Dil Güneşinin İnsanlık Tarihine Doğuşu

Dil Güneşi

Canlılığıyla insana adeta hayat veren dil, insan yaşamının her anında sır dolu yapısıyla değişmez olan özel yerini almıştır. Duygu ve düşüncelerimizin hayatımıza aksi olarak nitelendirebileceğimiz dilimiz; kendimizi ifade etmemizi sağlayan, toplulukları toplumlaştıran ve toplumları uluslaştıran en önemli unsurdur. Ve dil; insanlık tarihine güneş gibi doğuşuyla geçmişin pek çok sırrını günümüze ve geleceğe taşımaktadır.

Geçmişe doğru kısa bir yolculuğa çıkalım ister misiniz? İmkansız gibi görünen bu tarihsel yolculuğu bize mümkün kılacak araç dilin ta kendisidir. Dil geçmişten geleceğe olan yolculuğunda nesil duraklarındaki alacaklarını bir sonraki kuşaklara aktaracak ve bu böyle sürüp gidecektir. Siz de dil ile bu tarihi yolculuğu tadacaksınız. O halde kemerlerinizi sıkı bağlayın nesilden nesile aktarımda en harika araçla tarihin derinliklerine yol alalım… Toplumlar tarih boyu birçok özelliklerini dile nakşetmişlerdir. Böylelikle bir dile bakarak o toplumun geleneklerini, yaşam biçimini, hayat felsefesini, tarihini vs birçok özelliğini öğrenebiliriz. Türkçemizi baz alacak olursak güzel dilimizi incelediğimizde atalarımızın yaşadığı o kutlu çağlara gitmek mümkündür. Bu yönden dili incelerken heyecanlandığımı söyleyebilirim.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Dilin İşlevleri Nelerdir?

Dilin İşlevleriDil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabiî bir vasıta, kendisine mahsus kanunları olan ve ancak bu kanunlar çerçevesinde gelişen canlı bir varlık, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli antlaşmalar sistemi, seslerden örülmüş içtimaî bir müessesedir. (Muharrem Ergin) Düşünce, duygu ve isteklerin; bir toplumda ses ve anlam yönünden ortak olan öğeler ve kurallardan yararlanarak başkalarına aktarılmasını sağlayan çok yönlü ve çok gelişmiş bir dizgedir. (Doğan Aksan) Türk Dil Kurumu’nun ise “insanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan” olarak tanımladığı dil, bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere belli başlı özelliklere sahiptir.

Dilin başlıca özellikleri şöyle sıralanabilir:

• Dil, her şeyden önce sürekli gelişme gösteren canlı bir varlıktır.
• Dil, onu oluşturan topluma aittir, bunun için toplumsal bir değer taşır.
• Dil, sistemli ve gelişmiş bir iletişim aracıdır.
• Dil, düşünce ve zekanın bir göstergesidir.
Dil, sosyal ve canlı bir varlıktır.
• Dil birliği, bir milleti oluşturan özelliklerin başında gelir.
• Dil, en küçük birimi olan seslerden örülmüş bir yapıdır.
• Dil, toplumsal rolü sayesinde kişiler arasında duygu ve düşünce ortaklığı sağlar.
• Bir milletin dili, onun tarihi, dini ve kültürüyle iç içedir.

İnsanoğlunun en büyük icatlarından biri olan dil, kişiler arasında iletişimi sağlayan en önemli araçlardan biridir. İletişimin dille gerçekleştirilen, jest ve mimiklerle gerçekleştirilen, resim, şekil, çizgi gibi sembollerle gerçekleştirilen ya da simgelerle gerçekleştirilen türleri vardır. “Bir bilginin, bir niyetin ilkel ya da gelişmiş bir işaret dizgesinden yararlanarak, bir zihinden başka bir zihne ya da bir merkezden başka bir merkeze ulaştırılması” olarak tanımlanan bildirişimin sağlanabilmesi için, iletişim öğelerinin bilinmesi gerekmektedir.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Türkoloji - Türklük Bilimi Hakkında

Türkoloji, yani Türklük bilimi, Türk’e ait olan bütün maddi ve manevi değer üzerinde çalışan bir bilim dalı olduğu hâlde, Türkiye’de bu çalışma alanına olan ilgi oldukça azdır. Zaten Türkoloji, öncelikle Batılı bilim adamlarının çalışmalarıyla sistemli bir hâle gelmiş, çok sonraları Türkiye’de bu bilim dalına ilgi uyanmıştır. Türk dili ve tarihine ışık tutan en önemli belgeler olan Orhun Yazıtları‘nın bulunup okunmasının hep Batılı bilim adamları tarafından gerçekleştirilmesi, Türklük bilimini çok geç fark ettiğimize bir örnektir.

