<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türkoloji | Bilgicik.Com</title>
	<atom:link href="https://www.bilgicik.com/yazi/category/bizim-kalemimizden/turkoloji-benim-kalemimden/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.bilgicik.com</link>
	<description>Türkçe, Edebiyat, Teknoloji... Bilgicik Günlüğüm (:</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2018 14:20:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Orhun (Göktürk) Yazısı (Prof. Dr. Muharrem Ergin)</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-yazisi-prof-dr-muharrem-ergin/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-yazisi-prof-dr-muharrem-ergin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Apr 2014 15:25:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[çivi yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat orhun yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[orhan yazıtları]]></category>
		<category><![CDATA[orhun abideleri türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Göktürk Abideleri]]></category>
		<category><![CDATA[orhun kitabeleri]]></category>
		<category><![CDATA[orhun yazısı anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Orhun Yazısı Nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=88779</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üç kıtada tarih boyunca geniş sahalara yayılan Türkler, gittikleri yerlerde bir çok kültür merkezleri meydana getirmişler, temas ettikleri çevrelere göre çeşitli yazılar, çeşitli alfabeler kullanmışlardır. Nitekim Türklerin Göktürk, Soğd, Uygur, Mani, Brahmi, Arap, Süryani, Ermeni, Rum, Lâtin, İslav vs alfabelerini kullanmış olduklarını görüyoruz. Fakat az veya çok kullanılan bu alfabelerin içinde dört tanesi geniş ölçüde [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-yazisi-prof-dr-muharrem-ergin/">Orhun (Göktürk) Yazısı (Prof. Dr. Muharrem Ergin)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="post-content">
<p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt;"><img decoding="async" class="aligncenter" alt="" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/tonyukuk_dogu_2.jpg" width="329" height="135" /></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Üç kıtada tarih boyunca geniş sahalara yayılan Türkler, gittikleri yerlerde bir çok kültür merkezleri meydana getirmişler, temas ettikleri çevrelere göre çeşitli yazılar, çeşitli alfabeler kullanmışlardır. Nitekim Türklerin Göktürk, Soğd, Uygur, Mani, Brahmi, Arap, Süryani, Ermeni, Rum, Lâtin, İslav vs alfabelerini kullanmış olduklarını görüyoruz. Fakat az veya çok kullanılan bu alfabelerin içinde dört tanesi geniş ölçüde kullanılarak Türklerin umumî millî alfabeleri hâline gelmiştir. Bunlar Göktürk, Uygur, Arap ve Lâtin alfabeleridir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Göktürk veya Orhun yazısı Türk yazı dilinin ilk asırlarında kullanılmış, sonra onun yerini umumî yazı olarak Uygur yazısı almıştır. İslamiyet’ten önce en geniş ölçüde kullanılan, fakat İslâmiyet’ten sonra da uzun zaman yazılan Uygur yazısı ise, İslamiyet’le birlikte, yerini Arap asıllı Türk yazısına bırakmağa başlamıştır. Uzun müddet yan yana kullanılan bu iki yazıdan sonuncusu da üçüncü umumî millî yazı olarak Türk ülkelerinde bin sene kullanıldıktan sonra 1928′de yerini dördüncü ve son millî alfabe olan Lâtin asıllı Türk yazısına bırakmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Orhun yazısının Türk yazı dilinin başlangıcında en az bir kaç asır kullanıldığı anlaşılmaktadır. İlk olarak Orhun âbidelerinden bir iki asır öncesine ait Yenisey kitabelerinde görülen, sonra en mütekâmil şekillerini Orhun âbidelerinde bulan bu yazının milâdın ilk asırlarına kadar çıkmış olacağı tahmin edilebilir. Hattâ son zamanlarda Türkistan Türk ilim merkezlerinden, bu yazı ile yazılmış milâttan çok öncesine ait Türkçe bazı kaya yazılarının bulunduğuna dair, henüz kesinleşmemiş iddia ve haberler gelmiştir. Şimdilik 5. asırla 9. asır arasında Yenisey kitabelerinde, Orhun âbidelerinde ve diğer kitabelerde, ve kağıt üzerinde, kitap hâlinde Orhun yazısının kullanıldığı bir vakıadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Bu ilk millî alfabenin, bu ilk umumî Türk yazısının menşe bakımından da millî olduğu hakkında kuvvetli görüşler mevcuttur. Sonraki diğer üç millî alfabeden Uygur alfabesi Soğd, ikincisi Arap, üçüncüsü Lâtin asıllıdır. Orhun alfabesinin menşei meselesi ise ilim âleminde münakaşa konusudur Bunun da Aramı, Soğd, Pehlevi vs gibi yabancı asıllı olduğunu kabul edenlerin, fakat ispat edemi-yenlerin yanında Türk asıllı olduğunu öne sürenler de vardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Orhon elifbasının Türk icadı olduğunu ileri sürenler bu yazının damgalardan, şekillerden çıktığını kabul etmekte ve bazı harf şekillerinin Türk menşeini gösterdiğini tesbit etmektedirler. Gerçekten de<strong> “ok”</strong> okunan <strong>“</strong></span><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><img decoding="async" alt="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/ok.jpg" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/ok.jpg" /></span><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">”</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"> harfinin <strong>ok</strong>‘a; <strong>“y” </strong>okunan <strong>“D” </strong>harfinin <strong>yay</strong>‘a; <strong>“s”</strong> okunan <strong>“l”</strong> harfinin <strong>süngü</strong>‘ye; <strong>“</strong></span><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';">b</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">”</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"> okunan <strong>“</strong></span><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><img decoding="async" alt="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/ev.jpg" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/ev.jpg" /></span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">”</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"> harfinin <strong>eb&gt;ev</strong>‘e; <strong>“</strong></span><strong><span style="font-family: 'Maiandra GD';">t</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">”</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"> okunan <strong>“</strong></span><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><img decoding="async" alt="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/dag.jpg" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/dag.jpg" /></span><strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">”</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"> harfinin <strong>tağ &gt; dağ</strong>‘a benzediği ilk bakışta görülmektedir. Bunları daha da artırabilmek mümkündür.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Orhun harflerinin bir önceki devrinin işaretleri olan Yenisey yazı işaretlerinde 150′den fazla şekil vardır. Bu işaretlerin Orhunda 38 harflik bir alfabe hâline geldişi görülür.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Orhun yazısına ilim âleminde karakter benzerlisi dolayısıyla, eski İskandinav, Germen gizli yazısına nisbet edilerek, Türk run yazısı, runik Türk yazısı adı da verilmiştir. Orhun harflerinin karakteri işaretlerin esas itibariyle keskin düz çizgilerden meydana gelmiş olması ve birbiri ile bitişmemesidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Orhun yazısında harfler bitişmez. Yazı sağdan sola veya yukarıdan aşağıya doğru yazılır. Kelimeler, umumiyetle aralarına üst üste iki nokta konarak birbirinden ayrılır. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Orhun alfabesinde 38 harf vardır. Bu 38 harfin 4 tanesi vokal işaretidir. Geriye kalan 34 işaret konsanant harfleridir. Türkçede tabiî bu kadar konsonant mevcut değildir. Bir çok konsonantın bu alfabede birden fazla harfi mevcuttur. Bir kısım konsonantın, yanındaki vokalin kalın ve ince olmasına göre iki ayrı işareti vardır. Ayrıca bazı çift ses, çift konsonant işaretleri de mevcuttur. Böylece bu alfabede kalabalık bir konsonant işareti ile karşılaşılır. Buna mukabil Türkçenin 8 – 9 vokali karşılığında <strong>a</strong> ve <strong>e</strong> için bir harf (</span><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><img decoding="async" alt="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/a_e.jpg" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/a_e.jpg" /></span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">); <strong>ı</strong> ve <strong>i</strong> için bir harf (</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">); <strong>o</strong> ve <strong>u</strong> için bir harf (</span><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><img decoding="async" alt="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/o_u.jpg" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/o_u.jpg" /></span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">); <strong>ö</strong> ve <strong>ü</strong> için bir harf (</span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">) olmak üzere 4 harfi vardır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Orhun yazısında vokallerin çok defa yazılmadığı görülür. Yazılmayan vokaller kelime içinde ve kelime başında olup, sondaki vokaller esas itibariyle hep yazılır. Kelime başında ve ilk hecedeki <strong>a</strong> ve <strong>e</strong>‘nin yazılmaması bilhassa dikkati çeker.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Orhun yazısının konsonant imlâsı esas itibariyle sağlamdır. Harf kalabalığına rağmen mühim bir karışıklık görülmez. Ancak kalın ve ince konsonantın, az da olsa bazı yerlerde birbirinin yerine kullanıldığı da görülür. Ayrıca <strong>s</strong> harfi bir çok defa <strong> ş</strong> için de kullanılmış ve öte yandan birbirine benzediği için bir iki kelimede de <strong>s</strong> (</span><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: medium;">l</span></strong></span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">) yerine <strong>ş</strong> (</span><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><img decoding="async" alt="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/s.jpg" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/s.jpg" /></span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">) ve kalın <strong>s</strong> (</span><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><img decoding="async" alt="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/s_s.jpg" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/s_s.jpg" /></span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">) yazılmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt;"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">Orhun âbideleri ile devrin diğer kitabeleri arasında harflerin şekilleri bakımından bazı farklar görülür. Bu yüzden bir kısım harflerin birden fazla şekli ile karşılaşırız. Bu kitaba alınan üç âbidenin ilk ikisi ile Tonyukuk arasında da böyle bir kaç şekil farkı vardır ve aşağıdaki cetvelde görülen ikinci şekiller umumiyetle Tonyukuk’a aittir. Tonyukuk’ta ayrıca, aşağıdaki listede bulunmayan, dört köşe bir işaret daha vardır. Bu <strong>s</strong>,<strong> ş</strong> için kullanılan bir işarettir. Bir de </span> <strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;">“baş”</span></strong><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"> kelimesi için kullanılan uç uca bitişmiş iki üçgen şeklinde bir işaret vardır:</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"><strong> s</strong>, <strong>ş:</strong> </span><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <img decoding="async" alt="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/S_S_S_s.jpg" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/S_S_S_s.jpg" /></span><span style="font-size: 10pt; font-family: Maiandra GD;"> , <strong>baş:</strong> </span><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <img decoding="async" alt="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/bas.jpg" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/bas.jpg" /></span></p>
<p class="MsoNormal" align="center"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <img decoding="async" alt="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/1.jpg" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/1.jpg" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" align="center"><a href="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/2.jpg"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"> <img decoding="async" alt="" src="http://turkkceegitimi.2.googlepages.com/2.jpg" /></span></a></p>
<p class="MsoNormal" align="justify"><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><strong><span style="color: #ff6600; font-size: small;">Orhun Yazısı<br />
</span></strong><span style="font-size: small;"><br />
Göktürk İmparatorluğu’nun resmi yazısı olan Orhun yazısının başlangıcı çok daha eskilere gider. Birçok kişi, Orhun yazısının Göktürklerle birlikte kullanılmaya başlandığını sanır ama işin doğrusu bu değildir. Türklerin çok daha eski dönemlerde de kendilerine özgü yazıları vardı ve bu yazı Orhun yazısının atası idi. Yazının icat nedenlerinden biri devlet yönetimi olduğuna göre, Göktürk İmparatorluğu’ndan önce kurulmuş ve çok geniş alanlara yayılmış bulunan Türk devletlerinin (Büyük Hun, Batı Hun, Ak Hun gibi) yazılarının olmadığını ileri sürmek biraz safdillik olur. Ancak, bu eski Türk kültür andaçları, bozkırın sert iklim koşullarında yok olup gitmiştir. Zaten, Göktürk anıtlarında kullanılan Orhun yazısı nın mükemmel bir yapıya sahip olması, bu yazının çok daha eskilerden kaldığının bir kanıtıdır.</span></span></p>
<p>Kaynaklar ve araştırmalar, Orhun yazısının Göktürklerden önce de kullanıldığını ortaya koymaktadır. Çinli gezgin Hiuen-Tsang (7. yüzyılın ikinci yarısı), Göktürklerden önce Ak Hunların da yazılarının olduğunu ve bu yazının Göktürklerin kullanmış olduğu Orhun yazısı ile aynı olduğunu bildirir. Bizanslı tarihçi Prokopios da (6.yy.), Ogur Türklerinin kendi yazılarını kullandıklarını kaydeder. Bizanslı Menandros’a göre, İstemi Yabgu’nun 568 yılında Bizans İmparatoru’na yolladığı mektup da “İskit (Türk) yazısı” ile yazılmıştı. Menandros’un İskit kelimesi ile anlatmak istediği, Göktürkler’dir.</p>
<p>Taspar (Tapo) Kağan (572-581) için, bir budizm kitabı olan Nirvana Sutra’nın Türkçe çevirisi yapılmıştı. Hazar Kağanlığı ile Batı (Avrupa) Avar Kağanlığı’nda da Orhun yazısı kullanılmıştır. Mayatskiy kazılarında ele geçen seramik parçaları ve tuğlalar üzerinde bulunan yazılar bunun kanıtlarıdır. Ayrıca Macaristan’da bulunan ve Orhun harfleriyle yazılmış olan dört satırlık yazıt, Batı Apar dönemine aittir.</p>
<p>Bizanslı Priskos (5.yy.ortası) anılarında, Hun yazmanlarının ayrı bir yazı ile hazırladıkları metinleri Attila’ya okuduklarını söyler ki bu da Avrupa Hunlarının kendi öz yazılarının bulunduğunu kanıtlar. Orhun alfabesinin harflerinden oluşan Tuna Bulgarlarının yazısı, bu Hun yazısının devamıdır. Demek ki, 4.yy.da Avrupa’ya gelen Hunlar, Orhun yazısını da birlikte getirmişlerdi.</p>
<p>Asya Hunlarının milli yazıları da oldukça yaygındı. Çin yıllıkları şöyle der: “Uygurların ataları Kao-kü’ler Çince yazar, fakat Hunca da yazarlardı. Klasikleri, Hun dili ile okurlardı”. Buna karşın, daha sonraki dönemlerdeki Çin yıllıklarında, Türklerin yazılarının bulunmadığına ve Göktürklerin de yazı bilmediklerine dair kayıtlardan kasıt, onların Çin alfabelerini kullanmamalarıdır. Yoksa aynı Çin kaynakları, Türklerin Orhun yazısı ile yazdıklarını birçok kez bildirmektedir. Mesela, yukarıdaki Türklerin yazılarının bulunmadığını bildiren Çin kaydından 40 yıl önce, yine aynı Çin kaynakları, Kök Türk yazısından söz etmektedir.</p>
