlerini bulundurmaktadır. Ayrıca parkta 212 bitki türü yaşamakta ve 30&#8217;a yakın endemik tür barınmaktadır.</p>
<p>Çamlık milli Parkı&#8217;nda kamp alanları, restoran, çocuk oyun parkı, soğuk su çeşmeleri ile zirvesinde bir de otel bulunmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Karatepe Aslantaş Milli Parkı</span> (Osmaniye)</h2>
<p>Akdeniz Bölgesi&#8217;ndeki Osmaniye ili sınırları içinde bulunan milli park; dere, ırmak ve göl kenarlarında sıradışı bir bitki örtüsü, Ceyhan Nehri üzerinde kurulmuş olan Aslantaş Barajı Göleti ve Karatepe yükseklerinden bakıldığında Kuzey yönüne doğru uzanan sık bir bitki örtüsü ile ihtişamlı bir manzaranın güzelliğini bünyesinde bulundurmaktadır. Karatepe Aslantaş Milli Parkı, barındırdığı doğal güzellikleri ile birlikte M. Ö. 8. yüzyıla uzanan, Türkiye’nin en önemli arkeolojik kazı alanlarından birisi konumunda bulunan Karatepe Tepesini içerisinde bulundurmaktadır. Özellikle kale kapıları ve duvar kaplamalarında bulunan hiyeroglif yazılar arkeolojik değer bakımından yüksektir.</p>
<p>Ülkemizin en büyük ve ilk açık hava müzesi olan Karatepe Aslantaş Milli Parkı, yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği bir yerdir. Doğal güzelliklerin, tarihin ve yaban hayatının beraber seyredildiği bu parkta kamp alanı ve piknik alanları bulunmaktadır.</p>
<p>Karatepe Aslantaş Milli Parkı bitki varlığı bakımından oldukça zengin kızılçam, meşe türleri ve maki florasının oluşturduğu bitki örtüsü içerisinde karaca, domuz, çakal, tavşan, tilki, turaç ve keklik gibi birçok yabani hayvanın yaşamasına da barınak sağlamaktadır.</p>
<p>[ad1]</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Soğuksu Milli Parkı</span> (Ankara)</h2>
<p>Soğuksu Milli Parkı Ankara&#8217;ya 80 kilometre uzaklıktadır ve şifalı kaplıcaları ile bilinmekte olan Kızılcahamam ilçesi sınırları içindedir. Milli park bozkır bitki örtüsüne sahip İç Anadolu&#8217;dan Karadeniz Bölgesi&#8217;nin gür ormanlarına uzanan ilk aşamayı oluşturan bir bölgede bulunmaktadır. Bu sebeple milli parkın özellikle içinde bulundurduğu bitki örtüsü açısından göstermiş olduğu çeşitlilik harikulade düzeydedir.</p>
<p><iframe title="MİLLİ PARKLAR - SOĞUKSU" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/AZeSzGDlDOY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>İçerisinde dört ayrı ekosistemin tespit edildiği belirlenmiş olan Soğuksu Milli Parkı, aralarında bütün dünyada koruma altına alınmış olan kara akbaba kuş türü ile birlikte, 160 ayrı kuş türünün barınaklığını yapmaktadır. Kara akbaba Soğuksu Milli Parkı&#8217;nın bir sembolü durumundadır.</p>
<p>Bölgenin jeolojik yapısından kaynaklanan ve birçok yerinde sıkça rastlanan soğuk ve sıcak su kaynakları Soğuksu Milli Parkı&#8217;nın yükselen değerleri arasındadır. Soğuk su kaynakları yöre halkına sağlamış olduğu içme suyuyla bilinmektedir. Sıcak su kaynaklarından ise kaplıca, Ilıca olarak faydalı alınmasının yanı sıra jeotermal enerji olarak da kullanılmaktadır. Kızılcahamam’da bulunan bu kaplıcalar milli parkı ve çevresini sağlık turizmi açısından önemli bir merkez durumuna getirmiştir. Milli parkta yapılan etkinlikler arasında yürüyüş, kampçılık, doğa araştırmaları, kuş gözlemleri, botanik turizmi, kongre turizmi ve dağcılık yer almaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Kuş Cenneti Milli Parkı</span> (Balıkesir)</h2>
<p>Marmara Bölgesi sınırları içerisinde bulunan Balıkesir&#8217;deki Kuş Cenneti Milli Parkı 17,058 hektarlık bir alanda yer almaktadır. Kuş Cenneti Milli Parkı&#8217;nın en önemli özelliği Anadolu&#8217;dan Avrupa&#8217;ya göç eden kuşların göç yolları üzerinde bulunmasıdır.</p>
<p>Mevsimden mevsime su seviyesinin değiştiği ve gıda yönünden zengin olan Manyas Kuş Gölü bu parkın kaynak değerini oluşturmaktadır. Manyas Kuş Cenneti Milli Park olarak 266 kuş türünü bünyesinde bulundurarak bu alanda nadir bir değere sahiptir.</p>
<p>Diğer yandan Antikçağ kentleşmelerine sık olarak rastlanan bu bölgedeki milli park alanı M. Ö. 8. asırdan itibaren Anadolu&#8217;ya yerleşmiş olan Lidyalılar ile onların hâkimiyetine son veren Perslerin izlerini de bünyesinde taşımaktadır.</p>
<p>Bu alana Cennet anlamına gelecek bir ad ile isimlendirilmesinde Perslerin etkili olduğu bilinmektedir. Ünlü Türk Seyyahı Evliya Çelebi ise Seyahatnamesinde Kuş Cenneti ile ilgili hatıralara yer vermektedir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Uludağ Milli Parkı</span> (Bursa)</h2>
<p>Marmara Bölgesi’ndeki Bursa ili sınırları içerisinde yer alan Uludağ Milli Parkı 13042 hektarlık bir alana yayılmıştır. Uludağ Milli Parkı 254 metre yüksekliği ile Uludağ&#8217;ı da içine almaktadır.</p>
<p>Orman alanlarının çeşitli yüksekliklere bağlı olarak net bir şekilde gözlemlenmesine müsait bir bitki örtüsüne sahiptir. Uludağ Milli Parkı dünya ormancılık literatüründe önemli bir yere sahiptir. Yaz mevsiminde dağ yürüyüşü, dağcılık, kampçılık, piknik gibi etkinlikler yapılmaktadır.</p>
<p><iframe title="MİLLİ PARKLAR - ULUDAĞ" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/RKEHms6eWWk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Kış mevsiminde ise Uludağ önemli bir kış sporları merkezi olarak hizmet vermektedir. Yılda ortalama 4 ay süre ile kış sporlarının yapılabildiği Uludağ&#8217;da kayak, snowboard, big foot, buz pateni, kar motosikleti gibi turizm etkinlikleri gerçekleştirilmektedir. Birçok dağ yürüyüşü parkurunun da bulunduğu Uludağ&#8217;da bütün Bursa ve Gemlik körfezinin panoramik olarak en iyi şekilde izlenebileceği noktalar yer almaktadır.</p>
<p>Uludağ Zirvesi, gölleri, yaylaları ve her mevsim yapılabilecek etkinlikleri ile birlikte ihtişamlı manzaralara da ev sahipliği yapmaktadır. Uludağ Türkiye&#8217;nin en eski ve en gözde kış sporları merkezi olarak Türkiye&#8217;nin yükselen değerlerinden biridir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Yedigöller Milli Parkı</span> (Bolu)</h2>
<p>Batı Karadeniz bölgesinde bulunan Bolu ili sınırları içerisindeki Yedigöller Milli Parkı gür bitki örtüsü ile milli park alanı olarak engebeli bir arazi üzerinde konuşlanmıştır. İçerisinde barındırdığı irili ufaklı 7 adet heyelan gölü ile ihtişamlı doğa manzaralarına ev sahipliği yapan Yedigöller Milli Parkı, bünyesinde bulundurduğu çok çeşitli canlı popülasyonu ile de tabiatla iç içe olmak ve doğa gözlemi yapmak isteyen ziyaretçiler için bulunmaz bir değere sahiptir.</p>
<p>Bazılarının birbirine yeraltı suyu ile bağlı olduğu 7 gölün çevresinde, Türkiye’nin en güzel ve karma ormanları bulunmaktadır. Yedigöller Milli Parkı içinde birçok ağaç türünün yanında, çalı florasında ve otsu bitkilerden meydana gelen ve yaklaşık olarak 250&#8217;ye yakın farklı türün yaşam alanını oluşturmaktadır.</p>
<p>İçinde barındırdığı çok çeşitli ve sık bitki türünün farklı zamanlarda, farklı renklerle çiçek açarak meydana getirdiği muhteşem mozaik görünümü, Türkiye&#8217;nin bu milli parkı ile özdeşleşmiş bir yapısıdır. Fotoğraf sanatçıları için eşsiz görüntüler elde edilen Yedigöller Milli Parkı halen Türkiye&#8217;nin yükselen değerleri arasındadır ve ziyaretçi sayısı bakımından diğer milli parklara göre ön sıralardadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Dilek Yarımadası &#8211; Büyük Menderes Deltası Milli Parkı</span> (Aydın)</h2>
<p>Ege Bölgesi&#8217;nde bulunan Aydın ili sınırları içindeki Büyük Menderes Deltası Milli Parkı 27,589 hektarlık bir bölgeyi kaplamaktadır. Türkiye&#8217;deki maki bitki örtüsünün en iyi örneklerine sahip olan Dilek Yarımadası, kuzey bölümlerinde Karadeniz florasına ait bitki türlerini de içinde bulundurmaktadır. Diğer yandan Dilek Yarımadası&#8217;nda bulunan Türkiye&#8217;nin en temiz ve doğal sahilleri bu parkı farklı kılan özelliklerden birisidir.</p>
<p>Dilek Yarımadası Milli Parkı dünyada örneğinden sadece 500 tane kalmış olan Akdeniz foklarının doğal yaşam alanlarından biridir. Dilek Yarımadası&#8217;nın bulunduğu Büyük Menderes Deltası A sınıfı sulak alan özelliği gösterdiğinden uluslararası bir değere sahiptir.</p>
<p>Büyük Menderes Deltası, içinde bulundurduğu biyolojik çeşitlilik ve nesli tükenmekte olan canlılar açısından Uluslararası RAMSAR Rio Sözleşmeleri ve Barcelona Komisyonu Kararları ile koruma altına alınmıştır. Ege Bölgesi&#8217;ndeki göçmen kuşlar bakımından da mühim bir yaşam alanı olan delta, diğer yandan deniz balıklarının yumurta bırakma alanlarından biridir.</p>
<p>Temiz deniz suyu ve yemyeşil ormanları ile yılın her mevsiminde ziyaretçi akınına uğrayan Dilek Yarımadası&#8217;nda jeep safari, at safari ve değişik parkurlarda botanik turları düzenlenmektedir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Spil Dağı Milli Parkı</span> (Manisa)</h2>
<p>Ege Bölgesi içerisinde bulunan ve Antik Çağlar&#8217;dan günümüze kadar medeniyetin önemli merkezlerinden biri olan Manisa ili sınırları içinde bulunan Spil Dağı Milli Parkı; içinde bulundurduğu jeolojik oluşumlar, zengin ve çeşitli bitki örtüsü ve barındırdığı hayvan türleri ile beraber tarihi dokusu ile de önemli bir koruma alanı özelliği göstermektedir.</p>
<p>Gediz Ovası&#8217;nda 60 metrelik bir yükseklikten başlayarak Karadağ eteklerinde 1517 metreye ulaşan bir rakım ile milli park alanında dere yatakları ve yer yer dik kanyonlar yer almaktadır.</p>
<p>Spil Dağı Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan birçok endemik bitki türünün yanı sıra bölgeye has Manisa lalesi de bu parkta doğal olarak yetişen ürünlerden biridir. Spil Dağı Milli Parkı’nda, doğada özgür bir şekilde yaşamını sürdüren ve bölgeye özgü olan yılkı atlarına rastlamak da mümkündür.</p>
<p>Diğer yandan mitolojik bir karakter olan Niobe&#8217;ye ait olan bir figür meydana getirdiği düşünülen Ağlayankaya ve M. Ö. 13. asırda inşa edildiği tahmin edilen bir Kibele rölyefi milli park içerisinde bulunan ve görülmeye değer arkeolojik buluntular arasında yer alır. 39 orman köşkü ve çadır kamp alanları ile milli park, konaklamak isteyen ziyaretçiler için paha biçilmez bir kamp yeridir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Kızıldağ Milli Parkı</span> (Isparta)</h2>
<p>Akdeniz Bölgesi&#8217;ndeki Isparta sınırları içerisinde bulunan Kızıldağ Milli Parkı 55,156 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Karstik yapıdaki 1. derece jeolojik bölge içerisinde yer alan milli park alanı Pınargözü Mağarası, Beyşehir Gölü gibi doğal kaynak değerlerini içinde barındırmaktadır.</p>
<p>Yayılmış olduğu geniş sahanın sahip olduğu bütün özellikleri ile görülmeye değer olan Kızıldağ Milli Park alanı sedir ağaçları ile ünlüdür. Kızıldağ Milli Park alanı Beyşehir Gölü&#8217;nün barındırdığı sukuşu potansiyeline de sahiptir. Milli Park alanının Kızıldağ bölümü akciğer ve astım rahatsızlığı olanlar için de şifa kaynağı olarak karşımıza çıkar.</p>
<p>Milli Park alanındaki dağlık bölümler, yaşlı orman örtüsü, akarsu ve göl yüzeyleri bir arada yer almaktadır. Göle bakan yamaçlarda bulunan karaçam, ardıç ormanlarıyla iç bölümlerde kalmış olan karışık ormanlar; Kızıldağ Milli Parkı&#8217;nın ziyaretçilerine temiz bir hava ve eşine az rastlanır bir seyir zevki sunmaktadır.</p>
<p>Park alanı içerisinde bulunan Dedegöl Dağı&#8217;nın yıl boyunca tamamen karla kaplı olması Akdeniz Bölgesi&#8217;nde nadir rastlanan bir atmosferi ziyaretçilerine sunmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Güllük Dağı &#8211; Termessos Milli Parkı</span> (Antalya)</h2>
<p>Akdeniz Bölgesi&#8217;nde bulunan Antalya ili sınırları içerisindeki 6,700 hektarlık bir alanı kaplanmış olan Termessos Milli Parkı Türkiye&#8217;nin doğal güzellikleri ve tarihi mirasını bir arada bünyesinde bulunduran nadir yerlerden biridir.</p>
<p>Anadolu&#8217;nun yerli halklarından olan Solimlerin kurmuş olduğu Termessos şehri kalıntıları aynı zamanda milli park alanındaki içinde kalmaktadır. Milli park alanında eşine az rastlanır güzellikteki tepeler, kamyonlar ve vadilerde bulunmaktadır.</p>
<p>Termessos Milli Parkı kızılçam ormanları ve maki florası ile örtülü bir alanda, nesli tükenmekte olan alageyik gibi canlı türlerinin de doğal yaşam alanını oluşturmaktadır. İçinde bulunan Mecene Kanyonu 600 metreyi bulan derinliği ile heyecan verici bir doğa manzarasını ziyaretçilerin seyrine sunmaktadır. Diğer yandan Güllük Dağı Termessos Milli Parkı ziyaretçileri için doğal yaşamın ortasında antik bir şehir ziyaretini de sunmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Kovada Gölü Milli Parkı</span> (Isparta)</h2>
<p>Akdeniz Bölgesi&#8217;ndeki Isparta ili sınırları içerisinde yer alan Kovada Gölü Milli Parkı Eğirdir Gölü&#8217;nün güneye bakan yamaçlarındaki dar bölgenin alüvyonlarla dolması neticesinde ayrı bir göl haline gelmiştir.</p>
<p>Kovada Gölü ve etrafını kapsayan milli park 20, 6 kilometrelik alanı ve deniz seviyesinden 900 metre yüksekliği ile ziyaretçilerine geniş bir doğa manzarası sunmaktadır. İçinde barındırdığı ekosistem ve bitki örtüsü zenginliği ile milli park eşsiz bir peyzaj güzelliğine de sahiptir. Karstik tektonik bir polye özelliği gösteren Kovada Gölü&#8217;nün turkuaz rengindeki suları ile beslenen kızılçam, endemik kasnak meşesi ve çınar ağaçlarının yoğunlukta olduğu ormanlarıyla yöre insanı ve uzaktan gelen ziyaretçileri açısından önemli bir eğlendinlen alanı olma özelliğine sahiptir.</p>
<p>Sazan, tatlı su levreği ve ıstakoz gibi balık çeşitlerini de içinde bulunduran Kovada Gölü Milli Parkı kampçılık, fotoğrafçılık, doğa yürüyüşü gibi etkinlikler ile birlikte olta balıkçılığına da müsait bir alan oluşturmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Munzur Vadisi Milli Parkı</span> (Tunceli)</h2>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde bulunan Tunceli ili sınırlarındaki Munzur Vadisi Milli Parkı 42,675 hektarlık bir alana yayılmıştır. Munzur dağlarından büyük kaynaklar halinde fışkıran Munzur suyunun sulayarak zengin bir bitki örtüsü ve doğal yaşam çeşitliliğini meydana getirdiği bir alanı kaplamaktadır.</p>
<p>Deniz seviyesinden 2500 metre yükseklikte bulunan Munzur Vadisi Milli Parkı&#8217;nda meşe ağaçları hâkimdir. Milli park alanında endemik bitki türleri ve yöreye has hayvan türlerinin bulunması bu bölgeyi eşsiz değerde bir coğrafyaya dönüştürmektedir.</p>
<p>Milli parkın kuzeyinde bulunan 2000-3000 metrelik zirvelerdeki krater golleri ve Ovacık ilçe düzlüğündeki su kaynakları ve kamyonlar; park alanının peyzaj güzelliğine güzellik katmaktadır.</p>
<p>Munzur Vadisi&#8217;nin Munzur suyuna birleşen Mercan Deresi&#8217;nin Munzur Vadisi&#8217;ne inmiş olan yamaçlarında bulunan Kırk Merdiven Şelaleleri de Munzur Vadisi Milli Parkı&#8217;nın muhteşem güzelliklerinden birkaçıdır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Beydağları Sahil Milli Parkı</span> (Antalya)</h2>
<p>Akdeniz Bölgesi&#8217;ndeki Antalya ili sınırları içerisinde bulunan Beydağları Sahil Milli Parkı Batı Torosları meydana getiren Beydağları ‘nın içindeki 31,018 hektarlık bir alana yayılmış durumdadır.</p>
<p>Pamfilya ve Likya sahilleri arasında bulunan bir yerde konuşlanmış olan milli park alanında, birçok antik kent yerleşimi gözlenmektedir. Deniz kenarında kurulmuş olan Olimpos, Phaselis ve İdyros gibi antik kentler dönemin önemli merkezleri olarak günümüz tarih bilimcileri ve ziyaretçileri açısından önemli ipuçlarına ve tarihi kalıntıları sahiptir.</p>
<p>Beydağları sahil Milli Parkı içerisinde bulunan Olympos Antik Kenti yakınındaki ünlü Ozan Homeros&#8217;un İlyada Destanındaki Kimera ve Bellerophon efsanelerini konu olmuş ve yüzlerce senedir yanan bir alevi içinde bulundurur. Yanartaş ismi ile anılan bu alan milli park ziyaretçilerini yüzlerce yıl öncesine -efsane dönemlerine- götürmektedir. Dağ ile denizin birleştiği, doğası ve tarihi kıymetleri ile Beydağları Sahil Milli Parkı Türkiye&#8217;nin nadide yerlerinden birisidir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Köprülü Kanyon Milli Parkı</span> (Antalya)</h2>
<p>Akdeniz Bölgesi&#8217;ndeki Antalya sınırları içerisinde bulunan Köprülü Kanyon Milli Parkı 35,714 hektarlık alanı kaplamakta olup milli parkın en önemli kaynağını teşkil eden Köprüçayı Irmağı&#8217;nda oluşmuş olan 14 kilometre uzunluğundaki yarma vadi oluşumudur. Kayaların duvar yüksekliklerinin yer yer 100 metreyi aşan uzunluklara varması, önemli jeolojik oluşumlardan biri olduğunu göstermektedir.</p>
<p>Alabalık avcılığı yoğunlukta olan Köprülü Kanyon Milli Parkı&#8217;nda turistik olarak salcılık de önemli bir etkinlik olarak karşımıza çıkar. Milli Park alanı içerisinde bulunan ve yoğun olarak yetişen kızılçam ve makilik alanlardan oluşmuş ormanlar kanyon bölgesine farklı bir güzellik katmaktadır.</p>
