Komünizm Yıkılmaya Mahkûmdur
(Hüseyin Nihal ATSIZ)
Komünistler bütün dünyayı birleştirip yeni bir düzen kurmak iddiası ile ortaya atıldılar. Bu yeni düzende herkes çalışacak, herkes her bakımdan sigortalı olacak, kimse kimseyi sömürmeyecek, savaş ortadan kalkacak, sözün kısası çok bahtiyar ve ileri bir dünya kurulacaktı. Hatta giderek hükümet denen nesne de kaldırılarak insanlar kooperatifler eliyle idare olunacaktı.
Fakat başlangıçta başarı kazanacak gibi gözükmesine rağmen bu düşünce bir ütopyadan, eskilerin tabiriyle “hayal-i hâm”dan başka bir şey değildi. Çünkü insan yaratılışına ve psikolojisine şiddetle aykırıydı. Tanrı’yı kabul etmiyor, aileyi inkâr ediyor, hatta parayı da kaldırmak istiyordu. İnsanın ruhî ve manevi taraflarını inkâr etmekle kendisini başarısızlığa zaten mahkûm etmişti. Fakat Birinci Cihan Savaşının getirdiği felaketlerden ve kırgından usanan insanlar arasında “ne olursa olsun, bir de şunu deneyelim” kabîlinden düşünceler epeyce yaygındı.
Komünizm 1918’de ancak Komünizm 1918’de ancak Rusya gibi ahalisi her bakımdan ezilmiş, geri bir memlekette tutunabildi. Bu tutunuş hükümet darbeleriyle yapılmış ve komünizm ancak yığın yığın insanları öldürerek iş başında kalabilmişti.
Rusya’dan sonra dünyanın hiçbir yerinde komünizm iş başına gelemedi. Macaristan ve Şili darbeleri pek geçici oldu ve komünizm Rusya’nın millî rejimi durumuna düştü.
Demokrat ülkelerdeki komünist partileri en kuvvetli oldukları yerlerde bile oyların en çok üçte birini toplayabildi. Buna karşılık İkinci Cihan Savaşı sonunda, Roosevelt ve Churchill’in ahmaklıkları yüzünden tarihi fırsatları değerlendirerek bir çok memleketleri istila edip oralarda zorla ve hiyle ile komünist rejimlerini iş başına getirdi ve bu başarı dünyada tesirsiz kalmadı. Geri kalmış ülkelerin bazılarında komünizm lehine kıpırdanmalar oldu ve sonunda kocaman Çin de Çankay-şek’in hatalarından istifade eden yerli komünistlerin eline geçti.
Komünizm uluslar arası bir rejim olmak iddiasında bulunduğu için ayrılık kabul etmez, bütün komünist memleketlerin Moskova’ya bağlı olmasını isterdi. Meselâ Polonya’nın bağımsızlığı Sovyetler Birliği içindeki Kırgızistan’ın bağımsızlığından nihayet biraz daha fazlaca idi. Durum Moskova’nın çok lehine gözüküyordu.
Fakat ütopyalar uzun ömürlü değildir. Hayalin mavi göklerinden gerçeğin kara toprağına düşmek ergeç mukadderdir. Komünizm de aynı âkıbete uğramakta gecikmedi.
İlkönce Yugoslavya, Moskova’ya kafa tutarak Rus tahakkümünden sıyrıldı ve komünist birliğinden atıldı. Bunun başlıca üç sebebi vardı:
1- Yugoslavya’nın kuzeyi uzun süre Almanya İmparatorluğu’nun, güneyi Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyetinde kalmış, bu iki imparatorluğun siyasî, idarî, fikrî ve medenî yönlerinden çok şeyler almıştı. Bu iki devlet manevî yapı bakımından komünist Rusya’dan çok üstün oldukları için Yugoslavlar Ruslar’a göre üstün siyasî ve medenî terbiye almış bir millet mertebesindeydiler ve aşağılık Rus rejimine katlanamazlardı.
2- Tito, başlangıçta nasıl bir komünist olursa olsun, Stalin rejiminin iptidailiğini, vahşiliğini görmüş, Rusya’nın bir insanlık politikası değil, bir sömürge siyaseti güttüğünü anlamıştı.