<p>Son yıllarda Orta Asya’da yapılan keşiflerle, Orhun yazısının Hunlardan daha önce de kullanıldığı ortaya konulmuştur. Isık Göl yakınlarındaki Esik Kurganı (Altın giysili adamın mezarı), 1970′de açılmış ve içindeki gümüş bir çanağın üzerinde Orhun yazısı ile yazılmış satırlara rastlanmıştır. Esik Kurganı, MÖ 5-4. yüzyıldan kalmadır. Ayrıca, Tanrı Dağları’ndaki MÖ 2. yüzyıla ait Kuray Kurganı’nda da Orhun yazısı ile yazılmış 5 harflik bir metin vardır. İlerideki kazı ve araştırmalarla birlikte bu örneklerin çoğalacağı muhakkaktır.</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>Orhun Yazısı’nın Kökeni</strong></span></p>
<p>Orhun yazısının nereden çıktığı konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Bu yazının kökeni ile ilgili başlıca görüşler şunlardır: İskandinav run’ları, Arami, İrani, Eski Türk damgaları, Sogd, Pehlevi, Parth, Grek. Her nedense, araştırmacıların çoğu, Millî Türk Yazısı’na Sami (Arami) ve İndo-İrani bir köken bulmak için yoğun bir çaba göstermektedirler. Ancak bu görüşler pek inandırıcı değildir. Nedenleri de şunlardır:</p>
<p>Öncelikle, Türk-Orhun harfleri çentme-oyma (runik) nitelik taşırlar ki Türklerin çevresindeki kavimlerden ne İranlılar, ne Hintliler, ne de Çinliler bu tür harf kullanmamışlardır. Arami alfabesi ve ondan türeyen yazılar da (Armazique, Parsi, Pehlevi, Sogd vb) çentme-oyma nitelik taşımazlar. Karakter bakımından Orhun yazısına en yakın tek alfabe batıdaki eski Germen runik yazısıdır ki, Orhun-Türk yazısı ile Germen runik yazısı arasında ne tarihi açıdan, ne de dil açısından bir ilgi yoktur.</p>
<p>Arami alfabesindeki 22 harfe karşılık, Orhun alfabesinde 38 harf vardır ve Orhun yazısının Arami ya da İrani bir alfabeden kaynaklandığını öne sürenler, bu alfabelerin daha o çağlarda Türkler tarafından Türk dilinin fonetiğine göre nasıl düzeltilip geliştirildiğini açıklayamamaktadırlar. Türk yazısına köken olduğu iddia edilen Pehlevi ve Aramazique yazıların ilk örnekleri en erken milat sıralarına indiği halde, Türk yazısının ilk örnekleri çok daha eskilere, MÖ 5-4. yüzyıllara (Esik ve Kuray kurganları) değin gitmektedir.</p>
<p>Orhun yazısının kaynağı hakkında ileri sürülen görüşlerden en doğrusu ve akla yatkın olanı, bu yazının Eski Türk damgalarından çıktığı görüşüdür. Nitekim Çinliler, Eski Türklerin değnekler üzerine çentikler çizerek, ok ucuyla balmumu üstüne işaretler yazarak haberleştiklerini ve resmi belgelerini saptadıklarını bildirmektedirler.</p>
<p>Orhun yazısının Türk buluşu olduğunu söyleyenler, bu yazının eski Türk damga ve işaretlerinden çıktığını kabul ederler. Gerçekten de Orhun yazısındaki harflerden OK sesini veren harf ok’a, (A)Y sesini veren harf Ay’a, (E)S sesini veren harf (s) süngüye, (E)B sesini veren harf ev’e (Eski Türkçe’de “eb”), (A)T – T(A) sesini veren harf dağ’a (Eski Türkçe’de “tag”), (E)L sesini veren harf el’e, (E)R sesini veren harf de er’e yani adam’a benzemektedir.</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>Orhun Yazısı’nın İmlası<br />
</strong></span><br />
Orhun yazısı, Göktürk Anıtları’ndan önce Yenisey yazıtlarında da kullanılmıştır. Yenisey yazıtlarında 150′den fazla işaret vardır. Bu işaretlerin sayısı Göktürk Anıtları’nda 38′e düşürülmüştür (sözcük ayırma işareti hariç). Yukarıdaki tabloda bir örneğini gördüğünüz Orhun Alfabesi, 38 harften ve bir sözcük ayırma iminden oluşur. Harflerin karakteri, genel olarak, kesin ve düz çizgilerden oluşması ve birbirleriyle bitişmemesidir. Orhun yazısı sağdan sola ve yukarıdan aşağıya doğru yazılır. Alfabedeki 38 harfin 34′ü ünsüz, 4′ü ünlüdür. Kimi ünsüzlerin ince ve kalın ünlülülerle ayrı ayrı kullanılan iki türü vardır. Kimi ünsüzler ise iki sesin birleşmesinden oluşur.</p>
<p><span style="font-family: 'Maiandra GD';"><span style="font-size: small;">Sözcük başı ve içinde A harfi yazılmaz ama sözcük sonunda muhakkak belirtilir. Bunun nedeni, ünsüz işaretlerinin çoğunun A ya da E ile başlayıp yine A ya da E sesi ile biten ses öbeği değerinde olmasıdır. Örneklerde, ince ünlülerle birlikte kullanılan S harfinin bazen Ş sesi yerine kullanıldığı görülür. Benzer biçimde Ş harfi de bazen kalın S sesi için kullanılmıştır. Sözcük başındaki I, İ, O, U, Ö, Ü ünlüleri her zaman yazılır.</span></span></p>
</div>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-yazisi-prof-dr-muharrem-ergin/">Orhun (Göktürk) Yazısı (Prof. Dr. Muharrem Ergin)</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-yazisi-prof-dr-muharrem-ergin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Lehçeleri Arasındaki Yakınlık</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-lehceleri-arasindaki-yakinlik/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-lehceleri-arasindaki-yakinlik/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 21:49:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çağdaş Türk Lehçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Lehçeler Arasındaki Anlaşma Oranı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Turk Lehceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Lehçeleri Arasındaki Yakınlık]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşayan Türk Lehçeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6107</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Lehçeleri Arasındaki Yakınlık Dünyanın dört bir yanına dağılan ve yayıldıkları coğrafyalarda farklı ses ve biçim özellikleri gösteren &#8220;lehçeler&#8221; oluşturan Türkler, acaba farklı Türk lehçelerini öğrenmek için hiçbir çaba sarf etmeden birbirleriyle ne kadar anlaşabilirler diye düşüneniniz var mı? Azerbaycan&#8217;a, Kırgızistan&#8217;a veya Tuva Özerk Cumhuriyeti&#8217;ne giden bir Türkiye Türk&#8217;ünün orada yaşayan soydaşlarımızla ne düzeyde iletişim [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-lehceleri-arasindaki-yakinlik/">Türk Lehçeleri Arasındaki Yakınlık</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 20pt;"><span style="color: #00ccff;">Türk</span><span style="color: #ff0066;"><span style="color: #c0c0c0;"> </span></span><span style="color: #ff6600;">Lehçeleri</span><span style="color: #00cc99;"> Arasındaki</span><span style="color: #ff3399;"> Yakınlık</span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" style="border: 1px solid black; margin: 8px 5px;" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/turk-lehceleri-arasindaki-yakinlik.jpg" alt="türk lehçeleri" width="216" height="171" align="right" />Dünyanın dört bir yanına dağılan ve yayıldıkları coğrafyalarda farklı ses ve  biçim özellikleri gösteren &#8220;<strong>lehçeler</strong>&#8221; oluşturan  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a>, acaba farklı Türk  lehçelerini öğrenmek için hiçbir çaba sarf etmeden birbirleriyle ne kadar  anlaşabilirler diye düşüneniniz var mı? Azerbaycan&#8217;a, Kırgızistan&#8217;a veya Tuva  Özerk Cumhuriyeti&#8217;ne giden bir Türkiye Türk&#8217;ünün orada yaşayan soydaşlarımızla  ne düzeyde  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-dunyasinda-ortak-iletisim-dili/"> <span style="color: #000000;">iletişim</span></a> kurabileceğini merak ediyor musunuz?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk dünyası, ne yazık ki hep ihmâl edilen bir konu alanı. Dünyada Türkler  kadar kültürel &#8211; manevi ortaklığını devam ettirdiği, başkalaşmadığı hâlde  birbirine uzak duran başka bir millet yoktur kanımca. Aramızdaki devasa  ortaklık, bizi biz yapan aynı değerleri benimsemişlik varken birbirimizden  bihaber olduğumuz 300 milyon insan&#8230; Hangi millet yapar bunu? Tabi ki Türkler.  Çünkü gerçekten  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">tarih</span></a> boyunca biz en büyük zararı, yine kendimizden görmüşüz. Bu  tartışmasız bir gerçek. Şu anda da böyle oluyor ve bağımsız 7 tane  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Türk  cumhuriyeti</span></a> varken bile, ilişkilerimiz yok denecek kadar az.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Rusların ve türevi düşmanların etkisi ile aramızdaki bağın iyice bitirilmeye  çalışılması nedeniyle, hepimizin ortak dili olan Türkçemiz de farklılaşarak,  lehçeler doğurmuştur. İşte bu lehçelerin birbirlerine yakınlığı aynı düzeyde  değildir. Bunu gösterirken,  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçenin</span></a> yayıldığı alanlara göre sınıflandırma  yapmak mümkündür. Ayrıca konuşma dili ile yazı dili arasında  <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-kullandiklari-alfabeler-alfabelerimiz/"> <span style="color: #000000;">alfabe</span></a> farkı olduğu  için, bu açıdan da sınıflandırma yapmak mümkündür. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk lehçelerinin gruplanmasıyla ilgili öncelikle genel bir bilgilendirme  yapmak gerekir: Yaşayan Türk lehçelerinin küçük bir kısmı Kiril veya <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/arap-alfabesi/"> <span style="color: #000000;">Arap alfabesi</span></a>ni kullandığı için, bu lehçelerin  yazı dilini öğrenmek, bu anlamda daha büyük zaman alacaktır. Fakat <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/latin-alfabesi/"> <span style="color: #000000;">Latin alfabesini</span></a> kullanan lehçeler arasında, <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazi-dili-ve-konusma-dili-turkculugun-esaslari/"> <span style="color: #000000;">yazı dili</span></a> açısından pek sorun kalmamıştır. Bu  lehçeleri, yayıldıkları coğrafi alanlara göre sınıflandırdığımızda, birbirine  komşu lehçelerin ses özelliklerinin ve söz varlıklarının büyük oranda ortak  olduğunu görmek mümkündür.</span></p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 250px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="250" align="left" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Lehçeler arasındaki anlaşabilme  oranını araştıran, yaşayan en büyük <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/onemli-turkologlar/"> <span style="color: #000000;">Türkologlar</span></a>dan biri olan <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/prof-dr-ahmet-bican-ercilasun/"> <span style="color: #000000;">Ahmet Bican Ercilasun</span></a>, şöyle bir sonuca  ulaşmıştır:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">&#8220;10 yıldan fazla bir zamandan bu  yana çeşitli <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> grupları arasında gidip gelenleri  gözlemlemekteyim. Türkiye Türklerinin diğer Türk gruplarını anlayabilme  dereceleri konusunda ulaştığım sonuçlar şöyledir: Bir Türkiyeli ile bir  Azerbaycan Türk&#8217;ü birkaç saat içinde %70-80 anlaşma seviyesine ulaşabilmektedir.  Diğer Türk yazı dillerinde %70-80 anlaşma seviyesine ulaşmak için gereken zaman  şöyledir: Türkmen, Kırımlı, Özbek ve Uygurlar için  7-10 gün; Tatarlar için  15-20 gün; Kazak, Kırgız ve <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/baskurdistan-cumhuriyeti-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Başkurtlar</span></a> için bir ay. Benim  gözlemleyebildiğim lehçeler bunlardır. Karaçay-Malkar, Kumuk, N ogay, Karakalpak  gibi lehçeleri de bunlarla karşılaştırarak az çok bir fikir sahibi olabiliriz.  Buna karşılık Türk dünyasının çeşitli ülkelerinden Türkiye&#8217;ye gelenlerin de aynı  zamanlara ihtiyacı vardır. Söz gelişi Özbek şairi Cemal Kemal, &#8220;<em>Türkiye&#8217;ye  geldikten üç gün sonra Türkçe-Rusça sözlüğe ihtiyacım kalmadı.</em>&#8221; demişti. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Buraya kadarki karşılaştırmalar,  Türkiye Türk leçesiyle diğer lehçeler arasındadır. Onların kendi aralarında  karşılaştırılması da benzer sonuçları ortaya çıkarır. Söz gelişi Kıpçak  lehçeleriyle Azerbaycan Türkçesi arasında da %70-80 anlaşma seviyesi için 20-30  günlük zamana ihtiyaç vardır. Kıpçak lehçeleri kendi içlerinde en çok bir  haftada anlaşabilirler. Hele birbirine yakın olanlar, meselâ Tatarca ile  Başkurtça yahut <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kazakistan-cumhuriyeti-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Kazakça</span></a>&#8211;<a href="https://www.bilgicik.com/yazi/kirgizistan-cumhuriyeti-turan-illeri/"><span style="color: #000000;">Kırgızca</span></a>-Karakalpakça-Nogayca  arasında birkaç saat içinde anlaşma sağlanabilir. Tabii ki Güney Sibirya  lehçeleri yani Altay, Hakas ile Yakut (Saha) ve Çuvaş lehçeleri bu mukayeselere  dahil değildir. Onlar için bir aydan daha uzun zaman lâzımdır. Çuvaşistan&#8217;a  gönderdiğim bir talebem 3 ay sonra %50-60 anlaşma seviyesine ulaşmıştır. Elbette  bütün bu mukayeseler günlük dille ilgilidir. <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">Edebi</span></a>, ilmi, felsefi eserler için çok daha  fazla zaman gerekeceği açıktır. Böyle eserler için kendi dilinde bile belli bir  öğrenim görmek gerektiğini biliyoruz.&#8221;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yapılan değerlendirme, bize şunu  gösteriyor ki; birbirine coğrafi olarak yakınlığı bulunan Türk topluluklarının,  lehçe özellikleri de birbirine büyük oranda benzerlik gösteriyor. Bir Tuva Türkü  ile Hakas Türkünün anlaşma düzeyi, kuşkusuz ki bir Türkiye Türkü&#8217;nden daha  yüksek olacaktır. Yine bir <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Azerbaycan</span></a> Türkü ile Türkmenistan Türkü  arasındaki anlaşma, Kırgız Türkü arasındaki anlaşmadan daha güçlü olacaktır.  Çünkü lehçelerin de sınıflandırılmasında etkili olan bu yakınlık, özellikle söz  varlığı ortaklığı sağladığından anlaşmayı kolaylaştırmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk dünyasındaki 20&#8217;den fazla Türk  lehçesinde kullanılan <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">sözcük</span></a>lerin birçoğu, aslında ortaktır; fakat  bunların seslendirilişinde belli farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin Türkiye  Türkleri&#8217;nin &#8220;<strong>yıl</strong>&#8221; dediği sözcüğü, Kırgız Türkleri &#8220;<strong>cıl</strong>&#8220;; Kazak  Türkleri ise &#8220;<strong>jıl</strong>&#8221; olarak seslendirirler. Bu da ilk duyuşta, farklılık  arzettiği için anlamayı zorlaştırır. Fakat Azerbaycan, <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkmenistan-cumhuriyeti-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Türkmenistan</span></a> ve <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gagauzlar-gok-oguzdan-hristiyan-turkler/"> <span style="color: #000000;">Gagavuz Türkleri</span></a>, bu sözcüğe hep &#8220;<strong>yıl</strong>&#8221;  dediklerinden, bu Türk topluluklarının anlaşması daha kolay ve etkili olacaktır.  Zaten bu sayılan lehçeler, Türkçenin &#8220;batı Türkçesi&#8221; koluna dahildirler ve  birbirlerine çok yakındırlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bir Türkiye Türk&#8217;ünün,  Türk  dünyasında en kolaylıkla anlaşabileceği lehçe <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-hakkinda-derleme-bilgiler/"> <span style="color: #000000;">Azerbaycan</span></a> Türkçesidir. Çok kısa süre içinde  bir <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/eurovisionda-azerbaycan-turkiye-kardesligi/"> <span style="color: #000000;">Azerbaycan Türk&#8217;ü</span></a> ile Türkiye Türk&#8217;ü, hiçbir  eğitim almadan kısa bir süre içinde kusursuz iletişim sağlayabilmektedir. Bu  iletişim kolaylığı, coğrafi yakınlığı aşarak iletişim çağına uygun biçimde  yayılarak tüm Türk dünyasına hitap etmelidir. Bugün yalnızca bir televizyon  dizisi bile, herhangi bir Türk lehçesine ait 40-50 sözcüğü insanların usuna  kazıyabiliyorsa; bu etkinlikler çoğaltıldığında tüm <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Turk-Lehceleri/"> <span style="color: #000000;">Türk lehçeleri</span></a> birbirine yakınlaşacak ve  iletişim daha kolay hâle gelecektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gok-tanri-dini-huseyin-nihal-atsiz/"> <span style="color: #000000;">Tanrı</span></a> TÜRK&#8217;ü korusun!