<p>400 hektarlık saf Akdeniz ormanına sahip olan Köprülü Kanyon Milli Parkı Türkiye&#8217;nin doğal güzellikler ve tarihi değerlerin birbiriyle kaynaştığı özel bir coğrafyayı içine almaktadır.</p>
<p>Selge Antik Kenti kalıntılarının da ev sahipliği yaptığı milli park, tarihin çeşitli dönemlerine ait taş teraslar, köprüler ve yolları da içinde bulundurmaktadır</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Ilgaz Dağı Milli Parkı</span> (Kastamonu – Çankırı)</h2>
<p>Batı Karadeniz Bölgesi içerisindeki Çankırı ve Kastamonu sınırları arasında bulunan Ilgaz Dağı Milli Parkı bölgenin en yüksek dağ kütlesini oluşturmuştur. Bu dağ kütlesinin üzerine oturmuş olan milli park iğne yapraklı ağaçların, beyaz kar örtüsüne fırça darbeleri gibi işlenmiş bir manzara görünümüne sahiptir.</p>
<p>Ilgaz Dağı Milli Park olarak 1997 yılında ilan edilmiş, Kastamonu &#8211; Çankırı Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi içerisinde bulunmaktadır. Türkiye&#8217;deki diğer kış sporları içerisinde önemli bir yere sahip olan milli park alanı ve turizm merkezi; yüksekliği ve sunduğu şehir manzarası ile ziyaretçilerine unutulmaz anılar bırakmaktadır.</p>
<p>Ilgaz Dağı&#8217;nın 2000 &#8211; 2200 metreden daha fazla yüksekliğe sahip olan tepelerindeki nadir görülen ve endemik Alpin kuşak bitkisi, Ilgaz Dağı’nın diğer özelliklerinden birisidir. İçerisinde birden fazla kayak pisti ve telesiyej bulunduran milli parkta en yaygın rekreasyonel etkinlikler ise kayak, yaz kış yapılabilen dumansız piknik, doğa yürüyüşleri, fotosafari, botanik turlar, yaban hayatı gözlemi ve kuş gözlemi olarak karşımıza çıkar.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Başkomutan Tarihi Milli Parkı</span> (Afyon – Kütahya)</h2>
<p>Ege Bölgesi&#8217;ndeki Afyon ve Kütahya illeri sınırları içerisinde bulunan Başkomutan Tarihi Milli Parkı Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin kuruluş mücadelesinde gerçekleştirmiş olduğu Kurtuluş Savaşı&#8217;nın bir bölümüne şahitlik etmiş toprakları içinde bulunduran tarihi bir alandır.</p>
<p>Savaşın neticesini belirleyen Başkomutanlık Meydan Muharebesi&#8217;nin devam ettiği güzergâh boyunca konuşlanmış olan milli park, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin önemli dönüm noktalarını belgeleyen anıtlarla doludur. Özellikle Türkiye tarihine ilgi gösteren yerli ve yabancı ziyaretçilerin kesinlikle uğraması düşünülen milli parkın sınırları içindeki Başkomutanlık Meydan Muharebesi&#8217;nin başlatılmış olduğu bölge konumundaki Kocatepe&#8217;den başlamak üzere pek çok anıt ve şehitlik yer almaktadır. Bu alanda Ayrıca koruma altına alınmış tarihi savaş alanları ve bu savaşlarla ilgili olan kalıntıların gelecek kuşaklara aktarılması için müzeler yer almaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Göreme Tarihi Milli Parkı</span> (Nevşehir)</h2>
<p>İç Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Nevşehir sınırları içerisinde bulunan göreme Tarihi Milli Parkı bölgedeki Erciyes ve Hasan Dağı&#8217;nın geçmişte göstermiş olduğu volkanik etkinlikler sonucunda püskürttüğü lav ve tüflerin rüzgâr ve yağmur gibi doğa olayları neticesinde aşınmasıyla meydana gelmiş, eşsiz jeomorfolojik yapıları içinde bulundurmaktadır.</p>
<p>Üst tarafında sağlam bir şekilde kalan bazalt içerikli tabakanın tüpten meydana gelen ve kolay bir şekilde aşınan tabakalarla beraber oluşturduğu ve ikonik bir görünüm kazanmış olan peri bacası adı verilen bu oluşumlar, Kapadokya olarak da bilinen bölgenin ve milli parkın simgesi durumuna gelmiştir.</p>
<p>UNESCO, Peribacalarını dünya doğal ve kültürel mirası listesine almış, dünyadaki sayılı milli park alanlarından birisi olarak ilan etmiştir. Tarih boyunca insanlar tarafından önemli bir yerleşim bölgesi olarak kullanılmış olan bu bölgede Peribacaları&#8217;nın yanısıra özellikle erken dönem Hıristiyanlık için önemli tarihi kalıntılar, kiliseler, şapeller ve diğer kaya oyma mekânlar yer almaktadır.</p>
<p>Peribacaları&#8217;nın yanısıra platolar ve kırgıbayırlardan meydana gelen olağanüstü güzellikteki kayalık alanlarının arasına yerleşmiş bulunan yeşil vadileri, Göreme Tarihi Milli Parkı ziyaretçileri için tarih ile doğanın buluştuğu eşsiz bir güzellik arz etmektedir.</p>
<p>[ad2]</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Altındere Vadisi Milli Parkı</span> (Trabzon)</h2>
<p>Doğu Karadeniz Bölgesi&#8217;ndeki Trabzon sınırları içerisinde bulunan 4,468 hektarlık alanı kaplayan Altındere Vadisi Milli Parkı 1300 metre yüksekliktedir ve içine aldığı vadinin meydana getirdiği eşsiz jeomorfolojik oluşumları ile dikkat çekmektedir. Altındere Vadisi Milli Parkı, 1600 yıllık bir geçmişe sahip olan Sümela Manastırı&#8217;nı da sınırları içerisinde bulundurmaktadır. Sümela Manastırı&#8217;nın yanında irili ufaklı birçok mabet kalıntılarına sahip olan milli park alanı tarihi, kültürel ve doğal bir turizm alanı olarak paha biçilmez bir değere sahiptir.</p>
<p>Altındere Vadisi&#8217;nde bulunan derin ve yüksek duvarlar, içerdiği doğal yaşam zenginliği ile beraber önemli su kaynaklarının da bulunması Altındere Vadisi&#8217;nin yüzyıllar boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığının delillerindendir.</p>
<p>Vadi tabanında yer alan Meryem Ana Deresi, çevresindeki diğer değerlerle birleşerek büyük bir kıymet olma özelliği göstermektedir. Dağ yürüyüşü, kampçılık, sportif balık avcılığı ve tırmanma gibi etkinliklerin de sıkça yapıldığı milli park alanı yılda ortalama 100 binin üzerinde turist tarafından ziyaret edilmektedir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Boğazköy &#8211; Alacahöyük Milli Parkı</span>  (Çorum)</h2>
<p>İç Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Çorum ili sınırları içerisinde bulunan Boğazköy &#8211; Alacahöyük Milli Parkı Anadolu&#8217;nun en eski medeniyetlerinden birisi olan Hititlere başkentlik yapmış; Hattuşaş (Boğazköy ) yerleşimine ait buluntuları içinde barındırmaktadır. Hitit metinlerinde sıkça adı geçen “Hattuşa ülkesinin bin tanrısı” ifadesine uygun olarak bölgede bulunan arkeolojik çalışmalarda bugüne kadar 31 adet tapınak yapısı tespit edilmiştir.</p>
<p>Ziyaretçileri zaman içinde bir tarih yolculuğuna çıkaran Boğazköy &#8211; Alacahöyük Milli Parkı 2600 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Park alanı içerisinde şehir surları, Aslanlı Kapı, Yer Kapı ve Yazılıkaya gibi önemli tarihi kalıntılar yer almaktadır.</p>
<p>Hattuşa kentinin dışında, yüksek kayalar arasına yapılmış bir Açıkhava Tapınağı da bulunan Yazılıkaya, park alanının en büyük ve etkileyici kalıntılarından biridir.</p>
<p>Tapınak içerisinde 90’dan fazla tanrı, tanrıça, hayvan ve hayal ürünü mahlûklara ait olan figürler, kaya yüzeylerine işlenmiş bir şekilde karşımıza çıkar. Hititlerin yeni yıl ve ilkbahar merasimleri ile ilgili metinlerdeki tüm tanrıların Fırtına Tanrısı’nın evinde toplanması şeklinde adı geçen ifade Yazılıkaya’da bulunmaktadır. Bu özellikleri ile Yazılıkaya, Hititlere göre fırtına Tanrısı&#8217;nın evi olarak tahmin edilmektedir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Nemrut Dağı Milli Parkı</span> (Adıyaman)</h2>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Adıyaman sınırları içerisinde bulunan Nemrut Dağı Milli Parkı’nın ana kaynak değerini Nemrut Dağı&#8217;nda yer alan arkeolojik kalıntılar meydana getirmektedir. Parkın içerdiği alan eski devirlerde Kommagene adı ile bilinen bir bölgedir ve bölgede M. Ö. kurulmuş olan bağımsız bir krallığın buluntularına rastlanmaktadır. M.Ö. 62 ile 32 yılları arasında bölgenin kralı olan Antiokhos’un Tümülüsü bulunmaktadır.</p>
<p>Nemrut Dağı Milli Parkı&#8217;ndaki tarihi alanlar 2150 metre yükseklikte bulunmaktadır. Nemrut Dağı Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan birçok tarihi kalıntı, yüksekliği 10 metreye yaklaşan Dev Tanrı Başı Heykelleri ve metrelerce uzunluğundaki kitabeleri ile UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde eşsiz bir yere sahip, kültürel bir değer olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu muhteşem kalıntılar ile birlikte dünya üzerinde gün doğumu ve gün batımının seyir zevkine doyulmaz bir şekilde izlenebildiği nadir yerlerden biri olması da Nemrut Dağı Milli Parkı&#8217;nın dünya üzerindeki değerine değer katmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Beyşehir Gölü Milli Parkı</span> (Konya)</h2>
<p>İç Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Konya ili sınırları içerisinde bulunan Beyşehir Gölü Milli Parkı 86,855 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Beyşehir Gölü Milli Parkı 1993 yılında milli park alanı olarak ilan edilmiş ve yüzölçümü açısından Türkiye&#8217;nin 3. büyük gölü olan Beyşehir Gölü&#8217;nün içine almaktadır.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin en büyük tatlı su gölü olma özelliği ile Beyşehir Gölü, İç Anadolu, Toroslar ve Batı Anadolu bölgelerinin kesişim noktasında bulunmaktadır. Bu özelliği ile Beyşehir Gölü bünyesinde çok çeşitli habitat türlerini de bulundurmaktadır. Beyşehir Gölü&#8217;nün manzarasına büyük bir katkıda bulunan 2890 metrelik zirvesi ile her mevsim karlı olan Anamas dağları, milli parkın önemli güzelliklerinden biridir.</p>
<p>154 kilometre boyunca uzanan ve çok sayıda koy ve körfezler ev sahipliğinde bulunan göz çevresi ziyaretçilerine dağ yürüyüşü ile jeep safari turları yapabilme ve çadır ve karavanla konaklama imkânları da sunmaktadır.</p>
<p>Beyşehir Gölü içme suyu temini, sulama ve belli ölçüde plaj kullanımı ile Türkiye&#8217;nin eşine az rastlanır doğal güzelliklerini içinde barındıran bir park alanıdır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Kazdağı Milli Parkı</span> (Balıkesir)</h2>
<p>Marmara Bölgesindeki Balıkesir&#8217;in Edremit ilçesi sınırlarında bulunan Kazdağı Milli Parkı, 20,935 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Bölge Marmara ve Ege bölgeleri arasında geçiş noktasında bulunmaktadır.</p>
<p>Antik devirlerden itibaren insanların dikkatini çeken doğal güzellikleri ve kaynaklara sahip olan Kazdağı, geçmişte İda Dağı olarak anılmış ve efsanelere konu olmuş bir dağdır. Biga Yarımadası&#8217;nın en yüksek zirvesine içinde bulunduran Kazdağı, içindeki endemik türlerin, zengin bitki örtüsü ve barındırdığı yabani canlı popülasyonu ile bölgenin akciğeri konumundadır.</p>
<p>Milli park alanı içerisindeki kuzey &#8211; güney doğrultusunda uzanan derin vadiler ve kamyonlar, deniz etkisinin iç bölgelere taşınmasını sağlamaktadır. Kazdağı sahip olduğu oksijen yoğunluğu ile ziyaretçilerine doğal bir yaşam alanı sunmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Altınbeşik Mağarası Milli Parkı</span> ( Antalya )</h2>
<p>Akdeniz Bölgesi&#8217;ndeki Türkiye&#8217;nin güney kıyılarında bulunan Antalya ili sınırları içerisindeki Altınbeşik Mağarası Milli Parkı Toros Dağları&#8217;nın karstik yapısı içerisinde gelişmiş olan bir mağara sistemini oluşturmaktadır. Üç katlı, toplam 2500 metre uzunluğuna sahip ve en yüksek noktası 101 metre olan mağara, milli parkın ana kaynak değerini meydana getirmektedir.</p>
<p>Büyük Düden, Oruç Düdeni ve Feyzullah Düdeni’nden meydana gelen suların Manavgat Irmağı’na aktığı yerde bulunan Altınbeşik Mağarası Türkiye&#8217;nin görülmeye değer en güzel mağaralarından birisidir. Çevresinin karstik topografyası ve çam ormanları ile güzel bir manzara oluşturan Altınbeşik Mağarası Milli Parkı oldukça uzun ve büyük bir yer altı sisteminin çıkış ucunda yer almaktadır.</p>
<p>Kızılova, Kambos ve Söbüce suyunu çeken bu büyük sistem, Oruç Düdeni Mağarası altında Altınbeşik &#8211; Düdensuyu Mağarasında nihayete ermektedir. Bu şekilde büyük yeraltı su sistemi, kuş uçuşu mesafe ile 100 kilometreden fazla bir uzunluğa sahip olarak dünyanın en uzun ve en büyük karstik mağara sistemlerinden biri olarak karşımıza çıkar.</p>
<p>Mağara içerisinden kaynayan su Beyşehir Gölü ile bağlantılı olarak enteresan bir yapıya sahiptir. Su içinde bulunan mağarada gezinti, sandal ve kayıklar ile aktiviteler yapılmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Hatila Vadisi Milli Parkı</span> ( Artvin )</h2>
<p>Doğu Karadeniz Bölgesi&#8217;nde bulunan Artvin sınırları içerisindeki Hatila Vadisi Milli Parkı V tipi, dar tabanlı ve derin karakterli bir jeomorfolojik oluşma sahiptir. Hatila Vadisi 16,944 hektarlık bir bölgeyi kaplamaktadır.</p>
<p>Karadeniz Bölgesi içerisinde bulunmasına rağmen, Akdeniz Bölgesi&#8217;ne ait bitki çeşitliliğini de içinde barındıran vadi, zengin bitki örtüsü ve içinde barındırdığı yabani hayat zenginliği ile doğa yürüyüşü, ekoturizm ve fotoğrafçılık gibi pek çok aktiviteye ev sahipliği yapmaktadır.</p>
<p>Hatila Vadisi içine yerleşmiş bulunan Hatila Deresi&#8217;nin ve birçok küçük derenin yer aldığı milli park alanı; vadi boyunca çeşitli kayaç türleri ve bazı bölgelerdeki yamaçların yüzde yüze yaklaşan eğim oranı ile ziyaretçilerine eşsiz bir manzaranın seyrini sunmaktadır.</p>
<p>Vadi boyunca uzanan eğim kırıklarının meydana getirdiği şelale yapıları da görülmeye değer diğer doğa güzellikleri arasındadır. Enteresan jeolojik ve jeomorfolojik niteliklerinin yanında flora ve hayvan varlığı zenginliği ile de Hatila Vadisi önemli bir eğlendinlen potansiyelini bünyesinde bulundurmaktadır. Milli park alanı içinde ziyaretçilerin günübirlik ve kamp kullanımı amacıyla belirlenmiş yerler bulunmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Karagöl Sahara Milli Parkı</span> ( Artvin )</h2>
<p>Doğu Karadeniz Bölgesi&#8217;ndeki Artvin ili sınırları içerisinde bulunan Karagöl &#8211; Sahara Milli Parkı Sahara ve Karagöl olmak üzere 2 bölüm halinde ziyaretçilere ev sahipliği yapmaktadır. Milli park sahasında göl, orman, yayla ve farklı doğal ve kültürel zenginlikleri bir arada bulunduran alan Artvin ilinin Şavşat ilçe merkezinin 45 kilometre kuzeyinde yer almaktadır.</p>
<p>Karagöl bir heyelan gölü olması sebebiyle çevresi ormanlık alanlar ile çevrili eşine az rastlanır bir doğa harikası niteliğindedir. Milli parkın Sahara bölümü ise Şavşat ilçesine 17 kilometre uzaklıkta bulunan bir yayladır. Eğimli arazi yapısı içerisinde 1700-1800 metrelere kadar uzanan sınırlı bir düzlük sahasına sahip olan Sahra bölgesinde antropojen step karakterli geniş alanlar bulunmaktadır.</p>
<p>Ladin ve göknarlar ile birlikte sarıçamların da alt kesimlerinde yetiştiği bir orman örtüsüne sahip olan Sahara, Laşet Deresi kenarındaki düzlüklerde yöre ve bölge insanının katkılarıyla Sahara pancarı şenlikleri de düzenlenmektedir. Karagöl’ün batı ve doğusunda yer alan ormanlık sahalar kan kullanımına da imkân vermektedir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Kaçkar Dağları Milli Parkı</span> ( Rize &#8211; Artvin )</h2>
<p>Doğu Karadeniz Bölgesi içinde bulunan Rize ili sınırlarındaki milli park, bölgenin en yüksek dağları konumundaki Kaçkarları içerisinde bulundurmaktadır. 3,932 metre olan en yüksek noktası ile Kaçkar Dağları aynı zamanda Türkiye&#8217;nin en çok yağış alan bölgelerini içine aldığı için; Milli Park sınırları hem zengin ve gür bir bitki örtüsü ile kaplıdır hem de sahada büyük akarsular bulunmaktadır.</p>
<p><iframe title="MİLLİ PARKLAR - KAÇKAR DAĞLARI" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/KYrf-Ndc-cw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Fırtına Deresi, Hemşin Deresi gibi büyük akarsuların çevrelediği milli park sahası, muhteşem doğal güzellikleri ve Doğu Karadeniz&#8217;in kendine has coğrafi yapısının en nadide örneklerini içinde barındıran peyzajı ile ziyaretçilerine mükemmel bir seyir ve doğa keyfi sunmaktadır.</p>
<p>Bölgeyi ziyaret eden insanlar doğa fotoğrafçılığı, kaya tırmanışı, dağcılık ve dağ yürüyüşü gibi etkinliklerin yanında kayak ve salcılık gibi spor faaliyetleri yapma imkânı da elde etmektedir.</p>
<p>Kaçkar Dağları Milli Parkı aynı zamanda yörenin geleneksel yaylacılık kültürü ile de tanışma fırsatı arayan ziyaretçilere açıktır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Aladağlar Milli Parkı</span> ( Niğde &#8211; Adana )</h2>
<p>Türkiye&#8217;nin güney kesimlerinde uzanan Toros Dağları&#8217;nın en yüksek zirvelerinin bulunduğu Aladağlar Milli Parkı Kayseri, Niğde ve Adana illerinin sınırlarına yayılmış haldedir. 55,064 hektarlık bir alana sahip olan Aladağlar Milli Parkı, özellikle içinde bulundurduğu jeolojik oluşumlar açısından dikkat çekmektedir. Milli parkta bulunan buzul gölleri ve Karpuzbaşı Şelaleleri görülmeye değer diğer güzellikler arasındadır.</p>