3- İnsanlarda yaratılıştan bir milliyetçilik düşüncesi olduğu için Tito kendi vatan ve milletini elbette Rusya’dan üstün tutacak ve komünizmi ancak bir iktisadî sistem olarak kabullenecekti. Netekim öyle oldu. Hatta giderek komünizmi de bırakılarak Yugoslavya demokrat bir sosyalizm ülkesi haline geldi. Bugün Avrupa’ya trenle gidip gelenler Bulgaristan’la Yugoslavya arasındaki büyük insanlık farkına işaret etmektedirler. Bulgaristan’da iktisadî darlık, terör ve korku; Yugoslavya’da bizimkinden hemen hemen farksız hür bir rejim…
Yugoslavya’dan sonra Arnavutluk komünist birliğinden koptu ve pek küçük olduğu için komünist Çin’in himayesine sığınmak mecburiyetinde kaldı.
Üçünü olarak Romanya, daha ihtiyatlı olarak bir sıyrılış yaptı. Ruslar’la yanyana olduğu ve İşgal tehlikesine maruz bulunduğu için fazla ileri gidemedi. Fakat çok ihtiyatlı ve tedbirli hareketlerle komünizmi ve Moskova’nın yükünü üzerinden attı.
Dördüncü olarak Çekoslovakya aynı şeyi yapmak isterken Moskof işgaline uğradı. Çünkü ayrılmaların aralıksız devam edeceğini anlayıp dehşet içinde kalan Ruslar kopup sökülmeyi önlemek için zorbalığa başvurmaktan başka çıkaryol bulamadılar ve bunu ortaklaşa bir komünist hareketi imiş gibi göstermek için de öteki uyduları kendileriyle birlikte işgale sürüklediler. Romanya buna da katılmamak başarısını gösterdi.
Fakat kopmaların en büyüğü ve tehlikelisi Çin’den gelmiştir. Büyük bir medeniyet ve kültürün mirasçısı olan Çinliler birkaç yıl Ruslar’la iş birliği yapıp onlardan her bakımdan faydalandıktan sonra arayı açmakta mahzur görmediler. Zaten komünizmden önce de bilim ve teknikte oldukça ileri bulunan Çinliler gayet kalabalık nüfuslarını çalışma seferberliğine sokunca beş on yılda atom gücüne sahip devletlerden biri haline geldiler ve tek başlarına Rusya’ya, hattâ Amerika’ya kafa tutacak bir güç kazandılar.
Birlikçi bir doktrin olan komünizm bugün parçalanmıştır.
Çin, Rusya’dan tamamen ayrılıp onun başlıca düşmanlarından birisi olmuştur ve Ruslar’ın İkinci Cihan Savaşı sonunda, Amerikan ve İngiliz liderlerin gafletinden faydalanarak kendisi için hazırladığı Kuzey Kore ve Kuzey Viyetnam komünist devletlerini nüfuzuna almıştır. Çok uzaklardaki ki küçük Arnavutluk da onun tam bir uydusudur.
Yugoslavya da Rusya’dan ayrılır ve artık bilfiil komünizmle ilişiği kalmamıştır. Tito’dan sonra bu ülkede komünizmin isim olarak dahi yaşayacağı şüphelidir. Rusya, doğuda Dış Moğolistan; batıda Polonya, Doğu Almanya, Çekoslovakya, Macaristan, Bulgaristan ve Romanya ile bir blok teşkil ediyorsa da bunların arasında Bulgaristan’dan başka Rusya’ya cidden bağlı hiçbir devletin bulunmadığı muhakkaktır.
