Necip Fazilin Siirleri ile etiketlenmiş başlıklar

Gurbet (Necip Fazıl Kısakürek)

Gurbet (Necip Fazıl Kısakürek)   Dağda dolaşırken yakma kandili, Fersiz gözlerimi dağlama gurbet! Ne söylemez, akan suların dili, Sessizlik içinde çağlama gurbet! Titrek parmağınla tutup tığını. Alnıma işleme kırışığını Duvarda, emerek mum ışığını, Bir veremli rengi bağlama gurbet Gül büyütenlere mahsus hevesle, Renk dertlerimi gözümde besle! Yalnız, annem gibi,

Hatrına Düşeceğim (Necip Fazıl Kısakürek)

Hatrına Düşeceğim (Necip Fazıl Kısakürek)   Kopkoyu bir sis içinde bir akşam Hatırına düşeceğim belki Bir an ıslayacak yağmur yüzünü Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın Sonra sıcak yatağında uzun uzun Ağlayacaksın Ağlayacak.!   Boğazında bir şeyler düğümlenecek Ah yanımda olsaydı diyeceksin Tüm yıldızlar gülecek haline Ay’da göz kırpacak İliklerine

Hep Bu Ayak Sesleri (Necip Fazıl Kısakürek)

Hep Bu Ayak Sesleri (Necip Fazıl Kısakürek)   Hep bu ayak sesleri, hep bu ayak sesleri, Dolaşıyor dışarda, gün batışından beri, Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime, Bir eski çıban gibi işliyor içerime, Ey şimdi kara haber gibi bana yaklaşan, Sonra saadet olup yanımdan uzaklaşan, Sesler, ayak sesleri kesilmez

Kadın (Necip Fazıl Kısakürek)

Kadın (Necip Fazıl Kısakürek)   Kalıp değil bir fikir… Elmas sorguçlu fakir; Açıkta sırrı bakir; Kadın…   Çölde kaçan bir serap; Yönü kementli mihrap… Madeni som ıstırap; Kadın…   Dipsiz hasrete tuzak; En yakınken en uzak…. Tadı zehrinde erzak; Kadın…   Bir işaret, bir misal; Ayrılık remzi visal… Allah’a

Kaldırımlar (Necip Fazıl Kısakürek)

Kaldırımlar (Necip Fazıl Kısakürek)   Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa saplanan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.   Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık; Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar. İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık. Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.  

Karacaahmet (Necip Fazıl Kısakürek)

Karacaahmet (Necip Fazıl Kısakürek) Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet! Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet! Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde; Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde? Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta; Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta… Onda sırların sırrı: Bulmak için kaybetmek. Parmakların saydığı ne varsa

Kurtuluş Bestesi (Necip Fazıl Kısakürek)

Kurtuluş Bestesi (Necip Fazıl Kısakürek)   Aç kapıyı haber var, Ötenin ötesinden. Dudaklarda şarkılar, Kurtuluş bestesinden.   Biz geldik, bilen bilsin. Gönül gönül girilsin. İnsanlar devşirilsin, Sonsuzluk destesinden.     |» Necip Fazıl Kısakürek Sayfasına Dön! « |

Muhasebe (Necip Fazıl Kısakürek)

Muhasebe (Necip Fazıl Kısakürek)   Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri! Sadece beyni zonklayanlardan biri!   Bakmayın tozduğuma meşhur Babialide! Bulmuşum rahatımı ben bir tesellide.   Fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası! Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?   Evet, kafam çatlıyor, güya ulvi hastalık; Bendedir, duymadığı dertlerle

Yön Yön (Necip Fazıl Kısakürek)

Yön Yön (Necip Fazıl Kısakürek)   Yön yön sarılmışım ne yana baksam; Sarılan olur da saran olmaz mı? Kim bu yüzü çizen sanatkar ressam; Geçip de aynaya,soran olmaz mı?   Bir parçacığım ben,bütüne hasret; Zaman döne dursun,o güne hasret; Ruhumsa zamanın üstüne hasret; Ebediyet boyu bir an… Olmaz mı?

Otel Odalarında (Necip Fazıl Kısakürek)

Otel Odalarında (Necip Fazıl Kısakürek)   Bir merhamettir yanan, daracık odaların İsli lambalarında, isli lambalarında.   Gelip geçen her yüzden gizli bir akis kalmış, Küflü aynalarında, küflü aynalarında.   Atılan elbiseler, boğazlanmış bir adam, Kırık masalarında, kırık masalarında.   Bir sırrı sürüklüyor terlikler tıpır tıpır, İzbe sofalarında, izbe sofalarında.