<p>Aladağlar Milli Parkı kamp yapmak isteyen ziyaretçiler için uygun alanlara sahip olduğu gibi, dağcılık yürüyüş, olta balıkçılığı gibi sportif etkinliklere de imkân sağlayan bir alana sahiptir.</p>
<p>Milli park sahası içerisinde yer alan bir mağara ise Hazreti Meryem&#8217;in Hz İsa&#8217;yı dünyaya getirdiği mağara olarak bilinmekte ve kültür turizmi bakımından önemli bir değer oluşturmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Marmaris Milli Parkı</span> ( Muğla )</h2>
<p>Ege bölgesinin güneybatısındaki Akdeniz ve Ege kıyılarının birleştiği bölgede yer alan Marmaris Milli Parkı, Akdeniz iklimi ve bitki örtüsünün tüm özelliklerini içinde barındırmaktadır. Ege&#8217;de yaşam sürmüş medeniyetlerin yüzlerce yıllık kültürel mirasından izler taşıyan milli park alanları ziyaretçilerini hem kültür turizmi açısından hem de doğal güzellikler bakımından memnun etmektedir.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="MİLLİ PARKLAR - MARMARİS" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/KaUfxaFWKZw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Marmaris Milli Parkı içerisinde Amos Harabeleri, Phsicos Antik Kenti, Marmaris Kalesi gibi görülmeye değer arkeolojik buluntular ve tarihi eserlere rastlanır. Kıyı bölümlerinde sık olarak rastlanan sığla ağaçları milli park ile özdeş hale gelmiş endemik bitki türlerinden biridir.</p>
<p>Parkın içinde bulunduğu bölgenin uzun süredir sahip olduğu turistik imkânlar, ziyaretçiler için ulaşım ve konaklama kolaylık sağlamaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Saklıkent Milli Parkı</span> ( Muğla &#8211; Antalya )</h2>
<p>Akdeniz Bölgesi ile Ege bölgesinin güney batı kesimlerinde kesişen ve Antalya ile Muğla sınırları içerisinde bulunan Saklıkent Milli Parkı eşsiz bir doğa harikası ve görülmeye değer bir yeryüzü şekline sahiptir. İsmini Saklıkent Kanyonu’ndan alan milli park, Esen Çayının bir kolu üzerinde ortaya çıkmış olan Kanyon, 1000 &#8211; 1100 metre yükseklikte oldukça dik vadi yamaçları ile ziyaretçilerine eşine az rastlanır bir seyir zevki sunmaktadır.</p>
<p>Türkçe anlamı ile gizli şehir manasına gelen Saklıkent, kanyonun gözlerden uzak ve gizemli güzelliğini ziyaretçilerine yansıtmaktadır. Kanyonu meydana getiren dik yamaçlara kurulmuş olan 200 metrelik bir asma köprü ile içerisine girilen kanyonda yapılan gezinti, dünyanın bu en derin vadilerinden birinin oluşturduğu manzaralarla ziyaretçilerin yüreğini ağzına getirmektedir.</p>
<p>Milli park sahasındaki anıt ağaç özelliğindeki sedirler ile endemik geofit ve siklamenler görülmeye değer diğer doğal güzelliklerden bazılarıdır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Troya Tarihi Milli Parkı</span> ( Çanakkale )</h2>
<p>Ege Bölgesi sınırları içerisindeki Çanakkale&#8217;de bulunan Troya Tarihi Milli Parkı içinde barındırdığı kaynak değerini ünlü Yunanlı Ozan Homeros&#8217;un insanlık tarihinin en eski destanlarından birinde anlattığı üzere Troyalılar ile Akalar arasında geçen 10 yıllık süren savaşın epik hikâyesini meydana getirmektedir.</p>
<p>İlyada ve Odysseia Destanları ile ölümsüzleşen ve uluslararası bir değere sahip bulunan Troya Antik Kenti ve meşhur Tahta At’ın bulunduğu alanı kaplayan milli park, uluslararası alanda eşsiz bir değere sahiptir.</p>
<p>Alanda arkeologların yaptıkları çalışmalar neticesinde, bölge tarihinin daha erken dönemlere kadar uzandığını tespit edilmesi, Troya Antik Kentinin değerini bir kat daha artırmaktadır. Erken bronz döneminin ilk medeni yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen bölgede 9 katmanda 40&#8217;ın üzerinde yerleşim yerine ve evresine rastlanmıştır. Troya yerleşimi bu medeni yerleşimlerden sadece bir tanesini oluşturmaktadır. Çanakkale Boğazı ve Ege kıyıları ile Troya Antik Kenti plaj ve rekreasyonel amaçlı kullanılan diğer alanlardır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Honaz Dağı Milli Parkı</span> ( Denizli )</h2>
<p>Ege Bölgesi&#8217;nde bulunan Denizli sınırları içerisindeki Honaz Dağı Milli Parkı 2,528 metrelik zirvesi ile Ege Bölgesinin en yüksek noktasını içinde bulundurmaktadır. Etrafından daha yüksekte ve dik olarak yükselen Honaz Dağı, ekseriyetle kızılçam, karaçam ve ardıçtan meydana gelen gür bir bitki örtüsünü bünyesinde bulundurmaktadır.</p>
<p>Honaz Dağı Milli Parkı sınırları içerisinde Frigya Medeniyetinin önemli merkezlerinden biri olan Colossae Antik Kenti milli parkın ziyaretçilerini arttıran kaynak değerlerden biridir. Honaz Dağı Milli Parkı ve Antik Çağ kalıntıları milattan önceki tarihlere dayanan kaya mezarlarını ziyaretçilerine görme imkânı tanımaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Küre Dağları Milli Parkı</span> ( Kastamonu &#8211; Bartın )</h2>
<p>Batı Karadeniz Bölgesi&#8217;ndeki Kastamonu ve Bartın şehirleri arasında bulunan Küre Dağları Milli Parkı Türkiye&#8217;nin önemli orman sahalarından birini için de bulundurmaktadır. Diğer taraftan parkın kapladığı saha içerisindeki doğal yaşlı orman, uluslararası alanda da büyük öneme sahiptir ve WWF&#8217;nin küresel düzeyde öncelikli 200 çevreyle ilgili bölgesinden biri olarak ilan edilmiştir.</p>
<p>Dünya üzerinde hala sahip bulunduğumuz doğal mirasın en önemli ve muhteşem örneklerini bünyesinde barındıran Küre Dağları Milli Parkı ziyaretçiler açısından adeta bir doğal Arboretum yani ağaç müzesi işlevi görmektedir.</p>
<p>Zengin bitki örtüsü ile milli park ekosistemi içerisinde Küre Dağları Milli Parkı içinde pek çok hayvan türünü de barındırmaktadır. Bu hayvan türlerinden soyu tükenmekte olanlardan Türkiye&#8217;de rastlayabileceğimiz 132 memeli türünün 40 tanesi bu bölgede yaşamaktadır.</p>
<p>Küre Dağları Milli Parkı bitki örtüsü ve barındırdığı hayvan çeşitlerinin yanında, jeolojik oluşumları ile de ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir. Karstik jeolojik oluşumlar açısından da zengin olan Küre Dağları Milli Parkı, Valla Kanyonu, Ilgarini Mağarası gibi önemli karstik oluşumları bünyesinde bulundurmaktadır. Diğer yandan yüksekliği 15 metreyi bulan ve döküldüğü yerde doğal bir havuz biçimi oluşturan Ilıca Şelalesi de milli parkın görülmeye değer diğer güzellikleri içinde bulunmaktadır. Küre dağlarında rehberlik, konaklama gibi turizm hizmetleri yapılmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Sarıkamış &#8211; Allahuekber Dağları Milli Parkı</span> ( Kars &#8211; Erzurum )</h2>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi içerisindeki Kars ve Erzurum şehirlerin sınırlarında bulunan Allahuekber Dağları Milli Parkı bugünkü kaynak değerini 1914 yılında bölgede donarak şehit olan 90 bin Müslüman askerin aziz hatırasından almaktadır.</p>
<p>1 Dünya Savaşı sırasında Kafkas cephesinde Rus kuvvetleriyle çarpışmak için harekete geçen Türk ve Müslüman kuvvetler, yüksekliği 3100 metreyi bulan Allahuekber dağlarını aşıp Sarıkamış&#8217;a varmayı hedeflemiştir. Türk ve Müslüman ordusuna mensup olan 90.000 asker açlık, soğuk ve hastalığın pençesine düşerek şehit olmuşlardır.</p>
<p>Dünya üzerinde buna benzer bir trajedinin görülmemiş olması ve uzun yıllar süren savaşlara şahitlik eden bir bölge olduğu için bu alan milli park ilan edilmiştir.</p>
<p>Milli Park içerisinde ayrıca büyük bir şehitlik yer almaktadır. Tarihi değeri açısından tartışılmaz olan Sarıkamış &#8211; Allahuekber Dağları Milli Parkı&#8217;nı değerli kılan diğer bir önemli husus ise bölgede yetişen sarıçam ağaç türünün bölgenin en yüksek rakımında yayılma gösteriyor oluşudur.</p>
<p>Bölgede yer alan Sarıkamış ormanları arasında bulunan Sarıkamış Kayak Merkezi kar kalitesi açısından Türkiye&#8217;nin önemli kayak merkezlerinden birisi haline gelmiştir. Camların içinde toplam 12 kilometreye ulaşan ve 5 etaptan oluşan bir piste sahip 2500 rakımlı Cıbıltepe’nin olağanüstü bir doğal güzelliğe sahip olması da Milli Parkı cazip hale getiren unsurlardan biridir. Normal kış şartlarında bir buçuk metre civarında olan kar, kayak sporu için gayet elverişli ve bu özelliği ile sadece Alp Dağlarında görülen kristal kar yine bu milli parkta bulunmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Ağrı Dağı Milli Parkı</span> ( Ağrı &#8211; Iğdır )</h2>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Ağrı ili sınırları içerisindeki Ağrı Dağı Milli Parkı 5137 metre yüksekliği ile Türkiye&#8217;nin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı ve çevresini içinde bulunduran bir milli parktır.</p>
<p>Ağrı Dağı Milli Parkı&#8217;nda dağ ekoturizmi ve dağcılık imkânları oldukça geniştir. Semavi dinler bakımından da büyük bir öneme sahip olan ve meşhur Nuh Tufanı ve Nuh Peygamberin gemisinin karaya oturduğu saha, Ağrı Dağı&#8217;nın zirvesidir. Burası Ağrı Dağı Milli Parkı içerisinde yer alan tarihi ve kültürel bir dokuya sahip eşsiz bir coğrafi şekildir.</p>
<p>Ağrı Dağı Milli Parkı fotoğraf tutkunları, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler ve doğal güzellikleri izlemenin zevkine varmak isteyenler için 3 alandan meydana gelmektedir: Bunlar Büyük ve Küçük Ağrı Dağları, Meteor Çukur ile Nuh&#8217;un Gemisi’nin yer aldığı alanlardır. Alaska&#8217;da bulunan meteor çukurundan sonra dünyadaki 2. büyük göktaşı çukuru Ağrı Dağı Milli Parkı sınırları içerisinde yer almaktadır.</p>
<p>Ağrı Dağı&#8217;nın zirvesinde bulunan buzul, Türkiye topraklarında yer alan en büyük buzul özelliği göstermektedir.</p>
<p>[ad3]</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Gala Gölü Milli Parkı</span> ( Edirne )</h2>
<p>Marmara Bölgesi&#8217;nin Kuzey batısında bulunan Edirne ili sınırları içerisindeki Gala Gölü Milli Parkı Gala ve Pamuklu göllerini bünyesinde bulundurmaktadır. Sulak alan, göl ve orman ekosistemlerinin bir arada bulunabildiği 6087 hektarlık milli park alanı görülmeye değer birçok canlı hayvan ve bitki türünü barındırmaktadır.</p>
<p>Gala Gölü Milli Parkı ekosistemi içerisinde tespit edilen en az 130 kuş türü bu sahanın diğer milli parklardan ayırıcı özelliklerinden biridir. Bu kuşlar içerisinde tepeli pelikan, çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli tükenmekte olan türler de bulunmaktadır. Gala Gölü ve Pamuklu göllerinin meydana getirdiği sulak alan, bu kuşlar için doğal bir yaşam sahası özelliği göstermektedir.</p>
<p>Milli Park alanı içerisinde piknik, doğa yürüyüşü ve kuş gözlemi yapma imkânları bulunmakla birlikte Gala Gölü Milli Parkı sahip olduğu diğer doğal güzellikler ve içinde bulundurduğu yaban hayatı potansiyeli ile ziyaretçileri açısından önemli bir eğlendinlen sahası konumunda bulunmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Sultan Sazlığı Milli Parkı</span> ( Kayseri )</h2>
<p>İç Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Kayseri ili sınırları içerisinde bulunan Sultan Sazlığı Milli Parkı, bölgenin bozkır ekosistem yapısı içerisinde bulundurduğu tatlı ve tuzlu su kaynakları ile önemli bir konuma gelen alanı içinde barındırmaktadır. Tatlı ve tuzlu su göllerinin birlikte yer aldığı ender ekosistemlerde birisi olan bu saha, diğer yandan barındırdığı soyları tükenmekte olan kuş çeşitleri bakımından da önem arz etmektedir. Bu kuş türlerinden bazılarının göç, barınma ve üreme bölgesi olması sebebiyle Sultan Sazlığı, su kuşlarının hayat alanı açısından uluslararası öneme sahip olan sulak sahaların korunmasına yönelik olarak geliştirilen Ramsar Sözleşmesi kapsamında bulunmaktadır.</p>
<p>Sultan Sazlığı Milli Parkı&#8217;nın bünyesinde bulundurduğu alan içerisinde yaşamını sürdüren ve sayıları 130 bine yaklaşan su kuşu ve bölgenin ev sahipliği yaptığı toplam 251 farklı kuş türü milli parkın diğer önemli özelliklerindendir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Tek Tek Dağları Milli Parkı</span> ( Şanlıurfa )</h2>
<p>Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Şanlıurfa ili sınırları içerisinde bulunan Tek Tek Dağları Milli Parkı 19,335 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Milli parkın ana kaynak değerini arkeolojik ve kültürel kalıntılar meydana getirmektedir.</p>
<p>Milli parkta bulunan Şuayip Şehri Harabeleri ve Soğmatar Harabeleri insanlık tarihine dair eşine az rastlanır kalıntılar olarak milli parkın değerini oluşturmaktadır.</p>
<p>Milattan Sonra 3 ve 4. yüzyıllara ait bir yerleşim merkezi olduğu tahmin edilen Şuayip Şehri’ne ait buluntular oldukça geniş bir alanı kaplamaktadır. Kaya mezarları üzerine kesme taşlardan yapılmış binaların buluntuları kent merkezinde yer almaktadır.</p>
<p>Halk arasında yaygın olan bir inanışa göre Şuayb Peygamber bu şehirde yaşamış ve bu kalıntılar arasındaki bir mağara da Şuayb Peygamber&#8217;in makamı olarak ziyaret edilmektedir.</p>
<p>Soğmatar Harabeleri ise tarihi Harran Sin Kültürüne uzanan Sabizim ve Baş Tanrı Marihala&#8217;nın kültür merkezi olduğu tahmin edilen bir ören yeridir. Burada eski tarihlerde Pagan Tanrılarına ibadet edildiği ve kurbanların sunulduğu bir açıkhava mabedinin kalıntıları da yer almaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı</span> ( Kırklareli )</h2>
<p>Marmara Bölgesi&#8217;nin kuzeybatı yakasındaki Kırklareli ili sınırları içerisinde bulunan ve aynı zamanda Bulgaristan sınırı içerisinde yer alan İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı Yıldız (Istranca) dağlarından Karadeniz&#8217;e akmakta olan derelerin taşımış olduğu alüvyonların birikmesi ve mevsimsel olarak sular altında kalması neticesinde meydana gelmiş longoz ormanlarından oluşmaktadır.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="MİLLİ PARKLAR - İĞNEADA" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/SAspUe_WveU?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Milli parkın asıl kaynak değerini oluşturan bu ormanların yanında mevsimsel su basar ormanları, bataklıklar ve tatlı su golleri ile kıyı kumullarını beraber içinde barındıran ekosistemsel bir çeşitliliğin ender örneklerinden olan bölgede, zengin sucul bitki örtüsüne sahip olan 5 adet göl de yer almaktadır.</p>
<p>Bölgede göl ve bataklık sahaları ile deniz arasında bulunan kıyı kumullarında milli parkın uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış bitki türleri bulunmaktadır.</p>
<p>İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı denizi, ince kum sahili, ormanları, gölleri ve çayları ile birçok farklı doğal güzelliği içinde barındıran bir cenneti andırmaktadır.</p>
<p>Antik Trak toplumuna bir zamanlar yurt görevi yapmış olan bu topraklara yapılacak bir gezi, dünya üzerinde bulunan cenneti dolaşmanın bir yolu olarak da görülmektedir.</p>
<p>İğneada, kuş göç yolu üzerinde bulunduğu için kuş gözlemi için imkân sağlamaktadır. Olağanüstü güzelliğe sahip ormanlarında bisiklet turu, fotosafari, yürüyüş ve yön bulma etkinlikleri gerçekleştirilmektedir. Diğer yandan Karadeniz&#8217;in eşsiz güzellikteki kıyılarından birisi olan İğneada&#8217;da yazları sahil turizmi için elverişli bir ortam bulmak mümkündür.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Yumurtalık Lagünü Milli Parkı</span> ( Adana )</h2>
<p>Akdeniz Bölgesi&#8217;ndeki Adana ili sınırları içerisinde bulunan Yumurtalık Lagünü Milli Parkı Yumurtalık ilçesinin bir sembolü haline gelmiştir. Milli Park 2008 yılında Türkiye&#8217;nin 40. Milli Parkı olarak ilan edilmiş ve yumurtalıktaki Lagünler, Çukurova Deltasının önemli bir parçası olarak hala günümüze kadar ulaşmıştır.</p>
<p>Çukurova Deltası, Seyhan ve Ceyhan ırmakları ile Berdan Çayının getirmiş olduğu alüvyonlarla oluşan Yumurtalık Lagünü Milli Parkı Ramsar koruma alanı statüsünde olup birinci derecede doğal sit alanı ilan edilmiştir.</p>
<p>Lagünler, tatlı ve tuzlu su bataklıkları, engin çorak düzlükler, çamur düzlükleri, sazlıklar, konular ve Halep çamı ormanlarından meydana gelmiştir. Lagünü Milli Parkı Seyhan Ceyhan Deltası üzerinde bulunan göl ile lagünlerdeki bitki ve hayvan çeşitleri ve özellikle Halep çamı olarak adlandırılan bitki türü için korunmakta olan doğal bir yaşam alanıdır.</p>
<p>Milli parkta diğer yandan caretta caretta ve özellikle chelonia mydas olmak üzere iki çeşit deniz kaplumbağasının yaşamını sürdürdükleri özel bir alandır. Yumurtalık Lagünleri, Anadolu üzerinden göç eden kuşların göç yolları üzerindeki önemli konaklama, dinlenme ve beslenme sahasıdır. Geçmiş yıllarda mart, nisan ve mayıs aylarında yapılmış olan bir çalışma sonucunda sahada toplam 252 kuş türü tespit edilmiştir. Sahada çeşitli türden binlerce ördek, sakarmeke, flamingo, kılıçgaga, akça cılıbıt ve küçük kum kuşu barınmaktadır. Bölgelere göre geçmiş yıllarda yumurtalık lagünlerinde kışlayan kuş sayısının 70 bini geçtiği ifade edilmektedir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Nene Hatun Tarihi Milli Parkı</span> ( Erzurum )</h2>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Erzurum ili sınırları içerisinde bulunan Nene Hatun Tarihi Milli Parkı değerini Türkiye tarihine 93 Harbi olarak geçen Osmanlı Rus Savaşı&#8217;ndaki işgal güçlerine karşı topraklarını ellerinde tutan, kısıtlı imkânlar içerisinde savunan ve işgal güçlerine geçit vermeyen Erzurum halkının kahramanlarından almaktadır.</p>
