Ana Sayfa » Roman Özetleri » Şiir Öykü Roman » Budala (Dostoyevski) – Roman (Kitap) Özetleri



()

KİTABIN ADI BUDALA
KİTABIN YAZARI DOSTOYEVSKİ
YAYIM EVİ VE ADRESİ ALFA-BASIM-YAYIM-DAĞITIM
BASIM YILI 1995

 

KİTABIN KONUSU

 

Romanın kahramanı Prens Mışkin, saralıdır. Tedavi gördüğü İsviçre’den döndüğünde elindeki giysi çıkınından başka hiçbir şeyi yoktur. Yaşamı kendi iç dünyasını seyre dalmakla geçmektedir. İnsanlarla her türlü alışverişten arınmıştır. Budalalık derecesinde iyi olan Prens Mışkin, tam bir ermiş kişidir, sevmekten başka bir şey gelmez elinden. Müthiş bir zeka sahibidir. Çevresindekiler, onu her zaman yadırgarlar, ama onsuz da edemezler. Kendisi de saralı olan Dostoyevski, romanının kahramanına kendi kişiliğinden pek çok şey koymuştur. Prens Mışkin’in anıları, aslında Dostoyevski’nin anılarıdır. Prens Mıskin’in romanının bir yerinde anlattığı, siyasal görüşlerinden dolayı kurşuna dizilme cezası alan bir adamın öyküsü, aslında Dostoyevski’nin başından geçmiş bir olaydır. Bir tutku romanı olan Budala, Dostoyevski’nin yazdığı ilk büyük aşk romanıdır.

KİTABIN ÖZETİ

 

Hasta prens Mişkin Rusya’dan İsviçre’ye Şnayder adlı bir doktorun kliniğine yollanır. Prens çok acı çeken bir insandır ve ara sıra hastalığıyla ilgili nöbetler geçirmektedir. Nöbet geçirdikten sonra budalalaşır ve afallar. Çocukları çok seven prens köydeki çocukların kalbini kazanmasıyla iyileşme sürecini de ivmelendirir.

 

Köydeki yoksul bir kızla ilgilenmesinden dolayı da çevresi tarafından ayıplanmaktadır. Nedeni ise kızın annesinin ölümünden sonra lanetlenmiş olmasıdır. İsviçrede üç sene kalan prens bir çok acılarla Rusya’ya döner ve soyunun son bireyiyle tanışmak için atılımlarda bulunur. Onunla tanışması aynı evde yaşayan Ganya ile tanışmasına da vesile olur. Ganya prense Nastasya’nın portresini gösterir ve prens artık Nastasya’ya çoktan vurulmuştur. Onu her ne pahasına olursa olsun aramaya başlar ve sonunda da bulur ve evlenme teklif eder. Buhranlı bir dönemde olan Nastasya bu teklifi kabul eder gibi yapıp reddeder ve Rogo Jin adındaki biriyle evlenmeye karar verir. Bu evlilikten sonra tekrar Mişkin’e kaçan Nastasya daha fazla dayanamayarak tekrar geri döner.Yüz , , Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Hala Moskova’da bulunan Mişkin Nastasya’yı aramak için Petersburg’a gelir. Prens Mişkin Nastasya’yı aradığını bir sır gibi saklamaktadır. Bu günlerde Prens Mişkin bazı özel günlerde evinde partiler verir ve bu partilere de kitabındaki bütün kahramanları çağırır. Bu kişilerden Aglea adındaki kadın ise Prensi deliler gibi sevmektedir ve ona “Yoksul Şövalye” gibi imalarda bulunmaktadır. Bunları ise mektuplarında sık sık dile getirmektedir. Sonunda aglea ile Prens Mişkin nişanlanmaya karar verirler. Böylece Prens ikinci kez Ganya’nın sevdiği kadını elinden alır. Ancak bu nişandan da vazgeçen Mişkin Nastasya ile evlenmeye karar verir. Ancak aynı zamanda Aglea’yı çok sevdiğini de bilmektedir. Nastasya ile evlenecekleri sırada Rogo Jin gelir ve Nastasya’yı sessizce alır gider. Mişkin bunu sakince karşılar ve birşey diyemez. Rogo Jin Nastasya’yı Petersburg’ta öldürür ve bunu da Prens gelince öğrenir ve tekrar krize girerek budalalaşır. En sonunda Şnayder’in kliniğine gönderilir. Aglea ise Polonyalı bir Coutla evlenir. Rogo Jin ise 15 yıllığına İsviçre’ye sürülmüştür.

 

KİTABIN ANA FİKRİ

 

Kitapta vurgulanmak istenen nokta; insanlar için sevginin çok önemli bir kavram olduğu ve onsuz yaşanamayacağının kesin olduğudur. İnsanlar için sevdikleri o kadar değerlidir ki o varlıkları kaybetmeye tahammül edemezler tıpkı Prens Mişkin gibi.

 

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Kitapta genel olarak on üç karakterden bahsedilmektedir. Bunlardan en önemlileri şunlardır:

 

PRENS MİŞKİN : Kendi iç dünyasında yaşayan, herkese güler yüzle davranan, budalalık derecesinde iyi ve insanları sevmekten başka birşey yapamayan bir prenstir.

 

ŞNAYDER : Prens Mişkin’in hastalığından dolayı yardım istediği, kendini ispat etmiş ve prensi kurtarmak için tüm gücünü kullanan iyi bir doktordur.

