acil kitap


Göktürk Yazısı ve Orhun Türkçesi

(Yavuz TANYERİ)

Eski Türkçe döneminin iki kolundan birini oluşturan “Göktürkçe” (Orhun Türkçesi) dönemini ayrıntılarıyla inceleyen bu kitap, genel olarak Göktürk döneminin dil ve yazı özellikleri üzerinde hazırlanmış kapsamlı bir çalışmadır. Kitap, öncelikle Göktürk yazısının (alfabe sisteminin) öğretilmesini ve Orhun Türkçesi adını verdiğimiz dönemin dili üzerinde ses / şekil bilgisi açısından bir el kitabı olarak hazırlanmıştır.

“Göktürk Yazısı ve Orhun Türkçesi” adlı eser, genel olarak dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Göktürkler hakkında kapsamlı ve yararlı bilgiler bulunmaktadır. İkinci bölümde Göktürk yazısı, alfabe üzerindeki ayrıntılı açıklamalarla öğretilmeye çalışılmaktadır. Üçüncü bölümde Göktürk harfli Orhun Yazıtları hakkında derleme bilgiler sunulmuştur. Dördüncü bölümde ise, Göktürkçenin ses ve şekil bilgisi üzerine yeterli görülen bilgiler, okuyucuya sunulmaktadır. Kitap hem Göktürkçe derslerinde kullanılmak üzere bir “ders kitabı” olarak hem de Göktürkçeyi öğrenmek isteyenlere yardımcı bir “el kitabı” olarak hazırlanmıştır.

Kitap, işlevselliğini arttırmak ve kullanışlığını artırmak amacıyla orta boy (16,5 cm x 23,5 cm) kağıda basılmıştır. Gözleri yormaması ve maliyetini arttırmaması amacıyla ikinci hamur kağıda basılan kitap, çok değerli eserleri Türkoloji alanına kazandıran Boğaziçi Yayınları tarafından basılmıştır.

Yazar Yavuz TANYERİ tarafından ön söz bölümünde kitap şöyle anlatılmaktadır:

Bu çalışma, Türk dilinin tarihî gelişimini aydınlatmada önemli bir rol üstlenen Göktürk harfli yazıtların tanıtılmasını, yazıtlarda kullanılan dilin bir yazı sistemi olarak öğretilmesini ve Orhun Türkçesi adını verdiğimiz, Göktürkler çağında kullanılan dilin ses ve biçim açısından incelenmesini amaçlamaktadır.

Kitabı internet üzerinden satın alabileceğiniz sayfalardan birkaçının bağlantıları şöyledir:

http://www.acilkitap.com/tarih/arastirma-inceleme/gokturk-yazisi-ve-orhun-turkcesi.htm

Eserde konular çok ayrıntılarına inilmeden, en temel düzeyde öğrenmeyi esas alacak biçimde oluşturulmuştur. Bu anlamda işlevsel bir el kitabı niteliğinde hazırlanan çalışmamızda, özellikle Göktürk yazısının uygulamalı öğretimine ağırlık verilmiştir.

Yavuz TANYERİ’ye, Türklük bilimine kazandırmış olduğu bu değerli eser için teşekkür ediyoruz.


8.Sınıf Matematik Soru Bankası

8.Sınıf Matematik Soru BankasıSevgili öğrenciler;
Hayat, Önünde çeşitli engellerin ve sınavların yer aldığı uzun soluklu bir koşu gibidir ve bu koşunun belkide en önemlisi 1 ve 2 saatlik sınava sığdırılmaya çalışıldığı SBS dir.BAHAR YAYINCILIK olarak, bu yorucu çalışmada yükünüzü hafiffletecek, sizlere destek olacak, sizleri sınavlara daha donanımlı bir şekilde hazırlayacak kitap ve test dökümanlarımızla yardımcı olmaya çalışacağız, bu nedenle BAHAR YAYIN setleri sizleri hedeflerinize ulaştıracak gerekli ve yeterli bir kaynaktır.




Tutunamayanlar
- Oğuz Atay

Kağıttan Yalnızlıklar...

Kitap, edebiyatımızın en önemli eserlerinden biridir. Oğuz Atay, mizah gücü ve kullandığı teknikler ile bambaşka bir yazar. Akıcı dili ile yazılmış, büyük bir yeteneğin ürünüdür. Oğuz Atay için, “Küçük burjuva dünyasını ve değerlerini zekice alaya alan Atay, “saldırısı tutunanların anlamayacağı, rededeceği türden bir romanla yazar.” denmiştir. Çoğu insanın başucu kitabı olan ve derinden etkileyen Tutunamayanlar, okunması gereken bir eser.