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"><em><strong>Orkun KUTLU</strong></em></span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: x-small;"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hakkimda/"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/orkun-kutlu.jpg" border="0" alt="Orkun Kutlu" /></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-lehceleri-arasindaki-yakinlik/">Türk Lehçeleri Arasındaki Yakınlık</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turk-lehceleri-arasindaki-yakinlik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkçenin Bugünkü Durumu ve Yapılması Gerekenler</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-bugunku-durumu-ve-yapilmasi-gerekenler/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-bugunku-durumu-ve-yapilmasi-gerekenler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Feb 2011 06:02:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dilimiz için Neler Yapmalıyız]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Dili Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Evren Dili Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dilinin Günümüzdeki Görünümü]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Görevimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe için Yapılması Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçenin Bugünkü Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcenin Gucu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçenin Güncel Meseleleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçenin Güncel Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçenin Günümüzdeki Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçenin Güzellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçeyi Korumak]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçeyi Korumak için Neler Yapmalıyız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6068</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkçenin Bugünkü Durumu ve Yapılması Gerekenler Canlı bir varlık olarak dil, türlü etkilerle değişim göstermektedir. Doğal gelişim süreci içerisinde farklılaşıp, yabancı etkilerle bu değişimini sürdüren dillerin temellerine inildiğinde, günümüze dek ses ve şekil yapısında değişiklikler meydana geldiğini görmek mümkündür. Türkçe de, yaklaşık 10 bin yıllık bir süreç içerisinde gelişerek bugüne gelmiş köklü ve güçlü bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-bugunku-durumu-ve-yapilmasi-gerekenler/">Türkçenin Bugünkü Durumu ve Yapılması Gerekenler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><center><strong><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 22pt;"><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff0066;">Türkçenin </span><span style="font-family: Maiandra GD; color: #00cc99;">Bugünkü</span><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff0066;"> </span><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff6600;"> Durumu</span><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff0066;"><br />
</span><span style="font-family: Maiandra GD; color: #808080;">ve </span><span style="font-family: Maiandra GD; color: #33ccff;">Yapılması </span><span style="font-family: Maiandra GD; color: #ff99cc;">Gerekenler</span></span></span></strong></center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Canlı bir varlık olarak dil, türlü etkilerle değişim  göstermektedir. Doğal gelişim süreci içerisinde farklılaşıp, yabancı etkilerle  bu değişimini sürdüren dillerin temellerine inildiğinde, günümüze dek ses ve  şekil yapısında değişiklikler meydana geldiğini görmek mümkündür. Türkçe de,  yaklaşık 10 bin yıllık bir süreç içerisinde gelişerek bugüne gelmiş köklü ve  güçlü bir dil olarak yaşamaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk Ulusu dünya üzerinde oldukça geniş bir  coğrafyaya yayıldığı için,  <span style="color: #000000;">Türkçe</span> milyonlarca kilometre karelik bir alanda  kullanılmaktadır. Yaklaşık 300 milyon Türk’ün iletişim aracı olan Türkçe,  kuşkusuz yayılma alanının genişliği <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hece-olcusu/"> <span style="color: #000000;">ölçü</span></a>sünde farklılaşmış ve özellikle ses  yapısında yerel özellikler taşıyan yeni lehçeler doğurmuştur. Bu, <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Türk dünyası</span></a> arasındaki bağın zayıflamasına  neden olmuş; fakat Türkçenin güçlü bir dil olarak kullanılmasının önüne  geçmemiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Anadolu coğrafyasında gelişen Türkiye Türkçesi de,  Türkçenin doğurduğu lehçelerden biridir. Türkçenin Batı (Oğuz) kolundan olan  Türkiye Türkçesi, henüz oluşmaya başladığı yıllarda Osmanlıcanın kullanılması  nedeniyle çoğunlukla <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Arapca/"> <span style="color: #000000;">Arapça</span></a> ve <a href="https://www.bilgicik.com/tag/Farsca/"> <span style="color: #000000;">Farsça</span></a>nın etkisinde gelişmiştir. Özellikle <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tanzimat-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Tanzimat</span></a> döneminden sonra Fransa ile  ilişkilerin artması nedeniyle dilimizdeki Fransızcanın etkisi artmış ve  günümüzde Türkiye’nin yüzünü Batı’ya dönmesiyle bu etki, yerini “<em>İngilizce</em>”  eksenindeki batı dillerine bırakmıştır.</span></p>
<table style="border-collapse: collapse; height: 255px;" border="0" cellspacing="5" cellpadding="5" width="255" align="right" bordercolor="#111111">
<tbody>
<tr>
<td width="173" height="267"><!--adsense#reklam_250x250--></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yapısal yönden hâlâ <a href="https://www.bilgicik.com/?s=eski+t%C3%BCrk%C3%A7e"> <span style="color: #000000;">Eski Türkçe</span></a>nin devamı olma özelliğini  gösterebilen ve bu yönüyle kendini korumayı başardığını ortaya koyan Türkçe, her  ne kadar yüzyıllara meydan okurcasına ayakta durmayı başarmışsa da; söz  dağarcığı açısından yabancılaşmanın önüne geçememiştir. Bugün Türkçenin en büyük  sorunu, Batı’ya olan ilgi nedeniyle <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazimi-karistirilan-sozcuklerin-dogru-yazimi-ve-yabanci-sozcuklere-turkce-karsiliklar/"> <span style="color: #000000;">yabancı sözcükler</span></a>in, binlerce yıllık Türkçe <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">sözcük</span></a>lere tercih edilmesidir. Dahası kavram  aktarmaları ve <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dil-bilgisi-sunulari/"> <span style="color: #000000;">dil bilgisi</span></a> etkileri nedeniyle Türkçemizin  biçimsel ve derin yapısında meydana gelen değişiklikler de, Türkçenin özünü  bozan nedenlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/omer-seyfettin/"> <span style="color: #000000;">Ömer Seyfettin</span></a> gibi <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> aşıklarının öncülüğünde başlayan  Türkçeleştirme hareketinin devamı olarak günümüzde sadeleştirme çalışmalarına  destek verilmeli, Türkçe yabancı dillerin etkisinden kurtarılmalıdır. Türkçenin  evren dili olması için, önce Türk Ulusu’na yeterli güçte olduğu ortaya konulmalı  ve sonra yabancıların bile matematiksel bir sistemi olduğuna inandıkları güzel  Türkçemiz dünyaya öğretilmelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: small;">İhtiyacımız olan sözcüklerin dışında, moda  ve özenti nedeniyle Türkçenin yozlaştırılmasının önüne geçildiğinde, Türkçe bir  bilim ve <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/edebiyatin-tanimi-edebiyat-nedir/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a> dili olarak varlığını binlerce yıl  daha koruyabilecektir. Ulu Önder <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk/"> <span style="color: #000000;">Atatürk</span></a>’ün dediği gibi: “<em>Ülkesini, yüksek  istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller  boyunduruğundan kurtarmalıdır.</em>”</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><em>Orkun KUTLU</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: x-small;"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hakkimda/"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/orkun-kutlu.jpg" border="0" alt="Orkun Kutlu" /></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-bugunku-durumu-ve-yapilmasi-gerekenler/">Türkçenin Bugünkü Durumu ve Yapılması Gerekenler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-bugunku-durumu-ve-yapilmasi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>9</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkçe Evrensel Dil Olmalıdır!</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-evrensel-dil-olmalidir/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-evrensel-dil-olmalidir/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Nov 2010 21:27:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dunya Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel Dil nedir hangisidir]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce Evrensel Dil midir]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Muhiddin]]></category>
		<category><![CDATA[Muttaki]]></category>
		<category><![CDATA[Neden İngilizce]]></category>
		<category><![CDATA[Saudaabeyev]]></category>
		<category><![CDATA[Suni Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Evrensel Dil Olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Universal Language]]></category>
		<category><![CDATA[Yabanci Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Dil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=6054</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkçe Evrensel Dil Olmalıdır! Evrensel dil, farklı ulusların iletişim kurabilmek için kullandıkları ortak dile denilmektedir. Tüm dünya topluluklarının konuşma ve yazışma dili, dünyanın siyasi ve ekonomik yönden güçlü olan devletinin büyük oranda etkisiyle oluşmaktadır. Bu yönüyle evrensel dil niteliğine sahip olan bir dilin, siyasi güç nispetinde bir güce sahip olması gerekir. Yani dünya üzerinde siyasi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-evrensel-dil-olmalidir/">Türkçe Evrensel Dil Olmalıdır!</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-size: 22pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #00ccff;">Türkçe</span> <span style="color: #ff0066;">Evrensel</span><span style="color: #00cc99;"> Dil </span><span style="color: #ff9933;">Olmalıdır</span><span style="color: #c0c0c0;">!</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft" style="margin: 2px 5px;" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/evrensel-dil.jpg" alt="Evrensel Dil - Universal Language" width="234" height="237" align="left" />Evrensel dil, farklı ulusların iletişim kurabilmek için  kullandıkları ortak dile denilmektedir. Tüm dünya topluluklarının konuşma ve  yazışma dili, dünyanın siyasi ve ekonomik yönden güçlü olan devletinin büyük  oranda etkisiyle oluşmaktadır. Bu yönüyle  <a href="https://www.bilgicik.com/tag/evrensel-dil/"> <span style="color: #000000;">evrensel dil</span></a> niteliğine sahip olan bir  dilin, siyasi güç nispetinde bir güce sahip olması gerekir. Yani dünya üzerinde  siyasi ve ekonomik yönden ahkâm kesebilen devletlerin bu gücü, dillerinin  önemini de arttırmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tüm insanların anlaşabilmesini sağlamak için esperanto  <span style="color: #000000;"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/gunce/dis-bag.png" border="0" alt="" /></span></span> <span style="font-family: Maiandra GD;">adında bir &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/yapay-dil/"><span style="color: #000000;">yapay  dil</span></a></strong>&#8221; üretilmek istenilmiş -ki bu denemeyi ilk yapan kişi, &#8220;Balibilen&#8221;i oluşturan Mehmet Muhiddin adlı Türk&#8217;tür- fakat bu çok başarılı olmamıştır. Çünkü dil, canlı bir varlık olarak doğal bir süreçte oluşmalıdır. Daha  doğrusu, ihtiyaç üzerine doğan bir aracın kullanılması daha yaygın ve güçlü  olacaktır. Dünyadaki uluslar arasında iletişim arttıkça, insanlar ortak bir  dille anlaşma gereği duymuşlardır.  <a href="http://translate.google.com.tr/"> <span style="color: #000000;">Çevirmen</span></a> kullanmak bir yere kadar olduğundan, bir süre sonra insanlar  yabancı dilleri öğrenmeye çalışmışlardır. &#8220;<strong>Yabancı dil</strong>&#8221; kavramı, dünyanın  hâkimiyet yularını elinde bulunduran <acronym title="Amerika Birleşik Devletleri">ABD</acronym> ve İngiltere gibi devletler nedeniyle  birçok ülkede &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/Ingilizce/"><span style="color: #000000;">İngilizce</span></a></strong>&#8221;  olarak zihinlere kazınmıştır. Bir konuşmada <a href="https://www.bilgicik.com/tag/yabanci-dil/"> <span style="color: #000000;">yabancı dil</span></a> kavramı  geçtiğinde, insanlar doğrudan İngilizce üzerinden yorum yapma gereği  duymaktadırlar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Özellikle İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan  sonra ABD&#8217;nin ve İngiltere&#8217;nin yıldızının parlaması, bu iki devletin dünyada  otorite hâline gelmeleri nedeniyle doğal bir süreçle İngilizce de tüm dünyada  konuşulur hâle gelmiştir. Sömürgeci zihniyetle yapılan istilalar sonucunda  Afrika ve Orta Doğu&#8217;daki birçok halk İngilizceyi öğrenmek zorunda bırakılmıştır.  Bilgisayar ve telefon gibi teknolojik cihazları kullanmak için İngilizceyi çat  pat bilmek zorunda oluşumuz, artık kıyafetlerimizde bile İngilizce sözler  taşımaya kadar varmış ve İngilizce artık tüm dünyanın iletişim aracı gibi  algılanmaya başlamıştır.</span></p>
<p><center><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="490" height="368" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="https://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=2843207" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="wmode" value="window" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="490" height="368" src="https://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=2843207" wmode="window" bgcolor="#000000" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></center><br /><center>[ad1]</center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Hâlbuki Latincenin  <span style="color: #000000;"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/gunce/dis-bag.png" border="0" alt="" /></span>,  Fransızca gibi gelişmiş birkaç batı diliyle harmanlanmasıyla ortaya çıkan  İngilizce oldukça yapay ve güçsüz bir dildir. Düzensiz bir yapıya sahip olmanın  ötesinde, kendine özgü bir söz varlığı da olmayan İngilizce; derme çatma bir dil  olmasına rağmen bugün dünya dili olmuştur. <a href="https://www.bilgicik.com/?s=T%C3%BCrk%C3%A7e"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a>, yabancı dil  bilimcileri bile hayran bırakabilecek kadar güçlü bir matematiksel düzene sahip  olmakla beraber, sahip olduğu  <span style="color: #000000;">söz varlığı</span>nın  %80&#8217;inden fazlasını binlerce yıllık <a href="https://www.bilgicik.com/yazi//turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">tarihi gelişim</span></a> sürecinde edinme özelliğiyle gerçek bir &#8220;<strong>ulusal dil</strong>&#8221;  niteliği taşımaktadır. O hâlde dünya üzerinde 300 milyondan fazla konuşanı olan <a href="https://www.bilgicik.com/yazi//sayfaniza-turkcesi-varken/"> <span style="color: #000000;">Türkçe varken</span></a>,  neden İngilizce gibi sığ ve yapay bir dil &#8220;<strong>dünya dili</strong>&#8221; olma şerefine  ermiştir?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yukarıdaki videoda, hiç alışık  olmadığımız bir görüntü var. İslam Konferansı Teşkilatı&#8217;nın (İKT), New York  Ofisi&#8217;nin açılışına katılan İran Dışişleri Bakanı Muttaki ile Kazakistan  Dışişleri Bakanı Saudabeyev&#8217;in &#8220;<strong>Türkçe</strong>&#8221; sohbetleri, Türkçenin ileride bir  &#8220;<strong><a href="https://www.bilgicik.com/tag/dunya-dili/"><span style="color: #000000;">dünya dili</span></a></strong>&#8221;  olabileceği yönünde bizlere umut vermesi açısından oldukça önemli. Konuşmaların  genel anlamda Türkiye Türkçesine uydurularak yapılması da, ortak Türk dilinin  odağında Türkiye Türkçesinin bulunabileceğini gösteriyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkçenin farklı gruplarına ait iki  lehçesini konuşan bu iki bakanın, ki İran Dışişleri Bakanı Muttaki&#8217;nin Fars  kökenli olması muhtemeldir, böylesine sıcak bir sohbetle anlaşabilmesini  sağlayan Türkçe, gün gelir de tüm <a href="https://www.bilgicik.com/yazi//turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a>in ortak  yazı ve konuşma dili olmanın ötesinde, Güney Afrika&#8217;dan tutun da, Grönland&#8217;a  kadar tüm insanlığın ortak  <span style="color: #000000;">iletişim dili</span> olmayı başaramaz mı?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bence Türkçe bunu İngilizceden daha  çok hak ediyor; fakat onun dünya dili olabilmesi için önce Türklüğün ayağa  kalkması şart.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tanrı TÜRK&#8217;ü korusun!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD; font-size: x-small;"><strong><em>Orkun KUTLU</em></strong></span></p>
