Türk Lehçeleri Arasındaki Yakınlık

Türk Lehçeleri Arasındaki Yakınlık

türk lehçeleriDünyanın dört bir yanına dağılan ve yayıldıkları coğrafyalarda farklı ses ve biçim özellikleri gösteren “lehçeler” oluşturan Türkler, acaba farklı Türk lehçelerini öğrenmek için hiçbir çaba sarf etmeden birbirleriyle ne kadar anlaşabilirler diye düşüneniniz var mı? Azerbaycan’a, Kırgızistan’a veya Tuva Özerk Cumhuriyeti’ne giden bir Türkiye Türk’ünün orada yaşayan soydaşlarımızla ne düzeyde iletişim kurabileceğini merak ediyor musunuz?

Türk dünyası, ne yazık ki hep ihmâl edilen bir konu alanı. Dünyada Türkler kadar kültürel – manevi ortaklığını devam ettirdiği, başkalaşmadığı hâlde birbirine uzak duran başka bir millet yoktur kanımca. Aramızdaki devasa ortaklık, bizi biz yapan aynı değerleri benimsemişlik varken birbirimizden bihaber olduğumuz 300 milyon insan… Hangi millet yapar bunu? Tabi ki Türkler. Çünkü gerçekten tarih boyunca biz en büyük zararı, yine kendimizden görmüşüz. Bu tartışmasız bir gerçek. Şu anda da böyle oluyor ve bağımsız 7 tane Türk cumhuriyeti varken bile, ilişkilerimiz yok denecek kadar az.

Rusların ve türevi düşmanların etkisi ile aramızdaki bağın iyice bitirilmeye çalışılması nedeniyle, hepimizin ortak dili olan Türkçemiz de farklılaşarak, lehçeler doğurmuştur. İşte bu lehçelerin birbirlerine yakınlığı aynı düzeyde değildir. Bunu gösterirken, Türkçenin yayıldığı alanlara göre sınıflandırma yapmak mümkündür. Ayrıca konuşma dili ile yazı dili arasında alfabe farkı olduğu için, bu açıdan da sınıflandırma yapmak mümkündür.

Türk lehçelerinin gruplanmasıyla ilgili öncelikle genel bir bilgilendirme yapmak gerekir: Yaşayan Türk lehçelerinin küçük bir kısmı Kiril veya Arap alfabesini kullandığı için, bu lehçelerin yazı dilini öğrenmek, bu anlamda daha büyük zaman alacaktır. Fakat Latin alfabesini kullanan lehçeler arasında, yazı dili açısından pek sorun kalmamıştır. Bu lehçeleri, yayıldıkları coğrafi alanlara göre sınıflandırdığımızda, birbirine komşu lehçelerin ses özelliklerinin ve söz varlıklarının büyük oranda ortak olduğunu görmek mümkündür.



Lehçeler arasındaki anlaşabilme oranını araştıran, yaşayan en büyük Türkologlardan biri olan Ahmet Bican Ercilasun, şöyle bir sonuca ulaşmıştır:

“10 yıldan fazla bir zamandan bu yana çeşitli Türk grupları arasında gidip gelenleri gözlemlemekteyim. Türkiye Türklerinin diğer Türk gruplarını anlayabilme dereceleri konusunda ulaştığım sonuçlar şöyledir: Bir Türkiyeli ile bir Azerbaycan Türk’ü birkaç saat içinde %70-80 anlaşma seviyesine ulaşabilmektedir. Diğer Türk yazı dillerinde %70-80 anlaşma seviyesine ulaşmak için gereken zaman şöyledir: Türkmen, Kırımlı, Özbek ve Uygurlar için  7-10 gün; Tatarlar için 15-20 gün; Kazak, Kırgız ve Başkurtlar için bir ay. Benim gözlemleyebildiğim lehçeler bunlardır. Karaçay-Malkar, Kumuk, N ogay, Karakalpak gibi lehçeleri de bunlarla karşılaştırarak az çok bir fikir sahibi olabiliriz. Buna karşılık Türk dünyasının çeşitli ülkelerinden Türkiye’ye gelenlerin de aynı zamanlara ihtiyacı vardır. Söz gelişi Özbek şairi Cemal Kemal, “Türkiye’ye geldikten üç gün sonra -Rusça sözlüğe ihtiyacım kalmadı.” demişti.