Romenler kısmen sıyrılmış durumdadırlar. Çekoslovakya, Moskof işgalinin kini içindedir. Macarlar ve Polonyalılar Rusları eskiden beri millî düşman sayarlar. Doğu Almanları ne de olsa Alman’dır ve duygularını saklamakta usta olan bu millet kendisine göre pek geri ve kaba olan Ruslar’ın boyunduruğuna elbette sonuna kadar katlanacak değildir. Milletlerin hayatında milliyetçilik en büyük faktör olduğu için komünist devletlerin komünist rejimleri altında nihayet milliyetçi bir yola girecekleri zaten beklenirdi. Fakat düşmanlıkların bu kadar çabuk gelişeceği pek de akla gelmezdi. Bugün Çin ile Rusya ile düşman olarak karşı karşıya bulunuyorlar. Çin açıkça Rusya’dan toprak istiyor. Mart başında iki taraf karakolları arasındaki çatışma yerini belli eden bir işarettir. Gelen haberler ise yarınki savaşın pek tatlı olacağını gösteriyor.
Ruslar tarafından açıklanan Çin vahşeti komünistlere has bir davranıştan başka bir şey değildir. Ruslar’ın nasıl hareket ettikleri hakkında henüz Çinliler bir açıklama yapmadı. Ruslar’ın vahşetten yanıp yakılmaları ister istemez insanı gülümsemeye sevk ediyor.
Bu peşrev, komünizmin çatırdamaya başladığını gösteren bir alâmettir. İki kalabalık ve atomlu komünist devlet kapışırsa sonunda ister biri kazansın, ister denk kalıp barış yapsınlar, komünizm çökecektir. Komünist rejimi altında yaşayan insanların iyi savaşamıyacağı İkinci Cihan Savaşı’nda belli olmuştur. Bunca hazırlığa rağmen kalabalık Rus orduları Almanlar karşısında bozguna uğrayarak ancak görülmemiş derecedeki kış tarafından kurtarılmışlardı. Tabiî, savaşın Amerikalılar tarafından kazanıldığını söylemeye lüzum yok.
Ruslar la Çinliler’in bugünkü hırlaşması yarın bir savaşa kadar gider mi? Elbette gidecektir. Savaş ezelî ve ebedî bir kanundur. Onu kaldırmak için ortaya atılanlar bile bu kanunun hükümlerinden dışarda kalamazlar. Onun için Çinliler’le Ruslar mutlaka vuruşacaklardır. Fakat bu vuruşma önce Avrupa uydularının, sonra da Sovyetler Birliği ile Çin’deki milletlerin ayaklanmasıyla bitecek ve komünizm yerini, en ihtiyatlı tahminle, Yugoslavya’da olduğu gibi mutedil ve medenî bir sosyalizme bırakarak göçüp gidecektir.
Rusya ve Çin milyonlarca Türk’ü sömüren ve Türkler’in anayurdu olan Türkistan’ı işgal altında tutan iki düşman millettir.
Acaba Türkiye Cumhuriyeti’nin bu dış Türkler hakkında bir plânı var mı? Tıpkı bir savaş plânı gibi çeşitli ihtimalleri göz önünde tutan, tarihî fırsatlardan nasıl istifade edileceğini gösteren tasarılar hazır mı? Yoksa yine her fırsat kaçırılacak veya Kıbrıs konusunda olduğu gibi yumurta kapıya geldikten sonra aceleyle ve hazırlıksız olarak savsaklama taktiği mi kullanılacak?
Beş yıllık plânlar Türk milletinin hayatına göre o kadar can alıcı şeyler değildir. Türkiye teknik ve iktisat bakımından nasıl olsa kalkınacaktır. Asıl mühimi yüzyıllık plânların hazırlanması ve pusuya yatılmasıdır. İngiltere’yi, Rusya’yı falan şöyle bir tarafa bırakarak küçük, kuvvetsiz ve zavallı Yunanistan’a bakalım: Rejimlerin ve hükümetlerin değişmesine, âdi iç çekişmelere ve üst üste savaş kaybetmelere rağmen yüzyıllık plânını başarıyla takip etmiyor mu?
“Büyük Devlet” fikrinin mucidi olan Türkler acaba Yunanistan kadar da olamayacak mı?
