Ana Sayfa » Roman Özetleri » Şiir Öykü Roman » Bir TÜRK Ailesinin Öyküsü (İrfan Orga) – Roman (Kitap) Özeti
9


 (İrfan Orga)

KİTABIN ADI : BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
KİTABIN YAZARI : İRFAN ORGA

KİTABIN KONUSU

Savaş öncesi, savaş dönemi ve savaş sonrasında bir Türk ailesinde yaşanan değişmeler ve çektikleri ızdıraplar anlatılmaktadır.

BİR TÜRK AİLESİNİN ÖYKÜSÜ

Yazar ve ailesi Sultanahmet Camisinin arkasında bir çıkmaz sokakta otururlar. Ailesinin hali vakti oldukça yerindedir.Babaannesi her zaman herşeyin en iyisinin olmasını ister.Eve misafir geldiği zaman veya hamama gidecekleri zaman hizmetçisine en iyi yemekleri yaptırır ve herşeyde çok titiz davranır.Para onun için bir şey ifade etmez. Evin eşyaları da oldukça pahalıdır.İrfan’ın (yazarın) hayatında o yıllarda bolluk mevcuttur. İrfan devamlı babaannesiyle hamam sefası yapar.İrfan’ın sünnetinde bile herşey dört dörtlük hazırlanmıştır.İrfan’ın sünneti bir yüzbaşının evinde yapılmıştır.Babaannesi evde herşeye karışır.Hiçbirşeyi beğenmez.Beğenmediği yemeği tekrar pişirtir.Annesiyle babaannesi hiçbir zaman anlaşamamıştırlar.Annesi sessiz sakin bir kişiliğe sahiptir.Babası dedesinin bıraktığı işle meşgul olmaktadır.İrfan’ın Sarıyer’de oturan bir Ahmet amcası vardır.Her yaz fırsat buldukça oraya tatile giderler eğlenirlerdi.Yine bir yaz tatilinde iken saraydan savaş haberleri duyulur ve herkese yayılır.Bu sebeple babası ve amcası devamlı ne yapacakları ile ilgili konuşmalara başlamıştır.Bir gün evde otururken babası bu konuyu ev halkıyla konuşmaya başlar.Artık gereksiz harcamalardan kaçınmalarını,dayanıklı yiyecekleri depolamalarını ister.Fakat bolluk içinde yaşayan babaanne bunlardan rahatsız olur savaşın çıktığına inanmak istemez.Artık yavaş yavaş yiyecekler depolanmaya ve fazla para harcamamaya başlanmıştır.Savaş sebebiyle İrfan okuluna ara vermek zorunda kalmıştır.Çünkü gittiği okul bir Fransız okuludur.Kısa zamanda amcası ve babası askere çağrılırlar.Evde artık evin reisi İrfandır.Bu arada babaannesi zengin bir adamla evlenir ve adamın evine taşınır.

Annesi de kızkardeşini doğurur.Savaştan dolayı hizmetçilerine yeni yer bulmalarını artık kendilerinin bakamayacaklarını söylerler ve onları evden uzaklaştırırlar.Çünkü savaş şiddetini artırmış etrafta yiyecek kıtlığı başlamıştır.Bütün yiyecekler savaşın olduğu yere gitmektedir.yazarın bir süre sonra evleri yangında yanıp kül olur ve bütün yiyecekleri altınları yangınla birlikte gider.Artık hiçbirşeyleri kalmamıştır.Bunun üzerine babaannesinin evine yerleşirler.Fakat babaannesinin kocası aksi çocukları sevmeyen bir kişi olduğu için onları evde istemez.Bunun için onlara kendisine ait eski bir evini verir.Evin bütün pencereleri tahtalarla kapatılmıştır. Annesi buna alışık olmadığı için bunları kaldırttırır ve evin içi aydınlığa kavuşur.Yüz , , Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Mahalleli bu hareket karşısında şaşırmış ve annesinin kötü kadın olduğunu düşünmeye başlamıştır. Mahalleli annesine laf atmaya başlamış çocuklar arkasından taş fırlatmıştır. Fakirlik gitgide artmaktadır. İnsanlar artık ekmeği bile zor bulmaktadır. Yazarın aileside birçok davranışlarından vazgeçmeye başlamış azla yetinmeyi öğrenmişlerdir. İnsanlarda yaygın hastalıklar ortaya çıkmıştır.Artık kimsede para ve yakacak kömür kalmamıştır.Fakat yazarın ailesi bütün bu olumsuzluklara rağmen insanlara yardım etmekte elinden geleni yapmaktadır. Bunun için kısa bir zaman sonunda mahalleli annesine ısınmış ve onu hanımefendi diye çağırmaya başlamışlardır. Bu arada babasından bir türlü haber alamazlar. Bir gün annesi ile birlikte askerlik dairesine giderler ve babasının öldüğü haberini alırlar. Babası şehit düştü diye annesine 99 kuruş maaş bağlarlar. Fakat bu para sadece bir çocuğun alacağı şekerlemelere , leblebiye yetecek kadar bir paradır. Artık millet ekmek için birbiri ile kavga etmeye başlamıştır. Bir gün anneside ekmek yüzünden bir kadınla kavga eder. Hayatında ilk defa kavga eden annesi kendisini sokak kadınlarından farksız görür, utanır ve oradan hemen uzaklaşır. Bir daha ekemek almaya oğlunu yollar. Bu arada babaannesinin kocası vefat etmiştir.