<p>Rus askerlerinin işgalinin Aziziye tabyalarına doğru ilerlediği haberi ile Erzurum halkına, o sıralarda henüz 20 yaşında olan bir genç kadın olarak önderlik etmiş olan Nene Hatun, sergilemiş olduğu kahramanlıkla Erzurum ve Türkiye tarihine adını altın harflerle yazdırmıştır.</p>
<p>Nene Hatun Tarihi Milli Parkı&#8217;nın kaynak değeri 22 Mayıs 1955 yılında hayata veda etmiş olan bu kahramanlık abidesi Türk kadınının aziz hatırasını ve onun önderliğindeki düşman işgaline karşı direnen Erzurum halkının mücadelesini temsil etmektedir.</p>
<p>Milli Parkı ziyaret eden yerli ve yabancı turistler Aziziye ve Mecidiye Tabyalarının savaşta hangi maksatla inşa edildiğini, dönemin şartlarında tabyalardaki askerlerin hangi koşullarda hayatını sürdürdüğünü, mühimmat ve savaş gereçlerini nasıl temin ettiklerini öğrenme şansı bulmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı</span> ( Ankara )</h2>
<p>İç Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Ankara ili sınırları içerisinde yer alan Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı 13,850 hektarlık bir alana yayılmış durumdadır. Milli Parkın kaynak değerini ise, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kuruluş ve istiklal mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı&#8217;nda dönüm noktasını oluşturan Sakarya Savaşı&#8217;nın gerçekleştiği alana kurulmuş olması oluşturur.</p>
<p>Ankara&#8217;nın Haymana ve Polatlı ilçeleri sınırlarında bulunan bu sahada Kurtuluş Savaşı&#8217;nın zaferle sonuçlanmasına giden yolda kullanılmış ve savaşın yapıldığı siperler, mevziler ve şehitlikler yer almaktadır.</p>
<p>Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı sahası Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kuruluş ruhu ve Kurtuluş Savaşı esnasında gösterilen mücadelenin tarihi, kültürel ve manevi değerlerinin muhafaza edilerek yeni kuşaklara aktarılması bakımından önemli bir role sahiptir. Sadece Türkiye&#8217;den değil dünyanın birçok yerinde ilgililerin merakını uyandıracak savaş anıları ile dolu olan bu saha, yaz kış ziyaret edilmektedir.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Kop Dağı Müdafaası Tarihi Milli Parkı</span> ( Bayburt &#8211; Erzurum )</h2>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Bayburt ve Erzurum illeri sınırları içinde yer alan 6335 hektar alana yayılmış olan ve 100 yıl önce Osmanlı Rus Savaşı&#8217;nın yaşandığı kop Dağı, 2016 yılında milli park olarak ilan edilmiştir.</p>
<p>Birinci Dünya Harbi&#8217;nde Doğu Cephesi&#8217;nde Rus kuvvetlerinin durdurulmasında ve püskürtülmesinde oldukça önemli yeri olan Bayburt Kop Müdafaası; yalnızca Doğu Cephesine ait değil, savaşın ve ülke geleceğinin de seyrini değiştiren büyük bir mücadeledir.</p>
<p>Savaşın günümüze intikal eden işaretleri olan mevziler, siperler, şehitlikler, anıtlar, muharebede kullanılan binalar gibi birçok yapı; milli parkın ana kaynak değerini meydana getirmektedir.</p>
<p>Milli park alanında Kop Şehitleri Abidesi yer almaktadır. Kop Şehitleri Abidesi, 1916’da Kop Geçidi’nde ve Çoruh Havzası’nda düşman kuvvetlerine direnen ve bu direnişte şehit düşen askerlerin aziz hatırasını için 1963 yılında Kop Dağı’nın zirvesine inşa edilmiştir.</p>
<p>Kop Dağı diğer yandan Türkiye&#8217;nin en zengin kelebek yaşam sahalarından birisidir. 10 tanesi endemik, 37 tanesi nadir olmak üzere 134 kelebek çeşidi bu sahada barınmaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı</span> ( Muş )</h2>
<p>Doğu Anadolu Bölgesi&#8217;ndeki Muş ili sınırları içerisinde bulunan Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı 14,604 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. 2018 yılında Milli Park ilan edilen Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı Büyük Taarruz Meydan Muharebesi&#8217;nin gerçekleştirilmiş olduğu, savaşın zaferle sonuçlandığı ve Anadolu&#8217;nun kapılarının Türklere açıldığı tarihi olan 26 Ağustos 1071’’e istinaden 26 Ağustos 2018 de açılmıştır.</p>
<p>Asırlar boyunca Türk yurdu olarak Anadolu&#8217;nun kapılarının Türklere açılmasına sahne olan bu sahada kurulmuş milli park ile tarihe ait bilgi ve milliyet duygusunun pekiştirilmesi hedeflenmiştir.</p>
<p>Milli parkta giriş kapısı, fetih yolu, mescit, merasim alanı, meydan, toplanma ve ikram sahası, namazgâh, helikopter pisti, etnospor sahası, otopark, Türk tarihi temalı sosyal yaşam alanı, Malazgirt Meydan Muharebesi canlandırma alanı, anıt, ziyaretçi tanıtım merkezi, müze ve minyatür, eğlendinlen sahası ve idari bina yer almaktadır.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">İstiklal Yolu Tarihi Milli Parkı</span> ( Kastamonu )</h2>
<p>2018 yılında Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Kurtuluş Savaşı&#8217;nda cepheye silah ve yiyecek taşınan İnebolu ve Ankara arasında kalan 105 kilometrelik güzergâhta, sınırları çizilen sahalar İstiklal Yolu Tarihi Milli Parkı olarak belirlenmiştir.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin 44. Milli Parkı ilan edilen İstiklal Yolu Tarihi Milli Parkı İnebolu’dan başlayarak tarihi yol güzergâhı; Küre, Seydiler, Kastamonu, Ilgaz, Çankırı, Çubuk ve Kalecik üzerinden Ankara&#8217;ya kadar uzanmaktadır.</p>
<p>Milli mücadele senelerinde Anadolu&#8217;nun dış dünyaya açılan penceresi olarak İnebolu birçok yerin işgal edilmesi, dışarıdan gelecek destek ve yardımlar bakımından İnebolu &#8211; Ankara hattını önemli bir konuma getirmiştir. İnebolu&#8217;dan Ankara&#8217;ya kadar oluşturulan Lojistik hatta İstanbul&#8217;dan kaçırılan, Rusya’dan satın alınmış cephane, lojistik malzeme ve Milli Mücadele&#8217;ye destek verecek birçok insan, bilim ve düşünce insanı Ankara&#8217;ya ve Anadolu&#8217;ya bu yolla sevk edilmiştir.</p>
<p>Savaşın zaferle sonuçlanmasında çok etkili bir yeri ve önemi olan Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün “Gözüm Sakarya’da, Dumlupınar’da; kulağım İnebolu&#8217;da” sözü de bu tarihi milli Parka yazılmıştır.</p>
<p>İstiklal Yolu Milli Parkı’na istiklal ruhunu taşıyan birçok tarihi yapı restore edilmiş, yol güzergâhı heykeller ve anıtlar ile süslenmiş ve konstrüksiyonlar inşa edilmiştir. Buna ek olarak İstiklal yolu uluslararası işaretleme sistemi ile işaretlenmiş ve sahip olduğu olağanüstü doğa manzarası içinde 95 kilometre dağ yürüyüşü parkuru inşa edilmiştir. Parkurda bağımsız dağ yürüyüşü toplulukları yürüyüş ve kamplar yapılabildiği gibi her yıl Kastamonu Valiliği tarafından İstiklal Yolu Yürüyüşleri de gerçekleştirilmektedir.</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyenin-milli-parklari-nelerdir/">Türkiye’nin Milli Parkları Nelerdir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turkiyenin-milli-parklari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arı TYT Dil Bilgisi Denemeleri (Reset Serisi)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ari-tyt-dil-bilgisi-denemeleri-reset-serisi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ari-tyt-dil-bilgisi-denemeleri-reset-serisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Jan 2019 08:40:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=114566</guid>

					<description><![CDATA[<p>Arı Yayıncılık tarafından çıkarılan bu kitapta 3 adımda resetleyin. 3 ADIMDA R E S E T L E ! 1- Yeni nesil ÖSYM soru tiplerinden senin için özel oluşturulmuş, denemeyi çöz! 2- Yapamadığın soruları neden yapamadığını keşfet! 3- Eksik olduğun konuları gereksiz ayrıntıya boğulmadan hatırla! Online satın almak için tıklayınız</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ari-tyt-dil-bilgisi-denemeleri-reset-serisi/">Arı TYT Dil Bilgisi Denemeleri (Reset Serisi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arı Yayıncılık tarafından çıkarılan bu kitapta 3 adımda resetleyin.<br />
3 ADIMDA R E S E T L E !<br />
1- Yeni nesil ÖSYM soru tiplerinden senin için özel oluşturulmuş, denemeyi çöz!<br />
2- Yapamadığın soruları neden yapamadığını keşfet!<br />
3- Eksik olduğun konuları gereksiz ayrıntıya boğulmadan hatırla!</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://www.youtube.com/embed/7HbbSY9vKvE" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p><a class="btn btn-danger" href="https://www.acilkitap.com/ari-dil-bilgisi-reset-serisi" target="_blank" rel="noopener">Online satın almak için tıklayınız</a></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ari-tyt-dil-bilgisi-denemeleri-reset-serisi/">Arı TYT Dil Bilgisi Denemeleri (Reset Serisi)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ari-tyt-dil-bilgisi-denemeleri-reset-serisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TYT Kimya Soru Bankası Üç Dört Beş Yayınları</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/tyt-kimya-soru-bankasi-uc-dort-bes-yayinlari/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/tyt-kimya-soru-bankasi-uc-dort-bes-yayinlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Oct 2018 12:00:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=114352</guid>

					<description><![CDATA[<p>2018 Ekim ayında ÖSYM tarafından yapılan açıklamaya göre 2019 TYT ve AYT sınavlarında ezber sorularından ziyade PISA tarzında konunun mantığını sorgulayan ve öğrencinin düşünme becerisini ölçen sorular sorulacak. 2018’de matematik sınavlarında uygulanan bu sistem 2019’ daki sınavlarda tüm derslerde uygulanacak. Bizde buradan hareketle sizler için yepyeni tarzda bir TYT Kimya Soru Bankasıhazırladık. Kitaptaki soruların niteliği [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tyt-kimya-soru-bankasi-uc-dort-bes-yayinlari/">TYT Kimya Soru Bankası Üç Dört Beş Yayınları</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2018 Ekim ayında ÖSYM tarafından yapılan açıklamaya göre 2019 TYT ve AYT sınavlarında ezber sorularından ziyade PISA tarzında konunun mantığını sorgulayan ve öğrencinin düşünme becerisini ölçen sorular sorulacak. 2018’de matematik sınavlarında uygulanan bu sistem 2019’ daki sınavlarda tüm derslerde uygulanacak. Bizde buradan hareketle sizler için yepyeni tarzda bir <a href="https://www.acilkitap.com/branslar/kimya/tyt-kimya-soru-bankasi-uc-dort-bes-yayinlari.htm" target="_blank" rel="noopener"><strong>TYT Kimya Soru Bankası</strong></a>hazırladık. Kitaptaki soruların niteliği ile ilgili bilgiler aşağıda verilmiştir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-114353" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/10/tyt-kimya-soru-bankasi.png" alt="" width="700" height="700" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/10/tyt-kimya-soru-bankasi.png 700w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/10/tyt-kimya-soru-bankasi-150x150.png 150w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/10/tyt-kimya-soru-bankasi-300x300.png 300w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/10/tyt-kimya-soru-bankasi-593x593.png 593w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/10/tyt-kimya-soru-bankasi-64x64.png 64w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Birbirinin tekrarı olmayan farklı ve özgün sorular.</li>
<li>İlk çözüldüğünde “Bu Sorunun Cevap Anahtarı Yanlış” dedirtebilecek, ayrıntılı düşünülmesi gereken veya dikkatli olmayı gerektiren özel sorular.</li>
<li>Akıllı tahta ve 345 Mobil Kütüphane uyumlu.</li>
<li>ÖSYM Tarzında hazırlanmıştır.</li>
<li>Kazanım odaklı sorularla konuyu daha iyi öğren</li>
<li>Orijinal Sorular</li>
<li>Video Çözümlü</li>
</ul>
<p>Yukarıdaki niteliklerini verdiğimiz sorular her ünite için aşağıdaki sıralama ile karşınıza gelecektir.</p>
<ol>
<li>Kazanım odaklı BÖLÜM TESTLERİ</li>
<li>Kolaydan zora doğru hazırlanmış KARMA TESTLER</li>
<li>Günlük hayatta bağlantılı veya esprili ince noktalar içeren PISA tipi ORJİNAL TESTLER</li>
<li>Geriye dönük tüm konuları hatırlatma amaçlı ÖNCEKİ KONULARI HATIRLAYALIM TESTLERİ</li>
</ol>
<p>Piyasada eşi benzeri olmayan 2019 TYT Kimya Soru Bankasını hazırladık ve yeni tarz sorulara uygun tek kimya kitabı artık sizlerle.</p>
<h2><strong>Bülent Demir TYT Kimya Soru Bankası ile Üniversite Sınavlarına Hazırlık</strong></h2>
<p>1977 yılında Eskişehir’de dünyaya gelen yazarımız ilk, orta ve lise öğrenimini Eskişehir’de tamamladıktan sonra ODTÜ Kimya Bölümünden derece ile mezun oldu. Sonra çalışma hayatına Ankara, Eskişehir ve İstanbul’da çeşitli özel öğretim kurumlarında öğretmenlik ve zümre başkanlığı yaparak devam etti. Özel ders notları hazırlayarak girdiği yayın hayatında kısa sürede birçok kimya kitabına imza atarak öğrencilerin kimyayı severek öğrenmenlerine ve başarılı olmalarına vesile oldu. Halen Arı yayıncılık bünyesindeki ÜçDörtBeş yayınlarında yazarlık faaliyetlerine devam etmektedir.</p>
<p><a class="btn btn-lg btn-default" href="https://www.acilkitap.com/branslar/kimya/tyt-kimya-soru-bankasi-uc-dort-bes-yayinlari.htm" target="_blank" rel="noopener">İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ</a></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-114359" src="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/10/tyt-kimya-soru-bankasi-2.png" alt="" width="557" height="681" srcset="https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/10/tyt-kimya-soru-bankasi-2.png 557w, https://www.bilgicik.com/wp-content/uploads/2018/10/tyt-kimya-soru-bankasi-2-245x300.png 245w" sizes="auto, (max-width: 557px) 100vw, 557px" /></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tyt-kimya-soru-bankasi-uc-dort-bes-yayinlari/">TYT Kimya Soru Bankası Üç Dört Beş Yayınları</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/tyt-kimya-soru-bankasi-uc-dort-bes-yayinlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Açık Liseye Nasıl Geçilir? Açık Öğretim Lisesi&#8217;ne Nasıl Kayıt Yaptırılır?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/acik-liseye-nasil-gecilir-acik-ogretim-lisesine-nasil-kayit-yaptirilir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/acik-liseye-nasil-gecilir-acik-ogretim-lisesine-nasil-kayit-yaptirilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Jul 2018 07:10:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=114226</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda ortaokuldan sonra liseye devam etmeyen genç veya yetişkin vatandaşlarımızın Açık Lise, Mesleki Açık Öğretim Lisesi veya Açık İmam Hatip Lisesi&#8217;ne kayıt yaptırma oranlarındaki artış dikkati çekmektedir. Bu artışın çeşitli sebepleri vardır. Okul döneminde liseyi bitirme imkânı elde edemeyen ve belli bir yaştan sonra da olsa “Okumanın yaşı yoktur.” diyerek açık liseye kayıt yaptırma [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/acik-liseye-nasil-gecilir-acik-ogretim-lisesine-nasil-kayit-yaptirilir/">Açık Liseye Nasıl Geçilir? Açık Öğretim Lisesi’ne Nasıl Kayıt Yaptırılır?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda ortaokuldan sonra liseye devam etmeyen genç veya yetişkin vatandaşlarımızın Açık Lise, Mesleki Açık Öğretim Lisesi veya Açık İmam Hatip Lisesi&#8217;ne kayıt yaptırma oranlarındaki artış dikkati çekmektedir. Bu artışın çeşitli sebepleri vardır.</p>
<p>Okul döneminde liseyi bitirme imkânı elde edemeyen ve belli bir yaştan sonra da olsa “Okumanın yaşı yoktur.” diyerek açık liseye kayıt yaptırma oranı giderek artmaktadır. Diğer yandan gelişen bilim, teknoloji ve hayat şartları en az bir lise mezunu olmayı gerektirmektedir. Bugün devlette veya özel kurumda işe girmek için en az bir lise mezunu olmamız istenmektedir. Sürücü belgesinin bazı sınıflarından sertifika almak için bile lise diplomasına sahip olmamız gerekmektedir. Kısaca hayatın bütün aşamalarında lise diploması olmazsa olmaz bir gereklilik haline gelmiştir.</p>
<p>Açık Lise okumanın en kolay tarafı ise okul hayatımız boyunca derslere devam etmeden yılda 3 defa sınavlara girerek okulu bitirmektir. Mesleki Açık Öğretim Lisesi’nde veya Açık İmam Hatip Lisesi’nde meslek derslerine girmek zorundayız.</p>
<p>Açık liseye kayıt yaptırmak için yapmamız gerekenler çok basittir. Aşağıda yazmış olduğumuz belgeleri öğrenim görmek istediğiniz ya da ikamet ettiğiniz il veya ilçenin halk eğitim merkezine götürmelisiniz.</p>
<p>[ad1]</p>
