Türk Dili ile etiketlenmiş başlıklar

Fiilimsiler

Fiilimsiler (Eylemsiler) Fiillerden türemiş olmakla birlikte bir fiil gibi çekimlenemeyen olumlu, olumsuz şekilleri yapılabilen ve cümlede isim, sıfat, zarf gibi görevlerde kullanılan sözcüklerdir. Aslında fiil oldukları halde cümle içinde çekimli halde bulunmayan, fiile benzeyen, ama fiillerin görevini yapmayan kelimelere fiilimsi denir. Bir cümlede ne kadar fiilimsi varsa o kadar

Birleşik Zamanlı Fiiller

Birleşik Zamanlı Fiiller Basit zamanlı fiil, fiilin tek bir zaman veya kip bildirecek şekilde çekimlenmesiydi. Birleşik zamanlı fiil ise, fiilin birden çok kip ve zaman bildirecek biçimde çekimlenmesiyle oluşur. Basit çekimli fiillere ekfiilin getirilmesiyle yapılır. Üç grupta incelenir.   a. Hikaye Birleşik Zamanı Fiilin basit çekiminden sonra ekfiilin “idi”

Fiilerde Anlam (Zaman) Kayması

Fiilerde Anlam (Zaman) Kayması Fiil çekimlerinde kullanılan kip ve zaman ekleri her zaman kendi anlamlarında kullanılmaz. Bu ekler birbirlerinin yerlerine de geçebilir. Elbette bu, cümlenin anlamıyla ilgilidir. Kısaca, cümlede yüklemin çekimlendiği kip veya zamanla işin yapıldığı kip veya zamanın farklı olmasına anlam kayması denir.   “Sizi yarın burada bekliyorum.”

Prof. Dr. Muharrem Ergin

Prof. Dr. Muharrem Ergin (1923 – 1995) Hayatı Muharrem Ergin, Haydar Ergin ile Naime (nüfus kaydında Hanım) Ergin’in oğlu olarak 1923‘te Ahıska vilâyetinin Ahılkelek kazasına bağlı Gögye köyünde doğdu. 1920’li yıllarda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin sınırları içerisinde kalan bu bölgede yaşayan Türkler kendilerine Terekeme veya Karapapak adını vermişlerdir. Ancak

Ses Bilgisi

Ses Bilgisi ÜNLÜ DARALMASI Sözcüklerin sonlarında bulunan geniş ünlüler (a, e) özellikle “-yor” ekinin darlaştırıcı özelliğinden dolayı daralarak, ı, i, u, ü dar ünlülerine dönüşür. Buna ünlü daralması denir. bekl-e-yor > bekl-i-yor kalm-a-yor > kalm-ı-yor özl-e-yor > özl-ü-yor soll-a-yor > soll-u-yor örneklerinde bu daralma görülmektedir. “-yor” ekin den başka

Sözlü Anlatım

Sözlü Anlatım Konuşma Düşünce ve duyguların, başkalarına sözlü olarak bildirilmesine konuşma yada sözlü anlatım denir. Konuşma, insanın çevresiyle doğrudan iletişim kurmasının en etkili yoludur. Konuşma için sesli düşünme de denir. Buna göre insanlar, düşüncelerini başkalarına seslerle iletirler. Ancak bunu yaparken de sözlerini etkili kılmak için, jest, mimik, tonlama, vurgulama…

…Ses Bilgisi…

…Ses Bilgisi… ÜNLÜ DARALMASI Sözcüklerin sonlarında bulunan geniş ünlüler (a, e) özellikle “-yor” ekinin darlaştırıcı özelliğinden dolayı daralarak, ı, i, u, ü dar ünlülerine dönüşür. Buna ünlü daralması denir. bekl-e-yor > bekl-i-yor kalm-a-yor > kalm-ı-yor özl-e-yor > özl-ü-yor soll-a-yor > soll-u-yor örneklerinde bu daralma görülmektedir. “-yor” ekin den başka

Ünlü Düşmesi

Ünlü Düşmesi İkinci hecesinde dar ünlü bulunan iki heceli kelimeler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerindeki dar ünlüler genellikle düşer: ağız / ağzı, alın / alnı, bağır / bağra, bağrım, beniz / benzi, beyin / beynimiz, boyun / boynu, böğür / böğrüm, burun / burnu, geniz / genzi,

Ünlüler

Ünlüler Türkçede sesler, ünlüler ve ünsüzler olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Ünlülerin Nitelikleri Ses yolunda herhangi bir engele çarpmadan çıkan seslere ünlü denir. Türkçede sekiz ünlü vardır: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Ünlüler şu biçimde sınıflandırılır: A. Çıkış yeri ve dilin durumuna göre: 1. Kalın

Ünsüzler

Ünsüzler Ünsüzlerin Nitelikleri Ses yolunda bir engele çarparak çıkan seslere ünsüz denir.   Dilimizde yirmi bir ünsüz vardır. Bunlar: b, c, ç, d, f, g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z.   Ünsüzler ses tellerinin titreşime uğrayıp uğramamasına göre iki