Babaannesine birşey bırakmadığı için beraber yaşarlar. Artık ellerinde yeterli miktarda para kalmadığı için babaannesinin değerli bazı mobilyalarını satarlar. Bu para onlara uzun bir müddet gider. Annesi en sonunda bir işe girmek zorunda kalır ve ordu deposunda işe başlar. Sadece hafta sonları eve gelebilmektedir. Kardeşi ve İrfan’la yatılı bir okula yerleştirilirler. İki sene orada kalırlar. Fakat yetersiz beslendiklerinden dolayı ikisinin de bünyesi zayıf düşer ve kardeşi çok hastalanır. Annesi bu duruma dayanamaz ve ikisinide okuldan alır. Artık savaş sona ermiş herşey eski halini almış ve anneside ustaca yaptığı işlemelerle para kazanmaya başlamıştır.

Durmları gitigide gün geçtikçe düzelmeye başlamıştır. Savaştan sonra artık bazı değişikler başlamıştır. Özellikle kadınlar peçesiz dolaşmaya başlamışlardır. Bunlardan biriside İrfan’ın annesidir. Fakat mahalleli böyle iyi kalpli bir kadının yaptığı bu harekete bir anlam verememiş ve bazı söylentiler çıkartmaya başlamışlardır. Savaş bitmesine rağmen İrfan’ın okul problemi çözülememiştir. Bu sıralarda özel okullarda Türkçe eğitim kaldırıldığı için okula yollanılmamıştır. Bir ara berberde çıraklığa başlar. Fakat aynı gün akşamı çıraklığı bırakır. En sonunda sünnet edildiği evin sahibi yüzbaşının sayesinde kardeşiyle birlikte Kuleli hayatına başlar. Kuleli hayatına başladığında Kulelinin üstünde amerikan bayrağı dalgalanmaktadır. Buna çok içerler, hatta bir yabancı uyruklu öğrencilerle çatışmaya girer. Daha sonra cumhuriyet ilan edilir. Artık Kulelinin üstünde Türk bayrağı dalgalanır. Namaz kılmak serbestleşir. İrfan bir buçuk yıllığına Tokat’taki askeri okula gönderilir. Sonra İstanbul’a geri döner. Bu arada Cumhuriyetle birlikte fes yerine şapka giyilmeye başlanır. Halk uzun bir müddet buna tepki gösterir. İrfan Kuleliden mezun olur ve harp okuluna girer ve oradanda süvari olarak harbiyeye devam eder ve subay çıkar. Hava Kuvvetlerinde açık olduğu için Hava Kuvvetlerine girer. Hayatına Hava Kuvvetlerinde devam eder.Eskişehire tayini çıkar. Ailesini yanına getirir. Annesi Eskişehirde çok hastalanır. Bir gün ağır şekilde hastalandığı bir saatte oranın sakinlerinden olan bir kadın onu eski geleneklerle bir günde iyi eder. İrfan buna çok şaşırır. Eskişehirden Kütahyaya oradan da İzmir’e tayin edilir.

Kardeşi Mehmette İzmirde görev yapmaktadır. Annesi iki oğlununda yanında olduğu için sevinçten bütün acılarını biraz olsun unutmuştur ve durumu biraz düzelmiştir. Daha sonra kardeşinin İstanbul’a tayini çıkar. Babaannesi kardeşiyle birlikte İstanbul’a gider. Ardından annesini de İstanbul’a yollar. Babaannesiyle annesinin arası iyi olmadığından annesi kendine başka bir yerde ev tutar. Arasıra onların yanına uğramayı ihmal etmez. Fakat annesi çok değişmiştir. Neyi var neyi yoksa yoksullara vermiş yemeden içmeden kesilmiştir. Kardeşi annesiyle fazla ilgilenememektedir. Annesi gitgide kötülemektedir. İrfan’da İzmirde olduğu için annesiyle ilgilenememiş fakat bu durumdan rahatsız olmuştur. En sonunda yılların verdiği acıya dayanamayan anne şuurunu yitirmiş ve Bakırköy’e yerleştirilmiştir. İrfan bunu duyunca hemen apar topar İstanbul’a gelir. Annesini Bakırköyde ziyaret eden İrfan adeta yıkılmıştır. Çünkü annesi onu tanımamıştır. Doktorun söylediğine göre annesinin az bir ömrü kalmıştır.İrfan bu acıya dayanamayarak İzmir’e geri döner. Kısa bir süre sonra annesi vefat eder. Annesinin cenazesinde sadece yazarın kardeşi vardır. Annesini o çok sevdiği İstanbul’a defneder.