<h2><strong>Açık Öğretim Lisesi&#8217;ne Kayıt Yaptırmak İçin Hangi Belgeler Gereklidir?</strong></h2>
<p>Kimlik fotokopisi</p>
<p>Bir adet vesikalık fotoğraf</p>
<p>En son mezun olduğunuz okula ait diploma veya çıkış belgesinin aslı</p>
<p>(lise öğrenimini yarıda bırakmış iseniz öğrenim gördüğünüz liseden aldınız tasdiknamenin aslı)</p>
<h2><strong>Açık Lise Kayıtları Ne Zaman Yapılmaktadır?</strong></h2>
<p>Açık lise yeni kayıt işlemleri her yıl eylül ve ocak aylarında yapılmaktadır. Kayıt yenileme işlemleri ise her yıl ocak, mayıs ve eylül aylarında yapılmaktadır. Belirttiğimiz aylar içerisinde hangi günlerde kayıt yapıldığı her yıl değişmektedir. Bunu www.aol.gov.tr web adresine girerek iş takvimi linkinden öğrenebilirsiniz.</p>
<p>[ad2]</p>
<h2><strong>Açık Lise İle İlgili Bilinmesi Gerekenler</strong></h2>
<p>Açık lise öğrenimi görmek isteyen öğrenciler halk eğitim merkezlerine, Mesleki Açık Öğretim Lisesi’nde öğrenim görmek isteyen öğrenciler öğrenim görmek istedikleri alanında Açık Lise eğitimi veren mesleki ve teknik Anadolu liselerine, Açık İmam Hatip Lisesi okumak isteyen öğrenciler ise açık lise eğitimi veren imam hatip lisesine başvuruda bulunmalıdır.</p>
<p>Mesleki Açık öğretim Lisesi&#8217;nde öğrenim görebilmeniz için bulunduğunuz ilde, ilçede veya çevrenizde mutlaka açık lise eğitimi veren bir örgün öğretim okulu olmak zorundadır.</p>
<p>Açık Öğretim Lisesi, Mesleki Açık Öğretim Lisesi veya Açık İmam Hatip Lisesi&#8217;nde öğrenim gördüğünüz sürelerde yılda 3 defa yani şubat, mayıs ve temmuz ayları olmak üzere kredi tamamlama sınavlarına girmeniz gerekmektedir.</p>
<p>Açık Lise sınavlarında her dönemde bir dersten 20 soru sorulmaktadır. Başarılı olabilmek için 20 sorudan en az 9’una doğru cevap vermek zorundasınız. Açık Lise sınavlarında ÖSYM’de olduğu gibi yanlışlar doğruyu götürmez. O yüzden soruların tamamını işaretlemenizde bir sakınca yoktur.</p>
<p>Mesleki Açık Öğretim Lisesi veya Açık İmam Hatip Lisesi&#8217;nde okumak istiyorsanız haftada en az iki gün öğrenim gördüğünüz lisede yüz yüze eğitim derslerine katılmanız gerekmektedir. Yüz yüze eğitim dersleri teorik, uygulamalı ve staj olarak verilmektedir. Bu okulları bitirmek için haftada en az iki gün öğrencilik yapmayı göze almalısınız.</p>
<p>Açık Öğretim Lisesi, Mesleki Açık Öğretim Lisesi veya Açık İmam Hatip Lisesi&#8217;nden mezun olabilmeniz için belli bir krediyi tamamlamanız gerekmektedir. Bu kredi sayısı her dersin ders saati sayısına oranla belirlenmektedir. (Örneğin matematik 4 kredi, Türk Dili ve Edebiyatı 5 kredi, coğrafya 2 kredi gibi .)</p>
<p>Herhangi bir açık öğretim lisesinden mezun olabilmeniz için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenmiş temel derslerden başarılı olmanız gerekmektedir. Bu temel derslerden 3 defa başarısız olursanız bu dersler yerine başka dersleri alarak krediyi tamamlayıp mezun olabilirsiniz. Bu temel dersler; Türk Dili ve Edebiyatı, matematik, tarih, coğrafya, yabancı dil gibi lisenin ana dersleridir.</p>
<p>Temel dersler arasında Türk Dili ve Edebiyatı dersinin sınavlarından mutlaka başarılı olmalısınız. Bu dersten başarılı olamayan öğrenciler hiçbir surette diploma alamazlar.</p>
<p>Açık Öğretim Lisesi’nden kredileri tamamlayıp mezun olabilmek için en az süre yaklaşık 2 buçuk yıldır. Bu süreden önce mezun olamazsınız.</p>
<p>Herhangi bir açık liseden mezun olan öğrenci, örgün öğretimdeki liselerden mezun olan öğrencilerin yararlandıkları bütün haklara sahiptirler. Aralarında hiçbir fark yoktur. Örneğin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin Çocuk Gelişimi Bölümü&#8217;nden mezun olan bir öğrenci ile Mesleki Açık Öğretim Lisesi’nin çocuk gelişimi bölümünden mezun olan bir öğrenci; üniversite sınavlarına girme, sistemin verdiği ek puandan yararlanma, diploma özellikleri, işe alınma gibi bütün durumlarda aynı haklara sahiptir.</p>
<p>Herhangi bir açık liseye devam eden öğrenciler hangi sınavdan başarılı olduklarını, kaç kredi bitirdiklerini, mezun olmak için ne kadar kredi kaldığını, hangi derslerden sınava gireceğini ve benzeri birçok bilgiye www.aol.gov.tr adresi üzerinden kendi kişisel sayfalarına girerek ulaşabilirler.</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/acik-liseye-nasil-gecilir-acik-ogretim-lisesine-nasil-kayit-yaptirilir/">Açık Liseye Nasıl Geçilir? Açık Öğretim Lisesi’ne Nasıl Kayıt Yaptırılır?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/acik-liseye-nasil-gecilir-acik-ogretim-lisesine-nasil-kayit-yaptirilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AB Türkiye İlişkileri</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/ab-turkiye-iliskileri/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/ab-turkiye-iliskileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jul 2018 13:44:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=114198</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra dünya çapında uluslararası örgütlere üye olan Türkiye, Birleşmiş Milletler, NATO gibi uluslararası örgütlere üye olduktan sonra Avrupa Birliği’ne üye olmak için başvuruda bulunmuştur. Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun 1958 yılında kurulması ile birlikte 31 Temmuz 1959 yılında Türkiye&#8217;de topluluğa ortaklık başvurusu yapmıştır. Başvuruyu Türkiye adına Demokrat Parti Lideri ve Başbakan Adnan Menderes yapmıştır. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ab-turkiye-iliskileri/">AB Türkiye İlişkileri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra dünya çapında uluslararası örgütlere üye olan Türkiye, Birleşmiş Milletler, NATO gibi uluslararası örgütlere üye olduktan sonra Avrupa Birliği’ne üye olmak için başvuruda bulunmuştur. Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun 1958 yılında kurulması ile birlikte 31 Temmuz 1959 yılında Türkiye&#8217;de topluluğa ortaklık başvurusu yapmıştır. Başvuruyu Türkiye adına Demokrat Parti Lideri ve Başbakan Adnan Menderes yapmıştır. Türkiye bu başvuru ile birlikte Avrupa Birliği&#8217;nin kapılarını çalmıştır.</p>
<p><strong>İlk Ortaklık Görüşmeleri Ve Ankara Antlaşması </strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin yapmış olduğu ortaklık başvurusunu Avrupa Ekonomik Topluluğu, Bakanlar Konseyi kabul ederek üyelik şartları gerçekleşene kadar Türkiye&#8217;ye bir ortaklık Antlaşması imzalanmasını önermiştir. 12 Eylül 1963 yılında Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında Ankara Antlaşması imzalanmış ve 1 Aralık 1964 yılında yürürlüğe konmuştur. Türkiye ile Avrupa Birliği&#8217;nin ortaklık temellerini Ankara Antlaşması oluşturmaktadır. Bu antlaşmaya göre Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ortaklığın amacı şu şekilde düzenlenmiştir:</p>
<p>[ad1]</p>
<p>Türkiye ekonomisinin hızla kalkınmasını ve Türk toplumunun istihdam seviyesinin ve hayat şartlarının yükseltilmesini temin etme gereği göz önünde bulundurularak, taraflar arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri aralıksız ve dengeli olarak güçlendirmeyi özendirmektir.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin üyeliğini düzenleyen 28. maddede ise şöyle yazmaktadır:</p>
<p>“Antlaşmanın işleyişi, topluluğu kuran tarafın antlaşmadan doğan sorumlulukların tümünün Türkiye tarafından üstlenilebileceğini gösterdiğinde, akit taraflar, Türkiye’nin AB’ye katılma olanağını incelerler. Bu antlaşmaya göre Türkiye Avrupa Ekonomik Topluluğu’na nihai olarak tam üyelik için başvurmuştur.”</p>
<p>Ankara Antlaşması&#8217;ndan sonra Türkiye&#8217;nin Avrupa Ekonomik topluluğuna entegrasyonunun sağlanması için 3 dönem önerilmiştir. Bunlardan birincisi hazırlık dönemi, ikincisi geçiş dönemi, üçüncüsü ise yeni dönemdir. Hazırlık döneminde Türkiye ekonomik farklılıkları azaltmaya yönelik olarak hiçbir sorumluluk yüklenmemiştir. AB ile Türkiye arasında kurulan ortaklık ilişkisine göre Ab ve Türkiye arasında birtakım kurumlar oluşturularak bunlar arasındaki en önemli ve en üst düzey karar alma birimi; Ortaklık Konseyi’dir.</p>
<p><strong>Katma Protokol Dönemi </strong></p>
<p>Katma Protokol Dönemi Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında 13 Kasım 1970 yılında imzalanmış ve bu protokol ile Ankara Antlaşması&#8217;nda öngörülen Hazırlık Dönemi bitmiş ve geçiş dönemine ilişkin şartlar ortaya koyulmuştur. Geçiş Dönemi ile ilgili faaliyetler ise sanayi ürünleri, tarım ürünleri ve kişilerin serbest dolaşımının sağlanması ile Gümrük Birliği&#8217;nin tamamlanması olmuştur.</p>
<p>[ad2]</p>
<p>Karma Protokol uyarınca 1971 yılından itibaren Avrupa Ekonomik Topluluğu, Türkiye&#8217;den ithal ettiği bazı petrol ve tekstil ürünleri haricinde tüm sanayi ürünlerine uygulamış olduğu gümrük vergilerini ve miktar kısıtlamaları tek taraflı olarak sıfıra indirmiştir. Bunun karşılığında Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği kaynaklı sanayi ürünlerinde gümrük vergilerini derece sıfırlaması önerilmiş ve Türkiye&#8217;nin Gümrük Birliği&#8217;ne fiilen dâhil edilmesi için 22 yıllık bir süre öngörülmüştür. 1970&#8217;li yıllardan 1984 yılına kadar Türkiye&#8217;nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik sebeplerden ötürü ortaklık ilişkileri istikrarsız bir seyir halinde devam etmiştir. Bu istikrarsızlık 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile birlikte zirveye ulaşmış ve Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkileri askıya alınmıştır.</p>
<h2><strong>Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği&#8217;ne Tam Üyelik Başvurusu</strong></h2>
<p>1980 askeri darbesinden sonra 1983 yılında Türkiye&#8217;de sivil iradenin yeniden hâkim olması ve 1984&#8217;te itibaren Türkiye&#8217;nin ithal ikameci politikaları hızla terk etmesiyle birlikte dışa açılma süreci tekrar başlamıştır. 1984&#8217;ten itibaren Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu ilişkileri yeniden canlanmaya başlamıştır. Türkiye Ankara Antlaşması&#8217;nda belirtilen Geçiş Döneminin sona ermesini beklemeden Avrupa Ekonomik Topluluğuna tam üyelik başvurusunu 14 Nisan 1987 yılında yapmıştır. Avrupa Ekonomik Topluluğu Genişleme Komisyonu Türkiye&#8217;nin bu başvurusu ile ilgili görüşünü 18 Aralık 1989 yılında açıklanmış ve topluluğun kendi iç bütünleşmesini tamamlamadığını ve bu yüzden yeni bir üye kabul edemeyeceğini belirtmiştir. Diğer yandan Türkiye&#8217;nin topluluğa katılmaya layık olduğunu ancak kendi içerisinde siyasi, ekonomik ve sosyal gelişmesini tamamlaması gerektiği ifade edilmiştir. Bu sebeple müzakere açılması için yeni bir tarih belirlenmesinin mümkün olmadığı ve Ortaklık Antlaşması hükümlerine bağlı kalarak ilişkilerin geliştirilmesine devam edilmesi önerilmiştir. Avrupa Ekonomik topluluğunun bu önerisi Türkiye tarafından olumlu karşılanmış ve Gümrük Birliği&#8217;nin Katma Protokol’ünde öngörüldüğü gibi Türkiye 1995 yılında gerekli hazırlıkları tamamlamaya başlamıştır.</p>
<p>Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında süren müzakereler neticesinde 5 Mart 1995 yılında yapılan Ortaklık Konseyi toplantısında alınan kararlar gereği Türkiye ile AB ortaklık ilişkisinin son dönemini geçirdiği vurgulanmıştır. Bu son dönem Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği Antlaşması olmuştur. Gümrük Birliği Avrupa birliği ile Türkiye arasında imzalanan ve aday olma yolunda atılan en büyük adım olmuştur.</p>
<h3><strong>Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye Adaylık Süreci</strong></h3>
<p>Türkiye-AB ilişkilerinin en büyük dönüm noktası olan 10-11 Aralık 1999 tarihlerinde Helsinki Devlet Ve Hükümet Başkanları Zirvesi Türkiye&#8217;nin AB adaylık sürecinin bir belgesi olmuştur. Helsinki Zirvesinde Türkiye&#8217;nin AB’ye adaylığı resmen kabul ve ilan edilmiştir. Türkiye’nin aday ülkeler ile eşit konumda olacağı zirvede ifade edilmiştir.</p>
<p>8 Mart 2001 tarihinde Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Katılım Ortaklığı Belgesi düzenlenmiş ve AB Konseyi tarafından onaylanmıştır. Katılım Ortaklığı Belgesinde öngörülen ve öncelik arz eden faaliyetlerin hayata geçirilmesine yönelik olarak program takvimini ihtiva eden belge, (Türkiye Ulusal Programı) 19 Mart 2001 yılında hükümetimiz tarafından onaylanıp Avrupa Komisyonu&#8217;na sunulmuştur. Bu tarihten sonra katılım ortaklığı belgesi Avrupa Birliği tarafından 2003, 2005, 2006 ve 2008 yıllarında gözden geçirilmiş ve değerlendirme yapılmıştır.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin hazırlamış olduğu Ulusal Program ise 2003, 2005 ve 2008 yıllarında olmak üzere 3 defa güncelleştirilerek değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Bu çerçeve içerisinde Türkiye&#8217;de 2002 ile 2004 yılları arasında 8 adet uyum paketi, 2001 ve 2004 yıllarında ise iki anayasa paketi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir. Türkiye Avrupa Birliğine üyelik müzakereleri doğrultusunda sürekli reform çalışmalarında bulunmuş, müzakerelerin açılması için ön şart olan siyasi ölçütlerin karşılanması için uyum yasaları ve paketler yoğun bir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nden geçirilmiştir. Bu paketler çerçevesinde temel hak ve özgürlükler, demokrasi, hukukun üstünlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü ve insan hakları gibi alanlarda birçok reformlara imza atılmıştır. Bu çalışmalar neticesinde 17 Aralık 2014 tarihinde Brüksel Zirvesi ile AB Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası başlatılmış ve Türkiye&#8217;nin siyasi ölçütleri yeterli derecede karşıladığı belirtilmiştir. Bu zirve uyarınca 3 Ekim 2005 yılında müzakerelere başlama kararı verilmiştir.</p>
<p>3 Ekim 2005 yılında Lüksemburg&#8217;da düzenlenen hükümetler arası konferans ile Türkiye resmen AB’ye katılım için müzakerelere başlamıştır. Müzakerelerin başladığı gün içerisinde de bir basın toplantısıyla Türkiye için müzakere çerçeve belgesi yayımlanmıştır. Bu belge ile Türkiye ve AB arasında yeni bir dönüm noktası başlamıştır. Tam üyelik müzakerelerinde 16 fasıl açılmış, 15 Haziran reformları devam etmekte olup, bir fasıl geçici olarak kapatılmıştır. Bu tarihten sonra Türkiye ile AB arasında yapılan zirveler şöyle gerçekleşmiştir.</p>
<p><strong>11 Aralık 2006 Zirvesi </strong></p>
<p>AB konseyi 2004 yılında AB’ye katılan yeni üyelere de teşmil edilen ek protokol çerçevesinde Türkiye&#8217;ye 8 faslın kriterlerini gerçekleştirmesini istemiştir. Bu 8 kriterin uygulanması yerine getirilene kadar hiçbir faslın kapatılmamasını da kararlaştırmıştır. Bu 8 fasıl şöyledir; malların serbest dolaşımı, iş kurma ve hizmet sunumu serbestisi, mali hizmetler, tarım ve kırsal kalkınma, balıkçılık, ulaştırma politikası, Gümrük Birliği, dış ilişkilerdir. Bu zirvede ayrıca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bağlamındaki faslı tam olarak gerçekleştirmediğimiz ileri sürülmüştür.</p>
<p><strong>8 Aralık 2009 Zirvesi</strong></p>
<p>Avrupa Birliği üyesi olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bu tarihte tek taraflı olarak 6 faslı bloke ettiğini resmen açıklanmış ve bu altı faslın yeniden gözden geçirilmesi kararı alınmıştır. Bu fasıllar işçilerin serbest dolaşımı, eğitim ve kültür, enerji, adalet, özgürlük ve güvenlik, yargı ve temel haklar, dış güvenlik ve savunma politikalarıdır.</p>
<p><strong>29 Kasım 2015 Türkiye AB Zirvesi                                      </strong></p>
<p>Brüksel&#8217;de gerçekleştirilmiş olan zirveye Türkiye ile birlikte 28 AB üyesi ile AB Konseyi, AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu başkanı katılmıştır. Geniş katılımlı bir toplantı olan zirvenin ortak sonuç bildirgesinde Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye katılım sürecinin yeniden canlandırılması ve hızlandırılması gerektiği konusunda mutabık kalınmış, her yıl 2 defa olmak üzere düzenli zirveler gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Bu zirvenin en önemli konularından birisi ise Türkiye&#8217;de bulunan geçici koruma altındaki Suriyeli mültecilere destek vermek amacıyla AB komisyonu tarafından 3 milyar euro kaynak sağlanması taahhüdü verilmiştir.</p>
<p><strong>7 Mart 2016 Türkiye AB Zirvesi </strong></p>
<p>2015 zirvesinde olduğu gibi 28 AB üyesi, Türkiye ve üç AB kurumunun başkanının katılımı ile gerçekleşmiş olan zirve Brüksel&#8217;de yapılmıştır. Zirvede Ege&#8217;de süregelen düzensiz göç ile mücadele, AB ile işbirliğimizin derinleştirilmesi ve tümüyle insani haklar bakımından AB tarafına önerilerde bulunulmuştur.</p>
<p><strong>18 Mart 2016 Türkiye AB zirvesi </strong></p>
<p>Brüksel&#8217;de düzenlenmiş olan zirvede Türkiye ile AB arasında bir mutabakata varılmış ve bu mutabakat gereğince şu konularda anlaşma yapılmıştır:</p>