Gözlem, 20 Mart 1969
Kaynak: Nihal-Atsız.Com
|» H. Nihal ATSIZ Sayfasına Dön! « |



Facebook






Eylül 27th, 2008 at 17:49
Ali sen zavallının tekisin. Siz gibiler hem komünizmi savunuyosun hemde ulu önderimiz ataTürk’ten bahsedip onu saçma oyunlarınıza alet edip karalıyorsunuz. Atatürk de komünizme karşı değil miydi? Komünizmi büyük bir tehlike olarak görmemiş miydi? Çünkü komünizmde vatan millet din diye bir şey yok. Peki Atatürk birçok sözünde vatan millet severliğini ve milliyetçiliğini göstermiştir. Siz ise kendini devrimci sanan fakat devrim özürlü devirici *****ların tekisiniz. Ulu önder Türkler’e en iyi devrimi yaparak cumhuriyet laik sistemini getirdi ve bu sistemin Türklere en uygun sistem olduğunu birçok sözünde belirtti. Zaten komünizm getirmeye calısan ülkelerde bir sürü insanlar katledildi. Sizin insancıl özgürlük anlayışınız bu mu? Yazık size. Getirldiği ülkelrde bile cok kısa sürdü çünkü insanlara aykırı istenmeyen bir sistem.
Eylül 29th, 2008 at 17:38
Asıl zavallı olan ve düşünme yeteneğinden mahrum olan sensin. Sen benim Mustafa Kemal’i anlayamamış dediğim kişilerdensin. Sen sosyalizm hakkında tek bir şey bile bilmiyorsun. Anca kulaktan dolma bilgiler zırvalıyorsun. Sosyalizmde din de olabilir miilyet de. Ancak senin gibilere yer olmadığı kesin…
Ekim 14th, 2008 at 22:47
Sabahattin bey sizi gerçekten kutluyorum. Çok güzel yazmışsınız umarım bu komünizm ya da sosyalizm hakkında bilgisi olmayan arkadaşlara ışık olur. Arkadaşlar o eskidenmiş komünizm kelimesini duyunca şaşırmak, korkmak, nefret etmek falan. Çünkü insanlar cahillermiş araştırmadan basma kalıplarla hareket etmişler. Araştırmadan doğru bilgiye ulaşamazsınız bende çok isterim komünizm olsun tüm dünyada. Bakınız kendimden bir örnek veriyim ben bu yıl üniversiteyi kazandım fakat tercih yapamadım neden çünkü ailem beni okutacak parayı bulamadı yani geleceğimden oldum. Ama komünist bir düzen olsaydıı bende okurdum. Evde boş beklemektense bende zengin çocukları gibi okuluma giderdim:(yada ben yiyecek yemek bulurken benden alt seviyedekiler aç kalmazdı. Eşitlik var sosyal bir sınıf yok herkes eşit herkes insan senin paran var sen kralsın senin paran yok hayvan kadarda değerin yok olmazdı:(evet hayal bu çünkü insanlarımız bilinçlenmedikçe gerçekleri görmedikçe, bu kahrolası emperyalist güçlere dur demedikçe bu bir hayal:(ayrıca bir arkadaşımız söylemiş allah öyle yaratmış fakir ve zengin zenginler fakirlere yardım etsin diyee. Ya güzel kardeşim allah bize aklı boşuna mı vermiş en büyük sevap değil midir herkese eşit haklar sunmak. Herkese insan değeri vermek herkesin eşit olması. Böylece kötülükler azalmazmı aç kalmadığın zaman sen hırsızlık yapar mısın? Zenginler olmadıkça onlara özenir misin? Arkadaşım açın şu gözünüzü din adı altından kullandırmayın kendinizi:(. Önce bir komünizm sosyalizm emperyalizm ne demek bir öğrenin tarafsız yayınlardan mümkünse. Zararı yok komünist olmayın ama en azından karşı çıktığınızz düşünce sistemini bilin. Herkese aydınlık günler dilerim hoşçakalın!
Kasım 2nd, 2008 at 01:52
Anlamadığım sizler sadece aynı noktalardan savunuyorsunuz aklınıza belli tabular yerleşmiş yenemiyorsunuz bu tabularınızı siz insanlara ön yargısız yaklaşamazken insanların düşünce özgürlüğüne sahip olduğuna inanamazkken nasıl bizleri aşağılıyorsunuz… Önyargılarınızı yıkın ve doğru yolu görün artık.
