acil kitap


Ahmet Kaya‘nın Gerçek Yüzü

Ahmet Kaya'nın Gerçek YüzüSon zamanlarda Ahmet Kaya’nın adı, medyada sıkça yer almaya başladı. Çünkü geçtiğimiz hafta içinde, ölüm yıldönümü nedeniyle Ahmet Kaya için hazırlanan anma programı oldukça dikkat çekici açılımları beraberinde getirdi. Bir zamanlar devlet ve Türklük karşıtı konuşmaları nedeniyle herkesin karşı olduğu bu kişi, nedense son günlerce masum kardeşlik türküleri söyleyen bir sanatçı gibi anılıyor. Hazırlanan programa sanat ve politika alanından ünlü isimlerin katılması yoluyla, Türk milletinde gerçek yüzünü aşağıda açıklayacağımız Ahmet Kaya hakkında bir sempati oluşturulmaya çalışılıyor.

Ahmet Kaya’ya karşı tutum geliştirenlerin temel hareket noktası, bu kişinin yaşamı boyunca Türklük ve Türkiye aleyhtarlığı yapmasıdır. Her fırsatta “barış ve kardeşlik nutukları atıyor gibi görünse de, özellikle yurt dışındaki konserlerinde apaçık pkk sempatizanı olduğunu gösteren açıklamalar yapmış, terörist ağzıyla şarkılar söylemiştir. Evet bunlar uydurma değildir ve hepsi, aşağıdaki videoda göreceğiniz üzere belgelerle kanıtlanabilir bilgilerdir.

Türkiye’de yaptığı bölücü konuşmalar nedeniyle yurt dışına kaçan Ahmet Kaya, Türkiye’ye her konserinde kan kusmuş, Almanya’da görüntülendiği ilk günlerde Türkiye’den kaçarken yanında ne getirdiği sorulduğunda “Arabam şerefsizlerin ülkesinde kaldı.” diyerek Türklere apaçık “şerefsiz” diyerek hakaret etmiştir. Paris’teki bir konserine girilen kapıya “Türkler ve köpekler giremez” tabelasını, yine Ahmet Kaya‘nın kendisi astırmıştır. Bir konuşmasında “Dağdaki adamın -ki bunlar terörist oluyorlar- paraya ihtiyacı var.” demiştir. Berlin ve Münih’te yaptığı tüm konserlerde şerefsiz Apo’nun posterinin altında sahneye çıkmıştır. Yine aşağıdaki videoda izleyebileceğiniz bir konserinde “Kürdüz sonuna kadar, kürdüz ölene kadar, vallahi APO‘yu özledik!” sözlerinin sıkça tekrarından oluşan bir şarkıyı binlerce pkk sempatizanıyla birlikte söylemiştir.


Türkiye‘de Kürt İstilası

Son günlerde haberlerde sıkça dile getirilen “kürt sorunu” ve “kürt açılımı“, hükümet kanadı tarafından bir “demokratikleşme çabası” olarak gösterilmeye çalışılıyor. Birçok şeyi, gösterildiği gibi öğrenmeye çalışan Türk milleti de, bu durumu bilinçsizce yorumluyor. Türkiye’de kürtlere verilmek istenen bazı ayrıcalıklar, onların haklı isteklerini karşılamak için yapılıyormuş gibi gösteriliyor. Fakat tüm bu çabaların arka planında, Ab ve Abd destekli “Büyük Ortadoğu Projesi” bulunuyor.

Türkiye, 1980′lere kadar türlü çatışma ortamlarına girmiştir. “Alevi-Sünni” ve “Sağcı-Solcu” gibi sınıflar içinde çatışmaya sürüklenen ülkemiz, 1990′lara doğru yeni bir çatışmaya doğru sürüklenmeye başlamıştır. Abd’nin Türkiye üzerinde egemenlik kurma düşüncesi, kürtler üzerinden yürütülecek bir oyunla gerçekleştirilmek istenmiştir. Bu amaçla Türkiye’de emperyalist güçlerin çalışmaları, pkk adı verilen terör örgütünün oluşturulmasıyla başlamıştır. Pkk’nın güçlenmesi için, Türkiye’de kürt nüfusunun arttırılması ve kürtlerin güçlendirilmesinin gerekli olduğunu bilen Abd ve saz arkadaşları, Diyarbakır’dan batıya doğru yayılan bir istila hareketini başlatarak işe koyulmuşlardır.

Önce Güneydoğu’da nüfusu artan kürtler, sonra Doğu Anadolu’ya doğru yayılmış; daha sonra ise Akdeniz kıyı şeridini takip ederek Ege Bölgesi’ne kadar yayılmışlardır. 1990′dan bugüne kadar Türkiye’nin nüfusu ortalama olarak %24 artış göstermiştir. Güneydoğu Anadolu’nun nüfusu ise, geçen 15-20 sene içinde %40 artmıştır. Artan nüfusun bir kısmı Güneydoğu’da kalmış, önemli bir bölümü de Türkiye’nin batısına doğru göçe başlamıştır.