<p>20 Marttan itibaren 5 Yunan adasına giden düzensiz göçmenlerin Türkiye&#8217;ye kabul edilmesi,</p>
<p>[ad3]</p>
<p>Yasa dışı olarak adalara göç eden sığınmacıların 4 Nisan tarihinden sonra geri alınması ve Türkiye&#8217;nin aldığı her biri Suriyeli karşılığında aynı gün itibariyle Türkiye&#8217;deki Suriyelilerden AB ülkelerine yeniden yerleştirme programı başlatılması,</p>
<p>Ege&#8217;de süregelen yasadışı göçün kontrol altına alınması amacıyla gönüllü insani yeniden yerleştirme programının başlatılması,</p>
<p>Avrupa Birliği&#8217;nin Türkiye&#8217;deki Suriyeliler için garanti ettiği 3 milyar euroluk kaynağın Türkiye&#8217;ye verilmesi çalışmalarının hızlandırılması ve bu kaynağa ilave olarak 2018 yılı sonuna değin 3 milyar euro daha ek kaynak oluşturulması,</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Schengen alanlarında vizesiz olarak seyahat edebilmelerinin en geç 2016 Haziran&#8217;ın sonunda sağlanmış olması,</p>
<p>33 numaralı Maliye ve Bütçe faslının Hollanda&#8217;nın dönem başkanlığı esnasında müzakerelere açılması,</p>
<p>Gümrük Birliği yeniden güncelleme çalışmalarının hızlandırılması,</p>
<p>Avrupa birliği ile Suriyelilerin Suriye&#8217;deki yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve Türkiye sınırına yakın olan güvenli bölgelerde yaşamaları için işbirliği içerisine girilmesi</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ab-turkiye-iliskileri/">AB Türkiye İlişkileri</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/ab-turkiye-iliskileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İslam İşbirliği Teşkilatı Nedir? / İİT Nedir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/islam-isbirligi-teskilati-nedir-iit-nedir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/islam-isbirligi-teskilati-nedir-iit-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jun 2018 06:53:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=114209</guid>

					<description><![CDATA[<p>25 Eylül 1969 tarihinde kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı İslam dünyası ülkelerinin hak ve çıkarlarını korumak ve üye devletlerarasındaki işbirliği, yardımlaşma ve dayanışmayı kuvvetlendirmek 01amacıyla faaliyet göstermektedir. İslam İşbirliği Teşkilatı&#8217;nın Merkezi Suudi Arabistan&#8217;ın Cidde şehridir. 2018 yılı itibariyle İslam İşbirliği Teşkilatı&#8217;nın genel sekreteri Dr. Yousef bin Ahmad Al-Othaimeen’dir. Toplam 57 üyesi bulunan İslam İşbirliği Teşkilatına üye [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islam-isbirligi-teskilati-nedir-iit-nedir/">İslam İşbirliği Teşkilatı Nedir? / İİT Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>25 Eylül 1969 tarihinde kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı İslam dünyası ülkelerinin hak ve çıkarlarını korumak ve üye devletlerarasındaki işbirliği, yardımlaşma ve dayanışmayı kuvvetlendirmek 01amacıyla faaliyet göstermektedir. İslam İşbirliği Teşkilatı&#8217;nın Merkezi Suudi Arabistan&#8217;ın Cidde şehridir. 2018 yılı itibariyle İslam İşbirliği Teşkilatı&#8217;nın genel sekreteri Dr. Yousef bin Ahmad Al-Othaimeen’dir.</p>
<p><strong>Toplam 57 üyesi bulunan İslam İşbirliği Teşkilatına üye ülkeler şunlardır:</strong></p>
<ul>
<li>Afganistan</li>
<li>Arnavutluk</li>
<li>Azerbaycan</li>
<li>Bahreyn</li>
<li>Bangladeş</li>
<li>Benin</li>
<li>Birleşik Arap Emirlikleri</li>
<li>Bruney</li>
<li>Burkina Faso</li>
<li>Cezayir</li>
<li>Cibuti</li>
<li>Çad</li>
<li>Endonezya</li>
<li>Fas</li>
<li>Fildişi Sahili</li>
<li>Filistin</li>
<li>Gabon</li>
<li>Gambiya</li>
<li>Gine</li>
<li>Gine Bissau</li>
<li>Guyana</li>
<li>Irak</li>
<li>İran</li>
<li>Kamerun</li>
<li>Katar</li>
<li>Kazakistan</li>
<li>Kırgızistan</li>
<li>Komorlar</li>
<li>Kuveyt</li>
<li>Libya</li>
<li>Lübnan</li>
<li>Maldivler</li>
<li>Malezya</li>
<li>Mali</li>
<li>Mısır</li>
<li>Moritanya</li>
<li>Mozambik</li>
<li>Nijer</li>
<li>Nijerya</li>
<li>Özbekistan</li>
<li>Pakistan</li>
<li>Senegal</li>
<li>Sierra Leone</li>
<li>Somali</li>
<li>Sudan</li>
<li>Surinam</li>
<li>Suudi Arabistan</li>
<li>Tacikistan</li>
<li>Togo</li>
<li>Tunus</li>
<li>Türkiye</li>
<li>Türkmenistan</li>
<li>Uganda</li>
<li>Umman</li>
<li>Ürdün</li>
<li>Yemen</li>
<li>Suriye</li>
</ul>
<p>Suriye&#8217;nin üyeliği 15 Ağustos 2017 tarihinde Dördüncü Olağanüstü İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesinde askıya alınmıştır. İslam İşbirliği&#8217;ne üye olmayıp gözlemci olarak bulunan ülkeler ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bosna-Hersek, Orta Afrika Cumhuriyeti, Rusya ve Tayland’dır. Türkiye örgütün kurucu üyesidir.</p>
<p>[ad1]</p>
<p><strong>İslam İşbirliği Teşkilatı&#8217;nın tarihçesi </strong></p>
<p><strong><em>Örgüt 21 Ağustos 1969 yılında İsrail&#8217;in Filistin’i işgali ile birlikte Kudüs&#8217;te bulunan Al-Aksa Mescidinin yıkılmasının İslam dünyasında uyandırdığı olumsuz tepkiler üzerine 22-25 Eylül 1969 tarihinde Rabat&#8217;ta yapılan İslam Zirve Konferansı&#8217;nda kurulmuştur.</em></strong> Bu tarihte İslam İşbirliği Konferansı adıyla kurulan teşkilat Haziran 2011&#8217;de Astana&#8217;da yapılan 38. Dışişleri Bakanları Konseyi&#8217;nde İslam İşbirliği Teşkilatı adını almıştır. 1970 yılında hisse Cidde&#8217;de yapılan bir İslam Dışişleri Bakanları Konferansı&#8217;nda teşkilatı bir genel sekreter atanmasının ve Sekretarya oluşturulmasının adımı atılmış ve Kudüs&#8217;ün kurtarılmasına kadar sekretarya ve teşkilatın Cidde&#8217;de faaliyet göstermesine karar verilmiştir.</p>
<p>İslam İşbirliği Teşkilatı üst düzey yönetici grubunda iki kategoride toplantı yapmaktadır; birincisi İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Toplantıları, diğeri ise Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı</p>
<p><strong>Zirve Toplantıları </strong></p>
<p>Zirve toplantıları her 3 yılda bir yapılmakta olup teşkilatının en üst düzey karar alma organıdır. Devlet ve hükümet başkanları düzeyinde yapılan zirve toplantıları gerek görüldüğünde olağanüstü olarak da yapılmaktadır. Zirve toplantılarına Asya, Afrika ve Arap ülkeleri dönüşümlü olarak ev sahipliği yapmaktadır. Bu esas diğer alt düzey toplantılar için de geçerlidir.</p>
<p><strong><em>İslam İşbirliği Teşkilatı kuruluşundan 2018 yılına kadar 13 olağan zirve, 7 olağanüstü zirve toplantısı yapmıştır.</em></strong> Son 2 yani 6. ve 7. olağanüstü zirveler Türkiye&#8217;de Kudüs gündemi ile yapılmıştır. Bu zirvelerin amacı Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin Kudüs&#8217;ü İsrail&#8217;in başkenti olarak tanımasına ve İsrail&#8217;in Kudüs&#8217;te yapmış olduğu katliamlara dikkat çekmek ve tepki göstermektir. Her iki zirve de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın çağrısında ve başkanlığında düzenlenmiştir. Ayrıca teşkilatının 13. zirve toplantısı 14-15 Nisan 2016 tarihlerinde İstanbul&#8217;da <strong><em>“Adalet ve Barış İçin Birlik ve Dayanışma</em></strong> teması gündeme taşınarak gerçekleştirilmiştir. <strong><em>2016 tarihinde İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanlığını da Türkiye yüklenmiştir.</em></strong></p>
<p><strong>Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı </strong></p>
<p>Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısı Her yıl farklı bir ülkede gerçekleştirilmektedir. Türkiye Bu toplantıya 1976, 1991 ve 2004 yıllarında ev sahipliği yapmıştır ve Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısına aynı zamanda 3 defa dönem başkanlığında bulunmuştur.</p>
<p><strong>İİT Genel Sekreterliği</strong></p>
<p>[ad2]</p>
<p><strong><em>İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Profesör Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu 1 Ocak 2005 tarihinden 2014 yılına kadar İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreterliğini yapmış olan ilk Türk vatandaşıdır.</em></strong> 2009 yılında görev süresi biten İhsanoğlu’nun görevi Dışişleri Bakanları Konseyi tarafından 5 yıllığına daha uzatılmış olup 2014 yılına kadar görevine devam etmiştir. 2014 yılında Suudi Arabistan eski bakanlarından Dr. İyad Medeni genel sekreter olarak tayin edilmiş ve bu görevini 2016 yılına kadar yapmış ve istifa etmiştir. İslam İşbirliği Teşkilatı genel sekreterliğine 17 Kasım 2016 tarihinde düzenlenen Dışişleri Bakanları Olağanüstü Toplantısında Suudi Arabistan&#8217;ın Adayı Dr. Yusuf Bin Ahmed Al Othaimeen birliği ile getirilmiştir.</p>
<p><strong>İslam İşbirliği Teşkilatı Şartı Nedir?</strong></p>
<p>İslam İşbirliği Teşkilatı&#8217;nın temel ilke ve prensiplerini oluşturan ilk şartı ilk defa 1972 yılında Rabat&#8217;ta yapılan. İslam Dışişleri Bakanları Konferansı&#8217;nda kabul edilmiştir. Daha sonra 14 Mart 2008 yılında da kadar yapılan 11. İslam Konferansı Örgütü zirvesinde yeni kabul edilen şart, İslam Konferansı örgütünün temel kurucu belgesi olarak kabul edilmiştir. Bu belgede konferansa üye olan ülkelerin üyelik durumları, konferansın prensip ve amaçları, gözlemcilerin durumu, uyuşmazlıkların barışçı olarak halledilmesi, bütçe ve maliye hususları yer almaktadır.</p>
<p>İslam İşbirliği Teşkilatı 2016 2025 yılları arasında gerçekleştirmeyi düşündüğü <strong><em>10 yıllık eylem programını</em></strong> 13 İslam Zirvesi’nde nihayete erdirmiştir. Programda temel olarak sivil irade, dayanışma ve ortak İslam hareketi, ılımlılık ve İslam&#8217;ın hoşgörü anlayışı, İslam hukuku, İslam Fıkıh Akademisi, terörizmle mücadele, İslamofobi ile mücadele, insan hakları ve iyi yönetişim, Filistin ve işgal edilmiş Arap toprakları, çatışmaların önlenmesi ve çözümü, barış tesisi, ekonomik işbirliği, İslam Kalkınma Bankası&#8217;nın desteklenmesi, doğal afetler karşısında sosyal dayanışma, Afrika’da yoksullukla mücadele, yükseköğretim-bilim ve teknoloji, İslam dünyasında kadın, genç ve çocuk hakları ve aile, üye ülkeler arasında kültürel değişim gibi birçok alanda detaylı bir yol haritasına ihtiyaç duyulmuş ve reform hareketine girilmiştir.</p>
<h2><strong>İslam İşbirliği Teşkilatı ve Türkiye İlişkileri </strong></h2>
<p>Türkiye İslam İşbirliği Teşkilatı&#8217;nın kurucu üyelerinden olup bir ve bütün faaliyetlerine katkıda bulunmaktadır . İslam coğrafyasına yönelik olarak bütün meselelerde İslam İşbirliği teşkilatına öncülük etmekte ve son yıllarda olağanüstü zirvelere ev sahipliği yapmaktadır . son iki olağanüstü zirvede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın gayretleri ile Kudüs ve Filistin sorunları ele alınmış, Amerika&#8217;nın ve İsrail&#8217;in yapmış olduğu insanlık dışı uygulamalara Türkiye&#8217;nin ev sahipliğinde tepki gösterilmiştir .</p>
<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise İslam İşbirliği Teşkilatına gözlemci statüsünde katılmakta olup Dışişleri Bakanı Bakanları Konseyi’ne temsilci göndermektedir . İslam İşbirliği Teşkilatı ise Kıbrıs sorununa çözüm noktasında Türkiye tarafında yer almaktadır.</p>
<p>İslam İşbirliği Teşkilatı&#8217;nın Alt Komisyonları İse Şöyledir:</p>
<p><strong><em>İslam İşbirliği Teşkilatı Daimi Komitesi </em></strong></p>
<p><strong><em>İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi </em></strong></p>
<p><strong><em>İslam Kalkınma Bankası </em></strong></p>
<p><strong><em>İslam Ülkeleri İstatistik Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi </em></strong></p>
<p><strong><em>İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi </em></strong></p>
<p><strong><em>İslam İşbirliği Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu </em></strong></p>
<p><strong><em>İslam Ülkeleri Müşavirler Federasyonu </em></strong></p>
<p><strong><em>İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü </em></strong></p>
<p><strong><em>İslam İşbirliği Teşkilatı Yayıncılık Düzenleyici Otoriteler Forumu </em></strong></p>
<p><strong><em>İslam Oşinografi Merkezi </em></strong></p>
<p><strong><em>İslam Ülkeleri Çimento Birliği’dir </em></strong></p>
<p>Türkiye aynı zamanda bu kuruluşlardan bazılarına ev sahipliği yapmaktadır . Bu kuruluşların gerçekleştirmiş olduğu projeler ve işbirliğini artırmaya yönelik çalışmalar zirve toplantılarında desteklenmektedir .</p>
<p>[ad3]</p>
<p>Türkiye&#8217;nin aynı zamanda İslam İşbirliği Teşkilatı polis işbirliği ve Koordinasyon Merkezi ile İslam İşbirliği Teşkilatı&#8217;nın Medya Forumu&#8217;na ev sahipliği yapması düşünülmektedir . Diğer yandan İslam İşbirliği Teşkilatı İstişari Kadın Konseyi Başkanı Esra Albayrak tır .</p>
<p><strong><em>Türkiye İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) başkanlığını yürütmektedir.</em></strong> Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yürütülen ve her yıl Türkiye&#8217;de bir kez bakanlar seviyesinde, bir kez de teknik düzeyde İzleme Komitesi Toplantısı yapılmaktadır . İSEDAK İslam ülkeleri arasındaki ticari ve finansman enstrümanlarının daha fazla işlerlik kazandırılması ve ticari alanda İslam ülkeleri arasındaki trafiğin artırılması yönünde çalışmalar yapmaktadır .</p>
<p>İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi İstanbul&#8217;da bulunmaktadır . bu birim üretmiş olduğu somut proje ve çalışmaları ile dikkat çekmektedir . İslam Ülkeleri İstatistik , Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi de Ankara&#8217;da bulunmaktadır . Diğer yandan Ankara İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü&#8217;nün merkezidir . İstanbul ise İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu&#8217;na ev sahipliği yapmaktadır .</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/islam-isbirligi-teskilati-nedir-iit-nedir/">İslam İşbirliği Teşkilatı Nedir? / İİT Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/islam-isbirligi-teskilati-nedir-iit-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Avrupa Birliği Hakkında Bilgi</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/avrupa-birligi-hakkinda-bilgi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/avrupa-birligi-hakkinda-bilgi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jun 2018 06:52:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=114070</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği topraklarının büyük bir çoğunluğu Avrupa kıtasında bulunan ve 28 üye ülkeden oluşan siyasi ve ekonomik bir örgütlenme yapısıdır. Diğer adı AB olan topluluk 1992 yılında imzalanmış olan Maastricht Antlaşması, diğer adı ise Avrupa Birliği Antlaşması olarak bilinen ve Avrupa Ekonomik topluluğuna üye ülkelerin yeni görev ve sorumluluk yüklenmeleri ile oluşan bir örgütlenmedir. Avrupa [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/avrupa-birligi-hakkinda-bilgi/">Avrupa Birliği Hakkında Bilgi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avrupa Birliği topraklarının büyük bir çoğunluğu Avrupa kıtasında bulunan ve 28 üye ülkeden oluşan siyasi ve ekonomik bir örgütlenme yapısıdır.</strong> Diğer adı AB olan topluluk 1992 yılında imzalanmış olan Maastricht Antlaşması, diğer adı ise Avrupa Birliği Antlaşması olarak bilinen ve Avrupa Ekonomik topluluğuna üye ülkelerin yeni görev ve sorumluluk yüklenmeleri ile oluşan bir örgütlenmedir.</p>
<p><strong><em>Avrupa Birliği 500 milyonu aşan nüfusu ile dünya ülkeleri arasında gayri safi milli hâsıla sıralamasında dünya nüfusunun %30’luk bir payını elinde bulundurmaktadır.</em></strong> Avrupa Birliği üye ülkeleri ve aday ülkeleri bağlayan belirli kanunlar vasıtasıyla insan, eşya, sermaye ve hizmet odaklı serbest dolaşımı kapsayan bir <strong><em>ortak pazar</em></strong> durumundadır. Avrupa Birliği kendi içerisinde tarımdan balıkçılığa, ticaretten sanayiye her türlü alanda ortak bir politika izlemektedir.</p>
<p><strong><em>Avrupa Birliğine üye olan 28 ülkenin 19&#8217;u 2018 yılı itibarı ile Euro para birimini kullanmaya devam etmektedir.</em></strong> Avrupa Birliği dünya genelinde bulunan örgütlere tek temsilci ile katılarak birliğin bu yöndeki politikasını diğer dünya ülkelerine göstermektedir. Avrupa Birliği&#8217;nin kendi içerisindeki ülkeler arasında pasaport uygulaması yoktur. AB üyelerinin 22 tanesi aynı zamanda Kuzey Atlantik Paktı yani NATO üyesidir.</p>
<p>[ad1]</p>
<p><strong><em>Avrupa Birliği uluslar ve devletlerarası büyük bir oluşumdur.</em></strong> Avrupa Birliği içinde devletlerarasında fikir ayrılığı olması durumunda Avrupa Birliği&#8217;nin kurmuş olduğu kuruluşlar tüm birlik adına ülkelere sormaksızın bir konuyu karara bağlayabilir. Bu da bu kurumların uluslar üstü bir kurum olduğunun göstergesidir. <strong><em>Avrupa Merkez Bankası, Avrupa Adalet Divanı, Liderler Zirvesi, Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu bu uluslar üstü kuruluşlardandır. </em></strong></p>