Her ne kadar Türkoloji‘yi geç fark etmiş ve bu alandaki çalışmalarda Batılı bilim adamlarına göre geç kalmış olsak da, iki yüzyıl gibi bir süreç içerisinde Türklük biliminin özellikle Türkiye’de ve diğer Türkî cumhuriyetlerde ciddi anlamda geliştiğini görmek mümkündür. Hem bu gelişmenin seyrini hem de Türkoloji’nin çalışma alanını daha iyi görebilmeniz için konuyu aydınlatacak bilgileri sizlere sunuyorum:

Dar anlamda Türk Dili ve Lehçelerini, geniş anlamda ise Türkleri ve Türklükle ilgili olan bütün konuları inceleyen bilim koludur. Türk Dili, tarihi, kültürü, edebiyatı… gibi konuların tümü, Türklük Bilimi’nin kapsamı içindedir.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Kadın Olmak

Her şeyi, bütün arzuları, isteyi, ihtirası, yaşamak aşkı göydeki yıldızlar sabahın ağuşunda öldürdüyü kibi, sevdiklerinin yanındaca ölmüşdü. O ne mutlu ola bilmişdi, ne de mutsuz… Sadece zaman onu bu dünyaya gereksiz bir eşya gibi atmışdı, ağır zarbesini bir kere, bir dafalık indirmişdi ve her şey kurtarmamış bitip tükenmişdi.

Özlemeyi özlüyordu, amma bu ondan çok uzakda idi, daha hiç de ola bilmirdi, hiç olanda her şey uğrunda savaşıb çarpışıyordu, hayata nifrət edir, bazen de seviyordu, kin beslemeyi başariyor, arzulamak kabiliyyeti de vardı. Amma şimdi her şey geçmişde idi, şimdisi, geleceyi olmayan bir geçmişde… Aslında onun hatırlanacak geçmişi de yokdu, her zaman şimdisine sığınıb kalmışdı ve o kalbinin derinliklerinde hiss ediyordu ki, şimdisi də onunla birge kayb olmuşdur.

“Yok, hiç bir kayb olma da yokdur, sadece ben şimdi böyle yaşamağı başarmak için kayb olmuş bir şeyin hasretine sarılıb yaşamak istiyorum. Başka kim, ne var ki? Benim ömrüm? Olub ki? Ne zaman, harada, nasıl? Sadece zorla yaşamakdan başka bir şey olmayıb. Bu dünya ile benim işim olmadığı gibi, dünyanın da benimlə işi olmayıb. Biz bir-birimizə sırınmışık, ne benim isteyim sorulub, ne de dünyanın…İşe bir bak, bu ki, felaket deyil. Kimden ne sorulub? Bu boşlukda kalmak bene gerekmi, kim bendən ne gözliyor, etrafdakılarla ilgim varmı, artık hiçliyin içinde ne ise olmağı başarmak kabiliyyeti de mahv oluyor. Kim merak edib beni mahv etmeye? İlahi, beni məhv etmek bile kimsenin umurunda diyil. Hım, karib… adam iddiasız, sakin yaşayanda hiç kimseni ilgilendirmiyor…. Nə zaman ki, iddia edib ne ise istemeye başliyorsan, bak, seni sevenlerin de sevgisi nifrete, yahud meraksızlığa çevriliyor. Aynan evlat gibi. Evlat da iddiasız, sakin olanda onu sevmek kolay oluyor.


| Devamını Oku... | Yorum Yap! | Bu Yazıyı Paylaşın! |

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 ...831 832 833 »

Yukarı