<p><a href="https://www.bilgicik.com/yazi//hakkimda/"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/orkun-kutlu.jpg" border="0" alt="Orkun Kutlu" /></a></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-evrensel-dil-olmalidir/">Türkçe Evrensel Dil Olmalıdır!</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-evrensel-dil-olmalidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>12</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarih Boyunca Türklerin Kabul Ettiği Dinler</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/tarih-boyunca-turklerin-kabul-ettigi-dinler/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/tarih-boyunca-turklerin-kabul-ettigi-dinler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Sep 2010 12:05:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Animizm]]></category>
		<category><![CDATA[Buda Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Budizm]]></category>
		<category><![CDATA[Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Gok Tanri Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Hristiyanlık]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kam Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kök Tengri]]></category>
		<category><![CDATA[Mani Dini]]></category>
		<category><![CDATA[Manicilik]]></category>
		<category><![CDATA[Muslumanlik]]></category>
		<category><![CDATA[Religions]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhçuluk]]></category>
		<category><![CDATA[Şamanizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Boyunca Türklerin Benimsedikleri Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Tengricilik]]></category>
		<category><![CDATA[Totemizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler Hangi Dinleri Kabul Etmişlerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Türklerin benimsediği dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Türklerin Dinleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türklerin Kabul Ettiği Dinler]]></category>
		<category><![CDATA[Türklerin Müslüman Oluşu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5930</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarih Boyunca Türklerin Kabul Ettiği Dinler Türkler, tarih boyunca çok çeşitli coğrafyalarda yaşamışlar, çok çeşitli kültürlerle temas etmişler, bu temasların sonucunda da çeşitli dinleri kabul etmişlerdir. Ancak dikkati çeken nokta, Türklerin, tespit edilebilen ilk dinî inanç ve hayatlarından başlayarak kabul ettikleri çoğu dinlerin tek tanrılı oluşu ve semavî nitelik taşıyışıdır. Bir başka önemli nokta ise [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tarih-boyunca-turklerin-kabul-ettigi-dinler/">Tarih Boyunca Türklerin Kabul Ettiği Dinler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 20pt;"> <span style="color: #ff0066;">Tarih Boyunca </span><span style="color: #33ccff;">Türklerin</span><br />
<span style="color: #00cc66;">Kabul Ettiği</span> <span style="color: #ff6600;">Dinler</span></span></strong></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" style="border: 1px solid black; margin: 5px 8px;" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/dinler.jpg" alt="Türklerin benimsediği dinler" width="200" height="206" align="left" />Türkler, tarih boyunca çok çeşitli coğrafyalarda yaşamışlar, çok çeşitli kültürlerle temas etmişler, bu temasların sonucunda da çeşitli <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/dunya-dinleri/"> <span style="color: #000000;">dinleri</span></a> kabul etmişlerdir. Ancak dikkati çeken nokta, Türklerin, tespit edilebilen ilk dinî inanç ve hayatlarından başlayarak kabul ettikleri çoğu dinlerin tek tanrılı oluşu ve semavî nitelik taşıyışıdır. Bir başka önemli <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazim-ve-noktalama/"> <span style="color: #000000;">nokta</span></a> ise dinî hayatta hâkim olan hoş görü ve tanrının hakkının tanrıya, insanın hakkının insana verilişidir. Bu unsurlar, Türk milletine has bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/laiklik-dinsizlik-midir/"> <span style="color: #000000;">lâiklik</span></a>, daha doğrusu bir hoş görü anlayışının tarihin ilk dönemlerinden beri Türk cemiyetinde var olduğunu göstermektedir. Nitekim <span style="color: #000000;">Göktürk</span> yazıtlarında kağanların tanrı yardımıyla kağan oldukları, güç kazandıkları ifade edilmekte; felâketlerin ve başarısızlıkların gerekçesi ise bazen cemiyetin gevşekliğine ve duyarsızlığına, bazen de kağanların yetersizliğine bağlanmaktadır. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Yazıtlar</span></a>da bu konudaki ifadeler çok açıktır:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">“<em><a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gok-tanri-dini-huseyin-nihal-atsiz/"><span style="color: #000000;">Tanrı</span></a> güç verdi</em>ğ<em>i için, babam ka</em>ğ<em>anın askerleri kurt gibi imi</em>ş<em>, dü</em>ş<em>manları koyun gibi imi</em>ş<em>.</em>” (KT, D &#8211; 12) “<em>Babam ka</em>ğ<em>an … Tanrı buyurdu</em>ğ<em>u için, devletliyi devletsiz bırakmı</em>ş<em>, ka</em>ğ<em>anlıyı ka</em>ğ<em>ansız bırakmı</em>ş<em>.</em>” (KT, D &#8211; 15) “<em>Besleyip doyurmu</em>ş<em> olan ka</em>ğ<em>anlarının sözlerini tutmadan her yere gittin oralarda hep mahvoldun tükendin.</em>” (KT, G &#8211; 9) “<em>Akılsız ka</em>ğ<em>anlar tahta oturmu</em>ş<em> ku</em>ş<em>kusuz … Türk halkı kurdu</em>ğ<em>u devletini elinden çıkarıvermi</em>ş<em>.</em>” (KT, D &#8211; 5)</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Ayrıca, meselâ Hazar hükümdarlarının çevresinde Müslüman, Hristiyan, Musevî ve putperest cemaatlerinin temsilcilerinin rahatça faaliyet gösterdikleri ve yönetimin bu temsilcilerin faaliyetlerini kısıtlamadıkları, bütün dinlerin temsilcilerine eşit davrandıkları bilinmektedir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu hususları belirttikten sonra <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">Türk tarihi</span></a>nde Türk cemiyetinin kabul ettiği dinler hakkında topluca şu biçimde bilgi vermek mümkündür:</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 15pt;">1. Gök Tanrı Dini: </span> </strong>Bugün birçok kaynakta Şamanlık adı verilen bu din hakkındaki en önemli ip uçları Göktürklerden kalma <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun yazıtları</span></a>ndan elde edilmiştir. Yazıtlara ve destanlara göre Türklerin ataları gök tanrıya inanmaktadır. “<em>Üstte mavi gök altta ya</em>ğ<em>ız yer yaratıldı</em>ğ<em>ında, ikisinin arasında insan o</em>ğ<em>ulları yaratılmı</em>ş<em>. </em> İ<em>nsan o</em>ğ<em>ullarının üzerine atalarım dedelerim … oturmu</em>ş<em>.</em>” (KT, D &#8211; 1) Bu sebeple Bilge Kağan kendisini tanımlarken “<em>Tanrı gibi tanrıdan olmu</em>ş<em> Türk <span style="color: #ff0066;">  <span style="color: #000000;">Bilge Ka</span></span></em><span style="color: #ff0066;"><span style="color: #000000;">ğ</span><em><span style="color: #000000;">an</span></em></span>” (KT, G &#8211; 1) der.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Semavî dinlerde olan birçok kavram, tek tanrılı din anlayışı ve hiyerarşisi içindeki gök tanrı dininde de mevcuttur. Şeytanın adı Erlik Handır. Cennet, uçmak ya da ak ülke; cehennem ise tamudur. Cin taifesi karşılığı olan ve mukaddes ruhlar olarak kabul edilen yer sublar, su kenarlarında ve yüksek dağ başlarında yaşamaktadırlar.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gok-tanri-dini-huseyin-nihal-atsiz/"> <span style="color: #000000;">Gök tanrı dini</span></a>nde ana unsurlardan biri tabiata saygı ve bağlılıktır. Altaylarda gök tanrı dinine mensup olan <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/altay-cumhuriyeti-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Altay</span></a> Türkleri, ormandan elde ettikleri kereste ve odun için bir şükran belgisi olarak ormandan seçilen bir ulu ağaca, giysilerinden kopardıkları bir parçayı bağlarlar. Bu uygulama, bir görenek olarak Anadolu’ya kadar taşınmış, birçok yörede, üzerine bez bağlanan ve kutluluğu var sayılan ağaçlar (çapıtlı çalı) ortaya çıkmıştır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Gök tanrı dinindeki bir başka önemli unsur <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/bozkurt/"> <span style="color: #000000;">bozkurt</span></a>tur. Ongun ve tabu niteliğinde olan bu unsur da, çeşitli yörelerde ve değişik yorumlarla yaşatılmaktadır. Nitekim Gagavuzların bağımsızlık ilânında kabul ettikleri <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-bayraklari/"> <span style="color: #000000;">bayrak</span></a>, mavi zemin üzerindeki kurt başıdır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Gök tanrı dini günümüzde (Saha (Yakut), Altay, vb.) bazı Türk topluluklarında, Kamlık adıyla yaşatılmaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<strong><span style="font-size: 15pt;">2. Mani Dini: </span></strong>Mezopotamya (çay arası)’da, İranlı bir ailenin oğlu olan Mani tarafından ortaya atılan Mani dini, yayılmasının ilk yıllarında yasa dışı ilân edilmiş; dinin kurucusu, M. s. 273 yılında, derisi yüzülerek idam edilmiştir.</span></p>
<p>[ad1]</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Uygur kağanı Bögü Kağan tarafından 762 yılında Karabalgasun’da resmî din olarak kabul edilen Mani dini; Hristiyanlığın, Zerdüştçülüğün ve Buda dininin karışımından oluşmuş bir inanç düzenidir. Edebî Uygur eserlerinin bir kısmında Mani dininin etkileri görülür. Büyük Uygur Kağanlığı’nın yıkılmasından sonra Koço Uygur Kağanlığı’nda bir süre varlığını sürdüren Mani dini, daha sonra tarih sahnesinden silinmiştir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<strong> <span style="font-size: 15pt;">3. Buda Dini: </span></strong>M. ö. VI. yüzyılda Hindistan’da Siddharta adlı bir prens tarafından ortaya atılmıştır. Buda (Burkan) dinine göre hayatın esası ve gerçeği ıstıraptır. Istırap yalnızca yaşanılan acılar değil; üzüntüsüyle, neşesiyle, ferahlığıyla, var oluşun bizzat kendisidir. İnsan hayatında ruha dayalı bir süreklilik vardır. Ruh, bedenin ölümünden sonra bir başka bedende yeniden doğarak varlığını sürdürür. “<em>Do</em>ğ<em>um-ölüm-yeniden do</em>ğ<em>um</em>” zincirini kırarak <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Nirvana/"> <span style="color: #000000;">Nirvana</span></a>’ya ulaşmanın yolu, ıstırabı yok etmektir. Nirvana’ya ulaşan insanın ruhu ebedî huzura kavuşur.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Prens Siddharta, sarayını terk edip inzivaya çekilmiş ve ermiş anlamına gelen Buddha adını almış; dine de Buda dini denilmiştir. Buda dini, Göktürklerden de önce (<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"><span style="color: #000000;">Tanrı Dağları</span></a>nın güneyindeki) Tarım bölgesinde <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a> arasında yayılmış ve yaklaşık 600 yıl süreyle (700-1300) varlığını sürdürmüş, İslâm’ın kabulüyle birlikte etkinliğini yitirmiştir. Bugün yalnızca Çin’de Sarı Uygurların bir bölümü Buda dinine mensuptur.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<strong><span style="font-size: 15pt;">4. Hristiyan Dini: </span></strong>Orta Çağ’ın başlarından başlayarak <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Orta Asya</span></a>’da bazı Türk boyları tarafından kabul edilmiştir. Türkler arasında Hristiyanlığın yayılmasıyla ilgili ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Günümüzde Çuvaşlar, Moldovya’da yaşayan <span style="color: #ff0066;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gagauzlar-gok-oguzdan-hristiyan-turkler/"> <span style="color: #000000;">Gagavuz</span></a></span> Türkleri ve Yunanistan’daki Karamanlılar Ortodoks Hristiyandır, Ayrıca Kuzey Irak Türkleri ile Saha (Yakut) Türkleri arasında da bazı küçük Hristiyan topluluklar vardır.</span></p>
<p>[m2]</p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<span style="font-size: 15pt;"><strong>5. Musevîlik:</strong></span> Kaynaklara göre Hazar Türkleri arasında yaygınlaşmıştır. Günümüzde bütün dünyadaki sayıları yaklaşık 1500 kişi kalmış olan Karay (Karaim) Türkleri, Musevîdir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><br />
<span style="font-size: 15pt;"><strong>6. İslâm Dini:</strong></span> Türklerin 900 yılından sonra toplu toplu Müslüman olmaları ve Orta Asya, Yakın Doğu ve Doğu Akdeniz sahasında siyasî hâkimiyet sağlamaları sonucu, öbür Türk boyları arasında da yaygınlaşarak kabul görmüştür.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Günümüzde <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Türk dünyası</span></a>nın çok büyük bir bölümü İslâm dinine mensuptur.</span></p>
<p><em><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Prof. Dr. Reşat GENÇ</strong></span></em></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tarih-boyunca-turklerin-kabul-ettigi-dinler/">Tarih Boyunca Türklerin Kabul Ettiği Dinler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/tarih-boyunca-turklerin-kabul-ettigi-dinler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tartışılan &#8220;-sal / -sel&#8221; Ekleri Üzerine</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Sep 2010 08:06:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Arapça]]></category>
		<category><![CDATA[Eklerin Kökeni]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Farsça]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizce sal sal eki]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlica]]></category>
		<category><![CDATA[Sal Sel Eki]]></category>
		<category><![CDATA[sal sel eklerinin kökeni]]></category>
		<category><![CDATA[Sala Bindirip Sele Vermek]]></category>
		<category><![CDATA[TDK]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dil Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Karşılıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcelestirme]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçeleştirme Karşıtları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçeyi sala bindirip sele verdiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Sözcükler]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Bülent Bakiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5922</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tartışılan &#8220;-sal / -sel&#8221; Ekleri Üzerine Yakın zamanda sıkça tartışılır hâle gelen &#8220;-sal / -sel&#8221; eklerinin kullanımı hakkında en az bilenler kadar konu hakkında hiç bilgisi olmayanların da yorum yapması nedeniyle ortada ciddi bir bilgi kirliliği var. Bu nedenle bu konuda bilgi edinmek isteyen araştırmacıların yararlanması için böyle bir yazı yazma gereği duydum. Türkçeleştirmeye karşı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/">Tartışılan “-sal / -sel” Ekleri Üzerine</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center">