KİTABIN ANAFİKRİ

Savaş öncesi ,savaş dönemi ve savaş sonrasında bir Türk ailesinde yaşanan olaylar,değişen bazı kavramlar ve bu kavramların Türk toplumuna etkileridir.

ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Hacer (hizmetçi): Oldukça şişman,fıkır mıkır,sevimli,hayata devamlı gülen bir kişi.

İnci(hizmetçi):Soğukkanlı,sevecen,yeri geldiğinde diktatör bir kişi.

Babaannesi:Despot,dediğim dedik,herşeyi kolay kolay beğenmeyen,rahat yaşamayı seven bir kişi.

Annesi:Temizlikte çok titiz,sessiz,herşeyi içine atan bir kişi.

Kardeşi:Küçüklüğünde canlı,atik.Fakat daha sonra olaylar karşısında soğukkanlı,durgun bir kişi.

Kendisi(İrfan):Çok duygusalbir kişi.Olaylardan çok etkilenen bir kişiliğe sahip.

Babası:Zeki ileri görüşlü bir kişi.

Amcası:İyiliksever,cömert.

ŞAHSİ GÖRÜŞLERİM

Kitap okuyucuda düşünülemeyecek akla gelmeyecek bazı yaşanan olayları çok iyi sergilemiş.Savaş yıllarında Türk ailesinin çektiği ızdırabı ,acıyı ve yokluğu okuyucuya mükemmel şekilde göstermiştir.bize ilerisi için yol gösterici nitelikte bir kitaptır.

|» Roman Özetleri Sayfasına Dön! « |

 Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…



İle Yorum Yap!
9 Yorum Var.
emine | 23 Ekim 2008 - 00:00 | Bağlantı

Bu kitap mükemmel şekilde yazılmış. Her sayfası ayrı bir tat veriyor ve hiç sıkıcı değil. Arkadaşlar okumanızı tavsiye ederim.

anzorah | 30 Aralık 2008 - 16:59 | Bağlantı

Hayatım boyunca okuduğum kitaplar arasında beni ençok etkileyendir,sıkılmadan defalarca okudum,artık onlar benim ailem gibi oldu,onlarla birlikte sanki o sıkıntıları ben de yaşamış gibi hissttim kısaca fazlasıyla etkilendiğim bir kitap bence herkez okumalı,özellikle israfın arttığı şu günlerde yokluğu anlayabilmek için.

EMİR | 26 Nisan 2011 - 20:09 | Bağlantı

çok güzel bir kitap. çok hüzünlü olaylar ve her hüzünlü olan olaylardan gözlerim doluyor. süper bir şey bu kitap.

seda | 10 Şubat 2012 - 20:46 | Bağlantı

Çok sürükleyici sıkılmadan okunabılecek bır roman .Gercek yasanmıs bir olay olması da daha ılgı cekıcı kılıyor.Herkese tavsıye ederım

ahmet | 9 Ocak 2013 - 21:15 | Bağlantı

işi gücü bırakıp günde 100 sayfa okutturan, sonunda ağlatan kitap.

Ali iyiiş | 1 Mayıs 2013 - 11:51 | Bağlantı

Çok güzel bir kitap okurken sıkılmıyor insan müthiş

Ad Soyad | 4 Temmuz 2013 - 16:14 | Bağlantı

ZEVKLE SIKILMADAN OKUDUM. TAVSİYE EDİYORUM.MUTLAKA OKUYUN…

Ad Soyad | 22 Temmuz 2013 - 15:43 | Bağlantı

Okuduğum en güzel kitaplardan biri, belki de en güzeli. Zaten arkasında da yazan teşekkür yazılarından da anlaşılıyor ne denli güzel bir roman olduğu.
Gerçek bir hayat hikayesini anlattığı icin süper ötesi bir kitap. Herkese tavsiye şiddetle ediyorum, her türk bunu okumalı. Özellikle “ne oldum deli”si insanların bunu okuması şart, ondan sonra ayaklarının kesinlikle yere basacagına eminim.

alagala | 21 Ekim 2014 - 19:23 | Bağlantı

mükemmel ötesi bir kitap

Yorum Yap!

(İletinizi yazmadan önce, lütfen buraya dokunarak uyarıları okuyun!)

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Yazı Detayı