Buraya kadarki karşılaştırmalar, Türkiye Türk leçesiyle diğer lehçeler arasındadır. Onların kendi aralarında karşılaştırılması da benzer sonuçları ortaya çıkarır. Söz gelişi Kıpçak lehçeleriyle Azerbaycan arasında da %70-80 anlaşma seviyesi için 20-30 günlük zamana ihtiyaç vardır. Kıpçak lehçeleri kendi içlerinde en çok bir haftada anlaşabilirler. Hele birbirine yakın olanlar, meselâ Tatarca ile Başkurtça yahut KazakçaKırgızca-Karakalpakça-Nogayca arasında birkaç saat içinde anlaşma sağlanabilir. Tabii ki Güney Sibirya lehçeleri yani Altay, Hakas ile Yakut (Saha) ve Çuvaş lehçeleri bu mukayeselere dahil değildir. Onlar için bir aydan daha uzun zaman lâzımdır. Çuvaşistan’a gönderdiğim bir talebem 3 ay sonra %50-60 anlaşma seviyesine ulaşmıştır. Elbette bütün bu mukayeseler günlük dille ilgilidir. Edebi, ilmi, felsefi eserler için çok daha fazla zaman gerekeceği açıktır. Böyle eserler için kendi dilinde bile belli bir öğrenim görmek gerektiğini biliyoruz.”

Yapılan değerlendirme, bize şunu gösteriyor ki; birbirine coğrafi olarak yakınlığı bulunan Türk topluluklarının, lehçe özellikleri de birbirine büyük oranda benzerlik gösteriyor. Bir Tuva Türkü ile Hakas Türkünün anlaşma düzeyi, kuşkusuz ki bir Türkiye Türkü’nden daha yüksek olacaktır. Yine bir Azerbaycan Türkü ile Türkmenistan Türkü arasındaki anlaşma, Kırgız Türkü arasındaki anlaşmadan daha güçlü olacaktır. Çünkü lehçelerin de sınıflandırılmasında etkili olan bu yakınlık, özellikle söz varlığı ortaklığı sağladığından anlaşmayı kolaylaştırmaktadır.

Türk dünyasındaki 20’den fazla Türk lehçesinde kullanılan sözcüklerin birçoğu, aslında ortaktır; fakat bunların seslendirilişinde belli farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin Türkiye Türkleri’nin “yıl” dediği sözcüğü, Kırgız Türkleri “cıl“; Kazak Türkleri ise “jıl” olarak seslendirirler. Bu da ilk duyuşta, farklılık arzettiği için anlamayı zorlaştırır. Fakat Azerbaycan, Türkmenistan ve Gagavuz Türkleri, bu sözcüğe hep “yıl” dediklerinden, bu Türk topluluklarının anlaşması daha kolay ve etkili olacaktır. Zaten bu sayılan lehçeler, Türkçenin “batı Türkçesi” koluna dahildirler ve birbirlerine çok yakındırlar.

Bir Türkiye Türk’ünün,  Türk dünyasında en kolaylıkla anlaşabileceği lehçe Azerbaycan Türkçesidir. Çok kısa süre içinde bir Azerbaycan Türk’ü ile Türkiye Türk’ü, hiçbir eğitim almadan kısa bir süre içinde kusursuz iletişim sağlayabilmektedir. Bu iletişim kolaylığı, coğrafi yakınlığı aşarak iletişim çağına uygun biçimde yayılarak tüm Türk dünyasına hitap etmelidir. Bugün yalnızca bir televizyon dizisi bile, herhangi bir Türk lehçesine ait 40-50 sözcüğü insanların usuna kazıyabiliyorsa; bu etkinlikler çoğaltıldığında tüm Türk lehçeleri birbirine yakınlaşacak ve iletişim daha kolay hâle gelecektir.

Tanrı TÜRK’ü korusun!

Orkun KUTLU

Orkun Kutlu

Sınavlara Hazırlık Arama Robotu
YGS & LYS TEOG KPSS TUS KPDS Ehliyet Sınavı PMYO JANA

Seçim esnek olup ilgili alanları seçiniz, Örneğin ehliyet sınavı için branş olarak matematik seçmeyiniz :)