<p align="center"><strong><span style="font-size: 20pt; font-family: Maiandra GD;"><span style="color: #ff0066;">Tartışılan </span><span style="color: #c0c0c0;">&#8220;</span><span style="color: #00ccff;">-sal / -sel</span><span style="color: #c0c0c0;">&#8221; </span><span style="color: #00cc66;">Ekleri</span> <span style="color: #ff6600;">Üzerine</span></span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://farm3.static.flickr.com/2369/2277181132_072f6a393c.jpg?v=0" alt="Göktürk Kitabesi" align="right" />Yakın zamanda sıkça tartışılır hâle gelen &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8221; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cekim-ve-yapim-ekleri/"> <span style="color: #000000;">ekler</span></a>inin  kullanımı hakkında en az bilenler kadar konu hakkında hiç bilgisi olmayanların  da <a style="text-decoration: none;" href="#yorumyap"><span style="color: #000000;">yorum</span></a> yapması nedeniyle ortada ciddi bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Bilgi/"> <span style="color: #000000;">bilgi</span></a> kirliliği var. Bu nedenle  bu konuda bilgi edinmek isteyen araştırmacıların yararlanması için böyle bir  yazı yazma gereği duydum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oz-turkcelestirme-calismalari/"> <span style="color: #000000;">Türkçeleştirme</span></a>ye karşı çıkan, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/oz-turkce-adlar/"> <span style="color: #000000;">öz Türkçe</span></a> sözcüklerin kullanılmasını  sindiremeyen bazı kişiler <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazimi-karistirilan-sozcuklerin-dogru-yazimi-ve-yabanci-sozcuklere-turkce-karsiliklar/"> <span style="color: #000000;">yabancı sözcüklere</span></a> karşı önerilen <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">sözcük</span></a>lerde bir kusur aramaya  çalışıyorlar. Bu arayışta bulunan &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8221; ekleri hakkında <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yavuz-bulent-bakiler/"> <span style="color: #000000;">Yavuz Bülent Bakiler</span></a>&#8216;in &#8220;<em>Türkçeyi  -sal&#8217;a bindirip -sel&#8217;e vermeyin.</em>&#8221; (<span style="color: #000000;">*</span>)  sözü de Türkçeleştirme karşıtlarını pekiştirmiş oldu ve böylece <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/tdk-turkce-sozluk/"> <span style="color: #000000;">TDK</span></a> hakkında karalama kampanyaları  başlatan kişilerin eline Türkçeyi yerden yere vurmak için malzeme geçti. Şimdi o  kişiler Türkçeleştirme yapmayıp, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/osmanlica-nedir/"> <span style="color: #000000;">Osmanlıca</span></a> sözcükleri kullanmanın  kendilerince doğru olduğunu (!) sözde ispatlamak için hep bu ekleri örnek  gösterir oldular.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bu konuyu bilimsel olarak ele almaya çalışırsak,  şöyle bir çözümleme yapabiliriz: Türkçede iki tane &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8221; eki  vardır. Bunlardan bir tanesi Türkçe kökenlidir ve çok eski <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/yazitlar-hakkinda-bilgi-1-bolum/"> <span style="color: #000000;">yazılı metinler</span></a>de bile geçer. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/divani-lugatit-turk/"> <span style="color: #000000;">Divan-u Lügati&#8217;t Türk</span></a>&#8216;te de &#8220;<strong>arsal</strong>&#8221;  (kumsal) sözcüğü geçmektedir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/eski-turkce/"> <span style="color: #000000;">Eski Türkçe</span></a>de &#8220;kumsal, uysal&#8221; gibi  örneklerde görebileceğimiz bu ekin İngilizceden veya başka bir batı dilinden  Türkçeye geçmiş olması imkânsızdır; çünkü bu örneklerin geçtiği metinlerin  çağında Türkçe ile bu dillerin etkileşimi söz konusu değildir.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Günümüzde yapılmaya çalışılan Türkçeleştirme  çabalarında Eski Türkçe örnek alındığı için, yakın zamanda birçok sözcükle  kullanılan &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8221; ekleri de büyük olasılıkla ekin aslı olan ve &#8220;<strong>uysal</strong>&#8221;  örneğinde görülen bu eke benzetilmeye çalışılmıştır. Fakat tesadüftür ki  İngilizcedeki &#8220;<strong>universal</strong> (evrensel), <strong>emotional</strong> (duygusal), <strong> traditional</strong> (geleneksel)&#8221; sözcüklerinde de görülen ve Türkçedeki kullanımla  sesteş &#8211; anlamdaş olan &#8220;<strong>-sal / -al</strong>&#8221; ekleri, Türkçeleştirmelerde işlek  olarak kullanılan bu eklerin yabancı kökenli olabileceğini düşündürmeye  başlamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/roman-ozetleri-turk-ve-dunya-edebiyatindan/"> <span style="color: #000000;">Özet</span></a> olarak; günümüzde &#8220;<strong>bilimsel,  içsel, dinsel, duygusal, karasal</strong>&#8221; gibi birçok sözcükte kullanılmaya başlanan  &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8221; ekinin, Eski Türkçede bulunan ekin işlek hâle getirilmiş  biçimi olduğunu söylemek mümkündür. İngilizcede ses ve anlam bakımından ortak  bir ekin bulunuşu ise ancak tesadüf olarak kabul edilebilir. Fakat Türkçenin  İngilizceden ciddi anlamda etkilendiği şu dönemde, batı dilinden geçen  sözcükleri kullanma meraklısı insanların, İngilizcedeki &#8220;<strong>continental</strong>&#8221;  (karasal) gibi sözcüklere benzediği için Türkçedeki &#8220;<strong>-sal / -sel</strong>&#8220;li  sözcükleri sıklıkla kullandıklarını söylemek, bu ekin kullanım alanının bu kadar  geniş olma nedenini aydınlatabilir. Böylece belki de yakın dönemde işlek bir ek  olarak kullanılmayacak bu ek, sıklıkla kullanılmaya başlanmış olabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Tanrı TÜRK&#8217;ü korusun!</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><em>Orkun  KUTLU</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hakkimda/"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/orkun-kutlu.jpg" border="0" alt="Orkun Kutlu" /></a></span></p>
<p align="justify">The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/">Tartışılan “-sal / -sel” Ekleri Üzerine</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/tartisilan-sal-sel-ekleri-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dil Güneşinin İnsanlık Tarihine Doğuşu</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/dil-gunesinin-insanlik-tarihine-dogusu/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/dil-gunesinin-insanlik-tarihine-dogusu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2010 21:59:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Güneşi]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Güneşinin İnsanlık Tarihine Doğuşu]]></category>
		<category><![CDATA[Dili Kim Buldu]]></category>
		<category><![CDATA[Dilimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Dilin Yaratılışı]]></category>
		<category><![CDATA[Diller]]></category>
		<category><![CDATA[Diller Nasıl Oluştu]]></category>
		<category><![CDATA[Dillerin Kökeni]]></category>
		<category><![CDATA[Dillerin Kökenine İnmek]]></category>
		<category><![CDATA[Dillerin Oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[Dillerin Oluşumu Nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Dillerin Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[Dillerin Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Dunya Dilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Dillerinin Doğuşu]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Dil]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Dil Nasıl Oluştu]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Dilin Oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Dilin Ortaya Çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Diller]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcemiz]]></category>
		<category><![CDATA[Yeryüzündeki Dillerin Tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5816</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dil Güneşinin İnsanlık Tarihine Doğuşu Canlılığıyla insana adeta hayat veren dil, insan yaşamının her anında sır dolu yapısıyla değişmez olan özel yerini almıştır. Duygu ve düşüncelerimizin hayatımıza aksi olarak nitelendirebileceğimiz dilimiz; kendimizi ifade etmemizi sağlayan, toplulukları toplumlaştıran ve toplumları uluslaştıran en önemli unsurdur. Ve dil; insanlık tarihine güneş gibi doğuşuyla geçmişin pek çok sırrını günümüze [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dil-gunesinin-insanlik-tarihine-dogusu/">Dil Güneşinin İnsanlık Tarihine Doğuşu</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 20pt;"> <span style="color: #00ccff;">Dil</span> <span style="color: #ff6600;">Güneşinin</span> <span style="color: #00cc99;">İnsanlık</span> <span style="color: #ff66cc;">Tarihine</span> <span style="color: #b0b0b0;">Doğuşu</span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter" style="border: 1px solid black;" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/dil-gunesi.jpg" alt="Dil Güneşi" width="450" height="191" /></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Canlılığıyla insana adeta <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturkun-hayati/"> <span style="color: #000000;">hayat</span></a> veren dil, insan yaşamının her anında sır  dolu <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/cekim-ve-yapim-ekleri/"> <span style="color: #000000;">yapı</span></a>sıyla değişmez olan özel yerini almıştır.  Duygu ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/dusunceyi-gelistirme-yollari/"> <span style="color: #000000;">düşünce</span></a>lerimizin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturkun-hayati/"> <span style="color: #000000;">hayatı</span></a>mıza aksi olarak nitelendirebileceğimiz <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Dilimiz/"> <span style="color: #000000;">dilimiz</span></a>; kendimizi ifade etmemizi sağlayan,  toplulukları toplumlaştıran ve toplumları uluslaştıran en önemli unsurdur. Ve  dil; insanlık tarihine <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gunes-dil-teorisi/"> <span style="color: #000000;">güneş</span></a> gibi doğuşuyla geçmişin pek çok sırrını  günümüze ve geleceğe taşımaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Geçmişe doğru kısa bir yolculuğa  çıkalım ister misiniz? İmkansız gibi görünen bu tarihsel yolculuğu bize mümkün  kılacak araç dilin ta kendisidir. Dil geçmişten geleceğe olan yolculuğunda nesil  duraklarındaki alacaklarını bir sonraki kuşaklara aktaracak ve bu böyle sürüp  gidecektir. Siz de dil ile bu tarihi yolculuğu tadacaksınız. O halde  kemerlerinizi sıkı bağlayın nesilden nesile aktarımda en harika araçla tarihin  derinliklerine yol alalım&#8230; Toplumlar tarih boyu birçok özelliklerini dile  nakşetmişlerdir. Böylelikle bir dile bakarak o toplumun geleneklerini, yaşam  biçimini, hayat felsefesini, tarihini vs birçok özelliğini öğrenebiliriz. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkcemiz/"> <span style="color: #000000;">Türkçemiz</span></a>i baz alacak olursak güzel dilimizi  incelediğimizde atalarımızın yaşadığı o kutlu çağlara gitmek mümkündür. Bu  yönden dili incelerken heyecanlandığımı söyleyebilirim.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gelin-turkceyi-yok-edelim/"> <span style="color: #000000;">Gelin</span></a> biraz da yolculuğun başlangıç noktasına, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/fiilerde-anlam-zaman-kaymasi/"> <span style="color: #000000;">zaman</span></a> tünelinin başına gidelim, bizleri tarihe  götüren tarihi bize getiren capcanlı yapı dil nasıl oluşmuş hep birlikte  görelim…</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bizler için geçmişin karanlığını  aydınlığa boğan toplumların pek çok özelliğini dünden bugüne aktaran dilin  doğuşu asırlar boyu merak konusu olmuştur. Dilin doğuşu üzerine pek çok teorem  ortaya atılmışsa da kanıtlanabilirlik açısından bakıldığında ortaya konulan  görüşlerin varsayımlardan ileri gidememesi, bizleri; dilin doğuşunun sadece  fikirlerle açıklanabileceği sonucuna götürür. İnsanlık tarihinin en eski  çağlarının aydınlatılması dilin doğuşunu da ortaya çıkaracaktır. Dil kuşkusuz  insanoğlunun belli ihtiyaçları sonucu meydana gelmiş ve insana pek çok yönden  fayda sağlamıştır. Dilin doğuşu üzerine yapılan araştırma ve çalışmalar Eski  Hint, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/eski-yunan-edebiyati-dunya-edebiyati/"> <span style="color: #000000;">Eski Yunan</span></a>&#8216;a kadar kökleri uzanan bir koca  ağaçtır. Bu koca ağacın her bir meyvesi çeşitli fikirlerdir ki dilin doğuşunu  açıklamaya çalışır. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">Tarih</span></a>te dil konusuna eğilim din ile başlar. Din  olgusu içerisinde <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gok-tanri-dini-huseyin-nihal-atsiz/"> <span style="color: #000000;">Tanrı</span></a>ya yakarış, şükür ve istek olan duaların  en güzel şekilde ve hatasız söylenebilmesi için dile özen gösterilmeye  başlanmıştır. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/dil-bilgisi-sunulari/"> <span style="color: #000000;">Dil bilgisi</span></a> kurallarının temeli kutsal  kitapların nesilden nesile aktarımındaki çabanın ürünü olduğu düşünülmektedir.  Birçok dinde dilin var oluşunu insanlara açıklayan ilahi bir kaynak olduğu  görülmektedir. Örneğin; Tanrı’nın Adem&#8217;i yarattıktan sonra yarattığı her canlıyı  Adem’in seslendiği gibi isimlendirişidir.Ya da bir Hindu inanışına göre diller  Brahma’nın eşi Sarasvati tarafından yaratıldığının düşünülmesi gibidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">İnsanın doğadan duyduğu sesleri taklit yoluyla  konuşmaya başladığını ve dilin kökeninin bu taklit sesler olduğunu öne süren <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/onemli-turkologlar/"> <span style="color: #000000;">dilbilimciler</span></a> de vardır. Ama bir dil  sadece varlıkların isimlerinden oluşmayacağı için bu görüş dillerdeki soyut <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">kelimeler</span></a>in açıklanmasında kısır  kalmıştır. Bir fikre göre dilin ağız hareketlerinden kaynaklandığı; fiziksel  hareketler ve ağız hareketleri arasındaki bağlantıya değinilerek fiziksel  hareketlerle açıklanamayacak duygu durumlarının ağız hareketleriyle  açıklanmasıyla dilin gelişmiş olabileceği öne sürülmüştür. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/kinestetik-bedensel-zeka-coklu-zeka-kurami/"> <span style="color: #000000;">Bedensel</span></a> hareketler ve ağız hareketleri  bir dildeki bütün dilsel iletileri karşılamayacağı için bu sav da yetersiz  kalmıştır. Bir başka görüş dilin doğuşunu çeşitli olaylar karşısında insanların  gösterdikleri bedensel ve ruhsal tepkiler sonucu çıkarmış oldukları <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ses-bilgisi/"> <span style="color: #000000;">ses</span></a>lerle ilişkilendirmektedir. İnsanların  birlikte iş gördükleri esnada çıkardıkları <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/muziksel-ritmik-zeka-coklu-zeka-kurami/"> <span style="color: #000000;">ritmik</span></a> seslerin dilin oluşumuna zemin  hazırladığını ileri süren dil bilimciler de vardır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk/"> <span style="color: #000000;">Ulu önder Atatürk</span></a> dilin doğuşuna milli bir  bakış açısı kazandıran Güneş Dil Teorisi&#8217;ne büyük destek vermiştir. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk/"> <span style="color: #000000;">Mustafa Kemal</span></a> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gunes-dil-teorisi/"> <span style="color: #000000;">Güneş Dil Teorisi</span></a>&#8216;yle dilin oluşumunu milli bir  görüşle ortaya koymuş o dönemki halkın ve batılı bilim adamlarının Türkçemize  olan yanlış düşünce ve tutumları yok etmek, kutlu dilimizi hak ettiği yere  çıkarabilmek için bu teoriye desteğini vermiştir. Teori; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/?s=T%C3%BCrk%C3%A7e"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> “<strong><a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gunes-dil-teorisi/"><span style="color: #000000;">güneş</span></a></strong>”  sözcüğünün bütün dillerin türeyiş noktası olduğunu ileri sürerek; dünyanın en  eski dilinin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a> olduğunu ispat etmek çabasındadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bunun yanı sıra <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-makaleleri-dilbilim/"> <span style="color: #000000;">dil bilim</span></a>ciler arasında bütün dünya dillerinin  ortak bir kökenden geldiği görüşü vardır. Diller incelendiğinde şaşırtıcı bir  sonuç olarak ortak kökler tespit edilmişse de bu görüş de dilin doğuşunu  açıklamakta kesin bulgular ortaya koyabilmiş değildir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Görüldüğü üzere dilin doğuşu;  çözülmesi ve ispatlanması zor bir problem gibidir. İnsanların zihnindeki soru  işaretlerini gidermek adına yapılan çalışmalar bugün birer fikir olmaktan ileri  gidememişse de insanoğlunun meraka olan susuzluğu dinmiş değildir. Dil  bilimcilerin gelecekte yapacakları yeni çalışmalar ile dil güneşinin doğuşunu  insanlığa izlettirmek belki de gerçek olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><em>Ayk</em></strong><em><strong>onçuy</strong></em></span></p>
