Ana Sayfa » Bizim Kalemimizden » Dil » Edebiyat » Türkçe » Türkçe ve Edebiyat Dersi Çalışma Teknikleri – 1
4


ve Dersi
Çalışma
Teknikleri - 1

türkçe ve edebiyatİlköğretimde Türkçe dersine; ortaöğretimde Türk edebiyatı ile dil ve anlatım dersine; yükseköğretimde ise Türk ve edebiyatı ile ilgili onlarca derse çalışmak, bazı kişiler için çekilmez ve anlaşılmazdır. Bunun tam tersi biçimde, edebiyat ve dil derslerini dört gözle bekleyen, konularıyla uğraşmayı bir zevk olarak algılayan kitap kurtları da var. Bu durum, aslında kişilerin dil gelişimi ve edebiyata olan ilgisi ile doğrudan ilgili olmakla birlikte, geliştirilebilir bir beceriyi de dikkate almamız gerektiğini göstermektedir.

Devamı gelecek birkaç yazı ile sizlere, Türkçe ve edebiyat derslerinde başarınızı arttırmak ve bu derslere çalışırken artık mutlu olmanızı sağlamak için farklı çalışma yöntemleri sunacağız. Kuşkusuz bu yöntemler, size sihirli bir çubuk vadetmeyecek. Burada anlatılanlar, kendi çalışma yönteminizi daha iyi hâle getirmeniz için verimli çalışma önerilerinden oluşacaktır. Böylece edebiyat ve Türkçe derslerine farklı bir yön kazandırmış, onları bütüncül bakış açısıyla kavramış olacaksınız.

Bu yazı serisinin her birinde, önce genel hatırlatma yapılacak, sonra bir Türkçe konusu üzerinde örnekleme yapılacak, sonra ise edebiyat konularından biri üzerinde farklı çalışma yöntemi örneklendirilecektir.

Genel Hatırlatma

Tüm derslerde olduğu gibi, Türkçe ve edebiyat derslerinde de bazı konularda parçadan bütüne, bazılarında ise bütünden parçaya çalışmak gerekir. Bazen bu iki yöntemi de sırasıyla uygulamak yararlı olacaktır. Bunu belirlemek için, çalışacağınız konunun ne kadar çok terim, kavram veya kuramsal (teorik) bilgi içerdiğine bakmanız gerekir. Eğer konular çok fazla ezber bilgi içeriyorsa, önce bunlar yeterince kavranmalı, daha sonra bütün hakkında zihinsel bir algı oluşturulmalıdır. Daha genel bir konu üzerinde çalışılacaksa, parçanın tamamı içselleştirilmeli, daha sonra onun hakkında yorum becerisi geliştirme yolu seçilmelidir.

Başka birine öğretirmiş gibi yaparak öğrenme, tüm derslerde olduğu gibi Türkçe ve edebiyat konularında da oldukça işe yaramaktadır. Eğer çalışma ortamınız buna müsaitse, karşınızda biri varmış ve siz ona bu konuyu öğretiyormuş gibi yaparak eksikliklerinizi tamamlayabilir ve öğrenme düzeyinizi belirlemekle kalmaz çok yararlı bir tekrar ile konuyu özümsemiş olursunuz. Bunun için konulara ayrıntısıyla çalıştıktan sonra, içten veya dıştan sesli olarak, tıpkı bir öğretmen edasıyla konuşarak karşınızdaki hayalî kişiye konuyu öğretmeye ve bu sırada mümkün olduğunca ders notlarınızdan yararlanmamaya çalışmanızı tavsiye ediyorum.

Anlatım Bozuklukları Örneği

Anlatım bozuklukları konusuna çalışacak bir kişi, öncelikle bu konunun sözcüklerini parçalayarak “anlatım” ve “bozukluk” kavramları üzerinde birkaç dakika düşünmelidir. Bunu hepimizin günlük konuşma dilinde yaptığını düşünerek, bu örneklerin konu içinde daha sistemli biçimde işleneceğini kavramalıdır. Konu başlıklarına ve birkaç anlatım bozukluğu örneğine baktıktan sonra zihninde genel bir şema oluşturduktan sonra, konunun parçaları olan alt başlıklara geçmeli ve tek tek öğrenmelidir.

