Türkçeyi Bozuk Yazmak
Lenincilerin İşidir!

Lenin, Che Guavera, Komünizm, CommunismGüzel dilimize saygı duymayan, onu biçimden biçime sokarak yabancılaştıran kişiler, kendilerince sempatik görünmek ve iletilerini gizemli kılmaya çalışmaktadırlar. Fakat bu yaptıkları bilinçsizce davranışlar, onların farkında olmadan Lenincilerin oyununa geldiklerini göstermektedir. Bu yazımda kızıl moskofların Türkçemizi baltalamak ve güçsüz kılmak için ortaya attıkları hain bir planı ortaya koymaya çalışacağım.

Son 15 yıl içerisinde Türkiye’de internet hızla gelişmeye başladı ve artık bugün neredeyse herkesin evinde bir internet bağlantılı bilgisayar bulunuyor. İnternetin hızla gelişmesiyle birlikte, insanları etkileyebilecek bir araç olarak kişilerin interneti kullanma oranı da arttı. Böylece bir “internet medyası” ortaya çıktı. İnsanlar buradan fikirlerini ortaya atıp, bazen binlerce kişiyi peşinden sürükleyecek yazı ve görseller paylaşınca, doğru kullanıldığında dünyaları ayağımıza getirdiği için çok yararlı olan internet, hain kişilerin emellerine de araç olmaya başladı.

Türk’e ve Türklüğe ait tüm değerlere ezeli düşman olan kızıl komünistler, bu durumu fırsat bilerek önce “Leninci olmanın göstergesi olarak bilimsel sosyalizmin kurucusu olan Lenin’in adının ilk harfi olan “L” harflerini , Türkçenin yazım kurallarına aykırı olacak biçimde tüm yazılarda büyük yazmaya başladılar. Böylece bir kişinin komünist olduğu rahatlıkla anlaşılabilecekti. Şöyle ki “Her türLü zorLuğa dayanacağız.” cümlesinde örneklendirildiği üzere “L” harflerini büyük yazan Leninciler, karşısındakilere komünist olduklarını simgeleyecek bir mesaj vermeyi düşünüyorlardı. Böylece yoldaşlarını da kolayca tanıyabileceklerdi.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Güney Azerbaycan Kardeşimizden
Türkçe Sitemi

Türkiye’de pek az kimsenin haberdar olduğu dış Türkler, birçok yazı ve paylaşımımızda belirttiğimiz üzere Türk Ulusu için vazgeçilmez ve yegane kurtuluş yoludur. Doğu Türkistan‘da Uygur TÜRKlerinin zalim – komünist Çin’e karşı verdikleri var olma savaşı; Güney Azerbaycan Türklerinin İran‘daki Farslaştırma çabalarına karşı koyuşu ve Kerkük’teki Türkmen kandaşlarımızın ABD’nin maşası – sömürgesi hâline gelen Irak’taki oyunlara müdahil olmadan TÜRKlüklerini koruma mücadeleleri gibi Türkiye dışında yaşayan Türk soylu toplulukların büyük sıkıntılar içinde olduğundan çoğu kişi habersiz yaşıyor…

Yukarıdaki videoda Güney Azerbaycan’da yaşayan bir TÜRK kızının anadili Türkçeyi korumak, onu koruyarak gelecek kuşaklara aktarmak için seslendirdiği Bahtiyar Vahapzade‘ye ait “Ana Dili” adlı güzel bir şiir bulunuyor. Bu küçük bozkurt balasının, Türkiye’nin herhangi bir şehrinde yaşayan Türk kızlarından daha bilinçli olduğunu görmemek mümkün müdür? Türkiye Türkleri olarak bizler çocuklarımıza bu kadar anadil bilinci ve sevgisi aşılayabiliyor muyuz?