<p><em><strong></strong></em></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/dil-gunesinin-insanlik-tarihine-dogusu/">Dil Güneşinin İnsanlık Tarihine Doğuşu</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/dil-gunesinin-insanlik-tarihine-dogusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkoloji &#8211; Türklük Bilimi Hakkında</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-turkluk-bilimi-hakkinda/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-turkluk-bilimi-hakkinda/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 15:39:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Batılı Türkologlar]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Türklük Bilimciler]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Türkologlar]]></category>
		<category><![CDATA[TDK]]></category>
		<category><![CDATA[TTK]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyat Bölümleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiyede Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük Bilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük Bilimi Çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük Bilimi Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük Bilimi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük Biliminin Gelişmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji Bölümleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji Çalismalari]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Türkolojinin Gelişmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkolojinin Tarihi Gelişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5487</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkoloji &#8211; Türklük Bilimi Hakkında Türkoloji, yani Türklük bilimi, Türk&#8217;e ait olan bütün maddi ve manevi değer üzerinde çalışan bir bilim dalı olduğu hâlde, Türkiye&#8217;de bu çalışma alanına olan ilgi oldukça azdır. Zaten Türkoloji, öncelikle Batılı bilim adamlarının çalışmalarıyla sistemli bir hâle gelmiş, çok sonraları Türkiye&#8217;de bu bilim dalına ilgi uyanmıştır. Türk dili ve tarihine [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-turkluk-bilimi-hakkinda/">Türkoloji – Türklük Bilimi Hakkında</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><span style="font-size: 20pt;"><span style="color: #ff6600;"> Türkoloji</span> &#8211; <span style="color: #33ccff;">Türklük</span> <span style="color: #ff0066;"> Bilimi</span> <span style="color: #00cc99;">Hakkında</span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;" align="center"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/turkoloji-turkluk-bilimi.jpg" alt="" width="300" height="210" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkoloji, yani  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkluk-Bilimi/"> <span style="color: #000000;">Türklük bilimi</span></a>, Türk&#8217;e ait olan bütün maddi  ve manevi değer üzerinde çalışan bir bilim dalı olduğu hâlde, Türkiye&#8217;de bu  çalışma alanına olan ilgi oldukça azdır. Zaten Türkoloji, öncelikle Batılı bilim  adamlarının çalışmalarıyla sistemli bir hâle gelmiş, çok sonraları Türkiye&#8217;de bu  bilim dalına ilgi uyanmıştır. Türk dili ve tarihine ışık tutan en önemli  belgeler olan  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>&#8216;nın bulunup okunmasının hep Batılı bilim adamları  tarafından gerçekleştirilmesi,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkluk-Bilimi/"> <span style="color: #000000;">Türklük bilimi</span></a>ni çok geç fark ettiğimize bir  örnektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Her ne kadar  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkoloji/"> <span style="color: #000000;">Türkoloji</span></a>&#8216;yi geç fark etmiş ve bu alandaki  çalışmalarda Batılı bilim adamlarına göre geç kalmış olsak da, iki yüzyıl gibi  bir süreç içerisinde Türklük biliminin özellikle Türkiye&#8217;de ve diğer Türkî  cumhuriyetlerde ciddi anlamda geliştiğini görmek mümkündür. Hem bu gelişmenin  seyrini hem de Türkoloji&#8217;nin çalışma alanını daha iyi görebilmeniz için konuyu  aydınlatacak bilgileri sizlere sunuyorum:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Dar anlamda  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turk-Dili/"> <span style="color: #000000;">Türk Dili</span></a> ve Lehçelerini, geniş anlamda ise  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkleri</span></a> ve  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkluk-bilginizi-sinayin/"> <span style="color: #000000;">Türklük</span></a>le ilgili olan bütün konuları inceleyen bilim koludur. Türk Dili,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-tarihi/"> <span style="color: #000000;">tarihi</span></a>, kültürü, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">edebiyat</span></a>ı… gibi konuların tümü, Türklük Bilimi&#8217;nin kapsamı içindedir.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türklük Bilimi çalışmalarını iki bölüm hâlinde  değerlendirebiliriz. Bunlardan birincisi &#8220;<strong>Türklerin</strong>&#8221; yaptığı çalışmalar,  diğeri ise &#8220;<strong>Türk olmayanların</strong>&#8221; yaptıkları çalışmalardır. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a>, soylu ve köklü bir ulus  oldukları için yazılı tarihimizin başladığı  <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span>&#8216;ndan önceki döneme ait  bilgilerimizin tümü, dış kaynaklardan alınmıştır. Bu kaynaklardan en önemlileri  &#8220;<strong>Latin &#8211; Bizans</strong>&#8221; kaynaklarıdır. Bütün Avrupa halkları, Türkler hakkındaki  bilgileri 4. yüzyıl ile 6. yüzyıl arasında yaşamış olan Priskos, Apolinaris ve  Jordanes gibi Latin veya Bizans kökenli yazarlardan öğrenmişlerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turklerin-ana-yurdu/"> <span style="color: #000000;">Türkler</span></a> hakkındaki bilgilerin önemli bir  kaynağı da &#8220;<strong>Çin</strong>&#8221; kaynaklarıdır. Milattan önceki dönemlerden itibaren,  Çince yazılmış belgelerde Türkler ile ilgili önemli bilgiler bulunmaktadır. Çin  kaynaklarında &#8220;<strong>Türk</strong>&#8221; adı, &#8220;<strong>T&#8217;u-küe</strong>&#8221; biçiminde geçmektedir. Hatta &#8220;<strong>Orhun  Yazıtları</strong>&#8221; bile,  <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span> ve  <span style="color: #000000;">Kül Tigin</span> yazıtlarının batı yüzlerindeki  Çince metinlerden yola çıkılarak çözülmüştür. &#8220;<strong>Tang Sülalesi Tarihi</strong>&#8221; ve &#8220;<strong>Yeni  Tang Sülalesi Tarihi</strong>&#8221; adlı eserlerde de, Bilge Kağan ve Kül Tigin&#8217;den  bahsedilmiştir. Ayrıca Çinli şair &#8220;<strong>Ye-lü-Zhu</strong>&#8221; da şiirlerinde  <span style="color: #000000;">Yazıtlar</span>&#8216;dan bahsetmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Pian del Carpine, Villem Van Ruysbroek, Marco Polo,  İbni Batuta… başta olmak üzere, çeşitli gezginlerin yazdıkları da Türkler&#8217;in  geçmişi hakkında bilgi edindiğimiz kaynaklardandır. 14. yüzyılın başlarında Türk  Dili üzerine, Avrupa&#8217;da İtalyanlar ve Almanlar tarafından &#8220;<strong>Codex Cumanicus</strong>&#8221;  adlı eser yazılmıştır. Osmanlı Türkleriyle Avrupalılar arasında yaşayan savaşlar  ile birlikte, Avrupa&#8217;da <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkluk-Bilimi/"> <span style="color: #000000;">Türklük Bilimi</span></a> araştırmaları artmaya  başlamıştır. Johann Schildtberger, Philipp Johann von Strahlenberg ve Pietro  Ferraguto gibi kişiler, Avrupa&#8217;da başlayan Türklük Bilimi&#8217;nin öncülerindendir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Pietro Ferraguto, 17. yüzyılda &#8220;<strong>Grammatica Turca</strong>&#8221;  adlı eseriyle <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> dilinin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Gramer/"> <span style="color: #000000;">gramer</span></a>ini ilk defa sistemli olarak tespit  etmiştir. Türklük Bilimi ile ilgilenen savaş tutsaklarının yanı sıra, Türklerle  siyasi ve ticari ilişkiler içinde bulunan bazı kişiler ve türlü amaçlarla  kurdukları kurum ve kuruluşlarla Hristiyanlık propagandası yapan bazı  misyonerler de Türkler hakkında araştırmalar yapmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Avrupa&#8217;daki ilk <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkoloji/"> <span style="color: #000000;">Türkoloji</span></a> kürsüsü, Paris&#8217;te 1795 yılında  açılan &#8220;<strong>Ecole des Langues Oriantales Vivantes</strong>&#8220;ta kurulmuştur. Ancak &#8220;<strong>Türkoloji  kürsüsü</strong>&#8221; niteliğinde olmasa da Türkler hakkında araştırma yapan ve daha önce  kurulmuş bazı okullar da vardır. Bu kurum ve okulların en eskisi, 1627&#8217;de  Roma&#8217;da kurulan &#8220;<strong>Collegium de Propaganda Fide</strong>&#8220;dir. Daha sonra Paris,  Rusya, İtalya, Almanya ve İngiltere&#8217;de benzer okul ve enstitüler kurulmuştur.  Çalışmaların değerlendirildiği ilk &#8220;<strong>Doğu bilimcileri</strong>&#8221; kurultayı ise, &#8220;<strong>Congres  International Orientales</strong>&#8221; adıyla 1873 yılında Paris&#8217;te yapılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türklerle ilgili bilgi kaynaklarının çoğalması ve bu  konularla ilgilenenlerin artmasıyla, Türklük Bilimi çalışmaları 18 – 19. yy&#8217;da  hız kazanmış ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde Türklük  Bilimi araştırma merkezleri kurulmuş, üniversitelerde Türklük Bilimi (Türkoloji)  bölümleri açılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ziya-gokalp/"> <span style="color: #000000;">Ziya Gökalp</span></a>, Avrupa&#8217;da ortaya çıkan  Türklük Bilimi çalışmalarını, iki boyutta değerlendirmiştir. Bunlardan birincisi  Fransızcada &#8220;<strong>Turquerie</strong>&#8221; denilen &#8220;<strong>Türkperestlik, Türk severlik</strong>&#8220;tir.  Auguste Comte, Mismer, Pierre Loti, Lamartine… gibi kişiler, bu duruşla  Türklerle ilgili dostça yazılar yazmışlardır. İkinci boyut ise; <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkluk-bilginizi-sinayin/"> <span style="color: #000000;">Türklük</span></a> Bilimi, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkiyat/"> <span style="color: #000000;">Türkiyat</span></a> veya Türkoloji adıyla bir bilim  kolu olarak gelişmiştir. Özellikle Rusya, Almanya, Macaristan, Danimarka,  Fransa, İngiltere… gibi ülkelerde eski Türkler, Hunlar ve Moğollar  araştırılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Avrupalıların dışında, Arap ve Fars kökenli bazı  tarihçiler de Türklerle ilgili bazı araştırmalar yapmışlardır. Ebu Hayyan ve İbn  Mühenna gibi Arap dilcileri, Memluk Türkçesi üzerinde çalışmışlardır. İranlı  tarihçi Cüveyni ve Fahrettin Mübarekşah, 12. ve 13. yüzyıllarda Göktürklere ait  yazıtlardan söz ederler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türklük Bilimi&#8217;nin ikinci gelişim çizgisi yerli  kaynaklara dayanmaktadır. Bu kaynaklara göre, Türklük Bilimi çalışmaları, 11.  yüzyılda <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/kasgarli-mahmut-biyografi-hayati-kim-kimdir/"> <span style="color: #000000;">Kaşgarlı Mahmud</span></a> tarafından yazılan &#8220;<strong><a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/divani-lugatit-turk/"><span style="color: #000000;">Divan-ü  Lügati&#8217;t Türk</span></a></strong>&#8221; adlı eser ile başlar. Kaşgarlı&#8217;dan sonra ilk  çalışmalar <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/ali-sir-nevai/"> <span style="color: #000000;">Ali Şir Nevai</span></a>&#8216;nin &#8220;<strong>Muhakemetü&#8217;l-Lügateyn</strong>&#8220;;  Bergamalı Kadri&#8217;nin de &#8220;<strong>Müyessiretü&#8217;l-Ulâm</strong>&#8221; adlı eseriyle devam etmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Bizde Türklük Bilimi&#8217;nin 19. yüzyıldan sonraki  önemli temsilcileri şunlardır: Ahmet Vefik Paşa, Süleyman Paşa, Ahmet Cevdet  Paşa, Fuat Paşa, Ali Süavi, Şemseddin Sami, Veled Çelebi, Bursalı Tahir, Ahmet  Mithat Efendi, Abdurrahman Fevzi Efendi…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">19. Yüzyılda Türklük Bilimi çalışmaları ile siyasi <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkculuk/"> <span style="color: #000000;">Türkçülük</span></a> bir arada yürümektedir. Her ne  kadar yöntemleri, amaçları ve yaklaşım biçimleri farklı olsa da, Türklük Bilimi  çalışmaları her zaman siyasi Türkçülüğe malzeme olabilecek veriler ortaya  koymuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türklük Bilimi araştırmaları, bizim için &#8220;<strong>milli</strong>&#8221;  bir özellik taşımakla birlikte, artık önemli ölçüde &#8220;<strong>uluslararası</strong>&#8221;  nitelik de kazanmıştır. Bugün Abd, Almanya, Çin, Danimarka, İngiltere, İran,  İtalya, Macaristan, Rusya, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/azerbaycan-cumhuriyeti-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Azerbaycan</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/kazakistan-cumhuriyeti-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Kazakistan</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/kirgizistan-cumhuriyeti-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Kırgızistan</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ozbekistan-cumhuriyeti-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Özbekistan</span></a> ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkmenistan-cumhuriyeti-turan-illeri/"> <span style="color: #000000;">Türkmenistan</span></a> gibi onlarca ülkede, birçok  Türklük Bilimci çalışmalar yapmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;">Kaşgarlı ile başlayıp Osmanlı Türkleriyle gelişmeye  devam eden Türklük Bilimi çalışmalarının &#8220;<strong>bilimsel bir disiplin</strong>&#8221;  içerisinde ele alınması oldukça yakın bir dönemde gerçekleşmiştir. Ziya  Gökalp&#8217;in sosyolojik incelemeleri Türklük Bilimi çalışmalarına bir ivme  kazandırmış ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/mehmet-fuat-koprulu-onemli-turkologlar/"> <span style="color: #000000;">Fuat Köprülü</span></a>&#8216;nün 1924 yılında İstanbul <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-edebiyati-donemleri/"> <span style="color: #000000;">Edebiyat</span></a> Fakültesi&#8217;ne bağlı olarak  kurduğu &#8220;<strong>Türkiyat Enstitüsü</strong>&#8221; ile Türklük Bilimi artık önemli bir aşamaya  kavuşmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/ataturk/"> <span style="color: #000000;">Ulu Önder Atatürk</span></a>&#8216;ün, özellikle Türk  Dili, tarihi ve coğrafyası üzerinde araştırmalar yapılması için &#8220;<strong>Dil ve  Tarih-Coğrafya Fakültesi</strong>&#8220;, &#8220;<strong>Türk Dil Kurumu</strong>&#8221; ve &#8220;<strong>Türk Tarih Kurumu</strong>&#8220;nu  kurması, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turkluk-Bilimi/"> <span style="color: #000000;">Türklük Bilimi</span></a> ile ilgili çalışmalara çok  büyük katkı sağlamıştır. Ayrıca &#8220;<strong>Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü</strong>&#8220;, &#8220;<strong>Türklük  Bilimi Araştırmaları Merkezleri</strong>&#8221; ve üniversitelerimizde ilgili yeni  bölümlerin açılması ile Türkiye, Türkoloji çalışmalarının odağı konumuna  gelmiştir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong><em>Orkun  KUTLU</em></strong></span></p>