Cümlede gereksiz sözcük kullanılması” ile oluşan anlatım bozuklukları konusunu, “Karşıdan yaşlı ihtiyar geliyordu.” cümlesindeki gibi bir örnekle eşleştirmeli ve hem “yaşlı” hem de “ihtiyar” sözcüğünü kullanmanın yanlış olduğunu bu başlık altında zihnine yazmalıdır. Sonrasında örnekleri çoğaltmalı, kendi örneklerini listelemelidir. Fakat en önemli adım, bu örneklerden birini konu başlığıyla birlikte “zihninize kazımak” olacaktır. Şöyle ki dil bilgisi konularında örnek üzerinden yorum yaparak öğrenme, öğretmenlerin bile kullandığı bir yöntemdir. Herhangi bir yerde “gereksiz sözcük kullanma” ifadesini görünce, hemen aklınıza “yaşlı ihtiyar” tamlaması gelmeli ve buradaki çarpık anlatım size anlatım bozukluğunun nasıl yapıldığı konusunda yönlendirmelidir.

Daha sonra alt başlıkların tamamı böyle bir önemli sözcükle eşleştirilmeli ve en sonda tüm başlıklar gözden geçirilerek, konu bütünlüğü sağlanmalıdır.

Halk Edebiyatı Temsilcileri Örneği

Halk edebiyatının önemli temsilcileri konusunu öğrenmeye çalışan bir kişi, öncelikle “halk edebiyatı” döneminin Türk edebiyatında hangi aralığa denk geldiğini düşünmelidir. Bu tarih aralığında hangi yazar ve şairlerin yaşadığına dair önbilgilerini, hazırbulunuşluğunu sorgulamalıdır. Konuya çalışmaya başlamadan önce sahip olduğu bilgileri gözden geçiren kişi, daha sonra bu konu boyunca neler öğreneceğine şöyle genel anlamda bir göz atmalı ve sonra ayrıntılara geçmelidir.

Yunus Emre ve Karacaoğlan gibi şairlerin hayatlarının birbirine paralel yönlerini, şiirlerindeki “ortaklıkları” bir yanda biriktirip, diğer yanda şairleri birbirinden ayıran “farklılıkları – özel yönleri” akılda tutmaya çalışmak en iyi yöntemdir. Örneğin; Yunus Emre de Karacaoğlan da hoşgörülü, ilahi aşk üzerine şiirler yazan, hece ölçüsünü kullanan ve sade bir dil kullanan kişilerdir. Fakat Yunus Emre 13. yüzyılda, Karacaoğlan 17. yüzyılda yaşamıştır. Ayrıca Yunus Emre aruz veznini de kullanmışken, Karacaoğlan yalnızca hece ölçüsünü kullanmıştır. Yunus Emre’nin şiirlerinin büyük çoğunluğu ilahi aşk iken, Karacaoğlan ilahi aşkın yanında beşeri (insani) aşkı da işlemiştir. Yunus Emre şiirlerini sazla söylememişken, Karacaoğlan şiirlerini (koşmalarını) sazla dile getirmiş, koşmalarını türkü gibi söylemiştir.

Yukarıdaki metni, bir öykünün herhangi bir bölümü gibi algıladığınız zaman, Yunus Emre ve Karacaoğlan, sanki hayatımızda bulunan gerçek kişilermiş gibi canlanırlar. Bu anlamda onları, yaşamınızdaki arkadaşlarınıza, akrabalarınıza veya hocalarınıza da benzetebilirsiniz. Mesela “Köroğlu, aynen benim amcama benziyor, ikisi de çok isyankar.” diye “gerçek hayattan bir benzetme” yaparak, onları zihninizde hâli hazırda var olan bir şemaya da yerleştirebilirsiniz.

Örnek konular üzerinde yeni teknikler sunacağımız bu yazının devamı gelecektir.

İyi çalışmalar…

TTK!

Orkun KUTLU

Orkun Kutlu



İle Yorum Yap!
4 Yorum Var.
reyhan | 14 Mayıs 2011 - 15:58 | Bağlantı

Ben bu kitabı okudum ve gerçekten bu kitapta çok şey buldum.herkesin de kendinden bir şeyler bulacağını düşünüyoyurum. Okumayan için çok büyük kayıp.

Mücahit Yeşiltepe | 21 Mayıs 2011 - 16:43 | Bağlantı

Yazının son bölümünde verdiğiniz gücele uygulama tekniği çok faydalı bir tekniktir. Ayrıca konuları somutlama sembollleştirme çok iyi tekniklerdir.

yelda | 22 Haziran 2011 - 15:12 | Bağlantı

Eh idare eder pek güzel değil.

cansu | 4 Ekim 2013 - 20:24 | Bağlantı

ben okuduklarımın ne kadarını uygulayabilirim bilmiyorum ama uygulanıtsa kesinlikle başarıya ulaştırabilecek öneriler var ben teşekkür ediyorum

Yorum Yap!

(İletinizi yazmadan önce, lütfen buraya dokunarak uyarıları okuyun!)

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.

Yazı Detayı