<p><strong><em>Avrupa Birliği&#8217;nin temelleri 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak atılmış olup, 6 ülkenin katılımıyla oluşmuştur.</em></strong> 1951&#8217;de sonra sürekli olarak yeni ülkelerin katılımıyla nicelik ve nitelik olarak büyümeye devam eden birlik; yapmış olduğu anlaşmalarla ekonomik, siyasal sosyal, eğitimsel ve daha birçok alanda üye devletlere yeni sorumluluk ve yükümlülükler getirerek, birliğin büyümesine ve söz sahibi olmasına katkıda bulunmuştur. Bu antlaşmalardan bazıları 1957 Roma Antlaşması, 1992 Maastricht Antlaşması ve 2007 Lizbon Antlaşması’dır.</p>
<h2><strong>Avrupa Birliği Tarihçesi </strong></h2>
<p>İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra Batı Avrupa ülkeleri arasında bir birlik oluşturma fikri başladı. Bu düşünceler ışığında 1951 yılında Batı Almanya ve Fransa&#8217;nın öncülüğünde İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg topluluğun kurucu ülkeleri oldular. Böyle bir birliğe ihtiyaç duyulmasının en büyük sebebi gelişmekte olan sanayinin hammaddesi olan kömür ve çelikten doğabilecek bir anlaşmazlık durumunda ülkeler arasında savaşın engellenmesi ve yardımlaşmanın sağlanmasıdır.</p>
<p>1951’den 6 yıl sonra yani 1957&#8217;de, bu 6 ülke arasında iki yeni topluluk daha meydana geldi. <strong><em>Gümrük Birliği işlemlerinin daha kolay yürütülmesi için Avrupa Ekonomik Topluluğu ve nükleer enerji projelerinin yürütülmesi için ise Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu kurulmuştur.</em></strong></p>
<p>1965 yılında imzalanan Brüksel Antlaşması ile bu üç topluluk bir araya getirilerek <strong><em>Avrupa Topluluğu</em></strong> adı altında toplanmıştır. Avrupa topluluğuna 1973&#8217;te Danimarka, Birleşik Krallık ve İrlanda da dâhil oldu. Böylece birlik 1. genişlemesini gerçekleştirmiş oldu.</p>
<p><strong><em>1979 yılında ise Avrupa Parlamentosu oluşturuldu.</em></strong> Avrupalı vatandaşlara kendi parlamentolarını kurma ve milletvekillerini seçme hakkı verildi. <strong><em>1981’de Yunanistan, 1986’da İspanya ve Portekiz </em></strong>Avrupa topluluğuna katıldı. Schengen Antlaşması ile 1985&#8217;ten itibaren üye devletlerin birçoğu pasaport kontrolü olmaksızın seyahat imkânına kavuştu. Avrupa bayrağı ise 1986 yılında üye ülkeler tarafından kullanılmaya başladı ve üye ülkelerin liderleri tarafından Avrupa tek senedi imzalandı.</p>
<p><strong><em>Üye ülkeler arasındaki Bürokratik ve formalite işlemlerin kaldırılması amacıyla ve işlemlerin daha hızlı yürütülmesi için Avrupa Politik İşbirliği Kurumu oluşturuldu.</em></strong></p>
<p>[ad2]</p>
<p><strong> </strong><strong>Avrupa Birliği&#8217;nin Oluşumu </strong></p>
<p>Avrupa Ekonomik Topluluğu 1990 yılında Berlin Duvarı&#8217;nın yıkılmasıyla birlikte Doğu Almanya&#8217;yı da içine alarak kendi içerisinde bir genişleme yaşamıştır. Bu tarihten sonra Avrupa Birliği liderleri 1993 yılında Kopenhag kentinde gerçekleştirmiş oldukları zirve ile bazı kriterler belirlemiş ve birliğe katılmak isteyen ülkelere uygulanması görüşü kabul edilmiştir. Bu zirve Avrupa Birliği tarihine <strong><em>Kopenhag Kriterleri </em></strong>olarak geçmiştir. <strong><em>1992 tarihinde ise Maastricht Antlaşması yürürlüğe sokulmuştur.</em></strong> Bu antlaşmaya göre Avrupa Topluluğu; Avrupa Birliği adını almış ve üç sütun ismini verdikleri uygulama başlatılmıştır. Bu üç sütuna göre birinci sütun; Avrupa Birliği ülkelerinin uluslar üstü politikaları, 2. sütun dış politika, 3. sütun ise içişleri olarak adlandırılmaktadır. 2007&#8217;de imzalanmış olan Lizbon Antlaşması ile de Avrupa Topluluğu adı tamamen bırakılarak Avrupa Birliği adını almıştır.</p>
<p><strong><em>1995 yılında Avrupa Birliği 3. genişlemesini gerçekleştirerek Avusturya, Finlandiya ve İsveç&#8217;in katılımıyla büyümeye devam etmiştir.</em></strong> 1997 tarihinde ise Maastrich Antlaşması&#8217;nın bazı başlıklarında iyileştirmeler yapmak için <strong><em>Amsterdam Antlaşması</em></strong> imzalanmıştır. Bu antlaşmanın daha geniş ve olgunlaştırılmış şekli ise <strong><em>2001 yılında imzalanan Nice Antlaşmasıdır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Avrupa Birliği 12 üye ülke ile birlikte 2002 yılında euro para birimine kabul etti.</em></strong> O günden itibaren <strong><em>Euro Bölgesi</em></strong> oluşturularak bu bölge 19 ülkeye ulaştı. 2004 yılına gelindiğinde Avrupa Birliği yeni bir genişleme gerçekleştirerek Avrupa&#8217;nın doğu bloku ülkelerinden 10 yeni aday ülkenin birliğe katılmasına izin verdi. 2007&#8217;de ise Bulgaristan ve Romanya 2013 yılında Hırvatistan&#8217;ın katılmasıyla Avrupa Birliği üye ülke sayısı 28 e çıkmış oldu.</p>
<p>2004 yılında Avrupa Birliği Anayasası oluşturulmaya çalışılmış ancak bazı üye ülkelerin halk oylamalarında bu anayasa kabul edilmemiştir. 2004 yılında imzalanmış olan Lizbon Antlaşması çerçevesinde üye ülkeler birlikle ilişkilerini sürdürmeye devam etmiştir.</p>
<h3><strong>Avrupa Birliğine Üye Ülkeler/ AB Üyeleri </strong></h3>
<p>Avrupa Birliği üyeleri: Almanya, Avusturya, Birleşik Krallık, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hırvatistan, Hollanda, İrlanda, İspanya, İsveç, İtalya, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya ve Yunanistan&#8217;dan oluşur. Birliğe katılmak isteyen 6 aday ülke ise şunlardır: Türkiye, Sırbistan, Karadağ, Makedonya, İzlanda, Arnavutluk’tur. Bunun yanında Kosova ve Bosna Hersek ise olası adaylar olarak işlem görmektedir.</p>
<p>Avrupa Birliği&#8217;ne katılmak isteyen ülkeler 1993 yılında imzalanan Kopenhag Kriterlerine uymak zorundadır. Bu kriterler göre her ülkenin kendi içerisinde insan hakları ve demokrasiye saygı, birlik ülkeleri ile rekabet edecek düzeyde sağlam ekonomik bir temel ve tamamıyla Avrupa Birliği yasalarını kabul edecek bir yönetim biçimi olarak üye ve aday ülkelere gösterilmektedir. Bir ülkenin Avrupa Birliği&#8217;ne girip giremeyeceğini belirleyen kuruluş ise Avrupa Konseyi’dir. İsviçre Avrupa kıtasında bulunur ancak Avrupa Birliğine üye olmayan İsviçre, İzlanda, Lintenstein ve Norveç Avrupa Birliği&#8217;nin bazı düzenlemelerine kısmi olarak katılmaktadır.</p>
<p><strong>Avrupa Birliği Coğrafyası </strong></p>
<p>Avrupa Birliği esasen Avrupa kıtası içerisindeki toprakları kapsar. Ancak büyüme ve genişleme çalışmalarından dolayı Danimarka&#8217;nın bazı Adaları ve Birleşik Krallık’a bağlı bulunan bazı adalar Avrupa kıtası toprakları dışındadır. Diğer yandan Grönland, Kanarya Adaları, Fransız Guyanası, Hollanda Antilleri gibi birçok toprak parçası da kıtanın dışına taşan bölgelerdir. Kıbrıs Adası da kuzeyi ve güneyi ayırt edilmeksizin Avrupa kıtasının dışında kalan bir toprak parçasıdır.</p>
<p>Avrupa Birliği üyesi ülkelerin oluşturduğu toprak parçası; yüzölçümü bakımından 4.422.773 kilometre karelik bir alana sahiptir. Bu açıdan dünya ülkeleri seviyesinde altıncı büyük yüzölçümüne sahiptir. Ülkeler bazında Kanada&#8217;dan sonra en uzun kıyı şeridine sahip Avrupa Birliği toprakları Avrupa Birliği dışında olan 22 ülke ile kara sınırına sahiptir. Bu yönüyle dünyadaki en uzun 5. kara sınırını elinde tutmaktadır. İklim özellikleri bakımından ise geniş bir coğrafyaya sahip olduğu için iklim çeşitliliği yaşanmaktadır. Akdeniz ikliminden, okyanus iklimine; karasal iklimden kuzeyi iklimine kadar birçok iklim çeşitliliğini görmek mümkündür.</p>
<h4><strong>Avrupa Birliği Kurumları ve Yönetimi/ AB Kurumları</strong></h4>
<p>Avrupa Birliği Yönetimi çeşitli birimlerden ve kuruluşlardan oluşur. Avrupa Kömür ve Çelik işletmelerinin kurulmasının üzerinden bugüne kadar birçok antlaşma ve iyileştirmeler yapılarak yeni kurum ve kuruluşlar birliğin bünyesine eklenmiştir. Bu kuruluşlar karar verme mekanizması ve yaptırım gücü bakımından üye ülkelerin üzerinde uluslararası bir statüye sahiptir. Kurumların üye ve aday ülkeler üzerinde yaptırım gücü bulunmaktadır. Üye ve aday ülkeler arasındaki herhangi bir anlaşmazlık çıkması durumunda Avrupa Birliği kurumlarının kanun, kural ve kararları temel alınır.</p>
<p><strong>Avrupa Komisyonu </strong></p>
<p><strong><em>Avrupa Komisyonu milletvekillerinden oluşan parlamentoya ve devlet başkanlarından oluşan konseye mevzuat, kanun ve kararlarında etkili olmak amacıyla çeşitli öneriler sunarak yasama sürecini başlatan kurumdur.</em></strong> Avrupa Birliği&#8217;nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu genel olarak Avrupa Birliği politikalarını uygulayarak Avrupa Birliği bütçesini yönetmekle yetkilidir. Avrupa Komisyonu 28 üyeden oluşur. Her üye komisyona bir temsilci gönderir ve bu kişilere “komiser” adı verilir. Her komiserin görev süresi 5 yıldır ve görev süresi tamamlanan komiser yeniden seçilebilir. Avrupa Birliği Komisyonu&#8217;nun başkanını Avrupa Birliği Zirvesi seçer ve bu seçimi Avrupa Parlamentosu&#8217;nun onayına sunar. Komisyon görev süresi müddetince üye devletler tarafından görevinden alıkonulamaz. Avrupa parlamentosu da komiserleri görevden alma yetkisine sahip değildir. Avrupa Birliği Komisyonu&#8217;nun görevden alınması ancak güvensizlik oyu ile mümkündür ve bunu da komisyon kendi üyeleri arasında yapacağı bir seçimle gerçekleştirir. Avrupa Birliği Komisyonu&#8217;nun Merkezi Brüksel’dedir.</p>
<p><strong>Avrupa Parlamentosu</strong></p>
<p>[ad3]</p>
<p><strong><em>Avrupa parlamentosu birliğe üye olan ülkelerin vatandaşları tarafından 5 yılda bir yapılan seçimlerde belirlenir.</em></strong> Avrupa parlamentosu Avrupa Birliğine üye 28 ülkenin temsilcilerinden oluşur. Avrupa Parlamentosuna her üye ülkenin kaç temsilci göndereceği ülkelerin nüfusları ile alakalıdır. Parlamentonun genel kurulu Strazburg&#8217;da toplanır. Brüksel&#8217;de parlamentonun komiteleri ve siyasi grupları, Lüksemburg&#8217;da ise sekretaryası bulunur.</p>
<p>Avrupa parlamentosu Avrupa Konseyi ile beraber yasama yetkisine sahiptir. Avrupa Birliği&#8217;nin bütçesini Avrupa parlamentosu ile birlikte Avrupa Konseyi yapar. Ayrıca parlamentonun Avrupa Birliği&#8217;nin diğer kurumları üzerinde siyasal denetim yetkisi bulunmaktadır. Avrupa Parlamentosu Avrupa Komisyonu&#8217;na sözlü veya yazılı soru sorabilir, komisyon hakkında soruşturma komiteleri oluşturabilir, gelen şikâyet dilekçelerini kabul edebilir. Parlamento ayrıca komisyon üyelerini yapacağı güvensizlik oylamasıyla ve 2/3 çoğunlukla heyet olarak istifa etmeye zorlayabilir. Avrupa Birliği Komisyonu&#8217;nun başkan ve üyelerinin seçiminde parlamentonun güvenoyu aranır.</p>
<p><strong>Avrupa Birliği Konseyi </strong></p>
<p><strong><em>Avrupa Birliği Konseyi birliğe üye olan devletlerin hükümetlerinde görev alan bakanlardan oluşan bir organ olarak çalışır.</em></strong> Avrupa Konseyi dönem başkanları 6 aylık sureler içerisinde üye devletlerarasında el değiştirir. Konsey Avrupa Parlamentosu ile beraber Avrupa Birliği&#8217;ne dair yasal düzenlemeleri kabul etme yetkisini elinde bulundurur. Diğer yandan komisyonun hazırlamış olduğu bütçeye Avrupa Parlamentosu ile birlikte onaylar. Avrupa Birliği Konseyi&#8217;nin karar alma mekanizması Lizbon Antlaşması ile sağlanmıştır. Bu antlaşmaya göre 345 olan konsey üyesinin oylarının 255 olumlu olması halinde ve birliğe üye ülkelerin yarıdan fazlasının olumlu görüş bildirmesi durumunda karar alınmaktadır. 2017 yılından sonra bu karar mekanizmasında ki oy oranı, ağırlıklı oy esasına dayanan bir sisteme göre yürütülmektedir.</p>
<p><strong>Avrupa Birliği Zirvesi </strong></p>
<p><strong><em>Avrupa Birliği Zirvesi birliğe üye olan devletlerin hükümet ve devlet başkanlarından oluşan bir organdır ve organın Merkezi Brüksel’dir.</em></strong> Avrupa Birliği&#8217;nin en yüksek derecede siyasi liderlerin bir araya getiren organ; biri başkan olmak üzere her üye ülkeden birer temsilci ile oluşur. Avrupa Birliği Liderler Zirvesi adını da alan Avrupa Birliği Zirvesi üye ülkelerin devlet başkanlarından ya da hükümet başkanlarından oluşur. Avrupa Birliği Zirvesi her yıl en az 4 toplantı yapar ve bu zirvelerde dönüşümlü olarak Avrupa Birliği Konseyi başkanlığı görevini yürüten ülke temsilcisi zirveye başkanlık eder.</p>
<p><strong>Avrupa Adalet Divanı </strong></p>
<p><strong><em>Avrupa Adalet Divanı Avrupa Birliği&#8217;nin adaletle ilgili bölümünü oluşturan organdır ve Lizbon Antlaşması uyarınca kurulmuştur.</em></strong> Avrupa Birliğine üye olan ülkeler arasında ilk derece mahkemeleri ile birlikte en üst mahkemeye oluşturur. Üye ülkelerde bulunan adalet temsilcileri ile birlikte anlaşmalar ve Avrupa Birliği hukuku gereğince, birliğin içindeki uyuşmazlık ve anlaşmazlıkları değerlendirerek uygular. Avrupa Adalet Divanına bağlı olarak çalışan ilk derece mahkemeleri Avrupa Birliği&#8217;nin diğer mahkemelerinden önce davalara genel olarak doğrudan yahut bireylerin veya şirketlerin davalarına bakar. Avrupa Adalet Divanı ise üye ülkeler ve Avrupa Birliği kurumları ile ilgili davalarla ve üye ülke mahkemelerinin bir üst mahkemeye sevk ettiği uyuşmazlıkları çözer. Kişiler ve şirketler üye ülkeler içindeki ilk derece mahkemelerinde alınan kararlar doğrultusunda ve bazı yasalara göre Avrupa Adalet Divanına başvuruda bulunup temyiz isteminin de bulunabilir.</p>
<p>Avrupa Birliğine üye olan devletlerin yerel mahkemelerinin kararlarını Avrupa Birliği hukukunun birincil uygulayıcıları olarak çalışırlar. Bu mahkemeler üye ülkeler arasında yapılan antlaşmalar ışığında, Avrupa ve ulusal mahkemeler arasında bir işbirliği ilişkisi içerisindedir. Üye ülkelerin yerel mahkemeleri iç konularda Avrupa Birliği hukukunun uygulamakla görevlidirler. Lakin bir yasanın yorumlanmasında açıklamaya ihtiyaç duyulursa mahkeme ya da davacı tarafından Avrupa Adalet Divanında karar ya da duruşma tarihi isteme hakkına sahiptir.</p>
<h5><strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi </strong></h5>
<p><strong><em>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Merkezi Strazburg’da bulunan Avrupa Birliğine üye olan ülkelerin bağlı olduğu uluslararası bir yargı kurumudur.</em></strong>  AİHM Avrupa Birliğine üye olan ülkelerin kabul etmiş olduğu insan hakları ve temel özgürlüklerin korumaya dair sözleşme hükümlerini onaylamış ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bir hâkim vermiştir. Avrupa Konseyi&#8217;ne bağlı olarak çalışan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi üye sayısı 47’dir.</p>
<p>Hâkimler kendi ülkeleri adına karar ve temsil yetkisine sahip olmayıp, mahkeme kuralları çerçevesinde kendi adlarına görev yaparlar. Hâkimlere yardımcı olmak üzere yine hukukçu olan yazı İşleri müdürleri yahut raportörler bulunmaktadır. Bu raportörler de kendi ülkeleri adına başvuruları kabul etmezler. Tamamen bağımsız mahkeme adına çalışırlar.</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin bir gereği olarak yargısal bir mevki ve yaptırım gücü içermektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sözleşmeye imza atan üye ülkeler bazında bağlayıcı bir nitelik taşımaktadır. Sözleşmenin amacı Avrupa&#8217;da temel insan haklarına ve özgürlüklerine uygun olarak insan yaşamının tesis edilmesidir. Bu sözleşmeye aykırı davranan üye ülkenin kurumları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde yargılanır. Ve bütün üye ülkeler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vermiş olduğu kararları resmen ve fiilen uygulamak zorundadır.</p>
<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tam zamanlı bir statüyle çalışan kurumdur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ülkeler ve kurumlar hakkında vermiş olduğu kararların yerine getirilmesi sürecinin kontrolü ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine aittir. Daha önce Avrupa İnsan Hakları Komisyonu ve Divanı kabul edilebilir davaları ve başvuruları esastan incelemek ve karara bağlamak üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine sevk eder. Komisyon öncelikle dava hakkında inceleme yapar, rapor hazırlar ve inceleme süreci de dâhil olmak üzere bir karara bağlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde görev yapan hâkim ve yargıçlar tarafsızlıklarını ve bağımsızlıklarını zedeleyecek başkaca bir görev üstlenmezler. Bir hâkimin veya görevlinin mahkeme bünyesinde çalışmak ve seçilmek için hangi şartları taşıması gerektiği, ne kadar süre görev yapacağı, görevlerine ilişkin bütün yönetmelikler mahkeme tarafından belirlenmiştir.</p>
<h6><strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;ne Başvuru </strong></h6>