Kasım 8th, 2008 at 22:11
Deniz demişki, hosuna gidiyor herhalde ABD buyruğu, abd emparyalizmi altında yaşamak demiş. İşte tipik solcu sosyalist savunması. Bunları bize 70 lerde 80 lerde de söylüyordunuz. Peki madem öle, emperyalizme o kadar karşısınız neden sovyet emperyalizmine dur demediniz?Neden abd ye git derkan, sovyetlerin kucağına ülkemizi atıyordunuz?. Deniz, yusuf, hüseyin ve onun gibileri, abd defol derken, sovyetlerden emir alıyordu. Ayrıca müslüman-komünist olamaz çünkü zaten marksizim diyorki, aile kurumu kalkacak, kadınlara kürtaj serbest ve ücretsiz olacak, mülkiyet kalkacak diyor. Bide dinimiz İslama bak. Evlilik şart, kürtaj yasak, haliyle yasak ilişkide yasak, mülkiyet özel, ki peygamberimiz Hz. Muhammed` de ticaretle uğraşmıştır. Hemde söyle bir saçmalık var, bir doktor ile bir sütçü aynı parayı alıyor. Doktor o kadar çalışmış, okul okumus, emek sarfetmiş, fakat sütçü hiç çalışmamış ve süt satıyor. Bu 2 si aynı parayı alıyor bu nasıl eşitlik? O zaman kimse okumaz, ne de olsa ben hangi işi yaparsam yapayım aynı paarayı alacam. İstersen doktor ol istersen mühendis, avukat, istersen git sokakta sakız sat. Her türlü aynı parayı alıcaksın… Sosyalizm bir ütopyadır. Kübayıda gördük, özel mülkiyet oldugu için ülkede bilgisayar ve cep telefonu yasaktı. Allahtan castronun kardeşi biraz akıllıymışta, özel mülkiyete izin verdi.
Kasım 18th, 2008 at 07:11
Arkadaşlar…komünistler vb. gibi her topluluklar temeli sağlam olmayan, güvenilmez ve kusura bakmayın ama birazda asalakça bir durumdur. Öncelikle iman insanın insiyatifine kalmış bir durum olsa bile komünistler bundan yoksun ve bilinçsizce farkında olmadan heralde bencil olan bir topluluktur. İmanı ve imana dayalı hiçbirşeyin ne sağlam savunacağı bir şey ne de dayanacağı bir gerçek olabilir. Bu mümkün değildir. İnsan kimyası ne tamamen mantıktan ne de tamamen duygudan histen meydana gelmiştir. Komünistlerin her zaman kaybetme sebebinin bu olduğuna inanıyorum. Kalkıp da kur’anı kerime dayalı alıntılar örnekler sakın göstermeyin. Çünkü siz bunu sadece çıkarlarınız doğrultusunda kullanıyorsunuz.
Dünya üzerinde Türk milleti kadar değerli, vicdanlı, sağ duyulu, iyi kalpli, anaç ruhlu ve saygılı daha sayamayacağım birçok gerçek eylem vs. gibi olgular taşıyan ve brlik ve kardeşliğe bu kadar sahip çıkan bir millet daha yoktur.
Sosyalizm komünizm bunların hepsi hikaye. Koskoca Türk bayrağının altında yaşa o bayrağın ekmeğini ye ve miletini ikiye bölmek için örgüt kur üye ol inandığın bir yaratanın olmasın ya da bunu unut sonra…
Ben şunu biliyorum ki komünist topluluğu vb. topluluklar bence hayatlarını böyle kolayına gelen şekilde yaşamamalı. Aldatıcı olmamalı. Sağ gösterip sol vuran bir topluluk olmamalı.
HERŞEYİN BİLİMSEL BİR AÇIKLAMASI YOKTUR.
Sınıfsız ve sömürüsüz bir devlet hayalperslikten başka birşey olamaz bu. Biz insanlar sevdiğimizin, dostumuzun, kardeşimizin, akrabalarımızın vs. kişilerin kalbinden, ruhundan hatta ve hatta vucudundan sömürü yapıyoruz ki dünya üzerinde her insan her insana bunu yapıyor, yapar da kaldı ki koskoca ülkeyi sömürüden kopart ve kurtar.