<p><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/hakkimda/"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/orkun-kutlu.jpg" border="0" alt="Orkun Kutlu" /></a></span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-turkluk-bilimi-hakkinda/">Türkoloji – Türklük Bilimi Hakkında</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-turkluk-bilimi-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göktürkçenin Söz Varlığı</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkcenin-soz-varligi/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkcenin-soz-varligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 00:08:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Çok Anlamlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Eş Anlamlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkçenin Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürk Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçede Atasözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçede Deyimler]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçede İkilemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçedeki Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Göktürkçenin Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İleri Öğeler]]></category>
		<category><![CDATA[Köktürkçenin Söz Varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Koşutluk]]></category>
		<category><![CDATA[Soyut Kavramlardaki Zenginlik]]></category>
		<category><![CDATA[Soz Varligi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dili]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıtlarda Edebi Sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıtlardaki Deyimler]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıtlardaki Dil Özellikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5248</guid>

					<description><![CDATA[<p>Göktürkçenin Söz Varlığı Türkçenin bilinen ilk yazılı kaynakları olan Orhun Yazıtları, Türk dilinin yaşını belirlemede hareket noktamızı oluşturan önemli belgelerdir. Yazıtlarda kullanılan dil, Türkçenin bengü taşlardan çok daha önce bir yazı diline sahip olduğunu göstermektedir. Çünkü abidelerdeki yazı dili, düzenli bir yapıya ve ciddi bir söz varlığına sahiptir. Orhun Yazıtları içinde önemli kabul edilen üç [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkcenin-soz-varligi/">Göktürkçenin Söz Varlığı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 700; margin-bottom: 0cm;" align="center"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: 25pt;"><span style="color: #00ccff;"> Göktürkçe</span><span style="color: #c0c0c0;">nin</span> <span style="color: #ff9933;">Söz</span> <span style="color: #00cc66;">Varlığı</span></span></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/tonyukuk-yazit.jpg" alt="Göktürkçenin Söz Varlığı" align="right" /><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkçenin  bilinen ilk yazılı kaynakları olan  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a>,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Turk-Dili/"> <span style="color: #000000;">Türk dili</span></a>nin yaşını  belirlemede hareket noktamızı oluşturan önemli belgelerdir. Yazıtlarda  kullanılan dil,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçenin</span></a> bengü taşlardan çok daha önce bir yazı diline sahip  olduğunu göstermektedir. Çünkü abidelerdeki yazı dili, düzenli bir yapıya ve  ciddi bir söz varlığına sahiptir. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun Yazıtları</span></a> içinde önemli kabul edilen üç büyük bengü taş olan   <span style="color: #000000;">Kül Tigin</span>,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-yazitlari-abideleri-eski-metin-ornekleri-bilge-kagan/"> <span style="color: #000000;">Bilge Kağan</span></a> ve <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-yazitlari-eski-metin-ornekleri-tonyukuk-abidesi/"> <span style="color: #000000;">Tonyukuk</span></a> yazıtlarında geçen  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">sözcük</span></a> sayısı 6.000&#8217;e yakın olmakla birlikte; farklı sözcüklerin sayısı 840&#8217;tır. Bu 840  farklı sözcüğün 147 tanesi yer, kavim, kişi ve at  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/isim-ad/"> <span style="color: #000000;">isim</span></a>leridir. Bu özel adları da  çıkarırsak, üç büyük yazıtta tekrarlanmayan sözcük sayısının 693 olduğunu  söyleyebiliriz.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Göktürk Yazıtları</span></a>, çok sınırlı konular hakkında bize  bilgi vermektedir. Yazıtlarda genellikle askerlikle ilgili olayların  anlatılması, sınırlı bir söz varlığının kullanılmasını zorunlu kılmıştır. Bunun  için yazıtlarda belirlediğimiz yaklaşık 700 kelimelik bir söz varlığı, kuşkusuz  ki o dönemki Göktürkçenin bütün söz varlığını göstermemektedir. Çünkü <strong>Morris  Swadesh</strong> adlı dil bilimcinin, insan dillerinin en temel sözcükleri olarak  belirlediği 100 sözcüğün 36 tanesi bile,  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturk-yazisini-ogrenme-kilavuzu/"> <span style="color: #000000;">Göktürkçe</span></a>de bulunduğu hâlde yazıtlarda  geçmemektedir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Morris Swadesh&#8217;in 100 temel kelime listesindeki “<em>ben,  ayak, kan, saç, bulut, taş, ateş, büyük, iyi, otur-, uyu-, öldür-</em>” gibi 64  sözcük, Orhun Yazıtları&#8217;nda geçmektedir. “<strong>Göz, kulak, dil ve boğaz</strong>” için  sözcüklere sahip olan bir dilin, “<strong>burun, ağız, diş ve tırnak</strong>” için hiçbir  sözcüğe sahip olmayabileceğini düşünmek, elbette yanlıştır. Bu sözcükler Türk  dilinin  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Soz-Varligi/"> <span style="color: #000000;">söz varlığı</span></a> içinde bulunduğu hâlde, yazıtlarda anlatılan olaylarda gerek  duyulmadığı için kullanılmamıştır.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yazıtlardaki söz varlığı ögelerini, şu başlıklar  altında açıklayabiliriz:</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>1. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Soyut Kavramlardaki Zenginlik:</strong></span> Yazıtlarda  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkler/"> <span style="color: #000000;">Göktürkler</span></a> çağındaki  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turk-adinin-anlami-turk-ne-demektir/"> <span style="color: #000000;">Türk</span></a> yaşantısını betimleyen somut kavramların  yanında, Türk ulusunun sevincini ve sıkıntılarını yansıtan soyut kavramların  kullanıldığını da görebiliriz. Örneğin karışıklık ve kargaşa durumunu anlatmak  için, yazıtlarda “<strong>bulgak</strong>”, “<strong>bulganç</strong>”ve “<strong>kamşag</strong>” sözcükleri  kullanılmıştır. “<strong>Beñgü</strong>” (ebedi), “<strong>ölgeli</strong>” (ölümlü, fani) ve “<strong>erdem</strong>”  (fazilet) gibi sözcükler de, yazıtlarda kullanılan soyut kavramlara örnektir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>2. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Eş anlamlılık: </strong></span>Bir  dilin yabancı dillerden etkilenmeyen  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Soz-Varligi/"> <span style="color: #000000;">söz varlığı</span></a> içinde, bütünüyle aynı anlama  gelen birden fazla sözcüğün bulunamayacağı, dil biliminde benimsenen bir  ilkedir. Bugün “<strong>göndermek</strong>” ve “<strong>yollamak</strong>” gibi bütünüyle eşanlamlı  gibi görünen sözcüklerin  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Eski-Turkce/"> <span style="color: #000000;">Eski Türkçe</span></a>deki kullanımlarına baktığımızda, bu iki  sözcüğün aslında ayrı anlamları karşıladığını görürüz. Bugün eş anlamlı olarak  kullanılan bu sözcüklerin anlamları, zaman içinde birbirine yakınlaştığı için  bugün bütünüyle eş anlamlı olarak görülmektedir. Yazıtlarda “<strong>eksiksiz,  tümüyle</strong>” anlamına gelen “<strong>tüketi</strong>” ve “<strong>kalısız</strong>” sözcükleri ile “<strong>sevinmek</strong>”  kavramını karşılayan “<strong>ögirmek</strong>” ve “<strong>sebinmek</strong>” sözcükleri  kullanılmıştır. Bu durum, bu sözcüklerin bengü taşların yazıldığı tarihten çok  daha önceki bir dönemde ayrı anlamları içeriyorken, Orhun Yazıtları&#8217;nın  yazıldığı döneme gelinceye kadar anlamlarının yakınlaştığını düşündürmektedir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>3. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Çok Anlamlılık:</strong></span> Herhangi bir dilde, bir sözcüğün birden çok anlamı karşılayabilmesi için, uzun  süre içinde değişik konulardaki yazılar ile bilim ve sanat yapıtlarında yer  alması ve böylece işlenmesi gerekmektedir. Yazıtlarda geçen “<strong>agı</strong>”  sözcüğü, temelde “<strong>ipekli kumaş</strong>” anlamına gelmektedir. Fakat zaman içinde  bu sözcük, “<strong>hediye, mal, hazine</strong>” anlamlarını da yüklenmiştir. “g<strong>öñül</strong>”,  “<strong>sab</strong>” ve “<span style="font-style: normal;"><strong>kiçig</strong></span>” gibi  sözcüklerde de, çok anlamlılık göze çarpmaktadır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>4. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>İleri Ögeler:</strong></span> Bu  kavram, bilinen en eski yazılı metinlerimizde, bir sözcüğün belirgin hâldeki  kökü tek başına geçmediği hâlde, bu kökten türemiş olduğu kabul edilen  sözcükleri karşılamak için kullanılmaktadır. Örneğin yazıtlarda “<strong>kabul etmek,  uygun görmek</strong>” anlamında kullanılan “<strong>taplamak</strong>” sözcüğünün kökü olarak  kabul edebileceğimiz “<strong>tap</strong>” sözcüğü, ancak yazıtlardan daha sonraki yazılı  metinlerde “<strong>istek, rıza, güç</strong>” gibi anlamlarla karşımıza çıkmaktadır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>5. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>İkilemeler:</strong></span> Yazıtlarda anlatımı güçlü ve etkili kılarak güzelleştirmek için eş, yakın ya da  karşıt anlamlı ikilemeler sıkça kullanılmıştır. “<strong>Açsık tosık</strong>” (açlık  tokluk), “<strong>arkış tirkiş</strong>” (kervan kafile), “<strong>eb bark</strong>” (ev bark), “<strong>iş  küç</strong>” (iş güç), “<strong>için taşın</strong>” (içini dışını) ve “<strong>tünli künli</strong>”  (geceli gündüzlü), yazıtlardaki söz varlığının ikilemeler açısından ne kadar  zengin olduğunu göstermektedir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>6. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Deyimler:</strong></span> Orhun  Yazıtları&#8217;nın dili, deyimler açısından da oldukça zengindir. “<strong>Adak kamşat-</strong>”  (gerçek anlamda ayağı burkmak, mecaz anlamda şaşırtıp yanlış hareket etmek), “<strong>atı  küsi yok bol-</strong>” (adı sanı yok olmak), “<strong>ot sub kıl-</strong>” (ateş ile su gibi  birbirine düşman etmek) ve “<strong>uça bar-</strong>” (uçup gitmek, ölmek) gibi deyimler,  yazıtlardaki anlatımı güçlü ve etkili kılmak için kullanılmıştır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>7. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Atasözleri:</strong></span> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/orhun-gokturk-abideleri/"> <span style="color: #000000;">Orhun  Yazıtları</span></a>&#8216;nda Bilge Kağan, Türk ulusuna  <a style="text-decoration: none;" href="http://atasozleri.bilgicik.com/"> <span style="color: #000000;">atasözü</span></a> niteliğindeki şu cümleyle  seslenmektedir: “<em>Türük bodun tokurkak sen; açsık tosık ömez sen, bir todsar  açsık ömez sen.</em>” (Ey Türk milleti, sen çok tok gözlüsün; açlık tokluk  düşünmezsin, bir doyarsan bir daha açlığı düşünmezsin.) Bu ifade, Türk ulusunun  yaşam anlayışı üzerinde yapılmış bir çözümleme olduğu gibi, aynı zamanda buduna  karşı yapılmış bir uyarıdır. Türk ulusunun ezeli düşmanları olan Çinlilere karşı  Türk budununun nasıl bir tutum içerisinde olması gerektiği de yine  <a style="text-decoration: none;" href="http://atasozleri.bilgicik.com/"> <span style="color: #000000;">atasözü</span></a> niteliğindeki cümlelerle ifade edilmiştir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>8. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong> <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/soz-sanatlari-edebi-sanatlar/"> <span style="color: #000000;">Edebi Sanatlar</span></a>:</strong></span> Orhun Yazıtları&#8217;nda kullanılan dil incelendiğinde, “<strong>hitabet</strong>” sanatının  baskın biçimde kendisini hissettirdiği görülmektedir. Bilge Kağan&#8217;ın Kül Tigin  Yazıtı&#8217;nda; “<em>Ey TÜRK Ulusu! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer  delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir?</em>” ifadesiyle seslenişi,  anlam boyutunda estetik ve ahengin gelişmiş olduğunu göstermektedir. Bunun yanı  sıra yazıtlarda “<strong>benzetme</strong>” sanatı; “<em>Kangım kagan süsi böri teg ermiş,  yagısı kony teg ermiş.</em>” (Babam hakanın askerleri kurt gibi, düşmanları da  koyun gibiymiş.); “<em>Türgiş kaġan süsi Bolçuda otça borça kelti.</em>” (Türgiş  kağanının ordusu Bolçu&#8217;dan ateş gibi, bora gibi üzerimize geldi.) cümlelerinde  görüldüğü üzere sıkça kullanılmıştır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><span style="font-size: medium;"><strong>9. </strong> </span><span style="font-size: small;"><strong>Koşutluk:</strong></span> Orhun  Yazıtları&#8217;nda kullanılan dilin tipik bir özelliği olan koşutluk, eşit ögeli  birimlerden oluşan cümle parçalarını ifade etmektedir. “<em>Üze kök Tengri, asra  yagız yer</em>” veya “<em>Çıgany bodunug bay kıltım, az bodunug üküş kıltım.</em>”  gibi ifadelerde görüldüğü üzere, eşit ögeli birimlerle koşutluk sağlanarak  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/anlatim-bozukluklari/"> <span style="color: #000000;">anlatım</span></a> güçlü ve etkili kılınmıştır.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; font-weight: normal;" align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Yukarıda sıralanan maddeler altında verilen bilgiler,  yazıtlar döneminde  <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçenin</span></a> gelişmiş bir “<strong>yazı</strong>” ve “<strong>yazın</strong>” diline  sahip olduğunu göstermeye yeterlidir. Bunun için Türk dilinin yalnızca “<strong>konuşma  dili</strong>” olarak kullanıldığı dönemi, yazıtlardan en aşağı 2000 yıl öncesinde  düşünmek gerekmektedir.</span></p>
<p style="font-weight: 700; margin-bottom: 0cm;" align="justify"><em> <span style="font-family: Maiandra GD;">Yavuz TANYERİ</span></em></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkcenin-soz-varligi/">Göktürkçenin Söz Varlığı</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/gokturkcenin-soz-varligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>10</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Etimoloji (Köken Bilgisi) ve Etimolojik Sözlükler</title>
