Divan Şairinin Dilindeki Edebiyat Terimleri
(Prof.Dr. Mine Mengi)
Söze bir sözlüğün ön sözünden alıntı yaparak girelim: Mustafa Nihat Özön , Edebiyat ve Tenkid Sözlüğü adlı, zamanımızdan takriben yarım yüzyıl önce yayımlanmış olan eserinin ön sözünde, edebiyat terminolojimizin tarihiyle ilgili şu bilgiye yer verir: “Edebiyat-ı Cedide Batı anlamındaki tenkid üzerinde epey çalışmıştır. Tenkid tarihi çalışanlar, üsluplar üzerine bazı önemli yazılar çevirdikleri gibi tenkid örnekleri denecek şekilde bazı çevirmeler de yaptılar. Fakat bu işin tekniğinden söz edilmiyor, terim diye bir şey düşünülmüyordu. Bu temel kurulmadıkça da tenkid denen şey, temelsiz, köksüz bir söz kalabalığı sınırını aşamıyordu.”[1] Mustafa N. Özön , bu söyledikleriyle bize öncelikle edebiyat çalışmaları açısından terimlerin önemini vurgulamaktadır. Bunun yanı sıra, terimler üzerindeki çalışmaların, edebiyat inceleme, araştırma ve eleştiri çalışmalarıyla birlikte başladığı ve terim konusundaki çalışmaların geçmişinin pek eskilere gitmediği bilgisini verir.
Bugün dilimizde kullandığımız edebiyat terimleri, üç ayrı kaynaktan gelmektedir. Söz konusu terimlerin bir kısmı, ıstılahat-ı edebiyye olarak bilinen geçmişten günümüze yaşayabilmiş; -çoğu Arapça-Osmanlıca terimlerdir. Eski dilden gelme terimlerle birlikte, günümüz edebiyat terimleri arasında, Batı dillerinden dilimize geçmiş terimler vardır. Ayrıca, dilimizde çoğu Osmanlıca terimlere karşılık olarak türetilmiş Türkçe terimler bulunmaktadır. Kısacası bugün edebiyat incelemelerinde kullanılan bir hayli terim vardır. Cumhuriyet dönemi terim çalışmalarının, yukarıda değinildiği gibi, çok eskilere gitmeyen bir geçmişinin olmasına karşın, terimlerde belli bir sayısal çoğunluğa ulaşılmış olması, aslında olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Ancak günümüzde, terimlerin kullanımındaki artışla birlikte, başka alanlarda olduğu gibi edebiyat alanında da terimlerle ilgili bazı sorunların yaşandığı görülmektedir.