Böyle bir beyin yapısı olamaz. Herşeyin önce en minik tarafından bakıp anlayacaksın sonra ona dayanarak inanarak hayata geçireceksin. Tüm bu komünizm isteklerine ömür bağlamak ona dayanmak saçmalığın ta kendisi.
Biz TÜRKİYE CUMHURİYETİ sınırlarında sonuna kadar sadakatli, imanlı, inançlı, güçlü, sadık, vicdanlı vs.vs.vs. özelliklere sahip Türk’üz.
Ama komünistler hiçbir zaman bu ülkenin sınırları içinde var değiller.
Ve şurada yorum yapan her arkadaş televizyon kültürüyle yada kulaktan dolma bilgiyle yorum yapmıyor. Kalbinden geleni kalbinin anlatmak istediklerini anlatıyor. Televizyonu yada duyduklarını değil.
Siz okumuşsunuz fakat pek iyi ruhtan analadığınz yok. Boşuna uğraşmışsınız. Ülkeleri örnek almak yerine onların tarihlerini okumak yerine yada daha çok önemsemek yerine bizim tarihimizdeki Osmanlı’mızı örnek alsaydınız kalkıp ülkenizi ikiye ayırmak için (sözde bir tutmak) gecenizi gndüzünüze katmazdınız. (…)
Aralık 14th, 2008 at 18:30
Alkadras, Aydın ve Ülkü’ye katılıyorum. Ne yazıkki burada +1 falan yok.
Solcular diyeyim ben genel olarak yukarıda saçmalayanlara.
Kaynaksız olduğu söylenen katliamlar doğru ama ne yazık ki sizin o Allahsızlığa alıştırılan maddeciliğin o örümcek ağı gibi beyni ele geçiren düşünme yeteneğini kaybetme etkisine kapılmış beyinleriniz bunu anlayamaz. Siz kanıt istiyorsunuz ama bakmıyorsunuz düşünmüyorsunuz sadece deli gibi karşı çıkmaya çalışıyorsunuz. Ben ırkcı değilim adam gibi adam olduğum için milliyetçiyim. Benim en yakın arkadaşım eytişimsel özdekçi komünist. Ben onunla ve diğerleriyle hep tartışıyorum, bir tek onu adam yerine koyuyorum. Neden çünkü en azından birşeyler biliyor o da maddeci o da Allahsız ama tek yanlışı zamanında şerefsizlerin beynini yıkmaları ve olaylara farklı yerden bakıp yanlış şeyleri görmesi
sizlere sesleniyorum. Beyni yıkanmışlar fazla uzatmayacağım çünkü zaten ne yazsam sizi ikna edemem biliyorum ama bilin ki M.K. Atatürk’ü emellerinize alet edemezsiniz. Size Atatürk’ün komünist yoldaşlarım dediği 1 en fazla 2 sözünü gösterebilirim ama komünizme ve sosyalizme kesin olarak karşı çıktığı onlarca sözünü de gösterebilirim.
Sözlerimi yüce önderin en sevdiğim sözüyle bitiriyorum: “Ben herşeyden önce Türk milliyetçisiyim, öyle doğdum öyle öleceğim.”
Sözüm anlayabilene.
Haziran 8th, 2009 at 17:14
Ezan dinmez bayrak inmez! Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur şu duruma bakın herkes sağ sol 2 ye ayrılmış solcu ve sağcı olmak üzere bunlar baska devletlerin puştluklarının sonucu. Kendinize gelin. MUSTAFA KEMAL ÖNDERİMİZ!
Ekim 14th, 2009 at 07:32
Deniz Gezmişten söz eden arkadaşlarımız oldu ideolojisinden bahseden arkadaşlarımız oldu ve mustafa kemal ATATÜRK-kominizm’i yan yana getiren arkadaşımız bile oldu gül gül öldüm müslüman mahallesinde salyangoz satmayın arkadaşım ATATÜRK-DEVRİM deseniz anlıcam ATATÜRKÜN İLKESİ. Bir kere ATATÜRKÜN bize emrini tekrar hatırlatmak isterim!! NEREDE KOMİNİST GÖRDÜN EZ BAŞINI..