Cümle Türleri

Cümle Türleri 1. Bölüm 2. Bölüm   Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…

Sözcükte Anlam

Sözcükte Anlam GENEL BİLGİLER Sözcük, çoğu zaman, dilin kendi başına anlamı olan en küçük parçası, diye tanımlanır. Ağaç, hayal, dost gibi sözcükler buna örnektir. Bazı sözcükler ise tek başına anlam taşımayıp diğer sözcüklerle bir araya geldiğinde belli bir anlam ifade eder: için, gibi, göre vs. ÖSS’de sözcük anlamına dayalı

Yüklem

Cümlenin Öğeleri (Yüklem) Cümlede kip ve zaman bildirerek yargıyı ortaya koyan temel unsurdur. Tek başına cümle özelliği gösterir. Diğer öğeler yüklemin tamamlayıcı öğeleridir.   Cümlede yüklemi bulmak için herhangi bir öğeye soru soramayız. Onu çekimli durumda bulunan sözcüklerden anlarız.   Örneğin;   “Biliyorum” sözü “bilmek” eyleminin şimdiki zamanla çekimlendiğini

Nesne

Cümlenin Öğeleri (Nesne) Cümlede yüklemin bildirdiği işten etkilenen öğedir. Yükleme sorulan “kimi, neyi, ne” sorularına cevap verir. Nesneler hal ekini alıp almamalarına göre iki grupta incelenir. 1. Belirtili Nesne Nesne görevinde bulunan söz, “-i” hal ekini almışsa, nesneye belirtili nesne denir. “Çiçekleri annesine verdi.” cümlesinde “Çiçekleri” nesnesi “-i” hal

Dolaylı Tümleç

Cümlenin Öğeleri (Dolaylı Tümleç) Yüklemin yöneldiği, bulunduğu, çıktığı yeri gösteren öğedir. Yükleme sorulan “-e”, “-de” ve “-den” hal eklerini alan sorulara aynı ekleri alarak cevap veren sözcük ya da söz öbekleri dolaylı tümleç görevinde bulunur. Soruların ve cevapların aynı ekleri alması zorunluluğu bunun diğer öğelerle karışmasına engel olur. Bunu

Zarf Tümleci

Cümlenin Öğeleri (Zarf Tümleci) Yüklemin zamanını, durumunu, miktarını, yönünü, koşulunu vb. bildiren öğelerdir. Bunların her biri değişik bir soruyla bulunur. “Hava kararmadan köye inmeliyiz.” cümlesindeki altı çizili zarf “ne zaman”; “Dosta düşmana muhtaç olmadan yaşamalıyız.” cümlesinde altı çizili zarf “nasıl”; “Aldığı notlar şaşılacak kadar yüksekti.” cümlesindeki altı çizili zarf

Fiil Çatısı

Fiil Çatısı Çekimli bir fiilden oluşan yüklemin nesne ve özneye göre gösterdiği durumlara çatı denir. Bundan hareketle, yüklemin isim soylu sözcüklerden oluştuğu cümlelerde çatının aranmayacağını söyleyebiliriz. Çatı; yüklemin nesne ve özneyle ilgisi olduğundan, sorularda karşımıza çoğu kez, nesne-yüklem ve özne-yüklem ilişkisi olarak çıkar. Şimdi bunları ayrı ayrı inceleyelim. NESNE

Anlatım Bozuklukları – 1

Anlatım Bozuklukları – 1 (Konu Anlatımı) Her cümle belli bir düşünceyi, duyguyu aktarmak için kurulur. Bu cümlenin, ifade edeceği anlamı açık ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyması gerekir. Ayrıca mümkün olduğunca gereksiz unsurlardan arındırılmış olmalıdır bu cümle. İşte bu özelliği göstermeyen cümleler, anlatım bakımından bozuktur. Bu konu ile ilgili,

Anlatım Bozuklukları – 2

Anlatım Bozuklukları – 2 (Konu Anlatımı) ANLAM BAKIMINDAN ANLATIM BOZUKLUKLARI 1)Gereksiz Sözcük Kullanma: Bir cümlede anlamları aynı olan veya anlamca biri diğerini içeren sözcüklerin birlikte kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar. *Kulağıma eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı. *Bu yol yaya yürümekle bitecek gibi değil. *Onlar da beş yıldır karşılıklı

Anlatım Bozuklukları – Karma Cümleler

Anlatım Bozuklukları İle İlgili Karma Cümleler   » Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Yaban adlı romanında, Yunanlıların Türklere yaptığı zulmü çok ayrıntılı bir şekilde anlatmış ve bazı Türk köylülerinin Yunanlılara kucak açmasını eleştirmiştir. » Kalp Arapça bir sözcüktür ve bu sözcüğün sonu sert ünsüzle bitmektedir. » Ağlayan kadın, yaşlı gözlerle kendisine

Sınavlara Hazırlık Arama Robotu
YGS & LYS TEOG KPSS TUS KPDS Ehliyet Sınavı PMYO JANA

Seçim esnek olup ilgili alanları seçiniz, Örneğin ehliyet sınavı için branş olarak matematik seçmeyiniz :)