Saçların (Necip Fazıl Kısakürek)

Saçların (Necip Fazıl Kısakürek)   Saçların omuzlarından aksın Mermer üzerinden geçen su gibi İçinde ezgin bir his duyacaksın Yaz vaktinin gündüz uykusu gibi   Saç tel tel örtüler hep tül tül düşer Gözünün değdiği yere gül düşer Sonunda sana da bir gönül düşer Gönlümün şimdiki duygusu gibi   Dillerde

Perdeler (Necip Fazıl Kısakürek)

Perdeler (Necip Fazıl Kısakürek)   Perdeler, hep perdeler… Her yerde, her yerdeler. Pencerede, kapıda, Geçitte, kemerdeler… Perdeler, hep perdeler…   Ya benim sevdiklerim, Şimdi nemde, nemdeler? Onu bomboş perdenin; İçerde, içerdeler! Perdeler, hep perdeler…   Gönülde asil perde; Onu hangi göz deler? Surat maske altında, Sis altında beldeler. Perdeler,

Sakarya Türküsü (Necip Fazıl Kısakürek)

Sakarya Türküsü (Necip Fazıl Kısakürek)   İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya: Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.   Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.   Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir: Oluklar çift, birinden nur akar, birinden

Takvimdeki Deniz (Necip Fazıl Kısakürek)

Takvimdeki Deniz (Necip Fazıl Kısakürek)   Hasreti denizlerin, Denizler kadar derin. Ve o kadar bucaksız. Ta karşımda yapraksız Kullanılmış bir takvim. Üzerinde bir resim; Azgın, sonsuz birdeniz. Kaygısız, düşüncesiz, Çalkanıyor boşlukta Resimdeyse bir nokta; Yana yatmış bir gemi, Kaybettiği alemi Arıyor deryalarda. Bu resim rüyalarda Gibi aklımı çeldi, Bana

Utansın (Necip Fazıl Kısakürek)

Utansın (Necip Fazıl Kısakürek)   Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın!   Hey gidi küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!   Eski çınar şimdi noel ağacı; Dallarda iğreti yaprak utansın!   Ustada kalırsa bu öksüz yapı, Onu sürdürmeyen çırak utansın!   Ölümden ilerde varış

Uyan Yarim (Necip Fazıl Kısakürek)

Uyan Yarim (Necip Fazıl Kısakürek)   Uyan yarim, uyan, söndü yıldızlar, Gün, karşı tepeden doğmak üzredir. Her sabah güneşi seyreden kızlar, Mahmur gözlerini oğmak üzredir.   Uyan yarim, sesler geldi derinden, Karanlık oynadı, koptu yerinden; İlk ışık, kapının eşiklerinden, Şimdi bir gölgeyi koğmak üzredir.   Sevgilim, kapımı çaldı aydınlık,

Yar O Ki… (Necip Fazıl Kısakürek)

Yar O Ki… (Necip Fazıl Kısakürek)   Falan, dağın ardında; Seslen, seslen, işitmez Filan toprak altında; Göz yaşları diriltmez   Neye vardın, vardın da? Ufuk varmakla bitmez. Bir şey göster kadında, Tılsımını eskitmez   Yar o ki, hep yadında; Eskimez ve eskitmez. Muradı muradında, Seni bırakıp gitmez    

Yolculuk (Necip Fazıl Kısakürek)

Yolculuk (Necip Fazıl Kısakürek)   Yolculuk, her zaman düşündüm onu; İçimde bu azgın davet ne demek? Oraya, nerdeyse güneşin sonu, Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.   Altımdan kaydırdı bir el minderi; Herkes yatağında, ben ayaktayım. Bir gece, rüyada gördüğüm yeri, Gözlerim yumulu, aramaktayım.   Beni çağırmakta yabancı dostlar; Bu

Zindandan Mehmed’e Mektup (Necip Fazıl Kısakürek)

Zindandan Mehmed’e Mektup (Necip Fazıl Kısakürek) Zindanda iki hece.Mehmed’im lafta! Baba katiliyle baban bir safta! Bir de geri adam,boynunda yafta… Halimi düşünüp yanma Mehmed’im! Kavuşmak mi?..Belki ..Daha ölmedim! Avlu… Bir uzun yol… Tuğla döşeli, Kırmızı tuğlalar altı köşeli. Bu yol da tutuktur hapse düşeli… Git ve gel… Yüz adım…Bin

Geceye Şiir (Necip Fazıl Kısakürek)

Geceye Şiir (Necip Fazıl Kısakürek)   Kalbim bir çiçektir, gündüzler ölgün; Gelin, gelin, onu açın geceler! Beni yâdedermiş gibi, bütün gün Ötün kulağımda, çın, çın, geceler! Geceler çekmeyin benimçin hüzün, Gelin siz, ruhumu tenimden süzün; Bırakın nâşımı yerde gündüzün, Gölgemi alın da kaçın geceler!   |» Necip Fazıl Kısakürek

Sınavlara Hazırlık Arama Robotu
YGS & LYS TEOG KPSS TUS KPDS Ehliyet Sınavı PMYO JANA

Seçim esnek olup ilgili alanları seçiniz, Örneğin ehliyet sınavı için branş olarak matematik seçmeyiniz :)