Bunu tarih sayfalarından kime sildireceksinizde geleceğe başbğun sözünü hatırlatmıyacaksınız! KOMİNİST düzen milli duyguları taşıyan her insana ters düşer hele TÜRK milletine hepten ters. Pek siyaset yapmaktan hoşlanmam DENİZ GEZMİŞTE TERÖRİSTTİR! BUNLAR ATIP TUTMA DEĞİL RUS YAPIMI SİLAHLA YAKALANMIŞTIR devlete yani bize kursun sıkmış adamdır kurulu düzeni bozmaya çalışmak (silahlı) ve kendisi ataisttir bu görüşte insanlar olmıyacakmı? Tabiki olacak.. Hayal içinde yaşayan bok içinde ölecek. Sosyalzme gelince hür vidan özgürlüğü özgür düşünce ve fikir insanları yani 1. sınıf insanlar hakkını söke söke arayanlar. Ülkücülüğe gelince hak ve Türklüçülüğü savunanlar 1. sınıf insanlar. Yani tarihimizi dilimizi bizi dier milletlerden ayıran özelliklerimizi korumaya çalışan insanlar. BU ŞEKİLDE DÜŞÜNEN İNSANLAR SAYESİNDE BU ÜLKE DÜNYAYA BATIYOR faşizm ve kominzm bize göre değil faşizmde ATATÜRKÜN bahçesindeki yabani otlardır o otları yolupta bu ÜLKENİN İSMİNİ KOYMUŞTUR TÜRKİYE cUMHURİYETİ. Ben anadolu çocuğuyum unutmayın ki ülkenin kalbi bizdedir ETRAFINIZDA AYNI GÖRÜŞÜ SAVUNAN İNSANLAR OLABİLİR AMA UNUTMAYIN Kİ BU ÜLKE ETRAFINIZDAKİLERDEN İBARET DEĞİLDİR!
DİP NOT: ÜLKÜCÜLER DE FAŞİST DEĞİLDİR!
Dip not: Ütopyalar her zaman yaşayacaktır ütopya olmadan yeni zamana ayak uyduramayız devrimcilik ilkesi devre dışı bırakılamaz. Denizi anan devrimi ağzına sakız yapmış milleti devrimcilikten soğuttunuz milliyetçiliği anan faşisti ağzına sakız yapmış. Ya siz bize yetiemediniz ya da biz size. Kara eylül gelse yine bizi vuracak!
Ocak 12th, 2011 at 22:24
Bence milliyetçilikte komunizmde uç noktalardadır ben turkiye toprakları uzerınde olen ecdadım gibi bu topraklarda aile kurmak yasamak yasatmak ve olumu hak ettiğim gibi yasamak istıyorum. Olume ister maddı bakın komunıstler gıbı ister manevi bakın milliyetçiler gibi. Gercek olumun ta kendisidir. Bunu butun arkadaslarımın unutmaması gerekır. Sunu unutmayalım ki ınsan hıç bır kalıba sığmayacak kadar akıllı bır varlıktır. Milliyetçilikte sosyalızmde bu gerceği neden gormez. Ve sunu da unutmayalım hangı ıdeolojı olursa olsun onu guzel yasatan liderıdır. Komunizmi stalınle milliyetçiliğide hitlerle anmamak gerekir. Bence komunizminde mantıklı tarafı vardır tabıkı mıllıyetçiliğinde. Keske bu iki sistemı bırleştırıp bır yonetım kurabilsek ve guzel ulkemızde bu topraklara goz dıkenlere iyi bir ders versek. Fakat bız bırbırımızı parcalarken bu ulkenın koşe baslarını manasız ve anlamsız yasayan kan emıcılertutuyor. Saygı değer komunıs ve mıllıyetçi arkadaslarım ben bu ulkeyı herseyı ıle seven Turk genciyim. Lutfen ınsan gıbı akıllı bır varlığı kalıplara sıkıstırmaya kalkmayalım. Bence hatayı burda yapıyoruz.