 

AGLEA : Prensi deliler gibi seven ve onu kaybetmemek için herşeyi göze alabilen, güzel ahlaklı ve gayet alımlı bir bayandır.

 

KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER

Anlatım yönünden üst düzeyde olan kitapta; çok uzun cümleler kullanılarak okuyucunun cümlede anlatılmak istenen manadan uzaklaşmasına sebebiyet verilmştir. Yine de bu uzun cümlelere rağmen roman akıcı ve sürükleyici olmasıyla okuyucuyu kendine bağlamaktadır.

 

KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ

 

Rus edebiyatının en büyüklerinden olan Dostovyevski, 1821 Moskova doğumludur. Orta sınıf bir aileden gelen yazarın babası, yoksullar hastanesinde cerrahtı. Dostovyevski ilk eğitimini ailesinden aldı. Romanlarının tümünde, ailesinin çektiği sıkıntıların ve tanık oldukları yoksulluğun etkisi görülebilir. Çok çalkantılı geçmiştir Dostovyevski’nin hayatı. 17 yaşında askeri akademiye girmiş ama oradaki katı disipline uyamayıp ayrılmış, Norodniklerin siyasi görüşlerini benimsemiş, 1849’da idama mahkum edilmiş ve tam idam sehpasında öğrenmiştir cezasının sürgüne çevrildiğini. Ölümün kıyısından dönen ve Sibirya’daki sürgün yaşantısında zor günler geçiren Dostovyevski’nin siyasi görüşlerinin temelden farklılaştığını söyleyebiliriz. Kişiliğini derinden etkileyen epilepsi nöbetlerinin sıklaşması da bu tarihte başlar. Artık mistik bir dünya görüşü egemendir Dostovyevski’nin metinlerinde.

 

Bu günlerde Orhan Pamuk’un editörlüğünde başlayan Dostovyevski dizisinin ilk kitabı olarak yayınlanan “Ecinniler”, Dostovyevski’nin Norodnik ve ateist geçmişine dair bir özeleştiridir. Sürgün dönüşü; aşkları, evlilikleri, Avrupa seyahatleri, kumar tutkusu ve geçim sıkıntıları, Turgenyef’le olan çekişmelerleriyle geçirdi ömrünü bu büyük yazar. Çoğu kitabını yayıncılardan aldığı “kaporalar” nedeniyle çok kısa sürelerde tamamladı ve bugün dünyanın en çok satan yazarları arasında olan Dostovyevski, 1881 yılında geçim sıkıntıları içinde hayata veda etti

|» Roman Özetleri Sayfasına Dön! « |

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…


İle Yorum Yap!
19 Yorum Var.

Sayfalar: [2] 1 »

ceylan yakgin 29 aralık | 30 Aralık 2013 - 12:08 | Bağlantı

bence roman insanın kendi kişiliğini geliştimesine yardımcı olur. herkesin okumasını tavsiye ederimmmmm.

ferid qeferli | 1 Nisan 2013 - 18:48 | Bağlantı

dostayevskinin romanlari cok guzel basta budala ve suc ve ceza olmakla ben ikisini de okudum cok sevdim defalarca tekrar tekrar okudum onun kahramanlarindan cok sey ogrendim her kese tavsiye ederim sevgilerimle azeri evladi

füsun | 12 Ocak 2012 - 17:42 | Bağlantı

ÇOK GÜZEL KİTAP HERKES OKUMALI..

füsun | 12 Ocak 2012 - 17:41 | Bağlantı

OKUDUĞUM İLK KİTAP SUÇ VE CEZA OLDU O ZAMANDAN BERİ KİTAP KURDUNA DÖNDÜM SÜPER BİR KİTAP HERKESE TAVSİYE EDERİM..

raskolnikov | 21 Haziran 2011 - 11:10 | Bağlantı

Bizde roman çevirileri genelde yazılan anadilden değilde ingilizce çevirilerden türkçeye çevrildiği için özellikle isimler yanlış çevrilmektedir…Bu romanın kahramanın adı Mişkin değil Mışkindir…Rusçada ve bizde ‘ı’harfi vardır…Ama çeviri ingilizceden yapıldığı için Mişkin diye çevrilmiştir…Mişkin ismi ayı kelimesinden Mışkin ise fare kelimesinden gelir…Anlamları tamamen farklı iki isimdir…Ayrıca romanın ismi ‘idiot’tur ve budala kelimesi bu kelimeyi karşılamaz…

gül | 7 Haziran 2011 - 16:27 | Bağlantı

Çok güzel bir roman gerçeği harika olmuş. :))

Kübra | 3 Mayıs 2011 - 20:15 | Bağlantı

Güzel bir kitaba benziyor okumaya çalışacağım ama doztoyevskinin ÖLÜ EVİNDEN ANILAR kitabı çok güzel tam 4 kez okudum sıkılmadan onuda size tavsiye ederim. (BANA OKUMAYI SEVDİREN İLK KİTAP) ;)

gülsüm | 3 Şubat 2011 - 19:53 | Bağlantı

Bence çok güzel kitap herkese tavsiye ederim çok teşekkürler.

nurullah | 5 Ocak 2011 - 14:45 | Bağlantı

Gerçekten de çok güzel bir kitap suç ve ceza nın da özetini yayınlarsanız çok sevinirim.

Sayfalar: [2] 1 »

Yorum Yap!

(İletinizi yazmadan önce, lütfen buraya dokunarak uyarıları okuyun!)

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Yorum yapmadan abone ol

Yazı Detayı