<p><strong><em>Bir kimsenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunabilmesi için öncelikle kendi ülkesi içindeki iç hukuk yollarının tüketmiş olması gerekir.</em></strong> Şahıslar ülke içindeki mahkemelerde kendileri hakkında verilmiş olumsuz ve nihai kararlar kendilerine tebliğ edildikten sonra 4 ay içerisinde merkezi Strazburg’da bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;ne başvuru yapar. İnternet üzerinden başvuru yapılabileceği için bu süre daha önce 6 ay olmasına rağmen 4 aya indirilmiştir.</p>
<p>Mahkemeye yapılacak başvuru dili genellikle İngilizce ya da Fransızca olmaktadır. Lakin üye veya aday ülke devletlerinin birinin dili ile de başvuru yapılabilir. Mahkeme yapılan başvurunun ön incelemesini ve ön koşulları yerine getirip getirmediğini değerlendirdikten sonra mahkeme başvuruyu kabul ederse, davanın esastan incelemesine başlar. Ön koşulları tamamlamayan başvurular ise reddedilir. Önkoşul başvurusunu tamamlamayan kişiler itiraz için başka herhangi bir mercie başvuruda bulunamazlar. Mahkeme esas üzerinde kararını vermeden önce son bir defa taraflar arasında “dostane çözüm” adı ile bir uzlaşma önerisinde bulunur. Taraflar bu öneriyi kabul eder ve uzlaşırsa mahkeme düşer. Dostane Çözüm yolu ile tarafların uzlaşması mümkün değil ise mahkemeye başvuruyu esastan inceler ve tarafların da yazılı görüşlerini almak kaydıyla gerekli tetkikleri yapmaya başlar.</p>
<p>Mahkeme gerekli görürse duruşma yapar, tanıkları dinler, keşif yapar, bilirkişi görevlendirir. Esastan inceleme neticesinde mahkeme başvuru sahibinin sözleşmeden kaynaklanan bir hakkının devlet kurumları tarafından ihlal edildiği hükmüne varırsa; kişinin hakkaniyetine uygun bir şekilde zarar gören tarafın zararın karşılanmasına hükmeder. Diğer bir deyişle kişinin o güne kadarki bütün zararının tazminatıyla birlikte kişiye ödenmesine karar verir. Bu kararın devlet tarafından uygulanıp uygulanmadığı ise Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından denetim altına alınır.</p>
<p><strong><em>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 1998 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtüzüğünde belirtilen maddelere göre “genel kurul, komite, tek yargıç, daire, 17 yargıçlık büyük daire”den oluşur.</em></strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/avrupa-birligi-hakkinda-bilgi/">Avrupa Birliği Hakkında Bilgi</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/avrupa-birligi-hakkinda-bilgi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şah Fırat Operasyonu Nedir?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/sah-firat-operasyonu-nedir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/sah-firat-operasyonu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 May 2018 10:06:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=113944</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şah Fırat Operasyonu Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen ve 22 Şubat 2015&#8217;de Süleyman Şah Türbesi&#8217;nde bulunan 38 personelin Türkiye&#8217;ye getirilmesi ve türbe haziresinde bulunan Süleyman Şah ve 2 kumandanının naaşı ile hazireye ait eşyaların taşınarak, Suriye’nin Eşme köyüne getirilmesi ile sonuçlanan operasyondur. Şah Fırat Operasyonunun Detayları Şah Fırat operasyonu Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;ne gelen kriptolu bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sah-firat-operasyonu-nedir/">Şah Fırat Operasyonu Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şah Fırat Operasyonu Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen ve <strong><em>22 Şubat 2015&#8217;de Süleyman Şah Türbesi&#8217;nde bulunan 38 personelin Türkiye&#8217;ye getirilmesi</em></strong> ve türbe haziresinde bulunan Süleyman Şah ve 2 kumandanının naaşı ile hazireye ait eşyaların taşınarak, Suriye’nin Eşme köyüne getirilmesi ile sonuçlanan operasyondur.</p>
<h2><strong>Şah Fırat Operasyonunun Detayları</strong></h2>
<p>Şah Fırat operasyonu Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;ne gelen kriptolu bir mesaj ile başlatılmıştır. Mesajda Süleyman Şah Türbesi’nin ve Saygı Karakolu’nun etrafında IŞİD ile YPG arasında büyük bir çatışmanın çıkacağı ve bu çatışmada türbenin ve güvenlik güçlerinin zarar görebileceği anlatılır. TSK bilgiyi hükümete aktarır ve hazırlıklar tamamlanır.</p>
<p>Tuğgeneral İhsan Başbozkurt komutasında 21 Şubat akşamın gece 21.00 da başlayan harekât eş zamanlı iki operasyon olarak gerçekleştirildi. 2 grup halinde operasyona çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından bir grup; türbenin nakledilecek -yine Suriye topraklarında bulunan- Eşme bölgesini güvenlik koridoru altına alır. Diğer grup ise 35 kilometre giderek türbeye ulaşıp türbede bulunan askerleri tahliye ederler. Şah Fırat Operasyonunda 100 araç, 572 personel, 57 zırhlı araç ve 39 tank ile birlikte F16 devriye uçakları eşlik etmiştir.</p>
<p>[ad1]</p>
<p>22 Şubat sabahı saat 4.45 de türbede bulunan 38 personel ve türbeye ait olan kutsal eşyalarla birlikte Süleyman Şah ve iki kumandanın naaşları Eşme köyüne nakledilmek üzere Cabir kalesinden alındı ve operasyon sabah saat 6.00’da sona erdi.</p>
<p>Türbe yerinden kaldırılmadan evvel dini tören düzenlendi. Askerler türbeyi ve müştemilatını bulunduğu yerden kaldırdıktan sonra türbenin bulunduğu Saygı Karakolu’nu patlayıcılarla imha etti. Operasyon sırasında bir asker meydana gelen kaza sonucunda şehit olur. Hava Kuvvetleri F 16’larla birlikte devriye görevi yaptı ancak operasyonda herhangi bir ateşleme ihtiyacı duyulmadı.</p>
<p><strong><em>Dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı operasyonun detaylarını şöyle açıkladı: </em></strong></p>
<p>Süleyman Şah Saygı Karakolu için cumartesi gecesi saat 21.00’de eş zamanlı iki operasyon başlatıldı. Önce Şanlıurfa Mürşitpınar&#8217;dan Türk birlikleri Suriye&#8217;ye girdi ve Karakozak köyüne doğru hareket etti.</p>
<p>21.02&#8217;de bir başka tank birliği Eşme civarından yine Suriye topraklarına girerek yakın bir noktada Süleyman Şah&#8217;ın yeni mekânını düzenlemek için bir toprak parçasını kontrol altına aldı.</p>
<p>Bayrağımız 21.02&#8217;den itibaren Eşme&#8217;de dalgalanmaya başladı.</p>
<p>00.30&#8217;da Türk askerlerimiz Süleyman Şah Saygı Karakolu&#8217;na ulaştı.</p>
<p>Süleyman Şah&#8217;ı nakil edebilmek için dini tören düzenlendi.</p>
<p>Şah Fırat adıyla yapılan operasyonda 39 tank, 57 zırhlı araçla 100 araç ve 572 personelle Suriye&#8217;ye girdik.</p>
<p>04.45’ten sonra son Türk askerinin de çekilmesi ve buradan yeni yere hareket etmesiyle geri dönüş başladı.</p>
<p>06.03&#8217;te ilk bölük askerleri Türkiye sınırına ulaştı.</p>
<p>Operasyon sırasında herhangi bir çatışma yaşanmadı fakat Başçavuş Halit Avcı adlı asker operasyonun başında intikal sırasında kaza sonucu şehit oldu.</p>
<p>Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu Süleyman Şah&#8217;ın kabri ile beraber Suriye sınırında bulunan ve Mücavir Suriye Eşmesi Köyü&#8217;nün kuzeyinde kalan ve aynı büyüklükte araziye sahip bir alana geçici olarak yerleştirilmiştir. Bölgede görev yapan 38 sivil ve askeri personel ise Şanlıurfa üzerinden Türkiye&#8217;ye getirilmiştir. Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu Türkiye&#8217;nin Suriye toprakları içerisinde bulunan tek arazisi olarak bilinmekteydi.</p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sah-firat-operasyonu-nedir/">Şah Fırat Operasyonu Nedir?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/sah-firat-operasyonu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süleyman Şah Türbesi Nerede?</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/suleyman-sah-turbesi-nerede/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/suleyman-sah-turbesi-nerede/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 May 2018 10:50:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[KPSS Güncel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=113999</guid>

					<description><![CDATA[<p>Süleyman Şah Türbesi Nerede? Süleyman Şah Türbesi ve Süleyman Şah Saygı Karakolu; Suriye&#8217;nin Halep şehrinin Eşme köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır ve Türkiye&#8217;nin kendi sınırları dışındaki tek toprak parçasıdır. uluslararası literatürde bu duruma exlav denilmektedir. Süleyman Şah Türbesi Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun kurucusu ve ilk beyi olan Osman Gazi&#8217;nin dedesi ve Ertuğrul Bey&#8217;in babası olan Süleyman Şah&#8217;ın mezarını [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/suleyman-sah-turbesi-nerede/">Süleyman Şah Türbesi Nerede?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Süleyman Şah Türbesi Nerede? </strong></h2>
<p>Süleyman Şah Türbesi ve Süleyman Şah Saygı Karakolu; Suriye&#8217;nin Halep şehrinin Eşme köyü sınırları içerisinde bulunmaktadır ve Türkiye&#8217;nin kendi sınırları dışındaki tek toprak parçasıdır. uluslararası literatürde bu duruma exlav denilmektedir.</p>
<p>Süleyman Şah Türbesi Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun kurucusu ve ilk beyi olan Osman Gazi&#8217;nin dedesi ve Ertuğrul Bey&#8217;in babası olan Süleyman Şah&#8217;ın mezarını bulundurmaktadır. Süleyman Şah&#8217;ın naaşının yanında iki yardımcı askeri de bulunmaktadır. bazı rivayetlere göre türbede medfun bulunan Süleyman Şah’ın, Ertuğrul Gazi&#8217;nin babası değil Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan&#8217;ın babası olan Süleyman Şah olduğu konusunda da farklı fikirler öne sürülmektedir.</p>
<p>Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan&#8217;ın Malazgirt Meydan Savaşı&#8217;ndan sonra yeni Vatan ve toprak edinmek amacıyla Batıya yönelen Oğuz Boyları içinde Süleyman Şah liderliğindeki Kayı Boyu da bulunmaktaydı. Süleyman Şah boyuna yeni bir yurt edinmek üzere çıktığı yolculukta Halep yakınlarındaki Caber kalesi yakınlarına gelir ve Fırat Nehri boylarına babasıyla beraber ikamet eder. buradan bir müddet sonra ayrılarak yeni bir yurt edinmek üzere yola çıkar lakin Fırat Nehri&#8217;ni geçerken 1227 yılında iki muhafız ile birlikte Fırat Nehri&#8217;nin suları altında kalır.</p>
<p>[ad1]</p>
<h2><strong>Süleyman Şah Türbesini Kim Yaptırdı?</strong></h2>
<p><strong>Süleyman Şah&#8217;ın naaşı ve iki muhafızı Caber Kalesi eteklerindeki bir kümbete defnedilir. Kümbet Osmanlı Devleti döneminde devlet sınırları içinde bulunduğundan dolayı buraya Sultan II. Abdülhamit tarafından bir türbe inşa ettirilir ve buranın adı “Türk Mezarı” olarak bilinir.</strong> Süleyman Şah Türbesi’ni II. Abdülhamit Han tarafından yapıldığını gösteren plan ise Prof. Dr. Erhan Afyoncu tarafından bulunmuştur.</p>
<p>Caber Kalesi ve Süleyman Şah Türbesi Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun yıkılması ile birlikte, Suriye Fransa mandasına yani Fransa hükümetinin kontrolüne girmiştir. Türkiye ile Fransa arasında yapılan ve 20 Ekim 1921 yılında imzalanan Ankara Antlaşması&#8217;nın 9. maddesi ve Lozan Antlaşması&#8217;nın 3. maddesi gereğince Caber Kalesi ve türbe; müştemilatıyla beraber Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin toprağı olarak kabul edilen ve Türkiye&#8217;ye kale etrafında asker konuşlandırma ve Türk bayrağı çekme hakkı verilmiştir. Türkiye ile Fransa arasında imzalanan Ankara Antlaşması&#8217;nın devam etmesi açısından son Osmanlı halifesi II. Abdülmecid, Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;ne bir mektup göndererek Osmanlı Hanedanı&#8217;nın atası olan Süleyman Şah&#8217;ın kabri hususunda meclisin gösterdiği alakaya teşekkürlerini iletmiştir.</p>
<h3><strong>Süleyman Şah Türbesi Neden Taşındı?</strong></h3>
<p>1968 yılında Fırat Nehri üzerinde Suriye hükümeti Barajı’nın 1973 yılında bitirileceğini ve barajın su toplamaya başlaması ile birlikte Caber Kalesi ile Süleyman Şah Türbesinin tamamen sular altında kalacağını ileri sürmüştür. Türk hükümetine türbenin yerinin değiştirilmesini yahut türbenin tamamen Türkiye&#8217;ye nakledilmesine talep eden bir nota göndermiştir. Türk hükümeti ise bu notaya karşılık Suriye&#8217;ye diplomatik bir nota vererek Keban Barajı&#8217;nın kapaklarının kapatılacağını ve Fırat Nehri&#8217;nin suyunun Suriye&#8217;ye akışının engelleyeceğini bildirmiştir. Türk hükümeti bu notasını gerçekleştirmiş karşılıklı iki ülke restleşmiştir. daha sonra Türk hükümeti, Devlet Su İşleri&#8217;nde görevli uzmanlar ve mimarlar göndererek türbenin nereye ve nasıl taşınabileceğini tespit ettirmiştir. Uzun süren restleşme ve müzakerelerin sonunda Ankara ile Suriye hükümeti arasında bir antlaşma imzalanmıştır.</p>
<p>bu anlaşmaya göre;</p>
<p>Süleyman Şah Türbesi ve Saygı Karakolu müştemilatı ile beraber Halep-Haseki yolu üzerindeki Karakozak Köyü yakınlarına nakledilecek.</p>
<p>Kaldırıldığı yerdeki barajın kenarında türbenin konumuna en yakın yerde bulunan tepeye mermer bir kitabe dikilecek.</p>
<p>Türbenin yerinin tespit edilmesi amacıyla baraj gölü üstünde bir şamandıra bulunacaktır.</p>
<p>[ad2]</p>
<p>Süleyman Şah Türbesi 1973&#8217;te askeri karakol ve türbe olarak Şanlıurfa&#8217;ya 92 km, Halep&#8217;e ise 123 kilometre mesafedeki Fırat&#8217;ın doğu kıyısında bulunan Karakozak köyüne 10.096 metrekarelik bir alan içerisine taşınmıştır. Suriye hükümeti 1995&#8217;te bu sefer de Karakozak köyündeki Teşrin Barajı sebebiyle Süleyman Şah türbesinin bu bölgenin de dışına çıkarılmasını gündeme getirir. Bu fikir üzerine Türkiye ve Suriye arasında yapılan müzakereler neticesinde türbenin yerinin baraj gölünün olumsuz tesirlerinden korunması için tahkim edilmesi kararlaştırılmıştır. 2001 yılında ise Fırat Nehri üzerinde bulunan Teşrin Barajı&#8217;nın tamamlanması sebebiyle Suriye hükümeti tarafından türbenin yerinden kaldırılması tekrar gündeme getirilmiştir ancak 57. Türkiye Hükumeti bu teklifi kabul etmeyip türbenin mevcut yerinin korunması yönünde karar almış ve uygulamıştır. bu karara göre Süleyman Şah Türbesi 10 dönümlük bir arazi üzerinde içi ve dışı onarılarak, karakol binası da yeniden inşa edilerek ziyarete açılmıştır.</p>
<h2>Süleyman Şah Türbesinin Mimari Yapısı Ve Özellikleri</h2>
<p>Süleyman Şah Türbesi Karakozak Köyü yakınlarına türbe, karakol ve lojman olarak 2 Türk mimar ve 20 işçinin çalışmasıyla 4 ay gibi bir sürede bitirilmiş ve bütün masrafları Türk hükümetince karşılanmıştır. türbe geleneksel Türk mimarisinin motiflerini yansıtacak şekilde ve modern mimari bir araya getirilerek yapılmıştır . Türbeye dışarıdan yapılacak taciz ateşlerine karşı askerlerin nöbet tuttuğu mekanlar ve karakol olarak inşa edilmiştir.</p>
<p>Teşrin Barajı&#8217;nın sularının yükselmesi sebebiyle 2008 yılında Türkiye Cumhuriyeti Orman ve Su İşleri Bakanlığı himayesinde yeniden muhkem hale getirilmiştir. türbenin etrafına beton duvarlar örülmüş, karakol binasının arkasına su arıtma tesisi yapılmıştır. bunlarla birlikte Türkiye&#8217;den getirilen ağaçlar ve hazır çimler ile yeşil bir alana dönüştürülmüştür.</p>
<p>Süleyman Şah Saygı Karakolu’nda ise Jandarma İhtiram Kıtası bulunmaktadır. modern bir karakol yapısına sahip olan yapıda, her ayın yedisi ve yirmisinde karakolun ikmalini sağlamakla görevli personelin değişimi yapılmaktadır. türbe halen 20. Zırhlı Tugayı 3. Hudut Alay Komutanlığı 2. Hudut Taburuna bağlı 25 asker tarafından korunmaktadır.</p>
<h2><strong>Süleyman Şah Türbesi’nin Taşınması</strong></h2>
<p>Suriye iç savaşı ve IŞİD yapılanması Süleyman Şah Saygı Karakolu Özgür Suriye Ordusu ve IŞİD arasındaki çatışmalar neticesinde 13 Mart 2014 yılında IŞİD kontrolüne geçmiştir. IŞİD Youtube üzerinden Türk hükümetini tehdit ederek Türk bayrağının 3 gün içerisinde indirilmesi gerektiğini bildirmiştir. bunun üzerine Türkiye güvenlik tedbirlerini en üst seviyeye çıkararak Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı&#8217;ndan araç ve personel desteği yapmıştır. buraya ilave kulübeler inşa ederek askerleri konuşlandırılmıştır. dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Süleyman Şah Karakolu için kriz masası kurmuştur.</p>
<p><strong>22 şubat 2015&#8217;te ise bölgenin Suriye hükümetinin kontrolünden çıkması ve IŞİD&#8217;in kontrolüne girmesi sebebiyle Türk hükümeti tarafından Şah Fırat operasyonu düzenlenmiş ve Süleyman Şah Türbesi ile birlikte Saygı Karakolu Suriye’nin Eşme köyü yakınlarına taşınmıştır.</strong></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/suleyman-sah-turbesi-nerede/">Süleyman Şah Türbesi Nerede?</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/suleyman-sah-turbesi-nerede/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