		<link>https://www.bilgicik.com/yazi/etimoloji-koken-bilgisi-ve-etimolojik-sozlukler/</link>
					<comments>https://www.bilgicik.com/yazi/etimoloji-koken-bilgisi-ve-etimolojik-sozlukler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yayın Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 09:19:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bizim Kalemimizden]]></category>
		<category><![CDATA[Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Türkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Dil Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Etimoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Etimoloji - Köken Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Etimoloji Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Etimolojik Sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Etimolojik Sözlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Filoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Göstergenin Nedensizliği]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Zeki Eyüboğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Köken Bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Köken Bilgisi Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Marti Rasanen]]></category>
		<category><![CDATA[Nitruka]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Türkçe]]></category>
		<category><![CDATA[Sir Gerard Clauson]]></category>
		<category><![CDATA[TDK]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dil Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Turkiye Turkcesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Türkçesinin Etimolojik Sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Yaska]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.bilgicik.com/?p=5203</guid>

					<description><![CDATA[<p>Etimoloji (Köken Bilgisi) ve Etimolojik Sözlükler Etimoloji (Fr. etimologie, İng. etymology, Alm. etymologie), dilin söz varlığı içindeki öğeleri, kökenlerine inerek aydınlatmaya yönelen dil incelemeleri alanıdır. Bir başka tabirle köken bilgisi, bir kelimenin ya da dildeki benzer bir kullanımın gelişme sürecinin ilk ortaya çıkışından itibaren izlenmesi hangi dillerde ne şekilde yayıldığının tespit edilerek parça ya da [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/etimoloji-koken-bilgisi-ve-etimolojik-sozlukler/">Etimoloji (Köken Bilgisi) ve Etimolojik Sözlükler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><span style="font-size: 22pt; font-family: Maiandra GD;"> <span style="color: #ff6600;">Etimoloji</span><span style="color: #00cc00;"> (Köken Bilgisi)</span><br />
<span style="color: #c0c0c0;">ve</span> <span style="color: #00ccff;">Etimolojik Sözlükler</span></span></strong></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"> <img decoding="async" src="https://www.bilgicik.com/resimler/yazi/etimoloji.jpg" alt="" align="left" />Etimoloji (Fr. etimologie, İng. etymology, Alm. etymologie), dilin söz varlığı içindeki öğeleri, kökenlerine inerek aydınlatmaya yönelen dil incelemeleri alanıdır. Bir başka tabirle <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Koken-Bilgisi/"> <span style="color: #000000;">köken bilgisi</span></a>, bir <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcuk-turleri/"> <span style="color: #000000;">kelime</span></a>nin ya da dildeki benzer bir kullanımın gelişme sürecinin ilk ortaya çıkışından itibaren izlenmesi hangi dillerde ne şekilde yayıldığının tespit edilerek parça ya da bileşenlerinin analiz edilmesi bilimidir. Bu alandaki çalışmaların başlangıcı Eski Hint’e, Eski Yunan’a kadar uzanmakta, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Filoloji/"> <span style="color: #000000;">filoloji</span></a> incelemelerinin en zor, en çok emek isteyen bu dalında, önceleri herhangi bir yöntemden uzak olarak çaba harcanmaktaydı.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">En eski dil bilimcilerin yetiştiği yer olduğunu kabul ettiğimiz Eski Hint’te Sanskrit metinleri üzerinde <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Dil-Bilgisi/"> <span style="color: #000000;">dil bilgisi</span></a> çalışmaları arasında, M.Ö.5. yüzyılda yaşamış olan <strong>Yaska</strong>’nın “<strong>Nirukta</strong>” (kökenbilimi) adlı bir yapıtının bulunduğu, bu bilginin nesnelerle adlar arasında, nesnelerin niteliklerine uyan bir ilişkinin olup olmadığı konusunu Eski Yunan’dan önce irdelediğini biliyoruz. Yaska’nın bugün “<strong>göstergenin nedensizliği</strong>” olarak nitelediğimiz, nesneyle adın ilişkisinin bulunmadığı gerçeğine daha o zaman ulaştığı da gösterilmektedir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Eski Yunan’da etimolojiye bir düşünce ve dil bilim sorunu olarak önem verildiği ve onun “<strong>gerçeklik bilgisi</strong>” olarak nitelenmesine karşın bilimsel yöntem ve sağlam temellerden uzak olarak ele alındığını görüyoruz. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Etimoloji/"> <span style="color: #000000;">Etimoloji</span></a> terimi de “<strong>eytmos</strong>” [gerçek] “<strong>logos</strong>” [bilim] terimlerinden oluşmuştur. Kimi seslere birtakım anlamlar yüklemeye ya da <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozcukte-anlam/"> <span style="color: #000000;">sözcük</span></a>leri sesçe yakın başka sözcüklere dayanarak açıklamaya yönelen, dolayısıyla yanlış sonuçlara varan o dönemdeki tutum, Latin dilcilerine de geçmiş, örneğin M.Ö.1. yüzyılda Varro, bu türden açıklamalarda bulunmuştur. Ona göre Mars gezegeni, savaşta erkekleri (mares) yönettiği için, terra (yer) de çiğnendiği için (teritur) adlarıyla anılıyordu.</span></p>
<p><center>[ad1]</center></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Karşılaştırmalı <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Dil-Bilim/"> <span style="color: #000000;">dil bilim</span></a> çalışmalarının gelişip düzenli incelemelere dönüşmesiyle köken bilim ciddi bilimsel temellere oturmaya başlamış, özellikle 19. yüzyıldan başlayarak birçok ülkede sağlıklı köken araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Özellikle Macaristan, Almanya ve Avusturya gibi batı ülkelerinde anadil öğelerinin aydınlatılması ve elde edilen verilerin <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/sozlukler/"> <span style="color: #000000;">sözlük</span></a> hazırlama çalışmalarına aktarılması için pek çok monografi (tek yazı) yayımlanmıştır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Köken bilim çalışmalarında sözcüksel birimlerin eldeki en eski kaynaklardaki biçimlerine, bunların tarih boyunca geçirdikleri değişmelere, varsa ilişkide bulunulan diğer dillerdeki biçimlerine uzanılır ve aynı gelişmeleri gösteren benzer yapıdaki öğelerle koşutluk kurularak bunların aydınlatılmasına çalışılır. Bu konuda en yararlı gereçler de tarihsel sözcüklerde bulunmaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Karşılaştırmalı ilk <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Etimolojik-Sozluk/"> <span style="color: #000000;">etimolojik sözlük</span></a> </span><strong> <span style="font-family: Maiandra GD;">Hermann Vamb </span><span lang="en"> <span style="font-family: Maiandra GD;">é</span></span><span style="font-family: Maiandra GD;">ry</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;">’nin “Türk-Tatar Dillerinin Etimolojik Sözlüğü”dür. 1978 yılında yayımlanmış olan çalışmadır. <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkoloji-makaleleri/"> <span style="color: #000000;">Türkoloji</span></a>nin daha başlangıç dönemine ait bir ürün olduğu için yazarın kullanacağı çok az karşılaştırmalı çalışma vardı. Türk dilleriyle ilgili ikinci etimoloji sözlüğü <strong>Bedros Keresteciyan</strong>’ın çalışmasıdır. Keresteciyan’ın sözlüğü esas olarak <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkcenin-tarihi-gelisimi-muharrem-ergin/"> <span style="color: #000000;">Türkçe</span></a>deki yabancı öğeler, daha çok da Yunanca alıntılar üzerinde durmaktadır. Bu sözlükte kimi Türkçe sözcüklerin Yunanca ya da Ermeniceye bağlanmaya çalışıldığı da görülmektedir. Yalnızca tarihsel değeri olan bu sözlük, 1971’de tıpkıbasım olarak yayımlanmıştır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk dillerinin ilk etimolojik sözlüğü olarak anabileceğimiz en önemli çalışma </span><strong> <span style="font-family: Maiandra GD;">Martti R</span><span lang="en"><span style="font-family: Maiandra GD;">ä</span></span><span style="font-family: Maiandra GD;">s</span><span lang="en"><span style="font-family: Maiandra GD;">ä</span></span><span style="font-family: Maiandra GD;">nen</span></strong><span style="font-family: Maiandra GD;">’in “Türk Dillerinin Etimoloji Sözlüğü Üzerine Bir Deneme” başlıklı çalışmasıdır. R</span><span lang="en"><span style="font-family: Maiandra GD;">ä</span></span><span style="font-family: Maiandra GD;">s</span><span lang="en"><span style="font-family: Maiandra GD;">ä</span></span><span style="font-family: Maiandra GD;">nen 1969 yılında yayımlanan bu önemli çalışmasında, eğer varsa her sözcüğün en eski biçimi (<a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Eski-Turkce/"><span style="color: #000000;">Eski Türkçe</span></a>, <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Orta-Turkce/"> <span style="color: #000000;">Orta Türkçe</span></a> vb.) ya da günümüzdeki biçimi (Azeri Türkçesi Kumukça vb.) madde başı yapılmış, sözcüğün yaşadığı diller, farklı anlamları varsa bunlarla birlikte tek tek gösterilmiştir. Yeri geldikçe kimi sözcükler Ural ve Altay dillerindeki biçimlerle karşılaştırılmış, özellikle Moğolcadan, Mançu-Tunguz dillerinden, Koreceden ve Finceden akraba olması olası örneklere yer verilmiştir. Madde başlarından bazıları ana biçimler olup <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/yazi/turkce-dersi-testler-sorular-soru-bankalari/"> <span style="color: #000000;">yazılı</span></a> metinlerde karşılaşılmayan sözcüklerden oluşmaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">E.R. Tenişev, A.M. Scerbak, D.M. Vasılov, V.M. Nadelyaev tarafından hazırlanan eser, R</span><span lang="en"><span style="font-family: Maiandra GD;">ä</span></span><span style="font-family: Maiandra GD;">s</span><span lang="en"><span style="font-family: Maiandra GD;">ä</span></span><span style="font-family: Maiandra GD;">nen’in sözlüğüyle aynı yılda yayımlanmış ve adında “<strong>etimoloji</strong>” olmasa bile hazırlanış yöntemi ve maddelerin düzenleniş biçimi açısından <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Etimolojik-Sozluk/"> <span style="color: #000000;">etimolojik sözlük</span></a> değeri taşımaktadır. 1968 yılında hazırlıkları tamamlanmakla birlikte, ancak 1969 yılında yayımlanan bu sözlüğün adı Eski Türkçe Sözlük’tür. Runik harfli yazıtları, Uygur metinlerini ve Orta Türkçe dönemi eserlerini kapsayan sözlükteki yabancı sözcüklerin kökeni Türkçelerinse türedikleri kök ya da gövde tek tek gösterilmiştir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türk dilleriyle ilgili <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Etimoloji/"> <span style="color: #000000;">etimoloji</span></a> çalışmalarında dönüm noktası hiç kuşkusuz <strong>Sir Gerard Clauson</strong>’un sözlüğüyle başlamıştır. Eski Türk Yazıtları’ndan 13. yüzyıl Türk dili metinlerine kadarki dönemi içeren sözlük yaklaşık 10.000 madde başından oluşmaktadır. Önce ünlülerle sonra da ünsüzlerle başlayan sözcüklere yer veren Clauson, düzen olarak sözlüğünü abc sırasıyla değil de hece düzeniyle sıralamıştır. Sözcüklerin gerçek, varsa mecaz anlamları verildikten sonra günümüz Türk dillerinden hangisinde ya da hangilerinde yaşadığına ve sonra da yazıtlardan başlayarak Kıpçak dönemi eserlerine kadar örneklere değinilmektedir. Yeri geldikçe 13. yüzyıl sonrası metinlerden, Osmanlıcadan, Çağataycadan sözcüğün yaşadığı biçimlere örnek verilir. Her sözcüğün türemiş olduğu kök ya da gövde alınma bir öğeyse alındığı dil mutlaka belirtilmiştir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">1966’da Ankara’da toplanan Uluslararası Dil Kurultayı’nda, <strong>E.V. Sevortyan</strong>, bir sözlük örneği sunmuştu. Bu çalışmalar sonunda 1974’te yayımlandı. Bu sözlükte çağdaş Türk lehçelerinde ünlü ile başlayan ortak sözler yer almıştır. Sevortyan’ın eseri olarak çıkmışsa da, çalışmalara SSCB Bilimler Akademisi’ne bağlı Dil Bilimi Enstitüsü’nün Türk Dilleri Kolu üyeleri de katılmışlardır. Sözlüğün bazı harfleri sonradan çıkmıştır. Sevortyan, sözlüğüne yalnızca eski ve yeni Türk lehçelerinin ortak öğelerini almış, Türkçenin Anadolu’da ve Balkanlar’da kazandığı sözlere yer vermemiştir. Bu sözlük Rusçadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Marcel Erdal</strong>’ın hazırlanışı itibariyle etimolojik bir yön gösteren Eski Türkçede Söz Yapımı adlı çalışmasında Eski ve Orta Türkçe dönemine ait dil verilerinin türeyiş özellikleri yapım eklerine göre ele alınmıştır. Çalışmanın ilk cildinde isimden ve fiilden türemiş isimler, ikinci cildindeyse isimden ve fiilden türemiş fiillere yer verilmiştir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Türkiye’de yayımlanan Türk dilinin modern etimolojik sözlük çalışmalarının ilki ise <strong>İsmet Zeki Eyüboğlu</strong> tarafından “Türkçenin Etimolojik Sözlüğü” adıyla yapılmıştır. Bu sözlüğün 2004 yılında yeni baskısı çıkmıştır. Etimoloji alanında yazılmış eserlerden bir diğeri de Hasan Eren’in söz varlığının kökenlerine ilişkin yapmış olduğu çalışma ve yayınların birikimi sonucu ortaya çıkan Türk Dillerinin Etimolojik Sözlüğü’dür. Bu sözlükte madde başı olarak verilen sözcüğün Eski Türkçedeki, Orta Türkçedeki, Çağataycadaki, Eski Kıpçakçadaki vb. şekillerine uzanılır. Ayrıca sözcüğün diğer Türk lehçelerinde ve ilişkide bulunulan diğer dillerde ne şekilde ve hangi anlamda kullanıldığını gösterir. Eren’in sözlüğünde genellikle yabancı sözcüklere yer verilmiştir.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Andreas Tietze</strong>’nin “Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Sözlüğü” bu alandaki çalışmalarda bir başka büyük eserdir. Bu eser altı cilt ve bir indeks olmak üzere yedi cilt olarak planlanmıştır ve Simurg Yayınları’ndan 2002 yılında ilk cildi çıkmıştır. 2003’te vefat eden Andreas Tietze’nin diğer ciltleri de tamamladığı söylenmektedir. Ord. Prof. Andreas Tietze hem kelimelerin kökenlerini hem de tarihsel kullanımları hakkında açıklayıcı özel bölümlerle gerekli tüm bilgiyi sunmuştur.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;"><strong>Sevan Nişanyan</strong> tarafından hazırlanan “Sözlerin Soyağacı: Çağdaş Türkçenin Etimolojik Sözlüğü” adlı çalışma, 2002 yılında Adam Yayınları’ndan çıkmıştır. Türkiye Türkçesinde kullanılan 12.000’i aşkın sözcüğün kökeni araştırılmış ve okura sunulmuştur. Yabancı dillerden alınmış sözcüklerin o dildeki kökenleri, çoğu örnekte en eski yazılı kaynaklara dek izlenmiştir. Nişanyan’ın sözlüğünde, Türkçe kökenli olduğu hâlde yabancı kökenli olarak gösterilen birçok sözcük bulunmaktadır.</span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Maiandra GD;">Nişanyan’ın hazırladığı sözlükte birçok sözcüğün kökeni yanlış gösterilince, Prof. Dr. Tuncer Gülensoy bunu eleştirmiş ve kendisi de bir tane etimolojik sözlük hazırlamıştır ve bu eserini <a style="text-decoration: none;" href="https://www.bilgicik.com/tag/Tdk/"> <span style="color: #000000;">TDK</span></a> yayını olarak bastırmıştır.</span></p>The post <a href="https://www.bilgicik.com/yazi/etimoloji-koken-bilgisi-ve-etimolojik-sozlukler/">Etimoloji (Köken Bilgisi) ve Etimolojik Sözlükler</a> first appeared on <a href="https://www.bilgicik.com">Bilgicik.Com</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.bilgicik.com/yazi/etimoloji-koken-bilgisi-ve-etimolojik-sozlukler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