Türkiye Üzerinde Oynanan Oyunlar

Türkiye

Son birkaç yıldır, ülkemizde çok ciddi gelişmeler yaşanıyor. Her ne kadar bu gelişmelerin temel kaynağı olan kişiler ortada yoksa da, biraz düşünerek kestirebileceğimiz bazı kesimlerin bu gelişmelerde oldukça etkin rol oynadığını görebiliyoruz. Ne yazık ki, yaşanan değişmeler Türkiye’yi hiç iç açıcı olmayan noktalara sürüklüyor. Her gün değeri beş para etmeyen bazı insanların orada burada yaptığı konuşmalar – etkinlikler nedeniyle milli değerlerimizden tavizler veriliyor. Böylece Türk toplumunu ayakta tutan törel yapımız ciddi bir bozulma dönemine girmiş bulunuyor.

Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar, çok boyutlu bir biçimde gerçekleşiyor. Bu oyunlarda parmağı olan çok farklı kesimlerden insanlar var. Belki de bunun için Türk milleti kaybettiği değerlerinin arkasından el sallamaktan başka bir şey yapamıyor. Çünkü kimse, bu yozlaşmanın ana kaynağına inecek kadar derin bilgilere sahip değil. Bu nedenle toplumumuzda “Bunlar da atlatılır, sıkmayın canınızı…” söylemleriyle dolaşan bilinçsiz insanlar, azımsanmayacak boyuta ulaşmış durumda.

Türkiye’nin bugün gelmiş olduğu durum, bu ülkenin tek sahibi olan TÜRKler için içler acısı bir durumdur. Eğer çevrenizde olup bitenleri biraz sorgularsanız, bu ülkenin üst düzey yöneticilerinin çoğunun, Türk olmadığını anlayabilirsiniz. Başbakandan başlayarak, bakanların, belediye başkanlarının, medya kuruluşu sahiplerinin, sendika başkanlarının ve şirket sahiplerinin kökenini araştırırsanız, çoğu Türk soylu çıkmayacaktır. Çünkü derin uykuda olan Türk ulusu, kendi elleriyle bu kişileri “insanlık adına” Türkiye’nin başına getirmektedir. Tarihimiz Türk‘ün Türk‘ten başka dostu olmadığını yüzlerce kez göstermişken, bugün Türk olmayanlardan bir şeyler beklemenin ne anlamı var?


Kuzey Irak Kara Operasyonu

http://farm3.static.flickr.com/2193/2287044216_f6acf9c38b.jpg?v=0

İki gündür Türk ulusu olarak hepimiz, diken üzerinde oturuyor / uyuyoruz. Kaç yıldır Türkiye‘yi rahatsız eden “pkk” terörü, yakın geçmişte yaptığı hain saldırılarla, Türk Silahlı Kuvvetleri‘nin Kuzey Irak’a havadan sınırötesi operasyon yapmasına neden olmuştu.

Havadan yapılan saldırılarla ağır yara alan pkk, Karabağ bölgesine doğru kaçma planı yaparken, Tsk bu sefer de Kuzey Irak’a karadan girme kararı aldı. Çok da iyi etti bence. Kanları beş para etmez aciz varlıklar yüzünden, her yıl vatan evlatları can veriyor; askerlik gibi kutlu bir görev, aileler tarafından kâbuslara dönüşüyordu.


İşte Yiğit TÜRK Annesi

Türkiye‘nin birçok sorunla uğraştığı ve Türk toprakları üzerinde yaşamayı sindiremeyen bazı soysuzlara kahraman Türk ordusunun çok ağır darbeler vurduğu şu dönemde, gördüğüm bir resim beni gerçekten duygulandırdı. Almanya‘nın Helliborn adlı ilinde pkk yanlısı bir topluluğun terörist başı Apo‘nun posterini açması ve pkk lehinde sloganlar atması karşısında kahraman bir TÜRK annesi, her şeyi göze alarak, belki de kimsenin gösteremeyeceği bir cesaretle, tek başına ve onlara meydan okurcasına Türk bayrağını açarak; “Size “Dur!” diyecek birileri her yerde var.” demeye çalışmış.

Keşke bu kutlu Türk evladını görebilme şansımız olsa da ellerinden öpebilsek… Bu resmi görünce bir daha “Ne mutlu, TÜRK’üm diyene! ” dedim.

http://farm3.static.flickr.com/2227/2234141207_91cb474b7a.jpg?v=0


Sayfalar: 1 2 »