Durduramadığın Zamana Tutunmak

Zaman - Time

Baharın özlemle beklendiği bir şubat akşamıydı ve dışarıda bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Pars Bey, pencerenin altında sıcaktan pul pul olmuş kalorifer peteğine sandalyesini yanaştırmış, dışarıdaki hüzünlü manzarayı izliyordu. Çok kasvetli bir havaydı bu Pars Bey için. Dışarıya baktıkça içi sıkılıyor, bir an önce kafasını camdan çekip başka şeylerle meşgul olmak istiyordu. Bir an gözü penceredeki buğulanmış kısma takıldı ve ne zamandır oraya yazı yazmak gibi bir çocukluk yapmadığı aklına geldi. Bu bir çocukluk muydu? Bir zamanlar sevgilisinin adını veya ülküsünü dokuduğu pencereye şimdi ne yazabilirdi ki?

Bu düşünceleri bir yana atıp, tekrar manzarayı izlemeye başladı. Gökyüzünde bulutlar durmaksızın birikiyor, yağmur hızını kesmeden devam ediyordu. Pencerenin hemen önünden parlayarak geçen yağmur taneleri, bir ışık hüzmesi gibi toprağa ulaşıyordu. Birbirine çarpmadan, sırayla bir görevi yerine getirirmişçesine hızla toprağa düşen tanecikleri gözleriyle takip etmeye başladı Pars Bey. Sonra bu kasvetli havaların yansıması olarak, yine geçen zamanı düşünmeye başladı. Düşen her yağmur tanesi, sanki kum saatinde akan bir kum tanesi olmuştu o anda. İçi sızlamaya başladı, yine aynı çaresizliği yaşayacağını şimdiden hissediyordu. Fakat bunları düşünmekten alamıyordu kendini.

Yağmur, yavaş yavaş şiddetini yitiriyordu; fakat Pars Bey’in yüreği geçen zamanı düşünerek sıkılmaya başlamıştı. Sanki gökteki kara bulutlar, Pars Bey’in yüreğine inmiş, orada bir fırtına koparacak sessizliği yaşıyordu. Pars Bey camın ötesine dalıp kalan gözlerini, zorlukla da olsa evin içine doğru çekti. Masanın üzerinde, az önce içmek için doldurduğu çay bardağını gördü. Elini bardağa uzattığında, çayın buz gibi olduğunu fark etti ve geçen zamanın boşluğunu düşünürken, yine zaman kaybettiğini fark etti. Üzüldü; ama bu kez çabuk toparladı kendini.


Göktanrı Romanı Üzerine
Türk‘ün Yüzünü Allah’a Dönmesi

göktanrı romanı üzerineAzerbaycan‘ın büyük şair ve yazarlarından Sabir Rüstemhanlı’nın kaleminden çıkan bu değerli roman, Türklerin kutlu peygamberi Oğuz Han‘ın macera ve sıkıntı dolu bir süreçte tek Tanrı inancını Türk budunu arasında yaymak için yaptığı uğraşları anlatmaktadır. Birçok insanın hâlâ bir peygamber olarak dünyaya gönderildiğine inanmadığı Oğuz Han’ın, hayata gözlerini açtığı ilk günden itibaren mucizelerle dolu bir elçilik görevini aldığı romanda ayrıntılarıyla verilmektedir. Oğuz Han’ın yaşadığı Hun döneminde Türk Ulusu’nun durumu ve Türklüğün inanç boyutunda düştüğü boşluğu kapatmak için acuna gönderilen Oğuz yalavaçın (peygamberin) Türkleri Gök Tanrı‘ya iman etmeleri için geçirdiği kutsal ve cefalı yaşamı…

Anlattığı döneme uygun olarak arı (sade) ve güzel bir Türkçe ile yazılan Göktanrı romanı, Rüstemhanlı’nın önsözde belirttiğine göre önce içinde Arapça, Farsça, Rusça, İngilizce… gibi yabancı dillerden bir tane bile sözcük bulunmadan, yani %100 öz Türkçe ile yazılmış; fakat okuyucuların anlamakta güçlük çekeceği düşünülerek günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Yazarın konuyu ele alış biçimi, oldukça etkileyici bir serüvenle sağlanmıştır. Olaylar, Hun dönemindeki Türk yaşantısına uygun biçimde gelişmiş ve tıpkı Atsız Ata’nın Bozkurtlar romanındaki gibi sürükleyici bir üslupla kurgulanmıştır.

Oğuz Han’ın doğmasıyla başlayan mucizeler, ailesinde onun çevredeki diğer çocuklardan farklı olduğu düşüncesini meydana getirmiştir. Oğuz’un kısa zamanda olgunlaşarak yiğit bir delikanlı olmasından öte, inanç boyutunda çok derin düşüncelere sahip, felsefik düşünebilen bir kişi olarak ortaya çıkması önceleri ailesini ve yakın çevresini rahatsız etmiştir. Oğuz Han, daha küçük yaşta çevresindeki aksakallı bilgelerle düşünce alışverişinde bulunmuş, onlardan yaratılışa ve Türk mitolojisine dair bilgiler edinmiştir. Çevresinde gördüğü olayları yorumlayarak, ulusun inancındaki çarpıklıkları çözerek tek Tanrı olan Gök Tanrı’ya iman etmeleri için çabalamıştır.


Sayfalar: 1 2 »