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Dil Güneşinin İnsanlık Tarihine Doğuşu

Dil Güneşi

Canlılığıyla insana adeta hayat veren dil, insan yaşamının her anında sır dolu yapısıyla değişmez olan özel yerini almıştır. Duygu ve düşüncelerimizin hayatımıza aksi olarak nitelendirebileceğimiz dilimiz; kendimizi ifade etmemizi sağlayan, toplulukları toplumlaştıran ve toplumları uluslaştıran en önemli unsurdur. Ve dil; insanlık tarihine güneş gibi doğuşuyla geçmişin pek çok sırrını günümüze ve geleceğe taşımaktadır.

Geçmişe doğru kısa bir yolculuğa çıkalım ister misiniz? İmkansız gibi görünen bu tarihsel yolculuğu bize mümkün kılacak araç dilin ta kendisidir. Dil geçmişten geleceğe olan yolculuğunda nesil duraklarındaki alacaklarını bir sonraki kuşaklara aktaracak ve bu böyle sürüp gidecektir. Siz de dil ile bu tarihi yolculuğu tadacaksınız. O halde kemerlerinizi sıkı bağlayın nesilden nesile aktarımda en harika araçla tarihin derinliklerine yol alalım… Toplumlar tarih boyu birçok özelliklerini dile nakşetmişlerdir. Böylelikle bir dile bakarak o toplumun geleneklerini, yaşam biçimini, hayat felsefesini, tarihini vs birçok özelliğini öğrenebiliriz. Türkçemizi baz alacak olursak güzel dilimizi incelediğimizde atalarımızın yaşadığı o kutlu çağlara gitmek mümkündür. Bu yönden dili incelerken heyecanlandığımı söyleyebilirim.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Gelin Türkçeyi Yok Edelim!

Başlığı yanlış okumadınız, artık topluca Türkçeyi yok etmeye çalışıyoruz. Mademki Türkçeyi korumayı beceremiyoruz ve özentiliğimiz yüzünden Türkçeyi her gün biraz daha köreltiyoruz, o zaman en iyisi bu dili kökten yok edelim ve Türkçeden çok daha güzel olan bir dili (İngilizceyi) kullanmaya başlayalım. Böyle yaparsak ne Türkçe için dertlenecek bir kişi kalır ne de korumak zorunda olduğumuz bir dil. Geleceğimiz (yani İngilizceye kavuştuğumuz gün), çok güzel olacak.

Şimdi öncelikle bu yazıyı Türkçe yazdığım için özür diliyorum; çünkü pat diye diğer dile geçemeyiz. Sonuçta akıllı insanlarız ve Türkçeyi bir anda yok etmeyi düşünmüyoruz. Zaten bunu yapmamız çok zor olur. Biz önce toplumu bizim gibi düşünmeye çağıracağız, sonra biraz baskı uygulayıp her şeyi İngilizce yapacağız ve bir süre sonra İngilizce kendiliğinden Türkçeyi ezip geçecek. Böylelikle şu ezik, güçsüz ve değersiz Türkçeden kurtulacak ve artık bütün dünyanın iletişim dili hâline gelen, şanlı İngilizceye kavuşmuş olacağız. Ahh, şimdi bile o günleri düşündüğümde heyecanlanıyorum.

Bu yazıyı Türkçe yazmak zorundayım; fakat kurallara bu kadar da dikkat edilmez ki canım! Şu yazıyı biraz çarpıtarak işe başlayalım. En azından Türkçe (tüh, yine büyük harfle yazdım şu dili) karakterleri kullanmayız başlangıçta. Sonra “k” yerine “q“; “v” yerine “w“, “ş” yerine “sh“; “ç” yerine “ch” harflerini kullanmaya başlarız. “Ö” ve “ü” gibi İngiliz alfabesinde bulunmayan harfleri de kaldırıp atarız. Zaten “ğ” harfi çok gereksiz, onu da çıkardık mı mis gibi İngiliz alfabesine kavuşmuş oluruz. Böylece kökten İngilizceye geçtiğimizde, çok zorlanmaz bu millet.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 ...20 21 22 »

Yukarı